Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Japonya’nın çeşitli bölgelerinde halk kütüphanelerinden 1170 kitap çalan hırsız yakalandı. “Entelektüel hırsız”ın evinden 25 bin dolar değerinde ansiklopedi ve kitap çıktı.

Japonya’nın Ube kentinde 7 sene boyunca bölgedeki çeşitli kütüphanelerden 1000’in üzerinde kitap çalan Mitsuka Suizu yakalandı.

Çaldığı kitapları evinde toplayan 61 yaşındaki adamın yılların birikimiyle yarattığı “kitap hazinesi”nin 25 bin dolar (45 bin TL) değerinde olduğu bildirildi.

Amerikan ABC televizyonuna konuşan polis şefi Yosuke Miyoshi, Suizu’nun Nagato halk kütüphanesinden kitap çalarken yakalandığını ve suçunu itiraf ettiğini söyledi.

Miyoshi sözlerine şöyle devam etti: “Kitaplara aşık. Onları sadece okumuyor, hepsinin yakınında olmasını istiyor.”

Miyoshi, Suizu’nun kitapları çaldığı 7 sene boyunca bir işe sahip olduğunu ve çaldığı kitapların ansiklopediler, tarih ve biyoloji kitapları olduğunu açıkladı.(ntv)

> 7 sene boyunca öyle bir şey çaldı ki sonunda…

Japonya’nın çeşitli bölgelerinde halk kütüphanelerinden 1170 kitap çalan hırsız yakalandı. “Entelektüel hırsız”ın evinden 25 bin dolar değerinde ansiklopedi ve kitap çıktı.

Japonya’nın Ube kentinde 7 sene boyunca bölgedeki çeşitli kütüphanelerden 1000’in üzerinde kitap çalan Mitsuka Suizu yakalandı.

Çaldığı kitapları evinde toplayan 61 yaşındaki adamın yılların birikimiyle yarattığı “kitap hazinesi”nin 25 bin dolar (45 bin TL) değerinde olduğu bildirildi.

Amerikan ABC televizyonuna konuşan polis şefi Yosuke Miyoshi, Suizu’nun Nagato halk kütüphanesinden kitap çalarken yakalandığını ve suçunu itiraf ettiğini söyledi.

Miyoshi sözlerine şöyle devam etti: “Kitaplara aşık. Onları sadece okumuyor, hepsinin yakınında olmasını istiyor.”

Miyoshi, Suizu’nun kitapları çaldığı 7 sene boyunca bir işe sahip olduğunu ve çaldığı kitapların ansiklopediler, tarih ve biyoloji kitapları olduğunu açıkladı.(ntv)

Son Güncelleme: Cuma, 07 Eylül 2012 17:57

Gösterim: 1596

Afyonkarahisar'da askeri mühimmat deposundaki patlamada şehit olan Onbaşı Emrah Aral'ın, askere gitmeden önce çeşitli okullarda vekil öğretmenlik yaparak KPSS'ye hazırlandığı öğrenildi.

Askere gitmeden önce Gölmarmara Kız Teknik ve Meslek Lisesi'nde ''vekil öğretmen'' olan Emrah Aral'ın, Afyonkarahisar'daki patlamada şehit olması, ailesi ve yakınlarının yanı sıra görev yaptığı okuldaki mesai arkadaşlarını da yasa boğdu.

İlçede çiftçilik yapan Emine ve Reşat Aral çiftinin oğulları Emrah Aral'ın, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nden mezun olduktan sonra askere gidene kadar çalışarak KPSS sınavına hazırlandığı öğrenildi.

Gölmarmara Kız Teknik ve Meslek Lisesi Müdürü İsmail Karabacak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl okullarında görev yapan Emrah Aral'ın şehit olduğuna inanamadıklarını söyledi.

Afyonkarahisar'daki patlamayı ve şehit haberini büyük bir üzüntüyle aldıklarını dile getiren Karabacak, şunları söyledi:

''Emrah, çok iyi bir arkadaşımızdı, kaliteli bir öğretmenimizdi. Bir yıl birlikte görev yaptık. Kendisi vekil öğretmenimizdi. KPSS'ye hazırlanmasında yardımcı olmuştum. Sınava girdi, 81 puan aldı. Onun okulumuzda görevini sürdürmesi için ikna ederek askerliğini erteletmek için rapor almak üzere birlikte Akhisar Devlet Hastanesi'ne gittik. Emrah kapıdan girerken, kararından vazgeçti ve 'Ben askere gideceğim. Bir an önce vatan borcumu yerine getirip, ondan sonra mesleğimi devam ettireceğim' dedi. Bunun üzerine ben de ısrar etmeyip tamam dedim. Tekrar Gölmarmara'ya döndük.''

Emrah Aral'ın kısa bir dönem yine ''vekil öğretmen'' olarak görev yaptığı Gölmarmara Çok Programlı Lisesi Müdürü Ethem Pınar da Emrah Aral'ın sevdikleri bir öğretmen olduğunu ifade ederek, ''Zeki ve çalışkan biriydi. Mesleğini çok severdi. Bir an önce askerliğini bitirip atanmayı istiyordu. İlçedeki bir okulda görev yapmayı hayal ediyordu'' dedi. 

> KPSS'ye hazırlanıyordu şehit oldu!

Afyonkarahisar'da askeri mühimmat deposundaki patlamada şehit olan Onbaşı Emrah Aral'ın, askere gitmeden önce çeşitli okullarda vekil öğretmenlik yaparak KPSS'ye hazırlandığı öğrenildi.

Askere gitmeden önce Gölmarmara Kız Teknik ve Meslek Lisesi'nde ''vekil öğretmen'' olan Emrah Aral'ın, Afyonkarahisar'daki patlamada şehit olması, ailesi ve yakınlarının yanı sıra görev yaptığı okuldaki mesai arkadaşlarını da yasa boğdu.

İlçede çiftçilik yapan Emine ve Reşat Aral çiftinin oğulları Emrah Aral'ın, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nden mezun olduktan sonra askere gidene kadar çalışarak KPSS sınavına hazırlandığı öğrenildi.

Gölmarmara Kız Teknik ve Meslek Lisesi Müdürü İsmail Karabacak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl okullarında görev yapan Emrah Aral'ın şehit olduğuna inanamadıklarını söyledi.

Afyonkarahisar'daki patlamayı ve şehit haberini büyük bir üzüntüyle aldıklarını dile getiren Karabacak, şunları söyledi:

''Emrah, çok iyi bir arkadaşımızdı, kaliteli bir öğretmenimizdi. Bir yıl birlikte görev yaptık. Kendisi vekil öğretmenimizdi. KPSS'ye hazırlanmasında yardımcı olmuştum. Sınava girdi, 81 puan aldı. Onun okulumuzda görevini sürdürmesi için ikna ederek askerliğini erteletmek için rapor almak üzere birlikte Akhisar Devlet Hastanesi'ne gittik. Emrah kapıdan girerken, kararından vazgeçti ve 'Ben askere gideceğim. Bir an önce vatan borcumu yerine getirip, ondan sonra mesleğimi devam ettireceğim' dedi. Bunun üzerine ben de ısrar etmeyip tamam dedim. Tekrar Gölmarmara'ya döndük.''

Emrah Aral'ın kısa bir dönem yine ''vekil öğretmen'' olarak görev yaptığı Gölmarmara Çok Programlı Lisesi Müdürü Ethem Pınar da Emrah Aral'ın sevdikleri bir öğretmen olduğunu ifade ederek, ''Zeki ve çalışkan biriydi. Mesleğini çok severdi. Bir an önce askerliğini bitirip atanmayı istiyordu. İlçedeki bir okulda görev yapmayı hayal ediyordu'' dedi. 

Son Güncelleme: Cuma, 07 Eylül 2012 15:09

Gösterim: 1673

Memur-Sen'in rakamlarına göre ağustos ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 60 lira 721 kuruş, yoksulluk sınırı ise 3 bin 6 lira 307 kuruş oldu.

Memur-Sen'den yapılan açıklamaya göre, sendika, geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla, her ay düzenli olarak yaptırdığı ''açlık ve yoksulluk sınırı'' araştırmasının sonuçları belirlendi.

Araştırmanın sonuçlarına göre, ağustos ayında, 4 kişilik çekirdek bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcama tutar (açlık sınırı) bin 60 lira 721 kuruş oldu.

Gıda harcamasıyla giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3 bin 6 lira 307 kuruş olarak hesaplandı.

Rakamlar, temmuz ayı verileriyle kıyaslandığında, açlık sınırında 16 lira 510 kuruş, yoksulluk sınırında ise 16 lira 509 kuruş yükseldi.

Ağustos ayında temmuz ayına göre, gıda madde fiyatlarında yüzde 0,96'lık bir artış görüldü. Buna göre, gıda madde fiyatlarında geçen aya kıyasla en dikkat çeken değişim, yüzde 17.99 artışla kayısı, yüzde 17.81 artışla kiraz, yüzde 17.77 artışla marul, yüzde 16.41 artışla salatalık, yüzde 14.90 artışla sarımsak ve yüzde 14.65 artışla yeşil soğan fiyatlarında yaşandı.

Ağustos ayında, temmuz ayına göre giyim madde fiyatlarında da 1,92'lik düşüş görüldü.

Araştırmaya göre diğer kalemlerdeki değişimler şöyle:

''Isınma madde fiyatlarında yüzde 1,74, barınma madde fiyatlarında yüzde 0,57, sağlık madde fiyatlarında yüzde 0,13, ulaşım madde fiyatlarında yüzde 0,92, haberleşme madde fiyatlarında yüzde 0,46, temizlik madde fiyatlarında yüzde 0,02, eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 0,55, çevre ve su madde fiyatlarında yüzde 0,25'lik artış olurken, aydınlanma madde fiyatında ise geçen aya göre herhangi bir değişim olmadı.''

> 4 kişilik bir ailenin açlık sınır rakamları belli oldu

Memur-Sen'in rakamlarına göre ağustos ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 60 lira 721 kuruş, yoksulluk sınırı ise 3 bin 6 lira 307 kuruş oldu.

Memur-Sen'den yapılan açıklamaya göre, sendika, geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla, her ay düzenli olarak yaptırdığı ''açlık ve yoksulluk sınırı'' araştırmasının sonuçları belirlendi.

Araştırmanın sonuçlarına göre, ağustos ayında, 4 kişilik çekirdek bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcama tutar (açlık sınırı) bin 60 lira 721 kuruş oldu.

Gıda harcamasıyla giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3 bin 6 lira 307 kuruş olarak hesaplandı.

Rakamlar, temmuz ayı verileriyle kıyaslandığında, açlık sınırında 16 lira 510 kuruş, yoksulluk sınırında ise 16 lira 509 kuruş yükseldi.

Ağustos ayında temmuz ayına göre, gıda madde fiyatlarında yüzde 0,96'lık bir artış görüldü. Buna göre, gıda madde fiyatlarında geçen aya kıyasla en dikkat çeken değişim, yüzde 17.99 artışla kayısı, yüzde 17.81 artışla kiraz, yüzde 17.77 artışla marul, yüzde 16.41 artışla salatalık, yüzde 14.90 artışla sarımsak ve yüzde 14.65 artışla yeşil soğan fiyatlarında yaşandı.

Ağustos ayında, temmuz ayına göre giyim madde fiyatlarında da 1,92'lik düşüş görüldü.

Araştırmaya göre diğer kalemlerdeki değişimler şöyle:

''Isınma madde fiyatlarında yüzde 1,74, barınma madde fiyatlarında yüzde 0,57, sağlık madde fiyatlarında yüzde 0,13, ulaşım madde fiyatlarında yüzde 0,92, haberleşme madde fiyatlarında yüzde 0,46, temizlik madde fiyatlarında yüzde 0,02, eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 0,55, çevre ve su madde fiyatlarında yüzde 0,25'lik artış olurken, aydınlanma madde fiyatında ise geçen aya göre herhangi bir değişim olmadı.''

Son Güncelleme: Cuma, 07 Eylül 2012 13:45

Gösterim: 1838

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB), ''Okullarda Sinsi Tehlike-Çocuklarımız Kimlere Emanet'' haberine ilişkin açıklama yaptı.

MEB’den yapılan açıklamada, ''Haberde yer verilen sabıka kaydının oluşabilmesi için arşiv kaydının bulunması gerekmektedir. Yönetmelik maddelerinde de belirtildiği gibi arşiv kaydı bulunanların okullarda kantin gibi yerleri işletmek ve çalışmak üzere istihdam edilmesi mümkün değildir'' ifadeleri kullanıldı.

Bakanlığın açıklamasında, söz konusu haberde, ''Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Okul Aile Birliği Yönetmeliği sinsi bir tehlikeyi beraberinde getirdi. Yeni yönetmeliğe göre, cinsel istismarda bulunmak, uyuşturucu satmak, hırsızlık yapmak gibi suçlardan hakkında dava açılan kişiler, dava henüz sonuçlanmadığı için okullarda görev yapabilecek'' iddialarına yer verildiği hatırlatıldı.

İddiaların tamamıyla gerçek dışı olduğu vurgulanan açıklamada, kasıtlı bir biçimde Bakanlığı, kamuoyunda töhmet altında bırakma amacının güdüldüğü belirtildi.

Milli Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'nin 9 Şubat 2012 tarihinde yenilenerek yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, yönetmelikle suç işleyen kişilerin okullarda çalışmasının önüne geçildiğine savunuldu.

Açıklamada, yönetmeliğin, ''Kiralama usulü ve işlemleri'' başlıklı 20. maddesi ile sözleşmenin feshi, iptali ve kiralanan yerlerin tahliyesi başlıklı 22. maddesinde, okullarda kantin ve benzeri yerleri işleteceklerin ve çalışanların herhangi bir suç işlememiş olmasının açık bir şekilde düzenlendiği hatırlatıldı.

Bu maddeler incelendiğinde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda memur olma şartlarından biri olan hükmün aynısının kantinciler ve okullar bünyesinde faaliyet gösteren diğer işletme sahibi ve çalışanları için de arandığının görüleceği kaydedilen açıklama şöyle:

''Bu maddeleri biraz daha açmak gerekirse, söz konusu yönetmeliğin 20/6 fıkrasında 'kantinlerde, alanlarında...istihdam edilen kişilerde ilgili mevzuatında belirtilen sürelerde portör muayenesi, adli sicil ve arşiv kaydı vb. evraklar istenir' hükmü vardır. Aynı maddenin 7. fıkrasında ise her yıl kantin işletmecisi faaliyet belgesi ile işletmecinin yanında çalışanların adli sicil ve arşiv kayıtları yenilenir ve birlik yönetimine teslim edilir, hükmü düzenlenmiştir.

Aynı maddenin 11. fıkrasında ise belirtildiği gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-5 maddesinde düzenlenen hükmün aynısına yer verilerek bu suçlardan mahkum olanların ihalelere katılamayacağı ve okul aile birliklerince kiraya verilen yerlerde istihdam edilemeyecekleri düzenlenmiştir.''

-''Haberin kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açtığı değerlendirilmektedir''-

Herhangi bir suç işledikleri halde henüz adli sicil kaydı bulunmayanların, okullarda çalıştırılacağına ilişkin iddianın da tamamıyla asılsız olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yönetmeliğin 22. maddesinin (c) fıkrasında, ''kiracının veya çalışanların genel ahlaka ve adaba aykırı davranışlarda bulunduğunun inceleme ve soruşturma sonucu tespiti'' halinde sözleşmenin fesh edileceği hükmünün bulunduğu hatırlatıldı.

Ayrıca, yönetmeliği 20. maddesinin (11) sayılı fıkrasında ''5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına veya affa uğramış olsalar bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve düzenin işeyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar... Hırsızlık, dolandırıcılık..., ve aynı kanununun Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar başlıklı ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen maddelerdeki suçlardan mahkum olanlar ihalelere katılamazlar ve istihdam edilemezler'' hükmünde sayılan suçların tamamına yakınının tutuklu yargılanmayı gerektirdiği kaydedildi.

Belirtilen kişilerin serbest bir biçimde, sayılan yerlerde çalışmasının mümkün görünmediği vurgulanan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

''Kaldı ki haberde yer verilen sabıka kaydının oluşabilmesi için arşiv kaydının bulunması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik maddelerinde de belirtildiği gibi arşiv kaydı bulunanların okullarda kantin gibi yerleri işletmek ve çalışmak üzere istihdam edilmesi mümkün değildir. Bunlara ilaveten Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği de Taşıma İşlerinde Çalışanlar başlıklı 8/d fıkrasında Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'ne benzer şekilde sabıkalı kişilerin buralarda çalışmasını önlemektedir.

Gerçek dışı iddialarla dolu söz konusu haberin kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açtığı değerlendirilmektedir.''

> MEB'den binlerce öğrenciyi ilgilendiren açıklama

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB), ''Okullarda Sinsi Tehlike-Çocuklarımız Kimlere Emanet'' haberine ilişkin açıklama yaptı.

MEB’den yapılan açıklamada, ''Haberde yer verilen sabıka kaydının oluşabilmesi için arşiv kaydının bulunması gerekmektedir. Yönetmelik maddelerinde de belirtildiği gibi arşiv kaydı bulunanların okullarda kantin gibi yerleri işletmek ve çalışmak üzere istihdam edilmesi mümkün değildir'' ifadeleri kullanıldı.

Bakanlığın açıklamasında, söz konusu haberde, ''Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Okul Aile Birliği Yönetmeliği sinsi bir tehlikeyi beraberinde getirdi. Yeni yönetmeliğe göre, cinsel istismarda bulunmak, uyuşturucu satmak, hırsızlık yapmak gibi suçlardan hakkında dava açılan kişiler, dava henüz sonuçlanmadığı için okullarda görev yapabilecek'' iddialarına yer verildiği hatırlatıldı.

İddiaların tamamıyla gerçek dışı olduğu vurgulanan açıklamada, kasıtlı bir biçimde Bakanlığı, kamuoyunda töhmet altında bırakma amacının güdüldüğü belirtildi.

Milli Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'nin 9 Şubat 2012 tarihinde yenilenerek yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, yönetmelikle suç işleyen kişilerin okullarda çalışmasının önüne geçildiğine savunuldu.

Açıklamada, yönetmeliğin, ''Kiralama usulü ve işlemleri'' başlıklı 20. maddesi ile sözleşmenin feshi, iptali ve kiralanan yerlerin tahliyesi başlıklı 22. maddesinde, okullarda kantin ve benzeri yerleri işleteceklerin ve çalışanların herhangi bir suç işlememiş olmasının açık bir şekilde düzenlendiği hatırlatıldı.

Bu maddeler incelendiğinde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda memur olma şartlarından biri olan hükmün aynısının kantinciler ve okullar bünyesinde faaliyet gösteren diğer işletme sahibi ve çalışanları için de arandığının görüleceği kaydedilen açıklama şöyle:

''Bu maddeleri biraz daha açmak gerekirse, söz konusu yönetmeliğin 20/6 fıkrasında 'kantinlerde, alanlarında...istihdam edilen kişilerde ilgili mevzuatında belirtilen sürelerde portör muayenesi, adli sicil ve arşiv kaydı vb. evraklar istenir' hükmü vardır. Aynı maddenin 7. fıkrasında ise her yıl kantin işletmecisi faaliyet belgesi ile işletmecinin yanında çalışanların adli sicil ve arşiv kayıtları yenilenir ve birlik yönetimine teslim edilir, hükmü düzenlenmiştir.

Aynı maddenin 11. fıkrasında ise belirtildiği gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-5 maddesinde düzenlenen hükmün aynısına yer verilerek bu suçlardan mahkum olanların ihalelere katılamayacağı ve okul aile birliklerince kiraya verilen yerlerde istihdam edilemeyecekleri düzenlenmiştir.''

-''Haberin kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açtığı değerlendirilmektedir''-

Herhangi bir suç işledikleri halde henüz adli sicil kaydı bulunmayanların, okullarda çalıştırılacağına ilişkin iddianın da tamamıyla asılsız olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yönetmeliğin 22. maddesinin (c) fıkrasında, ''kiracının veya çalışanların genel ahlaka ve adaba aykırı davranışlarda bulunduğunun inceleme ve soruşturma sonucu tespiti'' halinde sözleşmenin fesh edileceği hükmünün bulunduğu hatırlatıldı.

Ayrıca, yönetmeliği 20. maddesinin (11) sayılı fıkrasında ''5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına veya affa uğramış olsalar bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve düzenin işeyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar... Hırsızlık, dolandırıcılık..., ve aynı kanununun Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar başlıklı ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen maddelerdeki suçlardan mahkum olanlar ihalelere katılamazlar ve istihdam edilemezler'' hükmünde sayılan suçların tamamına yakınının tutuklu yargılanmayı gerektirdiği kaydedildi.

Belirtilen kişilerin serbest bir biçimde, sayılan yerlerde çalışmasının mümkün görünmediği vurgulanan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

''Kaldı ki haberde yer verilen sabıka kaydının oluşabilmesi için arşiv kaydının bulunması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik maddelerinde de belirtildiği gibi arşiv kaydı bulunanların okullarda kantin gibi yerleri işletmek ve çalışmak üzere istihdam edilmesi mümkün değildir. Bunlara ilaveten Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği de Taşıma İşlerinde Çalışanlar başlıklı 8/d fıkrasında Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'ne benzer şekilde sabıkalı kişilerin buralarda çalışmasını önlemektedir.

Gerçek dışı iddialarla dolu söz konusu haberin kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açtığı değerlendirilmektedir.''

Son Güncelleme: Cuma, 07 Eylül 2012 14:17

Gösterim: 2046

Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Tuncay Elmadağlı, velilere, çocuklarını emanet edecekleri servis aracının sahibi ya da şoförüyle sözleşme yapmalarını önerdi. 

Okul servis araçlarının bakımlarını yaptırdıklarını, kanuni düzenlenemelere uygun şekilde araçlara kamera, kapılara sensör yerleştirdiklerini anlatan Elmadağlı, ''Önü boş koltuklara üç noktalı emniyet kemerleri, önü dolu olanlara iki noktalı emniyet kemerleri taktırdık. Acil çıkış kapılarını genişlettik. Bu tadilatların hepsi yeni araçlarımızda mevcut. Bu özellikleri taşımayan araçları okul taşıtı olarak sisteme kabul etmiyoruz'' dedi.

 Elmadağlı, ''Veliler çocuklarını okul taşıtı şartlarını taşımayan servis araçlarına bindirmesinler. Bindirdikleri servis aracının plakasını alsınlar, şoförüyle tanışsınlar. Hatta mal sahibiyle veya şoförle bire bir sözleşme yapsınlar. Korsan araçlara çocuklarını emanet etmesinler.''

Okul servis ücretlerine yüzde 7'lik zam yapıldığını bildiren Elmadağlı, ''0-3 kilometre bin 44 lira, bu da aylık 116 lira ediyor. 3-6 kilometre için bin 116 lira, 6-10 kilometre bin 413 lira, 10-15 kilometre arasında bin 638 lira. 15 kilometreyi aşan her kilometrenin ise yıllık bazda 30 lira ücreti var'' diye konuştu.

> Velilere öğrenci servis aracı uyarısı

Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Tuncay Elmadağlı, velilere, çocuklarını emanet edecekleri servis aracının sahibi ya da şoförüyle sözleşme yapmalarını önerdi. 

Okul servis araçlarının bakımlarını yaptırdıklarını, kanuni düzenlenemelere uygun şekilde araçlara kamera, kapılara sensör yerleştirdiklerini anlatan Elmadağlı, ''Önü boş koltuklara üç noktalı emniyet kemerleri, önü dolu olanlara iki noktalı emniyet kemerleri taktırdık. Acil çıkış kapılarını genişlettik. Bu tadilatların hepsi yeni araçlarımızda mevcut. Bu özellikleri taşımayan araçları okul taşıtı olarak sisteme kabul etmiyoruz'' dedi.

 Elmadağlı, ''Veliler çocuklarını okul taşıtı şartlarını taşımayan servis araçlarına bindirmesinler. Bindirdikleri servis aracının plakasını alsınlar, şoförüyle tanışsınlar. Hatta mal sahibiyle veya şoförle bire bir sözleşme yapsınlar. Korsan araçlara çocuklarını emanet etmesinler.''

Okul servis ücretlerine yüzde 7'lik zam yapıldığını bildiren Elmadağlı, ''0-3 kilometre bin 44 lira, bu da aylık 116 lira ediyor. 3-6 kilometre için bin 116 lira, 6-10 kilometre bin 413 lira, 10-15 kilometre arasında bin 638 lira. 15 kilometreyi aşan her kilometrenin ise yıllık bazda 30 lira ücreti var'' diye konuştu.

Son Güncelleme: Cuma, 07 Eylül 2012 11:24

Gösterim: 1967


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.