Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "150 bin civarında Suriyeli öğrenci şu anda Türkiye'de eğitim görüyor. Bizim hesaplarımıza göre bunun dışında 200 bine yakın gündüz eğitime alınamamış çocuklar olduğunu tahmin ediyoruz" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "150 bin civarında Suriyeli öğrenci şu anda Türkiye'de eğitim görüyor. Bizim hesaplarımıza göre bunun dışında 200 bine yakın gündüz eğitime alınamamış çocuklar olduğunu tahmin ediyoruz" dedi.
Avcı, Sivrihisar Kaymakamlığı'nı ziyaretinin ardından, bir gazetecinin Suriyeli mültecilerin çocuklarının eğitimleri konusunda Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı çalışmalar ile ilgili sorusu üzerine, Suriye'den gelen mültecilerden 8 bininin geçici kimlik numarası ve oturma izni aldığını belirterek, söz konusu mültecilerin çocuklarının Türkiye'deki okullarda düzenli eğitimlerine devam ettiklerini söyledi.
Mültecilerin 70 bininin, 11 ilde kurulan kamplardaki okullarda eğitimini sürdürdüklerini ifade eden Bakan Avcı, şöyle konuştu:
"Söz konusu çocuklardan 71 bin 500'ünün ise değişik kentlerde belediye, valilik, sivil toplum kuruluşları tarafından organize edilen okullarda eğitimlerini sürdürüyorlar. Demek ki 150 bin civarında Suriye'li öğrenci şu anda Türkiye'de eğitim görüyor. Bizim hesaplarımıza göre bunun dışında 200 bine yakın gündüz eğitime alınamamış çocuklar olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak yapacak epey bir işimiz var. Bu eğitim gören çocuklara, kamplarda eğitim gören çocuklara, Suriye'den gelen öğretmenler, Suriye müfredatına göre eğitim veriyorlar. Bunlar 12'inci sınıfı bitirip, olgunluk sınavını başardıktan sonra lise mezunu sayılıyorlar ve kontenjan dahilinde üniversitelerimize kabul ediliyorlar. Onun dışında 1'inci sınıftan itibaren de bu okulların hepsinde hafta da 5 saat bu çocuklara zorunlu Türkçe dersi veriliyoruz. Dolayısıyla demek ki 150 bin civarında belki Suriye'den gelen misafirlerimizin çocuklarına aynı zamanda Türkçe de öğretmiş oluyoruz. Yeterli mi? Yeterli değil ama Türkiye kendi şartlarında yapılabileceklerin en iyisini yapıyor."
"150 bin yeni öğrenciyi kendi standartlarına uyarak eğitiyoruz"
Uluslararası camianın da bu konuda elini taşın altına koyması gerektiğini anlatan Bakan Avcı, şunları söyledi:
"Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) sınırlı katkılarının dışında uluslararası camianın doğrusu bu konuda çok ciddi katkısı olmadı. Zaten gelen misafir sayısından bu belli. Türkiye'nin biliyorsunuz son bir ay içerisinde hatta 3 günde aldığı Suriyeli misafir sayısı bütün Avrupa ülkelerinin bu olayların başlangıcından bugüne kadar aldıkları mültecilerden daha fazla. Türkiye bütün Avrupa ülkelerinin aldığı, 139 bin civarında zannediyorum, mültecinin çok üstünde misafiri 300 bine yakınını 3 günde aldı. Türkiye bu konuda kendisine düşeni fazlasıyla yapıyor. Eğitim konusunda da yapıyor. 150 bin yeni öğrenciyi kendi standartlarına uyarak onların ulusal müfredatlarına da dikkat ederek, eğitiyoruz."
Bakan Avcı, bir gazetecinin ise Suriye sınırı yakınlarında ki Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki eğitim gören öğrencilerin durumu ile ilgili sorusuna da, söz konusu ilçede yerel yönetimlerin, valiliklerin özellikle okulları güvence altına alacak tedbirleri aldıklarını ifade ederek, risk altında olan okulları güvenli yerlere taşıdıklarını, endişeye gerek olmadığını bildirdi.
Eskişehir'in Sivrihisar ilçesindeki yatırımların sürdüğünü anlatan Milli Eğitim Bakanı Avcı, bu kapsamda Ulu Cami'nin restorasyonunun devam ettiğini, Zaim Ağa Konağı'nın ise tamamlanarak hizmete açıldığını söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "150 bin civarında Suriyeli öğrenci şu anda Türkiye'de eğitim görüyor. Bizim hesaplarımıza göre bunun dışında 200 bine yakın gündüz eğitime alınamamış çocuklar olduğunu tahmin ediyoruz" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "150 bin civarında Suriyeli öğrenci şu anda Türkiye'de eğitim görüyor. Bizim hesaplarımıza göre bunun dışında 200 bine yakın gündüz eğitime alınamamış çocuklar olduğunu tahmin ediyoruz" dedi.
Avcı, Sivrihisar Kaymakamlığı'nı ziyaretinin ardından, bir gazetecinin Suriyeli mültecilerin çocuklarının eğitimleri konusunda Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı çalışmalar ile ilgili sorusu üzerine, Suriye'den gelen mültecilerden 8 bininin geçici kimlik numarası ve oturma izni aldığını belirterek, söz konusu mültecilerin çocuklarının Türkiye'deki okullarda düzenli eğitimlerine devam ettiklerini söyledi.
Mültecilerin 70 bininin, 11 ilde kurulan kamplardaki okullarda eğitimini sürdürdüklerini ifade eden Bakan Avcı, şöyle konuştu:
"Söz konusu çocuklardan 71 bin 500'ünün ise değişik kentlerde belediye, valilik, sivil toplum kuruluşları tarafından organize edilen okullarda eğitimlerini sürdürüyorlar. Demek ki 150 bin civarında Suriye'li öğrenci şu anda Türkiye'de eğitim görüyor. Bizim hesaplarımıza göre bunun dışında 200 bine yakın gündüz eğitime alınamamış çocuklar olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak yapacak epey bir işimiz var. Bu eğitim gören çocuklara, kamplarda eğitim gören çocuklara, Suriye'den gelen öğretmenler, Suriye müfredatına göre eğitim veriyorlar. Bunlar 12'inci sınıfı bitirip, olgunluk sınavını başardıktan sonra lise mezunu sayılıyorlar ve kontenjan dahilinde üniversitelerimize kabul ediliyorlar. Onun dışında 1'inci sınıftan itibaren de bu okulların hepsinde hafta da 5 saat bu çocuklara zorunlu Türkçe dersi veriliyoruz. Dolayısıyla demek ki 150 bin civarında belki Suriye'den gelen misafirlerimizin çocuklarına aynı zamanda Türkçe de öğretmiş oluyoruz. Yeterli mi? Yeterli değil ama Türkiye kendi şartlarında yapılabileceklerin en iyisini yapıyor."
"150 bin yeni öğrenciyi kendi standartlarına uyarak eğitiyoruz"
Uluslararası camianın da bu konuda elini taşın altına koyması gerektiğini anlatan Bakan Avcı, şunları söyledi:
"Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) sınırlı katkılarının dışında uluslararası camianın doğrusu bu konuda çok ciddi katkısı olmadı. Zaten gelen misafir sayısından bu belli. Türkiye'nin biliyorsunuz son bir ay içerisinde hatta 3 günde aldığı Suriyeli misafir sayısı bütün Avrupa ülkelerinin bu olayların başlangıcından bugüne kadar aldıkları mültecilerden daha fazla. Türkiye bütün Avrupa ülkelerinin aldığı, 139 bin civarında zannediyorum, mültecinin çok üstünde misafiri 300 bine yakınını 3 günde aldı. Türkiye bu konuda kendisine düşeni fazlasıyla yapıyor. Eğitim konusunda da yapıyor. 150 bin yeni öğrenciyi kendi standartlarına uyarak onların ulusal müfredatlarına da dikkat ederek, eğitiyoruz."
Bakan Avcı, bir gazetecinin ise Suriye sınırı yakınlarında ki Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki eğitim gören öğrencilerin durumu ile ilgili sorusuna da, söz konusu ilçede yerel yönetimlerin, valiliklerin özellikle okulları güvence altına alacak tedbirleri aldıklarını ifade ederek, risk altında olan okulları güvenli yerlere taşıdıklarını, endişeye gerek olmadığını bildirdi.
Eskişehir'in Sivrihisar ilçesindeki yatırımların sürdüğünü anlatan Milli Eğitim Bakanı Avcı, bu kapsamda Ulu Cami'nin restorasyonunun devam ettiğini, Zaim Ağa Konağı'nın ise tamamlanarak hizmete açıldığını söyledi.
Son Güncelleme: Perşembe, 16 Ekim 2014 18:26
Gösterim: 2459
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Bayrağı tahrip etmek hangi niyetle yapılırsa yapılsın, öncelikle bayrağa saygısızlıktır, yasaya aykırıdır. Bunu öncelikle eğitim kurumlarımıza hatırlatmak ihtiyacı duyduk. Çünkü en çok bayrak dalgalandıran kurum biziz" dedi.
Bakan Avcı, Eskişehir'in Günyüzü ilçe Belediye Başkanlığı'nı ziyareti sırasında bir gazetecinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan "Bayrak Genelgesi" hakkında sorusu üzerine, genelgenin Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan olaylardan önce hazırlandığını belirterek, denk geldiğini ve anlamlı olduğunu kaydetti.
Bayrağın etnik kökeni ne olursa olsun bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sembolü olduğunu ifade eden Bakan Avcı, şöyle konuştu:
"Dolayısıyla ona sahip çıkmak hepimizin görevi. Bizim bir bayrak kanununu var. Bu kanun da bayrağın nasıl olacağını, milimetrik ölçüleri, nerede, nasıl kullanılacağını, nasıl özen gösterileceğini, hangi günlerde nerelerde dalgalandırılacağını çok ayrıntılı bir biçimde tanımlıyor. Bu olaylardan önce deyişimin sebebi bu. Ülkemizde bazı yerlerde bayrağımızın çok özensiz kullanıldığına şahit oluyorduk. Yırtık, ütüsüz. Türk bayrağının üzerinde herhangi bir resim, amblem, yazı olmaz. Dernek işareti olmaz. Bayrak, kanunda tarif edilen ölçülerde kullanılır. Çok milimetrik olarak tarif edilmiştir. Bayrağı tahrip etmek, hangi niyetle yapılırsa yapılsın, öncelikle bayrağa saygısızlıktır, yasaya aykırıdır. Bunu öncelikle eğitim kurumlarımıza hatırlatmak ihtiyacı duyduk. Çünkü en çok bayrak dalgalandıran kurum biziz elhamdülillah."
Öğretmenler ve yöneticilerin bu bilinci hem çevrelerine hem de öğrencilere bir daha hatırlatmaları, kazandırmaları için böyle bir genelgeye ihtiyaç duyulduğunu anlatan Bakan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu vesile ile bir kez daha hatırlatmak gerekirse, konuşma yapılan kürsülerin önüne konmaz, bayrak toplantı yapılan masaların üzerine serilmez ve konuşma yapılan yerlerden sarkıtılmaz gibi kanunda çok açık belirtilmiş kurallar var. Son olaylarda maalesef bazı yörelerimizde eğitim kurumlarımız çok ciddi zarar gördü ve bu arada da bayrağımıza da saygısızlık yapıldı, biliyoruz, görüyoruz. Böyle bir genelgeye zaten ihtiyaç vardı ama denk gelmiş oldu. İnşallah bu Türkiye kamuoyunda, doğusuyla, batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle ortak şerefimiz, namusumuzun simgesi olan bayrağımıza herkes aynı bilinçle sahip çıkar. Genelgemiz de inşallah katkıda bulunur."
Daha sonra Bakan Avcı ve beraberindekilerle, ilçedeki kamu kurumlarını ziyaret etti, inşaatları süren yatırımları yerinde inceledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Bayrağı tahrip etmek hangi niyetle yapılırsa yapılsın, öncelikle bayrağa saygısızlıktır, yasaya aykırıdır. Bunu öncelikle eğitim kurumlarımıza hatırlatmak ihtiyacı duyduk. Çünkü en çok bayrak dalgalandıran kurum biziz" dedi.
Bakan Avcı, Eskişehir'in Günyüzü ilçe Belediye Başkanlığı'nı ziyareti sırasında bir gazetecinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan "Bayrak Genelgesi" hakkında sorusu üzerine, genelgenin Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan olaylardan önce hazırlandığını belirterek, denk geldiğini ve anlamlı olduğunu kaydetti.
Bayrağın etnik kökeni ne olursa olsun bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sembolü olduğunu ifade eden Bakan Avcı, şöyle konuştu:
"Dolayısıyla ona sahip çıkmak hepimizin görevi. Bizim bir bayrak kanununu var. Bu kanun da bayrağın nasıl olacağını, milimetrik ölçüleri, nerede, nasıl kullanılacağını, nasıl özen gösterileceğini, hangi günlerde nerelerde dalgalandırılacağını çok ayrıntılı bir biçimde tanımlıyor. Bu olaylardan önce deyişimin sebebi bu. Ülkemizde bazı yerlerde bayrağımızın çok özensiz kullanıldığına şahit oluyorduk. Yırtık, ütüsüz. Türk bayrağının üzerinde herhangi bir resim, amblem, yazı olmaz. Dernek işareti olmaz. Bayrak, kanunda tarif edilen ölçülerde kullanılır. Çok milimetrik olarak tarif edilmiştir. Bayrağı tahrip etmek, hangi niyetle yapılırsa yapılsın, öncelikle bayrağa saygısızlıktır, yasaya aykırıdır. Bunu öncelikle eğitim kurumlarımıza hatırlatmak ihtiyacı duyduk. Çünkü en çok bayrak dalgalandıran kurum biziz elhamdülillah."
Öğretmenler ve yöneticilerin bu bilinci hem çevrelerine hem de öğrencilere bir daha hatırlatmaları, kazandırmaları için böyle bir genelgeye ihtiyaç duyulduğunu anlatan Bakan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu vesile ile bir kez daha hatırlatmak gerekirse, konuşma yapılan kürsülerin önüne konmaz, bayrak toplantı yapılan masaların üzerine serilmez ve konuşma yapılan yerlerden sarkıtılmaz gibi kanunda çok açık belirtilmiş kurallar var. Son olaylarda maalesef bazı yörelerimizde eğitim kurumlarımız çok ciddi zarar gördü ve bu arada da bayrağımıza da saygısızlık yapıldı, biliyoruz, görüyoruz. Böyle bir genelgeye zaten ihtiyaç vardı ama denk gelmiş oldu. İnşallah bu Türkiye kamuoyunda, doğusuyla, batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle ortak şerefimiz, namusumuzun simgesi olan bayrağımıza herkes aynı bilinçle sahip çıkar. Genelgemiz de inşallah katkıda bulunur."
Daha sonra Bakan Avcı ve beraberindekilerle, ilçedeki kamu kurumlarını ziyaret etti, inşaatları süren yatırımları yerinde inceledi.
Son Güncelleme: Perşembe, 16 Ekim 2014 15:04
Gösterim: 1196
Akademisyenlerin alacağı zam belli oldu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Akademisyenlere yaklaşık 726 lira ile 835 lira arasında zam yapılacak. Biz bunları belirledik. Bunun maliyeti yaklaşık 1,1 milyar lira olacak" dedi.
Akademisyenlerin merakla beklediği zam haberi Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten geldi. TBMM'de görüşülmeye başlanan tasarı doğrultusunda akademisyenlere verilecek zam belli oldu. Şimşek, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında, makro ekonomik gelişmeler ve ocak-eylül 2014 dönemi merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçları, 2014 sonu bütçe gerçekleşme tahmini ve 2015 Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Tasarısı'na ilişkin düzenlediği basın toplantısının ardından soruları yanıtladı.
Hakim, savcı ve akademisyenlerin maaşlarına yapılacak artışların bütçeye getireceği yükün ne olacağana ilişkin soru üzerine Şimşek, şunları söyledi:
"Akademisyenlere yaklaşık 726 lira ile 835 lira arasında bir zam yapılacak. Biz bunları belirledik. Bununla ilgili yasayı Meclis'e gönderdik. Bunun maliyeti yaklaşık 1,1 milyar lira olacak. Aynı kapsamda akademik faaliyet teşviği de olacak ama bu teşvik performansa bağlı olacak. Bu da 726 liraya kadar... Bu 2016'dan itibaren devreye girecek. 2015'te performansı ölçeceksiniz ki 2016'da bunu yansıtabilelim."
Hakim ve savcıların mali haklarının da yüzde 15 ile yüzde 31 arasında değişen oranlarda olmak üzere, net seyyanen bin 146 lira artırılmasını öngördüklerini ifade eden Şimşek, bunun da Meclis'te görüşüleceğini, sözkonusu artırımın maliyetinin 220 milyon lira olacağını bildirdi.
"74 bin personelin dağılımı belirlenmedi"
Bakan Şimşek, başka bir soru üzerine de kamuya alınacak 74 bin personelin dağılımına henüz karar vermediklerini, bunu yılın başında belirleyeceklerini dile getirdi.
Orta Vadeli Programda (OVP) lojman ve taşıt kullanımına ilişkin sınırlamalara da değinen Şimşek, "Bu konuyu sayın Başbakanımıza Maliye Bakanlığını ziyarette brifing ile ifade ettik ve kendileri çok güçlü destek verdi" diye konuştu.
Şimşek, lojman kullanımı için de yeni bir çalışma yapacaklarını ve bunu Bakanlar Kurulu ile paylaşacaklarını ifade etti.
Maliye Bakanı Şimşek ve ilgili bürokratlar, daha sonra 2015 yılı bütçe yasa tasarısını, TBMM'ye gönderilmek üzere bağladı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Akademisyenlerin alacağı zam belli oldu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Akademisyenlere yaklaşık 726 lira ile 835 lira arasında zam yapılacak. Biz bunları belirledik. Bunun maliyeti yaklaşık 1,1 milyar lira olacak" dedi.
Akademisyenlerin merakla beklediği zam haberi Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten geldi. TBMM'de görüşülmeye başlanan tasarı doğrultusunda akademisyenlere verilecek zam belli oldu. Şimşek, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında, makro ekonomik gelişmeler ve ocak-eylül 2014 dönemi merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçları, 2014 sonu bütçe gerçekleşme tahmini ve 2015 Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Tasarısı'na ilişkin düzenlediği basın toplantısının ardından soruları yanıtladı.
Hakim, savcı ve akademisyenlerin maaşlarına yapılacak artışların bütçeye getireceği yükün ne olacağana ilişkin soru üzerine Şimşek, şunları söyledi:
"Akademisyenlere yaklaşık 726 lira ile 835 lira arasında bir zam yapılacak. Biz bunları belirledik. Bununla ilgili yasayı Meclis'e gönderdik. Bunun maliyeti yaklaşık 1,1 milyar lira olacak. Aynı kapsamda akademik faaliyet teşviği de olacak ama bu teşvik performansa bağlı olacak. Bu da 726 liraya kadar... Bu 2016'dan itibaren devreye girecek. 2015'te performansı ölçeceksiniz ki 2016'da bunu yansıtabilelim."
Hakim ve savcıların mali haklarının da yüzde 15 ile yüzde 31 arasında değişen oranlarda olmak üzere, net seyyanen bin 146 lira artırılmasını öngördüklerini ifade eden Şimşek, bunun da Meclis'te görüşüleceğini, sözkonusu artırımın maliyetinin 220 milyon lira olacağını bildirdi.
"74 bin personelin dağılımı belirlenmedi"
Bakan Şimşek, başka bir soru üzerine de kamuya alınacak 74 bin personelin dağılımına henüz karar vermediklerini, bunu yılın başında belirleyeceklerini dile getirdi.
Orta Vadeli Programda (OVP) lojman ve taşıt kullanımına ilişkin sınırlamalara da değinen Şimşek, "Bu konuyu sayın Başbakanımıza Maliye Bakanlığını ziyarette brifing ile ifade ettik ve kendileri çok güçlü destek verdi" diye konuştu.
Şimşek, lojman kullanımı için de yeni bir çalışma yapacaklarını ve bunu Bakanlar Kurulu ile paylaşacaklarını ifade etti.
Maliye Bakanı Şimşek ve ilgili bürokratlar, daha sonra 2015 yılı bütçe yasa tasarısını, TBMM'ye gönderilmek üzere bağladı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 15 Ekim 2014 18:01
Gösterim: 2262
Ek yerleştirmelerden üniversiteye kayıt hakkı kazanan ancak çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramayan öğrenciler için verilen süre, 24 Ekim'e kadar uzatıldı
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) sonucunda, yükseköğretim kurumlarına kayıt hakkı kazanan ancak çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramayan öğrenciler için 10 Ekim'e kadar verilen süre, 24 Ekim'e kadar uzatıldı.
YÖK'ün internet sitesinde yer alan duyuruda, ÖSYS sonucunda yükseköğretim kurumlarına kayıt hakkı kazanan ancak çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramayan öğrencilere 10 Ekim Cuma günü mesai bitimine kadar verilen süre, 24 Ekim Cuma gününe kadar uzatıldı.
Duyuruda, "Yurdumuzda yaşanan sokağa çıkma gibi olaylar nedeniyle 24 Ekim Cuma günü mesai bitimine kadar kayıt hakkı verilmesine karar verilmiştir" denildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ek yerleştirmelerden üniversiteye kayıt hakkı kazanan ancak çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramayan öğrenciler için verilen süre, 24 Ekim'e kadar uzatıldı
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) sonucunda, yükseköğretim kurumlarına kayıt hakkı kazanan ancak çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramayan öğrenciler için 10 Ekim'e kadar verilen süre, 24 Ekim'e kadar uzatıldı.
YÖK'ün internet sitesinde yer alan duyuruda, ÖSYS sonucunda yükseköğretim kurumlarına kayıt hakkı kazanan ancak çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramayan öğrencilere 10 Ekim Cuma günü mesai bitimine kadar verilen süre, 24 Ekim Cuma gününe kadar uzatıldı.
Duyuruda, "Yurdumuzda yaşanan sokağa çıkma gibi olaylar nedeniyle 24 Ekim Cuma günü mesai bitimine kadar kayıt hakkı verilmesine karar verilmiştir" denildi.
Son Güncelleme: Perşembe, 16 Ekim 2014 10:29
Gösterim: 1758
Türk Eğitim Vakfı'nın (TEV) Soma'daki maden kazasında vefat eden veya çalışamayacak durumda olan işçilerin çocuklarına burs tahsis etmek için oluşturduğu "TEV Soma Umut Fonu"nda, ödenmiş ve taahhütleriyle birlikte 5 milyon lira bağış toplandı.
Vakıftan yapılan açıklamaya göre, "TEV Soma Umut Fonu"nun geldiği nokta ve fon kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar düzenlenen basın toplantısında anlatıldı.
Fon sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın koordinasyonunda belirlenen 165 öğrenciye eğitim hayatları boyunca destek olunacak.
Toplantıda konuşan TEV Genel Müdürü Yıldız Günay, vakfın, çağdaş Türkiye idealine olan tutkusuyla 47 yıldır eğitime destek vermeye devam ettiğini belirtti. Eğitimde sürdürülebilirliğin önemine işaret eden Günay, bu önemin özellikle Soma'daki gibi yaşanan felaketler sonrasında daha da artığını kaydetti. Günay, Soma'daki maden kazasının, sadece kazadan etkilenenleri ve ailelerini değil, tüm ülkeyi derin bir yasa boğduğunu aktardı.
Maden kazasında şehit olan veya çalışamayacak durumda olanların çocuklarının eğitimlerinin yarım kalmaması için hızlıca harekete geçtiklerini anlatan Günay, bu kapsamda "TEV Soma Umut Fonu"nu hayata geçirdiklerini belirtti.
Her öğrenci için "Eğitim Yaşam Döngüsü" planladıklarını, bu sayede çocukların gelecekteki eğitim hayatlarında nasıl destekleneceklerini ayrıntılarıyla ortaya koyduklarını kaydeden Günay, şu görüşleri paylaştı:
"Alt yapımız sayesinde bağışçılarımıza süreli burs desteği sunma imkanı tanıdık. Böylece bağışçılarımız burs verecekleri öğrencileri, belirli kriterler doğrultusunda seçme imkanına da sahip oldu. Yaşanan her türlü felakete karşı son derece duyarlı olan milletimiz. Milletimiz TEV Soma Umut Fonu'nun en büyük destekçisi oldu ve bizi çıktığımız yolda yalnız bırakmadı. Fonda ödenmiş ve taahhütleriyle birlikte 5 milyon lira bağış toplandı. TEV olarak uzmanlığımız ve hassasiyetimizle yürüttüğümüz Soma sürecinde eğitim için en fazla bağışı toplayarak, bölgeye en fazla sayıda burs veren vakıf olmayı başardık. Fonumuz sayesinde 165 çocuğumuza eğitim hayatları boyunca destek olacağız."
Öğrencilere verilecek burs miktarı ve zamanlamaları hakkında da bilgi veren Günay, fırsat eşitliği sağlamak amacıyla eğitim bursu veren kurumlar için ortak burs şartlarının belirlendiğini aktardı. Üniversite öğrenimine kadar olan bursiyerlere 150, üniversite öğrenimine devam edecek olanlara ise 360 lira ödeme yapılacağını bildiren Günay, "Her yıl ağustosta bir aylık burs miktarı tutarında kırtasiye yardımı yapılacak. Bursiyerlerden öğrenime devam zorunluluğu aranacak, MEB'in ilgili yönetmeliğinde yer alan devam ve devamsızlık hükümleri dikkate alınacak" bilgisini verdi.
"TBB 1 milyon 134 bin, Fenerbahçe 2 milyon 26 bin lira bağışta bulundu"
Yıldız Günay, TEV Soma Umut Fonu kapsamında toplanan bağışların yüzde 11'ni bireysel, yüzde 89'nu ise ulusal ve uluslararası kurumların oluşturduğunu belirterek, 111 kurum ve yaklaşık bin kişinin Soma'ya destek vermek için kendilerini tercih ettiğini kaydetti.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, kendi kampanyalarını sürdürürken, TEV Soma Umut Fonu'nun hayata geçmesiyle topladıkları bağışları bu fona aktarmaya karar verdiklerini anlatan Günay, "TBB fonumuza 1 milyon 134 bin 830 lira aktarırken, Fenerbahçe Spor Kulübü de yıllara sair olmak üzere 2 milyon 26 bin 105 lira ile fona destek verecek. Bu anlamda en yüksek miktarda bağışta bulunan TBB ve Fenerbahçe Spor Kulübü olmak üzere bağışta bulunan tüm kurumlara şükranlarımızı sunuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türk Eğitim Vakfı'nın (TEV) Soma'daki maden kazasında vefat eden veya çalışamayacak durumda olan işçilerin çocuklarına burs tahsis etmek için oluşturduğu "TEV Soma Umut Fonu"nda, ödenmiş ve taahhütleriyle birlikte 5 milyon lira bağış toplandı.
Vakıftan yapılan açıklamaya göre, "TEV Soma Umut Fonu"nun geldiği nokta ve fon kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar düzenlenen basın toplantısında anlatıldı.
Fon sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın koordinasyonunda belirlenen 165 öğrenciye eğitim hayatları boyunca destek olunacak.
Toplantıda konuşan TEV Genel Müdürü Yıldız Günay, vakfın, çağdaş Türkiye idealine olan tutkusuyla 47 yıldır eğitime destek vermeye devam ettiğini belirtti. Eğitimde sürdürülebilirliğin önemine işaret eden Günay, bu önemin özellikle Soma'daki gibi yaşanan felaketler sonrasında daha da artığını kaydetti. Günay, Soma'daki maden kazasının, sadece kazadan etkilenenleri ve ailelerini değil, tüm ülkeyi derin bir yasa boğduğunu aktardı.
Maden kazasında şehit olan veya çalışamayacak durumda olanların çocuklarının eğitimlerinin yarım kalmaması için hızlıca harekete geçtiklerini anlatan Günay, bu kapsamda "TEV Soma Umut Fonu"nu hayata geçirdiklerini belirtti.
Her öğrenci için "Eğitim Yaşam Döngüsü" planladıklarını, bu sayede çocukların gelecekteki eğitim hayatlarında nasıl destekleneceklerini ayrıntılarıyla ortaya koyduklarını kaydeden Günay, şu görüşleri paylaştı:
"Alt yapımız sayesinde bağışçılarımıza süreli burs desteği sunma imkanı tanıdık. Böylece bağışçılarımız burs verecekleri öğrencileri, belirli kriterler doğrultusunda seçme imkanına da sahip oldu. Yaşanan her türlü felakete karşı son derece duyarlı olan milletimiz. Milletimiz TEV Soma Umut Fonu'nun en büyük destekçisi oldu ve bizi çıktığımız yolda yalnız bırakmadı. Fonda ödenmiş ve taahhütleriyle birlikte 5 milyon lira bağış toplandı. TEV olarak uzmanlığımız ve hassasiyetimizle yürüttüğümüz Soma sürecinde eğitim için en fazla bağışı toplayarak, bölgeye en fazla sayıda burs veren vakıf olmayı başardık. Fonumuz sayesinde 165 çocuğumuza eğitim hayatları boyunca destek olacağız."
Öğrencilere verilecek burs miktarı ve zamanlamaları hakkında da bilgi veren Günay, fırsat eşitliği sağlamak amacıyla eğitim bursu veren kurumlar için ortak burs şartlarının belirlendiğini aktardı. Üniversite öğrenimine kadar olan bursiyerlere 150, üniversite öğrenimine devam edecek olanlara ise 360 lira ödeme yapılacağını bildiren Günay, "Her yıl ağustosta bir aylık burs miktarı tutarında kırtasiye yardımı yapılacak. Bursiyerlerden öğrenime devam zorunluluğu aranacak, MEB'in ilgili yönetmeliğinde yer alan devam ve devamsızlık hükümleri dikkate alınacak" bilgisini verdi.
"TBB 1 milyon 134 bin, Fenerbahçe 2 milyon 26 bin lira bağışta bulundu"
Yıldız Günay, TEV Soma Umut Fonu kapsamında toplanan bağışların yüzde 11'ni bireysel, yüzde 89'nu ise ulusal ve uluslararası kurumların oluşturduğunu belirterek, 111 kurum ve yaklaşık bin kişinin Soma'ya destek vermek için kendilerini tercih ettiğini kaydetti.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, kendi kampanyalarını sürdürürken, TEV Soma Umut Fonu'nun hayata geçmesiyle topladıkları bağışları bu fona aktarmaya karar verdiklerini anlatan Günay, "TBB fonumuza 1 milyon 134 bin 830 lira aktarırken, Fenerbahçe Spor Kulübü de yıllara sair olmak üzere 2 milyon 26 bin 105 lira ile fona destek verecek. Bu anlamda en yüksek miktarda bağışta bulunan TBB ve Fenerbahçe Spor Kulübü olmak üzere bağışta bulunan tüm kurumlara şükranlarımızı sunuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Son Güncelleme: Çarşamba, 15 Ekim 2014 16:26
Gösterim: 2414

