banner
banner
banner

Yeni öğretim yılına girerken...




Eskiyen, çözülemeyenlerin yanına yenilerinin de eklenmesiyle daha da büyüyen eğitim sorunlarıyla giriyoruz yeni bir öğretim yılına daha... Sorunların çözümünde yapa boza çözüm üretme arayışları bir kısır döngü içinde tekrarlanıyor; siyasal tercihler, bilimsel çözümlerden önde tutuluyor.

Oysa ki Cumhuriyetle birlikte yüzünü batıya çeviren ülkemiz için bireyin ilgi ve yeteneklerini öne çıkaran ve geliştiren, toplumun ihtiyaçlarına uygun; ülkemizi geleceğe taşıyacak, çağdaş, bilimsel, gelişmiş ülkeleri yakalayan bir toplum düzenine eriştirecek eğitim sisteminin çoktan kurulmuş olması beklenirdi.

Son yıllarda eğitim sisteminde yapılan önemli değişikliklerin, bu beklentileri karşılamaktan uzaklaştığını; eğitim sistemini siyasal beklentilere göre dönüştürmeye hizmet ettiğini/edeceğini söylemek bir kehanet olmasa gerek.

Hükümet programlarında bile yeri yokken eğitimin gündemine sokulan ve yasalaştırılan 4+4+4 sistemi, MEB Teşkilat yapısında yapılan değişiklikler ve MEB kadrolarının yakın zamanda iki kez boşaltılıp doldurulması, sınav sistemlerinde defalarca yapılan değişiklikler, öğretim programlarında olmadı yeni baştan düzenlemeler, özel öğretimi teşvik diye yola çıkılarak ihtiyaca ilişkin gerekli tedbirleri almadan dershanelere karşı uygulanan haksız, zorlayıcı, dayatmacı, dönüştürmekten çok kapatmaya yönelik düzenleme ve uygulamalar, dini eğitimin  ve dinsel eğitim kurumlarına yöneltmenin öne çıkarılması gibi uygulamaları çağdaş uygarlık düzeyine erişme hedefini benimsemiş Cumhuriyetimiz için iyi uygulamalar olarak anamıyoruz ne yazık ki…

Dershane tanımını 5580 sayılı Yasadan çıkaran ve dershaneleri 1 Eylül 2015’ten itibaren kapatarak diğer özel öğretim kurumlarına dönüştürmeyi amaçlayan, MEB kadrolarını boşaltan 6528 sayılı “Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun” bilindiği gibi 14 Mart 2014’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu Kanun, hep söylediğimiz gibi eğitimin dershanelerden kaynaklı olduğu iddia edilen sorunlarına hiçbir çözüm getiremeyecektir ve kamuoyuna yansıtıldığı gibi bir dönüşüm yasası olmaktan öte siyasal bir karar olarak dershaneleri kapanmayla karşı karşıya bırakmıştır.

Bu Yasa ile;

- Dönüşüm imkânı olmayan dershane kurucuları, büyük maddi kayıplara uğramış, mağduriyet yaşamıştır.

- Pek çok kurucu da varlıklarını sürdürmek için adeta dönüşüme zorlanmış ve geleceği belirsiz riskler almışlardır.

- Yıllarını eğitime hizmette geçirmiş, geleceğini bu alanda planlamış pek çok dershane kurucusu, yöneticisi, öğretmeni ve çalışanı ise; temel insan hakları ve vatandaşlık hakları ellerinden alınarak daha şimdiden işsiz kalmışlardır.

Bu Yasa;

- Devletin sunduğu eğitim öğretim hizmet ve olanaklarının farklılığından kaynaklanan eşitsizlikleri tamamlamak isteyenleri ek eğitim haklarından yoksun bırakacaktır.

- Sadece özel ders alma imkânı olanların ayrıcalık kazanmalarına neden olacaktır.

- Kısacası bu Yasa, toplumun her kesiminde önemli zararlar yaşanmasına yol açmıştır,  yol açacaktır.

Özel dershaneler, 2014-2015 öğretim yılında da faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyorlar.

Özel liselere dönüşmeyi hedefleyen ve dönüşüm programına dahil olan dershanelerin bir kısmı, 2018-2019 öğretim yılı sonuna kadar Temel Lise adıyla lise müfredatına dayalı eğitim öğretime devam edebilecektir. Bu kurumların bu süreçte özel lise koşullarını oluşturarak özel liseye dönüşmeleri beklenmektedir.

Son 10 yıl içinde özel dershane sayılarına baktığımızda; 2002-2009 arasında iki kat artışla 2122’den 4262’ye kadar yükselmiş, bu sayı Ekim 2013 itibariyle 3690’a; Eylül 2014 itibariyle de 3520’ye kadar inmiştir.

Sayıları zaten azalma eğilimine girmiş dershanelerle ilgili düzenlemelerin demokrasiyle bağdaşmayan zorlama yaklaşımlardan uzak, serbest piyasa şartlarında, isteğe bağlı olarak gerçekleşmesi beklenirdi.

Devletten her türlü izni alarak açılmış olan bu kurumların ve çalışanlarının kazanılmış haklarını geriye dönük olarak engelleyen; girişim ve serbest ticaret yapma, çalışma, çalıştırma, öğretme ve öğrenme özgürlüklerine kısıtlama ve yasak getiren; anayasal düzene, evrensel hukuk kurallarına aykırı bulduğumuz kabul edilemez haksızlıklar içeren bu Yasa’nın bazı maddelerinin iptali, 14 Mayıs 2014 tarihiyle Anayasa Mahkemesi’nin gündemindedir.

2014-2015 öğretim yılına girdiğimiz bu günlerde böylesine haksızlıklar içeren düzenleme karşısında hukukun üstünlüğüne inanan duyarlı kamuoyunun, üyemiz olan olmayan dershane kurucularımızın, hukuksal ve siyasal kurumların, değerli basınımızın da desteğiyle adaletin yerini bulacağına inanıyor;  Anayasa Mahkemesi’nin bu hukuksuzluğu giderecek kararını bekliyoruz.

Yeni öğretim yılı hayırlı olsun ülkemize...

Yıllar

Dershane Sayısı

Öğrenci Sayısı

Öğretmen Sayısı

2001-2002

2.002

588.637

20.112

2002-2003

2.122

606.522

19.881

2003-2004

2.568

668.673

23.730

2004-2005

2.984

784.565

30.537

2005-2006

3.570

925.299

41.031

2006-2007

3.986

1.071.827

47.621

2007-2008

4.031

1.122.861

48.855

2008-2009

4.262

1.178.943

51.916

2009-2010

4.193

1.174.860

50.432

2010-2011

4.099

1.234.738

50.209

2011-2012

3.961

1.219.472

50.163

2012-2013

3.858

1.280.297

51.522

2013 Ekim

3.690

2014 Eylül

3.520

Faruk Köprülü

ÖZ-DE-BİR Yönetim Kurulu Başkanı

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.