banner
banner
banner

Kültür Koleji Dünyanın En İyi 100 Okulu listesinde




İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, Kültür Koleji’nin zorluklara uyum sağlayan ve mükemmellik için çabalayan dünyadaki 100 okuldan biri seçildiğini söyledi.

biriz_kutoglu_77* Pandemi döneminde, öğrenciler hareket ve oyundan uzak kaldılar. Bu da beraberinde önemli bir ihtiyacı getirdi. Yeni ders yılında, açık hava etkinlikleri ayrı bir öneme sahip olacak okulumuzda…
* Eğitim programı ve öğrenme ortamlarını sürekli güncelleyerek matematik, bilim, teknoloji ve mühendisliği küçük yaşlardan başlayarak birbirine entegre bir şekilde öğrenebilecekleri ortamlar hazırlıyoruz.
* Biz eğitimcilerin, gelişmeleri evrensel boyutta değerlendirmesi, bireyleri geleceğin dünyasına hazırlamak açısından çok önemli. Unutmayalım ki; önümüzdeki 20 yıl, milenyumun geride bıraktığımız ilk 20 yılından çok farklı olacak.

Eğitimde yeni dönem başladı. Yaklaşık 2 yıldır devam eden pandemi sürecinin eğitimde yarattığı olumlu ve olumsuz yönleri değerlendirebilir misiniz? Yeni döneme nasıl başlayacaksınız?

Uzaktan eğitimin yol açtığı öğrenme kayıpları, okul başarısında gelecek yıllarda oldukça belirleyici bir unsur olarak karşımıza çıkacak. Bu noktada, öğrenme kayıplarına yönelik önlem olarak okullarımızda “Müfredat Revizyonu”nu başlattık.

“Müfredat Revizyonu” ile ulaşmak istediğimiz nokta; yeni ders yılının yüz yüze eğitimle başlamasıyla birlikte öncelikle öğrencilerde oluşan öğrenme kayıplarını gidermek…

Neredeyse 1,5 yıldır uzaktan eğitim alan öğrenciler, eskiden olduğu gibi aynı müfredatla adeta kaldığı yerden devam edercesine okula gelmemeli… Öğrencilerin, gerek sosyal-duygusal yönden gerekse akademik yönden güncellenmiş, revize edilmiş bir müfredata ihtiyacı var. Yaptığımız gözlemler ve tespitler bize öğrencilerin en çok yazma becerilerinin gerilediğini gösterdi. Gerek anadil gerekse yabancı dilin en önemli öğrenme alanlarından biri “yazma”. Bu alanda oluşan gerilemeye karşı anadil ve yabancı dil müfredatımızda “yazma” ile ilgili olan etkinlikleri ve süreyi artırdık. Önümüzdeki yılın tamamında öğrencilerimiz, geri kaldıkları bu alana yönelik daha fazla etkinlik yapacaklar… Hareket, insanın hayati bir ihtiyacıdır. Çocuk, hareket etme yoluyla dünya ile etkileşime girer. Dünyayı tüm duyuları ile algılamaya, keşfetmeye, test etmeye, kavramaya ve anlamaya çalışır. Deneyim kazanıp, kendine güven duygusunu geliştirmesine imkan sağlar. Bu kapsamda beden eğitimi çocuğun duygusal, zihinsel, sosyal ve fiziksel gelişimini destekler. Oyun ise çocuğun, psikomotor, sosyal ve duygusal gelişimini etkilediği gibi aynı zamanda zihinsel gelişimini de etkilemektedir. Çünkü oyun, çocuğa çevresini araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme imkânı sağlamaktadır. Çocuk bu yolla büyüklük, şekil, renk, boyut, ağırlık, hacim, ölçme, sayma, zaman, mekân, uzaklık, uzay gibi pek çok kavramı ve eşleştirme, sınıflandırma, sıralama, analiz, sentez ve problem çözme gibi birçok zihinsel işlemleri de öğrenebilir.

Pandemi döneminde, öğrenciler hareket ve oyundan uzak kaldılar. Bu da beraberinde önemli bir ihtiyacı getirdi. Yeni ders yılında, açık hava etkinlikleri ayrı bir öneme sahip olacak okulumuzda… Açık sınıf uygulamalarımızla, bahçe etkinliklerimizle, hareketi ve oyunu eskiye göre daha fazla içeren bir öğrenme süreci oluşturuyoruz.

KÜLTÜR’DE İNOVASYON ÖN PLANDA

Kültür Koleji eğitimde inovasyonu temel alan bir anlayışa sahip. Eğitimde inovasyondan ne anlamalıyız? Bu çerçevede kurumdaki inovatif uygulamalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Yeni dönemde geleceğin insan ihtiyacı nasıl şekillenecek? Bu anlamda siz gençleri geleceğe nasıl hazırlıyorsunuz?

İnovasyon kavramı son yıllarda ülkelerin temel politikalarında ve stratejilerinde yer alan önemli bir kavram. Yeniliğin uygulanmaya konma süreci anlamına geliyor. Kavram olarak hem bir süreci hem de bir sonucu anlatıyor. Bazı yenilik ve yenilenmelerin kültüre dahil edilmesi ve bazılarının da ayıklanması kaçınılmazdır. Bu ayıklanma sürecine bağlı olarak seçilen yenilikler üretilecek ve hatta gelecek zamanlara örnek olacak bir yapıya dönüşecek. Biz, Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde bu döngüyü oluşturabilecek, süreç içine dahil olabilecek bireyler yetiştirmeyi amaçlıyoruz. İnovasyon merkezlerimiz, Future Kültür dersleri, Evreka Ön Kuluçka Merkezi tamamen bu amaca yönelik olarak kurulmuş yapılardır. İçinde bulunduğumuz çağ, bilim ve teknoloji ile şekilleniyor. Bu durum öğrencilere analitik düşünme, sorgulama, tasarlama, üretme ve girişimcilik becerilerini geliştirme zorunluluğunu getiriyor. Yeni ve çağdaş teknolojileri eğitim öğretimde kullanmaya ve kullandırmaya önem veren ve bunları etkin bir öğrenme aracı olarak gören okullarımız, bu süreçte öğrencilerine yaratıcı ve yenilikçi bir bakış açısı kazandırmayı amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda, eğitim programı ve öğrenme ortamlarını sürekli güncelleyerek matematik, bilim, teknoloji ve mühendisliği küçük yaşlardan başlayarak birbirine entegre bir şekilde öğrenebilecekleri ortamlar hazırlıyoruz.


EN ÖNEMLİ PARAMETRE TEKNOLOJİ OLACAK
Pandemi sonrası yeni bir dönemden bahsediliyor. Yeni dönemin parametreleri neler olacak?

Pek çok ülke, pandeminin öğrenme üzerindeki olumsuz etkisini en aza indirmek için birçok farklı yaklaşım geliştirdi ve geliştirmeye devam ediyor. Çünkü çocuklar, bu dönemde, sadece eğitimden değil, aynı zamanda sosyalleşme, spor ve kültürel faaliyetler gibi kişilik gelişimini etkileyen birçok boyuttan mahrum kaldılar. Kapanma süreci uzadıkça özellikle çocukların zihinsel sağlıklarını korumak için ailelere ve öğretmenlere yönelik desteğin artırılması gerekiyordu. Pandemi ardından, düzenlenen müfredat, okul içi çalışmalar esasında bu amaca hizmet edecek. Elbette yeni dönemin en önemli parametresi teknoloji olacak. 2 yıla yakın bir süredir online ve onunla birlikte bir grup öğrenci için devam eden hibrit eğitim, eğitimde teknoloji kullanımını daha da görünür bir hale getirdi.

ÖNÜMÜZDAKİ 20 YIL ÇOK FARKLI OLACAK

Uzaktan, hibrit ya da yüz yüze eğitim, her koşulda eğitimin temel unsuru öğretmen olacak. Öğretmenleri nasıl bir değişim bekliyor? Kültür’de bu değişim nasıl yönetiliyor?

Tüm dünyada etkisini gösteren ve pandemi haline gelen COVID-19 nedeniyle zorunlu bir dijital dönüşüm ile karşı karşıya kaldık. Eğitim dünyası, bu dijital dönüşümün orta yerinde diyebiliriz. Biz öğretmenler de pandemi sebebiyle yaşamımızda köklü değişiklikler yaşayarak benzersiz bir deneyimden geçtik, hala da geçiyoruz. Sadece yükseköğretimden aşina olduğumuz uzaktan eğitim kavramına, ilköğretim ve ortaöğretimi de dahil ederek zorlu bir süreçten geçtik. Eğitim-öğretimi kaldığı yerden devam ettirebilmek adına öğretmenler ve yöneticiler üstün çaba gösterdiler. Normal bir uzaktan öğretim süreci olmayan bu süreçte, sürekli geri bildirim alınan ve doğru planlama yapmak kilit nokta oldu. Pandemi ile başlayan bu süreçte ve yeni dönemde, hızlı ve yenilikçi adımlar atarak öğrenme sürecini devam ettirmek adına aktif olunması gerektiğini gördük. Öncelikli olarak işbirlikçi çalışmanın önemini bir kez daha anladık. Dijital dünyadaki hızlı değişimlerin eğitimin yönünü nasıl etkilediğini fark ettik. Anaokulundan üniversiteye tüm kademelerde etkili bir uzaktan öğretim süreci yönetebilmek için öğretmenlerin dijital becerilere sahip olması gerektiğinin önemini de bir kere daha görmüş olduk. Biz eğitimcilerin, gelişmeleri evrensel boyutta değerlendirmesi, bireyleri geleceğin dünyasına hazırlamak açısından çok önemli. Unutmayalım ki; önümüzdeki 20 yıl, milenyumun geride bıraktığımız ilk 20 yılından çok farklı olacak.

PANDEMİDE KÖKLÜ BİR KURUM OLMANIN KONFORUNU YAŞADIK
Uzun bir geçmişi ve buna bağlı gelenekleri olan köklü bir kurumu yönetiyorsunuz. Eğitim yöneticiliği de kabuk değiştiriyor. Bu değişim sizde ne tür farklılıklar ortaya çıkarıyor. Kendinizi bir yönetici olarak yeni döneme nasıl hazırlıyorsunuz? Pandemi sürecinden bir yönetici olarak hangi dersleri çıkardınız?

Pandemi, hayatımızı aniden değiştiren bir gerçek olarak karşımıza çıktı. Alışkanlıklarımız değişti, hayatımızı sürdürebilmek için öğrenmeye çalışmak tek çaremiz oldu. Buradan çıkartılacak sonuç bence şu: Çevik olmak, değişime çok hızlı ayak uydurmak, problem çözme ve yaratıcılık becerisini geliştirmek, dayanıklı olabilmek, alıştıklarınızdan vazgeçip yeniliklere adapte olabilmek… Bu saydıklarımın kilit noktasında olduğuna inanıyorum. Evet uzun bir geçmişi olan köklü bir kurumun yönetimindeyim. Pandemi döneminde köklülüğün sağladığı hantallık değil konfor oldu. Çünkü, geleceğe yatırım yapmayı alışkanlık haline getirmiş olan bir kurum Kültür Koleji… Uzun yıllar boyunca teknolojiye yapılan yatırım, öğretmen eğitiminde teknolojik okur-yazarlığın oluşturulmuş olması, teknolojik donanımın güçlülüğü pandemide öğrencilerimiz için büyük şans, bizler için de büyük bir konfora dönüştü. Bununla birlikte elbette güçlü bir iletişim ve işbirliği… Kenetlenebilmek ve buna liderlik edebilmek…Ekip arkadaşlarım ve ben yılmadan çalıştık. İnandık ve başardık. Uzaktan eğitimde %95’in üzerinde öğrenci memnuniyetine ulaştık. Benim kendi adıma çıkarttığım ders okumak, araştırmak, geleceğe yatırım yapmak… Son 1,5 yıldır dünyada eğitimle ilgili olup bitenler, hangi ülke ne yapmış, orada nasıl çözümler getirilmiş? Bunlarla ilgili özel bir komisyon kurduk. Bilgi paylaşımını çok hızlandırdık.

GELECEĞİN EĞİTİMİ HANGİ AYAKLAR ÜZERİNDE DURACAK?

Biz eğitimciler, nitelikli ve geleceğin sorunlarını gören, onlara çözüm üretebilen bireyler yetiştirmek zorundayız. Değişimi görebilmek ve yönetebilmek için eğitim anlayışını biçimlendirmemiz gerekiyor. Öğrenme ortamlarını yeniliklerle entegre hale getirmeli ve öğrenme deneyimini geliştirmeliyiz. Az önce de bahsettiğim gibi, dijital bir dönüşüm içindeyiz. Uzaktan ve hibrit eğitim sürecinde farklı deneyimler edindik. Teknolojiyi artık çok daha fazla günlük hayatımıza dahil ettik. Tüm bu süreçler farkı şekillerde de olsa da kendini yenileyecek. Yapmamız gerekense, her koşula adapte olabilen bir yapıya sahip olmak, hazırlıklı olmak. Sürekli yenilenmek gerekiyor. Bence, geleceğin eğitiminde, öğrenmenin zamanında ve mekanında farklılaşmalar olacak. Yani öğrenciler kendi öğrenim düzenlerine göre zaman ve mekan seçimi yapabilecekler. Bununla beraber, öğrenciler kendilerini ve öğrenme yöntemlerini tanıyacak ve buna göre kendileri için düzenlenmiş öğrenme yöntemine bağlı olarak yetiştirilecek.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.