Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, gazetecilerin Anadolu ve Fen liselerindeki boş kontenjanlarla ilgili sorusuna “Okullarda boş kalan kontenjanlar dolana kadar kayıtlar devam edecek” açıklamasında bulundu.

Kontenjanlar dolana kadar kayıtlara devam

Milli Eğitim Bakanlığı ortaöğretime geçiş modeliyle ilgili uygulanacak yeni sınav sisteminin tanıtım toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bakan Avcı, sınavla öğrenci alan okullarda boş kalan kontenjanlar dolana kadar kayıtların devam edeceğini belirterek, kontenjanları doldurmak için kayıt sisteminin sürekli güncellendiğini kaydetti.

 

 

> Kontenjanlar dolana kadar kayıtlara devam

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, gazetecilerin Anadolu ve Fen liselerindeki boş kontenjanlarla ilgili sorusuna “Okullarda boş kalan kontenjanlar dolana kadar kayıtlar devam edecek” açıklamasında bulundu.

Kontenjanlar dolana kadar kayıtlara devam

Milli Eğitim Bakanlığı ortaöğretime geçiş modeliyle ilgili uygulanacak yeni sınav sisteminin tanıtım toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bakan Avcı, sınavla öğrenci alan okullarda boş kalan kontenjanlar dolana kadar kayıtların devam edeceğini belirterek, kontenjanları doldurmak için kayıt sisteminin sürekli güncellendiğini kaydetti.

 

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Eylül 2013 13:56

Gösterim: 1416

Macaristan'da hükümetin son yaptığı düzenlemeyle ilk ve orta okullarda din derslerinin mecburi olarak okutulmasını öngören kanun, yeni eğitim yılında uygulamaya girdi

Macaristan'da Başbakan Viktor Orban yönetimindeki hükümetin son yaptığı düzenlemeyle ülke genelinde ilk ve ortaokullarda din bilgisi derslerinin mecburi olarak okutulmasını öngören kanun yeni eğitim yılında resmi olarak uygulanmaya başlandı.

Yapılan düzenlemeye göre, ilk ve ortaokullarda din kültürü ya da ahlak bilgisi dersleri arasında seçim yapılacak, ailelerin yönlendirmesiyle bu dersler öğrencilere yeni eğitim döneminde mecburi olarak okutulacak.

Başbakan Orban, yeni eğitim yılının başlaması vesilesiyle yaptığı konuşmada, bu düzenlemeyle Macar gençliğinin, okullarda dini ve ahlaki konularda bilgilendirileceğini, ülke genelinde uyuşturucu, alkol ve benzeri alışkanlıkların önüne geçilmesinin hedeflendiğini, gençler arasında şiddetin en aza düşürülmesinin planlandığını söyledi.

Macaristan'ın milliyetçi partisi JOBBİK'in başkanı Gabor Vona da hükümete bu konuda destek verdiklerini, yenin kanunun ülkeye ve ülke gençliğine faydalı olacağını ifade etti.

Macaristan'da sosyalist ve liberal partilerin karşı çıktığı mecburi din eğitimi düzenlemesinin, ülkenin çoğunluğu tarafından kabul göründüğü belirtiliyor.

Düzenleme aynı zamanda okullarda polislerin uyuşturucu ve çetelerle mücadele çerçevesinde seminerler vermesini, okul çevrelerinde öğrencilerle yakın ilişkiler kurularak suçun önüne geçilmesini de öngörüyor.

> AB ülkesinde ilk ve ortaöğretimde din dersi zorunlu oldu

Macaristan'da hükümetin son yaptığı düzenlemeyle ilk ve orta okullarda din derslerinin mecburi olarak okutulmasını öngören kanun, yeni eğitim yılında uygulamaya girdi

Macaristan'da Başbakan Viktor Orban yönetimindeki hükümetin son yaptığı düzenlemeyle ülke genelinde ilk ve ortaokullarda din bilgisi derslerinin mecburi olarak okutulmasını öngören kanun yeni eğitim yılında resmi olarak uygulanmaya başlandı.

Yapılan düzenlemeye göre, ilk ve ortaokullarda din kültürü ya da ahlak bilgisi dersleri arasında seçim yapılacak, ailelerin yönlendirmesiyle bu dersler öğrencilere yeni eğitim döneminde mecburi olarak okutulacak.

Başbakan Orban, yeni eğitim yılının başlaması vesilesiyle yaptığı konuşmada, bu düzenlemeyle Macar gençliğinin, okullarda dini ve ahlaki konularda bilgilendirileceğini, ülke genelinde uyuşturucu, alkol ve benzeri alışkanlıkların önüne geçilmesinin hedeflendiğini, gençler arasında şiddetin en aza düşürülmesinin planlandığını söyledi.

Macaristan'ın milliyetçi partisi JOBBİK'in başkanı Gabor Vona da hükümete bu konuda destek verdiklerini, yenin kanunun ülkeye ve ülke gençliğine faydalı olacağını ifade etti.

Macaristan'da sosyalist ve liberal partilerin karşı çıktığı mecburi din eğitimi düzenlemesinin, ülkenin çoğunluğu tarafından kabul göründüğü belirtiliyor.

Düzenleme aynı zamanda okullarda polislerin uyuşturucu ve çetelerle mücadele çerçevesinde seminerler vermesini, okul çevrelerinde öğrencilerle yakın ilişkiler kurularak suçun önüne geçilmesini de öngörüyor.

Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Eylül 2013 12:57

Gösterim: 1640

Milli Eğitim Bakanlığı, Anadolu ve Fen Liselerinde boş kaldığı tahmin edilen yaklaşık 61 bin kontenjanın dolması için çalışma başlattı. 

boş kontenjan kalmayacakHürriyet Gazetesi’nin haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı, Anadolu ve Fen Liselerinde boş kaldığı tahmin edilen yaklaşık 61 bin kontenjanın dolması için çalışma başlattı.  Yerleştiği okuldan memnun kalmayan öğrenciler de dahil olmak üzere boş kontenjanlar için başvuruda bulunulabilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, bu yıl son kez yapılan SBS sınavına yaklaşık 1 milyon 100 bin öğrenci girerken, bunlardan 800 bini tercihte bulundu. 300 bin öğrenci ise ‘hiçbir’ tercih yapmadı. Bakanlık yetkilileri, “Sanki basında bu öğrencilerin de fen ve Anadolu liselerine yerleşmek istedikleri zannediliyor. Ama durum böyle değil. Bunlar meslek liseleri ya da imam hatiplere gitmek isteyen öğrenciler” değerlendirmesi yaptılar.

61 bin boş kontenjan

Geçen hafta Anadolu ve fen liselerine ‘yedek’ öğrenci alımının da tamamlandığına dikkat çeken yetkililer, bu yerleştirme sonucu yaklaşık 40 bin kontenjanın boş kaldığını açıkladılar. Önceki yıllar deneyimleri göz önüne alındığında, Anadolu ve fen lisesine yerleştiği, kayıt yaptırdığı halde özel okula gitmeyi planlayan yaklaşır 21 bin kişinin olduğu tahminini yapan bir bürokrat, “Dolayısıyla yaklaşık 61 bin kontenjan boş kaldı. Biz geçen yıllarda olmayan bir şey yapacağız. Yerleştiği okuldan memnun olmayan ve açıkta kalan kişilerin bu boş kontenjanlara yerleştirebilir miyiz, çalışması başlattık” dedi.

Aynı bürokrat, “Yeni tercih alanı açacağız. Ama bu tercihlerde bazı okullar tercih edilemeyecek. Örneğin Ankara Fen lisesi, karşısında sıfır kontenjan yazacak. Pursaklar’daki bir fen lisesinin kontenjanı boş ise buraya puanının ne olduğuna bakılmaksızın sınava girmiş tüm öğrenciler başvurabilecek. Ancak yerleştirme tabii ki en yüksek puandan başlayacak. Dolayısıyla okulun en son aldığı öğrencinin puanına yakın bir öğrenci yerleşmiş olacak. Ama diyelim son aldığı öğrencinin puanı 470, ama kimse başvurmamış. Sadece 370 puanlı bir öğrenci başvurmuş, o zaman boş kontenjana kayıt yaptırabilecek” diye konuştu.  Bürokrat, bu sayede SBS tercih döneminde tayinleri çıkmadığı için bulundukları il ve ilçe okullarına başvuran kaymakam, polis gibi kamu görevlilerinin çocukları için de yeni bir fırsat yaratılmış olacağına dikkat çekti.

Kaynak Hürriyet

> Anadolu ve Fen liselerine yerleşemeyen öğrencilere müjde

Milli Eğitim Bakanlığı, Anadolu ve Fen Liselerinde boş kaldığı tahmin edilen yaklaşık 61 bin kontenjanın dolması için çalışma başlattı. 

boş kontenjan kalmayacakHürriyet Gazetesi’nin haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı, Anadolu ve Fen Liselerinde boş kaldığı tahmin edilen yaklaşık 61 bin kontenjanın dolması için çalışma başlattı.  Yerleştiği okuldan memnun kalmayan öğrenciler de dahil olmak üzere boş kontenjanlar için başvuruda bulunulabilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, bu yıl son kez yapılan SBS sınavına yaklaşık 1 milyon 100 bin öğrenci girerken, bunlardan 800 bini tercihte bulundu. 300 bin öğrenci ise ‘hiçbir’ tercih yapmadı. Bakanlık yetkilileri, “Sanki basında bu öğrencilerin de fen ve Anadolu liselerine yerleşmek istedikleri zannediliyor. Ama durum böyle değil. Bunlar meslek liseleri ya da imam hatiplere gitmek isteyen öğrenciler” değerlendirmesi yaptılar.

61 bin boş kontenjan

Geçen hafta Anadolu ve fen liselerine ‘yedek’ öğrenci alımının da tamamlandığına dikkat çeken yetkililer, bu yerleştirme sonucu yaklaşık 40 bin kontenjanın boş kaldığını açıkladılar. Önceki yıllar deneyimleri göz önüne alındığında, Anadolu ve fen lisesine yerleştiği, kayıt yaptırdığı halde özel okula gitmeyi planlayan yaklaşır 21 bin kişinin olduğu tahminini yapan bir bürokrat, “Dolayısıyla yaklaşık 61 bin kontenjan boş kaldı. Biz geçen yıllarda olmayan bir şey yapacağız. Yerleştiği okuldan memnun olmayan ve açıkta kalan kişilerin bu boş kontenjanlara yerleştirebilir miyiz, çalışması başlattık” dedi.

Aynı bürokrat, “Yeni tercih alanı açacağız. Ama bu tercihlerde bazı okullar tercih edilemeyecek. Örneğin Ankara Fen lisesi, karşısında sıfır kontenjan yazacak. Pursaklar’daki bir fen lisesinin kontenjanı boş ise buraya puanının ne olduğuna bakılmaksızın sınava girmiş tüm öğrenciler başvurabilecek. Ancak yerleştirme tabii ki en yüksek puandan başlayacak. Dolayısıyla okulun en son aldığı öğrencinin puanına yakın bir öğrenci yerleşmiş olacak. Ama diyelim son aldığı öğrencinin puanı 470, ama kimse başvurmamış. Sadece 370 puanlı bir öğrenci başvurmuş, o zaman boş kontenjana kayıt yaptırabilecek” diye konuştu.  Bürokrat, bu sayede SBS tercih döneminde tayinleri çıkmadığı için bulundukları il ve ilçe okullarına başvuran kaymakam, polis gibi kamu görevlilerinin çocukları için de yeni bir fırsat yaratılmış olacağına dikkat çekti.

Kaynak Hürriyet

Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Eylül 2013 08:31

Gösterim: 2340

Özel Okullar Birliği Derneği'nin Eş Başkanı Cem Gülan, SBS yerine düşünülen ve "Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş" olarak adlandırılan yeni sistemin, okulları dershaneye dönüştüreceğini söyledi

Milli Eğitim Bakanlığı, SBS yerine gelecek sistemle ilgili son hazırlıklarını tamamladı. 'Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş' (TEOG) olarak adlandırılan sistemde öğrenciler, her dönem 6 dersten yazılı olacak. İlk yıl sadece 8'inci sınıflara test olarak uygulanacak, daha sonra da kademeli olarak klasik yazılı sistemine geçilecek. Sistemin detayları daha çok Anadolu liselerine geçiş için konuşulurken, sınavla öğrenci alan Türk ve yabancı özel okulların nasıl öğrenci alacağı, anaokulundan beri özel okulda okuyan ve liseye de aynı kurumda devam etmek isteyenlerin de bu yazılılara girip girmeyecekleri net değil. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan, yeni sistemin öğrencileri 12 sınavlı bir maratona sokacağını, bu düzenleme ile okulların dershaneye döneceğini ileri sürdü.

Belirsizlik var

Yeni düzenlemede özel okulların öğrencilerini nasıl seçecekleri hakkında bir açıklığın olmadığını belirten Gülan, Milli Eğitim Bakanlığına sözlü başvuruda bulunduklarını belirterek, şöyle konuştu: "Biz kendi sınavımızı yapmak istiyoruz. Sınavımız açık uçlu sorulardan da oluşabilir. Sınavın ise yalnız 8. sınıfta ve tek sınav olmasından yanayız. Milli Eğitim Bakanlığı, SBS sistemi ile son kez sınav yapıldığını açıklıyor ama yeni sistem ile ilgili olarak basına yansıyan bildirimler dışında, resmi bir açıklama yok. Ancak 12 sınav yapılacağı, okullara başka okuldan gözetmen gönderileceği, telafi sınavları olacağı ve soruların çoktan seçmeli olacağı duyumları öne çıkıyor. Bu sınavların dışında tarihi geçmişi ve özelliği olan, çok talep gören Galatasaray, İstanbul ve benzeri okullar için ayrı bir sınav yapılıp yapılmayacağı bilinmiyor."

Tek bir sınav yapılsın

Gülan, özel okulların öğrenci alımı ile ilgili önerilerini şöyle sıraladı:

Özel okullar hangi yöntemle öğrenci alacaklarını ve kendi ortaokullarından gelecek öğrencilerin liseye kabul şartlarını belirleyerek Bakanlığa onaylatırlar.

İsteyen okullar resmi okullar için kullanılan yöntemlerle öğrenci alırlar.

İsteyen özel okullar, tek bir merkezi sınav ile öğrenci alabilirler. Bu tip bir sınava, geçmişte olduğu gibi 90 -120 arası okulun dahil olması beklenebilir. Bu sınava, en fazla 40 bin civarında öğrencinin katılması söz konusu olabilir.

Yaşar Özay Sabah

> 12 sınavla okullar dershaneye dönüşür

Özel Okullar Birliği Derneği'nin Eş Başkanı Cem Gülan, SBS yerine düşünülen ve "Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş" olarak adlandırılan yeni sistemin, okulları dershaneye dönüştüreceğini söyledi

Milli Eğitim Bakanlığı, SBS yerine gelecek sistemle ilgili son hazırlıklarını tamamladı. 'Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş' (TEOG) olarak adlandırılan sistemde öğrenciler, her dönem 6 dersten yazılı olacak. İlk yıl sadece 8'inci sınıflara test olarak uygulanacak, daha sonra da kademeli olarak klasik yazılı sistemine geçilecek. Sistemin detayları daha çok Anadolu liselerine geçiş için konuşulurken, sınavla öğrenci alan Türk ve yabancı özel okulların nasıl öğrenci alacağı, anaokulundan beri özel okulda okuyan ve liseye de aynı kurumda devam etmek isteyenlerin de bu yazılılara girip girmeyecekleri net değil. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan, yeni sistemin öğrencileri 12 sınavlı bir maratona sokacağını, bu düzenleme ile okulların dershaneye döneceğini ileri sürdü.

Belirsizlik var

Yeni düzenlemede özel okulların öğrencilerini nasıl seçecekleri hakkında bir açıklığın olmadığını belirten Gülan, Milli Eğitim Bakanlığına sözlü başvuruda bulunduklarını belirterek, şöyle konuştu: "Biz kendi sınavımızı yapmak istiyoruz. Sınavımız açık uçlu sorulardan da oluşabilir. Sınavın ise yalnız 8. sınıfta ve tek sınav olmasından yanayız. Milli Eğitim Bakanlığı, SBS sistemi ile son kez sınav yapıldığını açıklıyor ama yeni sistem ile ilgili olarak basına yansıyan bildirimler dışında, resmi bir açıklama yok. Ancak 12 sınav yapılacağı, okullara başka okuldan gözetmen gönderileceği, telafi sınavları olacağı ve soruların çoktan seçmeli olacağı duyumları öne çıkıyor. Bu sınavların dışında tarihi geçmişi ve özelliği olan, çok talep gören Galatasaray, İstanbul ve benzeri okullar için ayrı bir sınav yapılıp yapılmayacağı bilinmiyor."

Tek bir sınav yapılsın

Gülan, özel okulların öğrenci alımı ile ilgili önerilerini şöyle sıraladı:

Özel okullar hangi yöntemle öğrenci alacaklarını ve kendi ortaokullarından gelecek öğrencilerin liseye kabul şartlarını belirleyerek Bakanlığa onaylatırlar.

İsteyen okullar resmi okullar için kullanılan yöntemlerle öğrenci alırlar.

İsteyen özel okullar, tek bir merkezi sınav ile öğrenci alabilirler. Bu tip bir sınava, geçmişte olduğu gibi 90 -120 arası okulun dahil olması beklenebilir. Bu sınava, en fazla 40 bin civarında öğrencinin katılması söz konusu olabilir.

Yaşar Özay Sabah

Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Eylül 2013 10:06

Gösterim: 1698

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, öğretmenlerin il emrine atanmaları ile özür grubu tayinlerinin yılda iki defa yapılması uygulamasına geri dönülmesini istedi.

Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, özür grubu tayini bekleyen öğretmenlerin çilesinin bitmediğini ileri sürdü.

Özür grubu tayinlerinin gerçekleştirildiğini ancak tartışmaların hala sürdüğünü belirten Koncuk, ''MEB'de ikinci kez özür grubu tayinleri yapılmasına rağmen kamuoyuna yansıyan bilgilere göre yaklaşık 3 bin 600 öğretmenin tayini gerçekleştirilemedi'' değerlendirmesinde bulundu.

Bu öğretmenlerin yaşanan sorunun hemen çözülmesini beklediğini öne süren Koncuk, şunları kaydetti:

''Öğretmenlere bir yıl sonrayı adres göstermek ya da Şubat ayını işaret etmek söz konusu bile olmamalıdır. Her tayin döneminde yaşanan bu sıkıntılar öğretmenleri moral ve motivasyon yönünden olumsuz etkilemektedir. MEB'in buna artık kalıcı bir çözüm bulması gerekmektedir. Bunun da yolu il/ilçe emrinin geri getirilmesinden ve özür grubu tayinlerinin eskiden olduğu gibi yılda iki defa yapılmasından geçmektedir.MEB'in artık aileleri bölük pörçük eden değil, aileye değer veren, aile bütünlüğünü sağlayan bakanlık haline gelmesini istiyoruz.''

> ‘Öğretmenlere il emri geri getirilmeli'

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, öğretmenlerin il emrine atanmaları ile özür grubu tayinlerinin yılda iki defa yapılması uygulamasına geri dönülmesini istedi.

Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, özür grubu tayini bekleyen öğretmenlerin çilesinin bitmediğini ileri sürdü.

Özür grubu tayinlerinin gerçekleştirildiğini ancak tartışmaların hala sürdüğünü belirten Koncuk, ''MEB'de ikinci kez özür grubu tayinleri yapılmasına rağmen kamuoyuna yansıyan bilgilere göre yaklaşık 3 bin 600 öğretmenin tayini gerçekleştirilemedi'' değerlendirmesinde bulundu.

Bu öğretmenlerin yaşanan sorunun hemen çözülmesini beklediğini öne süren Koncuk, şunları kaydetti:

''Öğretmenlere bir yıl sonrayı adres göstermek ya da Şubat ayını işaret etmek söz konusu bile olmamalıdır. Her tayin döneminde yaşanan bu sıkıntılar öğretmenleri moral ve motivasyon yönünden olumsuz etkilemektedir. MEB'in buna artık kalıcı bir çözüm bulması gerekmektedir. Bunun da yolu il/ilçe emrinin geri getirilmesinden ve özür grubu tayinlerinin eskiden olduğu gibi yılda iki defa yapılmasından geçmektedir.MEB'in artık aileleri bölük pörçük eden değil, aileye değer veren, aile bütünlüğünü sağlayan bakanlık haline gelmesini istiyoruz.''

Son Güncelleme: Salı, 03 Eylül 2013 08:30

Gösterim: 1886


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.