Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Antalya'da, şiddetli yağış uyarısı nedeniyle yarın okullarda eğitime ara verildi.

yagisAntalya'da, şiddetli yağış uyarısı nedeniyle yarın okullarda eğitime ara verildi.

Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün şiddetli yağış uyarısı nedeniyle, il genelinde ilk ve orta dereceli okullar ile liselerde eğitime yarın ara verildiği bildirildi.

> Antalya’da yarın okullara yağmur tatili

Antalya'da, şiddetli yağış uyarısı nedeniyle yarın okullarda eğitime ara verildi.

yagisAntalya'da, şiddetli yağış uyarısı nedeniyle yarın okullarda eğitime ara verildi.

Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün şiddetli yağış uyarısı nedeniyle, il genelinde ilk ve orta dereceli okullar ile liselerde eğitime yarın ara verildiği bildirildi.

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ekim 2015 17:57

Gösterim: 3109

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) alınacak özel yetenekli öğrencilerin belirlenmesi için yapılacak değerlendirme sınavlarına, bu yıldan itibaren ilkokul birinci sınıf öğrencileri de girebilecek.

Bakanlığın yeni düzenlemesiyle birinci ve ikinci sınıflar, elektronik ortamda tablet uygulaması ile sınava girecek. Üçüncü ve dördüncü sınıflar ise 14 Şubat 2016'da 81 ilde yapılacak merkezi sınavla seçilecek.

MEB, 2015-2016 Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama Kılavuzu'nu internet sitesinden yayımladı.

Kılavuza göre, 2014-2015 eğitim öğretim yılında ilk defa merkezi sınavla ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf seviyelerinden öğrenci seçimi yapıldı ve yeterli performans gösteren öğrenciler bireysel değerlendirmeye alındı. 2015-2016 eğitim öğretim yılından itibaren MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından BİLSEM'e öğrenci seçimine birinci sınıflar da dahil edildi.

Bu yıl birinci ve ikinci sınıflar ile üçüncü ve dördüncü sınıflar için merkezi sınavlar farklı tarihlerde yapılacak. İllerde BİLSEM'e yerleştirilecek öğrencilerin tanılama süreçleri ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere "İl Tanılama Sınav Komisyonu" oluşturulacak.

Bilim ve sanat merkezlerine aday gösterme

2015-2016 eğitim öğretim yılında ilkokul birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfa devam edip resim, müzik ve genel zihinsel yetenek alanlarında akranlarından ileri düzeyde farklılık gösterdiği düşünülen öğrencilerin sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilmesiyle BİLSEM'e öğrenci seçim süreci başlayacak.

Birinci ve ikinci sınıf düzeyinde sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilecek öğrencilerin yetenek alanlarına göre (resim yetenek, müzik yetenek, genel zihinsel yetenek) gözlem formları, 9 Kasım-27 Kasım günleri arasında e-okul sistemi üzerinden doldurulacak. Bir öğrenci en fazla iki yetenek alanından aday gösterilebilecek.

Birinci ve ikinci sınıfa devam edip yetenek alanlarına göre aday gösterilen ve e-okul sistemi üzerinden gözlem formu doldurulan öğrencilerden grup tarama sınavına girecek olanların listesi, 10 Aralık 2015 tarihinde http://www.meb.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.

Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin seçimi

Üçüncü ve dördüncü sınıf düzeyinde olup aday gösterilen ve Bilim ve Sanat Merkezi Grup Tarama Sınavına girecek öğrencilerin velileri tarafından 35 lira sınav ücreti 9 Kasım-27 Kasım 2015 tarihleri arasında yatırılacak.

Bu sınıflar düzeyinde sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilen ve belirtilen banka hesaplarına ücretlerini yatıran öğrencilerin yetenek alanlarına göre (resim, müzik, genel yetenek) gözlem formları, aynı tarihler arasında e-okul sistemi üzerinden doldurulacak. Merkezi sınava gireceklerin listesi 6 Ocak 2016'da http://www.meb.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.

BİLSEM'e öğrenci seçerken tabletle sınav yapılacak

Bilim ve sanat merkezlerine 2015-2016 eğitim öğretim yılında öğrenci seçim süreci, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıfa devam eden ve sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilen öğrenciler için Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yayımladığı takvim doğrultusunda iki aşamada gerçekleştirilecek.

Birinci aşamada, sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilen öğrenciler grup tarama sınavına girecek. Sınav sonuçlarına göre belirlenen öğrencilerin yetenek alanlarına göre ( resim, müzik ve genel zihinsel yetenek) bireysel değerlendirmeye alınması ile süreç tamamlanacak.

Kademelere göre süreç farklı işleyecek

Birinci ve ikinci sınıf düzeyindeki öğrenciler ile üçüncü ve dördüncü sınıf düzeyindeki öğrenciler için yapılacak grup tarama sınavı, uygulama tarihi ve uygulanış şekli bakımından farklı olacak.

Buna göre, birinci ve ikinci sınıf düzeyinde olup gözlem formu doldurulan ve grup tarama sınavına alınacak öğrencilerin listesi Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilecek.

İl tanılama sınav komisyonları tarafından 14 Aralık 2015-8 Ocak 2016 tarihleri arasında öğrencilerin sınava girecekleri yer, tarih ve saat ile ilgili bilgiler düzenlenerek devam ettikleri örgün eğitim kurumunca velilerine duyurulacak.

Birinci ve ikinci sınıflar grup tarama sınavı, il tanılama sınav komisyonu tarafından velilere verilen tarih ve uygulama yerlerinde, 10-20 kişilik gruplara elektronik ortamda tablet uygulaması ile 11 Ocak 2016-29 Nisan 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Birinci ve ikinci sınıflar grup tarama sınav sonuçları, 5 Mayıs 2016'da http://www.meb.gov.tr adresinden öğrenilebilecek.

Üçüncü ve dördüncü sınıf düzeyi için grup tarama sınavı, merkezi sınav şeklinde uygulanacak. Üçüncü ve dördüncü sınıflar BİLSEM grup tarama sınavı 14 Şubat 2016'da saat 10.00'da 81 il ve ilçe merkezlerinde yapılacak. 300 puan üzerinden değerlendirmenin yapılacağı sınav sonuçları 9 Mart 2016'da açıklanacak.

Üçüncü ve dördüncü sınıflar için grup tarama sonuçları açıklandıktan sonra İl Tanılama Komisyonunca öğrencilerin, 21-30 Mart 2016'da yetenek alanlarına göre randevuları düzenlenecek. Bu öğrencilerin yetenek alanlarına göre bireysel incelemeleri, 4 Nisan 2016-24 Haziran 2016 tarihleri arasında yapılacak ve 10 Ağustos 2016'da sonuçlar açıklanacak.

Birinci ve ikinci sınıflar için yetenek alanlarına göre öğrencilerin bireysel incelemeleri 23 Mayıs 2016-8 Temmuz 2016 arasında yapılacak ve 10 Ağustos 2016'da, bireysel inceleme sonucunda BİLSEM'lere yerleşme hakkı kazanan öğrenciler açıklanacak.

> MEB 1. sınıflara da özel yetenek sınavı yapacak

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) alınacak özel yetenekli öğrencilerin belirlenmesi için yapılacak değerlendirme sınavlarına, bu yıldan itibaren ilkokul birinci sınıf öğrencileri de girebilecek.

Bakanlığın yeni düzenlemesiyle birinci ve ikinci sınıflar, elektronik ortamda tablet uygulaması ile sınava girecek. Üçüncü ve dördüncü sınıflar ise 14 Şubat 2016'da 81 ilde yapılacak merkezi sınavla seçilecek.

MEB, 2015-2016 Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama Kılavuzu'nu internet sitesinden yayımladı.

Kılavuza göre, 2014-2015 eğitim öğretim yılında ilk defa merkezi sınavla ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf seviyelerinden öğrenci seçimi yapıldı ve yeterli performans gösteren öğrenciler bireysel değerlendirmeye alındı. 2015-2016 eğitim öğretim yılından itibaren MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından BİLSEM'e öğrenci seçimine birinci sınıflar da dahil edildi.

Bu yıl birinci ve ikinci sınıflar ile üçüncü ve dördüncü sınıflar için merkezi sınavlar farklı tarihlerde yapılacak. İllerde BİLSEM'e yerleştirilecek öğrencilerin tanılama süreçleri ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere "İl Tanılama Sınav Komisyonu" oluşturulacak.

Bilim ve sanat merkezlerine aday gösterme

2015-2016 eğitim öğretim yılında ilkokul birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfa devam edip resim, müzik ve genel zihinsel yetenek alanlarında akranlarından ileri düzeyde farklılık gösterdiği düşünülen öğrencilerin sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilmesiyle BİLSEM'e öğrenci seçim süreci başlayacak.

Birinci ve ikinci sınıf düzeyinde sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilecek öğrencilerin yetenek alanlarına göre (resim yetenek, müzik yetenek, genel zihinsel yetenek) gözlem formları, 9 Kasım-27 Kasım günleri arasında e-okul sistemi üzerinden doldurulacak. Bir öğrenci en fazla iki yetenek alanından aday gösterilebilecek.

Birinci ve ikinci sınıfa devam edip yetenek alanlarına göre aday gösterilen ve e-okul sistemi üzerinden gözlem formu doldurulan öğrencilerden grup tarama sınavına girecek olanların listesi, 10 Aralık 2015 tarihinde http://www.meb.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.

Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin seçimi

Üçüncü ve dördüncü sınıf düzeyinde olup aday gösterilen ve Bilim ve Sanat Merkezi Grup Tarama Sınavına girecek öğrencilerin velileri tarafından 35 lira sınav ücreti 9 Kasım-27 Kasım 2015 tarihleri arasında yatırılacak.

Bu sınıflar düzeyinde sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilen ve belirtilen banka hesaplarına ücretlerini yatıran öğrencilerin yetenek alanlarına göre (resim, müzik, genel yetenek) gözlem formları, aynı tarihler arasında e-okul sistemi üzerinden doldurulacak. Merkezi sınava gireceklerin listesi 6 Ocak 2016'da http://www.meb.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.

BİLSEM'e öğrenci seçerken tabletle sınav yapılacak

Bilim ve sanat merkezlerine 2015-2016 eğitim öğretim yılında öğrenci seçim süreci, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıfa devam eden ve sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilen öğrenciler için Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yayımladığı takvim doğrultusunda iki aşamada gerçekleştirilecek.

Birinci aşamada, sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilen öğrenciler grup tarama sınavına girecek. Sınav sonuçlarına göre belirlenen öğrencilerin yetenek alanlarına göre ( resim, müzik ve genel zihinsel yetenek) bireysel değerlendirmeye alınması ile süreç tamamlanacak.

Kademelere göre süreç farklı işleyecek

Birinci ve ikinci sınıf düzeyindeki öğrenciler ile üçüncü ve dördüncü sınıf düzeyindeki öğrenciler için yapılacak grup tarama sınavı, uygulama tarihi ve uygulanış şekli bakımından farklı olacak.

Buna göre, birinci ve ikinci sınıf düzeyinde olup gözlem formu doldurulan ve grup tarama sınavına alınacak öğrencilerin listesi Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilecek.

İl tanılama sınav komisyonları tarafından 14 Aralık 2015-8 Ocak 2016 tarihleri arasında öğrencilerin sınava girecekleri yer, tarih ve saat ile ilgili bilgiler düzenlenerek devam ettikleri örgün eğitim kurumunca velilerine duyurulacak.

Birinci ve ikinci sınıflar grup tarama sınavı, il tanılama sınav komisyonu tarafından velilere verilen tarih ve uygulama yerlerinde, 10-20 kişilik gruplara elektronik ortamda tablet uygulaması ile 11 Ocak 2016-29 Nisan 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Birinci ve ikinci sınıflar grup tarama sınav sonuçları, 5 Mayıs 2016'da http://www.meb.gov.tr adresinden öğrenilebilecek.

Üçüncü ve dördüncü sınıf düzeyi için grup tarama sınavı, merkezi sınav şeklinde uygulanacak. Üçüncü ve dördüncü sınıflar BİLSEM grup tarama sınavı 14 Şubat 2016'da saat 10.00'da 81 il ve ilçe merkezlerinde yapılacak. 300 puan üzerinden değerlendirmenin yapılacağı sınav sonuçları 9 Mart 2016'da açıklanacak.

Üçüncü ve dördüncü sınıflar için grup tarama sonuçları açıklandıktan sonra İl Tanılama Komisyonunca öğrencilerin, 21-30 Mart 2016'da yetenek alanlarına göre randevuları düzenlenecek. Bu öğrencilerin yetenek alanlarına göre bireysel incelemeleri, 4 Nisan 2016-24 Haziran 2016 tarihleri arasında yapılacak ve 10 Ağustos 2016'da sonuçlar açıklanacak.

Birinci ve ikinci sınıflar için yetenek alanlarına göre öğrencilerin bireysel incelemeleri 23 Mayıs 2016-8 Temmuz 2016 arasında yapılacak ve 10 Ağustos 2016'da, bireysel inceleme sonucunda BİLSEM'lere yerleşme hakkı kazanan öğrenciler açıklanacak.

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ekim 2015 17:18

Gösterim: 5498

Türkiye'nin OECD Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mithat Rende, eğitim ve bilimin her zaman Türkiye'nin kültürünün bir parçası olduğunu belirterek, Türkiye'nin G-20 Dönem Başkanlığı'nı yürütürken bu konuya özel önem verdiğini bildirdi.

bilim egitimTürkiye'nin OECD Daimi Temsilciliği, OECD Sekretaryası ve uluslararası bir danışmanlık şirketi olan APCO Worldwide tarafından Paris'teki OECD merkezinde "Eğitimin Kapsayıcı Büyüme ve Sürdürülebilir Kalkınmadaki Rolü" konulu çalıştay düzenlendi.

Çalıştayın açılışında konuşma yapan Büyükelçi Rende, Türkiye'nin G-20 Dönem Başkanlığı önceliklerinin kapsayıcılık, uygulama ve yatırım olduğunu dile getirerek, diğer taraftan Türkiye'nin bu dönemde eğitime ve eğitim konusundaki imkanların arttırılması konusuna özel önem verdiğini kaydetti. Rende, "Nedeni çok basit. Eğitim, kapsayıcı büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı güçlendirici bir role sahip" dedi.

Türkiye'nin G-20 Dönem Başkanlığı süresi içindeki hedeflerini gerçekleştirebilmek için birçok alanda OECD ile iş birliği yaptığını anlatan Rende, OECD'nin bu alandaki çalışmalarının uluslararası çapta büyük takdir topladığını kaydetti.

Eğitimin öneminin son yıllarda çok daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Rende, yüksek kalitede eğitimin herkese sağlanabilmesi durumunda, ekonomik büyümenin bütün sosyal katmanlara ulaşacağını kaydetti.

"Eğitim ve bilim her zaman bizim kültürümüzün bir parçası olmuştur" diyen Rende, 14 yüzyıl önce Hz. Muhammed'in "İlim Çin'de de olsa arayın" dediğini anımsattı.

OECD Genel Sekreter Yardımcısı Stefan Kapferer’in de açılış konuşması yaptığı çalıştaya, OECD yöneticileri ve pek çok ülkeden uzman katıldı.

Çalıştayda; eğitimin ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmada artan önemi ışığında, eğitim ana başlığında, beceriler, inovasyon, verimlilik, teknoloji, beşeri ve entelektüel sermaye gibi konular ele alındı.

Çalıştayla, konunun uzmanları arasında diyalog ve fikir teatisine imkan sağlanması ve bu alanda yürütülmekte olan çalışmalara katkıda bulunulması hedeflendi.

> Eğitim ve bilim hep kültürümüzün bir parçası oldu

Türkiye'nin OECD Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mithat Rende, eğitim ve bilimin her zaman Türkiye'nin kültürünün bir parçası olduğunu belirterek, Türkiye'nin G-20 Dönem Başkanlığı'nı yürütürken bu konuya özel önem verdiğini bildirdi.

bilim egitimTürkiye'nin OECD Daimi Temsilciliği, OECD Sekretaryası ve uluslararası bir danışmanlık şirketi olan APCO Worldwide tarafından Paris'teki OECD merkezinde "Eğitimin Kapsayıcı Büyüme ve Sürdürülebilir Kalkınmadaki Rolü" konulu çalıştay düzenlendi.

Çalıştayın açılışında konuşma yapan Büyükelçi Rende, Türkiye'nin G-20 Dönem Başkanlığı önceliklerinin kapsayıcılık, uygulama ve yatırım olduğunu dile getirerek, diğer taraftan Türkiye'nin bu dönemde eğitime ve eğitim konusundaki imkanların arttırılması konusuna özel önem verdiğini kaydetti. Rende, "Nedeni çok basit. Eğitim, kapsayıcı büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı güçlendirici bir role sahip" dedi.

Türkiye'nin G-20 Dönem Başkanlığı süresi içindeki hedeflerini gerçekleştirebilmek için birçok alanda OECD ile iş birliği yaptığını anlatan Rende, OECD'nin bu alandaki çalışmalarının uluslararası çapta büyük takdir topladığını kaydetti.

Eğitimin öneminin son yıllarda çok daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Rende, yüksek kalitede eğitimin herkese sağlanabilmesi durumunda, ekonomik büyümenin bütün sosyal katmanlara ulaşacağını kaydetti.

"Eğitim ve bilim her zaman bizim kültürümüzün bir parçası olmuştur" diyen Rende, 14 yüzyıl önce Hz. Muhammed'in "İlim Çin'de de olsa arayın" dediğini anımsattı.

OECD Genel Sekreter Yardımcısı Stefan Kapferer’in de açılış konuşması yaptığı çalıştaya, OECD yöneticileri ve pek çok ülkeden uzman katıldı.

Çalıştayda; eğitimin ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmada artan önemi ışığında, eğitim ana başlığında, beceriler, inovasyon, verimlilik, teknoloji, beşeri ve entelektüel sermaye gibi konular ele alındı.

Çalıştayla, konunun uzmanları arasında diyalog ve fikir teatisine imkan sağlanması ve bu alanda yürütülmekte olan çalışmalara katkıda bulunulması hedeflendi.

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ekim 2015 14:56

Gösterim: 1258

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, Şubat’taki öğretmen atamalarına ilişkin, "Kamuoyunda bütün öğretmenleri doğu ve güneydoğuya atacağız şeklinde bir algı var. Bu kesinlikle yanlış. Öğretmenleri 81 ile atayacağız" dedi.

hamza gazetecilerMEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, MEB Sakıp Sabancı Basın Merkezinde öğretmen atamalarına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Ağustos’taki 37 bin atama sonrası yöneticilerle birlikte öğretmen sayısının 894 bin 511'e ulaştığını belirten Aydoğdu, bakanlığa geçen yıl yer değişikliği için 375 bin öğretmenin başvurduğunu, bu yıl ise sayının 303 bin olduğunu bildirdi.

Aydoğdu, "2014'te 150 bin öğretmenin, 2015'te de 190 bin öğretmenimizin yerini değiştirdik. Böylesine ciddi bir organizasyon ve yılda 2-3 bin yer değiştiren bakanlıkların yanında MEB'in yer değişikliğine baktığımızda çok ciddi bir fark var" ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın göreve gelmesiyle genel müdürlükte ciddi bir profil değişikliği olduğunu vurgulayan Aydoğdu, atama bekleyen ve mevcut öğretmenlerle iyi bir iletişim ağlarının bulunduğunu söyledi.

Sosyal medyadan 30 bin öğretmen atamasına ilişkin paylaşım yaptığını ve yorumlarda olumsuz bir eleştiri bulunmadığını anlatan Aydoğdu, "Bu MEB'in, Bakan Avcı'nın ve İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün ekip olarak öğretmenlerle nasıl iletişim kurduğuna en güzel kanıttır" diye konuştu.

Aydoğdu, alandan gelen makul isteklere Bakan Avcı'nın talimatıyla anında cevap verdiklerini bildirdi.

Müdürlük için 2 sınav doğru değil

Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelik'te yapılan değişikliklere de değinen Aydoğdu, yönetmeliğe her kesimden olumlu dönüşler aldıklarını kaydetti.

Yönetmelikle hiyerarşik yapı oluşturduklarının altını çizen Aydoğdu, müdür yardımcılığı için merkezi yazılı sınav getirdiklerini belirtti. Aydoğdu, müdür yardımcılığı yapmayanların da okul müdürü olamayacağını dile getirdi.

"Okul müdürlüğüne neden sınav getirilmediği" şeklinde eleştiriler yapıldığını ifade eden Aydoğdu, "Okul müdür yardımcılarından müdür seçeceğimiz için, müdür de otomatik olarak sınavı kazananlar arasından seçileceği için, iki kez sınavın yapılmasının doğru olmayacağını düşünüyoruz" dedi.

Şubat’ta atanacak 30 bin öğretmen

Bakan Avcı'nın Şubat’taki 30 bin öğretmen atamasına ilişkin genel müdürlüğe talimat verdiğini söyleyen Aydoğdu, çalışmalarının dün itibarıyla tamamlandığını bildirdi.

Şubat’ta atanacak 30 bin aday öğretmenin, tecrübelilerin yanında 4 ay staj yapmasına ilişkin çalışmanın yol haritasını belirlediklerini açıklayan Aydoğdu, yönetmelikte gerçekleştirilecek değişikliklerin belirlendiğini, bunları Bakan Avcı'ya sunacaklarını kaydetti.

Atamalardan sonra öğretmenlerin uyum problemi yaşadığını anlatan Aydoğdu, "Uyum probleminin sonunda da hemen o bölgeyi terk etmek istiyor. İkincisi, mesleğine karşı çok ciddi anlamda bir ön yargı oluşuyor" değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Birliği ülkelerinde öğretmenlerin mezun olduktan sonra uygulama eğitiminden geçirildiğini, ABD'de ise 5'te birinin, göreve başladığı anda öğretmenliği bıraktığını ifade eden Aydoğdu, bu nedenle eğitim için uygulamanın önem taşıdığını vurguladı.

Uygulamanın benzerinin 1898 ve 1913'te yapıldığını, mezunlara 6 ay uygulamalı eğitim verildiğini dile getiren Aydoğdu, Finlandiya'nın 1913'teki uygulamayı halen birebir sürdürdüğünü belirtti.

Şubat’tan itibaren öğretmen atama süreci

Öğretmenliğin yaşanılarak öğrenildiğini kaydeden Aydoğdu, Şubat atamasından itibaren işleyecek süreci şöyle anlattı:

"Şubat’ta öğretmenlerimizi atayacağız. Atarken öğretmenlerden 2 tercih alacağız. Bir, stajı nerede yapmak istiyorsunuz? Kamuoyunda sanki bütün öğretmenleri doğu ve güneydoğuya atacağız şeklinde bir algı var. Bu kesinlikle yanlış. Öğretmenleri 81 ile atayacağız. Öğretmenler de 81 ilde isterlerse tecrübeli öğretmenlerle 4 aylarını geçirebilecekler. İkinci tercihlerinde de hangi ile, hangi okula gitmek istiyorlar, onu alacağız. Tek kararname çıkacak ama alt kararnamede iki başlık olacak. Staj yapmak istediği il ve atandığı okul."

Tecrübeli öğretmenler nasıl seçilecek?

Kararname çıktıktan sonra yönergede bu kişilere danışmanlık yapacak tecrübeli öğretmenlerin niteliklerini belirleyeceklerini bildiren Aydoğdu, şöyle devam etti:

"Bu konuda 'En az 5, 6 ya da 7 yıl öğretmenlik yapanlar arasından, kendi ya da yakın branştan öğretmenler seçilecek' diyeceğiz. Bu öğretmenler ile öğretmen adaylarımızı birbiriyle eşleştireceğiz. Üç gün bu öğretmenlerimiz okulda öğretmenlerle derse gidecek. Dördüncü günü okul müdür yardımcıları ve müdürlerle beraber geçirecekler. Beşinci gün de il ve ilçe milli eğitim müdürlerimizle beraber olacaklar. Ana hatları bu. Şubat’ta alacağımız 30 bin öğretmeni böyle başlatacağız."

Uygulamayla öğretmenlerin göreve başladıkları andan itibaren maaşlarını alacağını ve bu sürenin stajyerlikten sayılacağını duyuran Aydoğdu, "Şubat’ta başlayanlar Eylül’de, Ağustos’ta atananlar ise yarıyılda okula başlayacak. Bu döngü silsileli şekilde geldiği için de eğitim öğretimin gidişatında herhangi aksama olmayacak" dedi.

Aydoğdu, "Öğretmenlerin ilk 4 ayını, kendi memleketlerinde mi yoksa görev yerlerinde mi geçireceği" sorusuna, "İki formül de var. Mesela öğretmenler tercih ettiğinde, 'Burası öğretmen potansiyeli açısından size uygun değil', yönlendirip 'Buraya da gidebilirsiniz' de diyebiliriz" yanıtını verdi.

İhtiyacımız kadar talep ediyoruz

"Ağustos’ta öğretmenlerin yüzde 70'inin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine atandığının" anımsatılması ve "Şubat atamasında da benzer bir oranın gözetilip gözetilmeyeceğinin" sorulması üzerine Aydoğdu, buna ilişkin net oranların verilemeyeceğini, dengelerin değişebileceğini belirtti.

"Meclis'ten 2016 için toplam kaç öğretmen kadrosu isteneceği" sorusunu yanıtlayan Aydoğdu, şunları kaydetti:

"İhtiyacımız kadar talep ediyoruz. Ama kural şu, her yıl bütçeden bütün bakanlıklara verilen bir kadro var. Bu kadronun yüzde 50'si MEB'e veriliyor. Yetiyor mu? Yetmiyor. Yetmediği için de sürekli ek kadro istiyoruz. Son 3 yılda hem Şubat’ta hem Ağustos’ta yaptığımız öğretmen atamaları ortalama 50-52 bin arasında. Sayın Bakanımız da açıkladı. Cumhuriyet tarihi boyunca, görev süresinde en çok atama yapan bakan, Sayın Nabi Avcı. Son 3 yılın ortalamasına baktığımızda yıllık atama sayısı 50-52 bin olduğunda, 30 bin atanırsa geri kalan rakam da ağustosta atanabilir diye düşünüyorum. Bu artadabilir azaladabilir. Bazen 'Şubat’ta 10 bin atama olacak' diyoruz. Bazen 15, 20, bazen 30 bin oluyor. O günkü şartlara göre de değişiyor. Bugünden rakam verip kendimizi bağlamamız doğru değil. Ama ilkesel olarak hem ağustosta hem Şubat’ta atama yapıyoruz. Bu artık gelenek haline geldi."

Aydoğdu, "37 bin atama sonrası Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine gidip, terör olaylarından etkilenerek dönenlerin olup olmadığı" sorusu üzerine, provokasyonlara rağmen, atanan ancak gitmeyen 40 kişi bulunduğunu söyledi.

Bunu "çok büyük başarı" şeklinde nitelendiren Aydoğdu, milletin zor zamanlarda daha fazla kenetlendiğini, bölge halkı ve MEB yetkililerin atanan öğretmenlerin sorun yaşamaması için seferber olduğunu dile getirdi.

Öğretmenlik hakkını kaybeden 50 kişi var

Göreve başlamak için tanınan sürede mazereti bulunanların bakanlığa gerekli evrakı ulaştırdığını anlatan Aydoğdu, "Bu 40 kişinin dışında Türkiye genelinde ataması yapıldığı halde gitmediğinden öğretmenlik hakkı kaybolan 50 kişi var. Bu rakam her yıl ortalama 90 ile 100 arasında değişiyor, bunu geçmiyor. Onun dışında herhangi problem yok. Bu 37 bin atamamızın yaklaşık yüzde 99'u göreve başladı" şeklinde konuştu.

Aydoğdu, "Şubat ataması için yönetmelikte düzenleme yapılıp yapılmayacağı" sorusuna da "Yılda iki kez atamayla ilgili bizi kanunlarda veya yönetmelikte bağlayan herhangi bir sınırlılık yok" yanıtını verdi.

Atama bekleyen eğitim fakültesi mezunu 274 bin kişi var

"Öğretmen ihtiyacı ve atamayı bekleyen aday öğretmenlerin sayısına" ilişkin Aydoğdu, şu ifadeleri kullandı:

"37 bin atamadan sonra şu anda 95 bin 624 öğretmen ihtiyacımız var. 2015 KPSS'ye giren öğretmen adayı, potansiyel aday 417 bin. Eğitim fakültesi mezunu olup da bekleyen aday sayısı 274 bin. Diğerleri başka fakülte mezunu olup, uzaktan eğitimle pedagojik formasyon alanlar. Yeni istihdam kapısı, özel okullar. Bu yıl özel okullarda yüzde 41 artış sağlandı. Bu sene yeni okullar, sınıflar açıldı. Biz normları da güncelliyoruz. 11 Kasım itibarıyla Türkiye genelindeki normlar da güncellendiğinde, rakam ortaya çıkacak. Ama son iki yıllık rakama baktığımızda, 95 bin ila 115-117 bin arasında değişiyor. Şu anda potansiyel olarak eğitim fakültesi olup ve dışarıdan gelen, bekleyen, 37 bini çıktığımızda, yaklaşık 370 bin potansiyel adayımız var."

Branşlar henüz netleşmedi

Bakan Avcı'nın "Sınav yapanla ders anlatan öğretmeni ayıracağız" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması ve "Bunun için ayrı öğretmen istihdam edilip edilmeyeceğinin" sorulması üzerine de Aydoğdu, "Bu kadroların içinde olacak. Ama onları Ölçme ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü ile konuşup, nasıl istihdam ederiz, sınıfa mı sokarız, yoksa önce merkezden alıp sonra mı Ölçme Değerlendirme biriminde değerlendirip sonra mı okula göndeririz, bunu o daireyle konuşuyoruz. Ama bu kadroların içinde ayrıca bir kadro onlara tahsis etmeyeceğiz" karşılığını verdi.

"Şubat atamasındaki branşların belirlenmesine" ilişkin soruyu yanıtlayan Aydoğdu, branşların henüz netleşmediğini söyledi.

Aydoğdu, "Bakanlıktaki bütün bürokratlara, bakana, müsteşara hızlı ulaştıkları ve ulaşacak başka kapı bulamadıkları için hep biz eleştiriliyoruz. Çünkü kim ararsa arasın, kimin problemi olursa olsun, bize bir şekilde ulaşıyor" değerlendirmesini yaptı.

Ülke genelinde toplam öğretmen sayısında problem bulunmadığını, dağılımıyla ilgili sorun olduğunu vurgulayan Aydoğdu, 30 büyükşehrin ana merkezlerinde ciddi yığılma meydana geldiğini ifade etti.

"Türkiye'de öğretmen ihtiyacının azaldığının ancak atamayı bekleyenlerin bulunduğunun" hatırlatılması üzerine Aydoğdu, bunu sadece bakanlığın çözemeyeceğini, özel okulların teşvik edilmesi, eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması ve pedagojik formasyon verilirken daha titiz davranılması gerektiğini kaydetti.

Şubat atamaları ikinci dönem başlamadan yapılacak

Aydoğdu, Şubat atamasının kesin tarihinin belirlenmediğini ancak ikinci dönem başlamadan yapılacağını bildirdi.

"Öğretmen Akademisine ilişkin çalışmaların" sorulması üzerine Aydoğdu, Bakan Avcı'nın talimatları doğrultusunda Öğretmen Yetiştirme ile İnsan Kaynakları genel müdürlükleri, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı ve eğitim dairelerin bu konuda çalışacağını anlattı.

> Öğretmen atamaları 81 ile yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, Şubat’taki öğretmen atamalarına ilişkin, "Kamuoyunda bütün öğretmenleri doğu ve güneydoğuya atacağız şeklinde bir algı var. Bu kesinlikle yanlış. Öğretmenleri 81 ile atayacağız" dedi.

hamza gazetecilerMEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, MEB Sakıp Sabancı Basın Merkezinde öğretmen atamalarına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Ağustos’taki 37 bin atama sonrası yöneticilerle birlikte öğretmen sayısının 894 bin 511'e ulaştığını belirten Aydoğdu, bakanlığa geçen yıl yer değişikliği için 375 bin öğretmenin başvurduğunu, bu yıl ise sayının 303 bin olduğunu bildirdi.

Aydoğdu, "2014'te 150 bin öğretmenin, 2015'te de 190 bin öğretmenimizin yerini değiştirdik. Böylesine ciddi bir organizasyon ve yılda 2-3 bin yer değiştiren bakanlıkların yanında MEB'in yer değişikliğine baktığımızda çok ciddi bir fark var" ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın göreve gelmesiyle genel müdürlükte ciddi bir profil değişikliği olduğunu vurgulayan Aydoğdu, atama bekleyen ve mevcut öğretmenlerle iyi bir iletişim ağlarının bulunduğunu söyledi.

Sosyal medyadan 30 bin öğretmen atamasına ilişkin paylaşım yaptığını ve yorumlarda olumsuz bir eleştiri bulunmadığını anlatan Aydoğdu, "Bu MEB'in, Bakan Avcı'nın ve İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün ekip olarak öğretmenlerle nasıl iletişim kurduğuna en güzel kanıttır" diye konuştu.

Aydoğdu, alandan gelen makul isteklere Bakan Avcı'nın talimatıyla anında cevap verdiklerini bildirdi.

Müdürlük için 2 sınav doğru değil

Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelik'te yapılan değişikliklere de değinen Aydoğdu, yönetmeliğe her kesimden olumlu dönüşler aldıklarını kaydetti.

Yönetmelikle hiyerarşik yapı oluşturduklarının altını çizen Aydoğdu, müdür yardımcılığı için merkezi yazılı sınav getirdiklerini belirtti. Aydoğdu, müdür yardımcılığı yapmayanların da okul müdürü olamayacağını dile getirdi.

"Okul müdürlüğüne neden sınav getirilmediği" şeklinde eleştiriler yapıldığını ifade eden Aydoğdu, "Okul müdür yardımcılarından müdür seçeceğimiz için, müdür de otomatik olarak sınavı kazananlar arasından seçileceği için, iki kez sınavın yapılmasının doğru olmayacağını düşünüyoruz" dedi.

Şubat’ta atanacak 30 bin öğretmen

Bakan Avcı'nın Şubat’taki 30 bin öğretmen atamasına ilişkin genel müdürlüğe talimat verdiğini söyleyen Aydoğdu, çalışmalarının dün itibarıyla tamamlandığını bildirdi.

Şubat’ta atanacak 30 bin aday öğretmenin, tecrübelilerin yanında 4 ay staj yapmasına ilişkin çalışmanın yol haritasını belirlediklerini açıklayan Aydoğdu, yönetmelikte gerçekleştirilecek değişikliklerin belirlendiğini, bunları Bakan Avcı'ya sunacaklarını kaydetti.

Atamalardan sonra öğretmenlerin uyum problemi yaşadığını anlatan Aydoğdu, "Uyum probleminin sonunda da hemen o bölgeyi terk etmek istiyor. İkincisi, mesleğine karşı çok ciddi anlamda bir ön yargı oluşuyor" değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Birliği ülkelerinde öğretmenlerin mezun olduktan sonra uygulama eğitiminden geçirildiğini, ABD'de ise 5'te birinin, göreve başladığı anda öğretmenliği bıraktığını ifade eden Aydoğdu, bu nedenle eğitim için uygulamanın önem taşıdığını vurguladı.

Uygulamanın benzerinin 1898 ve 1913'te yapıldığını, mezunlara 6 ay uygulamalı eğitim verildiğini dile getiren Aydoğdu, Finlandiya'nın 1913'teki uygulamayı halen birebir sürdürdüğünü belirtti.

Şubat’tan itibaren öğretmen atama süreci

Öğretmenliğin yaşanılarak öğrenildiğini kaydeden Aydoğdu, Şubat atamasından itibaren işleyecek süreci şöyle anlattı:

"Şubat’ta öğretmenlerimizi atayacağız. Atarken öğretmenlerden 2 tercih alacağız. Bir, stajı nerede yapmak istiyorsunuz? Kamuoyunda sanki bütün öğretmenleri doğu ve güneydoğuya atacağız şeklinde bir algı var. Bu kesinlikle yanlış. Öğretmenleri 81 ile atayacağız. Öğretmenler de 81 ilde isterlerse tecrübeli öğretmenlerle 4 aylarını geçirebilecekler. İkinci tercihlerinde de hangi ile, hangi okula gitmek istiyorlar, onu alacağız. Tek kararname çıkacak ama alt kararnamede iki başlık olacak. Staj yapmak istediği il ve atandığı okul."

Tecrübeli öğretmenler nasıl seçilecek?

Kararname çıktıktan sonra yönergede bu kişilere danışmanlık yapacak tecrübeli öğretmenlerin niteliklerini belirleyeceklerini bildiren Aydoğdu, şöyle devam etti:

"Bu konuda 'En az 5, 6 ya da 7 yıl öğretmenlik yapanlar arasından, kendi ya da yakın branştan öğretmenler seçilecek' diyeceğiz. Bu öğretmenler ile öğretmen adaylarımızı birbiriyle eşleştireceğiz. Üç gün bu öğretmenlerimiz okulda öğretmenlerle derse gidecek. Dördüncü günü okul müdür yardımcıları ve müdürlerle beraber geçirecekler. Beşinci gün de il ve ilçe milli eğitim müdürlerimizle beraber olacaklar. Ana hatları bu. Şubat’ta alacağımız 30 bin öğretmeni böyle başlatacağız."

Uygulamayla öğretmenlerin göreve başladıkları andan itibaren maaşlarını alacağını ve bu sürenin stajyerlikten sayılacağını duyuran Aydoğdu, "Şubat’ta başlayanlar Eylül’de, Ağustos’ta atananlar ise yarıyılda okula başlayacak. Bu döngü silsileli şekilde geldiği için de eğitim öğretimin gidişatında herhangi aksama olmayacak" dedi.

Aydoğdu, "Öğretmenlerin ilk 4 ayını, kendi memleketlerinde mi yoksa görev yerlerinde mi geçireceği" sorusuna, "İki formül de var. Mesela öğretmenler tercih ettiğinde, 'Burası öğretmen potansiyeli açısından size uygun değil', yönlendirip 'Buraya da gidebilirsiniz' de diyebiliriz" yanıtını verdi.

İhtiyacımız kadar talep ediyoruz

"Ağustos’ta öğretmenlerin yüzde 70'inin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine atandığının" anımsatılması ve "Şubat atamasında da benzer bir oranın gözetilip gözetilmeyeceğinin" sorulması üzerine Aydoğdu, buna ilişkin net oranların verilemeyeceğini, dengelerin değişebileceğini belirtti.

"Meclis'ten 2016 için toplam kaç öğretmen kadrosu isteneceği" sorusunu yanıtlayan Aydoğdu, şunları kaydetti:

"İhtiyacımız kadar talep ediyoruz. Ama kural şu, her yıl bütçeden bütün bakanlıklara verilen bir kadro var. Bu kadronun yüzde 50'si MEB'e veriliyor. Yetiyor mu? Yetmiyor. Yetmediği için de sürekli ek kadro istiyoruz. Son 3 yılda hem Şubat’ta hem Ağustos’ta yaptığımız öğretmen atamaları ortalama 50-52 bin arasında. Sayın Bakanımız da açıkladı. Cumhuriyet tarihi boyunca, görev süresinde en çok atama yapan bakan, Sayın Nabi Avcı. Son 3 yılın ortalamasına baktığımızda yıllık atama sayısı 50-52 bin olduğunda, 30 bin atanırsa geri kalan rakam da ağustosta atanabilir diye düşünüyorum. Bu artadabilir azaladabilir. Bazen 'Şubat’ta 10 bin atama olacak' diyoruz. Bazen 15, 20, bazen 30 bin oluyor. O günkü şartlara göre de değişiyor. Bugünden rakam verip kendimizi bağlamamız doğru değil. Ama ilkesel olarak hem ağustosta hem Şubat’ta atama yapıyoruz. Bu artık gelenek haline geldi."

Aydoğdu, "37 bin atama sonrası Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine gidip, terör olaylarından etkilenerek dönenlerin olup olmadığı" sorusu üzerine, provokasyonlara rağmen, atanan ancak gitmeyen 40 kişi bulunduğunu söyledi.

Bunu "çok büyük başarı" şeklinde nitelendiren Aydoğdu, milletin zor zamanlarda daha fazla kenetlendiğini, bölge halkı ve MEB yetkililerin atanan öğretmenlerin sorun yaşamaması için seferber olduğunu dile getirdi.

Öğretmenlik hakkını kaybeden 50 kişi var

Göreve başlamak için tanınan sürede mazereti bulunanların bakanlığa gerekli evrakı ulaştırdığını anlatan Aydoğdu, "Bu 40 kişinin dışında Türkiye genelinde ataması yapıldığı halde gitmediğinden öğretmenlik hakkı kaybolan 50 kişi var. Bu rakam her yıl ortalama 90 ile 100 arasında değişiyor, bunu geçmiyor. Onun dışında herhangi problem yok. Bu 37 bin atamamızın yaklaşık yüzde 99'u göreve başladı" şeklinde konuştu.

Aydoğdu, "Şubat ataması için yönetmelikte düzenleme yapılıp yapılmayacağı" sorusuna da "Yılda iki kez atamayla ilgili bizi kanunlarda veya yönetmelikte bağlayan herhangi bir sınırlılık yok" yanıtını verdi.

Atama bekleyen eğitim fakültesi mezunu 274 bin kişi var

"Öğretmen ihtiyacı ve atamayı bekleyen aday öğretmenlerin sayısına" ilişkin Aydoğdu, şu ifadeleri kullandı:

"37 bin atamadan sonra şu anda 95 bin 624 öğretmen ihtiyacımız var. 2015 KPSS'ye giren öğretmen adayı, potansiyel aday 417 bin. Eğitim fakültesi mezunu olup da bekleyen aday sayısı 274 bin. Diğerleri başka fakülte mezunu olup, uzaktan eğitimle pedagojik formasyon alanlar. Yeni istihdam kapısı, özel okullar. Bu yıl özel okullarda yüzde 41 artış sağlandı. Bu sene yeni okullar, sınıflar açıldı. Biz normları da güncelliyoruz. 11 Kasım itibarıyla Türkiye genelindeki normlar da güncellendiğinde, rakam ortaya çıkacak. Ama son iki yıllık rakama baktığımızda, 95 bin ila 115-117 bin arasında değişiyor. Şu anda potansiyel olarak eğitim fakültesi olup ve dışarıdan gelen, bekleyen, 37 bini çıktığımızda, yaklaşık 370 bin potansiyel adayımız var."

Branşlar henüz netleşmedi

Bakan Avcı'nın "Sınav yapanla ders anlatan öğretmeni ayıracağız" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması ve "Bunun için ayrı öğretmen istihdam edilip edilmeyeceğinin" sorulması üzerine de Aydoğdu, "Bu kadroların içinde olacak. Ama onları Ölçme ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü ile konuşup, nasıl istihdam ederiz, sınıfa mı sokarız, yoksa önce merkezden alıp sonra mı Ölçme Değerlendirme biriminde değerlendirip sonra mı okula göndeririz, bunu o daireyle konuşuyoruz. Ama bu kadroların içinde ayrıca bir kadro onlara tahsis etmeyeceğiz" karşılığını verdi.

"Şubat atamasındaki branşların belirlenmesine" ilişkin soruyu yanıtlayan Aydoğdu, branşların henüz netleşmediğini söyledi.

Aydoğdu, "Bakanlıktaki bütün bürokratlara, bakana, müsteşara hızlı ulaştıkları ve ulaşacak başka kapı bulamadıkları için hep biz eleştiriliyoruz. Çünkü kim ararsa arasın, kimin problemi olursa olsun, bize bir şekilde ulaşıyor" değerlendirmesini yaptı.

Ülke genelinde toplam öğretmen sayısında problem bulunmadığını, dağılımıyla ilgili sorun olduğunu vurgulayan Aydoğdu, 30 büyükşehrin ana merkezlerinde ciddi yığılma meydana geldiğini ifade etti.

"Türkiye'de öğretmen ihtiyacının azaldığının ancak atamayı bekleyenlerin bulunduğunun" hatırlatılması üzerine Aydoğdu, bunu sadece bakanlığın çözemeyeceğini, özel okulların teşvik edilmesi, eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması ve pedagojik formasyon verilirken daha titiz davranılması gerektiğini kaydetti.

Şubat atamaları ikinci dönem başlamadan yapılacak

Aydoğdu, Şubat atamasının kesin tarihinin belirlenmediğini ancak ikinci dönem başlamadan yapılacağını bildirdi.

"Öğretmen Akademisine ilişkin çalışmaların" sorulması üzerine Aydoğdu, Bakan Avcı'nın talimatları doğrultusunda Öğretmen Yetiştirme ile İnsan Kaynakları genel müdürlükleri, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı ve eğitim dairelerin bu konuda çalışacağını anlattı.

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ekim 2015 15:14

Gösterim: 1522

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Geliştirilen erken uyarı sistemi sayesinde, artık okullarımızda bulaşıcı hastalıklar ortaya çıktığı anda tespit edilerek yayılmadan kontrol altına alınabilecek" dedi.

okulBakan Müezzinoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi altyapısını kullanarak yeni nesiller için yepyeni bir uygulama başlattıklarını belirtti.

Uygulamayla okullarda bulaşıcı ve enfeksiyon kaynaklı hastalıkların önüne geçerek çocuklara daha sağlıklı eğitim ortamı sağlamayı amaçladıklarını anlatan Müezzinoğlu, okullardaki bulaşıcı hastalıkların ortaya çıktığı anda tespit edileceğini vurguladı.

Sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için daha önce de okullarda gazlı içeceklerin satışını yasakladıklarını, sağlıklı besinlerin de kantinlerde yer alması için yeni düzenlemeler yaptıklarını anımsatan Müezzinoğlu, "Geliştirilen erken uyarı sistemi sayesinde, artık okullarımızdaki bulaşıcı hastalıklar ortaya çıktığı anda tespit edilerek yayılmadan kontrol altına alınabilecek. Enfeksiyonlara sebep olan hastalıkların yayılmaması için okullarda sürekli hijyen ve temizlik denetimleri yapılacak. Uygulama ile okullardaki bulaşıcı hastalıkların önüne geçilecek'' diye konuştu.

Sistem nasıl çalışıyor

Bakan Müezzinoğlu, sistemin Milli Eğitimim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasındaki bilişim altyapısına dayandığını kaydetti.

Okullarda herhangi bir bulaşıcı hastalık tespit edildiğinde durumun anlık olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile değerlendirileceğini anlatan Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu noktadan sonra Sağlık Bakanlığı hastalığın yayılmaması için tüm tedbirleri alacak. Sistem otomatik olarak tespit edilen hastalığı mahremiyet çerçevesinde ilgili aile hekimine ve okulda gerekli önlemi almak üzere toplum sağlığı merkezine iletecek. Bu sayede tespit edilen bulaşıcı hastalıklar diğer öğrencilere yayılmadan kontrol altına alınabilecek. Sistem aynı zamanda çocukların aşı durumlarını, aşılama oranlarını okul bazında takip edecek. Geçmişte görülen domuz gribi, kuş gribi gibi hastalıkların yayılması yeni geliştirilen sistem sayesinde önlenebilecek."

> Okullarda bulaşıcı hastalıklar için erken uyarı sistemi

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Geliştirilen erken uyarı sistemi sayesinde, artık okullarımızda bulaşıcı hastalıklar ortaya çıktığı anda tespit edilerek yayılmadan kontrol altına alınabilecek" dedi.

okulBakan Müezzinoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi altyapısını kullanarak yeni nesiller için yepyeni bir uygulama başlattıklarını belirtti.

Uygulamayla okullarda bulaşıcı ve enfeksiyon kaynaklı hastalıkların önüne geçerek çocuklara daha sağlıklı eğitim ortamı sağlamayı amaçladıklarını anlatan Müezzinoğlu, okullardaki bulaşıcı hastalıkların ortaya çıktığı anda tespit edileceğini vurguladı.

Sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için daha önce de okullarda gazlı içeceklerin satışını yasakladıklarını, sağlıklı besinlerin de kantinlerde yer alması için yeni düzenlemeler yaptıklarını anımsatan Müezzinoğlu, "Geliştirilen erken uyarı sistemi sayesinde, artık okullarımızdaki bulaşıcı hastalıklar ortaya çıktığı anda tespit edilerek yayılmadan kontrol altına alınabilecek. Enfeksiyonlara sebep olan hastalıkların yayılmaması için okullarda sürekli hijyen ve temizlik denetimleri yapılacak. Uygulama ile okullardaki bulaşıcı hastalıkların önüne geçilecek'' diye konuştu.

Sistem nasıl çalışıyor

Bakan Müezzinoğlu, sistemin Milli Eğitimim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasındaki bilişim altyapısına dayandığını kaydetti.

Okullarda herhangi bir bulaşıcı hastalık tespit edildiğinde durumun anlık olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile değerlendirileceğini anlatan Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu noktadan sonra Sağlık Bakanlığı hastalığın yayılmaması için tüm tedbirleri alacak. Sistem otomatik olarak tespit edilen hastalığı mahremiyet çerçevesinde ilgili aile hekimine ve okulda gerekli önlemi almak üzere toplum sağlığı merkezine iletecek. Bu sayede tespit edilen bulaşıcı hastalıklar diğer öğrencilere yayılmadan kontrol altına alınabilecek. Sistem aynı zamanda çocukların aşı durumlarını, aşılama oranlarını okul bazında takip edecek. Geçmişte görülen domuz gribi, kuş gribi gibi hastalıkların yayılması yeni geliştirilen sistem sayesinde önlenebilecek."

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ekim 2015 14:03

Gösterim: 1783


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.