Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Ormanlarımıza sahip çıkalım” diyen liseli kız öğrenciye, “Sen gaza gelme, hadi bakalım” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Devlet Su İşleri tarafından yapılan aralarında Konya İçme Suyu İsale Hattı'nın da bulunduğu 42 tesisin toplu açılış ve temel atma törenine katıldı.

Kültür Park'ta yapılan tören alanının çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Bakan Eroğlu, burada konuşmasında AK Parti Hükümeti'nin 10 yıldır yaptığı yatırım ve hizmetleri anlattı.

Bakanın korumalarına ayağımı ezdiniz dedikten sonra platforma çıkan Selin Üstündağ, "Sayın bakanım ormanlarımıza sahip çıkalım" dedi. Genç kız ile Bakan Eroğlu arasında geçen diyalog şöyle:

Üstündağ: Ayağımı ezdiler

Bakan: Ama sen bakalım

Üstündağ: Ben doğa severim

Bakan: Biz de seviyoruz

Üstündağ: İstanbul'da zaten AVM var. Her yer AVM, biraz doğa istiyoruz. Her yer zaten apartman, biraz ağaç istiyoruz.

Bakan: 'Tamam merak etme ağaç dikeceğiz' deyip genç kızın omuzuna dokundu.

Üstündağ: Gezi Parkımızın elimizden alınmasını istemiyoruz. Biraz doğa istiyoruz.

Bakan: Tamam yavrum ağaç dikeceğiz. Sen dinlemedin önce beni dinle. Nerde okuyorsun sen?

Üstündağ: Burada Konya Lisesi'nde

Bakan: Sen hangi üniversitesin, o zaman şöyle yapalım, liseni organize et bir ağaçlandırma seferberliği yapalım oldu mu hadi bakalım. Sen ağaç kesildiğini biliyor musun orda. Sen gaza gelme, hadi bakalım.

Liseli kız Bakan Eroğlu'nun yanından ayrılıp, platformdan indiği sırada Eroğlu, "Olan halıya oldu. Hadi bakalım" dedi.

"İnsanlar binalardan bunalmış durumda"

Platformdan indikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Selin Üstündağ, "İnsanlar binalardan bunalmış durumda. Biraz doğaya ihtiyacımız var. Olan doğamızı yok ediyorlar" dedi. Bakan Eroğlu'da tören alanından ayrılıp öğle yemeğine geçti.

Kaynak Milliyet

> Bakan’dan liseli kıza ‘sen gaza gelme’

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Ormanlarımıza sahip çıkalım” diyen liseli kız öğrenciye, “Sen gaza gelme, hadi bakalım” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Devlet Su İşleri tarafından yapılan aralarında Konya İçme Suyu İsale Hattı'nın da bulunduğu 42 tesisin toplu açılış ve temel atma törenine katıldı.

Kültür Park'ta yapılan tören alanının çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Bakan Eroğlu, burada konuşmasında AK Parti Hükümeti'nin 10 yıldır yaptığı yatırım ve hizmetleri anlattı.

Bakanın korumalarına ayağımı ezdiniz dedikten sonra platforma çıkan Selin Üstündağ, "Sayın bakanım ormanlarımıza sahip çıkalım" dedi. Genç kız ile Bakan Eroğlu arasında geçen diyalog şöyle:

Üstündağ: Ayağımı ezdiler

Bakan: Ama sen bakalım

Üstündağ: Ben doğa severim

Bakan: Biz de seviyoruz

Üstündağ: İstanbul'da zaten AVM var. Her yer AVM, biraz doğa istiyoruz. Her yer zaten apartman, biraz ağaç istiyoruz.

Bakan: 'Tamam merak etme ağaç dikeceğiz' deyip genç kızın omuzuna dokundu.

Üstündağ: Gezi Parkımızın elimizden alınmasını istemiyoruz. Biraz doğa istiyoruz.

Bakan: Tamam yavrum ağaç dikeceğiz. Sen dinlemedin önce beni dinle. Nerde okuyorsun sen?

Üstündağ: Burada Konya Lisesi'nde

Bakan: Sen hangi üniversitesin, o zaman şöyle yapalım, liseni organize et bir ağaçlandırma seferberliği yapalım oldu mu hadi bakalım. Sen ağaç kesildiğini biliyor musun orda. Sen gaza gelme, hadi bakalım.

Liseli kız Bakan Eroğlu'nun yanından ayrılıp, platformdan indiği sırada Eroğlu, "Olan halıya oldu. Hadi bakalım" dedi.

"İnsanlar binalardan bunalmış durumda"

Platformdan indikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Selin Üstündağ, "İnsanlar binalardan bunalmış durumda. Biraz doğaya ihtiyacımız var. Olan doğamızı yok ediyorlar" dedi. Bakan Eroğlu'da tören alanından ayrılıp öğle yemeğine geçti.

Kaynak Milliyet

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Haziran 2013 15:36

Gösterim: 1587

Televizyonlardaki haber bültenlerinin yer vermekten kaçındığı ve sadece birkaç medya kuruluşunun ve dünya basınının yer verdiği Gezi Parkı eylemleri köşe yazarlarının da gündemindeydi.

Gezi Parkı’nda ağaçların kesilerek yerine AVM yapılmasını protesto eden ve polisin sert müdahalesi sonucu başlayan eylemler Türkiye’de geniş yankı buldu. Köşe yazarları bugünkü köşelerinde Gezi Parkı protestolarını yazdı.

 

 

 

 

Ertuğrul Özkök, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

“Gezi” düne kadar sadece bir parkın adıydı.

Dünden itibaren, “Türkiye’nin Tahrir’i” değilse de miladıdır...

“İstediğimi yaparım, istediğimi keserim” diyen bir zihniyete kafa tutmanın sıfır yılıdır önceki gece...

Yazının devamı için Tıklayın

Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

Birkaç bin kişi parkta eylem yaptı diye devrim mi olacak?

Sırrı Süreyya dozerlerin önüne geçti diye direniş cephesi mi kurulacak?

Tabii ki hayır...

Asla ve kat’a böyle bir şey olmayacak.

Bunlardan ayaklanma, devrim ve direniş çıkmaz.

Taksim, Tahrir olmaz yani...

Yazının devamı için Tıklayın

Can Dündar, Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

“Gezi Parkı direnişi”, sadece Taksim’in son ağaçlarına sahip çıkma mücadelesi değildir.

“Gezi Parkı direnişi”, rant uğruna bu ülkenin varını yoğunu harcamaya ahdetmiş bir anlayışa karşı koyma mücadelesidir.

O kafa, ülkenin bir ucunda üç-beş işadamı ticaret merkezi yapacak diye masum bir koruluğa göz dikerken,  1300 km. ötedeki öbür uçta, bir şirket maden çıkarıp zengin olacak diye yerkürenin en güzel ormanlarından birini katletmeye, dağları oyup vadileri çiçeklerle, dereleri balıklarla, anılarla birlikte kurutmaya hazırlanıyor.

Yazının devamı için Tıklayın

Melih Aşık, Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

Akşam 19:30 suları.. Kentin dört bir yanından Taksim’e on binler akıyor. Hükümet istifa, sesleri göğe yükseliyor. Kent tarihi günlerden birini yaşıyor.

Aşkolsun, diyoruz içimizden Beyefendi’ye... Üç günde muhalefeti örgütledi, devleştirdi. Tabii esas kara mizah gündüz saatlerinde yaşanıyor. Dünya Sigarayı Bırakma gününde, Dünya Sağlık Örgütü, Tayyip Erdoğan’a “Dumansız hava sahası” sağlamaktaki başarısından dolayı ödül veriyor. O sırada Taksim’in dört bir yanından göğe dumanlar yükseliyor. Polisin sıktığı gazın dumanları kenti kaplıyor.

Yazının devamı için Tıklayın 

İsmet Berkan, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

BU satırlar yazılırken İstanbul’da Taksim ve Taksim’e açılan geniş bölgede polis slogan atmaktan veya oturmaktan başka hiçbir şey yapmayan, şiddete hiçbir biçimde başvurmamış olan binlerce insanı ve onlarla birlikte eylemle de hiç ilgisi olmayan yüzbinden fazla insanı gaza boğmaktaydı.

Yazının devamı için Tıklayın

Fatih Altaylı, Habertürk Gazetesi’ndeki köşesinden;

TAKSİM’de olan biteni izliyoruz kaç gündür.

Biraz üzüntü, biraz hayret, biraz öfkeyle. Her birinin sebebi ayrı.

Şu andaki “kesimin” sebebi Gezi Parkı’na yapılacak kışla değil.

Kışla henüz ihale edilmedi bile. 

Kesilmekte olan ağaçlar, Taksim’in yayalaştırılması projesi kapsamında kesiliyor.

Yapılan, kaldırımın projede öngörüldüğü şekilde genişletilmesi çalışması.

Yazının devamı için Tıklayın

Eyüp Can, Radikal Gazetesi’ndeki köşesinden;

Gezi Parkı neyin sembolü?

Dün Gezi Parkı'nda şöyle bir manzara vardı: Ortak yaşam alanına sahip çıkan her kesimden insan ve hükümetin emriyle halkına pervasızca gaz sıkan polis.

Gezi Parkı’na taktın” diyorlar.

Evet taktım…

Çünkü mesele ne birkaç ağaç ne de herhangi bir park.

Orası zaten sayısı hayli az olan ortak yaşama alanımız.

Siyasi anlamda hayli kutuplaşan Türkiye’nin ihtiyacı ne kışla ne de AVM.

Yazının devamı için Tıklayın

Nazlı Ilıcak, Sabah Gazetesi’ndeki köşesinden;

Gezi Parkı ve Topçu Kışlası

Fethullah Gülen'in nasihatı galiba pek etkili olmadı. Herhalde Bülent

Arınç'la konuşmasında, üslûptaki sertliğin yanı sıra sağduyudan ve istişarenin gerekli olduğundan söz etmiştir. Lâkin Başbakan'ın Gezi Parkı'yla ilgili açıklamalarına bakıyorum... Aynı eda, aynı tavır. Diyor ki: "Ne yaparsanız yapın karar verdik; orada tarihi ihya edeceğiz." 

Biz kimiz? Çoğunluk... Çoğunluk karar verdi; azınlık ister tepinsin, ister dellensin... Dediğimiz dedik... Ölmek var, dönmek yok.

Demokrasilerde tabii ki çoğunluk olan kararı verir. Fakat kutuplaştırarak değil, uzlaşarak, düşünceleri paylaşarak, ikna ederek sonuca ulaşmaya çalışır

Yazının devamı için Tıklayın

Elif Şafak, HaberTürk Gazetesi’ndeki köşesinden;

Türkler ağaçlara öyle hürmet ederler ki...

KANIKSADIĞIMIZ için düşünmüyoruz ama aslında dilimizdeki en eski kelimelerden biridir "ağaç".

Yüzyıllar boyunca bu kadar çok değişim geçiren bir dilin içindeki en kadim ve en köklü sözcüklerden.

Ağaç dediğin mübarekti eskiden. Şimdi inanması zor gelse de...

Yazının devamı için Tıklayın

> Köşe yazarları ‘Gezi Parkı’ eylemlerini yazdı

Televizyonlardaki haber bültenlerinin yer vermekten kaçındığı ve sadece birkaç medya kuruluşunun ve dünya basınının yer verdiği Gezi Parkı eylemleri köşe yazarlarının da gündemindeydi.

Gezi Parkı’nda ağaçların kesilerek yerine AVM yapılmasını protesto eden ve polisin sert müdahalesi sonucu başlayan eylemler Türkiye’de geniş yankı buldu. Köşe yazarları bugünkü köşelerinde Gezi Parkı protestolarını yazdı.

 

 

 

 

Ertuğrul Özkök, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

“Gezi” düne kadar sadece bir parkın adıydı.

Dünden itibaren, “Türkiye’nin Tahrir’i” değilse de miladıdır...

“İstediğimi yaparım, istediğimi keserim” diyen bir zihniyete kafa tutmanın sıfır yılıdır önceki gece...

Yazının devamı için Tıklayın

Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

Birkaç bin kişi parkta eylem yaptı diye devrim mi olacak?

Sırrı Süreyya dozerlerin önüne geçti diye direniş cephesi mi kurulacak?

Tabii ki hayır...

Asla ve kat’a böyle bir şey olmayacak.

Bunlardan ayaklanma, devrim ve direniş çıkmaz.

Taksim, Tahrir olmaz yani...

Yazının devamı için Tıklayın

Can Dündar, Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

“Gezi Parkı direnişi”, sadece Taksim’in son ağaçlarına sahip çıkma mücadelesi değildir.

“Gezi Parkı direnişi”, rant uğruna bu ülkenin varını yoğunu harcamaya ahdetmiş bir anlayışa karşı koyma mücadelesidir.

O kafa, ülkenin bir ucunda üç-beş işadamı ticaret merkezi yapacak diye masum bir koruluğa göz dikerken,  1300 km. ötedeki öbür uçta, bir şirket maden çıkarıp zengin olacak diye yerkürenin en güzel ormanlarından birini katletmeye, dağları oyup vadileri çiçeklerle, dereleri balıklarla, anılarla birlikte kurutmaya hazırlanıyor.

Yazının devamı için Tıklayın

Melih Aşık, Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

Akşam 19:30 suları.. Kentin dört bir yanından Taksim’e on binler akıyor. Hükümet istifa, sesleri göğe yükseliyor. Kent tarihi günlerden birini yaşıyor.

Aşkolsun, diyoruz içimizden Beyefendi’ye... Üç günde muhalefeti örgütledi, devleştirdi. Tabii esas kara mizah gündüz saatlerinde yaşanıyor. Dünya Sigarayı Bırakma gününde, Dünya Sağlık Örgütü, Tayyip Erdoğan’a “Dumansız hava sahası” sağlamaktaki başarısından dolayı ödül veriyor. O sırada Taksim’in dört bir yanından göğe dumanlar yükseliyor. Polisin sıktığı gazın dumanları kenti kaplıyor.

Yazının devamı için Tıklayın 

İsmet Berkan, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden;

BU satırlar yazılırken İstanbul’da Taksim ve Taksim’e açılan geniş bölgede polis slogan atmaktan veya oturmaktan başka hiçbir şey yapmayan, şiddete hiçbir biçimde başvurmamış olan binlerce insanı ve onlarla birlikte eylemle de hiç ilgisi olmayan yüzbinden fazla insanı gaza boğmaktaydı.

Yazının devamı için Tıklayın

Fatih Altaylı, Habertürk Gazetesi’ndeki köşesinden;

TAKSİM’de olan biteni izliyoruz kaç gündür.

Biraz üzüntü, biraz hayret, biraz öfkeyle. Her birinin sebebi ayrı.

Şu andaki “kesimin” sebebi Gezi Parkı’na yapılacak kışla değil.

Kışla henüz ihale edilmedi bile. 

Kesilmekte olan ağaçlar, Taksim’in yayalaştırılması projesi kapsamında kesiliyor.

Yapılan, kaldırımın projede öngörüldüğü şekilde genişletilmesi çalışması.

Yazının devamı için Tıklayın

Eyüp Can, Radikal Gazetesi’ndeki köşesinden;

Gezi Parkı neyin sembolü?

Dün Gezi Parkı'nda şöyle bir manzara vardı: Ortak yaşam alanına sahip çıkan her kesimden insan ve hükümetin emriyle halkına pervasızca gaz sıkan polis.

Gezi Parkı’na taktın” diyorlar.

Evet taktım…

Çünkü mesele ne birkaç ağaç ne de herhangi bir park.

Orası zaten sayısı hayli az olan ortak yaşama alanımız.

Siyasi anlamda hayli kutuplaşan Türkiye’nin ihtiyacı ne kışla ne de AVM.

Yazının devamı için Tıklayın

Nazlı Ilıcak, Sabah Gazetesi’ndeki köşesinden;

Gezi Parkı ve Topçu Kışlası

Fethullah Gülen'in nasihatı galiba pek etkili olmadı. Herhalde Bülent

Arınç'la konuşmasında, üslûptaki sertliğin yanı sıra sağduyudan ve istişarenin gerekli olduğundan söz etmiştir. Lâkin Başbakan'ın Gezi Parkı'yla ilgili açıklamalarına bakıyorum... Aynı eda, aynı tavır. Diyor ki: "Ne yaparsanız yapın karar verdik; orada tarihi ihya edeceğiz." 

Biz kimiz? Çoğunluk... Çoğunluk karar verdi; azınlık ister tepinsin, ister dellensin... Dediğimiz dedik... Ölmek var, dönmek yok.

Demokrasilerde tabii ki çoğunluk olan kararı verir. Fakat kutuplaştırarak değil, uzlaşarak, düşünceleri paylaşarak, ikna ederek sonuca ulaşmaya çalışır

Yazının devamı için Tıklayın

Elif Şafak, HaberTürk Gazetesi’ndeki köşesinden;

Türkler ağaçlara öyle hürmet ederler ki...

KANIKSADIĞIMIZ için düşünmüyoruz ama aslında dilimizdeki en eski kelimelerden biridir "ağaç".

Yüzyıllar boyunca bu kadar çok değişim geçiren bir dilin içindeki en kadim ve en köklü sözcüklerden.

Ağaç dediğin mübarekti eskiden. Şimdi inanması zor gelse de...

Yazının devamı için Tıklayın

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Haziran 2013 14:31

Gösterim: 3823

Bugün başlayan ve yarın da devam edecek olan  Açıköğretim fakültesi final sınavları iptal edilecek mi?

Açıköğretim Fakültesi, Bahar Dönemi Final Sınavları bugün başladı. Türkiye genelinde bugün başlayan sınavlar yarın da devam edecek. Ajanslardan gelen haberlere göre, İstanbul’da yüzerce açıköğretim öğrencisinin Gezi Parkı protestoları nedeniyle sınav yerlerine ulaşamadığı ve bir çok öğrencinin sınavlarına giremediği belirtildi. İstanbul ve bazı illerdeki merkezlerde otobüs seferlerinin yapılamaması ve bu nedenle de ulaşımın aksaması bir çok açıköğretim öğrencisinin sınavlara geç kalmasına neden olduğu bildirildi.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Gezi Parkı’nda polisin eylemcilere orantısız güç kullanması nedeniyle patlak veren olaylar dinmiyor. İstanbul’da başlayan olayların Türkiye geneline yayılmasıyla birlikte eylemler ve polisin eylemcilere müdahelesi devam ediyor. Açıköğretim Fakültesi final sınavlarının 1-2 Haziran olan bu hafta sonu yapılacak olması binlerce öğrenciyi gösterilerden dolayı mağdur etti.

Açıköğretim Fakültesi yetkililerinden şu ana kadar bir açıklama gelmedi. Sınavların yarın tatil edilip edilmeyeceği henüz belli değil.

Polisler de açıköğretim sınavlarına giremedi 

Gezi Parkı eylemlerinde görevli polislerin bugün yapılan açıkıöğretim sınavlarına Emniyet Müdürlüğü'nün izin vermemesi nedeniyle giremediği iddia edildi.

AÖF 2012-2013 Öğretim Yılı - Yaz Dönemi kayıt ve sınav takvimi 

Kayıt Yenileme 28 Haziran-01 Temmuz 2013 tarihleri arasında, derslerin başlama tarihi 03 Temmuz 2013 Derslerin Bitimi 23 Ağustos 2013

Yaz Okulu Sonu Sınavları 26-31 Ağustos 2013

Yaz Okulu Sonu Sınavları Harf Notlarının Teslimi İçin Son Tarih 02 Eylül 2013      

Yaz Okulu Sonu Mazeret Sınavları 04-06 Eylül 2013        

Yaz Okulu Sonu Mazeret Sınavı Harf Notlarının Teslimi İçin Son Tarih 06 Eylül 2013    

> AÖF sınavları iptal edilecek mi?

Bugün başlayan ve yarın da devam edecek olan  Açıköğretim fakültesi final sınavları iptal edilecek mi?

Açıköğretim Fakültesi, Bahar Dönemi Final Sınavları bugün başladı. Türkiye genelinde bugün başlayan sınavlar yarın da devam edecek. Ajanslardan gelen haberlere göre, İstanbul’da yüzerce açıköğretim öğrencisinin Gezi Parkı protestoları nedeniyle sınav yerlerine ulaşamadığı ve bir çok öğrencinin sınavlarına giremediği belirtildi. İstanbul ve bazı illerdeki merkezlerde otobüs seferlerinin yapılamaması ve bu nedenle de ulaşımın aksaması bir çok açıköğretim öğrencisinin sınavlara geç kalmasına neden olduğu bildirildi.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Gezi Parkı’nda polisin eylemcilere orantısız güç kullanması nedeniyle patlak veren olaylar dinmiyor. İstanbul’da başlayan olayların Türkiye geneline yayılmasıyla birlikte eylemler ve polisin eylemcilere müdahelesi devam ediyor. Açıköğretim Fakültesi final sınavlarının 1-2 Haziran olan bu hafta sonu yapılacak olması binlerce öğrenciyi gösterilerden dolayı mağdur etti.

Açıköğretim Fakültesi yetkililerinden şu ana kadar bir açıklama gelmedi. Sınavların yarın tatil edilip edilmeyeceği henüz belli değil.

Polisler de açıköğretim sınavlarına giremedi 

Gezi Parkı eylemlerinde görevli polislerin bugün yapılan açıkıöğretim sınavlarına Emniyet Müdürlüğü'nün izin vermemesi nedeniyle giremediği iddia edildi.

AÖF 2012-2013 Öğretim Yılı - Yaz Dönemi kayıt ve sınav takvimi 

Kayıt Yenileme 28 Haziran-01 Temmuz 2013 tarihleri arasında, derslerin başlama tarihi 03 Temmuz 2013 Derslerin Bitimi 23 Ağustos 2013

Yaz Okulu Sonu Sınavları 26-31 Ağustos 2013

Yaz Okulu Sonu Sınavları Harf Notlarının Teslimi İçin Son Tarih 02 Eylül 2013      

Yaz Okulu Sonu Mazeret Sınavları 04-06 Eylül 2013        

Yaz Okulu Sonu Mazeret Sınavı Harf Notlarının Teslimi İçin Son Tarih 06 Eylül 2013    

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Haziran 2013 14:37

Gösterim: 4005

Bülent Ecevit Üniversitesi mezuniyet töreninde “Gezi Parkı direniyor, Taksim’e selam” yazılı pankart açan 5 öğrencinin gözaltına alındığı belirtildi

Bülent Ecevit Üniversitesi’nde 2012-2013 eğitim öğretim yılında mezun olan 4 bin öğrenci diplomalarını alarak kep fırlattı.

Öğrencilere diplomalarının verilmesi sırasında stadın kenarında yer alan yoldaki köprünün korkuluklarına Öğrenci Kolektifi Üyesi öğrenciler tarafından ‘Gezi Parkı direniyor Taksim’e selam’ yazılı pankart asıldı. Pankart, durumu fark eden polisler tarafından toplandı. Pankartı astığı belirlenen 5 öğrencinin gözaltına alındığı belirtildi.

Kozlu Şehir Stadı’nda düzenlenen törene Vali Erol Ayyıldız, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ergün Özgür, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır, Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, öğretim görevlileri, öğrenciler ve aileler katıldı. Yaklaşık 5 bin kişinin izlediği tören, öğretim üyeleri ve mezun olan öğrencilerin yürüyüşü ile başladı. Törende, üniversitede birincisi, ikincisi ve üçüncüsü ile fakültelerinde ilk üçe giren öğrencilere ödülleri ve diplomaları verildi.

> Gezi Parkı pankartı açan öğrencilere gözaltı

Bülent Ecevit Üniversitesi mezuniyet töreninde “Gezi Parkı direniyor, Taksim’e selam” yazılı pankart açan 5 öğrencinin gözaltına alındığı belirtildi

Bülent Ecevit Üniversitesi’nde 2012-2013 eğitim öğretim yılında mezun olan 4 bin öğrenci diplomalarını alarak kep fırlattı.

Öğrencilere diplomalarının verilmesi sırasında stadın kenarında yer alan yoldaki köprünün korkuluklarına Öğrenci Kolektifi Üyesi öğrenciler tarafından ‘Gezi Parkı direniyor Taksim’e selam’ yazılı pankart asıldı. Pankart, durumu fark eden polisler tarafından toplandı. Pankartı astığı belirlenen 5 öğrencinin gözaltına alındığı belirtildi.

Kozlu Şehir Stadı’nda düzenlenen törene Vali Erol Ayyıldız, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ergün Özgür, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır, Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, öğretim görevlileri, öğrenciler ve aileler katıldı. Yaklaşık 5 bin kişinin izlediği tören, öğretim üyeleri ve mezun olan öğrencilerin yürüyüşü ile başladı. Törende, üniversitede birincisi, ikincisi ve üçüncüsü ile fakültelerinde ilk üçe giren öğrencilere ödülleri ve diplomaları verildi.

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Haziran 2013 12:30

Gösterim: 1708

Ünlü Hollywood yıldızı Bruce Willis Türkiye'de Gezi Parkı nedeniyle yaşanan protestoları ve polisin sert müdahalesini tweet atarak duyurdu.

Gezi Parkı Eylemleri dünyanın da gündemine oturdu. Türk basınının görmezden geldiği olaylarla ilgili Hoollywood’un yıldızlarından da Gezi Parkı eylemcilerine destek gelirken, Türk basınına tepki geldi.

Willis'in mesajı şöyle: "Herkes bildirsin... Türkiye'de basın çalışmıyor... İnsanlar sokaklarda ölüyor? Türkiye acı çekiyor! Tweet atın lütfen..."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

> Bruce Willis’ten Gezi Parkı’na destek, basına eleştiri

Ünlü Hollywood yıldızı Bruce Willis Türkiye'de Gezi Parkı nedeniyle yaşanan protestoları ve polisin sert müdahalesini tweet atarak duyurdu.

Gezi Parkı Eylemleri dünyanın da gündemine oturdu. Türk basınının görmezden geldiği olaylarla ilgili Hoollywood’un yıldızlarından da Gezi Parkı eylemcilerine destek gelirken, Türk basınına tepki geldi.

Willis'in mesajı şöyle: "Herkes bildirsin... Türkiye'de basın çalışmıyor... İnsanlar sokaklarda ölüyor? Türkiye acı çekiyor! Tweet atın lütfen..."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Haziran 2013 11:47

Gösterim: 1544


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.