Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Emniyet 67 kitaba yasak istedi. Yasaklı kitaplar arasında Nazım Hikmet de yer alıyor.
Ankara Emniyet Müdürlüğü, “3. Yargı Paketi”ndeki düzenleme doğrultusunda, 31 Aralık 2011'e kadar, Ankara mahkemeleri veya Bakanlar Kurulu kararıyla hakkında toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararı bulunan yayınların listesini, yasaklama kararının değerlendirilmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Hakkında toplatma kararı verilen 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankartın yer aldığı liste, piyasada satılan Nazım Hikmet, Yaşar Kaplan, Lenin, Sultan Galiev, İsmail Beşikçi, Karl Marx ve Abdurrahim Karakoç'un da arasında bulunduğu birçok yazarın kitapları üzerinde yıllardır yasak kararı bulunduğunu ortaya çıkardı.
“3. Yargı Paketi” olarak adlandırılan kanunun 78. maddesiyle Basın Kanunu'na eklenen geçici madde doğrultusunda, Ankara Emniyet Müdürlüğü, “31 Aralık 2011'e kadar mahkemeler, yetkili mülki idari amirlikleri ve diğer makamlarca basılı yayınlarla ilgili verilen toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararlarını” içeren listeyi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'na gönderdi.
Listede, hakkında toplatma kararı verilen 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankart yer aldı. Listenin üst yazısında, Güvenlik Şube Müdürlüğü'nün koordinesinde İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri'nin katılımıyla komisyon kurulduğu belirtildi. Komisyon, 67 kitap ile 16 gazete ve dergi üzerindeki yasak kararının devam etmesi gerektiği yönündeki görüşünü de başsavcılığa iletti. Yayın listesi, Basın Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral tarafından incelenmeye başlandı. Kayral; listedeki Sıkıyönetim Mahkemeleri, DGM ve CMK'nın 250. maddesiyle görevli mahkemelerce yasaklanan yayınlarla ilgili listeyi ise gereğinin takdiri için Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesiyle görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'ne iletti.
Emniyetin gönderdiği listede bulunan 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankarttan, 5 Ocak 2013'e kadar yeniden yasaklama kararı alınmayan yayınların tamamı üzerindeki yasak kararları kalkacak.
Emniyetin listesi, piyasada satılan birçok kitap üzerinde yıllardır yasak kararını bulunduğunu ortaya çıkardı.
Listede yer alan kitaplardan bazıları şöyle:
YAYIN ADI:Dersim Türküleri YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 1993
YAYIN ADI:Komünist Manifesto YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1968
YAYIN ADI:Azizname (Aziz Nesin) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI:Bakanlar Kurulu, 1987
YAYIN ADI:Bolşevik Partisi Tarihi (J.Stalin) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1971
YAYIN ADI:Demokrasi Risalesi (Yaşar Kaplan) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 1985
YAYIN ADI: Kurtuluş Savaşı Destanı (Nazım Hikmet) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1968
YAYIN ADI:Çetenin Kimliği (Salman Yüksel) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi, 2002
YAYIN ADI:Kürt Aydını Üzerine Düşünceler (İsmail Beşikçi) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 1991
YAYIN ADI:Nazım Hikmet'in Bütün Eserleri YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1968
YAYIN ADI:National Geographic Atlas of the World YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI:Bakanlar Kurulu, 1987
YAYIN ADI:Makaleler (Rusça, Sultan Galiev) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Bakanlar Kurulu, 1985
YAYIN ADI:Devlet ve İhtilal (V.I.Lenin) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 2000
YAYIN ADI:Vur Emri (Abdurrahim Karakoç) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesi, 2002
YAYIN ADI:Yeni Şiirler (Nazım Hikmet) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 1966(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Emniyet 67 kitaba yasak istedi. Yasaklı kitaplar arasında Nazım Hikmet de yer alıyor.
Ankara Emniyet Müdürlüğü, “3. Yargı Paketi”ndeki düzenleme doğrultusunda, 31 Aralık 2011'e kadar, Ankara mahkemeleri veya Bakanlar Kurulu kararıyla hakkında toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararı bulunan yayınların listesini, yasaklama kararının değerlendirilmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Hakkında toplatma kararı verilen 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankartın yer aldığı liste, piyasada satılan Nazım Hikmet, Yaşar Kaplan, Lenin, Sultan Galiev, İsmail Beşikçi, Karl Marx ve Abdurrahim Karakoç'un da arasında bulunduğu birçok yazarın kitapları üzerinde yıllardır yasak kararı bulunduğunu ortaya çıkardı.
“3. Yargı Paketi” olarak adlandırılan kanunun 78. maddesiyle Basın Kanunu'na eklenen geçici madde doğrultusunda, Ankara Emniyet Müdürlüğü, “31 Aralık 2011'e kadar mahkemeler, yetkili mülki idari amirlikleri ve diğer makamlarca basılı yayınlarla ilgili verilen toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararlarını” içeren listeyi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'na gönderdi.
Listede, hakkında toplatma kararı verilen 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankart yer aldı. Listenin üst yazısında, Güvenlik Şube Müdürlüğü'nün koordinesinde İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri'nin katılımıyla komisyon kurulduğu belirtildi. Komisyon, 67 kitap ile 16 gazete ve dergi üzerindeki yasak kararının devam etmesi gerektiği yönündeki görüşünü de başsavcılığa iletti. Yayın listesi, Basın Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral tarafından incelenmeye başlandı. Kayral; listedeki Sıkıyönetim Mahkemeleri, DGM ve CMK'nın 250. maddesiyle görevli mahkemelerce yasaklanan yayınlarla ilgili listeyi ise gereğinin takdiri için Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesiyle görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'ne iletti.
Emniyetin gönderdiği listede bulunan 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankarttan, 5 Ocak 2013'e kadar yeniden yasaklama kararı alınmayan yayınların tamamı üzerindeki yasak kararları kalkacak.
Emniyetin listesi, piyasada satılan birçok kitap üzerinde yıllardır yasak kararını bulunduğunu ortaya çıkardı.
Listede yer alan kitaplardan bazıları şöyle:
YAYIN ADI:Dersim Türküleri YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 1993
YAYIN ADI:Komünist Manifesto YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1968
YAYIN ADI:Azizname (Aziz Nesin) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI:Bakanlar Kurulu, 1987
YAYIN ADI:Bolşevik Partisi Tarihi (J.Stalin) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1971
YAYIN ADI:Demokrasi Risalesi (Yaşar Kaplan) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 1985
YAYIN ADI: Kurtuluş Savaşı Destanı (Nazım Hikmet) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1968
YAYIN ADI:Çetenin Kimliği (Salman Yüksel) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi, 2002
YAYIN ADI:Kürt Aydını Üzerine Düşünceler (İsmail Beşikçi) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 1991
YAYIN ADI:Nazım Hikmet'in Bütün Eserleri YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 1968
YAYIN ADI:National Geographic Atlas of the World YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI:Bakanlar Kurulu, 1987
YAYIN ADI:Makaleler (Rusça, Sultan Galiev) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Bakanlar Kurulu, 1985
YAYIN ADI:Devlet ve İhtilal (V.I.Lenin) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara DGM , 2000
YAYIN ADI:Vur Emri (Abdurrahim Karakoç) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesi, 2002
YAYIN ADI:Yeni Şiirler (Nazım Hikmet) YASAK KARARKI VEREN MAKAM VE YILI: Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 1966(radikal)
Son Güncelleme: Salı, 11 Eylül 2012 11:43
Gösterim: 4675
4+4+4'ün okulda ilk gün macerası
Birinci sınıflar okulları doldururken hem 'yaş' hem de fiziki olarak farkları çarpıcıydı. Birçok okulda çocuklar lavaboya yetişemedi.
E-okul sistemiyle 60-72 ay arası 2 milyon 133 bin çocuk okula kaydettirildi. Bunların 600 bini zorunlu olarak okula başlayacak 66-72 ay arası. Diğerlerini velileri isterse okula yollayacak.
2012-2013 eğitim yılı, okula başlama yaşını beşe düşüren 4+4+4 sisteminin tartışmaları arasında başlarken ortaya çarpıcı manzaralar çıktı. Birinci sınıflar ‘uyum programı’ kapsamında dün okulla tanıştı. Ancak pek çok okulun fiziki altyapısı küçük çocuklara uygun olarak düzenlenememişti. Kimi çocuklar parmak ucunda bile musluklara yetişemezken kimileri boylarına uygun lavabolarda ellerini yıkadı. Kayıt olan öğrenci sayısının ikiye katlanmasıyla okulların kimi çareyi konteynir sınıf kurmakta, kimi öğretmenler odasını kapatıp derslik yapmakta buldu ama yine de mevcudu 50 altına düşüremedi. Aynı ilçede 30 mevcutlu bir okul da 55 mevcutlu bir okul da bulmak mümkün. 5 bin mevcutlu bir okulda rapor almadığına pişman olan veliler de var, “Anaokulunda oyun oynayacağına, 1. sınıfta oyun oynasın. Allah razı olsun” diyen veli de.
Derslik sıkıntısının en yoğun yaşandığı İstanbul ’da kalabalık nüfuslu ilçelerdeki bazı okulları gezdik. Sultangazi’deki Sakarya İlköğretim Okulu’nda derslik sıkıntısı yok. Bu yıl iki ek sınıfla 1’lere yedi sınıf açılmış. Birinci sınıfların mevcudu 30-35. İlk gün hem öğrenciler hem veliler heyecanlı. 1-C sınıfının önünde bir kadın sıkıntılı bir şekilde 64 aylık oğluyla bakışıyor. Sınıfın kapısı açık, oğlu kapının önüne çektiği sandalyede hüngür hüngür ağlıyor. Veli, 64 aylık çocuğunun isteğe bağlı olarak okula başlayacak grupta olduğunu yeni öğreniyor. E-okul sistemi, isteğe bağlı gruptaki 60-66 ay arası çocukları da bir okul ile eşleştirdiği için sosyo ekonomik düzeyi düşük ilçelerde pek çok veli, çocuğunu okula göndermek zorunda olduğunu sanıyor. Öğretmeler de ikna edemiyor çünkü veliler cezadan korkuyor.
Sultangazi’deki bir diğer Gazi İlkokulu sınıf mevcudu olarak o kadar şanslı değil. Yedi tane 1. sınıf açılmış. Mevcutlar 55 kişi. İdareciler 4. sınıflardan bir şubeyi diğer dördüncü sınıflara dağıtmış ve onlardan kalan dersliği 1. sınıflara vermiş. Ama bu mevcutlar arasında isteğe bağlı okula gelecek 60-66 aylık çocuklar yok. Veliler isterse okulun kayıt alacağı 60-66 aylık 150 öğrenci var. Ailelerin çoğu bir an önce çocuğunu göndermek isitiyor. Önümüzdeki günlerde okulun bahçesine iki prefabrike sınıf kurulacak.
Öğretmenler odası da sınıf
Atatürk Çiftliği İlköğretim Okulu’nda 1’lere 10 sınıf açılmış. Okul, iş atölyesini ve öğretmenler odasını sınıf yapmış. Yine de sınıf mevcutları ortalama 50. Bu sayının içinde isteğe bağlı kayıtlar henüz yok. İsteğe bağlı kayıt hakkı olan çocuk sayısı da 132. Şu ana kadar 25 öğrenci kayıt yaptırdı. Veliler kayıt için gelmeye devam ediyor. Sabahçı ve öğlenci 70 öğretmene ise 10 kişinin sığabileceği bir oda kalmış.
İkitelli İlköğretim Okulu’nda sınıf mevcutları 30-32. Geçen sene 13 tane 1’inci sınıf varken bu yıl sayı 24. Problemin en yoğun olduğu okullardan biri ise Esenyurt Yeşilkent Mahallesi. Hem ilkokul hem ortaokul olarak dönüşen okulun mevcudu yaklaşık 5 bin. Okulun Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi Mustafa Yıldız, bu sene birinci sınıflarda mevcudun 70’i bulduğunu belirtiyor: “Bu okul bu yoğunluğu taşımaz. Giriş kata da birinci sınıf koyduk ama tuvaletler üst katta. Çocuk nasıl çıkacak? Ne tuvaletler ne koridorlar 5-5.5 yaşa uygun değil. 1. sınıf oyunla diyorlar. Ne araç gereç var, ne sınıflar uygun.”
Veliler de okuldan şikâyetçi. Enver Kadar, 60 aylık oğlunu kayıt ettirmeyeceğini söylemeye gelmiş. “Bu yaştaki çocuk ne yapacak okulda? İhtiyaçlarını nasıl giderecek? Bu kalabalıkta ne öğrenecek?” diyor.
Her yer çöp içinde
Meryem Uğur’un 6 yaşındaki torunu 1’inci sınıfa başlamış. Okulun fiziksel şartlarına isyan ediyor:
“Hiç mi bir şey yapılmadı? Sıralar toz içinde. Çocuk mikrop kapacak, yerler çöp dolu. Zaten kalabalık. Böyle eğitim olmaz.”
Çocuğunu okula başlattığı için pişman: Nasıl olacak?
Sakarya İlköğretim Okulu’na 66 aylık oğlunu başlatan İsmihan Tapan pişman: “Oğlum tuvalete gidip ‘Anne nasıl yapacağım’ diye soruyor. Tuvaletler hem pis hem de lavabolar yüksek. Ayrıca sınıfta 7 yaşındaki çocuk da var. Nasıl olacak? Bizimkiler oyun oynarken 7 yaş okuma yazma mı çalışacak? Anlamadım gitti isverigeapotek.com.”(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
4+4+4'ün okulda ilk gün macerası
Birinci sınıflar okulları doldururken hem 'yaş' hem de fiziki olarak farkları çarpıcıydı. Birçok okulda çocuklar lavaboya yetişemedi.
E-okul sistemiyle 60-72 ay arası 2 milyon 133 bin çocuk okula kaydettirildi. Bunların 600 bini zorunlu olarak okula başlayacak 66-72 ay arası. Diğerlerini velileri isterse okula yollayacak.
2012-2013 eğitim yılı, okula başlama yaşını beşe düşüren 4+4+4 sisteminin tartışmaları arasında başlarken ortaya çarpıcı manzaralar çıktı. Birinci sınıflar ‘uyum programı’ kapsamında dün okulla tanıştı. Ancak pek çok okulun fiziki altyapısı küçük çocuklara uygun olarak düzenlenememişti. Kimi çocuklar parmak ucunda bile musluklara yetişemezken kimileri boylarına uygun lavabolarda ellerini yıkadı. Kayıt olan öğrenci sayısının ikiye katlanmasıyla okulların kimi çareyi konteynir sınıf kurmakta, kimi öğretmenler odasını kapatıp derslik yapmakta buldu ama yine de mevcudu 50 altına düşüremedi. Aynı ilçede 30 mevcutlu bir okul da 55 mevcutlu bir okul da bulmak mümkün. 5 bin mevcutlu bir okulda rapor almadığına pişman olan veliler de var, “Anaokulunda oyun oynayacağına, 1. sınıfta oyun oynasın. Allah razı olsun” diyen veli de.
Derslik sıkıntısının en yoğun yaşandığı İstanbul ’da kalabalık nüfuslu ilçelerdeki bazı okulları gezdik. Sultangazi’deki Sakarya İlköğretim Okulu’nda derslik sıkıntısı yok. Bu yıl iki ek sınıfla 1’lere yedi sınıf açılmış. Birinci sınıfların mevcudu 30-35. İlk gün hem öğrenciler hem veliler heyecanlı. 1-C sınıfının önünde bir kadın sıkıntılı bir şekilde 64 aylık oğluyla bakışıyor. Sınıfın kapısı açık, oğlu kapının önüne çektiği sandalyede hüngür hüngür ağlıyor. Veli, 64 aylık çocuğunun isteğe bağlı olarak okula başlayacak grupta olduğunu yeni öğreniyor. E-okul sistemi, isteğe bağlı gruptaki 60-66 ay arası çocukları da bir okul ile eşleştirdiği için sosyo ekonomik düzeyi düşük ilçelerde pek çok veli, çocuğunu okula göndermek zorunda olduğunu sanıyor. Öğretmeler de ikna edemiyor çünkü veliler cezadan korkuyor.
Sultangazi’deki bir diğer Gazi İlkokulu sınıf mevcudu olarak o kadar şanslı değil. Yedi tane 1. sınıf açılmış. Mevcutlar 55 kişi. İdareciler 4. sınıflardan bir şubeyi diğer dördüncü sınıflara dağıtmış ve onlardan kalan dersliği 1. sınıflara vermiş. Ama bu mevcutlar arasında isteğe bağlı okula gelecek 60-66 aylık çocuklar yok. Veliler isterse okulun kayıt alacağı 60-66 aylık 150 öğrenci var. Ailelerin çoğu bir an önce çocuğunu göndermek isitiyor. Önümüzdeki günlerde okulun bahçesine iki prefabrike sınıf kurulacak.
Öğretmenler odası da sınıf
Atatürk Çiftliği İlköğretim Okulu’nda 1’lere 10 sınıf açılmış. Okul, iş atölyesini ve öğretmenler odasını sınıf yapmış. Yine de sınıf mevcutları ortalama 50. Bu sayının içinde isteğe bağlı kayıtlar henüz yok. İsteğe bağlı kayıt hakkı olan çocuk sayısı da 132. Şu ana kadar 25 öğrenci kayıt yaptırdı. Veliler kayıt için gelmeye devam ediyor. Sabahçı ve öğlenci 70 öğretmene ise 10 kişinin sığabileceği bir oda kalmış.
İkitelli İlköğretim Okulu’nda sınıf mevcutları 30-32. Geçen sene 13 tane 1’inci sınıf varken bu yıl sayı 24. Problemin en yoğun olduğu okullardan biri ise Esenyurt Yeşilkent Mahallesi. Hem ilkokul hem ortaokul olarak dönüşen okulun mevcudu yaklaşık 5 bin. Okulun Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi Mustafa Yıldız, bu sene birinci sınıflarda mevcudun 70’i bulduğunu belirtiyor: “Bu okul bu yoğunluğu taşımaz. Giriş kata da birinci sınıf koyduk ama tuvaletler üst katta. Çocuk nasıl çıkacak? Ne tuvaletler ne koridorlar 5-5.5 yaşa uygun değil. 1. sınıf oyunla diyorlar. Ne araç gereç var, ne sınıflar uygun.”
Veliler de okuldan şikâyetçi. Enver Kadar, 60 aylık oğlunu kayıt ettirmeyeceğini söylemeye gelmiş. “Bu yaştaki çocuk ne yapacak okulda? İhtiyaçlarını nasıl giderecek? Bu kalabalıkta ne öğrenecek?” diyor.
Her yer çöp içinde
Meryem Uğur’un 6 yaşındaki torunu 1’inci sınıfa başlamış. Okulun fiziksel şartlarına isyan ediyor:
“Hiç mi bir şey yapılmadı? Sıralar toz içinde. Çocuk mikrop kapacak, yerler çöp dolu. Zaten kalabalık. Böyle eğitim olmaz.”
Çocuğunu okula başlattığı için pişman: Nasıl olacak?
Sakarya İlköğretim Okulu’na 66 aylık oğlunu başlatan İsmihan Tapan pişman: “Oğlum tuvalete gidip ‘Anne nasıl yapacağım’ diye soruyor. Tuvaletler hem pis hem de lavabolar yüksek. Ayrıca sınıfta 7 yaşındaki çocuk da var. Nasıl olacak? Bizimkiler oyun oynarken 7 yaş okuma yazma mı çalışacak? Anlamadım gitti isverigeapotek.com.”(radikal)
Son Güncelleme: Salı, 11 Eylül 2012 14:06
Gösterim: 2735
87 yaşındaki Ali Ergin, yaşayan bir Google gibi. 62 yıldır gerek Gümüşhane'deki köyü gerekse Türkiye ve dünyadaki gelişmelerle ilgili not tutan Ergin, "Konumuz tarih olduğu zaman kimse benimle tartışamaz." diyor.
Ali Ergin, Gümüşhane'nin merkeze bağlı Dörtkonak köyünde yaşıyor. 87'lik Ergin'in yolu nereye düşerse düşsün yanından ayırmadığı bir şey var. Ne diye sorarsanız, o da defteri. Zira tam 62 yıldır köyüne yağan her santimetre kar yağışını, doğanı, öleni ve evleneni kısacası her bilgiyi not ediyor. Geçen sene Bursa'da ameliyat olduğu zaman bile defterinin baş ucunda olduğunu dile getiren Ergin'in tuttuğu notları sadece köyüyle ilgili değil. Defterlerde ABD'de uçak düştüğünden Japonya'da meydana gelen depremlere, çatışma ve gemi batıklarına kadar her şey yazılı. 1950 yılından beri defterlerine not tutan Gümüşhaneli dede, o tarihten önce köyünde yaşananları da yaşlılardan alıp defterlerine aktardığını kaydediyor. "Konumuz tarih olduğu zaman kimse benimle tartışamaz." diyen Ergin'in yazma merakı, babasına sorduğu bir soruyla başlamış. 7 çocuk, 25'ten fazla torun sahibi olan Ergin, "Babam Rus Harbi'nde askerdi. Ona askerliğini nerede ve nasıl yaptığını sordum. O da bana 'Çıkar defterini' dedi. O anlattı, ben de yazdım." diyerek, o günden beri her şeyi not ettiğini söylüyor. Bugüne kadar kızıp da yaktığı hiçbir defterinin bulunmadığını kaydeden Ergin, eskiden not tuttuğu cep ajandalarını yer sıkıntısından dolayı yaktığını ama büyük boy ajandaları sakladığını belirtiyor. Şu an elinde 40'ın üzerinde defteri olan Ergin'in eşi Fikriye Hanım da Ali Bey'in evlendiklerinden beri not tuttuğunu belirtiyor. Bu durumun kendisini rahatsız etmediğine işaret eden Fikriye Ergin, "Ben Ali Bey'e, 'Sen okusaydın cumhurbaşkanı da olurdun, başbakan da olurdun' diyorum." şeklinde takıldığını aktarıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
87 yaşındaki Ali Ergin, yaşayan bir Google gibi. 62 yıldır gerek Gümüşhane'deki köyü gerekse Türkiye ve dünyadaki gelişmelerle ilgili not tutan Ergin, "Konumuz tarih olduğu zaman kimse benimle tartışamaz." diyor.
Ali Ergin, Gümüşhane'nin merkeze bağlı Dörtkonak köyünde yaşıyor. 87'lik Ergin'in yolu nereye düşerse düşsün yanından ayırmadığı bir şey var. Ne diye sorarsanız, o da defteri. Zira tam 62 yıldır köyüne yağan her santimetre kar yağışını, doğanı, öleni ve evleneni kısacası her bilgiyi not ediyor. Geçen sene Bursa'da ameliyat olduğu zaman bile defterinin baş ucunda olduğunu dile getiren Ergin'in tuttuğu notları sadece köyüyle ilgili değil. Defterlerde ABD'de uçak düştüğünden Japonya'da meydana gelen depremlere, çatışma ve gemi batıklarına kadar her şey yazılı. 1950 yılından beri defterlerine not tutan Gümüşhaneli dede, o tarihten önce köyünde yaşananları da yaşlılardan alıp defterlerine aktardığını kaydediyor. "Konumuz tarih olduğu zaman kimse benimle tartışamaz." diyen Ergin'in yazma merakı, babasına sorduğu bir soruyla başlamış. 7 çocuk, 25'ten fazla torun sahibi olan Ergin, "Babam Rus Harbi'nde askerdi. Ona askerliğini nerede ve nasıl yaptığını sordum. O da bana 'Çıkar defterini' dedi. O anlattı, ben de yazdım." diyerek, o günden beri her şeyi not ettiğini söylüyor. Bugüne kadar kızıp da yaktığı hiçbir defterinin bulunmadığını kaydeden Ergin, eskiden not tuttuğu cep ajandalarını yer sıkıntısından dolayı yaktığını ama büyük boy ajandaları sakladığını belirtiyor. Şu an elinde 40'ın üzerinde defteri olan Ergin'in eşi Fikriye Hanım da Ali Bey'in evlendiklerinden beri not tuttuğunu belirtiyor. Bu durumun kendisini rahatsız etmediğine işaret eden Fikriye Ergin, "Ben Ali Bey'e, 'Sen okusaydın cumhurbaşkanı da olurdun, başbakan da olurdun' diyorum." şeklinde takıldığını aktarıyor.
Son Güncelleme: Salı, 11 Eylül 2012 09:56
Gösterim: 4985
Yetkililerin 'bu hafta içinde belli olacak' şeklindeki açıklamasına rağmen, özel okullardan bazıları, servislere yüzde 20 ila 50 arası zam yaptı.
İlkokul birinci sınıf öğrencileri dün okula başladı ve servis tartışmaları da başladı.
2012-2013 eğitim öğretim yılı için servisçiler yüzde 9 zam talebinde bulunurken, geçen hafta içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Kadir Topbaş , zam kararının bu hafta içinde açıklanacağını duyurmuştu.Bu açıklamaya rağmen, bazı özel okullar şimdiden ‘zamlı tarife’ uygulamaya başladı.
İstanbul ’daki özel okulların bir bölümü, velilere, "Bir hafta sonra makbuzlar size gönderilecek" açıklamasını yaparken, bazılarında ise yüzde 20’den yüzde 50’lere kadar zamlı ücretler alınıyor.
Okulları tarafından tek bir servis firmasına yönlendiren ve yıllık sözleşme imzalamak zorunda kalan veliler ise artışlar karşında şaşkın.
İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası (İSAROD), özel okulların ‘kafalarına göre ücret tarifesi’ uyguladıklarını iddia ederken, İstanbul Ticaret Odası ( İTO ) Servis Taşımacılığı Meslek Komitesi ise ‘Özel okulların özel uygulamaları olabiliyor. Araçları da daha yeni’ şeklinde savunuyor.
ORTA YOL BULUNACAK
Geçtiğimiz ay içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)’den yüzde 9 oranında zam talep eden İstanbul Ticaret Odası ( İTO ) Servis Taşımacılığı Meslek Komitesi, bu hafta içinde açıklanması beklenen zam kararını merakla bekliyor.
Kadir Topbaş ’ın geçen hafta içinde "Zamlarla ilgili talepler değerlendirilecek ve açıklanacak. Tabii ki her iki tarafı da düşünmek zorundalar. Komisyon, hem öğrencileri hem de esnafımızı memnun edecek bir orta yol bulur inşallah” şeklindeki açıklaması, komitenin ‘orta yol bulunacak’ beklentisini de güçlendirdi.
İstanbul Ticaret Odası ( İTO ) Servis Taşımacılığı Meslek Komitesi Başkanı Erol Uyanık, talep ettikleri yüzde 9’un altında bir zam oranı çıkma ihtimalinin güçlü olduğunu belirterek, “ Kadir Topbaş , her iki tarafında memnun edilmesi gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda orta yol bulunacağını düşünüyoruz” dedi. ( Hürriyet )
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yetkililerin 'bu hafta içinde belli olacak' şeklindeki açıklamasına rağmen, özel okullardan bazıları, servislere yüzde 20 ila 50 arası zam yaptı.
İlkokul birinci sınıf öğrencileri dün okula başladı ve servis tartışmaları da başladı.
2012-2013 eğitim öğretim yılı için servisçiler yüzde 9 zam talebinde bulunurken, geçen hafta içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Kadir Topbaş , zam kararının bu hafta içinde açıklanacağını duyurmuştu.Bu açıklamaya rağmen, bazı özel okullar şimdiden ‘zamlı tarife’ uygulamaya başladı.
İstanbul ’daki özel okulların bir bölümü, velilere, "Bir hafta sonra makbuzlar size gönderilecek" açıklamasını yaparken, bazılarında ise yüzde 20’den yüzde 50’lere kadar zamlı ücretler alınıyor.
Okulları tarafından tek bir servis firmasına yönlendiren ve yıllık sözleşme imzalamak zorunda kalan veliler ise artışlar karşında şaşkın.
İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası (İSAROD), özel okulların ‘kafalarına göre ücret tarifesi’ uyguladıklarını iddia ederken, İstanbul Ticaret Odası ( İTO ) Servis Taşımacılığı Meslek Komitesi ise ‘Özel okulların özel uygulamaları olabiliyor. Araçları da daha yeni’ şeklinde savunuyor.
ORTA YOL BULUNACAK
Geçtiğimiz ay içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)’den yüzde 9 oranında zam talep eden İstanbul Ticaret Odası ( İTO ) Servis Taşımacılığı Meslek Komitesi, bu hafta içinde açıklanması beklenen zam kararını merakla bekliyor.
Kadir Topbaş ’ın geçen hafta içinde "Zamlarla ilgili talepler değerlendirilecek ve açıklanacak. Tabii ki her iki tarafı da düşünmek zorundalar. Komisyon, hem öğrencileri hem de esnafımızı memnun edecek bir orta yol bulur inşallah” şeklindeki açıklaması, komitenin ‘orta yol bulunacak’ beklentisini de güçlendirdi.
İstanbul Ticaret Odası ( İTO ) Servis Taşımacılığı Meslek Komitesi Başkanı Erol Uyanık, talep ettikleri yüzde 9’un altında bir zam oranı çıkma ihtimalinin güçlü olduğunu belirterek, “ Kadir Topbaş , her iki tarafında memnun edilmesi gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda orta yol bulunacağını düşünüyoruz” dedi. ( Hürriyet )
Son Güncelleme: Salı, 11 Eylül 2012 10:00
Gösterim: 1842
Siirt Üniversitesi rektör adayı Prof. Murat Erman, 100 ayrı vaat verdi, sadece üç oy alabildi. Ama Çankaya’dan birinci çıkıp rektör oldu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Siirt Üniversitesi rektörlüğüne kendi oyu hariç 3 oy alan ve YÖK tarafından üçüncü sırada ismi bildirilen Prof. Murat Erman’ı atadı. Gazeteport'un haberine göre, Erman iki aydır sürdürdüğü seçim çalışmalarında ‘’Seçilirsem yapacağım’’ dediği 100’ü aşkın vaade bulunmuştu.
Erman seçim çalışmaları sırasında Rektörlüğe ‘’Kurumsallığı ön plana çıkaran, hesap verebilir, şeffaf bir yönetim anlayışı geliştirip uygulamak için, mensuplarına sorun çıkarak değil, sorunlarını çözen ve hukukun üstünlüğünü ve iş huzurunu esas alan bir yönetim tarzını benimsediğim için’’ aday olduğunu belirtti.
Aralarında ‘’Dinlenme alanları, çocuk oyun alanları, spor ve yürüyüş alanları oluşturmak, yeni yemekhane binası yaptırmak, ulaşım sorununu çözmek, doğal gazla ucuz ısınma ve kesintisiz elektrik sağlamak, Siirt Fıstığı, Siirt Battaniyesi, bıttım sabunu, Zivzik narı konularında çalışma yapmak, öğretim elemanları için 3+1 ve 4+1 tipi daireler inşa etmek, lojmanlara kesintisiz internet sağlamak, personelin konut ihtiyacı için TOKİ ile iş birliği yapmak’’ gibi konularında bulunduğu 100’ü aşkın vaatte bulundu.
Ancak yapılan seçimlerde, kendi oyu ile birlikte 4 oy alabildi. Prof. Dr. Recep Ziyadanoğulları 26 oyla birinci, Prof. Dr. Ömer Şahin 11 oyla ikinci, Prof. Dr. Murat Erman ise 4 oyla üçüncü oldu. YÖK Genel Kurulu da bu listeye aynen uydu ve Çankaya Köşküne gönderdi. Ancak Cumhurbaşkanı Gül, üçüncü sırada 4 oy alan Erman’ı rektör olarak atadı.
(cumhuriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Siirt Üniversitesi rektör adayı Prof. Murat Erman, 100 ayrı vaat verdi, sadece üç oy alabildi. Ama Çankaya’dan birinci çıkıp rektör oldu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Siirt Üniversitesi rektörlüğüne kendi oyu hariç 3 oy alan ve YÖK tarafından üçüncü sırada ismi bildirilen Prof. Murat Erman’ı atadı. Gazeteport'un haberine göre, Erman iki aydır sürdürdüğü seçim çalışmalarında ‘’Seçilirsem yapacağım’’ dediği 100’ü aşkın vaade bulunmuştu.
Erman seçim çalışmaları sırasında Rektörlüğe ‘’Kurumsallığı ön plana çıkaran, hesap verebilir, şeffaf bir yönetim anlayışı geliştirip uygulamak için, mensuplarına sorun çıkarak değil, sorunlarını çözen ve hukukun üstünlüğünü ve iş huzurunu esas alan bir yönetim tarzını benimsediğim için’’ aday olduğunu belirtti.
Aralarında ‘’Dinlenme alanları, çocuk oyun alanları, spor ve yürüyüş alanları oluşturmak, yeni yemekhane binası yaptırmak, ulaşım sorununu çözmek, doğal gazla ucuz ısınma ve kesintisiz elektrik sağlamak, Siirt Fıstığı, Siirt Battaniyesi, bıttım sabunu, Zivzik narı konularında çalışma yapmak, öğretim elemanları için 3+1 ve 4+1 tipi daireler inşa etmek, lojmanlara kesintisiz internet sağlamak, personelin konut ihtiyacı için TOKİ ile iş birliği yapmak’’ gibi konularında bulunduğu 100’ü aşkın vaatte bulundu.
Ancak yapılan seçimlerde, kendi oyu ile birlikte 4 oy alabildi. Prof. Dr. Recep Ziyadanoğulları 26 oyla birinci, Prof. Dr. Ömer Şahin 11 oyla ikinci, Prof. Dr. Murat Erman ise 4 oyla üçüncü oldu. YÖK Genel Kurulu da bu listeye aynen uydu ve Çankaya Köşküne gönderdi. Ancak Cumhurbaşkanı Gül, üçüncü sırada 4 oy alan Erman’ı rektör olarak atadı.
(cumhuriyet)
Son Güncelleme: Salı, 11 Eylül 2012 10:53
Gösterim: 1501

