Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (EKPSS) engel durumuna göre adaylara ek süre verilecek. Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirlerin alındığını bildirdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, 27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) ile ilgili AA muhabirine bazı değerlendirmelerde bulundu.

2011 yılı sonunda, engellilerin adil bir rekabet ortamında yarışabilmesini sağlamak için Devlet Memurları Kanunu değiştirilerek engelliler için ayrı ve merkezi bir sınav uygulamasının getirildiğini anımsatan İslam, 2012'de ilk sınavın Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) adıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Yöntemi, felsefesi ve sonuçları itibarıyla ÖMSS'nin dünyada bir ilk olma özelliği taşıdığını vurgulayan İslam, soruların hazırlanmasından sınav süresinin belirlenmesine kadar adayların engel gruplarını dikkate alarak, sınav salonlarının ulaşılabilir tarzda düzenlenmesine kadar sınavın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirler alındığını söyledi.

''Engelli memur sayısı 32 bini aştı''

İki yıl içinde 13 bine yakın engellinin yeni memur olarak atanmasının sağlandığını belirten İslam, ''2002 itibarıyla engelli kontenjanında memur olarak çalışan engelli sayısı 5 bin 777 iken bu rakam bugün 32 bin 877’ye çıktı. Bir sınav ile 10 yılda yapılan yerleştirme kadar yerleştirme yapılabildi. Neredeyse yüzde 500’leri aşan bu artışlar hepimizin bileceği gibi dünyada ekonomik krizlerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildi'' diye konuştu.

Bakan İslam, açık engelli memur kontenjanının 25 bin 872 olduğunu, sınava ise 66 bine yakın kişinin başvuruda bulunduğu bilgisini de paylaştı.

Sınav sonucunda memuriyete yerleştirilmede mezuniyet durumunun oldukça belirleyici olduğunun görüldüğünü belirten İslam, engelli memur adaylarının memuriyete katılma şanslarını arttırmaları için eğitim seviyesini yükseltmeye önem vermesi gerektiğini kaydetti.

Engelli memura yer değiştirme kolaylığı

Bu yıl yapılan yönetmelik değişikliğiyle eski adı ÖMSS olan sınavın, EKPSS olarak değiştirildiğini hatırlatan İslam, özürlü kelimesi yerine ''engelli'' kelimesinin kullanıldığını ifade etti.

Bakan İslam, daha önce bu sınavla sadece memur alınabilirken, yeni düzenlemeyle kamuya engelli işçi alınması için de bu sınavla fırsat eşitliğinin yaratılmış olduğuna dikkat çekti.

Bakan İslam, ayrıca bu yıl çıkarılan ''Torba Yasa'' ile kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan, bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların da engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanmasına imkan verildiğini hatırlattı.

Engel durumuna göre ek süre

Sınav engel gruplarına, öğrenim düzeylerine, engellilerin algılama ve öğrenme yeteneklerine göre yapılacak.

Görme engelliler için grafik ve şekilli sorular sorulmayacak, isteyen görme engellilere büyük punto (16 veya 18 punto) ile basılmış soru kitapçığı, okuyucu ve işaretleyici yardımı verilecek ve buna bağlı ek süre de sağlanacak. Ellerini kullanmakta zorluk çekenlere işaretleyici yardımı verilecek ancak bunun için ek süre verilmeyecek.

El ve baş hareketlerini sabit tutamayan kişilere kendilerinin talep etmesi durumunda okuyucu ve işaretleyici desteği ve buna bağlı ek süre sağlanacak.

Yaygın gelişim bozukluğu veya öğrenme güçlüğü bulunan adaylara ise engel dezavantajını önlemek için işitme engellilerden ilköğretime başlama yaşı sonrası işitme engeli olanlara karmaşık ve uzun paragraflar içermeyen sorular sorulacak. Sınav süresinin üçte biri kadar ek süre verilecak.

Lise mezunu olmayanlar kura ile yerleştirilecek

İlköğretime başlama yaşı öncesi işitme engelli olanlar için günlük ve yaygın olarak kullanılan kelimelerden oluşan soruların yer aldığı ayrı bir test ve üçte biri kadar ek süre verilirken, dil ve konuşma engelli adaylara işitme engelli adaylarla aynı test ve üçte biri kadar yine ek süre tanınacak.

Zihinsel engellilere ayrı bir test oluşturulup ve üçte biri kadar ek süre verilecek, okuyucu ve işaretleyici yardımı alarak soru kitapçığını hiç okuyamayan zihinsel engellilere ise sınav süresinin üçte ikisi kadar ek süre sağlanacak.

Sınav ve yerleştirme sonuçları, adayların adreslerine postalanmayacak. Adaylar sınav ve yerleştirme sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin internet adresinden öğrenebilecek.

Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek. Bunun için 12-23 Mayıs'ta başvurular alınacak.

> EKPSS'de engel durumuna göre adaylara ek süre verilecek

27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (EKPSS) engel durumuna göre adaylara ek süre verilecek. Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirlerin alındığını bildirdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, 27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) ile ilgili AA muhabirine bazı değerlendirmelerde bulundu.

2011 yılı sonunda, engellilerin adil bir rekabet ortamında yarışabilmesini sağlamak için Devlet Memurları Kanunu değiştirilerek engelliler için ayrı ve merkezi bir sınav uygulamasının getirildiğini anımsatan İslam, 2012'de ilk sınavın Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) adıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Yöntemi, felsefesi ve sonuçları itibarıyla ÖMSS'nin dünyada bir ilk olma özelliği taşıdığını vurgulayan İslam, soruların hazırlanmasından sınav süresinin belirlenmesine kadar adayların engel gruplarını dikkate alarak, sınav salonlarının ulaşılabilir tarzda düzenlenmesine kadar sınavın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirler alındığını söyledi.

''Engelli memur sayısı 32 bini aştı''

İki yıl içinde 13 bine yakın engellinin yeni memur olarak atanmasının sağlandığını belirten İslam, ''2002 itibarıyla engelli kontenjanında memur olarak çalışan engelli sayısı 5 bin 777 iken bu rakam bugün 32 bin 877’ye çıktı. Bir sınav ile 10 yılda yapılan yerleştirme kadar yerleştirme yapılabildi. Neredeyse yüzde 500’leri aşan bu artışlar hepimizin bileceği gibi dünyada ekonomik krizlerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildi'' diye konuştu.

Bakan İslam, açık engelli memur kontenjanının 25 bin 872 olduğunu, sınava ise 66 bine yakın kişinin başvuruda bulunduğu bilgisini de paylaştı.

Sınav sonucunda memuriyete yerleştirilmede mezuniyet durumunun oldukça belirleyici olduğunun görüldüğünü belirten İslam, engelli memur adaylarının memuriyete katılma şanslarını arttırmaları için eğitim seviyesini yükseltmeye önem vermesi gerektiğini kaydetti.

Engelli memura yer değiştirme kolaylığı

Bu yıl yapılan yönetmelik değişikliğiyle eski adı ÖMSS olan sınavın, EKPSS olarak değiştirildiğini hatırlatan İslam, özürlü kelimesi yerine ''engelli'' kelimesinin kullanıldığını ifade etti.

Bakan İslam, daha önce bu sınavla sadece memur alınabilirken, yeni düzenlemeyle kamuya engelli işçi alınması için de bu sınavla fırsat eşitliğinin yaratılmış olduğuna dikkat çekti.

Bakan İslam, ayrıca bu yıl çıkarılan ''Torba Yasa'' ile kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan, bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların da engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanmasına imkan verildiğini hatırlattı.

Engel durumuna göre ek süre

Sınav engel gruplarına, öğrenim düzeylerine, engellilerin algılama ve öğrenme yeteneklerine göre yapılacak.

Görme engelliler için grafik ve şekilli sorular sorulmayacak, isteyen görme engellilere büyük punto (16 veya 18 punto) ile basılmış soru kitapçığı, okuyucu ve işaretleyici yardımı verilecek ve buna bağlı ek süre de sağlanacak. Ellerini kullanmakta zorluk çekenlere işaretleyici yardımı verilecek ancak bunun için ek süre verilmeyecek.

El ve baş hareketlerini sabit tutamayan kişilere kendilerinin talep etmesi durumunda okuyucu ve işaretleyici desteği ve buna bağlı ek süre sağlanacak.

Yaygın gelişim bozukluğu veya öğrenme güçlüğü bulunan adaylara ise engel dezavantajını önlemek için işitme engellilerden ilköğretime başlama yaşı sonrası işitme engeli olanlara karmaşık ve uzun paragraflar içermeyen sorular sorulacak. Sınav süresinin üçte biri kadar ek süre verilecak.

Lise mezunu olmayanlar kura ile yerleştirilecek

İlköğretime başlama yaşı öncesi işitme engelli olanlar için günlük ve yaygın olarak kullanılan kelimelerden oluşan soruların yer aldığı ayrı bir test ve üçte biri kadar ek süre verilirken, dil ve konuşma engelli adaylara işitme engelli adaylarla aynı test ve üçte biri kadar yine ek süre tanınacak.

Zihinsel engellilere ayrı bir test oluşturulup ve üçte biri kadar ek süre verilecek, okuyucu ve işaretleyici yardımı alarak soru kitapçığını hiç okuyamayan zihinsel engellilere ise sınav süresinin üçte ikisi kadar ek süre sağlanacak.

Sınav ve yerleştirme sonuçları, adayların adreslerine postalanmayacak. Adaylar sınav ve yerleştirme sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin internet adresinden öğrenebilecek.

Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek. Bunun için 12-23 Mayıs'ta başvurular alınacak.

Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Nisan 2014 11:19

Gösterim: 1978

SBS puanları tekrar hesaplanacak mı? Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Ankara İdare Mahkemesi’nin SBS sonuçlarının iptali yönünde aldığı kararla ilgili yazılı bir açıklama yapıldı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, daha üst tercihe yerleşebilecek olan öğrencilerin istemeleri halinde yerleşebilecekleri okullara kayıt imkânı tanınması, daha alt tercihlere yerleşecek öğrencilerin mevcut okullarında eğitim-öğretimlerine devam edebilmelerine imkân sağlanması hususlarında her türlü iş ve işlemin yapıldığı, konuyla ilgili olarak bu durumdaki öğrenci velilerine gerekli tebligatta bulunulduğu belirtilirken “Söz konusu davayla ilgili olarak 31 Mart 2014 tarihinde verilmiş olan karar doğrultusunda yapılması gereken iş ve işlemler, yürütmeyi durdurma kararını takiben zaten gerçekleştirilmiş olup yeni bir işlem yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır” açıklaması yapıldı.

MEB’den yapılan yazılı açıklama şöyle;

Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 2013 yılında 8’inci sınıflar için son kez uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımızca,

Merkezi Sistem Sınav Yönergesi,

Millî Eğitim Bakanlığı Merkezi Sistemle Öğrenci Alan Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci Yerleştirme Yönergesi ile

2013 Seviye Belirleme Sınavı Başvuru Kılavuzu

hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 Cumartesi günü, Türkiye saatiyle saat 10.00’da 839’u yurt içi 10’u yurt dışı olmak üzere toplam 849 sınav merkezinde, 60 bin 139 sınav salonunda, 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

08 Haziran 2013 tarihinde yapılan sınavın sonuçları ise 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmıştır.

Ancak Bakanlığımızca aynı gün yapılan basın açıklaması ile, 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanan Seviye Belirleme Sınavı sonuçlarının incelemesi neticesinde; sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerinin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığının tespit edildiği; bu öğrencilerin sınav kağıtlarının doğru cevap anahtarı ile yeniden değerlendirildiği ve yeni hesaplanan sonuçların saat 17.00 itibariyle yayımlandığı kamuoyuna duyurulmuştur.

Akabinde CHP Milletvekili Sayın Aydın Ağan Ayaydın tarafından 26 Temmuz 2013 tarihinde, 08 Haziran 2013 Cumartesi günü yapılan sınavla ilgili olarak, 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanan sonuçların tüm adaylar bakımından yeniden değerlendirilmesi istemiyle bir dava açılmıştır.

Söz konusu sınava katılan 8’inci sınıf öğrencisi Defne Sena Uzuner’in velisi tarafından da aynı gerekçe ile Temmuz ayı içerisinde bir dava daha açılmıştır.

Yürütmenin durdurulması istemiyle açılan her iki davaya ilişkin olarak mahkeme, Ağustos ayında, Bakanlığımızdan savunma istenmesine karar vermiştir. Davalılar tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçelerinde yazan gerekçelerin dahi aynı olduğu her iki dava için Bakanlığımızca hazırlanan savunma mahkemeye sunulmuştur.

Ankara 18. İdare Mahkemesi tarafından, sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra, her iki dava için de “dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği” gerekçesi ile yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15 Ocak 2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir.

Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur.  Bakanlığımızca her iki dava için de Bölge İdare Mahkemesine itiraza gidilmiştir.

CHP Milletvekili Sayın Aydın Ağan Ayaydın tarafından açılan dava, davacının söz konusu davayı açmaya ehil olmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince usul yönünden reddedilmiştir.

Öğrencimiz Defne Sena Uzuner’in velisi tarafından açılan davada ise yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.

Verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış; bu karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için, mahkemenin ilk kararı Bakanlığımıza tebliğ edilir edilmez, gerekli bütün önlemler alınmıştır.

Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; dört öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için karardan etkilenen öğrencilerimizle ve velileriyle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir.

Sonuç olarak;

Öğrenci Defne Sena Uzuner tarafından Ankara 18’inci Bölge İdare Mahkemesi’nce verilen yürütmeyi durdurma kararına istinaden Bakanlığımız;

Daha üst tercihe yerleşebilecek olan öğrencilerin istemeleri halinde yerleşebilecekleri okullara kayıt imkânı tanınması,

Daha alt tercihlere yerleşecek öğrencilerin mevcut okullarında eğitim-öğretimlerine devam edebilmelerine imkân sağlanması

hususlarında her türlü iş ve işlemi yapmış; konuyla ilgili olarak bu durumdaki öğrenci velilerine gerekli tebligatta bulunulmuştur.

Söz konusu davayla ilgili olarak 31 Mart 2014 tarihinde verilmiş olan karar doğrultusunda yapılması gereken iş ve işlemler, yürütmeyi durdurma kararını takiben zaten gerçekleştirilmiş olup yeni bir işlem yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.

> SBS puanları tekrar hesaplanacak mı? MEB'den açıklama

SBS puanları tekrar hesaplanacak mı? Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Ankara İdare Mahkemesi’nin SBS sonuçlarının iptali yönünde aldığı kararla ilgili yazılı bir açıklama yapıldı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, daha üst tercihe yerleşebilecek olan öğrencilerin istemeleri halinde yerleşebilecekleri okullara kayıt imkânı tanınması, daha alt tercihlere yerleşecek öğrencilerin mevcut okullarında eğitim-öğretimlerine devam edebilmelerine imkân sağlanması hususlarında her türlü iş ve işlemin yapıldığı, konuyla ilgili olarak bu durumdaki öğrenci velilerine gerekli tebligatta bulunulduğu belirtilirken “Söz konusu davayla ilgili olarak 31 Mart 2014 tarihinde verilmiş olan karar doğrultusunda yapılması gereken iş ve işlemler, yürütmeyi durdurma kararını takiben zaten gerçekleştirilmiş olup yeni bir işlem yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır” açıklaması yapıldı.

MEB’den yapılan yazılı açıklama şöyle;

Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 2013 yılında 8’inci sınıflar için son kez uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımızca,

Merkezi Sistem Sınav Yönergesi,

Millî Eğitim Bakanlığı Merkezi Sistemle Öğrenci Alan Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci Yerleştirme Yönergesi ile

2013 Seviye Belirleme Sınavı Başvuru Kılavuzu

hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 Cumartesi günü, Türkiye saatiyle saat 10.00’da 839’u yurt içi 10’u yurt dışı olmak üzere toplam 849 sınav merkezinde, 60 bin 139 sınav salonunda, 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

08 Haziran 2013 tarihinde yapılan sınavın sonuçları ise 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmıştır.

Ancak Bakanlığımızca aynı gün yapılan basın açıklaması ile, 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanan Seviye Belirleme Sınavı sonuçlarının incelemesi neticesinde; sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerinin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığının tespit edildiği; bu öğrencilerin sınav kağıtlarının doğru cevap anahtarı ile yeniden değerlendirildiği ve yeni hesaplanan sonuçların saat 17.00 itibariyle yayımlandığı kamuoyuna duyurulmuştur.

Akabinde CHP Milletvekili Sayın Aydın Ağan Ayaydın tarafından 26 Temmuz 2013 tarihinde, 08 Haziran 2013 Cumartesi günü yapılan sınavla ilgili olarak, 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanan sonuçların tüm adaylar bakımından yeniden değerlendirilmesi istemiyle bir dava açılmıştır.

Söz konusu sınava katılan 8’inci sınıf öğrencisi Defne Sena Uzuner’in velisi tarafından da aynı gerekçe ile Temmuz ayı içerisinde bir dava daha açılmıştır.

Yürütmenin durdurulması istemiyle açılan her iki davaya ilişkin olarak mahkeme, Ağustos ayında, Bakanlığımızdan savunma istenmesine karar vermiştir. Davalılar tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçelerinde yazan gerekçelerin dahi aynı olduğu her iki dava için Bakanlığımızca hazırlanan savunma mahkemeye sunulmuştur.

Ankara 18. İdare Mahkemesi tarafından, sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra, her iki dava için de “dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği” gerekçesi ile yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15 Ocak 2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir.

Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur.  Bakanlığımızca her iki dava için de Bölge İdare Mahkemesine itiraza gidilmiştir.

CHP Milletvekili Sayın Aydın Ağan Ayaydın tarafından açılan dava, davacının söz konusu davayı açmaya ehil olmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince usul yönünden reddedilmiştir.

Öğrencimiz Defne Sena Uzuner’in velisi tarafından açılan davada ise yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.

Verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış; bu karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için, mahkemenin ilk kararı Bakanlığımıza tebliğ edilir edilmez, gerekli bütün önlemler alınmıştır.

Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; dört öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için karardan etkilenen öğrencilerimizle ve velileriyle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir.

Sonuç olarak;

Öğrenci Defne Sena Uzuner tarafından Ankara 18’inci Bölge İdare Mahkemesi’nce verilen yürütmeyi durdurma kararına istinaden Bakanlığımız;

Daha üst tercihe yerleşebilecek olan öğrencilerin istemeleri halinde yerleşebilecekleri okullara kayıt imkânı tanınması,

Daha alt tercihlere yerleşecek öğrencilerin mevcut okullarında eğitim-öğretimlerine devam edebilmelerine imkân sağlanması

hususlarında her türlü iş ve işlemi yapmış; konuyla ilgili olarak bu durumdaki öğrenci velilerine gerekli tebligatta bulunulmuştur.

Söz konusu davayla ilgili olarak 31 Mart 2014 tarihinde verilmiş olan karar doğrultusunda yapılması gereken iş ve işlemler, yürütmeyi durdurma kararını takiben zaten gerçekleştirilmiş olup yeni bir işlem yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.

Son Güncelleme: Cuma, 18 Nisan 2014 19:32

Gösterim: 3004

SBS sonuçlarının iptal edilmesi için dava açan Defne Sena Uzuner’in annesi "Bakanlığın uyması, gereğini yapması lazım. Komple sınav sonuçlarını hesapladığı şekilde öğrencilere bildirmesi gerekiyor. Bunu bekliyoruz. Bunu yapmadığı zaman da yapmayan görevler hakkında durumu kötüye kullanmakta suç duyurusunda bulunuyor, tazminat arayacak, hukuki haklarımızı sonuna kadar arayacağız.” dedi.

SBS sonuçlarının iptal edilmesi için dava açan Defne Sena Uzuner’in annesi Hürriyet’e konuştu. Aysel Uzuner şunları söyledi:

“Zaten yürütmeyi durdurma konusunda mahkeme kararı verince idareye direkt müracaatı yaptık, olumlu ya da olumsuz cevap almadık. En ufak bilgimiz de yok. Şimdi sonuçlar iptal edildi. Süreç devam ediyor. Süreç içinde artık bundan sonra cezai başvurular olacak. Hukuken gerekeni yapmadı Bakanlık. Kararın gereği, hesaplamanın artı eksi bulunduğumuz sonucu etkileyip etiklemediğini de bilemiyoruz. Bundan sonra idare temiz edecektir, yürütmeyi durdurma olduğu için.  Bakanlığın uyması, gereğini yapması lazım. Komple sınav sonuçlarını hesapladığı şekilde öğrencilere bildirmesi gerekiyor. Bunu bekliyoruz. Bunu yapmadığı zaman da yapmayan görevler hakkında durumu kötüye kullanmakta suç duyurusunda bulunuyor, tazminat arayacak, hukuki haklarımızı sonuna kadar arayacağız.”

CHP milletvekili Aydın Ayaydın ise şunları söyledi:

“Beklenen bir karardı. Benimle birlikte Defne Şena Uzuner isimli öğrenci 2 ayrı dilekçe ile geçen yıl 18. İdare Mahkemesi’ne başvurmuştum.  Şimdi gelinen sonuçta SBS iptal edildi. Bakan Nabi Avcı bile bile lades dedi. Yürütmeyi durdurma kararına rağmen işlem yapmadı. Hukuku ayaklar altına aldı. Kaydı olanlar için kazanan hak oluştu. Ama  istediği okula giremeyenler Bakanlığı mahkemeye verecek. Nabi Avcı için yürütmeyi durdurma kararını yerine getirmediği ve bu kaosa neden olduğu için Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyusunda bulunacağım. Öğrencilere ne olacağını bekleyip göreceğiz.

Kaynak Hürriyet

> Davayı açan veliden flaş açıklama: Gereği yapılmazsa…

SBS sonuçlarının iptal edilmesi için dava açan Defne Sena Uzuner’in annesi "Bakanlığın uyması, gereğini yapması lazım. Komple sınav sonuçlarını hesapladığı şekilde öğrencilere bildirmesi gerekiyor. Bunu bekliyoruz. Bunu yapmadığı zaman da yapmayan görevler hakkında durumu kötüye kullanmakta suç duyurusunda bulunuyor, tazminat arayacak, hukuki haklarımızı sonuna kadar arayacağız.” dedi.

SBS sonuçlarının iptal edilmesi için dava açan Defne Sena Uzuner’in annesi Hürriyet’e konuştu. Aysel Uzuner şunları söyledi:

“Zaten yürütmeyi durdurma konusunda mahkeme kararı verince idareye direkt müracaatı yaptık, olumlu ya da olumsuz cevap almadık. En ufak bilgimiz de yok. Şimdi sonuçlar iptal edildi. Süreç devam ediyor. Süreç içinde artık bundan sonra cezai başvurular olacak. Hukuken gerekeni yapmadı Bakanlık. Kararın gereği, hesaplamanın artı eksi bulunduğumuz sonucu etkileyip etiklemediğini de bilemiyoruz. Bundan sonra idare temiz edecektir, yürütmeyi durdurma olduğu için.  Bakanlığın uyması, gereğini yapması lazım. Komple sınav sonuçlarını hesapladığı şekilde öğrencilere bildirmesi gerekiyor. Bunu bekliyoruz. Bunu yapmadığı zaman da yapmayan görevler hakkında durumu kötüye kullanmakta suç duyurusunda bulunuyor, tazminat arayacak, hukuki haklarımızı sonuna kadar arayacağız.”

CHP milletvekili Aydın Ayaydın ise şunları söyledi:

“Beklenen bir karardı. Benimle birlikte Defne Şena Uzuner isimli öğrenci 2 ayrı dilekçe ile geçen yıl 18. İdare Mahkemesi’ne başvurmuştum.  Şimdi gelinen sonuçta SBS iptal edildi. Bakan Nabi Avcı bile bile lades dedi. Yürütmeyi durdurma kararına rağmen işlem yapmadı. Hukuku ayaklar altına aldı. Kaydı olanlar için kazanan hak oluştu. Ama  istediği okula giremeyenler Bakanlığı mahkemeye verecek. Nabi Avcı için yürütmeyi durdurma kararını yerine getirmediği ve bu kaosa neden olduğu için Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyusunda bulunacağım. Öğrencilere ne olacağını bekleyip göreceğiz.

Kaynak Hürriyet

Son Güncelleme: Cuma, 18 Nisan 2014 17:41

Gösterim: 1026

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, SBS sonuçlarının iptal edilmesi kararı için “Öğrenci ve velililerin tedirgin olması için bir neden yok. Hiç kimse mağdur olmayacak.” açıklamasında bulundu.

Müsteşarı Yusuf Tekin SBS sonuçlarının iptal kararını Kanal 24 televizyonunda değerlendirdi.Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin aldığı karar nedeniyle yapılacak bir işlem bulunmadığını söyledi. Tekin, "Biz zaten 18.İdare Mahkemesi'nin Ocak ayında aldığı yürütmeyi durdurma kararından sonra, kararın gereğini yerine getirdik. Dolayısıyla bugünkü mahkeme kararı sonrası yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Çocuklarımız rahat olsun. Her şey yerli yerinde" dedi.

Tekin şunları söyledi:

Öğrenci ve velililerin tedirgin olması için bir neden yok. hiç kimse mağdur olmayacak.

Sadece 103 öğrenci için düzeltme yapıldı. Bugünkü karar doğrultusunda öğrencilerin sınavının iptali gibi bir durum söz konusu değil.

Yargı kaos oluşturacak bir zamanda karar verdi. Paralele yapı vesaire tartışmaları var. Türkiye’de kaos yaratmaya yönelik biri durum gibi görüyoruz kararı.

Karar taraflardan önce basınla paylaşılıyor. Bu da enteresan bir durum.

Tekin AA'ya da şu açıklamayı yaptı;

"Bizce yanlış olmasına rağmen mahkemenin söylediği şekilde bir değerlendirme yaptık. 103 adayın, virgülden sonraki 4. basamaktaki hesaplamasından dolayı yerinde değişiklik oldu. Bunlardan 99 tanesi bir alt tercihine yerleşmek durumunda kaldı. 4 tanesi de bir üst tercihine yerleşme hakkı elde etti. Alt tercihine yerleşecekler mağdur olmasın diye onlara herhangi bir şey yapmadık. Üst tercihe yerleşebilecek durumdaki 4 kişiye de o gün itibarıyla ulaştık. Eğer arzu ederseniz sizi üst tercihinize yerleştirebiliriz dedik. Onlar arzu etmediler. Herhangi bir değişiklik olmadı. Ama biz mahkemenin kararını, yürütmeyi durma kararını uygulamış olduk. O gün yürütmeyi durdurma verilen davayla ilgili olarak mahkeme bugün nihai kararını verdi.

Zaten biz bugünkü mahkeme kararına ilişkin yapılması gerekenleri, yürütmeyi durdurma kararı verildiğinde yapmıştık. Dolayısıyla yeni olarak herhangi bir şey, herhangi değişiklik, herhangi farklılık söz konusu değil. Bugünkü karar o gün verdikleri yürütmeyi durdurmanın nihai kararı."

> SBS kararı Türkiye’de kaos yaratmaya yönelik bir durum

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, SBS sonuçlarının iptal edilmesi kararı için “Öğrenci ve velililerin tedirgin olması için bir neden yok. Hiç kimse mağdur olmayacak.” açıklamasında bulundu.

Müsteşarı Yusuf Tekin SBS sonuçlarının iptal kararını Kanal 24 televizyonunda değerlendirdi.Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin aldığı karar nedeniyle yapılacak bir işlem bulunmadığını söyledi. Tekin, "Biz zaten 18.İdare Mahkemesi'nin Ocak ayında aldığı yürütmeyi durdurma kararından sonra, kararın gereğini yerine getirdik. Dolayısıyla bugünkü mahkeme kararı sonrası yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Çocuklarımız rahat olsun. Her şey yerli yerinde" dedi.

Tekin şunları söyledi:

Öğrenci ve velililerin tedirgin olması için bir neden yok. hiç kimse mağdur olmayacak.

Sadece 103 öğrenci için düzeltme yapıldı. Bugünkü karar doğrultusunda öğrencilerin sınavının iptali gibi bir durum söz konusu değil.

Yargı kaos oluşturacak bir zamanda karar verdi. Paralele yapı vesaire tartışmaları var. Türkiye’de kaos yaratmaya yönelik biri durum gibi görüyoruz kararı.

Karar taraflardan önce basınla paylaşılıyor. Bu da enteresan bir durum.

Tekin AA'ya da şu açıklamayı yaptı;

"Bizce yanlış olmasına rağmen mahkemenin söylediği şekilde bir değerlendirme yaptık. 103 adayın, virgülden sonraki 4. basamaktaki hesaplamasından dolayı yerinde değişiklik oldu. Bunlardan 99 tanesi bir alt tercihine yerleşmek durumunda kaldı. 4 tanesi de bir üst tercihine yerleşme hakkı elde etti. Alt tercihine yerleşecekler mağdur olmasın diye onlara herhangi bir şey yapmadık. Üst tercihe yerleşebilecek durumdaki 4 kişiye de o gün itibarıyla ulaştık. Eğer arzu ederseniz sizi üst tercihinize yerleştirebiliriz dedik. Onlar arzu etmediler. Herhangi bir değişiklik olmadı. Ama biz mahkemenin kararını, yürütmeyi durma kararını uygulamış olduk. O gün yürütmeyi durdurma verilen davayla ilgili olarak mahkeme bugün nihai kararını verdi.

Zaten biz bugünkü mahkeme kararına ilişkin yapılması gerekenleri, yürütmeyi durdurma kararı verildiğinde yapmıştık. Dolayısıyla yeni olarak herhangi bir şey, herhangi değişiklik, herhangi farklılık söz konusu değil. Bugünkü karar o gün verdikleri yürütmeyi durdurmanın nihai kararı."

Son Güncelleme: Cuma, 18 Nisan 2014 18:31

Gösterim: 2041

Ankara 18. İdare Mahkemesi, 8 Haziran 2013'te 8. sınıf öğrencilerine yönelik yapılan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçlarını iptal etti. Mahkemenin aldığı SBS kararının gerekçesi açıklandı. İşte o SBS kararının gerekçesi...

Bir öğrenci velisi, sınava katılan 718 adayın sonucunun yeniden değerlendirilmesinin puanlardaki standart sapmaları değiştireceği ve bunun da tüm öğrencilerin sıralamasına yansıyacağı gerekçesiyle sınav sonuçlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesi'nde dava açmıştı.

Davayla ilgili ilk incelemesini yapan İdare Mahkemesi, dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar vermişti.

MEB Hukuk Müşavirliği, yürütmeyi durdurma kararına Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nde itiraz etmiş, itirazı görüşen Ankara Bölge İdare Mahkemesi, itirazı reddetmişti.

Davayla ilgili ilk incelemesinde SBS sonuçlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı veren Ankara 18. İdare Mahkemesi, davayı esastan da sonuçlandırdı.

Mahkeme, SBS sonuçlarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin girdiği sınav sonuçlarını iptal etti.  

Ankara 18. İdare Mahkemesinin kararının gerekçesinde, SBS'nin, tüm ülke çapında yapılan ve özel okul ile devlet okulları öğrencilerinin seviyelerini Anayasal eşitlik çatısı altında eşit uygulamayla ölçmeyi amaçlayan bir sınav olduğu belirtildi.

Bu sınava ilişkin düzenlemeler ve uygulanacak tüm kurallarını yönetmelik, yönerge ve kılavuzla belirlendiği vurgulanan kararda, sınavın amacına uygun şekilde yapılarak sınav sonuçlarının ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde doğru hesaplanması ve yerleştirme işlemlerinin buna göre gerçekleştirilmesinin idarenin sorumluluğu altında olduğuna işaret edildi.

Kararda, "Söz konusu sınava katılan 1 milyon 112 bin 604 öğrenci dikkate alındığında, sınav sonuçlarının değerlendirilmesinde göz ardı edilen bir kuralın veya hesaplamada yapılacak en küçük bir hatanın, bir çok öğrencinin hakkını etkileyebilecek potansiyele sahip olduğunun kabulü gerekmektedir" ifadesi kullanıldı. 

Olayda, 8 Haziran 2013'te yapılan SBS sonuçlarının Almanca ve Fransızca testlerini cevaplayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirmede yanlışlık yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirmesinin yapıldığı belirtildi.

Bu testlere ilişkin yeni puanların saat 17.00'de açıklandığı, ancak her bir öğrencinin sınavdaki doğruları yanlışlarının her aday için belirlenen ham puanları belirlediği kaydedilen kararda, tüm adayların ham puanları toplamının, sınava giren öğrenci sayısına bölünerek her testin ortalamasının bulunduğu bildirildi.

Hem puanların test ortalamaları ile sınava giren öğrenci sayısı kullanılarak her testin standart sapmasının hesaplandığı anlatılan kararda, adayın her bir teste ait standart puanının, o teste ait ortalama ve standart sapma kullanılarak tüm adayların ham puanlarının ortalamasını 50'ye, standart sapmasını 10'a getiren bir dönüşterme işlemi sonunda elde edildiği belirtildi.

Her test için hesaplanan standart puanların Türkçe ve matematik dersleri için 4, fen bilimleri ve sosyal bilimler için 3, yabancı dili için 2 katsayısı ile çarpılarak her bir testin ağırlıklı standart puanının bulunduğu bilgisine yer verilen kararda, testlerin ağırlıklı standart puanlarının da toplanarak, toplam ağırlıklı standart puanın bulunduğu belirtildi. Kararda, şunlar kaydedildi:

"Bu testlere ait test ortalamaları ve standart sapmalarının diğer tüm öğrencilerin puanını ve Türkiye geneli başarı sıralamasını, dolayısıyla yerleştirme işlemlerini etkilediği anlaşıldığından, yalnızca Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın sınav sonuçlarının ve cevap anahtarının değil sınava giren tüm adayların tamamının sınav sonuçlarının ve cevap anahtarlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." 

Kararda, davalı Milli Eğitim Bakanlığının, hatalı değerlendirildiği tespit edilen 718 adayın yabancı dil testlerini, sınav sonuçlarının açıklandığı gün ilgili mevzuata uygun olarak yeniden değerlendirdiği hatırlatıldı.

MEB'in, yabancı dil testlerinde standart sapmada oluşan kaymanın binde üç düzeyinde olduğunu belirttiği kaydedilen kararda, bunun yeni hesaplanan standart sapma esas alınarak yapılacak hesaplama sonucunda 4,8 olan test ortalamasında değişime sebep vermeyeceğini savunduğu aktarıldı.

MEB'in, "yerleştirmede esas olanın orta öğretime yerleştirme puanı olduğu, yapılacak yeni bir değerlendirme sonucunda standart sapmadaki binde 3'lük değişimin ortaöğretime yerleştirme puanındaki etkisinin on binde bir düzeyinde olduğu ve söz konusu değişimin öğrenci yerleştirmedeki etkisinin yok denecek kadar az olduğu" yönünde savunma yaptığı hatırlatıldı.

Kararda, muhtemel değişimin öğrenci yerleştirmesinde etkisinin puanların yeniden hesap edilerek yerleştirmenin buna göre yapılmasıyla ortaya çıkacağı açık olduğundan MEB'in bu iddialarına itibar edilmediği kaydedildi.

Davalı MEB'in iddia ettiği gibi söz konusu değişimin öğrenci yerleştirmedeki etkisinin yok denecek kadar az olması halinin hukuken kabul edilebilir olmadığına işaret edilen kararda, bu durumun dava konusu işlemi  hukuka uygun hale getirmeyeceği vurgulandı.

Kararda, şu tespitler yapıldı:

"Bu durumda 8 Haziran 2013'te yapılan SBS sonuçlarının, MEB Merkezi Sistemle Öğrenci Alan Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci Yerleştirme Yönergesi ve 2013 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi-Seviye Belirleme Sınavı Başvuru Kılavuzunun sınav sonuçlarının değerledirilmesine ilişkin hükümlerine uygun olarak hesaplanmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır."

Davalı MEB'in, mahkemenin oy birliğiyle aldığı karara 30 gün içinde temyiz hakkı bulunuyor. Temyiz istemini Danıştay karara bağlayacak.

> SBS sonuçlarının iptal kararının gerekçesi açıklandı

Ankara 18. İdare Mahkemesi, 8 Haziran 2013'te 8. sınıf öğrencilerine yönelik yapılan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçlarını iptal etti. Mahkemenin aldığı SBS kararının gerekçesi açıklandı. İşte o SBS kararının gerekçesi...

Bir öğrenci velisi, sınava katılan 718 adayın sonucunun yeniden değerlendirilmesinin puanlardaki standart sapmaları değiştireceği ve bunun da tüm öğrencilerin sıralamasına yansıyacağı gerekçesiyle sınav sonuçlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesi'nde dava açmıştı.

Davayla ilgili ilk incelemesini yapan İdare Mahkemesi, dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar vermişti.

MEB Hukuk Müşavirliği, yürütmeyi durdurma kararına Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nde itiraz etmiş, itirazı görüşen Ankara Bölge İdare Mahkemesi, itirazı reddetmişti.

Davayla ilgili ilk incelemesinde SBS sonuçlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı veren Ankara 18. İdare Mahkemesi, davayı esastan da sonuçlandırdı.

Mahkeme, SBS sonuçlarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin girdiği sınav sonuçlarını iptal etti.  

Ankara 18. İdare Mahkemesinin kararının gerekçesinde, SBS'nin, tüm ülke çapında yapılan ve özel okul ile devlet okulları öğrencilerinin seviyelerini Anayasal eşitlik çatısı altında eşit uygulamayla ölçmeyi amaçlayan bir sınav olduğu belirtildi.

Bu sınava ilişkin düzenlemeler ve uygulanacak tüm kurallarını yönetmelik, yönerge ve kılavuzla belirlendiği vurgulanan kararda, sınavın amacına uygun şekilde yapılarak sınav sonuçlarının ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde doğru hesaplanması ve yerleştirme işlemlerinin buna göre gerçekleştirilmesinin idarenin sorumluluğu altında olduğuna işaret edildi.

Kararda, "Söz konusu sınava katılan 1 milyon 112 bin 604 öğrenci dikkate alındığında, sınav sonuçlarının değerlendirilmesinde göz ardı edilen bir kuralın veya hesaplamada yapılacak en küçük bir hatanın, bir çok öğrencinin hakkını etkileyebilecek potansiyele sahip olduğunun kabulü gerekmektedir" ifadesi kullanıldı. 

Olayda, 8 Haziran 2013'te yapılan SBS sonuçlarının Almanca ve Fransızca testlerini cevaplayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirmede yanlışlık yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirmesinin yapıldığı belirtildi.

Bu testlere ilişkin yeni puanların saat 17.00'de açıklandığı, ancak her bir öğrencinin sınavdaki doğruları yanlışlarının her aday için belirlenen ham puanları belirlediği kaydedilen kararda, tüm adayların ham puanları toplamının, sınava giren öğrenci sayısına bölünerek her testin ortalamasının bulunduğu bildirildi.

Hem puanların test ortalamaları ile sınava giren öğrenci sayısı kullanılarak her testin standart sapmasının hesaplandığı anlatılan kararda, adayın her bir teste ait standart puanının, o teste ait ortalama ve standart sapma kullanılarak tüm adayların ham puanlarının ortalamasını 50'ye, standart sapmasını 10'a getiren bir dönüşterme işlemi sonunda elde edildiği belirtildi.

Her test için hesaplanan standart puanların Türkçe ve matematik dersleri için 4, fen bilimleri ve sosyal bilimler için 3, yabancı dili için 2 katsayısı ile çarpılarak her bir testin ağırlıklı standart puanının bulunduğu bilgisine yer verilen kararda, testlerin ağırlıklı standart puanlarının da toplanarak, toplam ağırlıklı standart puanın bulunduğu belirtildi. Kararda, şunlar kaydedildi:

"Bu testlere ait test ortalamaları ve standart sapmalarının diğer tüm öğrencilerin puanını ve Türkiye geneli başarı sıralamasını, dolayısıyla yerleştirme işlemlerini etkilediği anlaşıldığından, yalnızca Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın sınav sonuçlarının ve cevap anahtarının değil sınava giren tüm adayların tamamının sınav sonuçlarının ve cevap anahtarlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." 

Kararda, davalı Milli Eğitim Bakanlığının, hatalı değerlendirildiği tespit edilen 718 adayın yabancı dil testlerini, sınav sonuçlarının açıklandığı gün ilgili mevzuata uygun olarak yeniden değerlendirdiği hatırlatıldı.

MEB'in, yabancı dil testlerinde standart sapmada oluşan kaymanın binde üç düzeyinde olduğunu belirttiği kaydedilen kararda, bunun yeni hesaplanan standart sapma esas alınarak yapılacak hesaplama sonucunda 4,8 olan test ortalamasında değişime sebep vermeyeceğini savunduğu aktarıldı.

MEB'in, "yerleştirmede esas olanın orta öğretime yerleştirme puanı olduğu, yapılacak yeni bir değerlendirme sonucunda standart sapmadaki binde 3'lük değişimin ortaöğretime yerleştirme puanındaki etkisinin on binde bir düzeyinde olduğu ve söz konusu değişimin öğrenci yerleştirmedeki etkisinin yok denecek kadar az olduğu" yönünde savunma yaptığı hatırlatıldı.

Kararda, muhtemel değişimin öğrenci yerleştirmesinde etkisinin puanların yeniden hesap edilerek yerleştirmenin buna göre yapılmasıyla ortaya çıkacağı açık olduğundan MEB'in bu iddialarına itibar edilmediği kaydedildi.

Davalı MEB'in iddia ettiği gibi söz konusu değişimin öğrenci yerleştirmedeki etkisinin yok denecek kadar az olması halinin hukuken kabul edilebilir olmadığına işaret edilen kararda, bu durumun dava konusu işlemi  hukuka uygun hale getirmeyeceği vurgulandı.

Kararda, şu tespitler yapıldı:

"Bu durumda 8 Haziran 2013'te yapılan SBS sonuçlarının, MEB Merkezi Sistemle Öğrenci Alan Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci Yerleştirme Yönergesi ve 2013 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi-Seviye Belirleme Sınavı Başvuru Kılavuzunun sınav sonuçlarının değerledirilmesine ilişkin hükümlerine uygun olarak hesaplanmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır."

Davalı MEB'in, mahkemenin oy birliğiyle aldığı karara 30 gün içinde temyiz hakkı bulunuyor. Temyiz istemini Danıştay karara bağlayacak.

Son Güncelleme: Cuma, 18 Nisan 2014 17:21

Gösterim: 2389


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.