Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Muğla'nın Bodrum ilçesinde 19 yaşındaki görme engelli Utku Dağdeviren, öğretmenlerinin ve ailesinin desteğiyle lise öğrenimini birincilikle tamamladı.

 

utku_dagdevirenTurgutreis Mahallesi'ndeki Turgutreis Lisesinde eğitim gören doğuştan görme engelli Dağdeviren, bugüne kadar iki kez kornea nakli, 20'den fazla da ameliyat geçirdi. Bir türlü sağlığına kavuşamayan Dağdeviren, olumsuzluklara rağmen yaşama azmini yitirmedi. Genç öğrenci, başta ailesi olmak üzere öğretmenlerinin de desteğiyle liseden birincilikle mezun oldu.
Bodrum Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin, öğrencinin ailesi ve öğretmenlerine teşekkür etti. Dağdeviren'e başarılı çalışmasından dolayı plaket veren Geçin, genci ve ailesini tebrik etti.
Geçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelin bedende değil, yüreklerde olduğunu dile getirerek, "Bedende engel var ama yürekte, beyinde engel yok. Azim ve gayret var. Bunun neticesini de böyle bir dereceyle taçlandırmış durumda. Bu bizim için mutluluk kaynağı oldu. Hayat yolculuğunda ona başarılar diliyoruz." dedi.

 

"Benim en büyük şansım ailem ve öğretmenlerim"
Başarısını, düzenli ve planlı çalışmaya bağlayan Utku Dağdeviren, "Kendimi çok fazla yormadan çalışıyorum. Annem ve anneannem bana çok yardımcı oluyor. Onların hakkını ödeyemem. Beni birçok insan şanssız görebilir ama benim en büyük şansım ailem ve öğretmenlerim." dedi.

 

Öğrencisi için ses kaydı yaptı
Bodrum Turgutreis Lisesi matematik öğretmeni Sevgi Şeremet, Utku Dağdeviren ile 4 yıl önce tanıştıklarını anlattı. Utku'nun daha iyi çalışabilmesi için bir proje geliştirdiğini, bu kapsamda matematik konularını evinde sesli şekilde anlatıp bilgisayarda kaydettiğini belirten Şeremet, şöyle konuştu: "Evde bilgisayarda bir gün önce konuları seslendirip kaydediyor, Utku'ya veriyordum. Utku da o konuları evde kendisi çalışma imkanına sahip oluyordu. Utku'nun yaşadıklarını bir parça olsun anlamak adına empati yaptım. Ders boyunca gözlerimi kapadım. Bunu öğrencilerimle de yaptım. 'Empati Yapıyorum ve Arkadaşımı Çok Daha İyi Anlıyorum Projesi'ni gerçekleştirdim. Bu proje Tokat'ta düzenlenen yarışmada Türkiye üçüncüsü oldu."


> Görme engelli Utku, okul birincisi oldu

Muğla'nın Bodrum ilçesinde 19 yaşındaki görme engelli Utku Dağdeviren, öğretmenlerinin ve ailesinin desteğiyle lise öğrenimini birincilikle tamamladı.

 

utku_dagdevirenTurgutreis Mahallesi'ndeki Turgutreis Lisesinde eğitim gören doğuştan görme engelli Dağdeviren, bugüne kadar iki kez kornea nakli, 20'den fazla da ameliyat geçirdi. Bir türlü sağlığına kavuşamayan Dağdeviren, olumsuzluklara rağmen yaşama azmini yitirmedi. Genç öğrenci, başta ailesi olmak üzere öğretmenlerinin de desteğiyle liseden birincilikle mezun oldu.
Bodrum Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin, öğrencinin ailesi ve öğretmenlerine teşekkür etti. Dağdeviren'e başarılı çalışmasından dolayı plaket veren Geçin, genci ve ailesini tebrik etti.
Geçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelin bedende değil, yüreklerde olduğunu dile getirerek, "Bedende engel var ama yürekte, beyinde engel yok. Azim ve gayret var. Bunun neticesini de böyle bir dereceyle taçlandırmış durumda. Bu bizim için mutluluk kaynağı oldu. Hayat yolculuğunda ona başarılar diliyoruz." dedi.

 

"Benim en büyük şansım ailem ve öğretmenlerim"
Başarısını, düzenli ve planlı çalışmaya bağlayan Utku Dağdeviren, "Kendimi çok fazla yormadan çalışıyorum. Annem ve anneannem bana çok yardımcı oluyor. Onların hakkını ödeyemem. Beni birçok insan şanssız görebilir ama benim en büyük şansım ailem ve öğretmenlerim." dedi.

 

Öğrencisi için ses kaydı yaptı
Bodrum Turgutreis Lisesi matematik öğretmeni Sevgi Şeremet, Utku Dağdeviren ile 4 yıl önce tanıştıklarını anlattı. Utku'nun daha iyi çalışabilmesi için bir proje geliştirdiğini, bu kapsamda matematik konularını evinde sesli şekilde anlatıp bilgisayarda kaydettiğini belirten Şeremet, şöyle konuştu: "Evde bilgisayarda bir gün önce konuları seslendirip kaydediyor, Utku'ya veriyordum. Utku da o konuları evde kendisi çalışma imkanına sahip oluyordu. Utku'nun yaşadıklarını bir parça olsun anlamak adına empati yaptım. Ders boyunca gözlerimi kapadım. Bunu öğrencilerimle de yaptım. 'Empati Yapıyorum ve Arkadaşımı Çok Daha İyi Anlıyorum Projesi'ni gerçekleştirdim. Bu proje Tokat'ta düzenlenen yarışmada Türkiye üçüncüsü oldu."


Son Güncelleme: Çarşamba, 22 Haziran 2016 17:41

Gösterim: 2914

Aksaray'da emekli olup, engelli torununu okula kucağında götüren İrfan Aktaş, karne töreninde "Yılın Dedesi" ödülüne layık görüldü.

 

irfan_aktasEmekli olduktan sonra hayatını torununa adayan 61 yaşındaki İrfan Aktaş, kas hastalığı sonucu 2 yıl önce engelli kalan ve iki bacağı da tutmayan torunu 9 yaşındaki Cihan Murat Aktaş'ı her gün okula kucağında götürdü. Okul yollarını aşındıran dede ile torunu bugün karne heyecanını birlikte yaşadı. Aktaş'a, bu fedakarlığı nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Yılın Dedesi" ödülüne layık görülerek, plaket takdim edildi. İrfan Aktaş, torununun 7 yaşında geçirdiği kas hastalığı sonucu engelli olduğunu söyledi.

 

Teneffüste bahçede gezdiriyor
Torununun iki bacağının da tutmadığını belirten Aktaş, şunları anlattı: "Anaokulu ve birinci sınıfa kendisi gidip geliyordu. Ancak 2'nci sınıfa başlamadan bu rahatsızlık oluştu. Ben de emekliye ayrılarak torunumu okula götürüp getirmeye başladım. Beraber servise biniyoruz ve kucağımda torunumu sınıfına kadar çıkarıyorum. Sınıfa bırakınca da okuldan ayrılmıyorum. Teneffüs saatlerinde de torunumu alıp bahçede gezdiriyorum. Bu, torunumla ikinci karne heyecanımız. Çok mutluyum. Torunum 3'üncü sınıfı da bitirdi. Dersleri de çok iyi. Allah'a şükür bu fedakarlığımızı boşa çıkarmıyor."


> Engelli torununu her gün okula kucağında götürdü

Aksaray'da emekli olup, engelli torununu okula kucağında götüren İrfan Aktaş, karne töreninde "Yılın Dedesi" ödülüne layık görüldü.

 

irfan_aktasEmekli olduktan sonra hayatını torununa adayan 61 yaşındaki İrfan Aktaş, kas hastalığı sonucu 2 yıl önce engelli kalan ve iki bacağı da tutmayan torunu 9 yaşındaki Cihan Murat Aktaş'ı her gün okula kucağında götürdü. Okul yollarını aşındıran dede ile torunu bugün karne heyecanını birlikte yaşadı. Aktaş'a, bu fedakarlığı nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Yılın Dedesi" ödülüne layık görülerek, plaket takdim edildi. İrfan Aktaş, torununun 7 yaşında geçirdiği kas hastalığı sonucu engelli olduğunu söyledi.

 

Teneffüste bahçede gezdiriyor
Torununun iki bacağının da tutmadığını belirten Aktaş, şunları anlattı: "Anaokulu ve birinci sınıfa kendisi gidip geliyordu. Ancak 2'nci sınıfa başlamadan bu rahatsızlık oluştu. Ben de emekliye ayrılarak torunumu okula götürüp getirmeye başladım. Beraber servise biniyoruz ve kucağımda torunumu sınıfına kadar çıkarıyorum. Sınıfa bırakınca da okuldan ayrılmıyorum. Teneffüs saatlerinde de torunumu alıp bahçede gezdiriyorum. Bu, torunumla ikinci karne heyecanımız. Çok mutluyum. Torunum 3'üncü sınıfı da bitirdi. Dersleri de çok iyi. Allah'a şükür bu fedakarlığımızı boşa çıkarmıyor."


Son Güncelleme: Cuma, 17 Haziran 2016 16:27

Gösterim: 2670

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çocukların gönderdiği mektup, şiir ve tebrikler, "Minik Kalplerden Recep Tayyip Erdoğan'a Mektup ve Şiirler" isimli kitapta toplandı.

 

cumhurbaskani_cocuklarErdoğan, kendisine mektup, şiir ve tebrik gönderen 15 çocuğu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı programında ağırlayacak. Kitapta Erdoğan'a yazdığı mektuba yer verilen 2. sınıf öğrencisi Ömer Enes Eren, mektubu terör saldırılarının bir an önce bitmesi için yazdığını belirtti. Minik Ömer Enes düşüncelerini, "Ülkemizde olanlara çok üzülüyorum. Teröristlerin bir an önce bitmesi için hep dua ediyorum. Lütfen siz de onların peşini bırakmayın. Sizi çok seviyorum." şeklinde ifade etti.

 

"Babama sigarayı bıraktırın"
Aysın Özkan isimli 12 yaşındaki ortaokul 7. sınıf öğrencisi de mektubunda, günde iki paket sigara içen babasının sigarayı bırakması için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Ben bu duruma çok üzülüyorum ve inanın bilip de denemediğim hiçbir yol kalmadı. Allah'tan sonra tek umudum sizsiniz. Sizi gerçek çok seviyorum. Belki onunla yapacağınız bir konuşma onu düzeltir çünkü o da sizi çok seviyor. Babamı kimse ikna edemiyor. İnşallah Allah bu mektubu elinize ulaştırır ve babam da sayenizde bu kötü alışkanlıktan sonsuza dek kurtulur." talebini iletti.

 

"Evimize konuk olur musunuz"
Tuana Şirin, İstanbul Kartal Öğretmen Zekeriya Güçer İlkokulu 4. sınıf öğrencisi olduğunu belirttiği mektubunda duygularını, "Ailem ve ben sizi çok seviyoruz. Biz de sizi yakından tanımak istiyoruz. Siz ailece evimize konuk olur musunuz? Sizi ve ailenizi evimize bekliyoruz. Gelirseniz mutlu oluruz" şeklinde ifade etti.

 

"Ben de büyüyünce cumhurbaşkanı olacağım"
Ceren ve Hayrunnisa Dağaşan kardeşler de Erdoğan'a ayrı ayrı mektup gönderdi. Ceren Dağaşan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı evlerine davet ederken, Hayrunnisa Dağaşan, duygularını mektubunda, "Biz ailece sizi çok seviyoruz, size her zaman çok dua ediyoruz. Emine teyzemi de çok seviyorum. Ben de büyüyünce cumhurbaşkanı olacağım. Lütfen benimle tanışır mısınız? Tayyip amca hiçbir şeyden korkmayın, dualarımız sizinle. Ellerinizden öperim." şeklinde yansıttı.


> Çocukların Cumhurbaşkanı'na mektupları kitap oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çocukların gönderdiği mektup, şiir ve tebrikler, "Minik Kalplerden Recep Tayyip Erdoğan'a Mektup ve Şiirler" isimli kitapta toplandı.

 

cumhurbaskani_cocuklarErdoğan, kendisine mektup, şiir ve tebrik gönderen 15 çocuğu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı programında ağırlayacak. Kitapta Erdoğan'a yazdığı mektuba yer verilen 2. sınıf öğrencisi Ömer Enes Eren, mektubu terör saldırılarının bir an önce bitmesi için yazdığını belirtti. Minik Ömer Enes düşüncelerini, "Ülkemizde olanlara çok üzülüyorum. Teröristlerin bir an önce bitmesi için hep dua ediyorum. Lütfen siz de onların peşini bırakmayın. Sizi çok seviyorum." şeklinde ifade etti.

 

"Babama sigarayı bıraktırın"
Aysın Özkan isimli 12 yaşındaki ortaokul 7. sınıf öğrencisi de mektubunda, günde iki paket sigara içen babasının sigarayı bırakması için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Ben bu duruma çok üzülüyorum ve inanın bilip de denemediğim hiçbir yol kalmadı. Allah'tan sonra tek umudum sizsiniz. Sizi gerçek çok seviyorum. Belki onunla yapacağınız bir konuşma onu düzeltir çünkü o da sizi çok seviyor. Babamı kimse ikna edemiyor. İnşallah Allah bu mektubu elinize ulaştırır ve babam da sayenizde bu kötü alışkanlıktan sonsuza dek kurtulur." talebini iletti.

 

"Evimize konuk olur musunuz"
Tuana Şirin, İstanbul Kartal Öğretmen Zekeriya Güçer İlkokulu 4. sınıf öğrencisi olduğunu belirttiği mektubunda duygularını, "Ailem ve ben sizi çok seviyoruz. Biz de sizi yakından tanımak istiyoruz. Siz ailece evimize konuk olur musunuz? Sizi ve ailenizi evimize bekliyoruz. Gelirseniz mutlu oluruz" şeklinde ifade etti.

 

"Ben de büyüyünce cumhurbaşkanı olacağım"
Ceren ve Hayrunnisa Dağaşan kardeşler de Erdoğan'a ayrı ayrı mektup gönderdi. Ceren Dağaşan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı evlerine davet ederken, Hayrunnisa Dağaşan, duygularını mektubunda, "Biz ailece sizi çok seviyoruz, size her zaman çok dua ediyoruz. Emine teyzemi de çok seviyorum. Ben de büyüyünce cumhurbaşkanı olacağım. Lütfen benimle tanışır mısınız? Tayyip amca hiçbir şeyden korkmayın, dualarımız sizinle. Ellerinizden öperim." şeklinde yansıttı.


Son Güncelleme: Perşembe, 21 Nisan 2016 14:05

Gösterim: 2501

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, "Uzay Araştırmaları Komitesi 41. Bilimsel Kongresi, 30 Temmuz-7 Ağustos tarihlerinde İstanbul'da yapılacak" dedi.

 

tubitak_cosparBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) koordinasyonunda gerçekleştirilecek, "Uzay Araştırmaları Komitesi (COSPAR) 41. Bilimsel Kongresi"nin, 30 Temmuz-7 Ağustos tarihlerinde İstanbul'da yapılacağını bildirdi.
Bakan Işık, Uzay Araştırmaları Komitesi 41. Bilimsel Kongresi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Etkinliğin, uzay alanında dünyanın en önemli bilimsel toplantılarından biri olduğuna dikkati çeken Işık, "İstanbul Kongre Merkezi'nde, 30 Temmuz-7 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek kongrede ABD, Çin, Japonya ve Rusya'nın uzay ajansları ile Avrupa Uzay Ajansı başta olmak üzere çok sayıda uluslararası organizasyonun yer alması bekleniyor. Yaklaşık 60 ülkeden 3 bin 500 civarında katılımcı öngörülen organizasyon için erken başvurular, 31 Mayıs tarihinde sona eriyor." diye konuştu.

 

COSPAR
Uzay araştırmalarını ve bilimsel bilgilerin paylaşımını uluslararası düzeyde teşvik eden 46 ülkenin üye olduğu COSPAR, 1958'den bu yana faaliyet gösteriyor. COSPAR, uzay alanındaki bilimsel araştırmalara katkı sağlayacak bilgi paylaşımını artırmak ve tartışma ortamı yaratmak için bilimsel toplantılar organize ediyor ve yayınlar çıkartıyor.
TÜBİTAK, COSPAR'a Türkiye’yi temsilen 1996 yılında üye oldu ve 2 yılda bir gerçekleşen konsey toplantılarındaki görüşmelere ve alınan kararlara ulusal temsilcileri yoluyla katkı sağlıyor.


> Uzay araştırmacıları İstanbul'da toplanacak

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, "Uzay Araştırmaları Komitesi 41. Bilimsel Kongresi, 30 Temmuz-7 Ağustos tarihlerinde İstanbul'da yapılacak" dedi.

 

tubitak_cosparBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) koordinasyonunda gerçekleştirilecek, "Uzay Araştırmaları Komitesi (COSPAR) 41. Bilimsel Kongresi"nin, 30 Temmuz-7 Ağustos tarihlerinde İstanbul'da yapılacağını bildirdi.
Bakan Işık, Uzay Araştırmaları Komitesi 41. Bilimsel Kongresi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Etkinliğin, uzay alanında dünyanın en önemli bilimsel toplantılarından biri olduğuna dikkati çeken Işık, "İstanbul Kongre Merkezi'nde, 30 Temmuz-7 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek kongrede ABD, Çin, Japonya ve Rusya'nın uzay ajansları ile Avrupa Uzay Ajansı başta olmak üzere çok sayıda uluslararası organizasyonun yer alması bekleniyor. Yaklaşık 60 ülkeden 3 bin 500 civarında katılımcı öngörülen organizasyon için erken başvurular, 31 Mayıs tarihinde sona eriyor." diye konuştu.

 

COSPAR
Uzay araştırmalarını ve bilimsel bilgilerin paylaşımını uluslararası düzeyde teşvik eden 46 ülkenin üye olduğu COSPAR, 1958'den bu yana faaliyet gösteriyor. COSPAR, uzay alanındaki bilimsel araştırmalara katkı sağlayacak bilgi paylaşımını artırmak ve tartışma ortamı yaratmak için bilimsel toplantılar organize ediyor ve yayınlar çıkartıyor.
TÜBİTAK, COSPAR'a Türkiye’yi temsilen 1996 yılında üye oldu ve 2 yılda bir gerçekleşen konsey toplantılarındaki görüşmelere ve alınan kararlara ulusal temsilcileri yoluyla katkı sağlıyor.


Son Güncelleme: Cuma, 29 Nisan 2016 07:58

Gösterim: 2846

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde 60 yaşında lise diploması alan emekli işçi Mehmet Varol, gözünü üniversiteye dikti. Varol, 100 yaşında bile olsa üniversiteyi bitirmeyi düşünüyor.

 

mehmet_varolBalıkesir'in Ayvalık ilçesinde 60 yaşında lise diploması alan emekli işçi Mehmet Varol, gözünü üniversiteye dikti. Varol, 100 yaşında bile olsa üniversiteyi bitirmeyi düşünüyor. Ekonomik gerekçelerle ilkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen Varol, uzun süre küçükbaş hayvan besiciliği yapan ailesine destek oldu. Yıllar sonra bir kamu bankasının Sarımsaklı mevkisindeki kampında bekçi olarak işe giren, ardından evlenip 3 çocuk sahibi olan Varol, 13 yıl önce emekli oldu. Okuyamamanın sıkıntısını hep içinde taşıyan ve azmini kaybetmeyen Varol, önce Açık Öğretim Ortaokulu sonra da Açık Öğretim Lisesi'ni tamamladı ve 60 yaşında lise diplomasını aldı.

 

"Öğrencileri gördükçe içim sızlıyordu"
Varol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, emekli olduktan sonra ortaokul ve liseyi bitirip sonrasında da üniversiteden mezun olmak için kolları sıvadığını söyledi. Bu yolda kararlı olduğunu vurgulayan Varol, "Okuma sevdasını hep içimde yaşadım. Ortaokul ve lise çağlarındaki öğrencileri gördükçe adeta içim sızlıyordu. Bu yüzden de 3 çocuğumun da üniversiteyi kazanması için hiçbir fedakarlıktan kaçmadım. Şimdi 3’ü de üniversiteyi okuyor." diye konuştu.


> 60 yaşında lise diploması aldı

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde 60 yaşında lise diploması alan emekli işçi Mehmet Varol, gözünü üniversiteye dikti. Varol, 100 yaşında bile olsa üniversiteyi bitirmeyi düşünüyor.

 

mehmet_varolBalıkesir'in Ayvalık ilçesinde 60 yaşında lise diploması alan emekli işçi Mehmet Varol, gözünü üniversiteye dikti. Varol, 100 yaşında bile olsa üniversiteyi bitirmeyi düşünüyor. Ekonomik gerekçelerle ilkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen Varol, uzun süre küçükbaş hayvan besiciliği yapan ailesine destek oldu. Yıllar sonra bir kamu bankasının Sarımsaklı mevkisindeki kampında bekçi olarak işe giren, ardından evlenip 3 çocuk sahibi olan Varol, 13 yıl önce emekli oldu. Okuyamamanın sıkıntısını hep içinde taşıyan ve azmini kaybetmeyen Varol, önce Açık Öğretim Ortaokulu sonra da Açık Öğretim Lisesi'ni tamamladı ve 60 yaşında lise diplomasını aldı.

 

"Öğrencileri gördükçe içim sızlıyordu"
Varol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, emekli olduktan sonra ortaokul ve liseyi bitirip sonrasında da üniversiteden mezun olmak için kolları sıvadığını söyledi. Bu yolda kararlı olduğunu vurgulayan Varol, "Okuma sevdasını hep içimde yaşadım. Ortaokul ve lise çağlarındaki öğrencileri gördükçe adeta içim sızlıyordu. Bu yüzden de 3 çocuğumun da üniversiteyi kazanması için hiçbir fedakarlıktan kaçmadım. Şimdi 3’ü de üniversiteyi okuyor." diye konuştu.


Son Güncelleme: Salı, 19 Nisan 2016 19:08

Gösterim: 2405


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.