Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Öğretim görevlisinin 2 yıl hapsi istendi

KTÜ Trabzon Meslek Yüksekokulu'nda ders kapsamındaki konferansa türbanlı geldiği gerekçesiyle öğrencisi S.Ö. ile tartışan öğretim görevlisi N.A. hakkında "hakaret" suçundan dava açıldı

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Trabzon Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi olan N.A., ders kapsamında verdiği konferansa türbanlı geldiği gerekçesiyle öğrenci S.Ö. ile tartıştı. Tartışma sonunda N.A., öğrenci S.Ö.’nün katılım listesindeki imzasının yerini karalayarak “Ders kapsamında gidilecek konferansa türbanlı katıldı” diye yazdı. N.A., tartışma sırasında kendisine hakaret ettiği iddiasıyla öğrencisi S.Ö.’yü disiplin kuruluna şikâyet etti. Şikâyet üzerine disiplin kurulu S.Ö.’ye 1 ay okuldan uzaklaştırma cezası verdi. S.Ö. itiraz edince Trabzon İdare Mahkemesi uzaklaştırma cezasını iptal etti.

YÖK’E ŞİKÂYET

Üniversite öğrencisi S.Ö. haksız yere cezalandırıldığını, insanların bulunduğu bir ortamda kılık kıyafetinden dolayı öğretim görevlisi tarafından hakarete uğradığını ve aşağılandığını belirterek, N.A.’yı YÖK, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve Cumhurbaşkanlığı’na şikâyet etti. S.Ö. ile aynı okuldan arkadaşları E.T. ve H.E.Ş. de benzer olay yaşadıkları iddiasıyla öğretim görevlisi N.A. hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda da bulundu.

MAAŞ KESME CEZASI

Şikâyet üzerine üniversite yönetimi, öğretim görevlisi N.A.’ya 1 günlük maaş kesme cezası verdi. YÖK’ün yargılanmasına onay vermesiyle N.A. hakkında Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nde TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen ‘hakaret’ suçundan 3 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşması 29 Kasım’da görülecek.

(habertürk)

> Türban yoklamasına 2 yıl hapis

Öğretim görevlisinin 2 yıl hapsi istendi

KTÜ Trabzon Meslek Yüksekokulu'nda ders kapsamındaki konferansa türbanlı geldiği gerekçesiyle öğrencisi S.Ö. ile tartışan öğretim görevlisi N.A. hakkında "hakaret" suçundan dava açıldı

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Trabzon Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi olan N.A., ders kapsamında verdiği konferansa türbanlı geldiği gerekçesiyle öğrenci S.Ö. ile tartıştı. Tartışma sonunda N.A., öğrenci S.Ö.’nün katılım listesindeki imzasının yerini karalayarak “Ders kapsamında gidilecek konferansa türbanlı katıldı” diye yazdı. N.A., tartışma sırasında kendisine hakaret ettiği iddiasıyla öğrencisi S.Ö.’yü disiplin kuruluna şikâyet etti. Şikâyet üzerine disiplin kurulu S.Ö.’ye 1 ay okuldan uzaklaştırma cezası verdi. S.Ö. itiraz edince Trabzon İdare Mahkemesi uzaklaştırma cezasını iptal etti.

YÖK’E ŞİKÂYET

Üniversite öğrencisi S.Ö. haksız yere cezalandırıldığını, insanların bulunduğu bir ortamda kılık kıyafetinden dolayı öğretim görevlisi tarafından hakarete uğradığını ve aşağılandığını belirterek, N.A.’yı YÖK, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve Cumhurbaşkanlığı’na şikâyet etti. S.Ö. ile aynı okuldan arkadaşları E.T. ve H.E.Ş. de benzer olay yaşadıkları iddiasıyla öğretim görevlisi N.A. hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda da bulundu.

MAAŞ KESME CEZASI

Şikâyet üzerine üniversite yönetimi, öğretim görevlisi N.A.’ya 1 günlük maaş kesme cezası verdi. YÖK’ün yargılanmasına onay vermesiyle N.A. hakkında Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nde TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen ‘hakaret’ suçundan 3 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşması 29 Kasım’da görülecek.

(habertürk)

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Ekim 2012 09:30

Gösterim: 1693

Milli Eğitim ve Diyanet'ten istenen belgeler Darbe Komisyonu'na ulaştı.

İncelenen belgeler arasında özlük haklarından mahrum bırakılan din görevlileri, irtica bahanesiyle atılan veya kurum değiştirmek zorunda kalan öğretmenler, bu kapsamda gerçekleştirilen mevzuat ve yönetmelik değişiklikleri yer alıyor

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma 28 Şubat Alt Komisyonu'nun Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan istediği belgeler komisyona ulaştı. Komisyon uzmanları tarafından incelenen belgeler, 28 Şubat'ın en fazla zarar gören iki kurumunun mağduriyetlerini ortaya koyacak.

Belgelerde o dönemde kapatılan kuran kursları, özlük haklarından mahrum kalan din görevlileri, başörtüsü nedeniyle mağduriyet yaşayan öğretmenler ile yapılan mevzuat ve yönetmelik değişiklikleri yer alıyor. Her iki kurumdan irtica ve çeşitli bahanelerle işten atılan veya kurum değiştirmek zorunda kalan öğretmenler, idari personel ve din görevlileri ile ilgili bilgiler de bulunuyor.  

70'İN ÜZERİNDE İSİM DİNLENDİ

28 Şubat Alt Komisyonu şimdiye kadar 70'in üzerinde tanığı dinledi. İlgili bütün kurum ve kuruluşlardan belge talep etti. İstediği belgelerin büyük çoğunluğuna ulaşan komisyon bir taraftan da raporunu yazmaya başladı. Rapor 9 Kasım'da üst komisyona sunulacak. 12 Eylül ve 27 Mayıs darbelerini araştıran alt komisyonlar da raporlarını aynı tarihte üst komisyona verecek. Ardından raporların birleştirme işlemine geçilecek.

DARBELER TARİHİ ANSİKLOPEDİSİ

Komisyon raporunun giriş kısmını Osmanlı döneminde darbelere maruz kalmış padişahlara ayırdı. 'Darbeler Tarihi' başlığı altında sunulacak bölümde Padişahlara karşı yapılan darbeler hakkında özet bilgiler ve o dönemde yaşananlar yer alacak. Cumhuriyet döneminde meydana gelen darbeler hakkında kronolojik bilgiler bulunacak.

FAİLİ MEÇHULLER DE RAPORDA

Raporda özellikle ülkeyi 28 Şubat sürecine götüren olaylar ve bu olaylar karşısında kurumların tutumlarına ilişkin bilgiler yer alacak. 1991 yılından itibaren ülkede işlenen faili meçhul cinayetler hakkında bilgi ve belgeler de bulunacak. Refah Partisini iktidara getiren süreç Konya, Kayseri gibi belediyelerin kazanılması ve bu sürece karşı devletin bazı kurumlarının sergilediği ideolojik tutumlar değerlendirilecek. Ayrıca Refah partisinin bir daha iktidara gelememesi için yapılanlara temas edilecek.

BANKALARIN İÇİ BOŞALTILDI

Bankalarda yapılan soygunlar ve vatandaşın mevduatlarının banka sahiplerine ve yan şirketlerine nasıl aktardığı belirtilecek. Kamu kaynaklarının nasıl harcandığı gözler önüne serilecek. Askerlerin irticai faaliyet diye değerlendirdiği olaylar irdelenecek. Olayların perde arkasına ilişkin bilgiler deşifre edilecek. İmam hatiplerin kapatılması ve askerin hükümetlere yaptığı baskılara da temas edilecek.

Raporda ayrıca demokrasinin güçlenmesi ve bir daha darbelere maruz kalınmaması için gerekli yasal düzenlemelere ilişkin öneriler yer alacak. Darbe hukuku ve darbecilerin yaptığı anayasadan Türkiye'nin kurtarılmasının şart olduğu vurgulanacak. Darbelere dayanak olarak gösterilen 35. maddenin değiştirilmesi gerektiği ifade edilecek. Askeri Okullarda verilen eğitimde zihniyet reformu yapılması gerektiğini vurgulanacak. Askere verilen eğitimde, 'iç siyasete karışmaması ve kendisini ülkenin kurtarıcısı gibi görmesinin önüne geçecek anlayış' değişikliği önerilecek. 

KİMLER DİNLENİLECEK?

30 Ekim'den itibaren çalışmalarını sürdürecek komisyonun gündeminde eski bakanlar var. Komisyon ayrıca cezaevinde bulunan Mehmet Ağar ve Nuriş çetesi mensuplarını dinleyecek. Salih Mirzabeyoğlu'nun bilgisine başvuracak. Hayati Yazıcı, Cavit Çağlar, Fikri Sağlar ve Tansu Çiller de dinlenilecek isimler arasında. Bu hafta çağrılan isimler ise şunlar: Oktay Ekşi, Ümmet Kandoğan, Bahattin Şeker, Deniz Baykal, Turhan Tayan, Hasan Celal Güzel, İsmail Kahraman, Mehmet Elkatmış, Cumhur Ersümer, Rüştü Kazım Yücelen, Salih Kapusuz, Şevket Kazan, Şeref Malkoç, Akın Birdal, Şükrü Karatepe, Ertuğrul Kürkçü, Ferruh Bozbeyli, Mehmet Keçeciler ve Ramiz Ongun.

(bugün)

> 28 Şubat öğretmen kıyımı TBMM'de

Milli Eğitim ve Diyanet'ten istenen belgeler Darbe Komisyonu'na ulaştı.

İncelenen belgeler arasında özlük haklarından mahrum bırakılan din görevlileri, irtica bahanesiyle atılan veya kurum değiştirmek zorunda kalan öğretmenler, bu kapsamda gerçekleştirilen mevzuat ve yönetmelik değişiklikleri yer alıyor

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma 28 Şubat Alt Komisyonu'nun Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan istediği belgeler komisyona ulaştı. Komisyon uzmanları tarafından incelenen belgeler, 28 Şubat'ın en fazla zarar gören iki kurumunun mağduriyetlerini ortaya koyacak.

Belgelerde o dönemde kapatılan kuran kursları, özlük haklarından mahrum kalan din görevlileri, başörtüsü nedeniyle mağduriyet yaşayan öğretmenler ile yapılan mevzuat ve yönetmelik değişiklikleri yer alıyor. Her iki kurumdan irtica ve çeşitli bahanelerle işten atılan veya kurum değiştirmek zorunda kalan öğretmenler, idari personel ve din görevlileri ile ilgili bilgiler de bulunuyor.  

70'İN ÜZERİNDE İSİM DİNLENDİ

28 Şubat Alt Komisyonu şimdiye kadar 70'in üzerinde tanığı dinledi. İlgili bütün kurum ve kuruluşlardan belge talep etti. İstediği belgelerin büyük çoğunluğuna ulaşan komisyon bir taraftan da raporunu yazmaya başladı. Rapor 9 Kasım'da üst komisyona sunulacak. 12 Eylül ve 27 Mayıs darbelerini araştıran alt komisyonlar da raporlarını aynı tarihte üst komisyona verecek. Ardından raporların birleştirme işlemine geçilecek.

DARBELER TARİHİ ANSİKLOPEDİSİ

Komisyon raporunun giriş kısmını Osmanlı döneminde darbelere maruz kalmış padişahlara ayırdı. 'Darbeler Tarihi' başlığı altında sunulacak bölümde Padişahlara karşı yapılan darbeler hakkında özet bilgiler ve o dönemde yaşananlar yer alacak. Cumhuriyet döneminde meydana gelen darbeler hakkında kronolojik bilgiler bulunacak.

FAİLİ MEÇHULLER DE RAPORDA

Raporda özellikle ülkeyi 28 Şubat sürecine götüren olaylar ve bu olaylar karşısında kurumların tutumlarına ilişkin bilgiler yer alacak. 1991 yılından itibaren ülkede işlenen faili meçhul cinayetler hakkında bilgi ve belgeler de bulunacak. Refah Partisini iktidara getiren süreç Konya, Kayseri gibi belediyelerin kazanılması ve bu sürece karşı devletin bazı kurumlarının sergilediği ideolojik tutumlar değerlendirilecek. Ayrıca Refah partisinin bir daha iktidara gelememesi için yapılanlara temas edilecek.

BANKALARIN İÇİ BOŞALTILDI

Bankalarda yapılan soygunlar ve vatandaşın mevduatlarının banka sahiplerine ve yan şirketlerine nasıl aktardığı belirtilecek. Kamu kaynaklarının nasıl harcandığı gözler önüne serilecek. Askerlerin irticai faaliyet diye değerlendirdiği olaylar irdelenecek. Olayların perde arkasına ilişkin bilgiler deşifre edilecek. İmam hatiplerin kapatılması ve askerin hükümetlere yaptığı baskılara da temas edilecek.

Raporda ayrıca demokrasinin güçlenmesi ve bir daha darbelere maruz kalınmaması için gerekli yasal düzenlemelere ilişkin öneriler yer alacak. Darbe hukuku ve darbecilerin yaptığı anayasadan Türkiye'nin kurtarılmasının şart olduğu vurgulanacak. Darbelere dayanak olarak gösterilen 35. maddenin değiştirilmesi gerektiği ifade edilecek. Askeri Okullarda verilen eğitimde zihniyet reformu yapılması gerektiğini vurgulanacak. Askere verilen eğitimde, 'iç siyasete karışmaması ve kendisini ülkenin kurtarıcısı gibi görmesinin önüne geçecek anlayış' değişikliği önerilecek. 

KİMLER DİNLENİLECEK?

30 Ekim'den itibaren çalışmalarını sürdürecek komisyonun gündeminde eski bakanlar var. Komisyon ayrıca cezaevinde bulunan Mehmet Ağar ve Nuriş çetesi mensuplarını dinleyecek. Salih Mirzabeyoğlu'nun bilgisine başvuracak. Hayati Yazıcı, Cavit Çağlar, Fikri Sağlar ve Tansu Çiller de dinlenilecek isimler arasında. Bu hafta çağrılan isimler ise şunlar: Oktay Ekşi, Ümmet Kandoğan, Bahattin Şeker, Deniz Baykal, Turhan Tayan, Hasan Celal Güzel, İsmail Kahraman, Mehmet Elkatmış, Cumhur Ersümer, Rüştü Kazım Yücelen, Salih Kapusuz, Şevket Kazan, Şeref Malkoç, Akın Birdal, Şükrü Karatepe, Ertuğrul Kürkçü, Ferruh Bozbeyli, Mehmet Keçeciler ve Ramiz Ongun.

(bugün)

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Ekim 2012 09:10

Gösterim: 1788

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, BDP Genel Başkanı Demirtaş'ın, sözlerine yönelik, ''Bütün gücümüzle, öğretmenlerimizle, okullarımız açık olarak eğitimimizi yapacağız dedi.

Çeşitli açılışlara ve temel atma törenlerine katılmak üzere Afyonkarahisar'da bulunan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Emirdağ ilçesindeki programa katıldı.

Dinçer, program öncesinde gazetecilerin BDP Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, Batman mitingindeki ''Salı günü hayatı durdurarak, kontakları ve iş yerlerimizi kapatarak, okula gitmeyerek taleplerimizi haykıralım'' sözlerini hatırlatması üzerine, şöyle konuştu:

''Onlar zaten bir taraflarıyla, okullarımızı sabote ederek, okullarımızı yakarak, öbür taraflarıyla çocuklarımızı okullardan uzaklaştırarak, çocuklarımızın cahil kalmasını arzu eder bir görüntü çiziyorlar. Dolayısıyla böyle bir şeyi söylemiş olması çok sürpriz değil. Bütün gücümüzle, öğretmenlerimizle, okullarımız açık olarak eğitimimizi yapacağız. Çocuklarımızın da geleceğini düşünerek, onların bu tip taleplerine çok sıcak bakmayacaklarını biliyorum. Özellikle eğitim üzerinden yapılan siyasetin çok beyhude bir çaba olduğunu düşünüyorum.''

> Bütün gücümüzle eğitim yapacağız

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, BDP Genel Başkanı Demirtaş'ın, sözlerine yönelik, ''Bütün gücümüzle, öğretmenlerimizle, okullarımız açık olarak eğitimimizi yapacağız dedi.

Çeşitli açılışlara ve temel atma törenlerine katılmak üzere Afyonkarahisar'da bulunan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Emirdağ ilçesindeki programa katıldı.

Dinçer, program öncesinde gazetecilerin BDP Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, Batman mitingindeki ''Salı günü hayatı durdurarak, kontakları ve iş yerlerimizi kapatarak, okula gitmeyerek taleplerimizi haykıralım'' sözlerini hatırlatması üzerine, şöyle konuştu:

''Onlar zaten bir taraflarıyla, okullarımızı sabote ederek, okullarımızı yakarak, öbür taraflarıyla çocuklarımızı okullardan uzaklaştırarak, çocuklarımızın cahil kalmasını arzu eder bir görüntü çiziyorlar. Dolayısıyla böyle bir şeyi söylemiş olması çok sürpriz değil. Bütün gücümüzle, öğretmenlerimizle, okullarımız açık olarak eğitimimizi yapacağız. Çocuklarımızın da geleceğini düşünerek, onların bu tip taleplerine çok sıcak bakmayacaklarını biliyorum. Özellikle eğitim üzerinden yapılan siyasetin çok beyhude bir çaba olduğunu düşünüyorum.''

Son Güncelleme: Pazar, 28 Ekim 2012 22:40

Gösterim: 1438

Kavgacı öğrenciye özel ilgi

Okullardaki şiddet olaylarını, önüne geçmek için yeni tedbirler alınacak

Öğretmenler, şiddete kaynaklık eden konularda hizmet içi eğitimlerden geçirilecek. Öğrenciler ise kültürel ve sportif faaliyetlere yönlendirilecek.

İzmir'de bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesiyle gündeme gelen öğrenci ve öğretmen güvenliği konusunda yeni tedbirler alınacak. Bu kapsamda eğitim kurumları yönetici ve öğretmenleri şiddet ve şiddete kaynaklık eden konularda hizmet içi eğitimlerden geçirilecek. Öğrenciler kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere yönlendirilecek ve böylelikle kavga ortamlarından uzaklaştırılmaları sağlanacak.

ÇALIŞMA ALANLARI OLUŞTURULACAK

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen ve öğrencinin can güvenliği konusundaki çalışmalarına hız verdi. Başta şiddet olmak üzere eğitim kurumlarında disiplin sorunlarının giderilmesine yönelik tedbirler artırılacak. Bakanlık öğrencileri kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere yönlendirecek ve kendi belirledikleri sosyal etkinlikleri yürütmek üzere eğitim materyalleri ile donatılmış çalışma alanları oluşturacak. Böylece öğrencilerin şiddet ortamlarından uzak kalmaları sağlanacak.

Eğitim kurumları yönetici ve öğretmenleri şiddet ve şiddete kaynaklık eden hususlarda hizmet içi eğitimlerden geçirilecek. Ayrıca okulda sürekli problem çıkararak okul düzenini ve huzurunu bozan öğrencilere okulun rehberlik servisi tarafından özel ilgili gösterilerek öğrencinin bir kez daha sorun çıkmaması için çalışma yapılacak.

HEDEF YER YIL YÜZDE 10 AZALTMAK

Gerekli görülmesi durumunda 'öğretmen-veli-öğrenci' arasında üçlü görüşme yapılarak problem çıkaran öğrencinin eğitime kazandırılması sağlanacak. Bu sayede şiddet olaylarının yaşanmadan önüne geçilmesi sağlanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, güvenli ve şiddetten uzak eğitim ortamları sağlayarak ve şiddet konusunda toplumsal duyarlılığı artırarak okullarda şiddet ve şiddete kaynaklık eden olay sayısını her yıl yüzde 10 oranında azaltmayı sağlayacağı öğrenildi. Öte yandan okullarda şiddet ve nedenleri, iletişim yöntemleri gibi konularda bilgilendirme çalışmaları yapılacak, eğitim faaliyetleri düzenlenecek. Öğrencilerin kendilerini her türde şiddet, istismar ve ihmalden korumaları konusunda bilinçlendirilmeleri sağlanacak.

VELİLER DE BİLİNÇLENDİRİLECEK

Sosyal ve kültürel faaliyetlerin öğrencilerin ruhen ve bedenen sağlıklı gelişimi ve akademik başarıları üzerindeki etkisi hakkında başta veliler olmak üzere kamuoyu sürekli aydınlatılarak öğrencilerin bu faaliyetlere katılımı desteklenecek. Eğitim personeli ile öğrenci ve aileler; çocuk ve insan hakları konularında bilinçlendirilecek.

> Bu öğrencilere özel ilgi gösterilecek

Kavgacı öğrenciye özel ilgi

Okullardaki şiddet olaylarını, önüne geçmek için yeni tedbirler alınacak

Öğretmenler, şiddete kaynaklık eden konularda hizmet içi eğitimlerden geçirilecek. Öğrenciler ise kültürel ve sportif faaliyetlere yönlendirilecek.

İzmir'de bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesiyle gündeme gelen öğrenci ve öğretmen güvenliği konusunda yeni tedbirler alınacak. Bu kapsamda eğitim kurumları yönetici ve öğretmenleri şiddet ve şiddete kaynaklık eden konularda hizmet içi eğitimlerden geçirilecek. Öğrenciler kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere yönlendirilecek ve böylelikle kavga ortamlarından uzaklaştırılmaları sağlanacak.

ÇALIŞMA ALANLARI OLUŞTURULACAK

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen ve öğrencinin can güvenliği konusundaki çalışmalarına hız verdi. Başta şiddet olmak üzere eğitim kurumlarında disiplin sorunlarının giderilmesine yönelik tedbirler artırılacak. Bakanlık öğrencileri kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere yönlendirecek ve kendi belirledikleri sosyal etkinlikleri yürütmek üzere eğitim materyalleri ile donatılmış çalışma alanları oluşturacak. Böylece öğrencilerin şiddet ortamlarından uzak kalmaları sağlanacak.

Eğitim kurumları yönetici ve öğretmenleri şiddet ve şiddete kaynaklık eden hususlarda hizmet içi eğitimlerden geçirilecek. Ayrıca okulda sürekli problem çıkararak okul düzenini ve huzurunu bozan öğrencilere okulun rehberlik servisi tarafından özel ilgili gösterilerek öğrencinin bir kez daha sorun çıkmaması için çalışma yapılacak.

HEDEF YER YIL YÜZDE 10 AZALTMAK

Gerekli görülmesi durumunda 'öğretmen-veli-öğrenci' arasında üçlü görüşme yapılarak problem çıkaran öğrencinin eğitime kazandırılması sağlanacak. Bu sayede şiddet olaylarının yaşanmadan önüne geçilmesi sağlanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, güvenli ve şiddetten uzak eğitim ortamları sağlayarak ve şiddet konusunda toplumsal duyarlılığı artırarak okullarda şiddet ve şiddete kaynaklık eden olay sayısını her yıl yüzde 10 oranında azaltmayı sağlayacağı öğrenildi. Öte yandan okullarda şiddet ve nedenleri, iletişim yöntemleri gibi konularda bilgilendirme çalışmaları yapılacak, eğitim faaliyetleri düzenlenecek. Öğrencilerin kendilerini her türde şiddet, istismar ve ihmalden korumaları konusunda bilinçlendirilmeleri sağlanacak.

VELİLER DE BİLİNÇLENDİRİLECEK

Sosyal ve kültürel faaliyetlerin öğrencilerin ruhen ve bedenen sağlıklı gelişimi ve akademik başarıları üzerindeki etkisi hakkında başta veliler olmak üzere kamuoyu sürekli aydınlatılarak öğrencilerin bu faaliyetlere katılımı desteklenecek. Eğitim personeli ile öğrenci ve aileler; çocuk ve insan hakları konularında bilinçlendirilecek.

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Ekim 2012 09:08

Gösterim: 1544

Bakan Fatma Şahin, kadın istihdamını, bunun için de kreş desteğini çok önemsediklerini belirterek, Çalışma Bakanlığı ile uyguladıkları proje ile kreş desteğini artıracaklarını belirtti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, konuk olduğu AA Editör Masası'nda soruları yanıtladı.

Dünyanın krizden kurtulmak için sosyal politikalara yönelik harcamaları kıstığını, ekonomik krizi sosyal krize dönüştürdüğünü belirten Şahin, ''Biz tam tersi dezavantajlı gruplara daha çok mali destek vererek toplumdaki krizin etkisini azaltmaya çalıştık'' dedi.

Şahin, ''Kadın istihdamını, bunun için de kreş desteğini çok önemsiyoruz. Şu anda Çalışma Bakanlığı ile yaptığımız IPA projesi var, 35 milyon euroluk büyük bir proje. Burada bunu kreş desteğini artıracak şekilde kullanacağız'' diye konuştu.

Anadolu'da kadın harekatı

Kadınların özellikle Anadolu'da, muhafazakar bir partinin, kadını evden bile çıkmayan bir partinin güçlü liderliğinde sosyolojik bir değişim, bir devrim yaşadığına işaret eden Şahin, ''Kadın mitinge, partiye gelmeye, kadın çocuğu için siyaset yapmaya, kadın kendi sorununu söylemeye başladı. Anadolu'da kadın harekatıdır, ikinci kadın devrimdir bu. Bunu büyütmemiz, daha görünür kılmamız lazım'' dedi.

> Çalışan kadına kreş desteği

Bakan Fatma Şahin, kadın istihdamını, bunun için de kreş desteğini çok önemsediklerini belirterek, Çalışma Bakanlığı ile uyguladıkları proje ile kreş desteğini artıracaklarını belirtti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, konuk olduğu AA Editör Masası'nda soruları yanıtladı.

Dünyanın krizden kurtulmak için sosyal politikalara yönelik harcamaları kıstığını, ekonomik krizi sosyal krize dönüştürdüğünü belirten Şahin, ''Biz tam tersi dezavantajlı gruplara daha çok mali destek vererek toplumdaki krizin etkisini azaltmaya çalıştık'' dedi.

Şahin, ''Kadın istihdamını, bunun için de kreş desteğini çok önemsiyoruz. Şu anda Çalışma Bakanlığı ile yaptığımız IPA projesi var, 35 milyon euroluk büyük bir proje. Burada bunu kreş desteğini artıracak şekilde kullanacağız'' diye konuştu.

Anadolu'da kadın harekatı

Kadınların özellikle Anadolu'da, muhafazakar bir partinin, kadını evden bile çıkmayan bir partinin güçlü liderliğinde sosyolojik bir değişim, bir devrim yaşadığına işaret eden Şahin, ''Kadın mitinge, partiye gelmeye, kadın çocuğu için siyaset yapmaya, kadın kendi sorununu söylemeye başladı. Anadolu'da kadın harekatıdır, ikinci kadın devrimdir bu. Bunu büyütmemiz, daha görünür kılmamız lazım'' dedi.

Son Güncelleme: Pazar, 28 Ekim 2012 22:30

Gösterim: 2521


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.