Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nin akademik kadrosu, Türkiye'nin ilk ve tek özel sektör destekli Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezinde görev alarak "sanayi asistanı" modelini hayata geçirdi.

 

ogretim_uyeleriYıldırım Beyazıt Üniversitesinin akademik kadrosu, Türkiye'nin ilk ve tek özel sektör destekli Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezinde, katma değeri yüksek sanayi ürünlerinin geliştirilmesinde bilfiil görev alarak "sanayi asistanı" modelini hayata geçirdi. Kurulan üretim merkezinde çalışan öğretim üyeleri, dünyada da yenilikler içeren roket yakıtlarının ham madesinin üretiminden, hidrojen jeneratörlerine, yakıt tüketiminde tasarruf sağlayan yeni nesil bor ürünlerine kadar pek çok ileri teknolojinin geliştirilmesinde rol oynadı. Merkezde geliştirilen ürünlerin uluslararası patent başvuruları yapılırken akademisyenlerin dünya literatürüne katkı sağlayan yayınları da göz dolduruyor.

 

"Üniversite-sanayi işbirliğinin en başarılı örneği olacak"

 

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan, Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezinin, Ankara Kalkınma Ajansının desteğiyle özel sektör tarafından kurulan Türkiye'nin ilk merkezi olduğunu ifade etti. Merkezle Türkiye ve hatta dünya için yeni olan "sanayi asistanı" modelini hayata geçirdiklerini belirten Doğan, şöyle devam etti: "Modelimizde, üniversitedeki araştırma görevlileri ve yüksek lisans öğrencileri, diğer üniversite personeliyle birlikte bu sanayi kuruluşunda bilfiil üretim aşamalarında görev alıyor. Bu modelle yıllardır kurulmaya çalışılan üniversite-sanayi işbirliğinin gerçek anlamda başarılabilecek bir model olduğunu düşünüyoruz. Özlenilen üniversite-sanayi işbirliği modelinin belki de en başarılı örneği olacak." 


> Bu öğretim üyeleri fabrikada çalışıyor

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nin akademik kadrosu, Türkiye'nin ilk ve tek özel sektör destekli Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezinde görev alarak "sanayi asistanı" modelini hayata geçirdi.

 

ogretim_uyeleriYıldırım Beyazıt Üniversitesinin akademik kadrosu, Türkiye'nin ilk ve tek özel sektör destekli Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezinde, katma değeri yüksek sanayi ürünlerinin geliştirilmesinde bilfiil görev alarak "sanayi asistanı" modelini hayata geçirdi. Kurulan üretim merkezinde çalışan öğretim üyeleri, dünyada da yenilikler içeren roket yakıtlarının ham madesinin üretiminden, hidrojen jeneratörlerine, yakıt tüketiminde tasarruf sağlayan yeni nesil bor ürünlerine kadar pek çok ileri teknolojinin geliştirilmesinde rol oynadı. Merkezde geliştirilen ürünlerin uluslararası patent başvuruları yapılırken akademisyenlerin dünya literatürüne katkı sağlayan yayınları da göz dolduruyor.

 

"Üniversite-sanayi işbirliğinin en başarılı örneği olacak"

 

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan, Hidrojen Enerjisi ve Bor Araştırma Merkezinin, Ankara Kalkınma Ajansının desteğiyle özel sektör tarafından kurulan Türkiye'nin ilk merkezi olduğunu ifade etti. Merkezle Türkiye ve hatta dünya için yeni olan "sanayi asistanı" modelini hayata geçirdiklerini belirten Doğan, şöyle devam etti: "Modelimizde, üniversitedeki araştırma görevlileri ve yüksek lisans öğrencileri, diğer üniversite personeliyle birlikte bu sanayi kuruluşunda bilfiil üretim aşamalarında görev alıyor. Bu modelle yıllardır kurulmaya çalışılan üniversite-sanayi işbirliğinin gerçek anlamda başarılabilecek bir model olduğunu düşünüyoruz. Özlenilen üniversite-sanayi işbirliği modelinin belki de en başarılı örneği olacak." 


Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2016 15:52

Gösterim: 1224

Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi'ne, son aylarda molotof kokteyli ve havai fişek gibi patlayıcılar sokulduğu şikayet ve tespitleri üzerine daha ileri güvenlik tedbirleri alınması kararlaştırıldı.

 

ankara_uni_guvenlikAnkara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi'ne son aylarda molotof kokteyli ve havai fişek gibi patlayıcılar sokulduğu şikayet ve tespitleri doğrultusunda artırılan güvenlik önlemleri çerçevesinde, girişte kimlik kontrolü ve üst araması yapılacağı, kayıtlılar dışında hiçbir aracın içeri alınmayacağı, gerekli görüldüğünde bagaj kontrolü yapılacağı bildirildi.

 

Ankara Üniversitesi Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, güvenlik endişesi duyan öğrenciler ve akademik personelden gelen şikayet ve talepler üzerine üniversitenin Cebeci Yerleşkesi girişinde özel güvenlik personelince kimlik kontrolü ve duruma göre üst araması yapıldığı kaydedildi.

 

Açıklamada, herkesin huzur ve barış içerisinde eğitimini sürdürmesi ve olası olumsuzlukların önüne geçilebilmesi amacıyla yerleşke girişinde kimlik kontrolü ve üst araması yapılması, kayıtlı araçlar hariç hiçbir aracın içeri alınmaması ve gerekli görüldüğünde araçlarda bagaj kontrolü yapılmasına karar verildiği bildirildi.


> Ankara Üniversitesi'nde güvenlik önlemleri arttrıldı

Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi'ne, son aylarda molotof kokteyli ve havai fişek gibi patlayıcılar sokulduğu şikayet ve tespitleri üzerine daha ileri güvenlik tedbirleri alınması kararlaştırıldı.

 

ankara_uni_guvenlikAnkara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi'ne son aylarda molotof kokteyli ve havai fişek gibi patlayıcılar sokulduğu şikayet ve tespitleri doğrultusunda artırılan güvenlik önlemleri çerçevesinde, girişte kimlik kontrolü ve üst araması yapılacağı, kayıtlılar dışında hiçbir aracın içeri alınmayacağı, gerekli görüldüğünde bagaj kontrolü yapılacağı bildirildi.

 

Ankara Üniversitesi Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, güvenlik endişesi duyan öğrenciler ve akademik personelden gelen şikayet ve talepler üzerine üniversitenin Cebeci Yerleşkesi girişinde özel güvenlik personelince kimlik kontrolü ve duruma göre üst araması yapıldığı kaydedildi.

 

Açıklamada, herkesin huzur ve barış içerisinde eğitimini sürdürmesi ve olası olumsuzlukların önüne geçilebilmesi amacıyla yerleşke girişinde kimlik kontrolü ve üst araması yapılması, kayıtlı araçlar hariç hiçbir aracın içeri alınmaması ve gerekli görüldüğünde araçlarda bagaj kontrolü yapılmasına karar verildiği bildirildi.


Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2016 12:29

Gösterim: 1059

Plato MYO Çocuk Gelişimi Programı, öğrencilerine sağladığı uluslararası eğitim standartlarının yanı sıra; mezun olan öğrencilerine de başarılı bir iş hayatının kapılarını aralıyor.

plato_myoTürkiye’de ön lisans düzeyinde yabancı dilde eğitim veren tek çocuk gelişimi programına sahip olan Plato MYO, bu bölümü tercih eden öğrencilerine Türkçe ve İngilizce seçenekli olarak öğrenim tercihi de sunuyor.
“Medya”, “Tasarım”, “Teknoloji”, “İletişim” ve “Sağlık” alanlarında nitelikli insan yetiştirme amacıyla eğitimlerini sürdüren Plato Meslek Yüksekokulu, alanında uzman isimlerin bir araya geldiği “Çocuk Gelişimi” bölümüyle öğrencilerine yurt dışında eğitimin kapılarını aralıyor. Türkiye’de ön lisans düzeyinde yabancı dilde eğitim veren tek çocuk gelişimi programı olma özelliğiyle ön plana çıkan Plato MYO Çocuk Gelişimi Programı, öğrencilerinin yurt içinin yanı sıra yurt dışındaki eğitimlerini de destekliyor.
İngilizce bölüm programlarının bir avantajı olarak, öğrencilerinin yurt dışında eğitimlerine katkı sağlayabilecek etkinliklere burs kazanarak katılabildiklerini açıklayan Plato MYO Çocuk Gelişimi Program Başkanı Erdem Tüfekçi; “Örneğin, Fullbright Bursu ile 2013 – 2014 yılında iki öğrencimiz, 2015 – 2016’da yine iki farklı öğrencimiz Amerika’da eğitim alma ve uygulama gözlemi yapma hakkı elde edebildiler. Bu burslardan ağırlıklı olarak eğitim dili İngilizce olan programlardaki ön lisans öğrencilerimiz faydalanabiliyor. İstanbul’da Avrupa ve Anadolu Yakası’nda, Bursa, Adana ve Ankara’da olmak üzere toplam 4 ilde 5 kampüs ile eğitim seçeneğinin yanı sıra; eğitim dilinin İngilizce ve Türkçe seçenekli dersler olması, öğrencilere bölüm ile ilgili tercih hakkı tanıyor” dedi. Çocuk gelişimi bölümündeki akademisyen kadrosunun da Türkçe ve İngilizce programlarda yer alan iki farklı kadrodan oluştuğunu belirten Tüfekçi, her iki programda da genellikle eğitim fakültelerinin okul öncesi eğitimi, ilköğretim eğitimi gibi alan mezunları ile psikoloji alanları mezunlarından oluştuğunu söyledi.
Çocuk Gelişimi Bölümü Mezunlarının İş Fırsatları
Çocuk gelişimi ön lisans programlarını bu yıla kadar ağırlıklı olarak tercih eden öğrencilerin, meslek lisesinde ilgili alanının eğitimini almış öğrencilerden oluştuğunu söyleyen Tüfekçi, geçen yıldan itibaren, meslek lisesinden gelmeyen öğrencilerin de YGS aracılığıyla programlarına kayıt olduğunu ve yoğun bir ilgi gösterdiklerini belirtti. Böylece çocuk gelişimi ön lisans programına yerleşen öğrencilerin; meslek lisesi çocuk gelişimi bölümlerinden mezun olanlar ile alan dışından gelenlerden oluşan karma bir öğrenci profili oluşturduğunun altını çizen Tüfekçi, “Bölümden mezun olduktan sonra sahip olunabilecek geniş iş olanakları nedeniyle, ilerleyen zamanlarda programa ilginin daha da artacağını düşünüyoruz. Bu programlardan mezun olan öğrenciler; okul öncesi eğitim kurumları, özel eğitim merkezleri, oyun grupları, risk altındaki çocuklar, bireysel eğitim ve nitelikli çocuk bakımı gibi geniş bir yelpazede iş bulabilme şansına sahipler. Mezunlar özellikle anaokullarında, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde aranan elemanlar oluyorlar. Çalışma alanının genişliği de mezunlara ilgi ve istekleri doğrultusunda bir uygulama alanı seçme şansı tanıyor” diye konuştu.

Medya, Tasarım, Teknoloji, İletişim, Sağlık alanlarında toplam 25 bölümde 28 programla eğitim veren Plato Meslek Yüksekokulu, birinci öğretim yanında 21 programda ikinci öğretim imkanı sunarken, 3 programda da İngilizce eğitim imkanı sunuyor.

> Plato MYO’dan Çocuk Gelişimi öğrencilerine uluslararası eğitim fırsatı

Plato MYO Çocuk Gelişimi Programı, öğrencilerine sağladığı uluslararası eğitim standartlarının yanı sıra; mezun olan öğrencilerine de başarılı bir iş hayatının kapılarını aralıyor.

plato_myoTürkiye’de ön lisans düzeyinde yabancı dilde eğitim veren tek çocuk gelişimi programına sahip olan Plato MYO, bu bölümü tercih eden öğrencilerine Türkçe ve İngilizce seçenekli olarak öğrenim tercihi de sunuyor.
“Medya”, “Tasarım”, “Teknoloji”, “İletişim” ve “Sağlık” alanlarında nitelikli insan yetiştirme amacıyla eğitimlerini sürdüren Plato Meslek Yüksekokulu, alanında uzman isimlerin bir araya geldiği “Çocuk Gelişimi” bölümüyle öğrencilerine yurt dışında eğitimin kapılarını aralıyor. Türkiye’de ön lisans düzeyinde yabancı dilde eğitim veren tek çocuk gelişimi programı olma özelliğiyle ön plana çıkan Plato MYO Çocuk Gelişimi Programı, öğrencilerinin yurt içinin yanı sıra yurt dışındaki eğitimlerini de destekliyor.
İngilizce bölüm programlarının bir avantajı olarak, öğrencilerinin yurt dışında eğitimlerine katkı sağlayabilecek etkinliklere burs kazanarak katılabildiklerini açıklayan Plato MYO Çocuk Gelişimi Program Başkanı Erdem Tüfekçi; “Örneğin, Fullbright Bursu ile 2013 – 2014 yılında iki öğrencimiz, 2015 – 2016’da yine iki farklı öğrencimiz Amerika’da eğitim alma ve uygulama gözlemi yapma hakkı elde edebildiler. Bu burslardan ağırlıklı olarak eğitim dili İngilizce olan programlardaki ön lisans öğrencilerimiz faydalanabiliyor. İstanbul’da Avrupa ve Anadolu Yakası’nda, Bursa, Adana ve Ankara’da olmak üzere toplam 4 ilde 5 kampüs ile eğitim seçeneğinin yanı sıra; eğitim dilinin İngilizce ve Türkçe seçenekli dersler olması, öğrencilere bölüm ile ilgili tercih hakkı tanıyor” dedi. Çocuk gelişimi bölümündeki akademisyen kadrosunun da Türkçe ve İngilizce programlarda yer alan iki farklı kadrodan oluştuğunu belirten Tüfekçi, her iki programda da genellikle eğitim fakültelerinin okul öncesi eğitimi, ilköğretim eğitimi gibi alan mezunları ile psikoloji alanları mezunlarından oluştuğunu söyledi.
Çocuk Gelişimi Bölümü Mezunlarının İş Fırsatları
Çocuk gelişimi ön lisans programlarını bu yıla kadar ağırlıklı olarak tercih eden öğrencilerin, meslek lisesinde ilgili alanının eğitimini almış öğrencilerden oluştuğunu söyleyen Tüfekçi, geçen yıldan itibaren, meslek lisesinden gelmeyen öğrencilerin de YGS aracılığıyla programlarına kayıt olduğunu ve yoğun bir ilgi gösterdiklerini belirtti. Böylece çocuk gelişimi ön lisans programına yerleşen öğrencilerin; meslek lisesi çocuk gelişimi bölümlerinden mezun olanlar ile alan dışından gelenlerden oluşan karma bir öğrenci profili oluşturduğunun altını çizen Tüfekçi, “Bölümden mezun olduktan sonra sahip olunabilecek geniş iş olanakları nedeniyle, ilerleyen zamanlarda programa ilginin daha da artacağını düşünüyoruz. Bu programlardan mezun olan öğrenciler; okul öncesi eğitim kurumları, özel eğitim merkezleri, oyun grupları, risk altındaki çocuklar, bireysel eğitim ve nitelikli çocuk bakımı gibi geniş bir yelpazede iş bulabilme şansına sahipler. Mezunlar özellikle anaokullarında, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde aranan elemanlar oluyorlar. Çalışma alanının genişliği de mezunlara ilgi ve istekleri doğrultusunda bir uygulama alanı seçme şansı tanıyor” diye konuştu.

Medya, Tasarım, Teknoloji, İletişim, Sağlık alanlarında toplam 25 bölümde 28 programla eğitim veren Plato Meslek Yüksekokulu, birinci öğretim yanında 21 programda ikinci öğretim imkanı sunarken, 3 programda da İngilizce eğitim imkanı sunuyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 15 Şubat 2016 10:36

Gösterim: 1413

İzmir Üniversitesi Rektörlüğünün yanı sıra İzmir Üniversiteleri Platformu Dönem Başkanlığı görevini de sürdüren Prof. Dr. Kayhan Erciyeş’in üçüncü kitabı, Alzheimer, diyabet ve kanser hastalıklarının genetik analizine ışık tutacak. Prof. Dr. Erciyeş’in kitabı dünyaca ünlü Springer Yayınevi tarafından basıldı.

kayhan_erciyesİzmir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kayhan Erciyeş’in üçüncü kitabı “Biyoinformatik için Dağıtılmış ve Sıralı Algoritmalar”, dünyanın en itibarlı yayınevlerinden biri olan Almanya merkezli Springer Yayınevi tarafından basıldı. Yüksek lisans ve doktora derecesinde verdiği eğitimlerin yanı sıra İzmir Üniversiteleri Platformu dönem başkanlığı görevini de devam ettiren Rektör Erciyeş’in son kitabı, Alzheimer, diyabet ve kanser hastalıklarının genetik analizine ışık tutacak algoritmalar konularını da işliyor.

Gelecekteki çalışmalar için başlangıç noktası

Prof. Dr. Kayhan Erciyeş son çalışmasında, DNA ve protein sekanslarının analizi ve ayrıca protein ağlarının analizi için kullanılan algoritmaların açıklanması konularını işliyor. Algoritmaların yüksek boyuttaki verileri işlemek için paralel hale getirilmesi konusuna da değinen çalışma, DNA ve protein sekans analizi ve protein ağ analizini aynı kitapta buluşturan çok az örnekten biri olma özelliğini taşıyor ve ayrıca 15 kadar yeni paralel algoritma öneriyor. Bu algoritmalar da bu konuda çalışmaya başlayacak araştırmacılar tarafından başlangıç noktası olarak alınıp geliştirilebilir bir özellik taşıyor.

Hastalık genlerinin oluşturduğu ağlar analiz edilecek

Tüm idari görevlerinin yanı sıra akademik çalışmalarını aksatmamaya özen gösterdiğini belirten Prof. Dr. Kayhan Erciyeş, özellikle tıp alanında gelişen teknolojinin insan genomunu çözümlemesi, hastalık genlerinin oluşturduğu ağların analiz edilmesi, Alzheimer, diyabet ve kanser gibi karmaşık hastalıkların daha iyi anlaşılabilmesi ve uygun ilaç tedavilerinin geliştirilmesi yolunda atılan önemli adımlardan biri olan çalışması hakkında şunları söyledi:

“Mutasyona uğramış genler mutasyona uğramış protein oluşturabiliyor ve birçok durumda hastalıklara sebep oluyor. Bu genlerin DNA’da bulunması, mutasyona uğramış proteinlerin oluşturdukları ağ kümelerini bulmak, tekrar eden DNA sekans örüntüleri ki bunların da Alzheimer, diyabet ve kanser türlerinde arttığı gözlenmiş, organizmalar arasında genetik ilişkilerin bulunması hastalıkların yayılma tandansını tahmin etmekte kullanılıyor ve bu konudaki algoritmalar da kitapta işleniyor.”

> Rektör Erciyeş, kanserin genetik analizine ışık tutacak

İzmir Üniversitesi Rektörlüğünün yanı sıra İzmir Üniversiteleri Platformu Dönem Başkanlığı görevini de sürdüren Prof. Dr. Kayhan Erciyeş’in üçüncü kitabı, Alzheimer, diyabet ve kanser hastalıklarının genetik analizine ışık tutacak. Prof. Dr. Erciyeş’in kitabı dünyaca ünlü Springer Yayınevi tarafından basıldı.

kayhan_erciyesİzmir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kayhan Erciyeş’in üçüncü kitabı “Biyoinformatik için Dağıtılmış ve Sıralı Algoritmalar”, dünyanın en itibarlı yayınevlerinden biri olan Almanya merkezli Springer Yayınevi tarafından basıldı. Yüksek lisans ve doktora derecesinde verdiği eğitimlerin yanı sıra İzmir Üniversiteleri Platformu dönem başkanlığı görevini de devam ettiren Rektör Erciyeş’in son kitabı, Alzheimer, diyabet ve kanser hastalıklarının genetik analizine ışık tutacak algoritmalar konularını da işliyor.

Gelecekteki çalışmalar için başlangıç noktası

Prof. Dr. Kayhan Erciyeş son çalışmasında, DNA ve protein sekanslarının analizi ve ayrıca protein ağlarının analizi için kullanılan algoritmaların açıklanması konularını işliyor. Algoritmaların yüksek boyuttaki verileri işlemek için paralel hale getirilmesi konusuna da değinen çalışma, DNA ve protein sekans analizi ve protein ağ analizini aynı kitapta buluşturan çok az örnekten biri olma özelliğini taşıyor ve ayrıca 15 kadar yeni paralel algoritma öneriyor. Bu algoritmalar da bu konuda çalışmaya başlayacak araştırmacılar tarafından başlangıç noktası olarak alınıp geliştirilebilir bir özellik taşıyor.

Hastalık genlerinin oluşturduğu ağlar analiz edilecek

Tüm idari görevlerinin yanı sıra akademik çalışmalarını aksatmamaya özen gösterdiğini belirten Prof. Dr. Kayhan Erciyeş, özellikle tıp alanında gelişen teknolojinin insan genomunu çözümlemesi, hastalık genlerinin oluşturduğu ağların analiz edilmesi, Alzheimer, diyabet ve kanser gibi karmaşık hastalıkların daha iyi anlaşılabilmesi ve uygun ilaç tedavilerinin geliştirilmesi yolunda atılan önemli adımlardan biri olan çalışması hakkında şunları söyledi:

“Mutasyona uğramış genler mutasyona uğramış protein oluşturabiliyor ve birçok durumda hastalıklara sebep oluyor. Bu genlerin DNA’da bulunması, mutasyona uğramış proteinlerin oluşturdukları ağ kümelerini bulmak, tekrar eden DNA sekans örüntüleri ki bunların da Alzheimer, diyabet ve kanser türlerinde arttığı gözlenmiş, organizmalar arasında genetik ilişkilerin bulunması hastalıkların yayılma tandansını tahmin etmekte kullanılıyor ve bu konudaki algoritmalar da kitapta işleniyor.”

Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2016 11:16

Gösterim: 2301

İYTE öğrencileri, Teknopark İzmir'de kurdukları şirket bünyesinde internet sitelerinin "tek tıkla" mobil versiyona dönüşümünü sağlayan yazılım geliştirdi.

 

iyte_mobilİzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) öğrencilerinin, Teknopark İzmir'de kurdukları şirket bünyesinde internet sitelerinin "tek tıkla" mobil versiyona dönüşümünü sağlayan yazılım geliştirdikleri bildirildi. İYTE'den yapılan yazılı açıklamaya göre, İYTE Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencileri Edip Enes Çakır ve Ali Göksel Bektaş tarafından kurulan Simenty, kendi internet şirketini kurmak isteyen girişimciler ile şirketler, yatırımcılar ve profesyonelleri bir araya getirmeyi amaçlayan pazar yeri Etohum’a bu yıl başvuru yapan yaklaşık 2 bin 500 girişim arasından seçildi.

 

Ali Göksel Bektaş, Simenty'nin böylece Etohum'un bu yıl yatırım yapacağı girişimler arasında yerini aldığını belirterek, "Etohum, Türkiye’deki en büyük kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı oluşumlarından bir tanesi ve bu oluşumda yer almak, Simenty’nin büyüyebilmesi için çok iyi bir fırsat" dedi.

 

Geliştirdikleri yazılımın TÜrkiye'de ilk olduğunu aktaran Bektaş, şunları kaydetti:

 

"Geliştirdiğimiz uygulama, masaüstü için tasarlanan internet sayfalarının, otomatik olarak mobil cihazlara uyumlu versiyonlarının oluşturmasını sağlıyor. Geleneksel internet sayfalarını mobil çağa ayak uyduran, bu siteleri görsel olarak çekici ve mobil ziyaretçiler için kullanımı kolay hale sokan Simenty’nin anında gerçekleşen çevirme süreci ile internet siteleri, hazır temalar kullanılmadan tamamen mobil versiyona dönüştürülüyor."




> İnternet siteleri 'tek tıkla' mobil versiyona dönüşecek

İYTE öğrencileri, Teknopark İzmir'de kurdukları şirket bünyesinde internet sitelerinin "tek tıkla" mobil versiyona dönüşümünü sağlayan yazılım geliştirdi.

 

iyte_mobilİzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) öğrencilerinin, Teknopark İzmir'de kurdukları şirket bünyesinde internet sitelerinin "tek tıkla" mobil versiyona dönüşümünü sağlayan yazılım geliştirdikleri bildirildi. İYTE'den yapılan yazılı açıklamaya göre, İYTE Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencileri Edip Enes Çakır ve Ali Göksel Bektaş tarafından kurulan Simenty, kendi internet şirketini kurmak isteyen girişimciler ile şirketler, yatırımcılar ve profesyonelleri bir araya getirmeyi amaçlayan pazar yeri Etohum’a bu yıl başvuru yapan yaklaşık 2 bin 500 girişim arasından seçildi.

 

Ali Göksel Bektaş, Simenty'nin böylece Etohum'un bu yıl yatırım yapacağı girişimler arasında yerini aldığını belirterek, "Etohum, Türkiye’deki en büyük kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı oluşumlarından bir tanesi ve bu oluşumda yer almak, Simenty’nin büyüyebilmesi için çok iyi bir fırsat" dedi.

 

Geliştirdikleri yazılımın TÜrkiye'de ilk olduğunu aktaran Bektaş, şunları kaydetti:

 

"Geliştirdiğimiz uygulama, masaüstü için tasarlanan internet sayfalarının, otomatik olarak mobil cihazlara uyumlu versiyonlarının oluşturmasını sağlıyor. Geleneksel internet sayfalarını mobil çağa ayak uyduran, bu siteleri görsel olarak çekici ve mobil ziyaretçiler için kullanımı kolay hale sokan Simenty’nin anında gerçekleşen çevirme süreci ile internet siteleri, hazır temalar kullanılmadan tamamen mobil versiyona dönüştürülüyor."




Son Güncelleme: Cuma, 12 Şubat 2016 15:08

Gösterim: 1079


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.