Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Hami Koç – Eğitimci / Sosyolog / ÖZKURBİR Yönetim Kurulu Başkanı
Koronavirüs nedeniyle okullar ne zaman açılacak, yazın eğitim olacak mı derken Sayın Cumhurbaşkanımız, "Yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayında başlayacaktır. Kreşler ve gündüz bakım evleri 15 Haziran'da faaliyete geçecektir’’ diyerek konuya açıklık getirdi.
Biz zaruretine binaen 15 Haziran’da okul öncesine ait bütün birimler olarak yorumladık.
Sayın Milli Eğitim Bakanımız da, uzaktan eğitim sürecinin, 2019-2020 eğitim öğretim yılının son günü olan 19 Haziran Cuma gününe kadar devam edeceğini duyurdu. Bu arada MEB’lığının teknik liseler, EBA ve Uzaktan Eğitimle bütün dünyada dikkat çektiğini de belirtmeliyim.
Devletimizin resmi açıklaması kısaca böyle…
Bu süreçte uzaktan eğitim bir nebze de olsa öğretim açığını kapattı. Ancak uzaktan eğitimin tam olarak yeterli olduğunu kimse iddia edemez. İşin öğretim yönü böyle… Bu arada şu gerçeği de ifade etmeliyim ki özel öğretim kurumları öğrenci ve velilerine çok başarılı bir hizmet verdi. Bir de işin sosyolojik ve psikolojik boyutu var. Okuldan uzaklaştık. Bunu da geçtik. Yirmi yaş altına sokağa çıkma yasağı eklenmesi de işin tuzu biberi oldu. Ama özel öğretim kurumları çalışanları güçlü bir iletişimle öğrencilerini yönlendirdiler, ödev verdiler, talep ettiler ve gereğini yaptılar. 19 Haziran’a kadar da uzaktan eğitime en güçlü şekilde devam edeceklerine inancım tam.
Bu arada toplumun ve gençlerin sağlığı için, tedbirleri alarak;
1- Haziran ayında okul öncesi kurumlar mümkün olduğunca erken açılmalıdır.
Almanya’da olduğu gibi sağlık ve güvenlik çalışanları başta olmak üzere, kritik hizmet veren bazı sektörlerin çalışan çocukları 1 Haziran’da ana okullarına ve ilkokullara ihitiyari olarak gidebilir.
2- Sınav grubu olan 8. ve 12. sınıflar isterlerse haftada 2-3 defa yarımşar gün, ara sınıflarda haftada bir gün dönüşümlü olarak okullarına giderek öğretmenleriyle buluşabilirler. Bunun birçok yönden faydası ve kazanımı olacaktır.
3- Bütün özel kurslar 1 Haziran’dan itibaren ihtiyari olarak açılmalıdır. Zaten kurslarda bir çok okul gibi çok öğrenci/kursiyer olmadığı için sağlık tedbirlerini maksimum derecede almak mümkün olacaktır.
Bütün Özel Öğretim kurumları her fırsatta telafi öğretimini tabiatıyla gerçekleştireceklerdir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalı. Peki öğretmenler, öğrenciler ve veliler olarak biz ne yapacağız?
Öncelikle klasik bir söz, lakin konumuza uyuyor; Hayat devam ediyor. "Evde hep yatıyorduk zaten" dediğinizi duyar gibi olsam da kısa bir süre olsa da önce dinlenelim. Kendimizi ev atmosferinden çıkartalım. Parka gidelim. Pikniğe gidelim. Denize gidelim. Köye gidelim. Bağa bahçeye gidelim. Dedelere ninelere gidelim. Hem onları sevindirelim. Hem de onların hayat tecrübelerinden, hayat kodlarından istifade edelim.
Sonrasında…
Öğretmenlerimiz bu virüs dolayısıyla öğrenciler için neyin eksik kaldığının, bunun nasıl telafisi olabileceğinin, bir kez daha böyle bir durumla karışıldığında nelerin daha iyi ve düzgün yapılabileceğinin muhasebesini yapmalı.
Velilerimiz, özellikle anneler çok sıkıldınız. Çok sıkıntı çektiniz, biliyorum. Ama güzel tarafları da oldu. Evlatlarınızla birlikte vakit geçirdiniz. Belki günlük hayatın telaşından dolayı evde boş geçen derslerin telafisini yaptınız. Modern hayatın insanı ve zamanı öğüten çarkları içinde daha önce yapamadığınız bazı şeyler için fırsat buldunuz muhtemelen. Çocuğunuzu gözlemlediniz, anne veya baba olduğunuzu daha iyi hissettiniz belki. Mecburen yavaşladınız ve önceden meşgul olduğunuz birçok şeyin belki de evlatlarınızla ilgilenmek yanında ne kadar boş meşguliyetler olduğunu anladınız.
Ve en önemlisi de sizi düşünceden uzaklaştıran bir çok eylemden uzaklaştığınız için tefekküre yöneldiniz. Sonuç olarak belki zor günler geçirdiniz ama hayatınızı yeniden gözden geçirmek, varoluş gayenizi düşünmek ve yüzeyden uzaklaşıp biraz derinleşmek için güzel bir mola almış oldunuz.
Ve öğrencilerimiz. Okulunuzu aradınız. Öğretmenlerinize hasret çektiniz. Arkadaşlarınızı özlediniz.
Ama inanın hepsi geçiyor. İnşallah önümüzdeki eğitim döneminden itibaren kaldığımız yerden yeni bir heyecan ve şevkle devam edeceğiz. Okullarımızı doldurup neşelenecek, neşelendireceğiz.
Ve de bir eğitim idarecisi olarak bizim gördüklerimiz var elbette. Birincisi dünyadaki örneklerine göre çok iyi olsak da yine de bireyler olarak pandemiye hazırlıksız yakalandığımızı söyleyebiliriz. Uzaktan eğitimi daha iyi koordine etmeli, daha faydalı ve etkili hale getirebilmeliyiz. Bunun yanında çocuklarımızın mutlaka bir hobi sahibi olmaları gerektiğini net bir şekilde anladık. Kulüpten özel derse, özel dersten etüte koşturan çocuklarımızın, evde kaldıklarında kaliteli vakit geçirmek için mutlaka nitelikli ilgi alanları olmaları gerektiğini öğrendik. Marangozluk, ebru sanatı, yazılım, grafik, örgü, mum yapma vs. Zamanı harcamak yerine kullanmak için çocukların kendilerini meşgul edebilecekleri herhangi bir uğraş şart. Bunu birçok anne baba bu süreçte bizzat tecrübe ettiler.
Okul yararlı. Ancak her şey değil. Evet, ileride bir meslek öğreneceğiz lakin yine de dinlenme bittikten sonra çocuklarımız bir usta yanında geleneksel sanatlardan ya da şirketlerde modern işlerden birini öğrenmeli. Unutulmamalı ki uzun bir tatil insanın tabiatına aykırıdır. İşleyen demir ışıldar. Yuvarlanan taş yosun tutmaz. Üretmeyi öğrenmeli gençlerimiz. Tüketim zaten fazlasıyla var.
Ağaç yaşken eğilir. Düzgün olan sevilir. Dinini öğrenmeye vakit harcamalı. Yabancı dil öğrenmeye vakit ayırmalı.
Bir de annelere birkaç sözüm olacak. İnşallah yanlış anlaşılmaz. Öğrenmenin yaşı yoktur. Çocuklarınıza yemek yapmayı öğretin. Bebek bakmayı, çamaşır yıkamayı, ütü yapmayı öğretin. Hatta evde temizlik yapmalarını sağlayın. Böylece hayatı paylaşmayı öğrenirler. Çocuklarımızı koruyalım derken onlara hiç sorumluluk vermeyerek aslında en büyük zararı verdiğimizi anlamamız lazım.
Birlikte insan olmayı öğrenelim, öğretelim çocuklarımıza. Hep birlikte başımızı önümüze eğelim. Mutlu ve aydınlık yarınlar, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için el ele verelim.
Sağlıcakla kalın…
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Hami Koç – Eğitimci / Sosyolog / ÖZKURBİR Yönetim Kurulu Başkanı
Koronavirüs nedeniyle okullar ne zaman açılacak, yazın eğitim olacak mı derken Sayın Cumhurbaşkanımız, "Yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayında başlayacaktır. Kreşler ve gündüz bakım evleri 15 Haziran'da faaliyete geçecektir’’ diyerek konuya açıklık getirdi.
Biz zaruretine binaen 15 Haziran’da okul öncesine ait bütün birimler olarak yorumladık.
Sayın Milli Eğitim Bakanımız da, uzaktan eğitim sürecinin, 2019-2020 eğitim öğretim yılının son günü olan 19 Haziran Cuma gününe kadar devam edeceğini duyurdu. Bu arada MEB’lığının teknik liseler, EBA ve Uzaktan Eğitimle bütün dünyada dikkat çektiğini de belirtmeliyim.
Devletimizin resmi açıklaması kısaca böyle…
Bu süreçte uzaktan eğitim bir nebze de olsa öğretim açığını kapattı. Ancak uzaktan eğitimin tam olarak yeterli olduğunu kimse iddia edemez. İşin öğretim yönü böyle… Bu arada şu gerçeği de ifade etmeliyim ki özel öğretim kurumları öğrenci ve velilerine çok başarılı bir hizmet verdi. Bir de işin sosyolojik ve psikolojik boyutu var. Okuldan uzaklaştık. Bunu da geçtik. Yirmi yaş altına sokağa çıkma yasağı eklenmesi de işin tuzu biberi oldu. Ama özel öğretim kurumları çalışanları güçlü bir iletişimle öğrencilerini yönlendirdiler, ödev verdiler, talep ettiler ve gereğini yaptılar. 19 Haziran’a kadar da uzaktan eğitime en güçlü şekilde devam edeceklerine inancım tam.
Bu arada toplumun ve gençlerin sağlığı için, tedbirleri alarak;
1- Haziran ayında okul öncesi kurumlar mümkün olduğunca erken açılmalıdır.
Almanya’da olduğu gibi sağlık ve güvenlik çalışanları başta olmak üzere, kritik hizmet veren bazı sektörlerin çalışan çocukları 1 Haziran’da ana okullarına ve ilkokullara ihitiyari olarak gidebilir.
2- Sınav grubu olan 8. ve 12. sınıflar isterlerse haftada 2-3 defa yarımşar gün, ara sınıflarda haftada bir gün dönüşümlü olarak okullarına giderek öğretmenleriyle buluşabilirler. Bunun birçok yönden faydası ve kazanımı olacaktır.
3- Bütün özel kurslar 1 Haziran’dan itibaren ihtiyari olarak açılmalıdır. Zaten kurslarda bir çok okul gibi çok öğrenci/kursiyer olmadığı için sağlık tedbirlerini maksimum derecede almak mümkün olacaktır.
Bütün Özel Öğretim kurumları her fırsatta telafi öğretimini tabiatıyla gerçekleştireceklerdir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalı. Peki öğretmenler, öğrenciler ve veliler olarak biz ne yapacağız?
Öncelikle klasik bir söz, lakin konumuza uyuyor; Hayat devam ediyor. "Evde hep yatıyorduk zaten" dediğinizi duyar gibi olsam da kısa bir süre olsa da önce dinlenelim. Kendimizi ev atmosferinden çıkartalım. Parka gidelim. Pikniğe gidelim. Denize gidelim. Köye gidelim. Bağa bahçeye gidelim. Dedelere ninelere gidelim. Hem onları sevindirelim. Hem de onların hayat tecrübelerinden, hayat kodlarından istifade edelim.
Sonrasında…
Öğretmenlerimiz bu virüs dolayısıyla öğrenciler için neyin eksik kaldığının, bunun nasıl telafisi olabileceğinin, bir kez daha böyle bir durumla karışıldığında nelerin daha iyi ve düzgün yapılabileceğinin muhasebesini yapmalı.
Velilerimiz, özellikle anneler çok sıkıldınız. Çok sıkıntı çektiniz, biliyorum. Ama güzel tarafları da oldu. Evlatlarınızla birlikte vakit geçirdiniz. Belki günlük hayatın telaşından dolayı evde boş geçen derslerin telafisini yaptınız. Modern hayatın insanı ve zamanı öğüten çarkları içinde daha önce yapamadığınız bazı şeyler için fırsat buldunuz muhtemelen. Çocuğunuzu gözlemlediniz, anne veya baba olduğunuzu daha iyi hissettiniz belki. Mecburen yavaşladınız ve önceden meşgul olduğunuz birçok şeyin belki de evlatlarınızla ilgilenmek yanında ne kadar boş meşguliyetler olduğunu anladınız.
Ve en önemlisi de sizi düşünceden uzaklaştıran bir çok eylemden uzaklaştığınız için tefekküre yöneldiniz. Sonuç olarak belki zor günler geçirdiniz ama hayatınızı yeniden gözden geçirmek, varoluş gayenizi düşünmek ve yüzeyden uzaklaşıp biraz derinleşmek için güzel bir mola almış oldunuz.
Ve öğrencilerimiz. Okulunuzu aradınız. Öğretmenlerinize hasret çektiniz. Arkadaşlarınızı özlediniz.
Ama inanın hepsi geçiyor. İnşallah önümüzdeki eğitim döneminden itibaren kaldığımız yerden yeni bir heyecan ve şevkle devam edeceğiz. Okullarımızı doldurup neşelenecek, neşelendireceğiz.
Ve de bir eğitim idarecisi olarak bizim gördüklerimiz var elbette. Birincisi dünyadaki örneklerine göre çok iyi olsak da yine de bireyler olarak pandemiye hazırlıksız yakalandığımızı söyleyebiliriz. Uzaktan eğitimi daha iyi koordine etmeli, daha faydalı ve etkili hale getirebilmeliyiz. Bunun yanında çocuklarımızın mutlaka bir hobi sahibi olmaları gerektiğini net bir şekilde anladık. Kulüpten özel derse, özel dersten etüte koşturan çocuklarımızın, evde kaldıklarında kaliteli vakit geçirmek için mutlaka nitelikli ilgi alanları olmaları gerektiğini öğrendik. Marangozluk, ebru sanatı, yazılım, grafik, örgü, mum yapma vs. Zamanı harcamak yerine kullanmak için çocukların kendilerini meşgul edebilecekleri herhangi bir uğraş şart. Bunu birçok anne baba bu süreçte bizzat tecrübe ettiler.
Okul yararlı. Ancak her şey değil. Evet, ileride bir meslek öğreneceğiz lakin yine de dinlenme bittikten sonra çocuklarımız bir usta yanında geleneksel sanatlardan ya da şirketlerde modern işlerden birini öğrenmeli. Unutulmamalı ki uzun bir tatil insanın tabiatına aykırıdır. İşleyen demir ışıldar. Yuvarlanan taş yosun tutmaz. Üretmeyi öğrenmeli gençlerimiz. Tüketim zaten fazlasıyla var.
Ağaç yaşken eğilir. Düzgün olan sevilir. Dinini öğrenmeye vakit harcamalı. Yabancı dil öğrenmeye vakit ayırmalı.
Bir de annelere birkaç sözüm olacak. İnşallah yanlış anlaşılmaz. Öğrenmenin yaşı yoktur. Çocuklarınıza yemek yapmayı öğretin. Bebek bakmayı, çamaşır yıkamayı, ütü yapmayı öğretin. Hatta evde temizlik yapmalarını sağlayın. Böylece hayatı paylaşmayı öğrenirler. Çocuklarımızı koruyalım derken onlara hiç sorumluluk vermeyerek aslında en büyük zararı verdiğimizi anlamamız lazım.
Birlikte insan olmayı öğrenelim, öğretelim çocuklarımıza. Hep birlikte başımızı önümüze eğelim. Mutlu ve aydınlık yarınlar, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için el ele verelim.
Sağlıcakla kalın…
Son Güncelleme: Cuma, 22 May 2020 11:54
Gösterim: 2794
Avrupa Koleji Okulları Kurucusu Talip Emiroğlu, koleji kapatma kararı aldı. 25 yılı aşan bir süredir sektörde kurucu ve girişimci olarak yer alan Talip Emiroğlu, okulu kapatma nedenlerini anlattı.
Son dönemlerde özel okulculuk dünyasında paranın ticari anlayışın eğitimin önüne geçtiğini belirten Emiroğlu, “Okulu kurduğum yıllarda eğitim tüm kesimler için daha ön plandaydı. Şimdi ise tamamen ticari bir anlayış sektöre hakim oldu. Bu anlayışı tasvip etmediğim için sektörden çekilme kararı aldım.”
25 yıla yakın bir kurumda binlerce mezun verdiklerini, bu nedenle kapatma kararı almakta zorlandığını belirten Emiroğlu, süreçle ilgili velileri bilgilendirdiklerini, tüm ödemelerin geri iade edildiğini, bu süreci dürüst ve açık şekilde yürüttüklerini söyledi. Aldığı bu karar nedeniyle kimsenin mağdur olmayacağını ifade eden Emiroğlu, “Çalışanlarımızın tüm sosyal ve ekonomik haklarını vererek bu süreci tamamlıyorum. Yaklaşık 16 milyon ödeme yapılarak kurum kapıtalacak. Bir kurumun nasıl kapanması gerektiğini de sektöre göstermiş olacağız.” diye konuştu.
Kapanma ile ilgili kararın ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumla ilgisini bulunmadığını özellikle belirten Emiroğlu, okulu devralmak isteyenlerin olduğunu, ancak eğitim anlayışlarını doğru bulmadığı için devretmediğini sözlerine ekledi.
Emiroğlu, bundan sonraki süreçte, kurucusu olduğu KKTC’de ve Kocaeli’ndeki üniversitelerin mütevelli heyet başkanı olarak devam edeceğini söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Avrupa Koleji Okulları Kurucusu Talip Emiroğlu, koleji kapatma kararı aldı. 25 yılı aşan bir süredir sektörde kurucu ve girişimci olarak yer alan Talip Emiroğlu, okulu kapatma nedenlerini anlattı.
Son dönemlerde özel okulculuk dünyasında paranın ticari anlayışın eğitimin önüne geçtiğini belirten Emiroğlu, “Okulu kurduğum yıllarda eğitim tüm kesimler için daha ön plandaydı. Şimdi ise tamamen ticari bir anlayış sektöre hakim oldu. Bu anlayışı tasvip etmediğim için sektörden çekilme kararı aldım.”
25 yıla yakın bir kurumda binlerce mezun verdiklerini, bu nedenle kapatma kararı almakta zorlandığını belirten Emiroğlu, süreçle ilgili velileri bilgilendirdiklerini, tüm ödemelerin geri iade edildiğini, bu süreci dürüst ve açık şekilde yürüttüklerini söyledi. Aldığı bu karar nedeniyle kimsenin mağdur olmayacağını ifade eden Emiroğlu, “Çalışanlarımızın tüm sosyal ve ekonomik haklarını vererek bu süreci tamamlıyorum. Yaklaşık 16 milyon ödeme yapılarak kurum kapıtalacak. Bir kurumun nasıl kapanması gerektiğini de sektöre göstermiş olacağız.” diye konuştu.
Kapanma ile ilgili kararın ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumla ilgisini bulunmadığını özellikle belirten Emiroğlu, okulu devralmak isteyenlerin olduğunu, ancak eğitim anlayışlarını doğru bulmadığı için devretmediğini sözlerine ekledi.
Emiroğlu, bundan sonraki süreçte, kurucusu olduğu KKTC’de ve Kocaeli’ndeki üniversitelerin mütevelli heyet başkanı olarak devam edeceğini söyledi.
Son Güncelleme: Perşembe, 21 May 2020 13:38
Gösterim: 2930
Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için bir mesaj yayınladı. Gençlerin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele’nin başlangıcı kabul edilen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Güler Sabancı, mesajında gençlere duyduğu güven ve inancı da vurguladı.
“Sevgili gençler, hepimiz gibi, koronavirüs sizin de tüm hayatınızı etkilemiş durumda” diyen Güler Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kaygılarınızın, endişelerinizin, yüksek olduğu bir dönemi yaşıyorsunuz. Bu sıkıntıların içinde yolunuzu bulmaya çalışıyorsunuz. Sizlere armağan edilen bayramın coşkusunu bile, bu yıl daha eksik yaşamak zorunda kaldınız.19 Mayıs, büyük bir mücadelenin başlangıcı, yeniden doğuşun simgesi. Aynı zamanda geleceğimizi emanet ettiğimiz, siz gençlere adanmış en önemli tarih. Mustafa Kemal Atatürk, 101 yıl önce kurtuluş mücadelesini büyük bir azim ve kararlılıkla başlatan, genç bir subaydı. O gün de ülkemiz büyük zorluklar içindeydi. Bugün de COVID-19 salgınının etkileriyle tüm dünyayla birlikte yine tarihi bir mücadele veriyoruz. Ancak şartlar ne kadar zorlu olursa olsun, en büyük güvencemizin yine siz gençler olduğunu biliyoruz! Bu sıkıntılı sürecin de 1919 ruhunu yüreğinde taşıyan gençlerin gücüyle ve Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, en hakiki mürşit olan ilimle üstesinden geleceğimize inanıyoruz.”
“COVID-19’u hep birlikte yendikten sonra bizi bekleyen yeni dünya gençlerin dünyası olacak” diyen Güler Sabancı, mesajına şu sözlerle devam etti: “Dijitalleşmenin içine doğmuş ve onunla büyüyen sizler yeni dünyanın ruhuna, kurallarına, donanımına zaten hakimsiniz. Bilgiye erişimin bu kadar yüksek ve teknolojinin bu kadar geliştiği günümüzde sahip olduğunuz donanımla, bilimin ışığında emin adımlarla ilerleyeceğinizden eminim. Geleceği, bu yeni dünyayı en başarılı siz yöneteceksiniz. Sizlere güveniyoruz. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor; bu vesile ile Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyorum.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için bir mesaj yayınladı. Gençlerin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele’nin başlangıcı kabul edilen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Güler Sabancı, mesajında gençlere duyduğu güven ve inancı da vurguladı.
“Sevgili gençler, hepimiz gibi, koronavirüs sizin de tüm hayatınızı etkilemiş durumda” diyen Güler Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kaygılarınızın, endişelerinizin, yüksek olduğu bir dönemi yaşıyorsunuz. Bu sıkıntıların içinde yolunuzu bulmaya çalışıyorsunuz. Sizlere armağan edilen bayramın coşkusunu bile, bu yıl daha eksik yaşamak zorunda kaldınız.19 Mayıs, büyük bir mücadelenin başlangıcı, yeniden doğuşun simgesi. Aynı zamanda geleceğimizi emanet ettiğimiz, siz gençlere adanmış en önemli tarih. Mustafa Kemal Atatürk, 101 yıl önce kurtuluş mücadelesini büyük bir azim ve kararlılıkla başlatan, genç bir subaydı. O gün de ülkemiz büyük zorluklar içindeydi. Bugün de COVID-19 salgınının etkileriyle tüm dünyayla birlikte yine tarihi bir mücadele veriyoruz. Ancak şartlar ne kadar zorlu olursa olsun, en büyük güvencemizin yine siz gençler olduğunu biliyoruz! Bu sıkıntılı sürecin de 1919 ruhunu yüreğinde taşıyan gençlerin gücüyle ve Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, en hakiki mürşit olan ilimle üstesinden geleceğimize inanıyoruz.”
“COVID-19’u hep birlikte yendikten sonra bizi bekleyen yeni dünya gençlerin dünyası olacak” diyen Güler Sabancı, mesajına şu sözlerle devam etti: “Dijitalleşmenin içine doğmuş ve onunla büyüyen sizler yeni dünyanın ruhuna, kurallarına, donanımına zaten hakimsiniz. Bilgiye erişimin bu kadar yüksek ve teknolojinin bu kadar geliştiği günümüzde sahip olduğunuz donanımla, bilimin ışığında emin adımlarla ilerleyeceğinizden eminim. Geleceği, bu yeni dünyayı en başarılı siz yöneteceksiniz. Sizlere güveniyoruz. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor; bu vesile ile Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyorum.”
Son Güncelleme: Pazartesi, 18 May 2020 13:30
Gösterim: 1064
2019-2020 eğitim öğretim döneminde sınıf geçme, başarı puanının hesaplanması ile ilgili sorulara açıklık getirmek için açıklama yayınlayan MEB, birinci dönemde alınan notların geçerli olacağını, 12. sınıf öğrencilerinin de birinci dönemde aldıkları notların geçerli olacapını ve yıl sonu başarı puanının ise buna göre hesaplanacağını açıkladı. Ayrıca öğrenciler, yüz yüze yapılamayan eğitim öğretim faaliyetlerinden not değerlendirmesine tabi tutulmayacak.
2019-2020 Eğitim ve Öğretim Yılında Sınıf Geçme İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular başlığı altında merak edilen konulara açıklık getiren MEB, ortaöğretim başarı puanlarını açıklanmasıyla ilgili ise şöyle açıkladı; 12. sınıf öğrencilerinin 9, 10, 11. sınıflara ait yıl sonu başarı puanları ile 2019-2020 eğitim öğretim yılının birinci dönem başarı puanlarının aritmetik ortalaması alınarak mezuniyet puanları oluşturulacak ve diploma puanı olarak diplomalarına yazılacak. Diploma puanı, Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) hesaplanırken kullanılacak lise mezuniyet puanı olarak değerlendirilecek.
MEB’in açıklaması için: http://ogm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2020_05/16112416_OGM_SINIF_GECME_SIKCA_SORULAN_SORULAR.pdf
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
2019-2020 eğitim öğretim döneminde sınıf geçme, başarı puanının hesaplanması ile ilgili sorulara açıklık getirmek için açıklama yayınlayan MEB, birinci dönemde alınan notların geçerli olacağını, 12. sınıf öğrencilerinin de birinci dönemde aldıkları notların geçerli olacapını ve yıl sonu başarı puanının ise buna göre hesaplanacağını açıkladı. Ayrıca öğrenciler, yüz yüze yapılamayan eğitim öğretim faaliyetlerinden not değerlendirmesine tabi tutulmayacak.
2019-2020 Eğitim ve Öğretim Yılında Sınıf Geçme İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular başlığı altında merak edilen konulara açıklık getiren MEB, ortaöğretim başarı puanlarını açıklanmasıyla ilgili ise şöyle açıkladı; 12. sınıf öğrencilerinin 9, 10, 11. sınıflara ait yıl sonu başarı puanları ile 2019-2020 eğitim öğretim yılının birinci dönem başarı puanlarının aritmetik ortalaması alınarak mezuniyet puanları oluşturulacak ve diploma puanı olarak diplomalarına yazılacak. Diploma puanı, Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) hesaplanırken kullanılacak lise mezuniyet puanı olarak değerlendirilecek.
MEB’in açıklaması için: http://ogm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2020_05/16112416_OGM_SINIF_GECME_SIKCA_SORULAN_SORULAR.pdf
Son Güncelleme: Pazartesi, 18 May 2020 15:58
Gösterim: 922
Covid-19 pandemi sürecinde özel okulların örnek bir çalışma ortaya koyduğunu belirten Özel Öğretim Kurumlarının dernek başkanları, uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerine sayılacağını, yemek, servis gibi ücretlerin de telafi eğitimi sonrası mahsup edileceğini açıkladılar.
COVİD- 19 SÜRECİNDE EĞİTİMLE İLGİLİ ORTAK KAMUOYU AÇIKLAMASI
Tüm dünyada olduğu gibi Covid-19 salgını ülkemizde de derin etkiler oluşturdu. Devletimizin uyguladığı insan öncelikli yaklaşım, aldığı güçlü tedbirler ve vatandaşlarımızın gösterdiği iş birliği ve destek sayesinde bu süreci gıpta edilecek bir şekilde atlatacağımızı görmekten mutluluk duyuyor, başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Salgına karşı alınan tedbirler kapsamında ilk aşamada resmî ve özel okullarda eğitime ara verildi. Ancak sürecin başladığı 2020 Mart ayından itibaren Millî Eğitim Bakanlığımızın da öncülüğünde tüm okullarımızda uzaktan eğitim uygulaması başlatıldı. Bu uygulama, öğretmenlerimizin ve diğer eğitim personellerinin büyük fedakarlıklarıyla her geçen gün daha da verimli hâle geldi. Öğrencilerimiz bu süreçte evde kalarak, birçok kanaldan kendilerine ulaşan öğretmenlerinden kopmadan müfredata uygun olarak eğitimlerini devam ettiriyorlar.
Özellikle özel okullarımız, çeşitli uzaktan eğitim yöntem ve araçlarını da kullanarak birçok alternatif uygulamayı hayata geçirdiler. Kurucularından yöneticilerine, öğretmenlerinden diğer çalışanlarına kadar bu dönemin kayıpsız atlatılması için uzaktan eğitimle okulu adeta eve taşıdılar. EBA dahil olmak üzere, bir çok dijital platformdan öğrencilerin yararlanması sağlandı. Milyonlarca saat online ders yapıldı, videolar çekildi, sorular çözüldü, sınavlar yapıldı, rehberlik desteği verildi. Kısaca özel okullarda uzaktan eğitim çalışmaları, öğrencilere "okul daha az yorucuydu" dedirtecek kadar yoğun ve kesintisiz bir şekilde sürdürülüyor.
Dolu dolu geçen bu süreç Bakanlığımızdan takdir görmüş; Sayın Bakanımızın yaptığı açıklamalarla, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün ilgili yazısı ve yayımlanan yönetmelikle uzaktan eğitimin, yüz yüze eğitimin yerine sayılacağı deklare edilmiştir.
Tabi ki, yine de beklentimiz okullarımızın bir an önce açılması ve eğitimin yüz yüze yapılmasıdır. Ancak o gün gelene kadar özel okullarımız mevcut şartlarda en iyi hizmeti sunmayı sürdürecektir. Özel okullarımız velilerden aldıkları eğitim öğretim ücretlerinin bu zor koşullara rağmen ve bazı ilave maliyetlere katlanarak karşılığını hakkıyla vermektedirler.
Mevcut ekonomik durumdan en çok etkilenenlerden biri de özel eğitim kurumlarıdır. Ülkemiz adına hayati öneme sahip eğitim kurumlarımızın ayakta kalması ve öğretmenlerimizin desteklenmesi için velilerimizin bu dönemde ödemelerinde hassas davranmalarını bekliyoruz.
Eğitim dernekleri olarak bu süreçte okulların açık olamayışından kaynaklı öğrencilerimize sunulamayan servis ve yemek hizmetleri için velilerden ücret talep edilmesinin uygun olmadığı noktasında görüş birliği halindeyiz.
Şayet bu ücretler velilerimiz tarafından peşin veya herhangi şekilde ödenmiş ise muhtemel telafi eğitimi sonrası, dönem başında hesaplanarak iade veya mahsup edileceğini kamuoyuna saygıyla duyururuz. Ülkemize, eğitim camiamıza ve geleceğimiz çocuklarımıza sağlıklı günler diliyoruz.
İbrahim TAŞEL – TÖDER BAŞKANI
F. Nurullah DAL TÖZOK Başkanı
Naci ATALAY ÖZDEBİR BAŞKANI
Ahmet AKÇA ÖZDER Başkanı
Hami KOÇ ÖZKURBİR Başkanı
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Covid-19 pandemi sürecinde özel okulların örnek bir çalışma ortaya koyduğunu belirten Özel Öğretim Kurumlarının dernek başkanları, uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerine sayılacağını, yemek, servis gibi ücretlerin de telafi eğitimi sonrası mahsup edileceğini açıkladılar.
COVİD- 19 SÜRECİNDE EĞİTİMLE İLGİLİ ORTAK KAMUOYU AÇIKLAMASI
Tüm dünyada olduğu gibi Covid-19 salgını ülkemizde de derin etkiler oluşturdu. Devletimizin uyguladığı insan öncelikli yaklaşım, aldığı güçlü tedbirler ve vatandaşlarımızın gösterdiği iş birliği ve destek sayesinde bu süreci gıpta edilecek bir şekilde atlatacağımızı görmekten mutluluk duyuyor, başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Salgına karşı alınan tedbirler kapsamında ilk aşamada resmî ve özel okullarda eğitime ara verildi. Ancak sürecin başladığı 2020 Mart ayından itibaren Millî Eğitim Bakanlığımızın da öncülüğünde tüm okullarımızda uzaktan eğitim uygulaması başlatıldı. Bu uygulama, öğretmenlerimizin ve diğer eğitim personellerinin büyük fedakarlıklarıyla her geçen gün daha da verimli hâle geldi. Öğrencilerimiz bu süreçte evde kalarak, birçok kanaldan kendilerine ulaşan öğretmenlerinden kopmadan müfredata uygun olarak eğitimlerini devam ettiriyorlar.
Özellikle özel okullarımız, çeşitli uzaktan eğitim yöntem ve araçlarını da kullanarak birçok alternatif uygulamayı hayata geçirdiler. Kurucularından yöneticilerine, öğretmenlerinden diğer çalışanlarına kadar bu dönemin kayıpsız atlatılması için uzaktan eğitimle okulu adeta eve taşıdılar. EBA dahil olmak üzere, bir çok dijital platformdan öğrencilerin yararlanması sağlandı. Milyonlarca saat online ders yapıldı, videolar çekildi, sorular çözüldü, sınavlar yapıldı, rehberlik desteği verildi. Kısaca özel okullarda uzaktan eğitim çalışmaları, öğrencilere "okul daha az yorucuydu" dedirtecek kadar yoğun ve kesintisiz bir şekilde sürdürülüyor.
Dolu dolu geçen bu süreç Bakanlığımızdan takdir görmüş; Sayın Bakanımızın yaptığı açıklamalarla, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün ilgili yazısı ve yayımlanan yönetmelikle uzaktan eğitimin, yüz yüze eğitimin yerine sayılacağı deklare edilmiştir.
Tabi ki, yine de beklentimiz okullarımızın bir an önce açılması ve eğitimin yüz yüze yapılmasıdır. Ancak o gün gelene kadar özel okullarımız mevcut şartlarda en iyi hizmeti sunmayı sürdürecektir. Özel okullarımız velilerden aldıkları eğitim öğretim ücretlerinin bu zor koşullara rağmen ve bazı ilave maliyetlere katlanarak karşılığını hakkıyla vermektedirler.
Mevcut ekonomik durumdan en çok etkilenenlerden biri de özel eğitim kurumlarıdır. Ülkemiz adına hayati öneme sahip eğitim kurumlarımızın ayakta kalması ve öğretmenlerimizin desteklenmesi için velilerimizin bu dönemde ödemelerinde hassas davranmalarını bekliyoruz.
Eğitim dernekleri olarak bu süreçte okulların açık olamayışından kaynaklı öğrencilerimize sunulamayan servis ve yemek hizmetleri için velilerden ücret talep edilmesinin uygun olmadığı noktasında görüş birliği halindeyiz.
Şayet bu ücretler velilerimiz tarafından peşin veya herhangi şekilde ödenmiş ise muhtemel telafi eğitimi sonrası, dönem başında hesaplanarak iade veya mahsup edileceğini kamuoyuna saygıyla duyururuz. Ülkemize, eğitim camiamıza ve geleceğimiz çocuklarımıza sağlıklı günler diliyoruz.
İbrahim TAŞEL – TÖDER BAŞKANI
F. Nurullah DAL TÖZOK Başkanı
Naci ATALAY ÖZDEBİR BAŞKANI
Ahmet AKÇA ÖZDER Başkanı
Hami KOÇ ÖZKURBİR Başkanı
Son Güncelleme: Perşembe, 14 May 2020 10:14
Gösterim: 1535

