Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

‘Kim Milyoner Olmak İster’e katılan 18 yaşındaki yarışmacı Kenan Işık’a yaptığı teklifle izleyenleri şaşırttı.

ATV ekranlarında yayınlanan Kenan Işık'ın sunduğu "Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasında ilginç anlar yaşandı. 18 yaşındaki yarışmacı Armin Farzini, Kenan Işık'a yaptığı teklifle şaşırttı. 'Bu kadar bilgili bir insansınız. Bir gün sizin yarışmanızı istiyorum' diyen Farzani'ye Işık, 'Yarıştım kendi aramızda, başaramadım' karşılığını verdi. Farzani de, 'Kamera karşısında yarışmanızı bekliyoruz. Hatta yarışmayı da ben sunayım' dedi. Bu teklif karşısında önce şaşıran Kenan Işık, 'Özel bir günde neden olmasın' yanıtını verdi.

> Yarışmacı, Kenan Işık’a öyle bir teklifte bulundu ki…

‘Kim Milyoner Olmak İster’e katılan 18 yaşındaki yarışmacı Kenan Işık’a yaptığı teklifle izleyenleri şaşırttı.

ATV ekranlarında yayınlanan Kenan Işık'ın sunduğu "Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasında ilginç anlar yaşandı. 18 yaşındaki yarışmacı Armin Farzini, Kenan Işık'a yaptığı teklifle şaşırttı. 'Bu kadar bilgili bir insansınız. Bir gün sizin yarışmanızı istiyorum' diyen Farzani'ye Işık, 'Yarıştım kendi aramızda, başaramadım' karşılığını verdi. Farzani de, 'Kamera karşısında yarışmanızı bekliyoruz. Hatta yarışmayı da ben sunayım' dedi. Bu teklif karşısında önce şaşıran Kenan Işık, 'Özel bir günde neden olmasın' yanıtını verdi.

Son Güncelleme: Pazar, 12 May 2013 15:41

Gösterim: 2125

Yaklaşan sınavlarla birlikte son sınıfta okuyan öğrenci ve velileri sınav stresi sardı. Çocukları sınava hazırlanan binlerce veli, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan lise son sınıfta okuyan çocukları için bir ay sınav izni verilmesini istiyor

Yaklaşan sınavlarla birlikte son sınıfta okuyan öğrenci ve ve velileri sınav stresi sardı. Daha önceki senelerde son sınıf öğrencilerinin sınavlara daha iyi hazırlanması için son bir ay okul tarafından izin verilirdi fakat Milli Eğitim’in aldığı karar gereğince artık bu uygulama kalktı hatta öğrenciler rapor alsalar dahi yetkililer alınan bu raporların da peşine düşüyor. Hürriyet Gazetesi köşe yazarlarından Yalçın Bayer okuyuculardan gelen şikayetleri köşesine taşıdı ve lise son sınıfların son bir ay izinli sayılması gerektiğini belirtti.

Yalçın Bayer’in bugünkü köşesinden;

Üniversiteye giriş sınavının ikinci aşama tarihi yaklaştı. Çocuklarımız, torunlarımız stres içindeler. Her yıl lise son sınıflara son bir ayda izin verilirdi ve çocuklar uykularını alır, sınava rahat rahat hazırlanırlardı. Bu yıl 1 Ağustos 2013’ten beri çocuklar özel dershanelere gidiyorlar. Cumartesi, pazar dahil gece yarılarına kadar çalışıyorlar. Okul açıldığından beri okula da devam etmekteler. Çocuklar öyle büyük stres içindeler ki çoğu psikiyatra, psikoloğa gitmek zorunda kalıyor. Ana-babalar, dedeler, büyükanneler bu strese ortak oluyorlar. Çocuk sabah 06.30 da okul servisine biniyor, saat 17.00’de okuldan geliyor. Acele ile iştahsız, isteksiz bir şeyler yiyor, koşa koşa dershaneye gidiyor, gece 23.00’lerde eve dönüyor.

Bütün ailece bunu yaşıyoruz. Bunlar bizim gençlerimiz. Bunları korumamız lazım. Milli Eğitim Bakanlığı lütfen bu işe bir çare bulsun, lise sonlar her yıl olduğu gibi imtihana yakın son bir ay ‘izinli’ sayılsınlar. Bu çok önemli. Benim çocuklarım imtihana girerken bu iş bu kadar zor değildi. Torunumu ve arkadaşlarını görüyorum, çocuklar mahvoluyor, eziliyorlar. Yazıktır, bunlar bu memleketin çocukları. Bizler de bu memlekete uzun yıllar hizmet ettik, onca insan yetiştirdik, çok üzülüyoruz. Sayın Bakan’dan rica ediyoruz. Lütfen lise son sınıflar son ay ‘izinli’ sayılsınlar.  

Yazının devamı için Tıklayın

> Lise son sınıflar izinli sayılsın

Yaklaşan sınavlarla birlikte son sınıfta okuyan öğrenci ve velileri sınav stresi sardı. Çocukları sınava hazırlanan binlerce veli, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan lise son sınıfta okuyan çocukları için bir ay sınav izni verilmesini istiyor

Yaklaşan sınavlarla birlikte son sınıfta okuyan öğrenci ve ve velileri sınav stresi sardı. Daha önceki senelerde son sınıf öğrencilerinin sınavlara daha iyi hazırlanması için son bir ay okul tarafından izin verilirdi fakat Milli Eğitim’in aldığı karar gereğince artık bu uygulama kalktı hatta öğrenciler rapor alsalar dahi yetkililer alınan bu raporların da peşine düşüyor. Hürriyet Gazetesi köşe yazarlarından Yalçın Bayer okuyuculardan gelen şikayetleri köşesine taşıdı ve lise son sınıfların son bir ay izinli sayılması gerektiğini belirtti.

Yalçın Bayer’in bugünkü köşesinden;

Üniversiteye giriş sınavının ikinci aşama tarihi yaklaştı. Çocuklarımız, torunlarımız stres içindeler. Her yıl lise son sınıflara son bir ayda izin verilirdi ve çocuklar uykularını alır, sınava rahat rahat hazırlanırlardı. Bu yıl 1 Ağustos 2013’ten beri çocuklar özel dershanelere gidiyorlar. Cumartesi, pazar dahil gece yarılarına kadar çalışıyorlar. Okul açıldığından beri okula da devam etmekteler. Çocuklar öyle büyük stres içindeler ki çoğu psikiyatra, psikoloğa gitmek zorunda kalıyor. Ana-babalar, dedeler, büyükanneler bu strese ortak oluyorlar. Çocuk sabah 06.30 da okul servisine biniyor, saat 17.00’de okuldan geliyor. Acele ile iştahsız, isteksiz bir şeyler yiyor, koşa koşa dershaneye gidiyor, gece 23.00’lerde eve dönüyor.

Bütün ailece bunu yaşıyoruz. Bunlar bizim gençlerimiz. Bunları korumamız lazım. Milli Eğitim Bakanlığı lütfen bu işe bir çare bulsun, lise sonlar her yıl olduğu gibi imtihana yakın son bir ay ‘izinli’ sayılsınlar. Bu çok önemli. Benim çocuklarım imtihana girerken bu iş bu kadar zor değildi. Torunumu ve arkadaşlarını görüyorum, çocuklar mahvoluyor, eziliyorlar. Yazıktır, bunlar bu memleketin çocukları. Bizler de bu memlekete uzun yıllar hizmet ettik, onca insan yetiştirdik, çok üzülüyoruz. Sayın Bakan’dan rica ediyoruz. Lütfen lise son sınıflar son ay ‘izinli’ sayılsınlar.  

Yazının devamı için Tıklayın

Son Güncelleme: Cumartesi, 11 May 2013 12:18

Gösterim: 1965

4+4+4’le okullarda okutulmaya başlanan din desleri ile ilgili hazırlanan raporda, ortaokul ve liselerdeki derslerin konu başlıkları dahil neredeyse birbirleriyle aynı olduğu lise öğrencilerine yönelik daha sorgulayıcı, daha tartışmacı konuların müfredata alınması gerektiği vurgulandı.

Ensar Vakfı ve Değerler Eğitimi Merkezi’nin, bu yıl müfredata konulan din derslerine ilişkin ‘Seçmeli Din Eğitimi Dersleri İnceleme ve Değerlendirme Raporu’ kamuoyuyla paylaşıldı.

‘Hz. Muhammed’in Hayatı’, ‘Kur’an-ı Kerim’ ve ‘Temel Dini Bilgiler’ derslerinin farklı yönlerden incelendiği rapor, vakfın Fatih’teki genel merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

Toplantıda konuşan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Kaymakcan, din eğitimine yönelik seçmeli derslerin ortaokul ve lise programına konulmuş olmasının halkın taleplerini karşıladığını belirtti.

Yapılan anketlerin, Türk halkının yüzde 75’inin seçmeli din eğitimi derslerine destek verdiğini gösterdiğini vurgulayan Kaymakcan, 4+4+4 diye bilinen eğitim kanununun en fazla desteklenen maddesinin bu dersler olduğunu aktardı.

Kaymakcan, raporun amacının, derslerin yeniden programlama sürecini değerlendirmek ve kamuoyu ile bu konularla ilgilenen uzman ve kurumlara görüş bildirmek olduğunu söyledi.

Dersleri analize tabi tuttuklarını aktaran Kaymakcan, “Bu kanun çok hızlı çıktı. Kanunun, programcılık tekniği açısından bazı sorunları var. Bunun temel nedeni ise kanunun çok hızlı çıkması ve uygulamaya konulması. MEB’in bu üç dersi yeniden gözden geçireceği bilgisini aldık. Bu yeniden gözden geçirmeye, programın hangi yönleri zayıf, hangi yanları güçlü, bunları ortaya koyarak, MEB tarafından yapılacak program revize çalışmasına somut bir katkı sağlamayı hedefledik” diye konuştu.

Söz konusu derslerin bu yıl yeni müfredata eklendiğini hatırlatan Kaymakcan, şöyle devam etti:

“Üç dersin programı, amaçları, kazanımları ve programcılık tekniği açısından eksikleri vardır. Türkiye’de din eğitimi derslerinde programlama anlamında daha ilerideyiz. Bu dersler, yüzde 80 bilişsel yani öğrenmeye yönelik programlar olarak hazırlanmış. Din derslerinde duyuşsal ve psikomotor alanlarda, yani kişilik ve kimlik kazandırma yönünün zayıf olduğunu gördük. Ortaokul ve liselerdeki bazı derslerde konu başlıkları neredeyse birbirleriyle aynı. Bunun sonucunda bazı risklerle karşı karşıya kalabiliriz. Ortaokulda bu dersi alan çoğu öğrenci, lisede bu dersi almaya gerek duymayacaktır. Lise öğrencilerinin ergenlikten kaynaklanan durumları nedeniyle daha sorgulayıcı, daha tartışmacı konuların öğretilmesi lazım. Daha sonraki program geliştirme aşamasında mutlaka lise öğrencisinin düzeyinin dikkate alınması lazım. Lise programının ortaokul programının tekrarı gibi olmaması gerekli.”

Kaymakcan, ortaokuldaki seçmeli derslerin herhangi bir sınav ve ölçme-değerlendirmeye tabi tutulmadığına dikkati çekerek, durumun değiştirilmesini talep etti.

2 milyon 615 bin 106 öğrenci dins derlerini seçti

Lise ve ortaokulda seçmeli derslerin tercih oranlarına ilişkin de Kaymakcan, şunları söyledi:

“Ortaokulda toplam öğrenci sayısı 1 milyon 221 bin civarında. Bu öğrencilerden yüzde 52’si (647 bin) Kur’an-ı Kerim dersini, yüzde 34’ü (426 bin 836) Hz. Muhammed’in Hayatı dersini, yüzde 17’si de (212 bin 134) Temel Dini Bilgiler dersini tercih etti. Lisede öğrencilerin toplam sayısı 1 milyon 343 bin. Bu öğrencilerden yüzde 39.7’si (573 bin 362) Hz. Muhammed’in Hayatı dersini, yüzde 29’u (431 bin 610) Kur’an-ı Kerim dersini, yüzde 26’sı da (385 bin) Temel Dini Bilgiler dersini tercih etti.”

Raporda Temel Dini Bilgiler, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Kur’an-ı Kerim dersleri farklı açılardan incelendi. Prof. Dr. Kaymakcan başkanlığında ve Sakarya Üniversitesi’nin doktora öğrencileri İbrahim Aşlamacı, Mustafa Yılmaz ve Adnan Telli’nin yer aldığı komisyonca hazırlanan rapor 80 sayfadan oluşuyor. Uzman görüşlerine dayalı doküman incelemesine dayandığı belirtilen raporda, söz konusu derslere ait öğretim programlarının, amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutları açısından incelenerek değerlendirmeye alındığı bildirildi.

> Seçmeli din dersleri raporu açıklandı

4+4+4’le okullarda okutulmaya başlanan din desleri ile ilgili hazırlanan raporda, ortaokul ve liselerdeki derslerin konu başlıkları dahil neredeyse birbirleriyle aynı olduğu lise öğrencilerine yönelik daha sorgulayıcı, daha tartışmacı konuların müfredata alınması gerektiği vurgulandı.

Ensar Vakfı ve Değerler Eğitimi Merkezi’nin, bu yıl müfredata konulan din derslerine ilişkin ‘Seçmeli Din Eğitimi Dersleri İnceleme ve Değerlendirme Raporu’ kamuoyuyla paylaşıldı.

‘Hz. Muhammed’in Hayatı’, ‘Kur’an-ı Kerim’ ve ‘Temel Dini Bilgiler’ derslerinin farklı yönlerden incelendiği rapor, vakfın Fatih’teki genel merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

Toplantıda konuşan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Kaymakcan, din eğitimine yönelik seçmeli derslerin ortaokul ve lise programına konulmuş olmasının halkın taleplerini karşıladığını belirtti.

Yapılan anketlerin, Türk halkının yüzde 75’inin seçmeli din eğitimi derslerine destek verdiğini gösterdiğini vurgulayan Kaymakcan, 4+4+4 diye bilinen eğitim kanununun en fazla desteklenen maddesinin bu dersler olduğunu aktardı.

Kaymakcan, raporun amacının, derslerin yeniden programlama sürecini değerlendirmek ve kamuoyu ile bu konularla ilgilenen uzman ve kurumlara görüş bildirmek olduğunu söyledi.

Dersleri analize tabi tuttuklarını aktaran Kaymakcan, “Bu kanun çok hızlı çıktı. Kanunun, programcılık tekniği açısından bazı sorunları var. Bunun temel nedeni ise kanunun çok hızlı çıkması ve uygulamaya konulması. MEB’in bu üç dersi yeniden gözden geçireceği bilgisini aldık. Bu yeniden gözden geçirmeye, programın hangi yönleri zayıf, hangi yanları güçlü, bunları ortaya koyarak, MEB tarafından yapılacak program revize çalışmasına somut bir katkı sağlamayı hedefledik” diye konuştu.

Söz konusu derslerin bu yıl yeni müfredata eklendiğini hatırlatan Kaymakcan, şöyle devam etti:

“Üç dersin programı, amaçları, kazanımları ve programcılık tekniği açısından eksikleri vardır. Türkiye’de din eğitimi derslerinde programlama anlamında daha ilerideyiz. Bu dersler, yüzde 80 bilişsel yani öğrenmeye yönelik programlar olarak hazırlanmış. Din derslerinde duyuşsal ve psikomotor alanlarda, yani kişilik ve kimlik kazandırma yönünün zayıf olduğunu gördük. Ortaokul ve liselerdeki bazı derslerde konu başlıkları neredeyse birbirleriyle aynı. Bunun sonucunda bazı risklerle karşı karşıya kalabiliriz. Ortaokulda bu dersi alan çoğu öğrenci, lisede bu dersi almaya gerek duymayacaktır. Lise öğrencilerinin ergenlikten kaynaklanan durumları nedeniyle daha sorgulayıcı, daha tartışmacı konuların öğretilmesi lazım. Daha sonraki program geliştirme aşamasında mutlaka lise öğrencisinin düzeyinin dikkate alınması lazım. Lise programının ortaokul programının tekrarı gibi olmaması gerekli.”

Kaymakcan, ortaokuldaki seçmeli derslerin herhangi bir sınav ve ölçme-değerlendirmeye tabi tutulmadığına dikkati çekerek, durumun değiştirilmesini talep etti.

2 milyon 615 bin 106 öğrenci dins derlerini seçti

Lise ve ortaokulda seçmeli derslerin tercih oranlarına ilişkin de Kaymakcan, şunları söyledi:

“Ortaokulda toplam öğrenci sayısı 1 milyon 221 bin civarında. Bu öğrencilerden yüzde 52’si (647 bin) Kur’an-ı Kerim dersini, yüzde 34’ü (426 bin 836) Hz. Muhammed’in Hayatı dersini, yüzde 17’si de (212 bin 134) Temel Dini Bilgiler dersini tercih etti. Lisede öğrencilerin toplam sayısı 1 milyon 343 bin. Bu öğrencilerden yüzde 39.7’si (573 bin 362) Hz. Muhammed’in Hayatı dersini, yüzde 29’u (431 bin 610) Kur’an-ı Kerim dersini, yüzde 26’sı da (385 bin) Temel Dini Bilgiler dersini tercih etti.”

Raporda Temel Dini Bilgiler, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Kur’an-ı Kerim dersleri farklı açılardan incelendi. Prof. Dr. Kaymakcan başkanlığında ve Sakarya Üniversitesi’nin doktora öğrencileri İbrahim Aşlamacı, Mustafa Yılmaz ve Adnan Telli’nin yer aldığı komisyonca hazırlanan rapor 80 sayfadan oluşuyor. Uzman görüşlerine dayalı doküman incelemesine dayandığı belirtilen raporda, söz konusu derslere ait öğretim programlarının, amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutları açısından incelenerek değerlendirmeye alındığı bildirildi.

Son Güncelleme: Cumartesi, 11 May 2013 10:47

Gösterim: 2915

Harlem Shake dansı yapıp çektiği görüntüleri Youtube’ta yayınladıkları için okuldan atılan 8 liseliye köşe yazarları sahip çıktı.

Bir lisede tüm dünyada fenomen haline gelen ‘Harlem Shake’ dansı yapıp çektiği görüntüleri de Youtube’da paylaşan 8 lise öğrencisinin okuldan atılmasına köşe yazarları da tepki gösterdi. Sabah Gazetesi’nden Hıncal Uluç, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya konuyla ilgili "Sayın Bakan, O gençleri yok etme kararını uygun buluyor musunuz?, Bulmuyorsanız, bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz?” diye soru yöneltmişti. Yine Sabah Gazetesi’nden Emre Aköz de bugünkü köşesini ‘Harlem Shake’ yaptıkları için okuldan atılan liseli o gençlere ayırdı.

Emre Aköz’ün bugünkü köşesinden;

Haber Hıncal Uluç'un gözünden kaçmamış; Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya soruyor:

"Bodrum Anadolu Lisesi, 8 öğrenciyi, Harlem Shake dansı yaptıkları ve YouTube'a koydukları için okuldan kovdu ve geleceklerini kararttı... "Sayın Bakan, O gençleri yok etme kararını uygun buluyor musunuz? Bulmuyorsanız, bir işlem yapmayı düşüyor musunuz? O gençleri ihbar eden öğretmen, okuldan kovma kararı alan yöneticiler, kararı onaylayan Bodrum İlçesi ve Muğla İli Milli Eğitim müdürleri hakkında kovuşturma açtırmayı düşündünüz mü? "Sayın Bakan, Hiç genç oldunuz mu?"

Yazının devamı için Tıklayın

> Okuldan atılan liselilere köşe yazarları sahip çıktı

Harlem Shake dansı yapıp çektiği görüntüleri Youtube’ta yayınladıkları için okuldan atılan 8 liseliye köşe yazarları sahip çıktı.

Bir lisede tüm dünyada fenomen haline gelen ‘Harlem Shake’ dansı yapıp çektiği görüntüleri de Youtube’da paylaşan 8 lise öğrencisinin okuldan atılmasına köşe yazarları da tepki gösterdi. Sabah Gazetesi’nden Hıncal Uluç, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya konuyla ilgili "Sayın Bakan, O gençleri yok etme kararını uygun buluyor musunuz?, Bulmuyorsanız, bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz?” diye soru yöneltmişti. Yine Sabah Gazetesi’nden Emre Aköz de bugünkü köşesini ‘Harlem Shake’ yaptıkları için okuldan atılan liseli o gençlere ayırdı.

Emre Aköz’ün bugünkü köşesinden;

Haber Hıncal Uluç'un gözünden kaçmamış; Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya soruyor:

"Bodrum Anadolu Lisesi, 8 öğrenciyi, Harlem Shake dansı yaptıkları ve YouTube'a koydukları için okuldan kovdu ve geleceklerini kararttı... "Sayın Bakan, O gençleri yok etme kararını uygun buluyor musunuz? Bulmuyorsanız, bir işlem yapmayı düşüyor musunuz? O gençleri ihbar eden öğretmen, okuldan kovma kararı alan yöneticiler, kararı onaylayan Bodrum İlçesi ve Muğla İli Milli Eğitim müdürleri hakkında kovuşturma açtırmayı düşündünüz mü? "Sayın Bakan, Hiç genç oldunuz mu?"

Yazının devamı için Tıklayın

Son Güncelleme: Cumartesi, 11 May 2013 11:14

Gösterim: 1888

MEB’in öğretim programlarını güncelleme çalışmaları sürüyor. Güncellenen öğretim programları 2013-2014 öğretim yılından başlayarak kademeli olarak uygulanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Türkçe (1-8), matematik (1-4), hayat bilgisi (1-3), sosyal bilgiler (4-7) ile ortaöğretim dil ve anlatım, Türk edebiyatı, tarih ve coğrafya derslerinin öğretim programları güncelleme çalışmalarının devam ettiği bildirdi.

Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamada, bilim ve teknolojideki gelişmeler, bireylerin, toplumun ve ekonominin ihtiyaçlarındaki değişmeler ile zorunlu eğitimin liseleri de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesinin, ilkokul, ortaokul ve liseler için öğretim programlarının 12 yıllık zorunlu eğitimin hedefleri kapsamında gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurduğu belirtildi.

Lise eğitiminin zorunlu hale gelmesiyle, lise çağındaki nüfusun tamamının bu eğitimi alacak olmasının, ortaöğretimde öğrencilerin ilgi, ihtiyaç, yetenek ve potansiyelleri bakımından çeşitlenmesi anlamına geldiği vurgulanan açıklamada, öğretim programlarının da bu çeşitliliği karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmesi için çalışmaların devam ettiği ifade edildi.

Daha önce güncellenen programlar2013-2014 öğretim yılında kademeli olarak uygulanacak

Öğretim programlarının ve haftalık ders çizelgelerinin güncellenmesine geçen yıl başlandığı hatırlatılan açıklamada, İngilizce (2-8), fen bilimleri (3-8), matematik (5-8), ortaöğretim matematik (9-12), fizik (9-12), kimya (9-12) ve biyoloji (9-12), derslerinin öğretim programlarının güncellendiği anımsatıldı.

Bu öğretim programlarının 2013-2014 öğretim yılından başlayarak kademeli olarak uygulanacağı bildirilen açıklamada, Türkçe (1-8), matematik (1-4), hayat bilgisi (1-3), sosyal bilgiler (4-7) ile ortaöğretim dil ve anlatım, Türk edebiyatı, tarih ve coğrafya derslerine ait öğretim programlarının güncellenmesine yönelik çalışmaların da devam ettiği bilgisi yer aldı.

Açıklamada, bu derslere ait yeni öğretim programlarının 2014-2015 öğretim yılından itibaren uygulamaya konulmasının planlandığı aktarıldı.

> MEB, müfredat programını güncellemeye devam ediyor

MEB’in öğretim programlarını güncelleme çalışmaları sürüyor. Güncellenen öğretim programları 2013-2014 öğretim yılından başlayarak kademeli olarak uygulanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Türkçe (1-8), matematik (1-4), hayat bilgisi (1-3), sosyal bilgiler (4-7) ile ortaöğretim dil ve anlatım, Türk edebiyatı, tarih ve coğrafya derslerinin öğretim programları güncelleme çalışmalarının devam ettiği bildirdi.

Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamada, bilim ve teknolojideki gelişmeler, bireylerin, toplumun ve ekonominin ihtiyaçlarındaki değişmeler ile zorunlu eğitimin liseleri de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesinin, ilkokul, ortaokul ve liseler için öğretim programlarının 12 yıllık zorunlu eğitimin hedefleri kapsamında gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurduğu belirtildi.

Lise eğitiminin zorunlu hale gelmesiyle, lise çağındaki nüfusun tamamının bu eğitimi alacak olmasının, ortaöğretimde öğrencilerin ilgi, ihtiyaç, yetenek ve potansiyelleri bakımından çeşitlenmesi anlamına geldiği vurgulanan açıklamada, öğretim programlarının da bu çeşitliliği karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmesi için çalışmaların devam ettiği ifade edildi.

Daha önce güncellenen programlar2013-2014 öğretim yılında kademeli olarak uygulanacak

Öğretim programlarının ve haftalık ders çizelgelerinin güncellenmesine geçen yıl başlandığı hatırlatılan açıklamada, İngilizce (2-8), fen bilimleri (3-8), matematik (5-8), ortaöğretim matematik (9-12), fizik (9-12), kimya (9-12) ve biyoloji (9-12), derslerinin öğretim programlarının güncellendiği anımsatıldı.

Bu öğretim programlarının 2013-2014 öğretim yılından başlayarak kademeli olarak uygulanacağı bildirilen açıklamada, Türkçe (1-8), matematik (1-4), hayat bilgisi (1-3), sosyal bilgiler (4-7) ile ortaöğretim dil ve anlatım, Türk edebiyatı, tarih ve coğrafya derslerine ait öğretim programlarının güncellenmesine yönelik çalışmaların da devam ettiği bilgisi yer aldı.

Açıklamada, bu derslere ait yeni öğretim programlarının 2014-2015 öğretim yılından itibaren uygulamaya konulmasının planlandığı aktarıldı.

Son Güncelleme: Cuma, 10 May 2013 22:47

Gösterim: 4733


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.