Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Dünyayı değiştirecek 35 bilim insanı arasında gösterilen ünlü Türk araştırmacı Prof. Dr. Utkan Demirci, Boğaziçi Üniversitesi'nde ders verecek.
Özellikle kanserin erken teşhisi, kısırlık ve tüp bebek alanlarında geliştirdiği yeni teknolojiler ile ABD’de dünyayı değiştirecek 35 bilim insanı arasında gösterilen dünyaca ünlü Türk araştırmacı Prof. Dr. Utkan Demirci, Boğaziçi Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak geliyor. Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Demirci, önümüzdeki dönemde Boğaziçi Üniversitesi’nde Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü ve Fizik Bölümü’nde ders verecek.
Bir yıl Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi'nde okuduktan sonra Millî Eğitim Bakanlığı bursuyla Michigan Üniversitesi'ne kabul edilen Utkan Demirci, lisans eğitimini derece ile tamamladı. Yüksek lisansını yaptığı Stanford Üniversitesi'nden 2005 yılında doktora derecesi aldı. 2005-2014 yılları arasında Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Brigham and Women’s Hastanesi ve Harvard-MIT Sağlık Bilimleri ve Teknolojileri Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nde Biyo Akustik Mikro Elektro Mekanik Sistemler Laboratuvarı’nı (BAMM Lab) kurdu ve yönetti.
Prof. Dr. Utkan Demirci, 2006 yılında AIDS üzerine yaptığı başarılı çalışmalarla Massachussetts Institute of Technology Technology Review Magazine tarafından biyoteknoloji alanında dünyayı değiştirecek olan ilk 35 bilim insanı arasında gösterildi. 2013 yılında da epilepsinin tanı ve tedavisinde kullanılabilecek ucuz ve etkili bir cihaz geliştirerek Bright Future Ödülü’ne layık görüldü.
Kanserden epilepsiye, tüp bebekten bulaşıcı hastalıklara kadar geniş yelpazede yenilikçi çözümler
Halen Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Canary Kanser Erken Teşhis Merkezi’nde kendi araştırma ekibini yöneten dünyaca ünlü araştırmacı; mikro ve nano ölçekte teknolojiler üzerinde yürütülen çalışmalarla bulaşıcı hastalıklar, doğurganlık, kanser teşhisi, kriyobiyoloji (canlı dondurma bilimi) ve biyofabrikasyon (hücreyi çoğaltarak doku, organ gibi biyolojik ürünler üretilmesi için kullanılan teknik) başta olmak üzere, güncel sağlık problemlerine yönelik yenilikçi çözüm önerileri geliştiriyor. Buluşlarıyla 20’nin üzerinde patent sahibi olan Demirci, aynı zamanda tüp bebek tedavisinde sağlıklı spermleri elemeye yönelik mikroçip yöntemini geliştiren isim. Vücut sıvılarından kanserli hücreleri çok kısa zamanda belirleyen çip teknolojisi de, Demirci’nin dünyada ses getiren buluşlarından biri olarak öne çıkıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Dünyayı değiştirecek 35 bilim insanı arasında gösterilen ünlü Türk araştırmacı Prof. Dr. Utkan Demirci, Boğaziçi Üniversitesi'nde ders verecek.
Özellikle kanserin erken teşhisi, kısırlık ve tüp bebek alanlarında geliştirdiği yeni teknolojiler ile ABD’de dünyayı değiştirecek 35 bilim insanı arasında gösterilen dünyaca ünlü Türk araştırmacı Prof. Dr. Utkan Demirci, Boğaziçi Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak geliyor. Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Demirci, önümüzdeki dönemde Boğaziçi Üniversitesi’nde Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü ve Fizik Bölümü’nde ders verecek.
Bir yıl Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi'nde okuduktan sonra Millî Eğitim Bakanlığı bursuyla Michigan Üniversitesi'ne kabul edilen Utkan Demirci, lisans eğitimini derece ile tamamladı. Yüksek lisansını yaptığı Stanford Üniversitesi'nden 2005 yılında doktora derecesi aldı. 2005-2014 yılları arasında Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Brigham and Women’s Hastanesi ve Harvard-MIT Sağlık Bilimleri ve Teknolojileri Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nde Biyo Akustik Mikro Elektro Mekanik Sistemler Laboratuvarı’nı (BAMM Lab) kurdu ve yönetti.
Prof. Dr. Utkan Demirci, 2006 yılında AIDS üzerine yaptığı başarılı çalışmalarla Massachussetts Institute of Technology Technology Review Magazine tarafından biyoteknoloji alanında dünyayı değiştirecek olan ilk 35 bilim insanı arasında gösterildi. 2013 yılında da epilepsinin tanı ve tedavisinde kullanılabilecek ucuz ve etkili bir cihaz geliştirerek Bright Future Ödülü’ne layık görüldü.
Kanserden epilepsiye, tüp bebekten bulaşıcı hastalıklara kadar geniş yelpazede yenilikçi çözümler
Halen Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Canary Kanser Erken Teşhis Merkezi’nde kendi araştırma ekibini yöneten dünyaca ünlü araştırmacı; mikro ve nano ölçekte teknolojiler üzerinde yürütülen çalışmalarla bulaşıcı hastalıklar, doğurganlık, kanser teşhisi, kriyobiyoloji (canlı dondurma bilimi) ve biyofabrikasyon (hücreyi çoğaltarak doku, organ gibi biyolojik ürünler üretilmesi için kullanılan teknik) başta olmak üzere, güncel sağlık problemlerine yönelik yenilikçi çözüm önerileri geliştiriyor. Buluşlarıyla 20’nin üzerinde patent sahibi olan Demirci, aynı zamanda tüp bebek tedavisinde sağlıklı spermleri elemeye yönelik mikroçip yöntemini geliştiren isim. Vücut sıvılarından kanserli hücreleri çok kısa zamanda belirleyen çip teknolojisi de, Demirci’nin dünyada ses getiren buluşlarından biri olarak öne çıkıyor.
Son Güncelleme: Salı, 19 Haziran 2018 15:09
Gösterim: 1764
Türkiye’deki ilk kez bir vakıf üniversitesinde, Yeditepe Üniversitesi’nde Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü açıldı. Bölüm, 2018-2019 akademik yılında, 15’i tam burslu, 15’i yüzde 50 burslu olmak üzere toplam 30 öğrenci kabul edecek.
Dil bilmenin kültürlerarası diyalogun kapılarını araladığı küremizde, eğitim dilinin İngilizce olmasının yanı sıra öğrencilerine yedi farklı dil öğrenme olanağı sunan Yeditepe Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde açtığı Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’yle bir ilke daha imza atıyor.
Uluslararası hakemli bilimsel dergilerde yayımlanmış edebiyat ve edebi çeviri ile ilgili çok sayıda makalesi ve 10 kitabı bulunan Prof. Dr. Tamara Gurtueva’nın başkanlığını yaptığı bölümden mezun olanlar Dışişleri Bakanlığı, turizm sektörü, dış ticaret firmaları, uluslararası lojistik firmaları, enerji sektörü, haber ajansları – medya kuruluşları, inşaat sektörü, çeviri büroları, edebiyat çevirisi ve editörlük gibi alanlarda iş olanağı bulacak.
Konusunda Uzman Deneyimli Akademisyenler
Yeditepe Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamara Gurtueva, küreselleşen dünyada, dil bilmenin kültürlerarası diyalogun kapılarını açmak anlamına geldiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yeditepe Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü; konularında uzman, deneyimli akademisyenler tarafından hazırlanan programıyla diğer Rus Filolojisi ve Mütercim Tercümanlık bölümlerinden ayrılmaktadır. Bir yıl hazırlık okuyan öğrenciler, lisans programına geçtiklerinde Rus filolojisinin temelini dünya edebiyatları ve çağdaş sanat değerleriyle sentezlemekle birlikte, profesyonel yaşamlarında aktif olarak kullanabilecekleri düzeyde geliştirebilecekler ve özel alan bilgileriyle pekiştirebileceklerdir.”
Öğrenci Değişim Programları
Yeditepe Üniversitesi’nin aynı zamanda Moskova Devlet Dil Bilim Üniversitesi, Rusya Halkların Dostluğu Üniversitesi (Moskova), Puşkin Enstitüsü (Moskova), Moskova Devlet Üniversitesi (MGU), Sankt-Petersburg Devlet Üniversitesi (SPGU), Herzen Üniversitesi (St. Petersburg), Ivanovo Devlet Üniversitesi (İvanovo, Rusya), Saratov Devlet Üniversitesi (Saratov, Rusya) gibi kurumlarla işbirliği bulunuyor.
Prof. Dr. Tamara Gurtueva, Yeditepe Üniversitesi’nin yaptığı “öğrenci değişim” anlaşmalarının “eşdeğerlilik” esasına göre YÖK tarafından onaylı olduğunu anımsatarak, “Bu çerçevede bir dönem Rusya’nın saygın eğitim kurumlarında okuyan öğrencilerimiz, döndüklerinde yıl kaybı olmadan öğrenimlerine devam ederler” dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Türkiye’deki ilk kez bir vakıf üniversitesinde, Yeditepe Üniversitesi’nde Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü açıldı. Bölüm, 2018-2019 akademik yılında, 15’i tam burslu, 15’i yüzde 50 burslu olmak üzere toplam 30 öğrenci kabul edecek.
Dil bilmenin kültürlerarası diyalogun kapılarını araladığı küremizde, eğitim dilinin İngilizce olmasının yanı sıra öğrencilerine yedi farklı dil öğrenme olanağı sunan Yeditepe Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde açtığı Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’yle bir ilke daha imza atıyor.
Uluslararası hakemli bilimsel dergilerde yayımlanmış edebiyat ve edebi çeviri ile ilgili çok sayıda makalesi ve 10 kitabı bulunan Prof. Dr. Tamara Gurtueva’nın başkanlığını yaptığı bölümden mezun olanlar Dışişleri Bakanlığı, turizm sektörü, dış ticaret firmaları, uluslararası lojistik firmaları, enerji sektörü, haber ajansları – medya kuruluşları, inşaat sektörü, çeviri büroları, edebiyat çevirisi ve editörlük gibi alanlarda iş olanağı bulacak.
Konusunda Uzman Deneyimli Akademisyenler
Yeditepe Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamara Gurtueva, küreselleşen dünyada, dil bilmenin kültürlerarası diyalogun kapılarını açmak anlamına geldiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yeditepe Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü; konularında uzman, deneyimli akademisyenler tarafından hazırlanan programıyla diğer Rus Filolojisi ve Mütercim Tercümanlık bölümlerinden ayrılmaktadır. Bir yıl hazırlık okuyan öğrenciler, lisans programına geçtiklerinde Rus filolojisinin temelini dünya edebiyatları ve çağdaş sanat değerleriyle sentezlemekle birlikte, profesyonel yaşamlarında aktif olarak kullanabilecekleri düzeyde geliştirebilecekler ve özel alan bilgileriyle pekiştirebileceklerdir.”
Öğrenci Değişim Programları
Yeditepe Üniversitesi’nin aynı zamanda Moskova Devlet Dil Bilim Üniversitesi, Rusya Halkların Dostluğu Üniversitesi (Moskova), Puşkin Enstitüsü (Moskova), Moskova Devlet Üniversitesi (MGU), Sankt-Petersburg Devlet Üniversitesi (SPGU), Herzen Üniversitesi (St. Petersburg), Ivanovo Devlet Üniversitesi (İvanovo, Rusya), Saratov Devlet Üniversitesi (Saratov, Rusya) gibi kurumlarla işbirliği bulunuyor.
Prof. Dr. Tamara Gurtueva, Yeditepe Üniversitesi’nin yaptığı “öğrenci değişim” anlaşmalarının “eşdeğerlilik” esasına göre YÖK tarafından onaylı olduğunu anımsatarak, “Bu çerçevede bir dönem Rusya’nın saygın eğitim kurumlarında okuyan öğrencilerimiz, döndüklerinde yıl kaybı olmadan öğrenimlerine devam ederler” dedi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Haziran 2018 15:16
Gösterim: 2387
Işık Üniversitesi öğrencileri iş hayatına artık daha da yakın. Sunduğu nitelikli eğitimin yanında öğrencilerinin iş hayatına yönelik hazırlıklarına da özel önem veren Işık Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin 2018 girişli öğrencilerine iş dünyasının merkezi Maslak’ta eğitim verecek.
Işık Üniversitesi, öğrencilerinin gelecekte birer üyesi olacağı iş dünyası ile etkileşimini artırmak, eğitimleri sırasında bölümleriyle ilgili network oluşturabilmelerini ve deneyim kazanmalarını sağlamak amacıyla önemli bir adım daha attı.
Sunduğu nitelikli eğitimin yanı sıra mezunlarının iş dünyasındaki parlak kariyerleriyle de tercih sebebi olan Işık Üniversitesi’nde, 2018 girişli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) öğrencileri, üniversitenin Maslak’taki kampüsünde eğitim almaya başlayacak.
Ekonomi, İşletme ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinin güçlü ve tecrübeli akademik kadrosuyla İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bir ‘Business School’ olarak konumlayacak düzenlemeyle birlikte İİBF öğrencileri, İstanbul’da iş yaşamının kalbinin attığı Maslak’ta iş dünyası ile daha da yakın ve aktif etkileşimde olacak. Üniversitenin gerçekleştireceği müfredat düzenlemeleri ve yönlendirmelerle öğrenciler, staj olanak ve alternatiflerinden daha çok yararlanacak. Farklı sektörlerden ulusal ve uluslararası şirketlerle kurulacak işbirliği ağıyla öğrencilerin kariyer planlamalarına da katkı sunulacak. Bunun yanında Işık İİBF, öğrencilerin iş yaşamı ile ilgili araştırmalarında da yönlendirici olacak.
Öğrencilerin, eğitimlerinin ardından birer üyesi olacakları iş yaşamına ilişkin deneyimler hakkında bilgilenmeleri, girişimcilik vizyon ve yeteneklerini geliştirmeleri amacıyla düzenlenen çok sayıda ve farklı içeriklerde panel, seminer ve konferansların sayısı da yeni akademik yılda artarak devam edecek. İş dünyasının başarılı ve saygın isimlerinin konuşmacı olarak katılacağı bu etkinliklerde öğrenciler, iş yaşamına ilişkin merak ettikleri konuları, birincil kaynaktan dinleme şansına sahip olacaklar.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Işık Üniversitesi öğrencileri iş hayatına artık daha da yakın. Sunduğu nitelikli eğitimin yanında öğrencilerinin iş hayatına yönelik hazırlıklarına da özel önem veren Işık Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin 2018 girişli öğrencilerine iş dünyasının merkezi Maslak’ta eğitim verecek.
Işık Üniversitesi, öğrencilerinin gelecekte birer üyesi olacağı iş dünyası ile etkileşimini artırmak, eğitimleri sırasında bölümleriyle ilgili network oluşturabilmelerini ve deneyim kazanmalarını sağlamak amacıyla önemli bir adım daha attı.
Sunduğu nitelikli eğitimin yanı sıra mezunlarının iş dünyasındaki parlak kariyerleriyle de tercih sebebi olan Işık Üniversitesi’nde, 2018 girişli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) öğrencileri, üniversitenin Maslak’taki kampüsünde eğitim almaya başlayacak.
Ekonomi, İşletme ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinin güçlü ve tecrübeli akademik kadrosuyla İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bir ‘Business School’ olarak konumlayacak düzenlemeyle birlikte İİBF öğrencileri, İstanbul’da iş yaşamının kalbinin attığı Maslak’ta iş dünyası ile daha da yakın ve aktif etkileşimde olacak. Üniversitenin gerçekleştireceği müfredat düzenlemeleri ve yönlendirmelerle öğrenciler, staj olanak ve alternatiflerinden daha çok yararlanacak. Farklı sektörlerden ulusal ve uluslararası şirketlerle kurulacak işbirliği ağıyla öğrencilerin kariyer planlamalarına da katkı sunulacak. Bunun yanında Işık İİBF, öğrencilerin iş yaşamı ile ilgili araştırmalarında da yönlendirici olacak.
Öğrencilerin, eğitimlerinin ardından birer üyesi olacakları iş yaşamına ilişkin deneyimler hakkında bilgilenmeleri, girişimcilik vizyon ve yeteneklerini geliştirmeleri amacıyla düzenlenen çok sayıda ve farklı içeriklerde panel, seminer ve konferansların sayısı da yeni akademik yılda artarak devam edecek. İş dünyasının başarılı ve saygın isimlerinin konuşmacı olarak katılacağı bu etkinliklerde öğrenciler, iş yaşamına ilişkin merak ettikleri konuları, birincil kaynaktan dinleme şansına sahip olacaklar.
Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Haziran 2018 12:30
Gösterim: 1601
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Takımı, Avrupa Hukuk Öğrencileri Birliği’nin (ELSA) düzenlediği, ELSA Dünya Ticaret Örgütü Hukuku Farazi Dava Yarışması’nda bir kez daha Avrupa Bölge Şampiyonu oldu. Takım, Cenevre’de düzenlenecek dünya finalinde Türkiye’yi temsil edecek.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencileri Bengüsu Güvendi, Yağmur Kaya, Mustafa Bilgin, Kemal Ünal ve Burak Bedük’ten oluşan BİLGİ Hukuk takımı, ELSA Dünya Ticaret Örgütü Hukuku Farazi Dava Yarışması’nda Avrupa Bölge Şampiyonu oldu. Geçen yıl Türkiye’den ilk kez bir üniversitenin katıldığı DTÖ Farazi Dava Yarışması’nda Avrupa Bölge birincisi, ardından Dünya ikincisi olan BİLGİ’li hukukçular, bu yıl tekrar katıldıkları yarışmada üst üste ikinci kez büyük bir başarı elde etti. BİLGİ Hukuk Takımı, 19-23 Haziran tarihlerinde Cenevre’de DTÖ’de yapılacak “Dünya Şampiyonası”nda yarışacak.
BİLGİ Hukuk takımının katıldığı 16. ELSA emc² DTÖ Hukuku Farazi Mahkeme Yarışması’nın yarı finali İtalya’da gerçekleştirildi. Yarışmada BİLGİ’li öğrencilerin akademik koçluğunu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Dünya Ticaret Örgütü Kürsüsü Başkanı ve Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Pınar Artıran üstlendi.
Yarışma, takımların davalı ve davacı tarafları temsil ettiği kurgusal bir mahkemede argümanlarını Dünya Ticaret Örgütü ve uluslararası ticaret hukuku uzmanlarından oluşan jüri önünde sunduğu bir simülasyon şeklinde gerçekleşti. Yarı finalde Amsterdam Üniversitesi ile yarışan BİLGİ’li öğrenciler, aralarında London School of Economics, Universite Paris Sorbonne, University of Edinburgh, University of Birmingham, University of Leiden, University of Moscow gibi seçkin üniversitelerin de bulunduğu 15 takım arasından başarıyla öne çıktı. Final turundaysa Leuven Katolik Üniversitesi’ni eleyerek Avrupa Bölge Şampiyonu oldu BİLGİ Hukuk takımı ayrıca “En İyi Davacı Dilekçesi” ve “En İyi Davalı Dilekçesi" ödüllerinin yanı sıra, BİLGİ Hukuk takım kaptanı Bengüsu Güvendi’nin final konuşması ile “En İyi Konuşmacı” ödülünün de sahibi oldu.
BİLGİ’li Bengüsu Güvendi, “Yarışma, Hukuk Fakültesi eğitimimiz boyunca bizi çok zorlayan, ama bir o kadar da kendimizi geliştirmemizi sağlayan bir deneyim oldu. Bu yarışma sayesinde sadece ulusal hukuk değil, uluslararası ticaret hukuku alanında da kendimizi yetiştirmeyi ve dünyanın en prestijli okullarında eğitim gören hukukçulardan hiç farkımız olmadığını hem kendimize, hem ülkemize, hem de Avrupa’ya kanıtlamış olduk” ifadelerini kullandı.
Takımın akademik koçu DTÖ Kürsüsü Başkanı Dr. Pınar Artıran, BİLGİ Hukuk Fakültesi’nin uluslararası ticaret alanındaki yarışmada elde ettiği üst üste şampiyonlukların önemini vurgulayarak, “Takımımız, 2002 yılından beri ELSA Avrupa Hukuk Öğrencileri Birliği tarafından organize edilen, Dünya Ticaret Örgütü ile AB ve ABD’nin belli başlı hukuk firmaları tarafından desteklenen Farazi Dava Yarışması’na katılımının ikinci senesinde yine büyük bir başarı elde etti. Bu başarı DTÖ’nün Üniversitemize verdiği Kürsü ünvanı ve kurduğumuz derin işbirliğinin bir meyvesi. 22 takım Cenevre’de yapılacak Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Bir akademik yıl boyunca son derece başarılı öğrencilerden oluşan bir takımla çalışma şansına sahip olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Yarışma hazırlıkları süresince ortaya koydukları takım ruhu, üstün azimleri ve görev bilinçleri, her türlü övgüye layık” dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Takımı, Avrupa Hukuk Öğrencileri Birliği’nin (ELSA) düzenlediği, ELSA Dünya Ticaret Örgütü Hukuku Farazi Dava Yarışması’nda bir kez daha Avrupa Bölge Şampiyonu oldu. Takım, Cenevre’de düzenlenecek dünya finalinde Türkiye’yi temsil edecek.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencileri Bengüsu Güvendi, Yağmur Kaya, Mustafa Bilgin, Kemal Ünal ve Burak Bedük’ten oluşan BİLGİ Hukuk takımı, ELSA Dünya Ticaret Örgütü Hukuku Farazi Dava Yarışması’nda Avrupa Bölge Şampiyonu oldu. Geçen yıl Türkiye’den ilk kez bir üniversitenin katıldığı DTÖ Farazi Dava Yarışması’nda Avrupa Bölge birincisi, ardından Dünya ikincisi olan BİLGİ’li hukukçular, bu yıl tekrar katıldıkları yarışmada üst üste ikinci kez büyük bir başarı elde etti. BİLGİ Hukuk Takımı, 19-23 Haziran tarihlerinde Cenevre’de DTÖ’de yapılacak “Dünya Şampiyonası”nda yarışacak.
BİLGİ Hukuk takımının katıldığı 16. ELSA emc² DTÖ Hukuku Farazi Mahkeme Yarışması’nın yarı finali İtalya’da gerçekleştirildi. Yarışmada BİLGİ’li öğrencilerin akademik koçluğunu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Dünya Ticaret Örgütü Kürsüsü Başkanı ve Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Pınar Artıran üstlendi.
Yarışma, takımların davalı ve davacı tarafları temsil ettiği kurgusal bir mahkemede argümanlarını Dünya Ticaret Örgütü ve uluslararası ticaret hukuku uzmanlarından oluşan jüri önünde sunduğu bir simülasyon şeklinde gerçekleşti. Yarı finalde Amsterdam Üniversitesi ile yarışan BİLGİ’li öğrenciler, aralarında London School of Economics, Universite Paris Sorbonne, University of Edinburgh, University of Birmingham, University of Leiden, University of Moscow gibi seçkin üniversitelerin de bulunduğu 15 takım arasından başarıyla öne çıktı. Final turundaysa Leuven Katolik Üniversitesi’ni eleyerek Avrupa Bölge Şampiyonu oldu BİLGİ Hukuk takımı ayrıca “En İyi Davacı Dilekçesi” ve “En İyi Davalı Dilekçesi" ödüllerinin yanı sıra, BİLGİ Hukuk takım kaptanı Bengüsu Güvendi’nin final konuşması ile “En İyi Konuşmacı” ödülünün de sahibi oldu.
BİLGİ’li Bengüsu Güvendi, “Yarışma, Hukuk Fakültesi eğitimimiz boyunca bizi çok zorlayan, ama bir o kadar da kendimizi geliştirmemizi sağlayan bir deneyim oldu. Bu yarışma sayesinde sadece ulusal hukuk değil, uluslararası ticaret hukuku alanında da kendimizi yetiştirmeyi ve dünyanın en prestijli okullarında eğitim gören hukukçulardan hiç farkımız olmadığını hem kendimize, hem ülkemize, hem de Avrupa’ya kanıtlamış olduk” ifadelerini kullandı.
Takımın akademik koçu DTÖ Kürsüsü Başkanı Dr. Pınar Artıran, BİLGİ Hukuk Fakültesi’nin uluslararası ticaret alanındaki yarışmada elde ettiği üst üste şampiyonlukların önemini vurgulayarak, “Takımımız, 2002 yılından beri ELSA Avrupa Hukuk Öğrencileri Birliği tarafından organize edilen, Dünya Ticaret Örgütü ile AB ve ABD’nin belli başlı hukuk firmaları tarafından desteklenen Farazi Dava Yarışması’na katılımının ikinci senesinde yine büyük bir başarı elde etti. Bu başarı DTÖ’nün Üniversitemize verdiği Kürsü ünvanı ve kurduğumuz derin işbirliğinin bir meyvesi. 22 takım Cenevre’de yapılacak Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Bir akademik yıl boyunca son derece başarılı öğrencilerden oluşan bir takımla çalışma şansına sahip olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Yarışma hazırlıkları süresince ortaya koydukları takım ruhu, üstün azimleri ve görev bilinçleri, her türlü övgüye layık” dedi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Haziran 2018 14:07
Gösterim: 1685
Üsküdar Üniversitesi ile Mektebim Okulları arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iş birliği sayesinde her iki nitelikli kurumun bir araya gelerek bir takım oluşturacaklarını ve güzel işlere imza atacaklarını söyledi. Mektebim Okulları CEO’su Banu Gürün ise “Üsküdar Üniversitesi gibi çok saygın bir yükseköğretim kurumunun yanımızda olmasından ayrıca memnuniyet ve onur duyarız” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi Senato Salonunda düzenlenen törene Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Genel Sekreter Selçuk Uysaler ile Mektebim Okulları CEO’su Banu Gürün ve beraberindekiler katıldı.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Klasik üniversite yaklaşımından farklı bir yaklaşımımız var”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptığı konuşmada, imzalanan protokolün hem Üsküdar Üniversitesi hem de Mektebim Eğitim Kurumları açısından önemli olduğunu belirterek “Buradaki amacımız Üniversitemiz ile nitelikli bir eğitim kurumunun ortak bir ideal için yani öğrencileri iyi yetiştirmek için, anne ve babaların ihtiyaçlarını karşılamak. Her iki kurumun iş birliği içerisinde hareket etmesi ve bir takım oluşturarak, daha güzel şeyler yapabilmek” diye konuştu.
“Üsküdar Üniversitesi olarak AR-GE odaklarımız ve klasik üniversite yaklaşımından farklı bir yaklaşımımız var” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerine şöyle devam etti:
“Üniversite dediğiniz zaman genellikle meslek edindirme gibi anlaşılıyor. Bizde o sadece birisi. İkinci ayağı da üniversitelerin AR-GE yapabilmesi. Araştırma – geliştirme faaliyetinin olması. Proje Kültürü ve Girişimcilik dersini bütün lisans rektörlük dersi olarak 2012’de koyduk. Halen de okutuyoruz. Bütün üniversite öğrencileri de bu kültürü, bir proje yönetimini öğrensin istiyoruz. KOSGEB’le iş birliği yaparak KOSGEB sertifikası da veriyoruz yani çift kariyer gibi. Böyle bir bakışımız var. Bir üniversitenin diğer bir görevi de toplumu bilgilendirme görevi. Dördüncüsü de bilgiyi ürüne dönüştürebilmek. Bilgiyi ticari ürün haline dönüştürebilmek. Bununla ilgili kuluçka merkezimiz var çalışmalar yapıyoruz. Bizdeki bu kaynaklarla sizdeki bu konuda hevesli olan öğrencilerin önünü açabiliriz. Yani onlarla bazı ortaklıklar yapılabilir. Özellikle hastane sağlık konusunda da iş birliklerimiz olabilir. Biz çeşitli okullarla bire bir anlaşmalar yaptık şu ana kadar ama bir okul zinciri ile ilk defa yapacağız. Burada daha faydalı ve verimli bir iş birliği olacak diye düşünüyorum. Ben tekrar teşekkür ediyorum.”
Banu Gürün: “Arzumuz, öğrencileri hayata gerçek anlamda doğru hazırlanmış bireyler haline getirmek”
Mektebim Okulları CEO’su Banu Gürün ise Üsküdar Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliğinden duyduğu mutluluğu dile getirerek “Önce çok teşekkür ederiz misafirperverliğiniz ve her şeyden önce hakikaten şahane sohbetiniz için. Biz Mektebim Okulları olarak k12 düzeyinde Türkiye’nin şu anda yaklaşık 57 ilinde faaliyet gösteren bir okuluz. 61 kampüsümüz var ve az evvel hocamın söylediği şeylerin altına tamamen imza atmak istiyorum. Çok sayıda öğrencimiz var. Türkiye’nin farklı farklı bölgelerinde farklı farklı kültürlerle yetişmiş öğrencileri Endüstri 4.0 eğitim yaklaşımıyla 21. Yüzyıl becerileri ile de donatarak hayata gerçek anlamda doğru biçimde hazırlanmış bireyler haline getirmek istiyoruz ana arzumuz budur ve tabii ki bunu yaparken de sadece öğrencilerimizin değil, aynı zamanda ebeveynlerinin ve aynı zamanda öğretmenlerimizin de iş birliği olmaksızın bu işi yapamayacağımızın fazlasıyla farkındayız. O anlamda Üsküdar Üniversitesi gibi çok saygın bir yükseköğretim kurumunun yanımızda olmasından ayrıca memnuniyet ve hakikaten de onur duyarız. Bu bir başlangıçtır diye ümit ediyorum ben de.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Üsküdar Üniversitesi ile Mektebim Okulları arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iş birliği sayesinde her iki nitelikli kurumun bir araya gelerek bir takım oluşturacaklarını ve güzel işlere imza atacaklarını söyledi. Mektebim Okulları CEO’su Banu Gürün ise “Üsküdar Üniversitesi gibi çok saygın bir yükseköğretim kurumunun yanımızda olmasından ayrıca memnuniyet ve onur duyarız” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi Senato Salonunda düzenlenen törene Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Genel Sekreter Selçuk Uysaler ile Mektebim Okulları CEO’su Banu Gürün ve beraberindekiler katıldı.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Klasik üniversite yaklaşımından farklı bir yaklaşımımız var”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptığı konuşmada, imzalanan protokolün hem Üsküdar Üniversitesi hem de Mektebim Eğitim Kurumları açısından önemli olduğunu belirterek “Buradaki amacımız Üniversitemiz ile nitelikli bir eğitim kurumunun ortak bir ideal için yani öğrencileri iyi yetiştirmek için, anne ve babaların ihtiyaçlarını karşılamak. Her iki kurumun iş birliği içerisinde hareket etmesi ve bir takım oluşturarak, daha güzel şeyler yapabilmek” diye konuştu.
“Üsküdar Üniversitesi olarak AR-GE odaklarımız ve klasik üniversite yaklaşımından farklı bir yaklaşımımız var” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerine şöyle devam etti:
“Üniversite dediğiniz zaman genellikle meslek edindirme gibi anlaşılıyor. Bizde o sadece birisi. İkinci ayağı da üniversitelerin AR-GE yapabilmesi. Araştırma – geliştirme faaliyetinin olması. Proje Kültürü ve Girişimcilik dersini bütün lisans rektörlük dersi olarak 2012’de koyduk. Halen de okutuyoruz. Bütün üniversite öğrencileri de bu kültürü, bir proje yönetimini öğrensin istiyoruz. KOSGEB’le iş birliği yaparak KOSGEB sertifikası da veriyoruz yani çift kariyer gibi. Böyle bir bakışımız var. Bir üniversitenin diğer bir görevi de toplumu bilgilendirme görevi. Dördüncüsü de bilgiyi ürüne dönüştürebilmek. Bilgiyi ticari ürün haline dönüştürebilmek. Bununla ilgili kuluçka merkezimiz var çalışmalar yapıyoruz. Bizdeki bu kaynaklarla sizdeki bu konuda hevesli olan öğrencilerin önünü açabiliriz. Yani onlarla bazı ortaklıklar yapılabilir. Özellikle hastane sağlık konusunda da iş birliklerimiz olabilir. Biz çeşitli okullarla bire bir anlaşmalar yaptık şu ana kadar ama bir okul zinciri ile ilk defa yapacağız. Burada daha faydalı ve verimli bir iş birliği olacak diye düşünüyorum. Ben tekrar teşekkür ediyorum.”
Banu Gürün: “Arzumuz, öğrencileri hayata gerçek anlamda doğru hazırlanmış bireyler haline getirmek”
Mektebim Okulları CEO’su Banu Gürün ise Üsküdar Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliğinden duyduğu mutluluğu dile getirerek “Önce çok teşekkür ederiz misafirperverliğiniz ve her şeyden önce hakikaten şahane sohbetiniz için. Biz Mektebim Okulları olarak k12 düzeyinde Türkiye’nin şu anda yaklaşık 57 ilinde faaliyet gösteren bir okuluz. 61 kampüsümüz var ve az evvel hocamın söylediği şeylerin altına tamamen imza atmak istiyorum. Çok sayıda öğrencimiz var. Türkiye’nin farklı farklı bölgelerinde farklı farklı kültürlerle yetişmiş öğrencileri Endüstri 4.0 eğitim yaklaşımıyla 21. Yüzyıl becerileri ile de donatarak hayata gerçek anlamda doğru biçimde hazırlanmış bireyler haline getirmek istiyoruz ana arzumuz budur ve tabii ki bunu yaparken de sadece öğrencilerimizin değil, aynı zamanda ebeveynlerinin ve aynı zamanda öğretmenlerimizin de iş birliği olmaksızın bu işi yapamayacağımızın fazlasıyla farkındayız. O anlamda Üsküdar Üniversitesi gibi çok saygın bir yükseköğretim kurumunun yanımızda olmasından ayrıca memnuniyet ve hakikaten de onur duyarız. Bu bir başlangıçtır diye ümit ediyorum ben de.”
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Haziran 2018 11:14
Gösterim: 1830

