Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Ortak girişimle kurulacak Bilkent-HAVELSAN Data Bilimi Laboratuvarında büyük veri, siber güvenlik, veri analizi ve bilgi güvenliği alanlarında ortak çalışmalar yürütülecek.

 

bilkent_havelsanBilkent Üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünde hizmete girecek laboratuvar için sözleşme imza törenine HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ile Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar katıldı.
Genel Müdür Atalay, buradaki konuşmasında, ilk defa bir üniversite ile ortak girişimle laboratuvar açacaklarını ifade etti. Dünya genelinde 2 yılda bir katlanarak büyüyen elektronik verinin "veri tsunamisi" adıyla anıldığını anlatan Atalay, veri büyüdükçe analiz edilmesinin gittikçe zorlaştığını, analiz edilmesi halinde ise çok kıymetli değerlerin üretildiğini aktardı. İnternetin keşfi ile insanın Ay'a ayak basma tarihinin 1969 olduğuna işaret eden Atalay, "İkisi aynı yıl gerçekleşmesine rağmen insanın Ay'a ayak basması çok sansasyonel bir olaydı. Yıllarca konuşuldu ama şimdi konuşulmuyor. İnsanlığa etkisi de ne kadardır, o da tartışılır. Ama internet o günlerde hiç konuşulmadı. Bugün ise hayatın ayrılmaz bir parçası. Hiçbir işi onsuz yapamaz hale geldik. 'Herşeyin, herkesin interneti' kavramı oluşmaya başladı. İnanılmaz bir dünya. " değerlendirmesini yaptı. Havelsan'ın internet temelli dünyanın verilerinin iletilmesi, saklanması ve işlenmesi konusunda faaliyet gösterdiğini anlatan Atalay, mevcut ürün geliştirme teknolojilerini de kendi bünyelerinde oluşturduklarını söyledi. Atalay, savunma, güvenlik ve bilişimin diğer alanlarında veriyi işleyen, ileten ve saklayan her türlü ürünü geliştirebilir durumda olduklarını belirtti.

 

"O bilgisayarlar şimdi çöpte bile yok"
Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atalar ise konuşmasında, bilgisayar dünyasındaki hızlı değişimi örneklerle anlattı. Türkiye'deki kişisel bilgisayar kullanıcılarından biri olduğunu, o dönemde kullandığı bilgisayarın belleğinin 64 kilobit olduğunu aktaran Atalar, şimdi ise bunun 1000 misli belleğe sahip bilgisayarların çöpte bile bulunmadığını söyledi. Atalar, şu anki bilgisayar belleklerinin o yıllara göre 100 bin misli, disk kapasitesinin ise 1 milyon misli büyüdüğüne işaret etti. Türkiye'ye ilk elektronik postanın (e-posta), anlaşmanın da imzalandığı üniversitenin rektörlük binasındaki bir ofise geldiğini belirten Atalar, o yıllarda bağlantının internet dışında başka bir sistemle yapılabildiğini anlattı.

 

Kısa sürede hayata geçirilecek
Bilkent-HAVELSAN Data Bilimi Laboratuvarında, bilgisayar ve veri bilimi alanında çalışan akademisyenler, araştırmacılar ile HAVELSAN araştırmacılarının iç içe çalışması ve çift taraflı teknoloji transferi desteklenecek. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin tez aşamasına gelmiş uygulamaları, araştırma projeleri ve bu çalışmaların getirileri ile Türkiye'nin veri bilimine katkı sağlamayı hedefleyen laboratuvar, kısa sürede tamamlanarak hizmete başlayacak.


> Bilkent HAVELSAN ile Data Bilimi Laboratuvarı kuruyor

Ortak girişimle kurulacak Bilkent-HAVELSAN Data Bilimi Laboratuvarında büyük veri, siber güvenlik, veri analizi ve bilgi güvenliği alanlarında ortak çalışmalar yürütülecek.

 

bilkent_havelsanBilkent Üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünde hizmete girecek laboratuvar için sözleşme imza törenine HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ile Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar katıldı.
Genel Müdür Atalay, buradaki konuşmasında, ilk defa bir üniversite ile ortak girişimle laboratuvar açacaklarını ifade etti. Dünya genelinde 2 yılda bir katlanarak büyüyen elektronik verinin "veri tsunamisi" adıyla anıldığını anlatan Atalay, veri büyüdükçe analiz edilmesinin gittikçe zorlaştığını, analiz edilmesi halinde ise çok kıymetli değerlerin üretildiğini aktardı. İnternetin keşfi ile insanın Ay'a ayak basma tarihinin 1969 olduğuna işaret eden Atalay, "İkisi aynı yıl gerçekleşmesine rağmen insanın Ay'a ayak basması çok sansasyonel bir olaydı. Yıllarca konuşuldu ama şimdi konuşulmuyor. İnsanlığa etkisi de ne kadardır, o da tartışılır. Ama internet o günlerde hiç konuşulmadı. Bugün ise hayatın ayrılmaz bir parçası. Hiçbir işi onsuz yapamaz hale geldik. 'Herşeyin, herkesin interneti' kavramı oluşmaya başladı. İnanılmaz bir dünya. " değerlendirmesini yaptı. Havelsan'ın internet temelli dünyanın verilerinin iletilmesi, saklanması ve işlenmesi konusunda faaliyet gösterdiğini anlatan Atalay, mevcut ürün geliştirme teknolojilerini de kendi bünyelerinde oluşturduklarını söyledi. Atalay, savunma, güvenlik ve bilişimin diğer alanlarında veriyi işleyen, ileten ve saklayan her türlü ürünü geliştirebilir durumda olduklarını belirtti.

 

"O bilgisayarlar şimdi çöpte bile yok"
Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atalar ise konuşmasında, bilgisayar dünyasındaki hızlı değişimi örneklerle anlattı. Türkiye'deki kişisel bilgisayar kullanıcılarından biri olduğunu, o dönemde kullandığı bilgisayarın belleğinin 64 kilobit olduğunu aktaran Atalar, şimdi ise bunun 1000 misli belleğe sahip bilgisayarların çöpte bile bulunmadığını söyledi. Atalar, şu anki bilgisayar belleklerinin o yıllara göre 100 bin misli, disk kapasitesinin ise 1 milyon misli büyüdüğüne işaret etti. Türkiye'ye ilk elektronik postanın (e-posta), anlaşmanın da imzalandığı üniversitenin rektörlük binasındaki bir ofise geldiğini belirten Atalar, o yıllarda bağlantının internet dışında başka bir sistemle yapılabildiğini anlattı.

 

Kısa sürede hayata geçirilecek
Bilkent-HAVELSAN Data Bilimi Laboratuvarında, bilgisayar ve veri bilimi alanında çalışan akademisyenler, araştırmacılar ile HAVELSAN araştırmacılarının iç içe çalışması ve çift taraflı teknoloji transferi desteklenecek. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin tez aşamasına gelmiş uygulamaları, araştırma projeleri ve bu çalışmaların getirileri ile Türkiye'nin veri bilimine katkı sağlamayı hedefleyen laboratuvar, kısa sürede tamamlanarak hizmete başlayacak.


Son Güncelleme: Çarşamba, 29 Haziran 2016 16:58

Gösterim: 1686

Kırklareli'de bir suçtan dolayı 5 yıl cezaevinde kalan kişi başladığı üniversiteyi birincilikle tamamladı.

 

ozgur_dincKırklareli'de işlediği bir suçtan dolayı 5 yıl ceza alan Özgür Dinç, (34) Kırklareli E Tipi Ceza infaz Kurumu'nda, parmaklıklar ardında hazırlandığı sınavda başarılı oldu. Dinç, Trakya Üniversitesi Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulunu kazandı.
Kırklareli E Tipi Ceza infaz Kurumundan, Edirne Açık Cezaevinde nakil olan Dinç, haftanın beş günü belirlenen saatler içerisinde izinli olarak Trakya Üniversitesindeki eğitimine devam etti.
Parmaklıklar ardında azimle ders çalışarak 2015-2016 eğitim öğretim yılını okul birincisi olarak tamamlayan Dinç'in başarı öyküsü takdir topladı.
Üniversite hayatını tamamlamasına yakın bir süre kalan ve cezaevinden tahliye olan Dinç, şimdi ise iş hayatına atılmak için bekliyor.

 

''Kayıp yıllarımı kazanca çevirdim''
Dinç, cezaevinde hayata hiçbir zaman küsmediğini söyledi. Üniversite ortamını çok sevdiğini aktaran Dinç, ''Eğitimimi sürdürürken, en çok maddi açıdan zorlandım. Ama hiçbir zaman pes etmedim. Eğer cezaevinde oturup dursaydım şu an lise mezunu olacaktım. Ben cezaevine girdiğim için hiçbir zaman hayata küsmedim. Kayıp yıllarımı kazanca çevirdim'' şeklinde konuştu.


> Demir parmaklıklardan bölüm birinciliğine

Kırklareli'de bir suçtan dolayı 5 yıl cezaevinde kalan kişi başladığı üniversiteyi birincilikle tamamladı.

 

ozgur_dincKırklareli'de işlediği bir suçtan dolayı 5 yıl ceza alan Özgür Dinç, (34) Kırklareli E Tipi Ceza infaz Kurumu'nda, parmaklıklar ardında hazırlandığı sınavda başarılı oldu. Dinç, Trakya Üniversitesi Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulunu kazandı.
Kırklareli E Tipi Ceza infaz Kurumundan, Edirne Açık Cezaevinde nakil olan Dinç, haftanın beş günü belirlenen saatler içerisinde izinli olarak Trakya Üniversitesindeki eğitimine devam etti.
Parmaklıklar ardında azimle ders çalışarak 2015-2016 eğitim öğretim yılını okul birincisi olarak tamamlayan Dinç'in başarı öyküsü takdir topladı.
Üniversite hayatını tamamlamasına yakın bir süre kalan ve cezaevinden tahliye olan Dinç, şimdi ise iş hayatına atılmak için bekliyor.

 

''Kayıp yıllarımı kazanca çevirdim''
Dinç, cezaevinde hayata hiçbir zaman küsmediğini söyledi. Üniversite ortamını çok sevdiğini aktaran Dinç, ''Eğitimimi sürdürürken, en çok maddi açıdan zorlandım. Ama hiçbir zaman pes etmedim. Eğer cezaevinde oturup dursaydım şu an lise mezunu olacaktım. Ben cezaevine girdiğim için hiçbir zaman hayata küsmedim. Kayıp yıllarımı kazanca çevirdim'' şeklinde konuştu.


Son Güncelleme: Cuma, 24 Haziran 2016 16:41

Gösterim: 1394

Kayseri'de, FETÖ/PDY operasyonu kapsamında Melikşah Üniversitesinin bağlı olduğu Burç Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfının yönetimine kayyum atandı.

 

meliksah_universitesiAlınan bilgiye göre, 2006'da kurulan vakfın mütevelli heyeti tarafından 2008'de kurulan Melikşah Üniversitesinin yerleşkesi ve çevresinde çok sayıda vatandaşın arsalarının baskı ve tehditle, bazı vatandaşların da FETÖ/PDYörgütünün propagandasını yaparak dini inanç ve duygularını istismar etmek suretiyle değerinden düşük fiyata satın alınarak üniversite alanına dönüştürüldüğü belirlendi.
Yürütülen soruşturma kapsamında müfettişler tarafından yapılan incelemelerde, "Vakfa ait gayrimenkullerin FETÖ/PDY örgütü bünyesindeki şirket, dernek, eğitim ve öğretim kurumu üzerine faaliyet gösteren tüzel kişilere değerinden düşük fiyatla kiralanmak suretiyle vakfın zarara uğratıldığı, vakfın kuruluşundaki amacı ve vakıf tüzüğünde belirtilen amacı yerine tamamenFETÖ/PDY örgütüne finansman ve yarar sağlama adına faaliyet gösterdiği" tespit edildi.
Bunun üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Melikşah Üniversitesinin bağlı bulunduğu Burç Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfının yönetim organlarına kayyum atandı.
Kayseri'de 27 vatandaşın, arazilerinin Melikşah Üniversitesince baskı ve tehditle alındığı yönündeki şikayetleri üzerine "nitelikli ve örgütlü yağma" suçlamasıyla başlatılan operasyon kapsamında o dönem Boydak Holding CEO'su ve Melikşah Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olan Memduh Boydak'ın da aralarında bulunduğu 7 kişi gözaltına alınmış, zanlılardan Memduh Boydak ile M.F. ve A.T. savcılıktan, H.G, V.D, Ö.K. ve N.S. ise tutuklanma istemiyle sevk edildikleri mahkemece serbest bırakılmıştı. 


> Kayyum atananlara Melikşah Üniversitesi de katıldı

Kayseri'de, FETÖ/PDY operasyonu kapsamında Melikşah Üniversitesinin bağlı olduğu Burç Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfının yönetimine kayyum atandı.

 

meliksah_universitesiAlınan bilgiye göre, 2006'da kurulan vakfın mütevelli heyeti tarafından 2008'de kurulan Melikşah Üniversitesinin yerleşkesi ve çevresinde çok sayıda vatandaşın arsalarının baskı ve tehditle, bazı vatandaşların da FETÖ/PDYörgütünün propagandasını yaparak dini inanç ve duygularını istismar etmek suretiyle değerinden düşük fiyata satın alınarak üniversite alanına dönüştürüldüğü belirlendi.
Yürütülen soruşturma kapsamında müfettişler tarafından yapılan incelemelerde, "Vakfa ait gayrimenkullerin FETÖ/PDY örgütü bünyesindeki şirket, dernek, eğitim ve öğretim kurumu üzerine faaliyet gösteren tüzel kişilere değerinden düşük fiyatla kiralanmak suretiyle vakfın zarara uğratıldığı, vakfın kuruluşundaki amacı ve vakıf tüzüğünde belirtilen amacı yerine tamamenFETÖ/PDY örgütüne finansman ve yarar sağlama adına faaliyet gösterdiği" tespit edildi.
Bunun üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Melikşah Üniversitesinin bağlı bulunduğu Burç Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfının yönetim organlarına kayyum atandı.
Kayseri'de 27 vatandaşın, arazilerinin Melikşah Üniversitesince baskı ve tehditle alındığı yönündeki şikayetleri üzerine "nitelikli ve örgütlü yağma" suçlamasıyla başlatılan operasyon kapsamında o dönem Boydak Holding CEO'su ve Melikşah Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olan Memduh Boydak'ın da aralarında bulunduğu 7 kişi gözaltına alınmış, zanlılardan Memduh Boydak ile M.F. ve A.T. savcılıktan, H.G, V.D, Ö.K. ve N.S. ise tutuklanma istemiyle sevk edildikleri mahkemece serbest bırakılmıştı. 


Son Güncelleme: Perşembe, 23 Haziran 2016 15:04

Gösterim: 1376

Yükseköğretim Genel Kurulu (YÖK) tarafından yurt dışı yükseköğretim diplomaları denkliği için yapılacak Seviye Tespit Sınavı (STS) başarı puanı 50'den, 40'a düşürüldü.

 

yokYÖK'ün internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 16 Haziran'daki toplantısında, kararın alındığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere, YÖK tarafından ÖSYM ve Anadolu Üniversitesi'ne yaptırılan Seviye Tespit Sınavı başarı puanının 100 üzerinden, 40 puan olmasına karar verildi. Bu başarı puanı daha önce 50 olarak belirlenmişti.
Ayrıca uygulanacak olan Seviye Tespit Sınavı sonuçlarının sağlıklı değerlendirilebilmesi için doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının 1/4'ü çıkarılmak suretiyle, adayın her testten aldığı ham puanlar hesaplanacak.
Karar, ÖSYM tarafından 2016 sonbahar döneminde yapılacak tıp doktorluğu ve diş hekimliği alanlarında, Anadolu Üniversitesi'nce yapılacak mühendislik, Türk dili ve edebiyatı, fizyoterapi ve rehabilitasyon, ergoterapi, hukuk gibi tüm alanlarda geçerli olacak.


> YÖK seviye tespit puanını değiştirdi

Yükseköğretim Genel Kurulu (YÖK) tarafından yurt dışı yükseköğretim diplomaları denkliği için yapılacak Seviye Tespit Sınavı (STS) başarı puanı 50'den, 40'a düşürüldü.

 

yokYÖK'ün internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 16 Haziran'daki toplantısında, kararın alındığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere, YÖK tarafından ÖSYM ve Anadolu Üniversitesi'ne yaptırılan Seviye Tespit Sınavı başarı puanının 100 üzerinden, 40 puan olmasına karar verildi. Bu başarı puanı daha önce 50 olarak belirlenmişti.
Ayrıca uygulanacak olan Seviye Tespit Sınavı sonuçlarının sağlıklı değerlendirilebilmesi için doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının 1/4'ü çıkarılmak suretiyle, adayın her testten aldığı ham puanlar hesaplanacak.
Karar, ÖSYM tarafından 2016 sonbahar döneminde yapılacak tıp doktorluğu ve diş hekimliği alanlarında, Anadolu Üniversitesi'nce yapılacak mühendislik, Türk dili ve edebiyatı, fizyoterapi ve rehabilitasyon, ergoterapi, hukuk gibi tüm alanlarda geçerli olacak.


Son Güncelleme: Cuma, 24 Haziran 2016 13:53

Gösterim: 1933

Akademisyenlerin proje, araştırma, yayın faaliyetlerini desteklemek için uygulanan akademik teşviklerde geçen yılın performansına göre devlet üniversitelerine bağlı fakültelerin sıralaması belli oldu.

 

universiteAkademisyenlerin proje, araştırma, yayın, patent gibi faaliyetlerini desteklemek amacıyla uygulanan akademik teşviklerde, geçen yılın performansına göredevlet üniversitelerine bağlı fakülteler arasında ilk sırayı Mersin Üniversitesi Teknoloji Fakültesi aldı.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Karadağ ve Prof. Dr.Cemil Yücel, YÖK tarafından yayınlanan ve öğretim elamanlarının akademik teşvik komisyonlarınca onaylanan projeleri baz alınarak verilen puanlamalara göre fakülte ve akademisyenleri mercek altına aldı.
Çalışmayla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Cemil Yücel, teşvik puanlarına göre devlet üniversitelerinde çalışan en başarılı akademisyenlerin ortaya konduğu çalışmada, teşvik puanlarını kamuoyuna açıklamayan 11 üniversite ile puanları açıkladıkları halde öğretim üyelerinin isimleri yerine sadece sicil numaralarını açıklayan 3 üniversitenin yer almadığına dikkati çekti.
Akademik teşvik yönetmeliğine göre performansların projeler, araştırmalar, akademik yayınlar, tasarımlar, sergiler, patentler, alınan atıflar, uluslararası tebliğler ve alınan ödüller olmak üzere 9 başlıkla sınıflandırıldığını anlatan Yücel, bir akademisyenin sistemde puanlanması için bu alanlardan en az 30 puan alması gerektiğini, en yüksek puan sınırının ise 100 olarak belirlendiğini dile getirdi.

 

En iyi fakülteler
Yücel, akademik teşvik puanlarına göre Türkiye'de performansı en yüksek 50 fakülte arasında Mersin Üniversitesi Teknoloji Fakültesinin ilk sırada yer aldığını, bu fakülteyi sırasıyla İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği, Bartın Üniversitesi Spor Bilimleri, Abdullah Gül Üniversitesi Yaşam ve Doğa Bilimleri ve Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri fakültelerinin takip ettiğini aktardı.
Araştırma sonucu, tam puan alan öğretim elemanı sayısının oldukça az olduğunu gördüklerini bildiren Yücel, "Türkiye'de 120 binin üzerinde akademisyen var. Devlet üniversitelerinde 100 tam puan alabilen sadece 255 akademisyen oldu. Ayrıca profesörlerimizin puan ortalaması 52, doçentlerin ortalaması 49, yardımcı doçentlerin ve araştırma görevlilerinin ortalaması 45 puan oldu." diye konuştu.


> Teşvik sıralamasına göre en iyi fakülteler belli oldu

Akademisyenlerin proje, araştırma, yayın faaliyetlerini desteklemek için uygulanan akademik teşviklerde geçen yılın performansına göre devlet üniversitelerine bağlı fakültelerin sıralaması belli oldu.

 

universiteAkademisyenlerin proje, araştırma, yayın, patent gibi faaliyetlerini desteklemek amacıyla uygulanan akademik teşviklerde, geçen yılın performansına göredevlet üniversitelerine bağlı fakülteler arasında ilk sırayı Mersin Üniversitesi Teknoloji Fakültesi aldı.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Karadağ ve Prof. Dr.Cemil Yücel, YÖK tarafından yayınlanan ve öğretim elamanlarının akademik teşvik komisyonlarınca onaylanan projeleri baz alınarak verilen puanlamalara göre fakülte ve akademisyenleri mercek altına aldı.
Çalışmayla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Cemil Yücel, teşvik puanlarına göre devlet üniversitelerinde çalışan en başarılı akademisyenlerin ortaya konduğu çalışmada, teşvik puanlarını kamuoyuna açıklamayan 11 üniversite ile puanları açıkladıkları halde öğretim üyelerinin isimleri yerine sadece sicil numaralarını açıklayan 3 üniversitenin yer almadığına dikkati çekti.
Akademik teşvik yönetmeliğine göre performansların projeler, araştırmalar, akademik yayınlar, tasarımlar, sergiler, patentler, alınan atıflar, uluslararası tebliğler ve alınan ödüller olmak üzere 9 başlıkla sınıflandırıldığını anlatan Yücel, bir akademisyenin sistemde puanlanması için bu alanlardan en az 30 puan alması gerektiğini, en yüksek puan sınırının ise 100 olarak belirlendiğini dile getirdi.

 

En iyi fakülteler
Yücel, akademik teşvik puanlarına göre Türkiye'de performansı en yüksek 50 fakülte arasında Mersin Üniversitesi Teknoloji Fakültesinin ilk sırada yer aldığını, bu fakülteyi sırasıyla İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği, Bartın Üniversitesi Spor Bilimleri, Abdullah Gül Üniversitesi Yaşam ve Doğa Bilimleri ve Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri fakültelerinin takip ettiğini aktardı.
Araştırma sonucu, tam puan alan öğretim elemanı sayısının oldukça az olduğunu gördüklerini bildiren Yücel, "Türkiye'de 120 binin üzerinde akademisyen var. Devlet üniversitelerinde 100 tam puan alabilen sadece 255 akademisyen oldu. Ayrıca profesörlerimizin puan ortalaması 52, doçentlerin ortalaması 49, yardımcı doçentlerin ve araştırma görevlilerinin ortalaması 45 puan oldu." diye konuştu.


Son Güncelleme: Perşembe, 23 Haziran 2016 12:36

Gösterim: 1573


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.