Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel okula dönüştürülmesinin kolaylaştırılması tartışmasına ilişkin, "Bu kadar büyük bir camiayı ilgilendiren bir konuda şüphesiz, orasını beğenen olur, burasını beğenmeyen olur ama genel olarak sektörle yaptığımız görüşmelerde, sektörün büyük bölümünün, bu dönüşüm sürecine destek verdiğini ve vereceğini görüyoruz" dedi.

Avcı, Eskişehir Öğretmenevinde dershane temsilcileriyle basına kapalı toplantı yaptı. 

Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Avcı, daha önce de özellikle dershane ve özel okul yöneticileriyle sadece Eskişehir'de değil, Türkiye'nin pek çok ilinde yüz yüze görüşmeler yaptıklarını anımsattı.  

"Sektör temsilcileriyle aşağı yukarı 2 yıldır görüşüyoruz" diyen Avcı, şöyle devam etti: 

"Ama son yapılan hazırlıklar çerçevesinde, bu hazırlıklarımızı sektörden arkadaşlarla paylaşıyoruz ve onların nihai görüşlerini alıyoruz. Bu akşam Eskişehir'de yaptığımız bu toplantı da bunun bir parçası. 14 ay önce 19 Eylül 2012'de, bu arkadaşlarımızla Saffron Otel'de yine benzer bir toplantı yapmıştık. Konumuz, yine buydu. Orada da görüşlerini, önerilerini almıştık. Arada görüşmelerimiz de oldu. Şimdi bugün, yine benzer bir değerlendirme toplantısı yaptık."

Avcı, bir gazetecinin, dershanelerin özel okula dönüştürülmesinin kolaylaştırılması konusundaki son duruma ilişkin sorusu üzerine, "Son durumu, dün akşam Sayın Başbakan, televizyonlarda açıkladı zaten. Bugünkü gazetelerde de var. Ona eklenecek çok yeni bir şey yok" diye konuştu.  

Dershanelerin kapatılmasının değil, dönüştürmenin söz konusu olduğunu vurgulayan Avcı, bir başka gazetecinin, bazı kurumların konuya ilişkin tepki gösterdiğini söylemesi üzerine, "Bu kadar büyük bir camiayı ilgilendiren bir konuda, şüphesiz orasını beğenen olur, burasını beğenmeyen olur ama genel olarak sektörle yaptığımız görüşmelerde, sektörün büyük bölümünün bu dönüşüm sürecine destek verdiğini ve vereceğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Milli Eğitim Bakanlığının gündeminde böyle bir konu yok"

Avcı, bir başka gazetecinin, "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Sadık Yakut'un bir açıklaması vardı, kız erkek öğrencilerin aynı okulda eğitim görmesiyle ilgili... Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu, "Milli Eğitim Bakanlığının gündeminde böyle bir konu yok" diye yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın şubat ayında öğretmen ataması yapılacağına ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerine Avcı, "Onu da memnuniyetle aldık yan cebimize koyduk. Milli Eğitim Bakanlığı olarak Başbakanımıza teşekkür ediyoruz" dedi.

> Avcı: Sektörün büyük bir bölümü sürece destek veriyor

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel okula dönüştürülmesinin kolaylaştırılması tartışmasına ilişkin, "Bu kadar büyük bir camiayı ilgilendiren bir konuda şüphesiz, orasını beğenen olur, burasını beğenmeyen olur ama genel olarak sektörle yaptığımız görüşmelerde, sektörün büyük bölümünün, bu dönüşüm sürecine destek verdiğini ve vereceğini görüyoruz" dedi.

Avcı, Eskişehir Öğretmenevinde dershane temsilcileriyle basına kapalı toplantı yaptı. 

Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Avcı, daha önce de özellikle dershane ve özel okul yöneticileriyle sadece Eskişehir'de değil, Türkiye'nin pek çok ilinde yüz yüze görüşmeler yaptıklarını anımsattı.  

"Sektör temsilcileriyle aşağı yukarı 2 yıldır görüşüyoruz" diyen Avcı, şöyle devam etti: 

"Ama son yapılan hazırlıklar çerçevesinde, bu hazırlıklarımızı sektörden arkadaşlarla paylaşıyoruz ve onların nihai görüşlerini alıyoruz. Bu akşam Eskişehir'de yaptığımız bu toplantı da bunun bir parçası. 14 ay önce 19 Eylül 2012'de, bu arkadaşlarımızla Saffron Otel'de yine benzer bir toplantı yapmıştık. Konumuz, yine buydu. Orada da görüşlerini, önerilerini almıştık. Arada görüşmelerimiz de oldu. Şimdi bugün, yine benzer bir değerlendirme toplantısı yaptık."

Avcı, bir gazetecinin, dershanelerin özel okula dönüştürülmesinin kolaylaştırılması konusundaki son duruma ilişkin sorusu üzerine, "Son durumu, dün akşam Sayın Başbakan, televizyonlarda açıkladı zaten. Bugünkü gazetelerde de var. Ona eklenecek çok yeni bir şey yok" diye konuştu.  

Dershanelerin kapatılmasının değil, dönüştürmenin söz konusu olduğunu vurgulayan Avcı, bir başka gazetecinin, bazı kurumların konuya ilişkin tepki gösterdiğini söylemesi üzerine, "Bu kadar büyük bir camiayı ilgilendiren bir konuda, şüphesiz orasını beğenen olur, burasını beğenmeyen olur ama genel olarak sektörle yaptığımız görüşmelerde, sektörün büyük bölümünün bu dönüşüm sürecine destek verdiğini ve vereceğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Milli Eğitim Bakanlığının gündeminde böyle bir konu yok"

Avcı, bir başka gazetecinin, "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Sadık Yakut'un bir açıklaması vardı, kız erkek öğrencilerin aynı okulda eğitim görmesiyle ilgili... Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu, "Milli Eğitim Bakanlığının gündeminde böyle bir konu yok" diye yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın şubat ayında öğretmen ataması yapılacağına ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerine Avcı, "Onu da memnuniyetle aldık yan cebimize koyduk. Milli Eğitim Bakanlığı olarak Başbakanımıza teşekkür ediyoruz" dedi.

Son Güncelleme: Cuma, 22 Kasım 2013 09:01

Gösterim: 1066

Başbakan Erdoğan, dershanelerle ilgili, "Bu, belli bir gruba yönelik bir adım değildir, bir zihniyet, anlayış değişimidir. 'Başarının arkasında dershaneler var' ifadesini asla kabul etmiyorum" dedi.

Başbakan Erdoğan, Rusya ziyareti öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlıyor. Başbakan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle;

Başbakan Erdoğan, dershanelerin kapatılmasıyla süreciyle ilgili "Bu, belli bir gruba yönelik bir adım değildir, bir zihniyet, anlayış değişimidir. 'Başarının arkasında dershaneler var' ifadesini asla kabul etmiyorum" dedi. 

İşte Başbakan'ın dershane açıklaması;

Biz ne suç işledik ki kapatılıyoruz gibi bir yaklaşımla bakıyorlar. Burada suç aramak suçla aramak gibi bir durum yok. Biz bir dönüşümden söz ediyoruz. Biz sağlıkta bir dönüşüm yaptık. Şehirlerde şehircilik anlayışında bir dönüşüm yaptık.

Biz bu değişimi yapmasaydık hala gecekonduların yoğunlukta olduğu yerlerde yaşıyor olacaktır.

Biz sistemde değişiklik yaptık. 35 bakanlıktan oluşan bir yöntem vardı bunların 25 bakanlığa indirdik. Bunlar hep dönüşüm. Biz 80'li ya da 90'lı yıllardaki zihniyetle mi devam ettireceğiz.

Biz bunu programlarımızda duyurmuşuz ve dershanecilikten okulculuğa geçelim dedik.

Biz dönüşüm yapıyoruz. Kapatma olayı değildir. Bunun 10 yıllık bir geçmişi vardır. Dershanecilik yapan herkese söylüyorum. Bu belli bir gruba yönelik değildir. Başarının ardında dershaneler var anlayışını asla kabul etmiyorum. Bunu kabul edersek bütün okulları kapatın dershanelerle devam edin demek.

Öğretmenlerimize saygısızlık olarak görüyorum bunu. Öğretmenlerimiz yavrularımıza hiçbir şey vermiyorlar mı.

Gelin dershaneler yerine okullar kur un ve biz size her türlü teşvik verelim diyoruz. Öğretmen fazlası varsa yazılı sınava sokmadan mülakatla devletin okullarına yerleştirelim. Daha ne diyeceğiz. Bunu devletle hükümetle böyle bir kavgaya dönüştürmek mi. Biz bunu bu şekilde ortaya koyduk. Çözümü ortaya koyduk. Eksik yerlerdeki çalışmalar tamamlandıktan sonra adımlarımı atmış olacağız.

Yine söylüyorum 326 milletvekiliyle 3 üye verdik. Toplamda 220 milletvekili diye düşünüyorum. Bu 220 milletvekili 9 biz 326 milletvekiliyle 3 üye verdik. Biz bunu bile kabul ettik. Ne oldu 48 oldu önce. 4 siyasi parti mutabık. Gelin şu 48 maddeyi çıkaralım. İlgi duymadılar. Daha sonra 60 madde oldu yine uzlaşmadılar.

Gülen'le görüşmemiz olmadı

"Dershanelerle ilgili süreçte Fetullah Gülen ile doğrudan veya dolaylı görüş alışverişiniz oldu mu" sorusu üzerine Erdoğan, Hocaefendi ile bu ara, bu konuya yönelik herhangi görüşmesinin olmadığını söyledi.

Ancak medya içindeki, medya dışındaki ve talepte bulunan ilgili birçok kişiyle görüşmelerinin olduğunu ve kendilerine düşüncelerini söylediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu bir hafta, bir ay, iki ay önceki şeyler değil, bir yıl önceki şeyler değil. Daha da gerisi var bunun. Dün akşam da anlattığım gibi bu Hüseyin Çelik Bey'in Milli Eğitim Bakanlığından bu yana başlattığımız ve belli bir gruba yönelik bir adım değildir. Bu tümüyle dershane zihniyetinin dönüştürülmesine yönelik bir anlayıştır. Bunu kasıtlı olarak bazı mahviller hala kapatmak, kapatılmak gibi yaklaşımla takdim ediyorlar veyahut da 'Biz ne suç işledik ki kapatılıyoruz' diye bir yaklaşımla sunuyorlar. Burada bir defa böyle bir suç aramak, suçlu aramak gibi bir yaklaşım yok ki böyle bir başlık atılıyor. Ben bu başlığı da doğrusu iyi düşünülerek atılmış bir başlık olarak görmüyorum."

AK Partili İdris Bal'ın disipline sevk edilmesi

Başbakan Erdoğan, AK Partili İdris Bal'ın disipline sevk edilmesi ile ilgili ise "Bir kişi siyaset yapmayı arzu ettiği partinin politikalarını ve partinin iç disiplinini kabul ederek, o partiden aday olmayı kabul eder ve aday olduktan sonra partinin iç disiplinine uymak zorundadır. Uymadığı zaman da partinin kendi müeyyideleri vardır. Eğer kendine çok güveniyorsan, gidersin bağımsız milletvekili adayı olursun. İstediğini, istediğin yerde istediğin gibi de konuşursun ama siz kendinize güvenemeyeceksiniz ve o partinin şemsiyesi altında gelip aday olacaksınız. Aday olduktan sonra da partinin politikalarına, partinin kendi iç disiplinine riayet etmeyeceksiniz. Bu olacak iş değil."

> Başbakan’dan son dakika dershane açıklaması

Başbakan Erdoğan, dershanelerle ilgili, "Bu, belli bir gruba yönelik bir adım değildir, bir zihniyet, anlayış değişimidir. 'Başarının arkasında dershaneler var' ifadesini asla kabul etmiyorum" dedi.

Başbakan Erdoğan, Rusya ziyareti öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlıyor. Başbakan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle;

Başbakan Erdoğan, dershanelerin kapatılmasıyla süreciyle ilgili "Bu, belli bir gruba yönelik bir adım değildir, bir zihniyet, anlayış değişimidir. 'Başarının arkasında dershaneler var' ifadesini asla kabul etmiyorum" dedi. 

İşte Başbakan'ın dershane açıklaması;

Biz ne suç işledik ki kapatılıyoruz gibi bir yaklaşımla bakıyorlar. Burada suç aramak suçla aramak gibi bir durum yok. Biz bir dönüşümden söz ediyoruz. Biz sağlıkta bir dönüşüm yaptık. Şehirlerde şehircilik anlayışında bir dönüşüm yaptık.

Biz bu değişimi yapmasaydık hala gecekonduların yoğunlukta olduğu yerlerde yaşıyor olacaktır.

Biz sistemde değişiklik yaptık. 35 bakanlıktan oluşan bir yöntem vardı bunların 25 bakanlığa indirdik. Bunlar hep dönüşüm. Biz 80'li ya da 90'lı yıllardaki zihniyetle mi devam ettireceğiz.

Biz bunu programlarımızda duyurmuşuz ve dershanecilikten okulculuğa geçelim dedik.

Biz dönüşüm yapıyoruz. Kapatma olayı değildir. Bunun 10 yıllık bir geçmişi vardır. Dershanecilik yapan herkese söylüyorum. Bu belli bir gruba yönelik değildir. Başarının ardında dershaneler var anlayışını asla kabul etmiyorum. Bunu kabul edersek bütün okulları kapatın dershanelerle devam edin demek.

Öğretmenlerimize saygısızlık olarak görüyorum bunu. Öğretmenlerimiz yavrularımıza hiçbir şey vermiyorlar mı.

Gelin dershaneler yerine okullar kur un ve biz size her türlü teşvik verelim diyoruz. Öğretmen fazlası varsa yazılı sınava sokmadan mülakatla devletin okullarına yerleştirelim. Daha ne diyeceğiz. Bunu devletle hükümetle böyle bir kavgaya dönüştürmek mi. Biz bunu bu şekilde ortaya koyduk. Çözümü ortaya koyduk. Eksik yerlerdeki çalışmalar tamamlandıktan sonra adımlarımı atmış olacağız.

Yine söylüyorum 326 milletvekiliyle 3 üye verdik. Toplamda 220 milletvekili diye düşünüyorum. Bu 220 milletvekili 9 biz 326 milletvekiliyle 3 üye verdik. Biz bunu bile kabul ettik. Ne oldu 48 oldu önce. 4 siyasi parti mutabık. Gelin şu 48 maddeyi çıkaralım. İlgi duymadılar. Daha sonra 60 madde oldu yine uzlaşmadılar.

Gülen'le görüşmemiz olmadı

"Dershanelerle ilgili süreçte Fetullah Gülen ile doğrudan veya dolaylı görüş alışverişiniz oldu mu" sorusu üzerine Erdoğan, Hocaefendi ile bu ara, bu konuya yönelik herhangi görüşmesinin olmadığını söyledi.

Ancak medya içindeki, medya dışındaki ve talepte bulunan ilgili birçok kişiyle görüşmelerinin olduğunu ve kendilerine düşüncelerini söylediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu bir hafta, bir ay, iki ay önceki şeyler değil, bir yıl önceki şeyler değil. Daha da gerisi var bunun. Dün akşam da anlattığım gibi bu Hüseyin Çelik Bey'in Milli Eğitim Bakanlığından bu yana başlattığımız ve belli bir gruba yönelik bir adım değildir. Bu tümüyle dershane zihniyetinin dönüştürülmesine yönelik bir anlayıştır. Bunu kasıtlı olarak bazı mahviller hala kapatmak, kapatılmak gibi yaklaşımla takdim ediyorlar veyahut da 'Biz ne suç işledik ki kapatılıyoruz' diye bir yaklaşımla sunuyorlar. Burada bir defa böyle bir suç aramak, suçlu aramak gibi bir yaklaşım yok ki böyle bir başlık atılıyor. Ben bu başlığı da doğrusu iyi düşünülerek atılmış bir başlık olarak görmüyorum."

AK Partili İdris Bal'ın disipline sevk edilmesi

Başbakan Erdoğan, AK Partili İdris Bal'ın disipline sevk edilmesi ile ilgili ise "Bir kişi siyaset yapmayı arzu ettiği partinin politikalarını ve partinin iç disiplinini kabul ederek, o partiden aday olmayı kabul eder ve aday olduktan sonra partinin iç disiplinine uymak zorundadır. Uymadığı zaman da partinin kendi müeyyideleri vardır. Eğer kendine çok güveniyorsan, gidersin bağımsız milletvekili adayı olursun. İstediğini, istediğin yerde istediğin gibi de konuşursun ama siz kendinize güvenemeyeceksiniz ve o partinin şemsiyesi altında gelip aday olacaksınız. Aday olduktan sonra da partinin politikalarına, partinin kendi iç disiplinine riayet etmeyeceksiniz. Bu olacak iş değil."

Son Güncelleme: Cuma, 22 Kasım 2013 09:14

Gösterim: 1782

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, ihraç istemiyle disipline sevk edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı. “Dershanelerin kapatılmasının siyaseten zarar vereceğini düşünüyorum. Fırsat eşitliği anlamında da sıkıntılar yaratabilir. Bir de çözüm sürecine ilişkin kaygılarım vardı. Disipline sevk edilme nedenim bunlar olabilir" dedi.

Bal, AA muhabirinin konuya ilişkin sorusu üzerine, disipline sevk edildiğini bir arkadaşının söylediğini, şu ana kadar kendine bir tebligat yapılmadığını kaydetti.

Partisi tarafından müşterek disiplin kuruluna sevk edilen AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, "Dershanelerin kapatılmasının siyaseten zarar vereceğini düşünüyorum. Fırsat eşitliği anlamında da sıkıntılar yaratabilir. Bir de çözüm sürecine ilişkin kaygılarım vardı. Disipline sevk edilme nedenim bunlar olabilir" dedi.  Bal, "Şu anda istifayı düşünmüyorum, duruma bakacağım" açıklamasında bulundu.

"Dershane politikasıyla ilgili çok ciddi kaygımız vardı, o herhalde tetikledi" diyen Bal, şu ifadeleri kullandı:

"Dershanelerin kapatılmasının siyaseten zarar vereceğini düşünüyorum. Fırsat eşitliği anlamında da sıkıntılar yaratabilir. Bir de çözüm sürecine ilişkin kaygılarım vardı. Disipline sevk edilme nedenim bunlar olabilir. Yapacak bir şey yok. Bizden kaba bir sözcük çıkmaz. Doğrudur, fikri anlamda bazı kaygılarımız var. Bunun, 'parti demokrarisi içerisinde, demokrasinin o temel sınırları içerisindedir' diye düşünüyordum. Demek ki arkadaşlar başka türlü düşünmüşler ve disipline göndermişler. Bakarız artık. Ona göre değerlendirme yaparım."

"Değerlendireceğim" sözüyle istifa anlamında mı söylediniz?" sorusuna ise Bal, "Şu anda verilmiş bir karar yok. Bilmiyorum. Bana tebligat bile yapılmadı. Neyle suçlandığımı da bilmiyorum. Şu anda istifa düşünmüyorum, duruma bakacağım" karşılığını verdi.

> AK Partili Bal: Disipline sevk dershane açıklamam olabilir

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, ihraç istemiyle disipline sevk edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı. “Dershanelerin kapatılmasının siyaseten zarar vereceğini düşünüyorum. Fırsat eşitliği anlamında da sıkıntılar yaratabilir. Bir de çözüm sürecine ilişkin kaygılarım vardı. Disipline sevk edilme nedenim bunlar olabilir" dedi.

Bal, AA muhabirinin konuya ilişkin sorusu üzerine, disipline sevk edildiğini bir arkadaşının söylediğini, şu ana kadar kendine bir tebligat yapılmadığını kaydetti.

Partisi tarafından müşterek disiplin kuruluna sevk edilen AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, "Dershanelerin kapatılmasının siyaseten zarar vereceğini düşünüyorum. Fırsat eşitliği anlamında da sıkıntılar yaratabilir. Bir de çözüm sürecine ilişkin kaygılarım vardı. Disipline sevk edilme nedenim bunlar olabilir" dedi.  Bal, "Şu anda istifayı düşünmüyorum, duruma bakacağım" açıklamasında bulundu.

"Dershane politikasıyla ilgili çok ciddi kaygımız vardı, o herhalde tetikledi" diyen Bal, şu ifadeleri kullandı:

"Dershanelerin kapatılmasının siyaseten zarar vereceğini düşünüyorum. Fırsat eşitliği anlamında da sıkıntılar yaratabilir. Bir de çözüm sürecine ilişkin kaygılarım vardı. Disipline sevk edilme nedenim bunlar olabilir. Yapacak bir şey yok. Bizden kaba bir sözcük çıkmaz. Doğrudur, fikri anlamda bazı kaygılarımız var. Bunun, 'parti demokrarisi içerisinde, demokrasinin o temel sınırları içerisindedir' diye düşünüyordum. Demek ki arkadaşlar başka türlü düşünmüşler ve disipline göndermişler. Bakarız artık. Ona göre değerlendirme yaparım."

"Değerlendireceğim" sözüyle istifa anlamında mı söylediniz?" sorusuna ise Bal, "Şu anda verilmiş bir karar yok. Bilmiyorum. Bana tebligat bile yapılmadı. Neyle suçlandığımı da bilmiyorum. Şu anda istifa düşünmüyorum, duruma bakacağım" karşılığını verdi.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Kasım 2013 18:28

Gösterim: 1201

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu'ya, yumurta attıkları iddiasıyla yargılanan 13 öğrenciden 11'i beraat etti, 1 öğrenci hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılırken, 1 öğrencinin cezası ise ertelendi.

Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı sanıklar ile avukatları katıldı.

Sanık avukatları, müvekkillerinin eleştiri kapsamında hareket ettiğini öne sürdü. Kuzu'nun, üniversitede kamu görevlisi olarak değil, akademisyen olarak bulunduğunu savunan sanık avukatları, müvekkillerinin beraatini istedi.

Hakim Ahmet Karpuzcu, son beyanları dinledikten sonra kararı açıkladı.

Buna göre, 13 sanıktan "kamu görevlisine hakaret" suçundan yargılanan 10'u hakkında, "yasada tanımlanan suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle" beraat kararı verildi.

"Görevli memura görevi yaptırmamak için direnmekle" suçlanan üç öğrenciden birinin de aynı gerekçeyle beraati kararlaştırılırken, diğer ikisi 6 ay 20'şer gün hapisle cezalandırıldı.

Bu öğrencilerden biri hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakıldı. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin maddenin uygulanmasını istemeyen diğer öğrencinin cezası ise ertelendi.

İddianamede, sanıkların, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “kamu görevlisine görevini yaptırmamak amacıyla cebir kullanmak” iddialarıyla, 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyordu.

> ‘Yumurta’davasında 11 öğrenci beraat etti

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu'ya, yumurta attıkları iddiasıyla yargılanan 13 öğrenciden 11'i beraat etti, 1 öğrenci hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılırken, 1 öğrencinin cezası ise ertelendi.

Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı sanıklar ile avukatları katıldı.

Sanık avukatları, müvekkillerinin eleştiri kapsamında hareket ettiğini öne sürdü. Kuzu'nun, üniversitede kamu görevlisi olarak değil, akademisyen olarak bulunduğunu savunan sanık avukatları, müvekkillerinin beraatini istedi.

Hakim Ahmet Karpuzcu, son beyanları dinledikten sonra kararı açıkladı.

Buna göre, 13 sanıktan "kamu görevlisine hakaret" suçundan yargılanan 10'u hakkında, "yasada tanımlanan suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle" beraat kararı verildi.

"Görevli memura görevi yaptırmamak için direnmekle" suçlanan üç öğrenciden birinin de aynı gerekçeyle beraati kararlaştırılırken, diğer ikisi 6 ay 20'şer gün hapisle cezalandırıldı.

Bu öğrencilerden biri hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakıldı. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin maddenin uygulanmasını istemeyen diğer öğrencinin cezası ise ertelendi.

İddianamede, sanıkların, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “kamu görevlisine görevini yaptırmamak amacıyla cebir kullanmak” iddialarıyla, 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyordu.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Kasım 2013 18:25

Gösterim: 1455

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, tedbirli olarak ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Bal, dershanelerle ilgili muhalif açıklamalarıyla da öne çıkmıştı.

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal tedbirli olarak ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Bal, grup toplantılarına ve partinin hiçbir faaliyetine katılamayacak.

AK Partili Vekil, dershanelerin kapatılmasına karşı çıkmış ve dershanelerin kapatılmasının fırsat eşitliğine zarar vereceğini belirtmişti.

Bal, son olarak Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'da Barzani ve Şivan Perver'in katıldığı törenlerde yaptığı "Korkularla büyük devlet olunmaz" sözlerine yönelik twitter'dan ve "Korku ile büyük devlet olunmayacağı gibi, hesapsız plansız gunubirlik kucuk hesaplarla buyuk devlet olunamaz, ancak buyuk hatalar yapilir" mesajı yazmıştı.

Dershanelerin kapatılmasıyla ilgili de şu açıklamaları yapmıştı

İşte Bal’ın o açıklamaları;

Bu tür konulara demokrasilerde çok yönlü araştırmalar yapılarak bakılması gerekir. Böyle bakılmazsa bunun olumsuz maliyetlerini hep birlikte omuzlamak zorunda kalabiliriz.

Değişikliğin sıkıntılara yol açacağını ifade ettiği açıklamasında Bal "Bu birçok sosyal soruna, adaletsizliğe, küslüğe sebep olacaktır. Biz halı altına süpürülmüş birçok sorunla uğraşırken, yeni bir sorunu kendi elimizle kurmamalıyız." demişti.

 Bal, dershanelerin kapatılmasına karşı sosyal medya üzerinden de şu açıklamayı yapmıştı;

-      Dersaneler bir sebep değil sonucun ürünüdür. Ülkedeki çarpık, dengesiz dağılmış eğitim sistemi ve verilen eğitim ile yapılan sınav arasındaki farklılıkların olduğu bir eğitim sisteminin sonucudur

-      Ülkede ideal eğitim sistemi oluşturulmadan, eğitimin niteliği yükseltilmeden dershanelere olan ihtiyaç bitmeyecektir

-      İdeal bir eğitim sistemi oluşturulursa zaten insanlar çocuklarını dershaneye gönderme ihtiyacı da hissetmeyecektir.

-      Kapatılması durumunda bu sistemde legal ya da illegal devam edecektir, yer altına inecek kayıt dışı olarak devam edecektir.

-      Ekonomik durumu iyi olan aileler daha da pahalı halen özel öğretmen tutma yoluna giderek fazla zarar görmeyecektir . Ancak ekonomik durumu iyi olmayan aileler bu hizmeti alamayacak ve eğitimde büyük bir fırsat eşitsizliği olacaktır.

-      Diğer taraftan demokrasinin bir yönü çok partili sistem, ifade özgürlüğü, özgür medyaya bakarken diğer yönü serbest girişime, planlı değil pazar ekonomisine, arz-talep dengesine dayanmaktadır. Dolayısı ile demokrasi gereği bir emirle özel bir şirket açılamaz ya da kapatılmaz. Piyasa emirle yürümeyeceği için bu yapı illegal devam edecektir.

-      Terörle mücadele ve etnik milliyetçilik ile mücadelede Güneydoğuda ve ülkenin başka yerlerinde dershaneler önemli rol oynamaktadır. Etnik milliyetçiliğin törpülenmesi anlayışlı herkes tarafından kabul edilmektedir.. Bu durum aslında terörle mücadele mantığını da terstir.

> AK Partili Vekil’e şok ihraç Nedeni dershaneler mi?

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, tedbirli olarak ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Bal, dershanelerle ilgili muhalif açıklamalarıyla da öne çıkmıştı.

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal tedbirli olarak ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Bal, grup toplantılarına ve partinin hiçbir faaliyetine katılamayacak.

AK Partili Vekil, dershanelerin kapatılmasına karşı çıkmış ve dershanelerin kapatılmasının fırsat eşitliğine zarar vereceğini belirtmişti.

Bal, son olarak Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'da Barzani ve Şivan Perver'in katıldığı törenlerde yaptığı "Korkularla büyük devlet olunmaz" sözlerine yönelik twitter'dan ve "Korku ile büyük devlet olunmayacağı gibi, hesapsız plansız gunubirlik kucuk hesaplarla buyuk devlet olunamaz, ancak buyuk hatalar yapilir" mesajı yazmıştı.

Dershanelerin kapatılmasıyla ilgili de şu açıklamaları yapmıştı

İşte Bal’ın o açıklamaları;

Bu tür konulara demokrasilerde çok yönlü araştırmalar yapılarak bakılması gerekir. Böyle bakılmazsa bunun olumsuz maliyetlerini hep birlikte omuzlamak zorunda kalabiliriz.

Değişikliğin sıkıntılara yol açacağını ifade ettiği açıklamasında Bal "Bu birçok sosyal soruna, adaletsizliğe, küslüğe sebep olacaktır. Biz halı altına süpürülmüş birçok sorunla uğraşırken, yeni bir sorunu kendi elimizle kurmamalıyız." demişti.

 Bal, dershanelerin kapatılmasına karşı sosyal medya üzerinden de şu açıklamayı yapmıştı;

-      Dersaneler bir sebep değil sonucun ürünüdür. Ülkedeki çarpık, dengesiz dağılmış eğitim sistemi ve verilen eğitim ile yapılan sınav arasındaki farklılıkların olduğu bir eğitim sisteminin sonucudur

-      Ülkede ideal eğitim sistemi oluşturulmadan, eğitimin niteliği yükseltilmeden dershanelere olan ihtiyaç bitmeyecektir

-      İdeal bir eğitim sistemi oluşturulursa zaten insanlar çocuklarını dershaneye gönderme ihtiyacı da hissetmeyecektir.

-      Kapatılması durumunda bu sistemde legal ya da illegal devam edecektir, yer altına inecek kayıt dışı olarak devam edecektir.

-      Ekonomik durumu iyi olan aileler daha da pahalı halen özel öğretmen tutma yoluna giderek fazla zarar görmeyecektir . Ancak ekonomik durumu iyi olmayan aileler bu hizmeti alamayacak ve eğitimde büyük bir fırsat eşitsizliği olacaktır.

-      Diğer taraftan demokrasinin bir yönü çok partili sistem, ifade özgürlüğü, özgür medyaya bakarken diğer yönü serbest girişime, planlı değil pazar ekonomisine, arz-talep dengesine dayanmaktadır. Dolayısı ile demokrasi gereği bir emirle özel bir şirket açılamaz ya da kapatılmaz. Piyasa emirle yürümeyeceği için bu yapı illegal devam edecektir.

-      Terörle mücadele ve etnik milliyetçilik ile mücadelede Güneydoğuda ve ülkenin başka yerlerinde dershaneler önemli rol oynamaktadır. Etnik milliyetçiliğin törpülenmesi anlayışlı herkes tarafından kabul edilmektedir.. Bu durum aslında terörle mücadele mantığını da terstir.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Kasım 2013 15:12

Gösterim: 2566


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.