EĞİTİMDE ETKİ PLATFORMU KOLEKTİF BİR HAREKET BAŞLATIYOR




Biriz Kutoğlu - Eğitimde Etki Platformu Kurucusu

biriz_kutogluEğitim dünyası sizi uzun yıllardır okul yöneticiliği, eğitim liderliği ve kurumsal dönüşüm çalışmalarıyla tanıyor. Sizi Eğitimde Etki Platformu’nu kurmaya götüren ihtiyaç neydi? Bu fikir nasıl doğdu?
25 yılı aşkın süredir eğitimin içindeyim. Kariyer yolculuğum; program geliştirme, AR-GE, öğretmen eğitimi, okul gelişimi, yöneticilik, kurum kültürü, inovasyon çalışmaları ve eğitim liderliğiyle devam etti. Bu süreçte hep aynı şeyi gördüm. Eğitimde çok değerli işler yapılıyor. Ama bu çalışmalar çoğu zaman görünür olmuyor, paylaşılmıyor, birbirine temas etmiyor. Ve en önemlisi, yarattığı etki üzerine yeterince düşünülmüyor. Oysa eğitim yalnızca “bir şey yapmak” değil; bir dönüşümü oluşturabilmek. Yıllar boyunca farklı kurumlarda, öğretmenlerle, yöneticilerle, öğrencilerle çalışırken hep içimde büyüyen bir düşünce vardı: Türkiye’de eğitimin iyi uygulamalarını, düşünsel üretimini ve sahadaki dönüşüm hikâyelerini bir araya getiren; bunu yaparken yalnızca “ne yapıldı?” sorusuna değil, “neyi değiştirdi?” sorusuna odaklanan bir yapı neden olmasın?
Bu ihtiyaç yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Dünyada da eğitim artık yalnızca okul binaları, müfredatlar ve sınav sistemleri üzerinden değil; öğrenen topluluklar, mesleki ağlar, uygulama paylaşımı ve kolektif gelişim kültürü üzerinden yeniden tanımlanıyor.
OECD’nin, UNESCO’nun ve Dünya Ekonomik Forumu’nun son yıllardaki raporlarında da çok net biçimde vurgulanan bir gerçek var.
Öğretmenin yalnız kaldığı sistemler gelişemiyor. Bilginin kapalı kaldığı yapılar dönüşemiyor. Eğitimde sürdürülebilir gelişim; paylaşım kültürü, mesleki öğrenme toplulukları ve uygulama temelli iş birlikleriyle mümkün oluyor. Eğitimde gelişim yalnızca yukarıdan gelen reformlarla değil, sahadan gelen güçlü uygulamaların birbirine temas etmesiyle sağlanıyor.
Ben de uzun yıllardır uluslararası eğitim ekosistemlerini takip eden biri olarak şunu çok net gördüm: Türkiye’de aslında çok güçlü bir potansiyel var. Çok iyi öğretmenler, çok iyi yöneticiler, çok güçlü uygulamalar var. Ama bunları birbirine bağlayan, görünür kılan, analiz eden ve ortak bir gelişim kültürüne dönüştüren sürdürülebilir alanlara daha çok ihtiyacımız var. ”Eğitimde Etki Platformu” biraz da bu ihtiyacın sonucu.
Bu platform benim için yalnızca yeni bir proje değil; yıllardır içimde taşıdığım mesleki hayalin somutlaşmış biçimi.
Modern dünyada, eğitimde yalnızca içerik paylaşan değil; birlikte düşünen, birlikte analiz eden, birlikte geliştiren kolektif yapılara ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Lisans eğitimimi Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı’nda tamamladım. Eğitim yolculuğumun temelinde ise her zaman öğretmenlik meslek bilgisi, öğrenme tasarımı ve gelişimi bütüncül bir bakışla ele alma yaklaşımı vardı. Burada temellerini aldığım “gelişimi sistem olarak okuma” bakışı da bugün “Eğitimde Etki”nin düşünsel omurgasını oluşturuyor. Eğitimde gerçek dönüşüm, insanların birbirinden öğrenmeye başladığı anda başlıyor. Biz de “Eğitimde Etki” ile tam olarak bunu büyütmek istiyoruz ve “Neden olmasın?” diyerek kollarımızı sıvıyoruz.

ETKİ DEĞİŞİMDE SAKLI!
Platformun kalbinde yer alan “Etki Lab” nedir?

“Etki Lab”, platformun en kritik alanı. Çünkü burası sadece içeriklerin yayınlandığı değil, anlam kazandığı yer. “Etki Lab”; sahadan gelen uygulamaları, yalnızca “çok iyi bir uygulama” olarak bırakmaz. Onları çözer, analiz eder ve görünür kılar.
Etki Analizi ile: Bir uygulamanın neyi değiştirdiğine bakar.
Etki Göstergeleri ile: Bu değişimi somutlaştırır.
Etki Perspektifi ile: Yüzeyden değil, derinlikten okur.
Biz, “Bu çalışma gerçekten neyi dönüştürdü?” sorusuyla hareket ediyoruz. Çünkü etki, yapılan işte değil; yarattığı değişimde saklıdır.

“Etki”yi büyütmek için bir eğitim terminolojisi oluşturduğunuzu söylüyorsunuz. Bu ne demek?
Evet. Çünkü eğitimde en büyük eksiklerden biri ortak bir dil. Bu nedenle “Etki Sözlüğü”nü oluşturduk. Etkiyi sadece hissetmek değil, tanımlayabilmek ve paylaşabilmek gerekiyor. Bu kavramlar sadece tanım değil. Bir düşünme biçimi. Biz eğitimde etkiyi konuşulabilir değil, yaşanabilir bir dile dönüştürüyoruz.
Etki Sözlüğünden Örnekler
* Etki Lab: Analiz alanı
* Etki Analizi: Değişimi anlama süreci
* Etki Göstergeleri: Etkiyi somutlaştıran yapı
* Etki Yazarı: Yaptığını değil, yarattığı değişimi anlatan kişi
* Etki Notu: Küçük ama güçlü çıkarımlar
* Etki Rozeti: Güven, nitelik ve yaygınlaştırılabilirlik simgesidir.
* Etki Perspektifi: Temel sorusu; “Ne yaptık değil, ne değişti?”

Eğitimde Etki’nin arkasında farklı alanlardan gelen güçlü isimlerin yer aldığı bir “Strateji Kurulu” var. Bu yapı platformun vizyonunu nasıl besliyor?
Eğitimde Etki’yi en başından itibaren tek kişilik bir yapı olarak düşünmedim. Bugün eğitimde gerçek dönüşümün ancak kolektif akılla mümkün olduğuna inanıyorum. Dünyadaki güçlü eğitim ağlarına baktığımızda da artık bireysel liderlikten çok; farklı uzmanlıkların bir araya geldiği düşünce topluluklarının etkili olduğunu görüyoruz. Çünkü eğitim çok katmanlı bir alan. Sadece akademik bilgiyle değil; ölçme-değerlendirme, içerik üretimi, saha deneyimi, strateji geliştirme, iletişim ve kültür inşasıyla birlikte ilerliyor. Bu nedenle Strateji Kurulu bizim için bir “yönetim kurulu” değil. Bir hiyerarşi değil. Bir unvan alanı değil. Strateji Kurulu’nu oluştururken en önem verdiğim konular; kurul üyelerinin 25 yılı aşkın K12 deneyimi, çok yönlülüğü, uygulamacı olmaları, liderlik anlayışları ve pedagojik derinlikleri oldu. Öte yandan, eğitimci kimlikliklerinin bu alana adanmışlığı ve gönüllülük esasına dayalı destekleri ise bu kolektif yapı içinde çok önemli bir örnek. 

STRATEJİ KURULU” PLATFORMUN ORTAK AKLI
Etkiyi yalnızca görünür kılan değil; onu düşünen, tartışan, derinleştiren ve yönünü koruyan bir yapı. Eğitimde Etki’de yalnızca içerik üretmek istemiyoruz. Aynı zamanda eğitim alanında düşünsel bir zemin oluşturmak istiyoruz. Kuruldaki her isim de farklı bir perspektifi ve gücü temsil ediyor:

NİLÜFER KAVAKLI - STRATEJİ VE İŞ BİRLİKLERİ LİDERİ
Kurumsal gelişim, uluslararası bakış açısı ve eğitim alanındaki STK’lar hakkında güçlü bir perspektif taşıyor. Platformun büyüme ve yaygınlaşma süreçleri ile kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlaması rolünü üstelenmektedir.
Nilüfer Kavaklı, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Eğitimi lisans ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İnsan Kaynakları Yüksek Lisans Programı’nı tamamlamıştır. Kariyerinin ilk yıllarında eğitim danışmanlığı, halkla ilişkiler ve tanıtım alanlarında kendi şirketini yönetmiş; ardından Kocaeli Sanayi Odası Araştırma ve Halkla İlişkiler departmanlarında şef olarak görev almıştır. Londra’da, uluslararası ölçekte okul yöneticileri yetiştiren PTC (Principal Training Center) ile CTI Co-Active Koçluk sertifika programlarını tamamlayan Nilüfer Kavaklı, eğitim sektöründe 30 yılı aşkın deneyime sahiptir.
Uluslararası okulların yanı sıra Koç Okulu ve Darüşşafaka gibi Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarında üstlendiği yöneticilik görevleri sayesinde, eğitimin hem uygulama süreçlerinde hem de yönetim yapılanmalarında kapsamlı deneyim kazanmıştır. Bu süreçte TÖZOK lise komisyonlarında da görev almış, derneğin ulusal ve geleneksel etkinliklerine katkı sağlamıştır.Kariyeri boyunca binlerce öğrenci, veli ve öğretmenle kurduğu doğrudan iletişimden edindiği saha deneyimini ve yöneticilik birikimini bugün sivil toplum alanına taşımaktadır.
Kamu kurumları, özel sektör, akademik yapılar ve okullar arasında sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmeyi hedefleyen Kavaklı, eğitimin toplumsal etkisini güçlendirecek modeller üzerinde çalışmaktadır. Sahaya dayanan yaklaşımı, güçlü iletişim becerisi ve stratejik bakış açısıyla eğitim ekosistemine katkı sunmaya devam etmektedir.

SEMA BAYRAM - EĞİTİM PROGRAMLARI VE STRATEJİK ETKİ LİDERİ
28 yıllık mesleki yolculuğunun 24 yılını okul yönetimi ve üst düzey eğitim liderliği kademelerinde tamamlayan Sema Bayram; bir eğitim programının sadece kağıt üzerinde değil, okul ikliminin her hücresinde nasıl "etki" yaratacağını kurgulayan stratejik bir liderdir. Öğretmenlikten genel müdür yardımcılığına uzanan kariyer yolu, onu sahanın nabzını tutma ve kurumsal vizyonu operasyonel başarıya dönüştürme konusunda yetkin kılar.
TED İzmir Koleji, İTÜ GVO, TAKEV, Ankara MAYA Okulları,Kültür2000 Koleji ve Gelişim Koleji gibi Türkiye'nin köklü kurumlarında K12 bütünlüğünde sistem kurucu roller üstlenmiştir. Görev tanımı, müfredatın sadece akademik kazanımlarla değil; öğrencinin iyi olma hali, öğretmenin mesleki gelişimi ve kurumun toplumsal faydasıyla (SROI) ölçüldüğü "sonuç odaklı" bir dönüşümü temsil eder.
Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği temelinden aldığı analitik bakış açısını; IB (MYP) Head of School ve PTC International School Leadership gibi küresel standartlardaki sertifikasyonlarla derinleştirmiştir. Bu yetkinlikler sayesinde, eğitim teknolojilerini (AI, LMS) bir amaç değil, öğrenme deneyimini zenginleştiren stratejik birer araç olarak konumlandırır.
Sema Bayram için eğitim liderliği; verinin soğukluğu ile insanın sıcaklığını buluşturma sanatıdır. O, stratejik planlamayı bir Değişim Teorisi (Theory of Change) disipliniyle ele alırken, her projenin kalbine "yürekten eğitimci" düsturunu yerleştirerek kurum kültüründe sürdürülebilir bir gelişim mirası bırakmayı hedefler.

 SELÇUK SEFER - EĞİTİM İÇERİK VE TASARIM LİDERİ
Öğrenme süreçlerini akademik, sosyal ve yaratıcı boyutlarıyla ele alan yaklaşımı sayesinde; platformun öğretmen gelişimi, öğrenme deneyimi ve katılım odaklı içerik yapısına yön veriyor. Program geliştirme, rehberlik, yaratıcı drama ve yükseköğretim alanındaki çok yönlü deneyimiyle; öğrenmenin yalnızca içerikle değil, etkileşim, deneyim ve insan gelişimiyle güçlendiği bir bakış açısını platforma taşıyor.
Selçuk Sefer, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim lisans eğitiminin ardından yüksek lisansını Sakarya Üniversitesinde Eğitim Yönetimi alanında tamamlamıştır. Eğitim bilimleri alanındaki akademik birikimini yaratıcı drama liderliği, eğitim içerik ve tasarımı ile güçlü saha deneyimiyle birleştirmektedir. Kendisi Marmara, İstanbul, Yeditepe ve İstanbul Kültür Üniversiteleri bünyesinde yaratıcı drama, program geliştirme, öğretim ilke ve yöntemleri ile sınıf yönetimi dersleri vermiştir.
Bunun yanı sıra Türkiye Futbol Federasyonu projelerinde eğitmen ve danışman olarak görev almış; farklı STK’larda yürüttüğü ödüllü sosyal sorumluluk çalışmalarıyla eğitim programı geliştirme ve kurumsal ihtiyaçlara yönelik öğrenme deneyimleri tasarlama alanlarındaki uzmanlığını farklı kurum ve projelerde uygulamaya taşımıştır.
TEDxİKÜ’de gerçekleştirdiği “Oyun: Her Yaşta!” başlıklı konuşmasıyla oyunun öğrenme, gelişim ve yetişkin dünyası üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çeken Sefer, aynı zamanda İdea Drama Sanat Akademisi ve Kidea Yayıncılık’ın kurucularındandır.

FATMA YAŞAR - ETKİ LAB VE ANALİZ LİDERİ
Fatma Yaşar, etkiyi yalnızca sonuç üzerinden değil; dönüşüm, gelişim ve sürdürülebilirlik açısından okuyan bir bakış açısı sunuyor. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlamış; 25 yılı aşkın süredir K12 düzeyinde ölçme-değerlendirme, program geliştirme, öğretmen profesyonel gelişimi ve veri temelli öğrenme süreçleri üzerine çalışan bir eğitim uzmanıdır.
Ankara’da, ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarında uzun yıllardır ölçme-değerlendirme uzmanı olarak görev yapan Yaşar; çok okullu yapılarda akademik kalite süreçleri, okul geliştirme, okul performans analizleri, sürdürülebilir gelişim planları alanlarında çalışmalar yürütmektedir.
Öğretmen Akademisi Vakfı’nda (ÖRAV) kısmi zamanlı eğitmen olarak görev yapan Fatma Yaşar, öğretmen gelişimi ve yetişkin eğitimi alanındaki çalışmalarını uygulamaya dönüşen öğrenme anlayışıyla birleştirmektedir. Burada, öğretimsel koçluk ve etkili öğretim yöntemleri üzerine odaklanmasının yanında "Ev Ödevleri" gibi pratik sınıf içi uygulamalar ve "Güçlü Öğretim" (Powerful Teaching) gibi pedagojik yaklaşımlar üzerine eğitimler vermektedir.
Eğitimde Etki Platformu Strateji Kurulu’nda “Etki Lab ve Analiz Lideri” olarak yer alan Yaşar, yapılan çalışmaları yalnızca uygulanmış olması üzerinden değil; oluşturduğu değişim ve dönüşüm üzerinden değerlendiren yaklaşımı temsil etmektedir. Ölçme-değerlendirmeyi bir kontrol mekanizması olarak değil, öğrenmeyi anlama ve geliştirme aracı olarak ele almaktadır.

HER OKULUN HİKÂYESİ FARKLIDIR
Eğitimde Etki Platformu’nun düşünsel tarafı kadar uygulama ve gelişim alanı da dikkat çekiyor. “Neden Olmasın?” yaklaşımı sahada nasıl karşılık bulacak?
Eğitimde Etki’yi yalnızca içerik üreten bir platform olarak kurgulamadık. Günümüz eğitimde en büyük ihtiyaçlardan birinin, düşünce ile uygulama arasındaki mesafeyi azaltmak olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle platformun merkezinde “Düşünce • Uygulama • Etki” yaklaşımı yer alıyor.
* Düşünce; yeni bakış açılarını ve eğitim vizyonunu,
* Uygulama; bunun okul yaşamındaki gerçek karşılığını,
* Etki ise tüm bunların öğrenciye, öğretmene ve okul kültürüne nasıl yansıdığını anlamayı temsil ediyor.

“Neden Olmasın?” atölyeleri de tam olarak bu yaklaşımın sahadaki karşılığı.
Biz bu çalışmaları klasik seminerler olarak görmüyoruz. Daha çok öğretmenlerin, yöneticilerin ve okul ekiplerinin birlikte düşündüğü, yeniden tasarladığı ve kendi gelişim yolculuğunu birlikte inşa ettiği etkileşim alanları olarak ele alıyoruz. Bu nedenle hem çevrim içi hem de yüz yüze programlarla; farklı şehirlerden okullara, öğretmenlere ve yöneticilere ulaşmayı hedefliyoruz.
Okulların yalnızca yeni fikirlere değil; kendi potansiyelini ortaya çıkarabilecek sürdürülebilir okul gelişim modellerine ihtiyacı var.
Her okulun hikâyesi farklıdır. Kültürü farklıdır. İhtiyacı farklıdır. Bu nedenle Eğitimde Etki’de hazır reçeteler sunmayı değil; okulun kendi dinamiklerinden beslenen, kendi kültürünü güçlendiren ve uzun vadeli gelişimi destekleyen yapılar kurmayı önemsiyoruz. Okul gelişim programlarımız ve danışmanlık yaklaşımımız da bu anlayış üzerine kurulu.
Okul içi Etki Programı olarak belirlediğimiz çatı, “Öğrenme kültüründen öğretmen gelişimine, öğrenci katılımından okul iklimine kadar birçok alanda; okullarla birlikte düşünen, birlikte tasarlayan ve birlikte gelişen bir yol arkadaşlığı” nı kapsıyor.
Eğitimde gerçek dönüşümün, dışarıdan gelen tek tip modellerle değil; okulun kendi içinden doğan gelişim iradesiyle mümkün olduğunu biliyoruz.

TEK DEĞİL, KOLEKTİF!
Eğitimde Etki Platformu bir platformdan öte neyi temsil ediyor?

Eğitimde Etki Platformu bir içerik alanı değil. Bir bakış açısı. Bir davet. Bir ortak akıl alanı. Çünkü eğitimde artık yalnızca “iyi örnekleri” paylaşmak yetmiyor. Bu yapılanlar neyi değiştiriyor? Biz bu sorunun peşine düştük. Bu platform; öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, akademisyenlerin ve eğitim girişimcilerinin bir araya gelip yalnızca yaptıklarını değil, yarattıkları etkiyi birlikte düşündükleri bir alan. Tekil değil, kolektif. Anlatan değil, birlikte anlamaya çalışan.

DÖNÜŞÜME ÇAĞRI!
Kolektif bir yapıdan bahsediyorsunuz. Eğitimde Etki Platformu’nun daveti nedir?

Eğitimde Etki Platformu; öğretmenleri, okul yöneticilerini, akademisyenleri, eğitim uzmanlarını, danışmanları, eğitim girişimcilerini, okul kurucularını ve eğitim için değer üreten tüm paydaşları aynı düşünce ve gelişim alanında buluşturmayı amaçlıyor. Çünkü bugün eğitimde en büyük ihtiyaçlardan biri, iyi fikirlerin yalnızca bir okulun duvarları içinde kalmaması. Sahada ortaya çıkan güçlü uygulamaların görünür olması, paylaşılması, tartışılması ve başka okullara ilham verebilmesi gerekiyor. Biz bu platformu yalnızca içerik yayınlanan bir alan olarak görmüyoruz. Burası; deneyimin paylaşıldığı, uygulamaların birlikte düşünüldüğü ve etkinin birlikte analiz edildiği kolektif bir gelişim alanı.
Bu nedenle Eğitimde Etki’nin çağrısı yalnızca “bir şey yapanlara” değil; yaptığı çalışmayla bir dönüşüm oluşturanlara.
* Eğer sınıfınızda öğrencinin katılımını değiştiren bir yöntem geliştirdiyseniz…
* Eğer okulunuzda öğretmen gelişimine yeni bir bakış kazandırdıysanız…
* Eğer küçük görünen bir uygulama bile öğrencinin öğrenme deneyiminde gerçek bir fark yarattıysa…
Bizim için paylaşılmaya değer bir etki vardır.
Platformdaki uygulama paylaşımları yalnızca “örnek” olarak yayınlanmayacak. Etki Lab aracılığıyla; uygulamanın neyi değiştirdiği, hangi ihtiyaca karşılık verdiği, nasıl bir dönüşüm oluşturduğu ve başka yapılara nasıl ilham verebileceği birlikte analiz edilecek. Bu yüzden öğretmenleri, okul ekiplerini ve eğitim alanında değer üreten herkesi yalnızca okumaya değil; katkı sunmaya, uygulamalarını paylaşmaya ve bu kolektif gelişim alanının bir parçası olmaya davet ediyoruz.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.