Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Eğitim-Bir-Sen, kadın öğretmenlerin "mobbing" konusundaki algılarını ortaya koymak ve ne düzeyde mobbinge maruz kaldıklarını belirlemek için bin 25 öğretmenin katılımıyla anket yaptı.
Eğitim-Bir-Sen, kadın öğretmenlerin "mobbing" konusundaki algılarını ortaya koymak ve ne düzeyde mobbinge maruz kaldıklarını belirlemek için bin 25 öğretmenin katılımıyla anket yaptı.
Sendikanın Kadın Komisyonu Başkanı Habibe Öçal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin toplumsal yara olduğunu belirtti.
Şiddetin bir türünün de yıldırma adıyla da bilinen mobbing olduğunu ifade eden Öçal, bu kapsamda Türkiye'de özellikle öğretmenlerin, uğradıkları mobbingi tespit etmek ve bu konuya ilişkin algılarının ne olduğunu ortaya koymak için " Kadın Öğretmen veMobbing Algısı" başlıklı anket yaptıklarını bildirdi.
Anket için 12 bölgeden 12 il seçildiğini anlatan Öçal, "demografik yapı, kadın öğretmenlerinmobbing algısı, yıldırmanın kaynağı, düzeyi ve sonuçlarının" ele alındığı 3 bölümden oluşan çalışmanın ülke genelinde bin 25 öğretmene uygulandığını söyledi.
Öğretmenlere 87 sorunun yöneltildiğini ifade eden Öçal, "Türkiye’de eğitimciler üzerinde böyle geniş kapsamlı bir çalışma yok. Bu çalışmamız bir ilk olma özelliği de taşıyor" diye konuştu.
Önemli sonuçları bulunan araştırmalarının tamamını 7 Mart'ta kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getiren Öçal, şunları kaydetti:
"Araştırmamızda, kadın öğretmenlerimize, çalışma hayatı boyunca kaç kez yıldırmaya maruz kaldıklarına ilişkin soru yönelttik. Kadın öğretmenlerin yüzde 46,2'si 2-5 defa, yüzde 23,8'i bir defa, yüzde 22,5'i 10 defa ve üzeri, yüzde 7,5'i 6-9 kez yıldırıya maruz kaldığını belirtti.
'Aynı dönemde, yıldırmaya maruz kalan diğerlerine de destek oldunuz mu' sorusuna, her 3 kadın öğretmenden 2'si yani yüzde 66,3'ü çalışma yaşamında, en çok etkilendiği, yıldırmaya maruz kaldığı dönemde, bulunduğu ortamda aynı veya farklı yıldırma eylemine maruz kalan bireye veya bireylere destek olduğunu, yüzde 33,7'si destek olmadığını ifade etti."
Anketin, kişilerin mobbingi farklı biçimlerde algıladıklarını da ortaya koyduğunu dile getiren Öçal, iki öğretmenin aynı olayı farklı değerlendirdiğini, ortak bir mobbing algısı bulunmadığını söyledi.
Öçal, kadın öğretmenlerin başörtüsü ve kıllık kıyafeti konusunda da halen mobbinge uğradığını kaydetti.
Çalışmanın ikinci bölümünün de erkek öğretmenler üzerinde yapıldığını aktaran Öçal, bu tamamladığında, iki araştırmanın karşılaştırarak, kadın ve erkek mobbing algısına ilişkin bir analiz ortaya koyulacağını sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Eğitim-Bir-Sen, kadın öğretmenlerin "mobbing" konusundaki algılarını ortaya koymak ve ne düzeyde mobbinge maruz kaldıklarını belirlemek için bin 25 öğretmenin katılımıyla anket yaptı.
Eğitim-Bir-Sen, kadın öğretmenlerin "mobbing" konusundaki algılarını ortaya koymak ve ne düzeyde mobbinge maruz kaldıklarını belirlemek için bin 25 öğretmenin katılımıyla anket yaptı.
Sendikanın Kadın Komisyonu Başkanı Habibe Öçal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin toplumsal yara olduğunu belirtti.
Şiddetin bir türünün de yıldırma adıyla da bilinen mobbing olduğunu ifade eden Öçal, bu kapsamda Türkiye'de özellikle öğretmenlerin, uğradıkları mobbingi tespit etmek ve bu konuya ilişkin algılarının ne olduğunu ortaya koymak için " Kadın Öğretmen veMobbing Algısı" başlıklı anket yaptıklarını bildirdi.
Anket için 12 bölgeden 12 il seçildiğini anlatan Öçal, "demografik yapı, kadın öğretmenlerinmobbing algısı, yıldırmanın kaynağı, düzeyi ve sonuçlarının" ele alındığı 3 bölümden oluşan çalışmanın ülke genelinde bin 25 öğretmene uygulandığını söyledi.
Öğretmenlere 87 sorunun yöneltildiğini ifade eden Öçal, "Türkiye’de eğitimciler üzerinde böyle geniş kapsamlı bir çalışma yok. Bu çalışmamız bir ilk olma özelliği de taşıyor" diye konuştu.
Önemli sonuçları bulunan araştırmalarının tamamını 7 Mart'ta kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getiren Öçal, şunları kaydetti:
"Araştırmamızda, kadın öğretmenlerimize, çalışma hayatı boyunca kaç kez yıldırmaya maruz kaldıklarına ilişkin soru yönelttik. Kadın öğretmenlerin yüzde 46,2'si 2-5 defa, yüzde 23,8'i bir defa, yüzde 22,5'i 10 defa ve üzeri, yüzde 7,5'i 6-9 kez yıldırıya maruz kaldığını belirtti.
'Aynı dönemde, yıldırmaya maruz kalan diğerlerine de destek oldunuz mu' sorusuna, her 3 kadın öğretmenden 2'si yani yüzde 66,3'ü çalışma yaşamında, en çok etkilendiği, yıldırmaya maruz kaldığı dönemde, bulunduğu ortamda aynı veya farklı yıldırma eylemine maruz kalan bireye veya bireylere destek olduğunu, yüzde 33,7'si destek olmadığını ifade etti."
Anketin, kişilerin mobbingi farklı biçimlerde algıladıklarını da ortaya koyduğunu dile getiren Öçal, iki öğretmenin aynı olayı farklı değerlendirdiğini, ortak bir mobbing algısı bulunmadığını söyledi.
Öçal, kadın öğretmenlerin başörtüsü ve kıllık kıyafeti konusunda da halen mobbinge uğradığını kaydetti.
Çalışmanın ikinci bölümünün de erkek öğretmenler üzerinde yapıldığını aktaran Öçal, bu tamamladığında, iki araştırmanın karşılaştırarak, kadın ve erkek mobbing algısına ilişkin bir analiz ortaya koyulacağını sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Perşembe, 05 Mart 2015 13:09
Gösterim: 1850
Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM’nin üniversite sınavında sorulan soruların sadece yüzde 20’sinin yayınlanması yönündeki kararın yürütmesini durdurdu.
Davayı esastan görüşmeye başlayan Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan ‘hak arama özgürlüğü’, ‘adil yargılanma hakkı’ ve ‘mahkemeye başvuru hakkını’ doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna vardı. Danıştay 8. Dairesi, söz konusu kararın açıkça hukuka aykırı olduğuna ve uygulanması durumunda telafisi güç veya olanaksız zararlara neden olabileceğine hükmetti. Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının yürütmesini oy çokluğuyla durdurdu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM’nin üniversite sınavında sorulan soruların sadece yüzde 20’sinin yayınlanması yönündeki kararın yürütmesini durdurdu.
Davayı esastan görüşmeye başlayan Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan ‘hak arama özgürlüğü’, ‘adil yargılanma hakkı’ ve ‘mahkemeye başvuru hakkını’ doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna vardı. Danıştay 8. Dairesi, söz konusu kararın açıkça hukuka aykırı olduğuna ve uygulanması durumunda telafisi güç veya olanaksız zararlara neden olabileceğine hükmetti. Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının yürütmesini oy çokluğuyla durdurdu.
Son Güncelleme: Perşembe, 05 Mart 2015 12:20
Gösterim: 1320
New York'ta Ramazan ve Kurban bayramları, yeni eğitim döneminden başlamak üzere öğrenciler için resmi tatil ilan edildi.
New York'ta Ramazan ve Kurban bayramları, yeni eğitim döneminden başlamak üzere öğrenciler için resmi tatil ilan edildi.
New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, İslam dininin kutsal günleri olan Ramazan ve Kurban bayramlarının tatil olacağını açıkladı. Blasio, kararı "şehrin çeşitliliğine saygı duyan bir değişim" olarak nitelendirdi.
Blasio sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamanın ardından Eğitim Müdürü Carmen Fariña'la kararla ilgili bir görüşme gerçekleştirdi.
İlk tatil Kurban Bayramı'nın birinci günü
Görüşmenin ardından New York Belediyesi'nden yapılan açıklamada, New York'ta devlet okullarındaki ilk resmi tatilin, 2015-2016 eğitim döneminde 24 Eylül tarihinde Kurban Bayramı'nın birinci günü olacağı belirtildi.
Belediyenin açıklamasında ayrıca öğrencilerin yüzde 36'sının Kurban Bayramı tatili sırasında okula devam etmediği kaydedildi.
Öte yandan belediye yetkilileri, New York'ta 600 bin ila 1 milyon arasında Müslüman'ın yaşadığını tahmin ediyor.
Columbia Üniversitesi'nin 2008 yılında yaptığı bir araştırmada ise New York devlet okullarındaki ilköğretim öğrencilerinin oranının yüzde 10 olduğu ve Müslüman öğrencilerin yüzde 95'inin devlet okullarında eğitim gördüğü bildirilmişti.
Müslümanlara tatil seçim vaadiydi
New York Belediye Başkanlığı öncesinde verdiği seçim sözlerinden birini yerine getiren Demokrat Partili Belediye Başkanı Blasio, okulların Yahudi ve Hristiyan bayramlarında olduğu gibi tatil edilmesi gerektiğini savunuyordu.
Daha önce Müslüman liderlerin Ramazan ve Kurban bayramlarının tatil olması için büyük mücadele verdiği New York'ta, Hristiyan ve Yahudi öğrencilerin dini bayramlarında tüm okullar tatil olmasına rağmen, eski belediye başkanı Michael R. Bloomberg, öğrencilerin daha fazla eğitim gününe ihtiyacı var gerekçesiyle Müslümanların bayramlarının resmi tatil olmasını kabul etmemişti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
New York'ta Ramazan ve Kurban bayramları, yeni eğitim döneminden başlamak üzere öğrenciler için resmi tatil ilan edildi.
New York'ta Ramazan ve Kurban bayramları, yeni eğitim döneminden başlamak üzere öğrenciler için resmi tatil ilan edildi.
New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, İslam dininin kutsal günleri olan Ramazan ve Kurban bayramlarının tatil olacağını açıkladı. Blasio, kararı "şehrin çeşitliliğine saygı duyan bir değişim" olarak nitelendirdi.
Blasio sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamanın ardından Eğitim Müdürü Carmen Fariña'la kararla ilgili bir görüşme gerçekleştirdi.
İlk tatil Kurban Bayramı'nın birinci günü
Görüşmenin ardından New York Belediyesi'nden yapılan açıklamada, New York'ta devlet okullarındaki ilk resmi tatilin, 2015-2016 eğitim döneminde 24 Eylül tarihinde Kurban Bayramı'nın birinci günü olacağı belirtildi.
Belediyenin açıklamasında ayrıca öğrencilerin yüzde 36'sının Kurban Bayramı tatili sırasında okula devam etmediği kaydedildi.
Öte yandan belediye yetkilileri, New York'ta 600 bin ila 1 milyon arasında Müslüman'ın yaşadığını tahmin ediyor.
Columbia Üniversitesi'nin 2008 yılında yaptığı bir araştırmada ise New York devlet okullarındaki ilköğretim öğrencilerinin oranının yüzde 10 olduğu ve Müslüman öğrencilerin yüzde 95'inin devlet okullarında eğitim gördüğü bildirilmişti.
Müslümanlara tatil seçim vaadiydi
New York Belediye Başkanlığı öncesinde verdiği seçim sözlerinden birini yerine getiren Demokrat Partili Belediye Başkanı Blasio, okulların Yahudi ve Hristiyan bayramlarında olduğu gibi tatil edilmesi gerektiğini savunuyordu.
Daha önce Müslüman liderlerin Ramazan ve Kurban bayramlarının tatil olması için büyük mücadele verdiği New York'ta, Hristiyan ve Yahudi öğrencilerin dini bayramlarında tüm okullar tatil olmasına rağmen, eski belediye başkanı Michael R. Bloomberg, öğrencilerin daha fazla eğitim gününe ihtiyacı var gerekçesiyle Müslümanların bayramlarının resmi tatil olmasını kabul etmemişti.
Son Güncelleme: Perşembe, 05 Mart 2015 09:13
Gösterim: 1448
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği genelgeyle uygulanmaya başlanan "Değerler Eğitimi" Projesi, öğrencilerin çevrelerinde yaşadıkları sorunlara karşı, sorumluluk alma duygularını geliştirdi.
Temel insani değerleri korumaya almak ve canlandırmak amacıyla uygulanan proje kapsamında verilen, duyarlılık, hoşgörü, tasarruflu olma, sevgi, saygı, bağımsızlık, demokrasi, sorumluluk, doğruluk, dürüstlük, şiddetin önlenmesi, ahlaki eğitim, vefa ve barış eğitimleri, öğrencilerin manevi açıdan gelişmesine büyük katkı sağlıyor.
Eğitimler kapsamında sosyal sorumluluk anlayışları gelişen öğrenciler, çevrelerindeki sorunlar karşısında hayata geçirdikleri projelerle büyüklere örnek olacak davranışlar sergiliyor.
Tuşba ilçesindeki Hacı Ali Akın İlkokulu'nda eğitim gören 3'üncü sınıf öğrencileri, küçük yaşlarına rağmen üstlendikleri sosyal sorumluluk projeleriyle büyüklerine örnek oluyor.
Değerler Eğitimi Projesi kapsamında öğrencilerin din, dil, ırk ayrımı yapmadan yardıma muhtaç insanların yanında olmaları gerektiğinin farkına vardıklarını belirten Hacı Ali Akın İlkokulu Sınıf Öğretmeni Aysel Duran Sansür, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birçok öğrencinin değerler eğitimi kapsamında proje ürettiğini söyledi.
Van'da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011'de meydana gelen depremlerde öğrencilerin ana sınıfında eğitim gördüğünü anımsatan Sansür, "Deprem sırasında öğrencilerimizin olumlu ve olumsuz deneyimleri oldu. Tüm Türkiye'den Van için gösterilen duyarlılık onları çok etkiledi. Birçok öğrencimiz bu anlamda ürettikleri fikirleri projeye dönüştürdü. Onlar da yardıma ihtiyacı olan insanların yanında olmak için yola çıktı" dedi.
"Soma'daki çoçuklar için oyuncak kampanyası düzenlediler"
Proje kapsamında duyarlılığı artan öğrencilerin çeşitli projeler ürettiğini belirten Sansür, geçtiğimiz yıl Soma'da yaşanan maden faciasında babasını kaybeden çocuklar için üzülen ve onların acısını bir nebze de olsa azaltmak isteyen öğrencilerin, oyuncak kampanyası başlattığını anımsattı.
Sansür, projeler sayesinde öğrencilerimizin özgüvenlerinin ve çevrelerine karşı olan duyarlılıklarının arttığını anlatarak, böylece öğrencilerin yardımlaşma ve dayanışmayı seven, şefkat, merhamet sahibi bireyler olduğunu ifade etti.
Sansür, şöyle konuştu:
"Öğrencilerimiz, proje başlattılar ve duyarlı vatandaşlardan da destek alarak topladıkları oyuncakları Soma'daki kardeşlerine gönderdiler. Aynı zamanda öğrencilerimiz büyük sıkıntı yaşayan Somali'deki vatandaşların ihtiyacı için 'Su Kuyusu Açma Projesi'ni de değerler eğitimi kapsamında hazırladı. Bu çerçevede kermes düzenlendi ve 5 bin lira toplandı. Bu para ilgili kurumlar aracılığıyla Somali'de su kuyusu açılması için gönderildi."
Yatalak hastalar için mavi kapak topluyor
Hacı Ali Akın İlkokulu 3. sınıf öğrencisi olan Mustafa Said Sıcakyüz, köy ziyareti sırasında yatalak olduğu için çocuklarıyla yeterince ilgilenemeyen ve onlara yemek yapamayan teyzesinin durumundan etkilenerek, mavi kapak toplama kampanyası başlattı.
Topladığı mavi kapaklarla teyzesine akülü tekerlekli sandalye almayı amaçlayan Sıcakyüz, köyde başka yatalak hastanın olduğunu öğrenince projesini geliştirdi.
Van depreminde tüm Türkiye'den kente gelen yardımların çok anlamlı olduğunu ve herkesi duygulandırdığını anlatan öğrencilerden Zozan Rojin Demir ise depremden sonra yardımlarla ayakta durabildiklerini söyledi.
Demir, şunları dile getirdi:
"Biz de bu sorumluluk anlayışıyla bizi mutlu eden insanların kötü günlerinde yanlarında olmaya çalışıyoruz. Soma faciasında babalarını, abilerini, dayılarını kaybeden çocukları gördüm ve çok üzüldüm. O çocukları mutlu etmek, acılarını biraz da olsa azaltmak için oyuncak kampanyası başlattık. Öğretmenim, ailem ve arkadaşlarım bu konuda bana destek verdi. Onlar bize yardım yolladığında biz çok mutlu olmuştuk. Onların mutlu olduğunu öğrenince ben de çok mutlu oldum."
Lösemili çocuklar için kampanya
Öğrencilerden Berfin Ece de Türkiye'de her yıl binin üzerinde 16 yaşından küçük çocuğun lösemi hastalığına yakalandığını, bu konuda farkındalık oluşturmak için arkadaşlarıyla kampanya başlattığını ifade etti.
Ece, "Lösemili çocukların ailelerinin yüzde 90'ı asgari ücretin altında gelire sahip. Bu şartlarda aileden birinin de lösemi olması, ağır tedavi süreci ve içinde bulunan zor şartlar, ailelerin geçimini zorlaştırmakta ve çocukların tedavisini çıkmaza sokmaktadır. Amacımız kanser hastalarına yardım etmek ve onların iyileştirilmesine katkı sağlamak" ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği genelgeyle uygulanmaya başlanan "Değerler Eğitimi" Projesi, öğrencilerin çevrelerinde yaşadıkları sorunlara karşı, sorumluluk alma duygularını geliştirdi.
Temel insani değerleri korumaya almak ve canlandırmak amacıyla uygulanan proje kapsamında verilen, duyarlılık, hoşgörü, tasarruflu olma, sevgi, saygı, bağımsızlık, demokrasi, sorumluluk, doğruluk, dürüstlük, şiddetin önlenmesi, ahlaki eğitim, vefa ve barış eğitimleri, öğrencilerin manevi açıdan gelişmesine büyük katkı sağlıyor.
Eğitimler kapsamında sosyal sorumluluk anlayışları gelişen öğrenciler, çevrelerindeki sorunlar karşısında hayata geçirdikleri projelerle büyüklere örnek olacak davranışlar sergiliyor.
Tuşba ilçesindeki Hacı Ali Akın İlkokulu'nda eğitim gören 3'üncü sınıf öğrencileri, küçük yaşlarına rağmen üstlendikleri sosyal sorumluluk projeleriyle büyüklerine örnek oluyor.
Değerler Eğitimi Projesi kapsamında öğrencilerin din, dil, ırk ayrımı yapmadan yardıma muhtaç insanların yanında olmaları gerektiğinin farkına vardıklarını belirten Hacı Ali Akın İlkokulu Sınıf Öğretmeni Aysel Duran Sansür, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birçok öğrencinin değerler eğitimi kapsamında proje ürettiğini söyledi.
Van'da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011'de meydana gelen depremlerde öğrencilerin ana sınıfında eğitim gördüğünü anımsatan Sansür, "Deprem sırasında öğrencilerimizin olumlu ve olumsuz deneyimleri oldu. Tüm Türkiye'den Van için gösterilen duyarlılık onları çok etkiledi. Birçok öğrencimiz bu anlamda ürettikleri fikirleri projeye dönüştürdü. Onlar da yardıma ihtiyacı olan insanların yanında olmak için yola çıktı" dedi.
"Soma'daki çoçuklar için oyuncak kampanyası düzenlediler"
Proje kapsamında duyarlılığı artan öğrencilerin çeşitli projeler ürettiğini belirten Sansür, geçtiğimiz yıl Soma'da yaşanan maden faciasında babasını kaybeden çocuklar için üzülen ve onların acısını bir nebze de olsa azaltmak isteyen öğrencilerin, oyuncak kampanyası başlattığını anımsattı.
Sansür, projeler sayesinde öğrencilerimizin özgüvenlerinin ve çevrelerine karşı olan duyarlılıklarının arttığını anlatarak, böylece öğrencilerin yardımlaşma ve dayanışmayı seven, şefkat, merhamet sahibi bireyler olduğunu ifade etti.
Sansür, şöyle konuştu:
"Öğrencilerimiz, proje başlattılar ve duyarlı vatandaşlardan da destek alarak topladıkları oyuncakları Soma'daki kardeşlerine gönderdiler. Aynı zamanda öğrencilerimiz büyük sıkıntı yaşayan Somali'deki vatandaşların ihtiyacı için 'Su Kuyusu Açma Projesi'ni de değerler eğitimi kapsamında hazırladı. Bu çerçevede kermes düzenlendi ve 5 bin lira toplandı. Bu para ilgili kurumlar aracılığıyla Somali'de su kuyusu açılması için gönderildi."
Yatalak hastalar için mavi kapak topluyor
Hacı Ali Akın İlkokulu 3. sınıf öğrencisi olan Mustafa Said Sıcakyüz, köy ziyareti sırasında yatalak olduğu için çocuklarıyla yeterince ilgilenemeyen ve onlara yemek yapamayan teyzesinin durumundan etkilenerek, mavi kapak toplama kampanyası başlattı.
Topladığı mavi kapaklarla teyzesine akülü tekerlekli sandalye almayı amaçlayan Sıcakyüz, köyde başka yatalak hastanın olduğunu öğrenince projesini geliştirdi.
Van depreminde tüm Türkiye'den kente gelen yardımların çok anlamlı olduğunu ve herkesi duygulandırdığını anlatan öğrencilerden Zozan Rojin Demir ise depremden sonra yardımlarla ayakta durabildiklerini söyledi.
Demir, şunları dile getirdi:
"Biz de bu sorumluluk anlayışıyla bizi mutlu eden insanların kötü günlerinde yanlarında olmaya çalışıyoruz. Soma faciasında babalarını, abilerini, dayılarını kaybeden çocukları gördüm ve çok üzüldüm. O çocukları mutlu etmek, acılarını biraz da olsa azaltmak için oyuncak kampanyası başlattık. Öğretmenim, ailem ve arkadaşlarım bu konuda bana destek verdi. Onlar bize yardım yolladığında biz çok mutlu olmuştuk. Onların mutlu olduğunu öğrenince ben de çok mutlu oldum."
Lösemili çocuklar için kampanya
Öğrencilerden Berfin Ece de Türkiye'de her yıl binin üzerinde 16 yaşından küçük çocuğun lösemi hastalığına yakalandığını, bu konuda farkındalık oluşturmak için arkadaşlarıyla kampanya başlattığını ifade etti.
Ece, "Lösemili çocukların ailelerinin yüzde 90'ı asgari ücretin altında gelire sahip. Bu şartlarda aileden birinin de lösemi olması, ağır tedavi süreci ve içinde bulunan zor şartlar, ailelerin geçimini zorlaştırmakta ve çocukların tedavisini çıkmaza sokmaktadır. Amacımız kanser hastalarına yardım etmek ve onların iyileştirilmesine katkı sağlamak" ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Perşembe, 05 Mart 2015 12:06
Gösterim: 2138
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 4 ayrı TEOG kılavuzu yayınladı. TEOG Kılavuzu, öğrenci, veli, öğretmen ve tercih danışmanları için ayrı ayrı düzenlendi.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 4 ayrı Temel Eğitimde Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kılavuzu yayınlandı. Öğretmen, öğrenci, veli ve tercih danışmanlığı başlıklarında yayınlanan kılavuz TEOG öncesi öğrenci, veli, öğretmen ve danışmanlara yol göstermek ve bilgilendirmek amacını taşıyor.
MEB'in http://orgm.meb.gov.tr/ internet adresinde yayınlanan TEOG kılavuzunda aşağıdaki bağlantılara tıklayarak da ulaşabilirsiniz.
TEOG Veli Kılavuzunu indirmek için Tıklayın
TEOG ve Tercih Danışmanlığı Kılavuzunu indirmek için Tıklayın
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 4 ayrı TEOG kılavuzu yayınladı. TEOG Kılavuzu, öğrenci, veli, öğretmen ve tercih danışmanları için ayrı ayrı düzenlendi.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 4 ayrı Temel Eğitimde Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kılavuzu yayınlandı. Öğretmen, öğrenci, veli ve tercih danışmanlığı başlıklarında yayınlanan kılavuz TEOG öncesi öğrenci, veli, öğretmen ve danışmanlara yol göstermek ve bilgilendirmek amacını taşıyor.
MEB'in http://orgm.meb.gov.tr/ internet adresinde yayınlanan TEOG kılavuzunda aşağıdaki bağlantılara tıklayarak da ulaşabilirsiniz.
TEOG Veli Kılavuzunu indirmek için Tıklayın
TEOG ve Tercih Danışmanlığı Kılavuzunu indirmek için Tıklayın
Son Güncelleme: Salı, 03 Mart 2015 17:42
Gösterim: 2423

