Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Başbakan Erdoğan, kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kalmasıyla ilgili "Bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi de yaparız. Valiliklerin inisiyatifleri kullanması gerekir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, kız ve erkek öğrencilerin birlikte tuttukları evlere mi yoksa yurt gibi faaliyet gösteren binalara ilişkin düzenleme yapılacağının sorulması üzerine, "Kız erkek artık karışık yurt dönemini biz kapattık. Şu ana kadar yüzde 75 düzenlemeyi Kredi Yurtlar Kurumuna biz yaptırmış durumdayız.  Dolayısıyla kızlarla erkeklerin aynı yerlerde kampüsü paylaştıkları yurtlar, aynı yerlerde kalmalarına fırsat verecek yurtlar bundan sonra olmayacak. Ev olayına bu, birçok şikayetlerinin olduğu, aynı daireyi kız ve erkek paylaşımı noktasında ciddi şikayetler var. Bu konuyu sizlerin takdirine bırakıyorum" diye konuştu.

"Muhafazakar demokrat bir iktidar olarak da ne gibi düzenlemeler yapılabilir, bunun psikolojik sosyolojik neticeleri nedir, ne değildir bu çalışmaları yapıp, bu şikayetleri değerlendirecegiz" diyen Erdoğan, valiliklerin bu durumdaki yetkisinin sorulması üzerine, bu düzenlemeden sonra gerekli yetkiyi alacaklarını ifade etti.

"Yasal düzenlemeyi de yaparız"

Evlerin özel ve müstakil olduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Kişilerin özel müstakil evlerinde bir farklı kız, bir farklı genç ikisinin aynı evde kalması ne denli acaba uygun olabilir. Siz kızınıza, oğlunuza böyle bir şeyi hoşgörüyle karşılayabiliyor musunuz? Yok, yarın anne olduğunuzda veya annesiniz bilemiyorum. Kızınıza, çocuğunuza böyle bir şeyi uygun buluyorsanız sizin için hayırlı olsun. Ama eğer bir yasal düzenleme olması gerekiyorsa biz, bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi de yaparız. Şu anda valiliklerin bu konuda inisiyatifleri varsa bu inisiyatifleri de kullanması gerekir. Çünkü bunun bedeli yarın çok farklı bir şekilde karşımıza gelebilir"  dedi.

Fenerbahçe Spor Kulübünde Aziz Yıldırımın yeniden başkan seçilmesinin ve sonuçların belli olmasının ardından yaptığı konuşmasının sorulması üzerine Erdoğan, kulüplerle ilgil herhangi bir söylemde bulunmasının doğru olmadığını belirtti.

Fenerbahçe camiasının takdirini bu istikamette kullandığını, kendisine "hayırlı olsun" demenin düşeceğini belirten Erdoğan, "Söylenenlerin, vaatlerinin ne denli temelinin olup olmadığını bu '1,5 yılılık sürem var' diyor, 1,5 yıllık süre içinde Fenerbahçe camiası görecektir" ifadesini kullandı.

> Kızlı erkekli öğrenci evine yasal düzenleme mesajı

Başbakan Erdoğan, kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kalmasıyla ilgili "Bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi de yaparız. Valiliklerin inisiyatifleri kullanması gerekir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, kız ve erkek öğrencilerin birlikte tuttukları evlere mi yoksa yurt gibi faaliyet gösteren binalara ilişkin düzenleme yapılacağının sorulması üzerine, "Kız erkek artık karışık yurt dönemini biz kapattık. Şu ana kadar yüzde 75 düzenlemeyi Kredi Yurtlar Kurumuna biz yaptırmış durumdayız.  Dolayısıyla kızlarla erkeklerin aynı yerlerde kampüsü paylaştıkları yurtlar, aynı yerlerde kalmalarına fırsat verecek yurtlar bundan sonra olmayacak. Ev olayına bu, birçok şikayetlerinin olduğu, aynı daireyi kız ve erkek paylaşımı noktasında ciddi şikayetler var. Bu konuyu sizlerin takdirine bırakıyorum" diye konuştu.

"Muhafazakar demokrat bir iktidar olarak da ne gibi düzenlemeler yapılabilir, bunun psikolojik sosyolojik neticeleri nedir, ne değildir bu çalışmaları yapıp, bu şikayetleri değerlendirecegiz" diyen Erdoğan, valiliklerin bu durumdaki yetkisinin sorulması üzerine, bu düzenlemeden sonra gerekli yetkiyi alacaklarını ifade etti.

"Yasal düzenlemeyi de yaparız"

Evlerin özel ve müstakil olduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Kişilerin özel müstakil evlerinde bir farklı kız, bir farklı genç ikisinin aynı evde kalması ne denli acaba uygun olabilir. Siz kızınıza, oğlunuza böyle bir şeyi hoşgörüyle karşılayabiliyor musunuz? Yok, yarın anne olduğunuzda veya annesiniz bilemiyorum. Kızınıza, çocuğunuza böyle bir şeyi uygun buluyorsanız sizin için hayırlı olsun. Ama eğer bir yasal düzenleme olması gerekiyorsa biz, bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi de yaparız. Şu anda valiliklerin bu konuda inisiyatifleri varsa bu inisiyatifleri de kullanması gerekir. Çünkü bunun bedeli yarın çok farklı bir şekilde karşımıza gelebilir"  dedi.

Fenerbahçe Spor Kulübünde Aziz Yıldırımın yeniden başkan seçilmesinin ve sonuçların belli olmasının ardından yaptığı konuşmasının sorulması üzerine Erdoğan, kulüplerle ilgil herhangi bir söylemde bulunmasının doğru olmadığını belirtti.

Fenerbahçe camiasının takdirini bu istikamette kullandığını, kendisine "hayırlı olsun" demenin düşeceğini belirten Erdoğan, "Söylenenlerin, vaatlerinin ne denli temelinin olup olmadığını bu '1,5 yılılık sürem var' diyor, 1,5 yıllık süre içinde Fenerbahçe camiası görecektir" ifadesini kullandı.

Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Kasım 2013 09:05

Gösterim: 1303

Başbakan Yardımcısı Arınç, Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili yaptığı açıklamada okulun yeniden eğitime açılması konusunda yasal bir engel olmadığını belirtti. Arınç, "Bu bir siyasi iradedir. Açılması gerekiyorsa açılır, açılmaması gerekiyorsa, bazı engeller varsa açılmaz.” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili tartışmalara değindi.

Arınç, okulun 1840 yılında açıldığını, 1971 yılına kadar faaliyetini sürdürdüğünü, Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldığını anımsattı.

Anayasa Mahkemesi kararırının, okulun üç yıllık teoloji eğitimi veren kısmı ile ilgili olduğunu belirten Arınç, ancak lise kısmını da kendilerinin, 'bu durumda eğitim yapamayız' düşüncesiyle kapatmak zorunda kaldıklarını hatırlattı.

Okulun yeniden eğitime açılması konusunda yasal engel olmadığını anlatan Arınç, "Bu bir siyasi iradedir. Açılması gerekiyorsa açılır, açılmaması gerekiyorsa, bazı engeller varsa açılmaz. Din mensupları, kendi din adamlarını yetiştirmek için böyle bir ihtiyaç duyuyorlarsa bunu karşılamak her hükümetin görevidir. Anayasa Mahkemesi'nin kararını yeniden önümüze koyarak, pozitif düşünmek suretiyle bu okulun eğitime açılması bence mümkündür" diye konuştu.

TDK'ya yönelik eleştiriler

TDK'ya yönelik eleştirileri yanıtlayan Arınç, "(Biz Türk dilini bütün yabancı etkilerden arındıralım) dersek, hepimizin isminin Arapça ya da Farsça olduğunu söyleyebiliriz. Biz öyle bir medeniyetiz ki her dilden almışız, özümsemişiz güzel bir dil olarak kelime haznemizi zenginleştirmişiz" dedi.

> Ruhban Okulu’nun açılması için yasal bir engel yok

Başbakan Yardımcısı Arınç, Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili yaptığı açıklamada okulun yeniden eğitime açılması konusunda yasal bir engel olmadığını belirtti. Arınç, "Bu bir siyasi iradedir. Açılması gerekiyorsa açılır, açılmaması gerekiyorsa, bazı engeller varsa açılmaz.” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili tartışmalara değindi.

Arınç, okulun 1840 yılında açıldığını, 1971 yılına kadar faaliyetini sürdürdüğünü, Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldığını anımsattı.

Anayasa Mahkemesi kararırının, okulun üç yıllık teoloji eğitimi veren kısmı ile ilgili olduğunu belirten Arınç, ancak lise kısmını da kendilerinin, 'bu durumda eğitim yapamayız' düşüncesiyle kapatmak zorunda kaldıklarını hatırlattı.

Okulun yeniden eğitime açılması konusunda yasal engel olmadığını anlatan Arınç, "Bu bir siyasi iradedir. Açılması gerekiyorsa açılır, açılmaması gerekiyorsa, bazı engeller varsa açılmaz. Din mensupları, kendi din adamlarını yetiştirmek için böyle bir ihtiyaç duyuyorlarsa bunu karşılamak her hükümetin görevidir. Anayasa Mahkemesi'nin kararını yeniden önümüze koyarak, pozitif düşünmek suretiyle bu okulun eğitime açılması bence mümkündür" diye konuştu.

TDK'ya yönelik eleştiriler

TDK'ya yönelik eleştirileri yanıtlayan Arınç, "(Biz Türk dilini bütün yabancı etkilerden arındıralım) dersek, hepimizin isminin Arapça ya da Farsça olduğunu söyleyebiliriz. Biz öyle bir medeniyetiz ki her dilden almışız, özümsemişiz güzel bir dil olarak kelime haznemizi zenginleştirmişiz" dedi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Kasım 2013 08:13

Gösterim: 1388

Eskişehir'de bir grup öğrenci, YURTKUR'un, evli öğrencilerin aldığı öğrenim kredisinin karşılıksız bursa dönüştürülmesi ve bu öğrencilerden yurt ücreti alınmaması için yürütülen çalışmayı temsili toplu nikah töreniyle protesto etti

Eskişehir'de bir grup öğrenci, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'nün, evli öğrencilerin aldığı öğrenim kredisini karşılıksız bursa dönüştürmek ve bu öğrencilerin yurtlarda ücret ödemeden kalmasına yönelik yürütüğü çalışmayı "toplu nikah töreni" şeklindeki tiyatro gösterisiyle protesto etti.

Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kantini önünde, öğrenci kollektifleri adına bir grubun gerçekleştirdiği gösteride, kendi aralarından seçtikleri temsili gelin ve damatı alkışlarla karşıladı. 

"Kredi borcumuz silinsin diye evleniyoruz" sloganıyla düzenlenen oyunda hazırlanan nikah masasına oturan öğrencilerin temsili nikahını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın maskesini takarak, taklit eden bir başka öğrenci kıydı. 

Öğrencilerin nikah şahitleri ise temsili olarak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Anadolu Üniversitesi Rektörü Davut Aydın oldu.

Törenin ardından yapılan takı töreninde öğrencilere toplu ulaşımda kullanılan bilet ile maske ve baret takıldı. 

Daha sonra halay çeken öğrenciler, dağıldı.

> Üniversitede ‘nikahlı’ yurt protestosu

Eskişehir'de bir grup öğrenci, YURTKUR'un, evli öğrencilerin aldığı öğrenim kredisinin karşılıksız bursa dönüştürülmesi ve bu öğrencilerden yurt ücreti alınmaması için yürütülen çalışmayı temsili toplu nikah töreniyle protesto etti

Eskişehir'de bir grup öğrenci, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'nün, evli öğrencilerin aldığı öğrenim kredisini karşılıksız bursa dönüştürmek ve bu öğrencilerin yurtlarda ücret ödemeden kalmasına yönelik yürütüğü çalışmayı "toplu nikah töreni" şeklindeki tiyatro gösterisiyle protesto etti.

Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kantini önünde, öğrenci kollektifleri adına bir grubun gerçekleştirdiği gösteride, kendi aralarından seçtikleri temsili gelin ve damatı alkışlarla karşıladı. 

"Kredi borcumuz silinsin diye evleniyoruz" sloganıyla düzenlenen oyunda hazırlanan nikah masasına oturan öğrencilerin temsili nikahını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın maskesini takarak, taklit eden bir başka öğrenci kıydı. 

Öğrencilerin nikah şahitleri ise temsili olarak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Anadolu Üniversitesi Rektörü Davut Aydın oldu.

Törenin ardından yapılan takı töreninde öğrencilere toplu ulaşımda kullanılan bilet ile maske ve baret takıldı. 

Daha sonra halay çeken öğrenciler, dağıldı.

Son Güncelleme: Salı, 05 Kasım 2013 17:29

Gösterim: 1341

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Başbakan Erdoğan’ın kız erkek aynı evde kalıyor açıklamasına karşılık, “Kız ve erkek öğrenciler zaten birlikte kalmıyorlar ki. Kız yurdu ayrı erkek yurdu ayrı. Senin derdin yurt sorunu filan değil. Senin derdin nasıl karma eğitimi yok edebilirim” diyerek eleştirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada öğrenci evi ve yurt konusuna değindi. Kılıçdaroğlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı “Kız ve erkek öğrenciler zaten birlikte kalmıyorlar ki. Kız yurdu ayrı erkek yurdu ayrı. Senin derdin yurt sorunu filan değil. Senin derdin nasıl karma eğitimi yok edebilirim” diyerek eleştirdi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi;

"Kız ve erkek öğrenciler aynı yurtlarda kalmayacak" diye kalkmış demeç veriyor. Zaten kalmıyorlar ki. Kız yurdu ayrı erkek yurdu ayrı. Senin derdin yurt sorunu filan değil. Senin derdin nasıl karma eğitimi yok edebilirim. TOKİ kalkıp bir sürü Sovyet tipi ev yapıyor da neden yurt yapmıyor. Sana engel olan ne. "Yurt yok" diyorlar sonra da neden yapmıyorsun peki sorumlusu sen değil misin?  Kadınlarımızın çok dikkat etmesi gerekiyor. Suudi Arabistan’da kadınlar eylem yapıyor ‘araba kullanacağız’ diye. Yarın öbür gün size de böyle bir yasak gelirse sakın şaşırmayın.

İstanbul’un merdiven altı atölyelerinde binlerce başörtülü kadın çalışıyor. Hiçbirisinin sigortası yok. Onlara da biz sahip çıkıyoruz. Siz hiç duydunuz mu Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından ‘Sigortasız çalıştırılmaz’ diye. Sigorta primini yatıramadığı için hastanede ‘Kusura bakma sana bakamayız’ diyor. İnsanlık dışı ama hadi anladık diyelim. Senin karına da bakmam diyor. Hadi ekonomik kriz oldu ödeyemedi diyelim peki karısının günahı ne Allah aşkına.

“Atanamayan öğretmenler yıllardır bekliyor”

Elinde palayla kadın döven kişiye ne yaptı bunlar. Çıkıp Başbakan ‘Böyle bir saldırı insanlıkla bağdaşmaz’ dedi mi? Cennet anaların ayağında diyorsan önce çocuğuna süt veremediği için kendini asan annenin ağırlığını vicdanında duyacaksın. Bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum: Benim çocuğum işsiz diyorlarsa neden işsiz olduğunu sorsunlar. Atanamayan öğretmenler yıllardır bekliyor. Analar şunu düşünsün;  “Yemedim yedirdim benim çocuğum neden yıllardır atama bekliyor”

"Kadına yönelik şiddet son 10 yılda yüzde bin 400 arttı"

Kadına yönelik şiddetin son 10 yılda yüzde bin 400 arttığını ifade eden Kılıçdaroğlu, kadınların bunun sebebini ve sorumlusunu düşünmesini istedi. 2002 yılında öldürülen kadın sayısının 66 olduğunu, 2013 yılında ise bu sayının 842'ye çıktığını ileri süren Kılıçdaroğlu, bu tablonun yanlış ekonomik ve sosyal politikaların sonucu olduğunu ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Mağdur olan kadın, dövülen, öldürülen kadın, sürülen kadın. Kusura bakmayın AKP'ye oy verenler de bazı kadınlar. Onlar da artık dirensinler. Kadının bedeni ve giysisi üzerinden siyasete son. 'Kadın nasıl giyinecek?' Sana ne kardeşim, nasıl isterse giyinir. Kadının giysisi üzerinden, hep bununla kadınları meşgul ettiler. Cambaza bak politikasını uyguladılar, kadının haklarını parça parça elinden aldılar. Şimdi kadınların uyanma zamanı. Demokrasi geriye gidiyorsa bunun en ağır faturasını bu ülkenin kadınları ödeyecektir. Sizi eve hapseden bir zihniyetten kadınların kendisini kurtarması gerekiyor. Yeni bir atılım ve yeni bir anlayış. Bunu yapmak gerekiyor."

> "Kız ve erkek öğrenciler zaten birlikte kalmıyorlar ki"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Başbakan Erdoğan’ın kız erkek aynı evde kalıyor açıklamasına karşılık, “Kız ve erkek öğrenciler zaten birlikte kalmıyorlar ki. Kız yurdu ayrı erkek yurdu ayrı. Senin derdin yurt sorunu filan değil. Senin derdin nasıl karma eğitimi yok edebilirim” diyerek eleştirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada öğrenci evi ve yurt konusuna değindi. Kılıçdaroğlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı “Kız ve erkek öğrenciler zaten birlikte kalmıyorlar ki. Kız yurdu ayrı erkek yurdu ayrı. Senin derdin yurt sorunu filan değil. Senin derdin nasıl karma eğitimi yok edebilirim” diyerek eleştirdi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi;

"Kız ve erkek öğrenciler aynı yurtlarda kalmayacak" diye kalkmış demeç veriyor. Zaten kalmıyorlar ki. Kız yurdu ayrı erkek yurdu ayrı. Senin derdin yurt sorunu filan değil. Senin derdin nasıl karma eğitimi yok edebilirim. TOKİ kalkıp bir sürü Sovyet tipi ev yapıyor da neden yurt yapmıyor. Sana engel olan ne. "Yurt yok" diyorlar sonra da neden yapmıyorsun peki sorumlusu sen değil misin?  Kadınlarımızın çok dikkat etmesi gerekiyor. Suudi Arabistan’da kadınlar eylem yapıyor ‘araba kullanacağız’ diye. Yarın öbür gün size de böyle bir yasak gelirse sakın şaşırmayın.

İstanbul’un merdiven altı atölyelerinde binlerce başörtülü kadın çalışıyor. Hiçbirisinin sigortası yok. Onlara da biz sahip çıkıyoruz. Siz hiç duydunuz mu Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından ‘Sigortasız çalıştırılmaz’ diye. Sigorta primini yatıramadığı için hastanede ‘Kusura bakma sana bakamayız’ diyor. İnsanlık dışı ama hadi anladık diyelim. Senin karına da bakmam diyor. Hadi ekonomik kriz oldu ödeyemedi diyelim peki karısının günahı ne Allah aşkına.

“Atanamayan öğretmenler yıllardır bekliyor”

Elinde palayla kadın döven kişiye ne yaptı bunlar. Çıkıp Başbakan ‘Böyle bir saldırı insanlıkla bağdaşmaz’ dedi mi? Cennet anaların ayağında diyorsan önce çocuğuna süt veremediği için kendini asan annenin ağırlığını vicdanında duyacaksın. Bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum: Benim çocuğum işsiz diyorlarsa neden işsiz olduğunu sorsunlar. Atanamayan öğretmenler yıllardır bekliyor. Analar şunu düşünsün;  “Yemedim yedirdim benim çocuğum neden yıllardır atama bekliyor”

"Kadına yönelik şiddet son 10 yılda yüzde bin 400 arttı"

Kadına yönelik şiddetin son 10 yılda yüzde bin 400 arttığını ifade eden Kılıçdaroğlu, kadınların bunun sebebini ve sorumlusunu düşünmesini istedi. 2002 yılında öldürülen kadın sayısının 66 olduğunu, 2013 yılında ise bu sayının 842'ye çıktığını ileri süren Kılıçdaroğlu, bu tablonun yanlış ekonomik ve sosyal politikaların sonucu olduğunu ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Mağdur olan kadın, dövülen, öldürülen kadın, sürülen kadın. Kusura bakmayın AKP'ye oy verenler de bazı kadınlar. Onlar da artık dirensinler. Kadının bedeni ve giysisi üzerinden siyasete son. 'Kadın nasıl giyinecek?' Sana ne kardeşim, nasıl isterse giyinir. Kadının giysisi üzerinden, hep bununla kadınları meşgul ettiler. Cambaza bak politikasını uyguladılar, kadının haklarını parça parça elinden aldılar. Şimdi kadınların uyanma zamanı. Demokrasi geriye gidiyorsa bunun en ağır faturasını bu ülkenin kadınları ödeyecektir. Sizi eve hapseden bir zihniyetten kadınların kendisini kurtarması gerekiyor. Yeni bir atılım ve yeni bir anlayış. Bunu yapmak gerekiyor."

Son Güncelleme: Salı, 05 Kasım 2013 16:10

Gösterim: 2084

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün akşam Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kızılcahamam kampında “Kız-erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, bu yapımıza ters. Vali Beye bunun talimatını verdik, bir şekilde denetimi yapılacak” açıklamaları için Erdoğan’ın öğrenci evlerinin denetleneceği yönünde bir konuşması olmadığını belirterek, “Düpedüz asparagas” demişti. Bugün de Başbakan Erdoğan’ın grup toplantısında o sözleri yinelemesi kafalarda soru işareti bıraktı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün akşam Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kızılcahamam kampında, yurt yetersizliğinden yakınan milletvekillerini yanıtlarken, “Denizli’de şahit olduk, yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Kız-erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, bu yapımıza ters. Vali Beye bunun talimatını verdik, bir şekilde denetimi yapılacak” açıklamaları için Başbakan Tayyip Erdoğan’ın öğrenci evlerinin denetleneceği yönünde bir konuşması olmadığını belirterek, “Düpedüz asparagas” demişti. Bugün de Başbakan Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Görsel ve sosyal medyada bazı konular yer aldı. Ben karakteri itibariyle farklı bir siyasetçiyim. Ve bir yerde konuştuğumu inkar etme anlayışına sahip bir insan değilim. Ne yapıyorsak inanarak yaparız, ne söylüyorsak da arkasında durarak söyleriz. Öyle eğilip bükülerek birşeyi sürdürmenin hesabı içinde olmadım, olmam." açıklaması Arınç'ı yalanlar nitelikteydi.

Arınç ne demişti?

Gazetelere yansıdığı şekliyle ‘özel evlerde kalan talebelerin şu veya bu şekilde denetlenecekler’ veya baskınlar yapılacağı şeklindeki yazılanlar gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. Düpedüz asparagas bir haberdir. Bizim böyle bir yetkimiz yok düşüncemiz de yok. Başbakanın buna benzer bir ifadesi de kesinlikle söz konusu değil. Ama Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı olan tüm yurtların, özel ticari amaçlarla kişiler tarafından açılmış olan yurtların da denetlenmesi hem Milli Eğitim Bakanlığımızın hem de Gençlik ve Spor Bakanlığının görevleri içindedir. Yoksa özel kiralanmış evlerde kimler kalıyor, kimlerle birlikte kalıyor, ne yapıyorlar, ne yapmıyorlar, bunlar bizim ilgi alanımız içerisinde değil. Bunu kesinlikle reddediyorum bu tür haberleri ve maksatlı buluyorum.”

Başbakan Erdoğan ne dedi?

Başbakan "Ne söylüyorsak da arkasında durarak söyleriz" dedi

“Görsel ve sosyal medyada bazı konular yer aldı. Ben karakteri itibariyle farklı bir siyasetçiyim. Ve bir yerde konuştuğumu inkar etme anlayışına sahip bir insan değilim. Ne yapıyorsak inanarak yaparız, ne söylüyorsak da arkasında durarak söyleriz. Öyle eğilip bükülerek birşeyi sürdürmenin hesabı içinde olmadım, olmam.”

Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Kızılcahamam kampında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın öğrenci evlerinin denetleneceği yönünde bir konuşması olmadığını belirterek, “Düpedüz asparagas” dedi.

İşte Arınç’ın Hürriyet’te yayınlanan dünkü açıklaması;

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gençlik ve Spor bakanımıza yöneltilen bir soru oldu. Özellikle üniversitelerde öğrencilerin çok yoğun bulunduğu illerde Kredi Yurtlar Kurumu’nun yaptığı ve denetiminde bulunduğu yurtların yeterli olmadığı, öğrencilerin dışarıda kaldıkları, bazılarının özel ev kiraladıkları, bazılarının da başka özerk kişilere ait adı yurt olan yerlerde barındırdıkları ifade edildi. Başbakanımız, Gençlik ve Spor Bakanımıza yurtların sayısının süratle sayısının artırılması yurtlarda olası yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bakanlığın görevini en iyi şekilde yapması ortaya çıktı. Yani yaşanabilecek olumsuzluklar nedir? Bir yurtta yapılması gerekli olmayan bazı yasak eylemler olarak gösterilen belki de yasadışı bazı suç haline gelebilecek veya disiplinsizlik sayılabilecek olayların yaşanmasıdır. Bunların sokaklarda çok örneklerini görüyoruz ama bu örneklerin bir yurda taşınmasının yurttaki öğrencileri rahatsız edebileceği konusunda esasen bakanlığın var olan denetim görevlerinin daha iyi bir şekilde yapılması konuşuldu. Bunu ben de biliyorum, bunun açıklanmasında da hiçbir mahsur yok.

Ancak gazetelere yansıdığı şekliyle ‘özel evlerde kalan talebelerin şu veya bu şekilde denetlenecekler’ veya baskınlar yapılacağı şeklindeki yazılanlar gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. Düpedüz asparagas bir haberdir. Bizim böyle bir yetkimiz yok düşüncemiz de yok. Başbakanın buna benzer bir ifadesi de kesinlikle söz konusu değil. Ama Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı olan tüm yurtların, özel ticari amaçlarla kişiler tarafından açılmış olan yurtların da denetlenmesi hem Milli Eğitim Bakanlığımızın hem de Gençlik ve Spor Bakanlığının görevleri içindedir. Yoksa özel kiralanmış evlerde kimler kalıyor, kimlerle birlikte kalıyor, ne yapıyorlar, ne yapmıyorlar, bunlar bizim ilgi alanımız içerisinde değil. Bunu kesinlikle reddediyorum bu tür haberleri ve maksatlı buluyorum.”

> Başbakan’ın sözleri için “Düpedüz asparagas” demişti

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün akşam Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kızılcahamam kampında “Kız-erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, bu yapımıza ters. Vali Beye bunun talimatını verdik, bir şekilde denetimi yapılacak” açıklamaları için Erdoğan’ın öğrenci evlerinin denetleneceği yönünde bir konuşması olmadığını belirterek, “Düpedüz asparagas” demişti. Bugün de Başbakan Erdoğan’ın grup toplantısında o sözleri yinelemesi kafalarda soru işareti bıraktı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün akşam Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kızılcahamam kampında, yurt yetersizliğinden yakınan milletvekillerini yanıtlarken, “Denizli’de şahit olduk, yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Kız-erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, bu yapımıza ters. Vali Beye bunun talimatını verdik, bir şekilde denetimi yapılacak” açıklamaları için Başbakan Tayyip Erdoğan’ın öğrenci evlerinin denetleneceği yönünde bir konuşması olmadığını belirterek, “Düpedüz asparagas” demişti. Bugün de Başbakan Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Görsel ve sosyal medyada bazı konular yer aldı. Ben karakteri itibariyle farklı bir siyasetçiyim. Ve bir yerde konuştuğumu inkar etme anlayışına sahip bir insan değilim. Ne yapıyorsak inanarak yaparız, ne söylüyorsak da arkasında durarak söyleriz. Öyle eğilip bükülerek birşeyi sürdürmenin hesabı içinde olmadım, olmam." açıklaması Arınç'ı yalanlar nitelikteydi.

Arınç ne demişti?

Gazetelere yansıdığı şekliyle ‘özel evlerde kalan talebelerin şu veya bu şekilde denetlenecekler’ veya baskınlar yapılacağı şeklindeki yazılanlar gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. Düpedüz asparagas bir haberdir. Bizim böyle bir yetkimiz yok düşüncemiz de yok. Başbakanın buna benzer bir ifadesi de kesinlikle söz konusu değil. Ama Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı olan tüm yurtların, özel ticari amaçlarla kişiler tarafından açılmış olan yurtların da denetlenmesi hem Milli Eğitim Bakanlığımızın hem de Gençlik ve Spor Bakanlığının görevleri içindedir. Yoksa özel kiralanmış evlerde kimler kalıyor, kimlerle birlikte kalıyor, ne yapıyorlar, ne yapmıyorlar, bunlar bizim ilgi alanımız içerisinde değil. Bunu kesinlikle reddediyorum bu tür haberleri ve maksatlı buluyorum.”

Başbakan Erdoğan ne dedi?

Başbakan "Ne söylüyorsak da arkasında durarak söyleriz" dedi

“Görsel ve sosyal medyada bazı konular yer aldı. Ben karakteri itibariyle farklı bir siyasetçiyim. Ve bir yerde konuştuğumu inkar etme anlayışına sahip bir insan değilim. Ne yapıyorsak inanarak yaparız, ne söylüyorsak da arkasında durarak söyleriz. Öyle eğilip bükülerek birşeyi sürdürmenin hesabı içinde olmadım, olmam.”

Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Kızılcahamam kampında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın öğrenci evlerinin denetleneceği yönünde bir konuşması olmadığını belirterek, “Düpedüz asparagas” dedi.

İşte Arınç’ın Hürriyet’te yayınlanan dünkü açıklaması;

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gençlik ve Spor bakanımıza yöneltilen bir soru oldu. Özellikle üniversitelerde öğrencilerin çok yoğun bulunduğu illerde Kredi Yurtlar Kurumu’nun yaptığı ve denetiminde bulunduğu yurtların yeterli olmadığı, öğrencilerin dışarıda kaldıkları, bazılarının özel ev kiraladıkları, bazılarının da başka özerk kişilere ait adı yurt olan yerlerde barındırdıkları ifade edildi. Başbakanımız, Gençlik ve Spor Bakanımıza yurtların sayısının süratle sayısının artırılması yurtlarda olası yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bakanlığın görevini en iyi şekilde yapması ortaya çıktı. Yani yaşanabilecek olumsuzluklar nedir? Bir yurtta yapılması gerekli olmayan bazı yasak eylemler olarak gösterilen belki de yasadışı bazı suç haline gelebilecek veya disiplinsizlik sayılabilecek olayların yaşanmasıdır. Bunların sokaklarda çok örneklerini görüyoruz ama bu örneklerin bir yurda taşınmasının yurttaki öğrencileri rahatsız edebileceği konusunda esasen bakanlığın var olan denetim görevlerinin daha iyi bir şekilde yapılması konuşuldu. Bunu ben de biliyorum, bunun açıklanmasında da hiçbir mahsur yok.

Ancak gazetelere yansıdığı şekliyle ‘özel evlerde kalan talebelerin şu veya bu şekilde denetlenecekler’ veya baskınlar yapılacağı şeklindeki yazılanlar gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. Düpedüz asparagas bir haberdir. Bizim böyle bir yetkimiz yok düşüncemiz de yok. Başbakanın buna benzer bir ifadesi de kesinlikle söz konusu değil. Ama Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı olan tüm yurtların, özel ticari amaçlarla kişiler tarafından açılmış olan yurtların da denetlenmesi hem Milli Eğitim Bakanlığımızın hem de Gençlik ve Spor Bakanlığının görevleri içindedir. Yoksa özel kiralanmış evlerde kimler kalıyor, kimlerle birlikte kalıyor, ne yapıyorlar, ne yapmıyorlar, bunlar bizim ilgi alanımız içerisinde değil. Bunu kesinlikle reddediyorum bu tür haberleri ve maksatlı buluyorum.”

Son Güncelleme: Salı, 05 Kasım 2013 13:21

Gösterim: 1779


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.