Cumhurbaşkanı Gül'e fahri profesörlük unvanı verildi
- Ayrıntılar
- Kategori: Gündem
- Perşembe, 30 May 2013 22:34 tarihinde oluşturuldu
Cumhurbaşkanı Gül, “Fahri profesörlük unvanına layık görülmekten büyük şeref duyduğunu ve bunu Türkiye'ye gösterilen teveccühün açık bir ifadesi olarak gördüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsünde fahri profesörlük unvanı verildi.
Gül, enstitüye gelişinde Rektör Purli Agamuradov tarafından karşılandı. Gül, Türkmen sanatçılar tarafından sergilenen halk dansı gösterilerini izledikten sonra binanın giriş katında bulunan Türkmenistan’da yükseköğretime ilişkin bilgilerin yer aldığı stantlar ile bir alt kattaki para ve takı sergisini gezdi. Gül, fahri profesörlük unvanına layık görülmekten büyük şeref duyduğunu ve bunu Türkiye'ye gösterilen teveccühün açık bir ifadesi olarak gördüğünü söyledi. Türkmenistan’ın Türkiye ile işbirliğini en üst mertebede devam ettirme iradesini bağımsızlığından beri çeşitli vesilelerle ortaya koymuş olmasının sevindirdiğini söyleyen Gül, şunları kaydetti:
"Bu hususta gösterdiği liderlikten dolayı, Kadirli Doğanım Devlet Başkanı Berdimuhamedov’a şükran hislerimi bir kere daha ifade etmek isterim. Türkiye’nin Türkmenistan ile geliştirdiği işbirliğinde en büyük ve hiç değişmeyecek önceliği, bu işbirliğinin iki ülkenin ortak menfaatlerine hizmet etmesidir. Kardeşlik hukukunun gereği de budur. Zira, bizler 'bir millet, iki devletiz'. Kadirli Doğanımın ifadesiyle kemik kardeşiyiz."
Gül, ilişkilerin emsalsiz niteliğinin sebepsiz olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Ortak tarihimiz ve ortak kültürümüz, halklarımız arasındaki kadim bağların temelini oluşturmaktadır. Türkmenistan, ortak atalarımız Ertuğrul Gazi’nin, Tuğrul ve Çağrı Beylerin, Alparslan’ın ve Sultan Sencer’ın bir zamanlar adeta şaha kaldırdığı topraklardır. Bu nedenle Türkmenistan bizim ata yurdumuzdur" değerlendirmesinde bulundu. Ortak atalar sayesinde, Türkiye'nin, Türk dünyasının ve diğer kardeş toplulukların ortak yurdu haline geldiğini, şanlı imparatorluklara ev sahipliği yaptığını belirten Gül, "Ne var ki Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ve atayurdumuzdaki kardeşlerimizin başka güçlerin etkisi altında kalmaları, Türk milletini büyük bir felaketin eşiğine getirmiştir. Bu nedenle geçen yüzyılın başında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını ve yüzyılın sonunda, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kardeş ülkelerimizin özgürlük ve bağımsızlıklarına kavuşmalarını, Türk milleti bakımından gerçekleşen 'stratejik mucizeler' olarak adlandırdım" diye konuştu. Gül, bu mucizelerin ardından gerçekleştirilen kalkınma hamleleri sayesinde, bugün Türkiye'nin ve Türkmenistan'ın ecdadın bıraktıkları mirasa yaraşır birer ülke haline geldiklerine işaret ederek, "Tarih boyunca birlikte yaşadığımız, vatan bildiğimiz ülkelerimiz, daima birliğin, dirliğin ve kardeşliğin sembolü olmuştur."
YASAL UYARI:
Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
-
Sürdürülebilir Eğitim Sempozyumuna 6 ülke ve 47 şehirden 3 bin kişi katıldı
-
3 ve 4. Sürdürülebilir Eğitim Sempozyumları kapılarını açmaya hazırlanıyor
-
‘Kadın eğitimcilerin liderlik ettikleri okullarda başarı oranları artış gösteriyor’
-
‘Geleceğin eğitiminde kadınlar sistemin şekillendiricileri ve dönüştürücüleri olacak’
-
‘Bakanlığın destekleyici politikalarıyla eğitimde kadın yönetici sayısı artıyor’
-
Prof. Dr. İrfan Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı görevinden ayrıldı
-
Final 45. yılında eğitimin geleceğini şekillendirmeye devam ediyor
-
DAS Akademie, insan kaynakları uygulamaları ile fark yaratıyor!
-
Özel okullarımızın sesi duyulmalı, haklı taleplerimiz değerlendirilmeli!
-
YETEV ve Boğaziçi Üniversitesi Montessori Eğitiminde öğretmenlere yeni kapılar açacak


