Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Diyarbakır il sınırları içinde bulunan Ziyaret Tepe arkeolojik kazı alanından iki yıl önce çıkarılan kil tabletteki yazının 2,500 yıl önceye dayanan unutulmuş bir dil olduğu bulundu.

kil tabletZiyaret Tepe höyüğündeki kazı çalışmaları sırasında çıkarılan kil tablet üzerindeki çalışmalar iki yıldır devam ediyordu.

Tabletin üzerinde Assurca çivi yazısı ile yazılmış 60 kadın ismi var.

Şimdiye kadar bilinmeyen bu dilin ve tabletin üzerindeki yazının sırrını kazı çalışmalarından sorumlu arkeologlardan biri olan Cambridge Universitesi’nden Dr. John Macginnis BBC Türkçe’ye anlattı.

Tabletteki Sır

Ziyaret Tepe’de yerleşim geç Neolitik dönemden İslamiyet dönemine kadar uzanıyor.

Uzun bir süre köy yerleşimlerinin hakim olduğu Ziyaret Tepe, Orta ve Geç Assur dönemlerinde (M.Ö. 1300-600) çok önemli bölgesel bir kent.

Dolayısıyla imparatorluğun yönetimine dair önemli ipuçları barındırıyor.

Ziyaret Tepe’de yapılan kazılar sırasında birçok kil tablet çıkarılmış ancak bir tanesi hem tarihsel olarak hem de dilbilim açısından çok önemli bir yer teşkil ediyor.

Tablet, kazının yapıldığı höyükte bulunan sarayın alt kısmından çıkarılmış

Macginnis, tablette ismi geçen 60 kadının Assur İmparatorluğu, Zağros dağları etrafındaki bölgeyi istila ettiğinde oradan getirilen ve sarayda çalıştırılan kadınlar olduğunu düşünüyor.

Tablet iki yıl önce çıkarılmasına rağmen şifresinin çözülmesi zaman almış.

Assurca çivi yazısının şifresinin yüzyıldan fazla bir süre önce çözüldüğünü dolayısıyla tabletin üzerindeki yazıların okunabildiğini belirten Macginnis, kadın adlarının bir iki tanesi dışında geri kalanının bölgede bilinen dillerle hiçbir benzerlik taşımadığını ve bilinmeyen bir dil olduğunu söylüyor.

Macginnis'e göre, iki yıl boyunca üzerinde çalıştıkları bu dil, hakkında herhangi bir bilginin mevcut olmadığı Assur İmparatorluğu'nun doğu bölgesine ait olabilir.

Çalışmalar bu dilin 2,500 yıl öncesine ait unutulmuş bir dil olduğunu gösteriyor.

Tabletin bulunmuş olması ise bir felaketin bize hediyesi.

Macginnis, sarayın bu kısmında yangın çıktığını ve bu nedenle kil tabletin yanarak daha dayanıklı bir hale geldiğini söylüyor. Kil tabletler her ne kadar günümüze kadar kalabilseler de zaman içinde zarar görüyorlar. Ancak piştikleri zaman daha dayanıklı oluyorlar.

Tuşhan'dan Ziyaret Tepe'ye uzanan yol

Ziyaret Tepe, bölgedeki en büyük kazı alanlarından biri.

Geç Assur döneminin en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Ziyaret Tepe’nin bu dönemdeki adı Tuşhan.

Bu bölgede, 1997’den bu yana, Ilısu baraj gölünün bölgenin büyük bir kısmını sular altında bırakacak olması nedeniyle kurtarma kazı çalışmaları yapılıyor.

Kültür Bakanlığı’nın desteklediği proje, Dr. Macginnis dışında, Akron Üniversitesi'nden Doç. Dr. Timothy Matney, Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kemalettin Köroğlu ve Mainz Üniversitesi’nden Dr. Dirk Wicke tarafından yürütülüyor.

Uzun bir süredir devam eden kazılar, Ziyaret Tepe’nin yerleşim şemasını ortaya çıkarmak ve buradaki yapıların işlevlerini anlamak amacıyla sürdürülüyor.

İnsanlık tarihi için yeni bir kapı

Assur İmparatorluğu, dünyadaki en büyük çok uluslu imparatorluklardan biri. Assurlular, Suriye ve Irak’ın tamamı ve diğer komşu ülkelerin bir kısmını da kaplayacak şekilde ortadoğunun büyük bir bölgesini yönetiyordu.

İmparatorluğun merkezi olan Suriye ve kuzey Irak arasındaki bölgede Assurca dili konuşulurken çeperlerinde ise daha farklı diller konuşuluyordu.

O dönemde daha fazla dil olduğunu söyleyen Macginnis, daha sonra dillerin sayısında bir azalma olduğunu belirtiyor.

Macginnis, imparatorluğun bazı bölgeleri ile ilgili bilginin mevcut olduğunu, ancak İran’ın batısındaki bölge ile ilgili hiçbir bilginin olmadığını söylüyor.

Bu anlamda Ziyaret Tepe’den çıkarılan bu tablet tarihsel olarak büyük bir öneme sahip.

Bu bulgu dilbilimi açısından da büyük bir gelişme. Dünya dilleri çok hızlı bir şekilde yok oluyor. Dolayısıyla dillerin gelişimi ile ilgili bilgimizi ve anlayışımızı derinleştirecek her türlü bilgi çok önemli.

Daha önceki kazılarda da geç Assur dönemine ait (yaklaşık M.Ö. 614 – 611) çivi yazılı tabletler bulunmuş. Bu tabletler, Assur imparatorluğunun başkenti Ninova’nın düştüğü, imparatorluğun yıkılış dönemine ait.

Ziyaret Tepe Ilısu barajı tehdidi altında

Macginnis, kazı çalışmalarının devam ettiği bu bölgenin alt taraflarının Ilısu barajının tamamlanmasının ardından sular altında kalacağını söylüyor.

Türkiye’nin bu bölgede kazı yapmalarına izin verdiğini ve bunun çok mühim bir adım olduğunu belirten Macginnis, yıllardır sürdürdükleri çalışmada alanın büyük bir kısmını incelediklerini ama hala incelenecek çok şey olduğunu söylüyor.

Her ne kadar modern bilimsel teknikler kullanılsa da bu oldukça sınırlı ve muhtemelen alanın sadece yüzde biri kazılmış.

Macginnis'e göre Ziyaret Tepe büyük bir imparatorluğun önemli bir kenti; buradan başka tabletlerin çıkma olasılığı da oldukça yüksek.

Ilısu Barajı, binlerce insanı yerinden etmenin yanısıra bölgedeki tarihi kalıntıları yok edecek ve ekolojik dengeyi ciddi bir hasara uğratacak olması nedeniyle tepki görüyor.

2009 yılında Almanya, İsviçre ve Avusturya Ilısu barajının toplumsal ve çevresel sonuçları nedeniyle projeyi finanse etmeyi bırakacaklarını açıklamışlardı. Ancak baraj yapımı, yerel kredilerle sürdürülmeye devam ediliyor.

Ilısu Barajına karşı kampanya yapan gruplar, Hasankeyf ve Dicle Vadisini’nin UNESCO tarafından belirlenmiş 10 kriterin 9’unu doldurduğunu ve UNESCO Doğal ve Kültürel Miras listesine dâhil edilmesini talep ediyor.

(bbctürkçe

> Yeni bir ‘dil’ bulundu

Diyarbakır il sınırları içinde bulunan Ziyaret Tepe arkeolojik kazı alanından iki yıl önce çıkarılan kil tabletteki yazının 2,500 yıl önceye dayanan unutulmuş bir dil olduğu bulundu.

kil tabletZiyaret Tepe höyüğündeki kazı çalışmaları sırasında çıkarılan kil tablet üzerindeki çalışmalar iki yıldır devam ediyordu.

Tabletin üzerinde Assurca çivi yazısı ile yazılmış 60 kadın ismi var.

Şimdiye kadar bilinmeyen bu dilin ve tabletin üzerindeki yazının sırrını kazı çalışmalarından sorumlu arkeologlardan biri olan Cambridge Universitesi’nden Dr. John Macginnis BBC Türkçe’ye anlattı.

Tabletteki Sır

Ziyaret Tepe’de yerleşim geç Neolitik dönemden İslamiyet dönemine kadar uzanıyor.

Uzun bir süre köy yerleşimlerinin hakim olduğu Ziyaret Tepe, Orta ve Geç Assur dönemlerinde (M.Ö. 1300-600) çok önemli bölgesel bir kent.

Dolayısıyla imparatorluğun yönetimine dair önemli ipuçları barındırıyor.

Ziyaret Tepe’de yapılan kazılar sırasında birçok kil tablet çıkarılmış ancak bir tanesi hem tarihsel olarak hem de dilbilim açısından çok önemli bir yer teşkil ediyor.

Tablet, kazının yapıldığı höyükte bulunan sarayın alt kısmından çıkarılmış

Macginnis, tablette ismi geçen 60 kadının Assur İmparatorluğu, Zağros dağları etrafındaki bölgeyi istila ettiğinde oradan getirilen ve sarayda çalıştırılan kadınlar olduğunu düşünüyor.

Tablet iki yıl önce çıkarılmasına rağmen şifresinin çözülmesi zaman almış.

Assurca çivi yazısının şifresinin yüzyıldan fazla bir süre önce çözüldüğünü dolayısıyla tabletin üzerindeki yazıların okunabildiğini belirten Macginnis, kadın adlarının bir iki tanesi dışında geri kalanının bölgede bilinen dillerle hiçbir benzerlik taşımadığını ve bilinmeyen bir dil olduğunu söylüyor.

Macginnis'e göre, iki yıl boyunca üzerinde çalıştıkları bu dil, hakkında herhangi bir bilginin mevcut olmadığı Assur İmparatorluğu'nun doğu bölgesine ait olabilir.

Çalışmalar bu dilin 2,500 yıl öncesine ait unutulmuş bir dil olduğunu gösteriyor.

Tabletin bulunmuş olması ise bir felaketin bize hediyesi.

Macginnis, sarayın bu kısmında yangın çıktığını ve bu nedenle kil tabletin yanarak daha dayanıklı bir hale geldiğini söylüyor. Kil tabletler her ne kadar günümüze kadar kalabilseler de zaman içinde zarar görüyorlar. Ancak piştikleri zaman daha dayanıklı oluyorlar.

Tuşhan'dan Ziyaret Tepe'ye uzanan yol

Ziyaret Tepe, bölgedeki en büyük kazı alanlarından biri.

Geç Assur döneminin en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Ziyaret Tepe’nin bu dönemdeki adı Tuşhan.

Bu bölgede, 1997’den bu yana, Ilısu baraj gölünün bölgenin büyük bir kısmını sular altında bırakacak olması nedeniyle kurtarma kazı çalışmaları yapılıyor.

Kültür Bakanlığı’nın desteklediği proje, Dr. Macginnis dışında, Akron Üniversitesi'nden Doç. Dr. Timothy Matney, Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kemalettin Köroğlu ve Mainz Üniversitesi’nden Dr. Dirk Wicke tarafından yürütülüyor.

Uzun bir süredir devam eden kazılar, Ziyaret Tepe’nin yerleşim şemasını ortaya çıkarmak ve buradaki yapıların işlevlerini anlamak amacıyla sürdürülüyor.

İnsanlık tarihi için yeni bir kapı

Assur İmparatorluğu, dünyadaki en büyük çok uluslu imparatorluklardan biri. Assurlular, Suriye ve Irak’ın tamamı ve diğer komşu ülkelerin bir kısmını da kaplayacak şekilde ortadoğunun büyük bir bölgesini yönetiyordu.

İmparatorluğun merkezi olan Suriye ve kuzey Irak arasındaki bölgede Assurca dili konuşulurken çeperlerinde ise daha farklı diller konuşuluyordu.

O dönemde daha fazla dil olduğunu söyleyen Macginnis, daha sonra dillerin sayısında bir azalma olduğunu belirtiyor.

Macginnis, imparatorluğun bazı bölgeleri ile ilgili bilginin mevcut olduğunu, ancak İran’ın batısındaki bölge ile ilgili hiçbir bilginin olmadığını söylüyor.

Bu anlamda Ziyaret Tepe’den çıkarılan bu tablet tarihsel olarak büyük bir öneme sahip.

Bu bulgu dilbilimi açısından da büyük bir gelişme. Dünya dilleri çok hızlı bir şekilde yok oluyor. Dolayısıyla dillerin gelişimi ile ilgili bilgimizi ve anlayışımızı derinleştirecek her türlü bilgi çok önemli.

Daha önceki kazılarda da geç Assur dönemine ait (yaklaşık M.Ö. 614 – 611) çivi yazılı tabletler bulunmuş. Bu tabletler, Assur imparatorluğunun başkenti Ninova’nın düştüğü, imparatorluğun yıkılış dönemine ait.

Ziyaret Tepe Ilısu barajı tehdidi altında

Macginnis, kazı çalışmalarının devam ettiği bu bölgenin alt taraflarının Ilısu barajının tamamlanmasının ardından sular altında kalacağını söylüyor.

Türkiye’nin bu bölgede kazı yapmalarına izin verdiğini ve bunun çok mühim bir adım olduğunu belirten Macginnis, yıllardır sürdürdükleri çalışmada alanın büyük bir kısmını incelediklerini ama hala incelenecek çok şey olduğunu söylüyor.

Her ne kadar modern bilimsel teknikler kullanılsa da bu oldukça sınırlı ve muhtemelen alanın sadece yüzde biri kazılmış.

Macginnis'e göre Ziyaret Tepe büyük bir imparatorluğun önemli bir kenti; buradan başka tabletlerin çıkma olasılığı da oldukça yüksek.

Ilısu Barajı, binlerce insanı yerinden etmenin yanısıra bölgedeki tarihi kalıntıları yok edecek ve ekolojik dengeyi ciddi bir hasara uğratacak olması nedeniyle tepki görüyor.

2009 yılında Almanya, İsviçre ve Avusturya Ilısu barajının toplumsal ve çevresel sonuçları nedeniyle projeyi finanse etmeyi bırakacaklarını açıklamışlardı. Ancak baraj yapımı, yerel kredilerle sürdürülmeye devam ediliyor.

Ilısu Barajına karşı kampanya yapan gruplar, Hasankeyf ve Dicle Vadisini’nin UNESCO tarafından belirlenmiş 10 kriterin 9’unu doldurduğunu ve UNESCO Doğal ve Kültürel Miras listesine dâhil edilmesini talep ediyor.

(bbctürkçe

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 May 2012 14:58

Gösterim: 2251

Devrek ilçesinde bir kız öğrenci okul bahçesinde pompalı tüfekle öldürüldü.

pompalıyla öldürüldüZonguldak'ın Devrek ilçesinde teneffüste pompalı tüfekle vurulan bir kız öğrenci, hayatını kaybetti. Polis kaçan zanlının yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlattı. 

Devrek Fatih İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi Kader Demiroğlu (14)'na, teneffüste okulun yakınındaki Millet Bahçesi Parkı mevkisinde bulunduğu sırada, kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi tarafından pompalı tüfekle ateş edildi. Ağır yaralanan öğrencinin olay yerinde öldüğü belirtildi.

Polis, olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kaçan zanlıyı arama çalışması başlattı. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Demiroğlu'nun cesedi, Devrek Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Vurulduktan hemen sonra olay yerinde bir vatandaşın cep telefonuyla fotoğrafladığı Demiroğlu'nun yakınları ve ailesi, okula akın ederken, sınıf arkadaşları gözyaşlarına boğuldu.

Otomobille gelen ve 50-60 yaşlarında olduğu ifade edilen zanlının, öğrenciye ateş ederek hızla olay yerinde uzaklaştığı, vatandaşların peşinden koşmasına rağmen şahsın izini kaybettirdiği öğrenildi.

(Haber7)

> 14 yaşındaki kız öğrenciye pompalı infaz!

Devrek ilçesinde bir kız öğrenci okul bahçesinde pompalı tüfekle öldürüldü.

pompalıyla öldürüldüZonguldak'ın Devrek ilçesinde teneffüste pompalı tüfekle vurulan bir kız öğrenci, hayatını kaybetti. Polis kaçan zanlının yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlattı. 

Devrek Fatih İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi Kader Demiroğlu (14)'na, teneffüste okulun yakınındaki Millet Bahçesi Parkı mevkisinde bulunduğu sırada, kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi tarafından pompalı tüfekle ateş edildi. Ağır yaralanan öğrencinin olay yerinde öldüğü belirtildi.

Polis, olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kaçan zanlıyı arama çalışması başlattı. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Demiroğlu'nun cesedi, Devrek Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Vurulduktan hemen sonra olay yerinde bir vatandaşın cep telefonuyla fotoğrafladığı Demiroğlu'nun yakınları ve ailesi, okula akın ederken, sınıf arkadaşları gözyaşlarına boğuldu.

Otomobille gelen ve 50-60 yaşlarında olduğu ifade edilen zanlının, öğrenciye ateş ederek hızla olay yerinde uzaklaştığı, vatandaşların peşinden koşmasına rağmen şahsın izini kaybettirdiği öğrenildi.

(Haber7)

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 May 2012 14:32

Gösterim: 1898

''KPSS sınavında yanındakilere baktığını itiraf ederek ''Atanırsam kul hakkına girer miyim?'' diye soran vatandaş, ''Girersin'' yanıtını alınca, atanma şansı olmasına karşın işe müracaat etmedi.

kpss sınav Erzincan Müftülüğü'nün ''Alo Fetva'' hattını arayarak ''KPSS sınavında yanındakilere baktığını'' beyan ederek, ''Atanırsam kul hakkına girer miyim?'' diye soran vatandaş, ''Girersin'' yanıtını alınca, yüksek puanıyla atanma şansı olmasına karşın işe müracaat etmedi.

İl Müftüsü Burhan İşliyen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı'na ait ''190 Alo Fetva'' hattına ve bizzat kendisine çok ilginç sorular yöneltildiğini söyledi. İşliyen, bunların bir kısmının kendilerini düşündüren, bir kısmının ise sevindiren sorular olduğunu dile getirdi.

Kendilerini arayan bir vatandaşın, KPSS sınavında yanındakilerin sınav kağıtlarına bakarak 6-7 soruyu işaretlediğini belirtip, ''Aldığım puanla da atanma imkanı yakaladım. Eğer ben aldığım puanlarla atanırsam kul hakkına girer miyim, aldığım kazanç bana helal olur mu?'' diye sorduğunu aktaran İşliyen, o kişiye ''Evet, bununla bin kişinin önüne geçmiş isen, o bin kişinin hakkını yersin'' cevabını verdiklerini açıkladı.

İşliyen, ''Bunun üzerine, (peki hocam) dedi ve o işe başlamadığını ve başka bir iş yaptığını biliyoruz'' diye konuştu.

Müftü İşliyen, Giresun'dan arayan bir vatandaşın, ''Ben üniversite birinci sınıfta İngilizce dersinde kopya çekmiştim. Şimdi 10 yıldır öğretmenim, kopya çekerek geçtiğim bu dersten dolayı bir vebal altında kaldım mı, mesleğimden ayrılmalı mıyım?'', butik iş yeri açacak bir kişinin, ''Hanımların dinimize göre giyinmesi uygun olmayan kıyafetleri satmam uygun mudur değil midir?'' diye sorduğunu anımsatarak, ''Bu tür sorular hem düşündürüyor, hem de dini ve ahlaki duyarlılığın gelişmiş olması bakımından da gayet memnun ediyor'' ifadelerini kullandı.

(haber7)

> KPSS kopyacısı: Atanırsam kul hakkına girer miyim?

''KPSS sınavında yanındakilere baktığını itiraf ederek ''Atanırsam kul hakkına girer miyim?'' diye soran vatandaş, ''Girersin'' yanıtını alınca, atanma şansı olmasına karşın işe müracaat etmedi.

kpss sınav Erzincan Müftülüğü'nün ''Alo Fetva'' hattını arayarak ''KPSS sınavında yanındakilere baktığını'' beyan ederek, ''Atanırsam kul hakkına girer miyim?'' diye soran vatandaş, ''Girersin'' yanıtını alınca, yüksek puanıyla atanma şansı olmasına karşın işe müracaat etmedi.

İl Müftüsü Burhan İşliyen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı'na ait ''190 Alo Fetva'' hattına ve bizzat kendisine çok ilginç sorular yöneltildiğini söyledi. İşliyen, bunların bir kısmının kendilerini düşündüren, bir kısmının ise sevindiren sorular olduğunu dile getirdi.

Kendilerini arayan bir vatandaşın, KPSS sınavında yanındakilerin sınav kağıtlarına bakarak 6-7 soruyu işaretlediğini belirtip, ''Aldığım puanla da atanma imkanı yakaladım. Eğer ben aldığım puanlarla atanırsam kul hakkına girer miyim, aldığım kazanç bana helal olur mu?'' diye sorduğunu aktaran İşliyen, o kişiye ''Evet, bununla bin kişinin önüne geçmiş isen, o bin kişinin hakkını yersin'' cevabını verdiklerini açıkladı.

İşliyen, ''Bunun üzerine, (peki hocam) dedi ve o işe başlamadığını ve başka bir iş yaptığını biliyoruz'' diye konuştu.

Müftü İşliyen, Giresun'dan arayan bir vatandaşın, ''Ben üniversite birinci sınıfta İngilizce dersinde kopya çekmiştim. Şimdi 10 yıldır öğretmenim, kopya çekerek geçtiğim bu dersten dolayı bir vebal altında kaldım mı, mesleğimden ayrılmalı mıyım?'', butik iş yeri açacak bir kişinin, ''Hanımların dinimize göre giyinmesi uygun olmayan kıyafetleri satmam uygun mudur değil midir?'' diye sorduğunu anımsatarak, ''Bu tür sorular hem düşündürüyor, hem de dini ve ahlaki duyarlılığın gelişmiş olması bakımından da gayet memnun ediyor'' ifadelerini kullandı.

(haber7)

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 May 2012 13:19

Gösterim: 2112

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla harekete geçen Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR), bu yılın Ekim ayında tamamlanacak 1 ve 3 kişilik odaları olan 4 yıldızlı 52 yeni yurdu öğrencilerin hizmetine açacak.

4 yıldızlı yurtYURTKUR Genel Müdürü Hasan Albayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni yurtlarda odaların Başbakan Erdoğan'ın verdiği talimatlar doğrultusunda 1 ve 3 kişilik olacağını, bundan asla taviz vermeyeceklerini kaydetti.

Öğrencilerin rahat edecekleri yurtlar için AR-GE çalışmaları yaptıklarını belirten Albayrak, ''Yaşam alanlarını genişleteceğiz, öğrenciler çok daha rahat edecek. Çok daha modern yurtlar yapıyoruz. Her gün kendimizi geliştiriyoruz'' dedi.

> Öğrencilere 4 yıldızlı yurt

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla harekete geçen Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR), bu yılın Ekim ayında tamamlanacak 1 ve 3 kişilik odaları olan 4 yıldızlı 52 yeni yurdu öğrencilerin hizmetine açacak.

4 yıldızlı yurtYURTKUR Genel Müdürü Hasan Albayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni yurtlarda odaların Başbakan Erdoğan'ın verdiği talimatlar doğrultusunda 1 ve 3 kişilik olacağını, bundan asla taviz vermeyeceklerini kaydetti.

Öğrencilerin rahat edecekleri yurtlar için AR-GE çalışmaları yaptıklarını belirten Albayrak, ''Yaşam alanlarını genişleteceğiz, öğrenciler çok daha rahat edecek. Çok daha modern yurtlar yapıyoruz. Her gün kendimizi geliştiriyoruz'' dedi.

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 May 2012 13:53

Gösterim: 2076

Fırat Üniversitesi'nden Adem Doğan ve Göksel Göker tarafından yapılan araştırmada, ilköğretim çağındaki çocukların yüzde 50'sinden fazlasının 5 saate kadar tv izlediği ortaya çıktı.

çocuklar 5 saat tv izliyorFırat Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyeleri Adem Doğan ile Göksel Göker tarafından Elazığ'da 480 ilköğretim öğrencisi arasında yapılan 'Tematik Televizyon ve Çocuk: İlköğretim Öğrencilerinin Televizyon İzleme Araştırmaları' isimli çalışmada önemli bulgular yer aldı. Televizyon ile çocuk arasındaki ilişkiyi somut verilerle ortaya çıkarmak ve televizyon izleme alışkanlıklarını ortaya koymak amacıyla yapılan araştırma, ilköğretim çağındaki çocukların televizyonla kurduğu bağın anlaşılmasına yardımcı olarak ebeveynler ile televizyon yöneticilerine, daha sorumlu davranmaya yöneltecek veriler sundu. 3 ila 6. sınıf arasındaki öğrencilere 20 sorunun yöneltildiği çalışmada, öğrencilerin yaklaşık yarısının günde 1 saat televizyon takip ettiği, diğer yüzde 50'sinde de bu sürenin 5 saate kadar çıktığı saptandı.

Araştırmaya göre, okul çocuklarının yüzde 21'i 1 saat, yüzde 29'u 2 saat, yüzde 14'ü 3 saat televizyon izlerken, yüzde 58'i belirli programları düzenli olarak takip ediyor. İlköğretim öğrencilerinin yüzde 21'i sabah 07.00 ile 10.00 saatlerini tercih ederken, yine yüzde 21'i 17.00 ile 20.00 arasındaki programları takip ediyor. Araştırmanın sonuçlarının en dikkat çeken noktası ise öğrencilerin yüzde 27'sinin 20.00 ile 22.00 saatleri arasındaki yayınları seyrettiğini ortaya çıkarması. Bu saat dilimi dizi film, magazin, reality şovlar, eğlence ve yarışma gibi çocukların algılama düzeyinin üzerinde yayınların yer aldığı bir kuşak olarak biliniyor. Verilere göre birçok öğrenci, televizyonda ailesinden birinin yönlendirmesi olmadan kendi tercihini kendisi yapıyor.

Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin televizyon izlemek yerine ailelerinden en büyük beklentisi ise derslerine yardımcı olmaları. Aile içi iletişim ve kitap okuma gibi aktiviteler de ailelerden istenen en büyük beklentiler arasında. Okul çocuklarının yüzde 82'si televizyon yerine ailelerinin derslerine yardımcı olmalarını, kendileriyle sohbet edilmesini, kitap okumalarını istiyor.

(zaman)

> İlköğretim öğrencileri TV’den vazgeçmiyor

Fırat Üniversitesi'nden Adem Doğan ve Göksel Göker tarafından yapılan araştırmada, ilköğretim çağındaki çocukların yüzde 50'sinden fazlasının 5 saate kadar tv izlediği ortaya çıktı.

çocuklar 5 saat tv izliyorFırat Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyeleri Adem Doğan ile Göksel Göker tarafından Elazığ'da 480 ilköğretim öğrencisi arasında yapılan 'Tematik Televizyon ve Çocuk: İlköğretim Öğrencilerinin Televizyon İzleme Araştırmaları' isimli çalışmada önemli bulgular yer aldı. Televizyon ile çocuk arasındaki ilişkiyi somut verilerle ortaya çıkarmak ve televizyon izleme alışkanlıklarını ortaya koymak amacıyla yapılan araştırma, ilköğretim çağındaki çocukların televizyonla kurduğu bağın anlaşılmasına yardımcı olarak ebeveynler ile televizyon yöneticilerine, daha sorumlu davranmaya yöneltecek veriler sundu. 3 ila 6. sınıf arasındaki öğrencilere 20 sorunun yöneltildiği çalışmada, öğrencilerin yaklaşık yarısının günde 1 saat televizyon takip ettiği, diğer yüzde 50'sinde de bu sürenin 5 saate kadar çıktığı saptandı.

Araştırmaya göre, okul çocuklarının yüzde 21'i 1 saat, yüzde 29'u 2 saat, yüzde 14'ü 3 saat televizyon izlerken, yüzde 58'i belirli programları düzenli olarak takip ediyor. İlköğretim öğrencilerinin yüzde 21'i sabah 07.00 ile 10.00 saatlerini tercih ederken, yine yüzde 21'i 17.00 ile 20.00 arasındaki programları takip ediyor. Araştırmanın sonuçlarının en dikkat çeken noktası ise öğrencilerin yüzde 27'sinin 20.00 ile 22.00 saatleri arasındaki yayınları seyrettiğini ortaya çıkarması. Bu saat dilimi dizi film, magazin, reality şovlar, eğlence ve yarışma gibi çocukların algılama düzeyinin üzerinde yayınların yer aldığı bir kuşak olarak biliniyor. Verilere göre birçok öğrenci, televizyonda ailesinden birinin yönlendirmesi olmadan kendi tercihini kendisi yapıyor.

Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin televizyon izlemek yerine ailelerinden en büyük beklentisi ise derslerine yardımcı olmaları. Aile içi iletişim ve kitap okuma gibi aktiviteler de ailelerden istenen en büyük beklentiler arasında. Okul çocuklarının yüzde 82'si televizyon yerine ailelerinin derslerine yardımcı olmalarını, kendileriyle sohbet edilmesini, kitap okumalarını istiyor.

(zaman)

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 May 2012 13:10

Gösterim: 2200


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.