Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ilkokul birinci sınıfa kayıt yaptırmamak için rapor alan veli oranının geçen yıllardan farkı olmadığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ilkokul birinci sınıfa kayıtlarla ilgili rapor alan velilerin ilk bilgilerinin geldiğini belirterek, ''Gördüğümüz kadarıyla velilerimizin rapor alma oranı yüzde 3 civarında. Önceki yıllarda mukayese ettiğimiz zaman bu oranda büyük bir farklılık yok'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ilkokul birinci sınıfa kayıt yaptırmamak için rapor alan veli oranının geçen yıllardan farkı olmadığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ilkokul birinci sınıfa kayıtlarla ilgili rapor alan velilerin ilk bilgilerinin geldiğini belirterek, ''Gördüğümüz kadarıyla velilerimizin rapor alma oranı yüzde 3 civarında. Önceki yıllarda mukayese ettiğimiz zaman bu oranda büyük bir farklılık yok'' dedi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 15 Eylül 2012 15:56
Gösterim: 1503
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ders kitaplarını kurayla belirlenecek öğretmen, akademisyenlere inceletecek.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Emin Karip, ders kitaplarını hazırlama ve inceleme kriterlerinde yapılan yeni düzenleme hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin yenilendiğini anımsatan Karip, yeni düzenlemeyle diğer eğitim araçlarının da daha düzgün bir şekilde hazırlanmasına imkan sağlandığını ifade etti.
Yayınevince hazırlanan taslak ders kitaplarının inceletme başvurusunun yılda 2 dönemde yapılacağını anlatan Karip, ders kitapları için alınan inceleme ve inceletme ücretinin ilkokul, ortaokul, lise ve ders kitabı dışındaki diğer eğitim araç-gereci için kategorilere ayrıldığını söyledi.
Ders kitaplarını inceletme işleminin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın bünyesindeki sabit kadrolu öğretmenlere yaptırılması yerine ülke genelindeki öğretmenlerden, alan eğitimcilerinden, uzmanlarından veri tabanı oluşturulacağını belirten Karip, veri tabanı sistemine kayıt yaptıracak alan eğitimicilerinin, uzmanların en az doktora düzeyinde akademik kariyer yapmış olma şartının olacağını ifade etti.
Kitapları incelemek veya değerlendirmek için kayıt yaptıranların başkanlıkça düzenlenen eğitime alınacaklarını da belirten Karip, eğitim alanların panelist olarak görevlendirileceğini söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ders kitaplarını kurayla belirlenecek öğretmen, akademisyenlere inceletecek.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Emin Karip, ders kitaplarını hazırlama ve inceleme kriterlerinde yapılan yeni düzenleme hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin yenilendiğini anımsatan Karip, yeni düzenlemeyle diğer eğitim araçlarının da daha düzgün bir şekilde hazırlanmasına imkan sağlandığını ifade etti.
Yayınevince hazırlanan taslak ders kitaplarının inceletme başvurusunun yılda 2 dönemde yapılacağını anlatan Karip, ders kitapları için alınan inceleme ve inceletme ücretinin ilkokul, ortaokul, lise ve ders kitabı dışındaki diğer eğitim araç-gereci için kategorilere ayrıldığını söyledi.
Ders kitaplarını inceletme işleminin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın bünyesindeki sabit kadrolu öğretmenlere yaptırılması yerine ülke genelindeki öğretmenlerden, alan eğitimcilerinden, uzmanlarından veri tabanı oluşturulacağını belirten Karip, veri tabanı sistemine kayıt yaptıracak alan eğitimicilerinin, uzmanların en az doktora düzeyinde akademik kariyer yapmış olma şartının olacağını ifade etti.
Kitapları incelemek veya değerlendirmek için kayıt yaptıranların başkanlıkça düzenlenen eğitime alınacaklarını da belirten Karip, eğitim alanların panelist olarak görevlendirileceğini söyledi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 15 Eylül 2012 13:56
Gösterim: 2249
Eğitim reformuyla birlikte okula başlama yaşının düşmesi, mevcut derslik ihtiyacını daha da artırdı. Buna rağmen yapılan dersliklerle, sınıf başına hedeflenen öğrenci sayısı 30'a düştü.
Yeni eğitim reformuyla birlikte okula başlama yaşının 60 aylığa kadar düşmesi sonucu merakla beklenen İstanbul'da derslik başına düşen öğrenci oranı belirlendi. Buna göre geçen yıl derslik başına düşen öğrenci ortalaması 44 iken bu yıl bu oran 30'lara kadar düşmesi öngörülüyor. STAR'a açıklamalarda bulunan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız 4+4+4 eğitim sisteminin öğrencilere daha fazla seçenek sunması nedeniyle AB ve OECD ülkeleri gibi son derece demokratik bir sistem olduğunu hatırlattı. İstanbul'da geçen yıl 4 bin 909 tane yeni derslik oluşturulduğunu belirten Yıldız, okulun normal projesinde olmayan 32 metrekareden büyük olan müdür odaları dersliklere dönüştürüldüğünü kaydetti.
2 binden fazla derslik yapıldı
Yıldız "Bu sadece derslikler anlamında değil genel anlamda atıl duran kullanılmayan kapasite kullanıldı ve İstanbul'da toplam 2 bin 697 toplam derslik kazandırıldı. Geçen yıl bizim derslik başına düşen ortalamamız 44'tü. Bakanlık ve ilimizin stratejik planlarında bu rakamın 30'a çekilmesi öngörülüyor" dedi.
En büyük sorun şehre göç
Her yıl normalde bu ortalamaları geri çekmek için 3 bine yakın derslik yaptıklarını anlatan Yıldız, henüz ideal seviyeyi yakalayamadıklarını kaydetti. Yıldız "Çünkü yer yıl İstanbul'a bir Anadolu kenti kadar göç geliyor. Böyle olunca özellikle yeni açılan ve yeni kurulan ilçelerimiz var. Özellikle bu ilçeler yoğun nüfus alıyor. Biz temelde buralarda sıkıntı yaşıyoruz. Bakırköy, Kadıköy, Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş gibi ilçelerimizde 20 kişilik sınıflarımız var. Bir tarafta da Sultanbeyli, Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Esenyurt, Arnavutköy gibi ilçelerimizde 50 ve 60 kişilik sınıflarımız var. Öncelikli amacımız sorunlu ilçelerde sınıf ortalamalarını aşağıya çekmek. Buna gayret ediyoruz" diye konuştu.
(star)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Eğitim reformuyla birlikte okula başlama yaşının düşmesi, mevcut derslik ihtiyacını daha da artırdı. Buna rağmen yapılan dersliklerle, sınıf başına hedeflenen öğrenci sayısı 30'a düştü.
Yeni eğitim reformuyla birlikte okula başlama yaşının 60 aylığa kadar düşmesi sonucu merakla beklenen İstanbul'da derslik başına düşen öğrenci oranı belirlendi. Buna göre geçen yıl derslik başına düşen öğrenci ortalaması 44 iken bu yıl bu oran 30'lara kadar düşmesi öngörülüyor. STAR'a açıklamalarda bulunan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız 4+4+4 eğitim sisteminin öğrencilere daha fazla seçenek sunması nedeniyle AB ve OECD ülkeleri gibi son derece demokratik bir sistem olduğunu hatırlattı. İstanbul'da geçen yıl 4 bin 909 tane yeni derslik oluşturulduğunu belirten Yıldız, okulun normal projesinde olmayan 32 metrekareden büyük olan müdür odaları dersliklere dönüştürüldüğünü kaydetti.
2 binden fazla derslik yapıldı
Yıldız "Bu sadece derslikler anlamında değil genel anlamda atıl duran kullanılmayan kapasite kullanıldı ve İstanbul'da toplam 2 bin 697 toplam derslik kazandırıldı. Geçen yıl bizim derslik başına düşen ortalamamız 44'tü. Bakanlık ve ilimizin stratejik planlarında bu rakamın 30'a çekilmesi öngörülüyor" dedi.
En büyük sorun şehre göç
Her yıl normalde bu ortalamaları geri çekmek için 3 bine yakın derslik yaptıklarını anlatan Yıldız, henüz ideal seviyeyi yakalayamadıklarını kaydetti. Yıldız "Çünkü yer yıl İstanbul'a bir Anadolu kenti kadar göç geliyor. Böyle olunca özellikle yeni açılan ve yeni kurulan ilçelerimiz var. Özellikle bu ilçeler yoğun nüfus alıyor. Biz temelde buralarda sıkıntı yaşıyoruz. Bakırköy, Kadıköy, Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş gibi ilçelerimizde 20 kişilik sınıflarımız var. Bir tarafta da Sultanbeyli, Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Esenyurt, Arnavutköy gibi ilçelerimizde 50 ve 60 kişilik sınıflarımız var. Öncelikli amacımız sorunlu ilçelerde sınıf ortalamalarını aşağıya çekmek. Buna gayret ediyoruz" diye konuştu.
(star)
Son Güncelleme: Cumartesi, 15 Eylül 2012 10:41
Gösterim: 2681
Anayasa Mahkemesi, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan davayı 20 Eylül'de esastan görüşecek.
CHP, kanunun şekil yönünden iptalinin ardından esastan iptali istemiyle de Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.
Kanunun, şekil yönünden iptal istemini reddeden Yüksek Mahkeme, esas yönünden yapılan iptal başvurusunu 20 Eylül Perşembe görüşecek. Anayasa Mahkemesi'nin perşembe yapacağı gündem toplantısında, anamuhalefet partisi CHP ve çeşitli mahkemelerden gelen 16 başvuru ele alınacak.
Mahkeme, başvuruların son sırasında zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunun iptal istemini esastan görüşecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Anayasa Mahkemesi, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan davayı 20 Eylül'de esastan görüşecek.
CHP, kanunun şekil yönünden iptalinin ardından esastan iptali istemiyle de Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.
Kanunun, şekil yönünden iptal istemini reddeden Yüksek Mahkeme, esas yönünden yapılan iptal başvurusunu 20 Eylül Perşembe görüşecek. Anayasa Mahkemesi'nin perşembe yapacağı gündem toplantısında, anamuhalefet partisi CHP ve çeşitli mahkemelerden gelen 16 başvuru ele alınacak.
Mahkeme, başvuruların son sırasında zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunun iptal istemini esastan görüşecek.
Son Güncelleme: Cumartesi, 15 Eylül 2012 11:04
Gösterim: 2005
Özellikle küçük çocukların en önemli besin maddeleri arasında yer alan yumurtanın fiyatı, okulların açılmasıyla tavan yaptı
Yumurta fiyatlarında yaşanan fahiş artışa tüketiciler tepki gösterirken, üreticiler zamma gerekçe olarak, havaların soğumasıyla birlikte artan tüketim, Irak'a yapılan ihracat ve maliyet artışını öne sürüyor.
Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya ise, 30'luk kolisi marketlerde 13,55 TL'ye çıkan yumurta için üreticileri insafa davet etti. Özellikle küçük çocukların en önemli besin maddeleri arasında yer alan yumurtanın fiyatı, okulların açılmasıyla tavan yaptı. Toptan satışlarda yüzde 100, perakendede ise yüzde 80'i aşan oranlarda zamlandı. Üç hafta önce toptan fiyatı tanede 12 kuruş olan yumurta, dün itibarıyla 24 kuruşa çıktı. 30'luk koli ise perakendede 10 lirayı aştı. Yumurta Üreticileri Birliği (Yum-Bir) Başkanı Derya Pala, okulların açılmasının ve havaların soğumasının aynı döneme denk geldiğini, bunun da iç piyasada talebi artırdığını söyledi. Pala, fiyatların birkaç hafta içinde normal seviyesine gerileyeceğini kaydetti.
Üç hafta önce tanesi 12-13 kuruşa satılan yumurtanın fiyatı, geçen hafta 18, bu hafta başında da 24 kuruşa yükseldi. Market ve bakkallarda ise büyüklüklerine göre 5,5 ile 7 lira arasında satılan 30'luk yumurta kolisi 10 lirayı aştı. Yumurta üreticileri, son üç aydır maliyetlerin altında satış yaptıklarını belirtirken müşteriler ise spekülasyona dikkat çekiyor. Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya, çocuklarının iyi beslenmesini isteyen ailelerin kahvaltıda yumurtaya ağırlık vermesinin talebi artırdığını söyledi. Özellikle Ramazan ayı ve okulların açılış döneminde bazı ürünlerin fiyatlarının arttığına dikkat çeken Kaya, "Yumurta sektörü, istikrarsız ve spekülasyona açık. Üretimin kıt olduğu dönemlerdeki fiyat artışını biliyoruz ama bol dönemlerdekini anlamakta güçlük çekiyoruz. TÜİK verilerine göre üretimde düşüş yok artış var. Bir ay önceye kadar 5-6 liraya satılan 30'luk yumurta kolisi semt pazarlarında bile 10 liranın üstünde fiyatla satılıyor. Bazı marketlerde bu 13,5 TL'yi buluyor. Üreticileri insafa davet ediyoruz." dedi.
Yum-Bir Başkanı Derya Pala ise yumurtanın hızlı tepki veren ve aniden yükselen bir ürün olduğunu belirterek, fiyatların üç hafta içinde normal seyrine gireceğini kaydetti. Zamda maliyet artışlarının da ciddi etkisi olduğunu dile getiren Pala, "Temmuz ve ağustos aylarında maliyetler ciddi oranda yükselmesine rağmen fiyatları artıramadık. Maliyetlerimiz 17-18 kuruşa çıkarken 12-13 kuruşa yumurta sattık. Şu anda da mevsim olarak yumurta tüketiminin arttığı bir dönemdeyiz. Okulların açılması ve havaların soğuması talebi artırdı. Ayrıca vatandaşların yaylalardan şehre dönmesi ve alışverişin artması da yumurta tüketimini hızlandırdı." şeklinde konuştu. Maliyetin tane başına 14-15 kuruşlardan 17-18 kuruşlara yükseldiğini söyleyen Pala, "Fiyatlar, iki hafta önce maliyetlerle ancak başa baş geldi. Geçen üç ay maliyetin altında satış yaparken son iki haftadır üstünde fiyatla satıyoruz. Yumurta fiyatlarını da arz talep dengesi belirliyor. Yumurta üretiminde azalma yerine artış var. Geçen iki ayda maliyet yükselişlerinden kaynaklı olarak üretime ara verilmişti. Ama 2011 senesine göre üretimimiz daha fazla olacak. Geçen sene 14 milyar adet üretim vardı, bu sene 15 milyarın üzerine çıkmasını bekliyoruz." diye konuştu.
Derya Pala'nın verdiği bilgiye göre iç taleple birlikte ihracat da artışa geçti. Yaz boyunca 200-220 TIR arasında ihracat yapılırken bu miktar, eylül ayı itibarıyla 250-280 TIR'a çıktı. Sektörün en önemli pazarı olan ve ihracatın yüzde 90'ının yapıldığı Irak'tan da ciddi talep geliyor ancak iç pazardaki talep, ihracattan daha fazla. Çocuklarını okula gönderdikleri için her gün sabah kahvaltısında 3-4 yumurta tükettiklerini anlatan Adnan Sarısoy ise zeytin, peynir, bal ve diğer ürünler hariç sadece yumurtaya aylık 40-50 liraya yakın para harcadıklarını artık bu ürünün kendileri için lüks haline geldiğini söyledi.
TÜİK: Üretim yüzde 17 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre temmuzda 1,2 milyar adet olan tavuk yumurtası üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,9, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 16,8 arttı. 101 milyon adet olan kesilen tavuk sayısı da temmuzda bir önceki aya göre yüzde 8 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre artış yüzde 11,6 olarak gerçekleşti. 163 bin 806 ton olan tavuk eti üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 4,1, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 oranında arttı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Özellikle küçük çocukların en önemli besin maddeleri arasında yer alan yumurtanın fiyatı, okulların açılmasıyla tavan yaptı
Yumurta fiyatlarında yaşanan fahiş artışa tüketiciler tepki gösterirken, üreticiler zamma gerekçe olarak, havaların soğumasıyla birlikte artan tüketim, Irak'a yapılan ihracat ve maliyet artışını öne sürüyor.
Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya ise, 30'luk kolisi marketlerde 13,55 TL'ye çıkan yumurta için üreticileri insafa davet etti. Özellikle küçük çocukların en önemli besin maddeleri arasında yer alan yumurtanın fiyatı, okulların açılmasıyla tavan yaptı. Toptan satışlarda yüzde 100, perakendede ise yüzde 80'i aşan oranlarda zamlandı. Üç hafta önce toptan fiyatı tanede 12 kuruş olan yumurta, dün itibarıyla 24 kuruşa çıktı. 30'luk koli ise perakendede 10 lirayı aştı. Yumurta Üreticileri Birliği (Yum-Bir) Başkanı Derya Pala, okulların açılmasının ve havaların soğumasının aynı döneme denk geldiğini, bunun da iç piyasada talebi artırdığını söyledi. Pala, fiyatların birkaç hafta içinde normal seviyesine gerileyeceğini kaydetti.
Üç hafta önce tanesi 12-13 kuruşa satılan yumurtanın fiyatı, geçen hafta 18, bu hafta başında da 24 kuruşa yükseldi. Market ve bakkallarda ise büyüklüklerine göre 5,5 ile 7 lira arasında satılan 30'luk yumurta kolisi 10 lirayı aştı. Yumurta üreticileri, son üç aydır maliyetlerin altında satış yaptıklarını belirtirken müşteriler ise spekülasyona dikkat çekiyor. Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya, çocuklarının iyi beslenmesini isteyen ailelerin kahvaltıda yumurtaya ağırlık vermesinin talebi artırdığını söyledi. Özellikle Ramazan ayı ve okulların açılış döneminde bazı ürünlerin fiyatlarının arttığına dikkat çeken Kaya, "Yumurta sektörü, istikrarsız ve spekülasyona açık. Üretimin kıt olduğu dönemlerdeki fiyat artışını biliyoruz ama bol dönemlerdekini anlamakta güçlük çekiyoruz. TÜİK verilerine göre üretimde düşüş yok artış var. Bir ay önceye kadar 5-6 liraya satılan 30'luk yumurta kolisi semt pazarlarında bile 10 liranın üstünde fiyatla satılıyor. Bazı marketlerde bu 13,5 TL'yi buluyor. Üreticileri insafa davet ediyoruz." dedi.
Yum-Bir Başkanı Derya Pala ise yumurtanın hızlı tepki veren ve aniden yükselen bir ürün olduğunu belirterek, fiyatların üç hafta içinde normal seyrine gireceğini kaydetti. Zamda maliyet artışlarının da ciddi etkisi olduğunu dile getiren Pala, "Temmuz ve ağustos aylarında maliyetler ciddi oranda yükselmesine rağmen fiyatları artıramadık. Maliyetlerimiz 17-18 kuruşa çıkarken 12-13 kuruşa yumurta sattık. Şu anda da mevsim olarak yumurta tüketiminin arttığı bir dönemdeyiz. Okulların açılması ve havaların soğuması talebi artırdı. Ayrıca vatandaşların yaylalardan şehre dönmesi ve alışverişin artması da yumurta tüketimini hızlandırdı." şeklinde konuştu. Maliyetin tane başına 14-15 kuruşlardan 17-18 kuruşlara yükseldiğini söyleyen Pala, "Fiyatlar, iki hafta önce maliyetlerle ancak başa baş geldi. Geçen üç ay maliyetin altında satış yaparken son iki haftadır üstünde fiyatla satıyoruz. Yumurta fiyatlarını da arz talep dengesi belirliyor. Yumurta üretiminde azalma yerine artış var. Geçen iki ayda maliyet yükselişlerinden kaynaklı olarak üretime ara verilmişti. Ama 2011 senesine göre üretimimiz daha fazla olacak. Geçen sene 14 milyar adet üretim vardı, bu sene 15 milyarın üzerine çıkmasını bekliyoruz." diye konuştu.
Derya Pala'nın verdiği bilgiye göre iç taleple birlikte ihracat da artışa geçti. Yaz boyunca 200-220 TIR arasında ihracat yapılırken bu miktar, eylül ayı itibarıyla 250-280 TIR'a çıktı. Sektörün en önemli pazarı olan ve ihracatın yüzde 90'ının yapıldığı Irak'tan da ciddi talep geliyor ancak iç pazardaki talep, ihracattan daha fazla. Çocuklarını okula gönderdikleri için her gün sabah kahvaltısında 3-4 yumurta tükettiklerini anlatan Adnan Sarısoy ise zeytin, peynir, bal ve diğer ürünler hariç sadece yumurtaya aylık 40-50 liraya yakın para harcadıklarını artık bu ürünün kendileri için lüks haline geldiğini söyledi.
TÜİK: Üretim yüzde 17 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre temmuzda 1,2 milyar adet olan tavuk yumurtası üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,9, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 16,8 arttı. 101 milyon adet olan kesilen tavuk sayısı da temmuzda bir önceki aya göre yüzde 8 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre artış yüzde 11,6 olarak gerçekleşti. 163 bin 806 ton olan tavuk eti üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 4,1, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 oranında arttı.
Son Güncelleme: Cumartesi, 15 Eylül 2012 10:11
Gösterim: 2036

