Logo

YÖM, okul öncesi ve ilkokulda Yeni Okul konseptini hayata geçiriyor

Kategori: Özel Okullar
Perşembe, 10 Temmuz 2025 09:09 tarihinde oluşturuldu



Turgay POLAT
YÖM Okulları / California Global Education (CGE) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

turgay_polat_yom“YÖM okulları dünyanda eğitimde büyük arayışın sonucu olan “yeni okul” kavramının Türkiye’deki en önemli temsilcisidir. Bu açıdan YÖM her çocuğu farklı ve özel görür ve buna göre eğitim süreçlerini uygular. BOYEP- Beceri odaklı YÖM eğitim programı tamamıyla öğrenciyi merkeze koyan, başarı kavramını gerçekten velinin ve çocuğun kişisel özelliklerine göre tanımlayan ve çocuğu ulaşabileceği en üst noktaya taşıyan bir sistemdir.”

Bugün eğitimde öncelikle ele alınması gereken nedir? Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
Öncelikle eğitimdeki büyük değişimle başlamak gerekiyor. Okul kavramı son yıllarda ciddi bir yıpranma ile karşı karşıya; sadece öğrencilerin ders gördüğü ve soğuk gri yapısı çocukların okula karşı ciddi sorunlar yaşamasına yol açtı. Okula ilişkin en temel sorun ise eğitim kademeleri arasında geçişi düzenleyen sınavların yarattığı ciddi kaostur. Bu kaos okulun asli görevi olan çocuğu keşfetme ve yetkinlik ve beceri konusunda zenginleştirme işlevini yapamaz hale getirmiştir. Ülkemizde yaşadığımız bu ciddi okul krizi gittikçe etkisini artırmaktadır. Oysa okul bir yaşam alanı olarak öğrencilerin yaşamsal temel becerilerini ve gelecekte kullanacağı dönüştürülebilir becerilerinin geliştirileceği ve kazanacağı en önemli yer olmalıdır. Bu açıdan eğitime “başarı” dediğimiz ve bize dayatılan tanımla değil gerçekten her çocuğun sonuçta “başarı” tanımını farklı yapacağımız gözle bakmamız gerekiyor. Unutmamak lazımdır ki; eğitimde asıl amaç farklılaştırmaktır benzetmek değildir. Çocuklarımız biricik olan özelliklerine göre farklı bireyler haline getirebilme okulun temel hedefi ve amacı olmalıdır. Ülkemizde maalesef bu amaç çoktan unutulmuş ve her yıl eğitim sistemi yüzbinlerce amaçsız ve geleceksiz genç yaratmaya devam etmektedir.

ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ
Okul öncesi çocukları olan aileler okul seçiminde nelere dikkat etmeli?
Geçmişte eğitimin en önemli kademesi üniversite olarak tanınmaktaydı son yıllarda eğitim bilimcilerin üzerinde uzlaştığı temel alan erken çocukluk eğitimidir. Erken çocukluk eğitimi 0-6 yaş arası çocukları kapsamakta olup her yaşın kritik önem taşıdığını belirtmekte yarar var. Erken çocukluk eğitimi 3-6 yaş arasında hayati önem taşımaktadır. Ülkemizde cumhurbaşkanlığı istatistik ofisinin verilerine göre 3 yaş çocuklarının %17’si, 4 yaşta %42 ve 5 yaşta ise %82 seviyesinde okula ulaşabilmektedir. Okula ulaşabilen çocukların zekâ gelişimi sosyal eşitlenmesi ve daha sonraki ileri yaşlarda öğrenme becerilerinde diğer çocuklara göre ciddi oranda pozitif yönde gelişmeleri görmekteyiz bu açıdan erken çocukluk eğitimi eğitim kademeleri içerisinde çok önemli bir aşamadır. Hatta dünyanın gelişmiş ülkelerinde %100’lere varan okullaşma oranları görmekteyiz. Bu açıdan tartışmasız bir şekilde ailelerin çocuk eğitiminde en fazla önem vermeleri gereken çağ erken çocukluk eğitimidir. Bu açıdan ailelere önerimiz 3 yaştan başlayarak çocukların okul öncesi eğitime başlatılması ve daha sonra devam edecek olan ilkokul ve ortaokul eğitimini bütünleşen bilen eğitim kurumlarını tercih etmeleridir.
Okul öncesi eğitim kurumların tercih ederken birden fazla alana dikkat etmekte fayda var. Çocuğun güvenliği sağlıklı bir ortamda olması ve eğitim açısından bilimsel gelişmeleri yakından takip eden ve doğru model uygulayan kurumları seçmek gerekmektedir. Peki aileler bunu nasıl yapacaklar; okulun bulunduğu konum deprem yangın gibi güvenliği ilgilendiren konularda süreçlerini tam olarak sağlamış olması önemlidir. İkinci konu okulun nasıl bir eğitim modeli uyguladığı ve uyguladığı eğitim modelinin sonraki yıllarda çocuğun eğitim kademelerinde daha rahat hareket edebileceği içeriklere sahip olması şarttır. Erken çocukluk eğitiminde en temel işlerden bir tanesi dil eğitimi birden fazla dili aynı anda öğrenmesi ve bu öğrenim sırasında normal yaşantısal süreçler içinde bu becerilere sahip olmasıdır. Bu açıdan çocuklarını okul öncesi eğitim kurumuna devam ettirecek olan ailelerin çocuğun hem anadilinde hem de ikinci dilinde eğitimi etkin ve doğru biçimde almasına dikkat etmeleri gerekiyor. Bu çağda en hızlı kazanılacak olan beceri dil becerisi olacaktır. Çift dilli eğitim çocuğun zekâ gelişimini uyumlama becerisini ve işlem becerisini çok hızlı etkileyeceği için dil eğitiminin erken çocukluk eğitiminde doğru şekilde verilmesi çok kritiktir. Bu açıdan çocuğun yazılacağı okulun dil eğitiminde hangi metotları kullandığı ve bu metotları yetkin öğretmenlerle yapıp yapmadığı kritik önemdedir ikinci konu çocuğun okul öncesi eğitimde yaşına uygun olarak oyuncak seçimi yaratıcı oyun tasarımları ve doğasına uygun modelle eğitim almasıdır. Bu açıdan çocuklarınızı okullara kaydederken eğitim göreceği sınıf ortamını ve bu sınıftaki eğitim materyallerinin doğal ve eğitimi etkileyecek nitelikte olup olmadığını dikkatle bakmak gerekir bir diğer konu çocuğun erken çocukluk sonrasında k12 kurallarına uygun olarak ilkokula ve ileri kademelere devamını sağlayacak okullara kayıt olmasında fayda vardır. Çok kalabalık olmayan çocuğun kaybı olmayacağı doğal ortamların seçilmesinde fayda vardır.

ÇOCUĞUN YARATICILIK DUYGUSUNU GELİŞTİREBİLECEĞİ OKULLAR SEÇİLMELİ
İlkokul seçimi nasıl yapılmalı? İlkokula başlayan çocuğa nasıl destek olmalı?
Erken çocuk eğitimi alan ve almayan çocuklar açısından bu süreç farklılaşmaktadır. Erken çocukluk eğitimi alan ve bu eğitimi aynı okulda alıp birinci sınıfa buradan devam edecekse çocuk hiçbir sorun yaşamayacaktır. Ancak başka bir bağımsız anaokulundan veya okul öncesi eğitimi almamış bir çocuk için ilkokulda kaydolmak ve uyum sağlamak biraz kolay olmayabilir. Bu açıdan ailelerin ilkokul seçimi yaparken daha dikkatli olmalarını öneriyoruz. İlkokul seçiminde eğer aynı kurumun okul öncesi eğitim aşamasından geliyorsak çocuğun erken çocukluk eğitim dönemindeki yaşantıları bilindiği için ilkokul uyumu ve devamlılığı çok kolay bir şekilde sağlanacaktır. Okul değiştiriyorsa veya başka bir anaokulundan geliyorsak bu süreçte çocuğun kaybolacağı okulda yaşayabileceği bazı sorunlar var. Bu sorunlardan ilki ev ortamından kopmak ve yeni bir sosyal ortama uyum sağlamaktır bu ortamın çocuk açısından farklı ve yeni olması onun birtakım sorunlar yaşamasına yol açabilir. Bu açıdan velilere tavsiyemiz çocukları okula kaydederken kaydedecekleri okulun ve sınıfın yapısını öğrenmelidir. Sınıfta öğrenci sayısının çok fazla olmaması öğretmenin sınıf ortamına hakimiyeti açısından önemlidir. İlkokulda özellikle birinci sınıfta çocukların hızlı bir şekilde bazı becerileri kazanmasını bekleriz. Bunların başında algoritmik düşünme, kendi dilinde okuma ve yazımı, temel matematiksel işlem becerisi, sosyal uyum, oyun becerisi, kendi kendine sorunlarını çözme ve sorumluluk alma becerisidir. Eğer çocuğunuzda bunlara dair gelişmeleri biliyorsanız çocuğunuzun yeni okulunda bu aşamaları daha ileriye götürecek bir takip sistemi ve onun mutlu bir şekilde bu süreçlere katılabileceği ortamlar olmasına dikkat etmekte fayda var.
Çocukların ilkokula başlarken çok heyecanlı çok istekli ve meraklı adımlarla okula gittiğini biliyoruz. Ancak okulun ve öğretmenin yaşam alanı olarak okulu tanımlaması bu yaş çocuklarda okul bıkkınlığı ve isteksizliği yaratmaktadır. Bu açıdan çocuk okulu oyun alanları olan, sınıf ortamının esnek olduğu yerler olarak seçmektedir. Çocuğunuzu ilkokula kaydederken akademik bir okul değil yaşamsal becerilerini geliştirebileceği mutlu olabileceği ve yaratıcılık duygusunu geliştirebileceği okullar seçmeye dikkat edin. Bu açıdan aramanız gereken şeyler okulun sosyal ortamlarının ve sınıf ortamının çocuğunuza uygunluğudur. Unutulmamalıdır ki ilkokul çocuğunuzun eğitime dair genel fikirlerini ve gelecekte okula dair duygularını ciddi şekilde etkileyecektir. Bu açıdan ilkokul seçiminde çok daha dikkatli olmakta fayda var.

Anne-babalar ilkokul 1. sınıfa başlayacak çocuklarına nasıl yardım edebilirler?
Biraz önce söylediğim gibi eğer çocuk erken çocukluk eğitiminden geçmişse ilkokul birinci sınıfa başlaması çok kolay olacaktır bunun için anne babaların erken çocukluk eğitimine önem vermeleri ve çocuklarını mutlaka 3 yaştan itibaren okul öncesi eğitime başlatmaları çok faydalı bir adım olacaktır. Eğer çocuk erken erken çocukluk eğitimi aldığı okulda ilk okula başlayacaksa ebeveynlerin işi oldukça kolay olacaktır. Ancak başka bir okul seçmemiz gerekiyorsa anne babaların yukarıda belirttiğimiz gibi okul seçiminde daha dikkatli ve çocuklarının yaratıcılığını mutluluğunu ve üretkenliğini etkileyecek okullar seçmesinde fayda var. Bu açıdan çok basit bir önerim var anne babalar çocuklarını okula kaydederken okul gezisi sırasında okulun duvarlarını panolarını düzenlenen alanları oyun alanlarını ve sınıfların içlerini gözlemlediklerini de bu ortamların çocuklar tarafından mı kullanıldığı ve oluşturulduğu yoksa öğretmenlerin ve okul yönetimi tarafından mı oluşturulduğuna dikkatle bakmaları yeterli olacaktır çünkü yaşayan okul sınıflarıyla koridorlarıyla oyun ortamlarıyla kendini belli edecektir. Ancak ilkokul birinci sınıfa başlayacak olan çocukların okula başladıktan sonra okula uyumu konusunda ebeveynlerin sabırlı okulla iş birliği içinde ve öğretmenin yönlendirmesiyle hareket etmesinde fayda var. Çünkü çocuk ebeveynlerini bu süreçte okul sorunları konusunda duygusal yönlendirmelere tabi tutabilir ebeveynlerin yapması gereken okulla ve öğretmenle iş birliği içerisinde bu uyum sürecini sabırla geçirmektir.

Okulun sunduğu sosyal aktiviteler neden önemlidir?
Çünkü okul sadece ders görülen yer değildir. Okul bir bütündür bu bütün akademik, sosyal ve yaratıcılık alanlarını beslemek zorundadır. Bu açıdan okulların ders dışında yarattığı sosyal etkinlik ve çalışmalar çok çok önemlidir.

Okulun fiziksel imkanları ve altyapısı ne derecede önemlidir?
Okulun fiziksel imkanları aslında bina güzelliği, kırmızı halıları değil, ders görülen sınıfın, sosyal etkinlik alanlarının, çevresinde okulu boğan ya da rahatlatan çevre yapıların durumuyla değerlendirilmelidir. Okul fiziki yapı olarak vaat ettiği olanakları yapması açısından da değerlendirilmelidir. Örneğin var olan alanlar çocuk tarafından kullanılamıyorsa bu da etkisiz bir faktördür. Kısaca fizik alanların var olması kadar kullanımı da önemlidir.

Okulun değerleri ve felsefesi aileler için neden önemli olmalıdır?
Yukarıda anlattığımız üzere okulun çocuk ile ilişkisi başladığı andan sonlanana kadar bu ilişkinin bir amacı vardır. Bu amaç okulun felsefesini oluşturur. Yani çocuğunuz bu okulu bitirdiğinde elde edeceği çıktı okulun felsefesi ile doğrudan ilişkilidir. Eğer okul sadece sınavlara hazırlık yapıyorsa çıktınız sınav sonuçları olacaktır. Bu okuldan beceri temelli bir çıktı bekleyemezsiniz. Ama eğer okul size farklı bir eğitim tarzından bahsediyorsa bu okulun size katacağı değerdir. Burada ailelere önerim okulların “farklılıklarına” odaklansınlar. Çünkü ders her yerde var, kitap her yerde var, sınav zaten sürecin sonu ama amaç değildir. Ama okul bu süreçlerin dışında başka şeyler vaat ediyorsa işte o zaman dikkate değer demektir.

Kurumunuzu diğer eğitim kurumlarından farklılaştıran noktalar nelerdir? Veliler neden YÖM Okullarını tercih etmeliler?
YÖM dünyanın önemli eğitim gruplarından California Global Education (CGE) eğitim ağının parçasıdır. Bu eğitim ağı; bu yıl 25.yılını kutlayan ABD Kaliforniya’da kurulu 67 farklı ülkeden öğrencinin eğitim aldığı bugüne kadar 10 bine yakın mezun vermiş International American Üniversitesi’ni, başta ABD olmak üzere 6 okulu bulunan California Language Academy dil okullarını barındıran bir yapıdır. YÖM böyle güçlü bir yapının parçasıdır. Bu açıdan YÖM eğitim felsefesine büyük katkı sunan üniversitemiz ve dil eğitimimizi doğrudan yürüten bir eğitim ailesine sahip olmak önemlidir diye düşünüyorum.

“YÖM’DE EĞİTİMİN YEREL DEĞİL GLOBAL BİR İŞ OLDUĞUNA İNANIYORUZ
YÖM Okulları Türk Eğitim sisteminde nasıl bir konumda bulunuyor? YÖM Okullarının eğitim anlayışı nasıl oluşturuldu?
YÖM okulları “yeni okul” kavramının en cesur savunusu ile hayatına başlamış ve devam eden bir okuldur. Yeni okul kavramı yukarıda bahsettiğim gibi klasik gri okul kavramını reddeden ve okulu bir yaşam alanı olarak tanımlayan bir yapıdır. YÖM okulları BOYEP modeli ile çocuklara “yaşayarak öğrenmeyi”, “içinde olmayı”, “beceri temelli eğitimi” vaat ediyor ve yapıyor. Bunun yanında YÖM gerçekliği reddetmeyerek her çocuğa her kademe sonucunda kazanım vaatlerini de sunuyor. Örneğin YÖM anaokulundan mezun bir çocuk dünyanın her yerinde İngilizce eğitim yapan bir ilkokula başlayabilir. İlkokulu bitiren bir öğrenci en az iki alanda beceri kazanır. Ortaokulu bitiren bir öğrenci en az 3 yetkinlik belgesini diplomasına ek olarak alır ve dünyanın her yerinde liseye kaydolabilir. Hemen aklıma geldiği için söyleyebilirim Güzelbahçe Kampüsü öğrencimiz 8.sınıfta ikin Avusturya hükümeti ukdesinde bir liseye kabul alabiliyor. Çünkü biz YÖM’de eğitimin yerel değil global bir iş olduğuna inanıyoruz. Çocuklarımızı da tüm dünyaya uyumlu “global vatandaşlar” olarak yetiştiriyoruz.

ÖĞRETMENLERİN NİTELİĞİ OKUL SEÇİMİNDE NEDEN ÖNEMLİDİR?
Eğitimin asıl üstünü öğretmendir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin okul binaları ne kadar yenilenirse yenilensin asıl eğitim unsuru öğretmendir. Diğer tüm seçenekler öğretmenin yardımcı unsurlarıdır. Teknoloji, okul binasının konforu, yayınların kalitesi, hepsi sadece öğretmene eğitim sürecinde yardımcı olmaktadır. Öğretmen eğitim içerisinde öğrenci ile sürecin tamamını yürüten asli aktördür bu sebeple öğretmen okul seçiminde önemli en önemli faktörlerin başında gelir. Ancak öğretmeni her veli her öğrenci farklı şekilde yorumlayabilir. Bu açıdan öğretmenleri objektif değerlendirmek okulun ve sizin öğretmenden ne beklediğinizi daha doğru ortaya koymak çok önemlidir. Çünkü günümüzde birçok ebeveyn hatta okul, öğretmeni bakım veren veya anne babanın yedeği olarak konumlandırmaktadır. Bu da hem öğretmenin işini sağlıklı yapmasını hem de öğrencinin nitelikli gelişimini ciddi şekilde sekteye uğratmaktadır. Öğretmenden beklememiz gereken temel faaliyet sınıf içerisinde öğrenciyle iletişimi hakimiyeti ve öğrenciyle olan yaratıcı ders ortamıdır. Bu açıdan öğretmenleri doğru değerlendirmemiz ve tercih ederken buna göre karar vermemiz daha sağlıklı olacaktır.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.