Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Twitter'da attığı mesajlarla büyük tartışmalar başlatan Erol Köse bu kez hayatının gafını yaptı. Köse bu kez Kürtlerin tepkisini çeken bir çıkış yaptı: "Atatürk 23 Nisan'ı Türk çocuklarına armağan etmişti, o.. çocuklarına değil." mesajı Twitter'da büyük bir tartışma başlattı.

twitterErol Köse'nin Twitter'da bir tek Kürtlere bulaşmamıştı onu da yaptı... Köse, 23 Nisan resepsiyonunu boykot eden BDP'ye tepki gösterdiği twetlerde hem tepki hem destek gördü.

Erol Köse, BDP'nin resmi 23 Nisan törenlerine katılmamasına ilişkin Twitter'da "BDP 23 Nisan kutlamalarına katılmama kararı almış. İsabet olmuş. Atatürk 23 Nisan'ı Türk çocuklarına armağan etmişti, o... çocuklarına değil" dedi. Köse, ırkçı olduğu yönündeki eleştirileri ise "evet ırkçıyım" diyerek yanıtladı.

Twitter'da sayısız etiket ile protesto edilen Erol Köse, benzer mesajlar yazmaya devam ederken büyük tepki toplayan ve Kürt çocuklarına hakaret niteliği taşıyan tweet'ini sildi.

Buna karşılık tepkiler dinmedi. O twitle ilgili sosyal medyada Erol Köse'ye yönelik şu mesajlar geçti;

Mahmut Bıyık : Erol Köse, Atatürk 23 Nisan'ı Türk çocuklarına armağan etti,o.çocuklarına değil demiş; demek ki sana da armağan edilmemiş bu bayram E.Köse

Canan Çamurcuoğlu : Bu 23 Nisan'da ben de Erol Köse'nin koltuğuna oturmak istiyorum.Bakalım sorun koltukta mı,yediği içtiği bi şey mi dokunuyor?Bu neyin kafası?

Engin : Ebeveynleri bugün 23 Nisan diye, Erol Köse'ye bir gün insan ol demişler ama bu çocuk yine olamamış. Tıp ilerledi, en iyisi aldırın siz bunu.

(milliyet)

> Twitter’da ırkçı 23 Nisan mesajını atan ünlü kim?

Twitter'da attığı mesajlarla büyük tartışmalar başlatan Erol Köse bu kez hayatının gafını yaptı. Köse bu kez Kürtlerin tepkisini çeken bir çıkış yaptı: "Atatürk 23 Nisan'ı Türk çocuklarına armağan etmişti, o.. çocuklarına değil." mesajı Twitter'da büyük bir tartışma başlattı.

twitterErol Köse'nin Twitter'da bir tek Kürtlere bulaşmamıştı onu da yaptı... Köse, 23 Nisan resepsiyonunu boykot eden BDP'ye tepki gösterdiği twetlerde hem tepki hem destek gördü.

Erol Köse, BDP'nin resmi 23 Nisan törenlerine katılmamasına ilişkin Twitter'da "BDP 23 Nisan kutlamalarına katılmama kararı almış. İsabet olmuş. Atatürk 23 Nisan'ı Türk çocuklarına armağan etmişti, o... çocuklarına değil" dedi. Köse, ırkçı olduğu yönündeki eleştirileri ise "evet ırkçıyım" diyerek yanıtladı.

Twitter'da sayısız etiket ile protesto edilen Erol Köse, benzer mesajlar yazmaya devam ederken büyük tepki toplayan ve Kürt çocuklarına hakaret niteliği taşıyan tweet'ini sildi.

Buna karşılık tepkiler dinmedi. O twitle ilgili sosyal medyada Erol Köse'ye yönelik şu mesajlar geçti;

Mahmut Bıyık : Erol Köse, Atatürk 23 Nisan'ı Türk çocuklarına armağan etti,o.çocuklarına değil demiş; demek ki sana da armağan edilmemiş bu bayram E.Köse

Canan Çamurcuoğlu : Bu 23 Nisan'da ben de Erol Köse'nin koltuğuna oturmak istiyorum.Bakalım sorun koltukta mı,yediği içtiği bi şey mi dokunuyor?Bu neyin kafası?

Engin : Ebeveynleri bugün 23 Nisan diye, Erol Köse'ye bir gün insan ol demişler ama bu çocuk yine olamamış. Tıp ilerledi, en iyisi aldırın siz bunu.

(milliyet)

Son Güncelleme: Salı, 24 Nisan 2012 14:08

Gösterim: 1996

ÖSYM, bir adayın ''YGS-3 puanının 100 puan değiştiği'' iddiasına açıklık getirdi.

ali demirÖSYM'den yapılan açıklamada, 1 Nisan 2012'de 160 sınav merkezinde 1 milyon 837 bin 737 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (2012-YGS) sonuçlarının 20 Nisan 2012'de açıklandığı anımsatıldı.

Sınav sonuçlarını, ÖSYM'nin tarihinde ilk kez bu sınavda bu kadar kısa sürede, sınavdan sonraki 19. günde açıklayarak büyük bir başarıya imza attığı belirtilen açıklamada, sınav sonuçlarının daha da kısa sürede açıklanarak, adayların diğer sınavlara hazırlanması için uzun süre sağlanmasının hedeflendiği kaydedildi.

ÖSYM'nin tüm bilgi işlem sistemindeki işlemlerin silinemez ve değiştirilemez bir biçimde sürekli kaydedildiğinin vurgulandığı açıklamada, bilgi işlem sisteminin bu kayıtlarının bir kez daha incelendiği ve ilgili adayın sisteme erişimlerinin hangi saatlerde yapıldığının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, ''Bu nedenle, adayın iddia ettiği 'YGS-3 puanının 100 puan değiştiği' hususu asılsız bir iddiadan ibarettir. Buna ilişkin basın-yayın organları tarafından yapılan haberler kesinlikle doğru değildir. Bu tür gerçeği yansıtmayan, ÖSYM'yi kamuoyunda yıpratmaya yönelik yalan yanlış haberler karşısında ÖSYM, ilgililer hakkında yasal işlem başlatacaktır'' ifadesine yer verildi.

''Söz konusu adayın, sonuç sayfasındaki 2 rakamını 3 yaparak basın kuruluşlarına gitmek yerine, sınavda kendisinin işaretlediği cevap kağıdını görüntülemesi ve yaptığı doğru ve yanlış işaretlemeler üzerinden kendi puanını hesaplaması beklenirdi'' ifadesi kullanılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Öte yandan, sorumlu basın-yayın kuruluşlarının da bugüne kadar pek çok örneğini gördüğümüz asılsız iddiaları hemen sayfalarında yer vermek yerine ÖSYM ile temasa geçmeleri beklenirdi.

Türkiye'nin geleceğini şekillendiren sınavları kendisine edindiği misyonu çerçevesinde gerçekleştirme gayreti içinde olan ÖSYM'nin asılsız iddialarla yıpratılmaması, bu tür haberlere itibar edilmemesi ve tek kaynak olarak ÖSYM internet sayfasının görülmesi gerektiği hususu bir kez daha kamuoyunun takdirlerine sunulur.''

> ÖSYM’den ‘sonuçlar değiştirildi’ iddiasına yanıt

ÖSYM, bir adayın ''YGS-3 puanının 100 puan değiştiği'' iddiasına açıklık getirdi.

ali demirÖSYM'den yapılan açıklamada, 1 Nisan 2012'de 160 sınav merkezinde 1 milyon 837 bin 737 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (2012-YGS) sonuçlarının 20 Nisan 2012'de açıklandığı anımsatıldı.

Sınav sonuçlarını, ÖSYM'nin tarihinde ilk kez bu sınavda bu kadar kısa sürede, sınavdan sonraki 19. günde açıklayarak büyük bir başarıya imza attığı belirtilen açıklamada, sınav sonuçlarının daha da kısa sürede açıklanarak, adayların diğer sınavlara hazırlanması için uzun süre sağlanmasının hedeflendiği kaydedildi.

ÖSYM'nin tüm bilgi işlem sistemindeki işlemlerin silinemez ve değiştirilemez bir biçimde sürekli kaydedildiğinin vurgulandığı açıklamada, bilgi işlem sisteminin bu kayıtlarının bir kez daha incelendiği ve ilgili adayın sisteme erişimlerinin hangi saatlerde yapıldığının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, ''Bu nedenle, adayın iddia ettiği 'YGS-3 puanının 100 puan değiştiği' hususu asılsız bir iddiadan ibarettir. Buna ilişkin basın-yayın organları tarafından yapılan haberler kesinlikle doğru değildir. Bu tür gerçeği yansıtmayan, ÖSYM'yi kamuoyunda yıpratmaya yönelik yalan yanlış haberler karşısında ÖSYM, ilgililer hakkında yasal işlem başlatacaktır'' ifadesine yer verildi.

''Söz konusu adayın, sonuç sayfasındaki 2 rakamını 3 yaparak basın kuruluşlarına gitmek yerine, sınavda kendisinin işaretlediği cevap kağıdını görüntülemesi ve yaptığı doğru ve yanlış işaretlemeler üzerinden kendi puanını hesaplaması beklenirdi'' ifadesi kullanılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Öte yandan, sorumlu basın-yayın kuruluşlarının da bugüne kadar pek çok örneğini gördüğümüz asılsız iddiaları hemen sayfalarında yer vermek yerine ÖSYM ile temasa geçmeleri beklenirdi.

Türkiye'nin geleceğini şekillendiren sınavları kendisine edindiği misyonu çerçevesinde gerçekleştirme gayreti içinde olan ÖSYM'nin asılsız iddialarla yıpratılmaması, bu tür haberlere itibar edilmemesi ve tek kaynak olarak ÖSYM internet sayfasının görülmesi gerektiği hususu bir kez daha kamuoyunun takdirlerine sunulur.''

Son Güncelleme: Salı, 24 Nisan 2012 13:44

Gösterim: 1822

Başabakan Erdoğan Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın okullarda süt dağıtımının 2 gün yapılması uyarısına kulak asmadı. Erdoğan 5 gün olacak dedi ve uygulama 5 güne çıkarıldı.

Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın okul sütünün sadece haftanın 2 gün dağıtılabileceği uyarısı, Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarının dikkatinden kaçtı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Başbakan Tayyip Erdoğan da kamuoyuna okullarda her gün süt dağıtılacağını açıkladı. Ancak Tarım Bakanlığı, süt projesi için ayrılan bütçenin haftada 2 gün olduğunu hatırlatarak 5 güne itiraz etti. Ancak Erdoğan sözünden geri adım atmadı. 5 günde karar kılındı.

Hükümetin okullarda süt dağıtma projesinde bürokratların gün anlaşmazlığı, çocukları sevindirecek. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın okul sütünün sadece haftanın 2 günü dağıtılabileceği uyarısı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bürokratlarının dikkatinden kaçtı. MEB bürokratlarının hazırlığını dikkate alan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Başbakan Tayyip Erdoğan, kamuoyuna okullarda her gün süt dağıtılacağını açıkladı. Ancak Tarım Bakanlığı, süt projesi için ayrılan bütçenin haftada 2 gün ve toplam 35 bin kutu süt üzerinden yapıldığını hatırlatarak 5 güne itiraz etti. Maliyetinin iki katına çıkmasından dolayı MEB'i sorumlu tuttu. Kriz üzerine Bakan Dinçer, projeden sorumlu ilgili daire başkanını görevden aldı.

İlköğretim okullarında öğrencilere her gün dağıtılacağı açıklanan Okul Sütü Projesi, Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı arasında krize sebep oldu. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı, okul sütünün sadece haftanın 2 gün dağıtılacağını bildirmesine rağmen Milli Eğitim Bakanlığı, süt dağıtımını 'yanlışlıkla' hafta içi her gün olarak duyurdu. MEB yetkililerinin hazırladıkları bilgi notunu dikkate alan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyuna okullarda her gün süt dağıtılacağını açıkladı. Bunun üzerine Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı projenin maliyetinin iki katına çıkacağını belirterek, her gün süt dağıtımına itiraz etti. Süt projesi için ayrılan bütçenin haftada 2 güne göre belirlendiğini, söz konusu dağıtımın hafta içi 5 gün olması durumunda maliyetin ikiye katlanacağı uyarısını yaptı. İki bakanlık bürokratları arasında yaşanan kriz üzerine Milli Eğitim Bakanı Dinçer, projeden sorumlu ilgili daire başkanını görevden aldı. Bakanlıklar arasında sorunun çözülememesi üzerine Başbakan Erdoğan, son sözü söyledi. Kamuoyuna okul sütü projesinin hafta içi her gün olacağını açıklayan Erdoğan, sözünden geri adım atmadı. Bütçe genişletilerek süt dağıtımı 5 güne çıkarıldı. 

Öğrencinin süt karnesi tutulacak

Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda sütün dağıtımına ilişkin genelgesinde ise öğretmenlere geri dönüşüm ve alerji uyarısı dikkat çekti. Müsteşar Emin Zararsız imzasıyla tüm okullara gönderilen genelgede, her çocuğun süt içme alışkanlığı e-okul sisteminde bir modül olarak yer alacak. Sütler dağıtılmadan önce çocukların ne kadar süt içtikleri, süt içmeyi sevip sevmedikleri yer alan modüllerde, proje sonrasında çocukların süt içme alışkanlıkları yeniden değerlendirilecek. Ayrıca Türkiye genelinde süt alerjisi olan çocukların sayısı da çıkarılacak. Milli Eğitim genelgesinde dağıtılacak süt kutularının geri dönüşüm kutusu ile tekrar kullanımı için de çalışma başlatılması istendi.

> Öğrencinin 'süt karnesi' tutulacak

Başabakan Erdoğan Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın okullarda süt dağıtımının 2 gün yapılması uyarısına kulak asmadı. Erdoğan 5 gün olacak dedi ve uygulama 5 güne çıkarıldı.

Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın okul sütünün sadece haftanın 2 gün dağıtılabileceği uyarısı, Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarının dikkatinden kaçtı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Başbakan Tayyip Erdoğan da kamuoyuna okullarda her gün süt dağıtılacağını açıkladı. Ancak Tarım Bakanlığı, süt projesi için ayrılan bütçenin haftada 2 gün olduğunu hatırlatarak 5 güne itiraz etti. Ancak Erdoğan sözünden geri adım atmadı. 5 günde karar kılındı.

Hükümetin okullarda süt dağıtma projesinde bürokratların gün anlaşmazlığı, çocukları sevindirecek. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın okul sütünün sadece haftanın 2 günü dağıtılabileceği uyarısı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bürokratlarının dikkatinden kaçtı. MEB bürokratlarının hazırlığını dikkate alan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Başbakan Tayyip Erdoğan, kamuoyuna okullarda her gün süt dağıtılacağını açıkladı. Ancak Tarım Bakanlığı, süt projesi için ayrılan bütçenin haftada 2 gün ve toplam 35 bin kutu süt üzerinden yapıldığını hatırlatarak 5 güne itiraz etti. Maliyetinin iki katına çıkmasından dolayı MEB'i sorumlu tuttu. Kriz üzerine Bakan Dinçer, projeden sorumlu ilgili daire başkanını görevden aldı.

İlköğretim okullarında öğrencilere her gün dağıtılacağı açıklanan Okul Sütü Projesi, Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı arasında krize sebep oldu. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı, okul sütünün sadece haftanın 2 gün dağıtılacağını bildirmesine rağmen Milli Eğitim Bakanlığı, süt dağıtımını 'yanlışlıkla' hafta içi her gün olarak duyurdu. MEB yetkililerinin hazırladıkları bilgi notunu dikkate alan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyuna okullarda her gün süt dağıtılacağını açıkladı. Bunun üzerine Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı projenin maliyetinin iki katına çıkacağını belirterek, her gün süt dağıtımına itiraz etti. Süt projesi için ayrılan bütçenin haftada 2 güne göre belirlendiğini, söz konusu dağıtımın hafta içi 5 gün olması durumunda maliyetin ikiye katlanacağı uyarısını yaptı. İki bakanlık bürokratları arasında yaşanan kriz üzerine Milli Eğitim Bakanı Dinçer, projeden sorumlu ilgili daire başkanını görevden aldı. Bakanlıklar arasında sorunun çözülememesi üzerine Başbakan Erdoğan, son sözü söyledi. Kamuoyuna okul sütü projesinin hafta içi her gün olacağını açıklayan Erdoğan, sözünden geri adım atmadı. Bütçe genişletilerek süt dağıtımı 5 güne çıkarıldı. 

Öğrencinin süt karnesi tutulacak

Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda sütün dağıtımına ilişkin genelgesinde ise öğretmenlere geri dönüşüm ve alerji uyarısı dikkat çekti. Müsteşar Emin Zararsız imzasıyla tüm okullara gönderilen genelgede, her çocuğun süt içme alışkanlığı e-okul sisteminde bir modül olarak yer alacak. Sütler dağıtılmadan önce çocukların ne kadar süt içtikleri, süt içmeyi sevip sevmedikleri yer alan modüllerde, proje sonrasında çocukların süt içme alışkanlıkları yeniden değerlendirilecek. Ayrıca Türkiye genelinde süt alerjisi olan çocukların sayısı da çıkarılacak. Milli Eğitim genelgesinde dağıtılacak süt kutularının geri dönüşüm kutusu ile tekrar kullanımı için de çalışma başlatılması istendi.

Son Güncelleme: Salı, 24 Nisan 2012 11:03

Gösterim: 2692

Yasama eğitimi çalışmasında başarılı olan danışmanlara sertifika verilecek, böylece milletvekili danışmanlığına "meslek olma yolu" açılacak.

tbmmTBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu'nun başlattığı bir çok yeni projeden birisi olan ''sertifikalı danışman'' projesine yönelik eğitim çalışması devam ediyor.

Yaklaşık 400 milletvekili danışmanı, 3 grup halinde bu çalışmaya katılıyor. Birinci gruba yönelik eğitim, 27 Şubat-26 Mart tarihleri arasında gerçekleştirildi. İkinci grup çalışması 30 Mart'ta başladı, 30 Nisan'da bitecek. Üçüncü gruba yönelik eğitim ise 4 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Yasama süreci konusundaki eğitime katılan danışmanlar sınava tabi tutulacak.

Sınavda başarılı olanlara sertifika verilecek ve böylece milletvekili danışmanlığına ''bir meslek olma yolu'' açılacak.

TBMM Kanunlar ve Kararlar Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Tavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Milletvekilliği danışmanlığı meslek değil. Danışmanlık için belli bir bölümden mezun olma şartı aranmıyor. Ancak bundan sonra milletvekilleri yasamadan anlayanlarla çalışmak isteyecek'' şeklinde konuştu.

> ‘Milletvekilliği danışmanlığı’ meslek oluyor

Yasama eğitimi çalışmasında başarılı olan danışmanlara sertifika verilecek, böylece milletvekili danışmanlığına "meslek olma yolu" açılacak.

tbmmTBMM Genel Sekreteri Dr. İrfan Neziroğlu'nun başlattığı bir çok yeni projeden birisi olan ''sertifikalı danışman'' projesine yönelik eğitim çalışması devam ediyor.

Yaklaşık 400 milletvekili danışmanı, 3 grup halinde bu çalışmaya katılıyor. Birinci gruba yönelik eğitim, 27 Şubat-26 Mart tarihleri arasında gerçekleştirildi. İkinci grup çalışması 30 Mart'ta başladı, 30 Nisan'da bitecek. Üçüncü gruba yönelik eğitim ise 4 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Yasama süreci konusundaki eğitime katılan danışmanlar sınava tabi tutulacak.

Sınavda başarılı olanlara sertifika verilecek ve böylece milletvekili danışmanlığına ''bir meslek olma yolu'' açılacak.

TBMM Kanunlar ve Kararlar Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Tavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Milletvekilliği danışmanlığı meslek değil. Danışmanlık için belli bir bölümden mezun olma şartı aranmıyor. Ancak bundan sonra milletvekilleri yasamadan anlayanlarla çalışmak isteyecek'' şeklinde konuştu.

Son Güncelleme: Salı, 24 Nisan 2012 13:34

Gösterim: 2364

YÖK, fen ve edebiyat fakülteleri öğrencilerinin öğretmen olabilmek için aldığı pedagojik formasyon programını kaldırdı. Karar fen ve edebiyat fakültelerinde eğitim kadrosu ve öğrencilerde şok etkisi yarattı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 5 Nisan’da aldığı karar ile fen edebiyat fakültesi öğrencilerinin aldığı pedagojik formasyon programını kaldırdı. Fen ve edebiyat fakülteleri öğrencilerinin veya mezunlarının öğretmen olmasını sağlayan sistemin kalkmasının gerekçesi ise bu bölümlerde ortaya çıkan öğretmen fazlası gösterildi. Karara göre, yeni pedagojik formasyon sertifika programları açılmayacak. Daha önce açılan programlar ise, mevcut öğrencilerin işlemleri bittikten sonra kapatılacak. 184 fen ve edebiyat fakültesinde okuyan 200 bin öğrenciden pedagojik formasyon alanlar karardan etkilenmeyecek. Ancak, karardan dolayı her yıl 5 bin öğrencinin mezun olduğu fen edebiyat fakültelerine olan talebin düşeceği belirtiliyor. Fen edebiyat fakültelerinin dekanları ise YÖK’ün aldığı karara son derece kızgın.

Öğretmen olamayacaklar

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Muammer Canel, üniversite adaylarının artık fen ve edebiyat fakültelerini tercih etmeyeceklerini belirterek şunları söyledi, “YÖK’ün kararı bizde şok etkisi yarattı. Fen ve edebiyat fakültelerindeki bölümler, alan bilgisinin en iyi öğretildiği bölümlerdir. Öğrencilerimize yazık oluyor. Bundan sonra üniversite sınavına girecek öğrenciler, öğretmen olamayacaklarsa neden fen edebiyat bölümlerini seçsinler ki. Zaten başka alanlarda istihdam yok. Bu şekilde fen edebiyat fakülteleri çok fazla geriye atılacak. İki yıl önce YÖK’ten bir talepte bulunmuştuk. Pedagojik formasyon eğitimin 3. ve 4.sınıflarda alınmasını ıstedik. YÖK de bunu kabul etti. Ancak bir sendika buna itiraz etti ve yürürlüğü durduruldu. Şimdi de öğrencilerimizin öğretmen olmasının yolu tamamen kapatıldı. İki yıl öncesine kadar ayrıca bütün üniversitelerin fen ve edebiyat fakültesi olmak zorundaydı. Ancak zaten bu da kalktı. Biz 26 Mayıs’ta fen edebiyat fakültesi dekanları olarak Kıbrıs’ta toplanıp YÖK’ün verdiği kararı değerlendireceğiz.”

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise, en az 350 bin eğitim fakültesi mezununun atama beklediğini hatırlatarak, kararın doğru olduğunu savundu, “Doğrusu eğitim fakültelerinde okuyanların öğretmen olması. Ancak açık yer olursa fen ve edebiyat fakültelerinden öğretmen alınabilir. Fen ve edebiyat fakültelerinin açılmasının nedeni farklı alanlarda uzman olmak. Ancak ne yazık ıki mezunları için istihdam olmaması da çok üzücü. Onlar için de ayrıca istihdam yaratılmalı.”

(milliyet)

> Fen-Edebiyat öğrencileri ne yapacak?

YÖK, fen ve edebiyat fakülteleri öğrencilerinin öğretmen olabilmek için aldığı pedagojik formasyon programını kaldırdı. Karar fen ve edebiyat fakültelerinde eğitim kadrosu ve öğrencilerde şok etkisi yarattı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 5 Nisan’da aldığı karar ile fen edebiyat fakültesi öğrencilerinin aldığı pedagojik formasyon programını kaldırdı. Fen ve edebiyat fakülteleri öğrencilerinin veya mezunlarının öğretmen olmasını sağlayan sistemin kalkmasının gerekçesi ise bu bölümlerde ortaya çıkan öğretmen fazlası gösterildi. Karara göre, yeni pedagojik formasyon sertifika programları açılmayacak. Daha önce açılan programlar ise, mevcut öğrencilerin işlemleri bittikten sonra kapatılacak. 184 fen ve edebiyat fakültesinde okuyan 200 bin öğrenciden pedagojik formasyon alanlar karardan etkilenmeyecek. Ancak, karardan dolayı her yıl 5 bin öğrencinin mezun olduğu fen edebiyat fakültelerine olan talebin düşeceği belirtiliyor. Fen edebiyat fakültelerinin dekanları ise YÖK’ün aldığı karara son derece kızgın.

Öğretmen olamayacaklar

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Muammer Canel, üniversite adaylarının artık fen ve edebiyat fakültelerini tercih etmeyeceklerini belirterek şunları söyledi, “YÖK’ün kararı bizde şok etkisi yarattı. Fen ve edebiyat fakültelerindeki bölümler, alan bilgisinin en iyi öğretildiği bölümlerdir. Öğrencilerimize yazık oluyor. Bundan sonra üniversite sınavına girecek öğrenciler, öğretmen olamayacaklarsa neden fen edebiyat bölümlerini seçsinler ki. Zaten başka alanlarda istihdam yok. Bu şekilde fen edebiyat fakülteleri çok fazla geriye atılacak. İki yıl önce YÖK’ten bir talepte bulunmuştuk. Pedagojik formasyon eğitimin 3. ve 4.sınıflarda alınmasını ıstedik. YÖK de bunu kabul etti. Ancak bir sendika buna itiraz etti ve yürürlüğü durduruldu. Şimdi de öğrencilerimizin öğretmen olmasının yolu tamamen kapatıldı. İki yıl öncesine kadar ayrıca bütün üniversitelerin fen ve edebiyat fakültesi olmak zorundaydı. Ancak zaten bu da kalktı. Biz 26 Mayıs’ta fen edebiyat fakültesi dekanları olarak Kıbrıs’ta toplanıp YÖK’ün verdiği kararı değerlendireceğiz.”

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise, en az 350 bin eğitim fakültesi mezununun atama beklediğini hatırlatarak, kararın doğru olduğunu savundu, “Doğrusu eğitim fakültelerinde okuyanların öğretmen olması. Ancak açık yer olursa fen ve edebiyat fakültelerinden öğretmen alınabilir. Fen ve edebiyat fakültelerinin açılmasının nedeni farklı alanlarda uzman olmak. Ancak ne yazık ıki mezunları için istihdam olmaması da çok üzücü. Onlar için de ayrıca istihdam yaratılmalı.”

(milliyet)

Son Güncelleme: Salı, 24 Nisan 2012 10:23

Gösterim: 2386


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.