Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

TEOG tercih sonuçlarının bugün açıklanmasının ardından 25-28 Ağustos tarihleri arasında nakil başvuruları alınacak. Liselerin boş kalan kontenjanlarına nakil işlemleri nasıl yapılacak? İşte TEOG kapsamında liselere nakil başvuru detayları;

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Temel Eğitimden Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında lise tercih sonuçlarını bugün açıklamasının ardından boş kalan kontenjanlar için nakil işlemleri başlayacak. Bu yıl ilk kez hazırlık sınıfına veya 9’uncu sınıfa kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir okula yerleştirmeye yönelik nakil talebinde bulunmaları hâlinde TEOG yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın, başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecek. TEOG sonrası yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak.

Nakil başvuruları 25-28 Ağustos tarihleri arasında yapılacak

Nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak. 25-28 Ağustos'ta saat 17.00’ye kadar nakil müracaatları alınacak. 29 Ağustos saat 19.00’da da nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacak.

Nakil işlemleri haftalık olarak Eylül ayı sonuna kadar yapılacak

Yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri benzer biçimde 26 Eylül'e kadar haftalık periyotlarla devam edecek. Nakil işlemleri, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacak.

TEOG yerleştirmeye yönelik nakil başvuruları haftalık olup, her bir periyot için nakil başvurusu ayrı ayrı yapılacak. 26 Eylül'e kadar haftalık periyotlarla gerçekleştirilecek olan yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacak. Nakil yerleştirme döneminde, başka bir resmî/özel okula nakil talebinde bulunan öğrencilerden boşalacak kontenjanlar bir sonraki haftanın boş kontenjan listesinde yer alacak. İşlemler sonucu nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sistemi üzerinden ilan edilecek.

Ekim ayı itibariyle yapılacak nakillerde Eylül ayı sonuna kadar yapılan nakiller sonucu oluşan taban puan esas alınacak.

İşte TEOG nakil başvuru detayları

•             YEP ile öğrenci alan okulların yerleştirme sonuçları 22 Ağustos 2014 tarihinde açıklanacak ve öğrencilere sınav sonuç belgesi gönderilmeyeceğinden, http://www.meb.gov.tr

http://oges.meb.gov.tr ve https://e-okul.meb.gov.tr adreslerinden T.C. kimlik numarası ve okul numarasıyla birlikte sonuçlar öğrenilebilir.

Nakil İşlemleri

•             Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri ve 2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme e-Kılavuzuna göre, 2014-2015 eğitim öğretim yılında hazırlık sınıfına veya 9’uncu sınıfa kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir okula yerleştirmeye yönelik nakil talebinde bulunabilirler.

•             Bu durumda yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın, başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri yapılacaktır.

•             Yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacaktır.

•             25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında (saat 17:00’ye kadar) nakil müracaatları alınacaktır. 29 Ağustos 2014 saat 19:00’da nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacaktır.

•             Yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri benzer biçimde Eylül ayı sonuna kadar haftalık periyotlarla devam edecektir. Yerleştirmeye yönelik nakil müracaatları haftalık olup, her bir periyot için nakil müracaatı ayrı ayrı yapılacaktır.

TEOG kapsamında lise adayları tercihlerini kendi veya velisi tarafından, https://e­okul.meb.gov.tr internet adresinden yapabildiği gibi öğrencinin 8’inci sınıfı tamamladığı ortaokuldan ya da herhangi bir ortaokul müdürlüğünden de yapabildi.

TEOG kapsamında bu yıl tercihler, okul tercih kodlarına göre yapıldı. Tercihler,  A grubu ve okul türlerine göre yapılan tercihleri içeren B grubu olmak üzere iki grupta alındı. A grubu için öğrencilerden tüm okul türlerini içerebilen 15 adet tercih alınırken, öğrencilerin A grubu tercihleri, tercih listelerinde yer alan okulların tercih kodlarına göre, B grubu tercihleri ise sadece okul türlerine göre yapıldı.

Okul tercih kodlarına göre oluşturulacak A grubu tercih işlemleri, MEB’in http://www.meb.gov.tr, http://oges.meb.gov.tr veya https://e­okul.meb.gov.tr internet adreslerinde yayımlanan tercih listelerinde yer alan okulların tercih kodlarına göre öğrenci velisi tarafından 31 Temmuz-08 Ağustos 2014 tarihleri arasında en fazla 15 (onbeş) tercih olmak üzere yapıldı. Okul türlerine göre oluşturulan B grubu tercih listesinde, en az 4 (dört) okul türü zorunlu olarak seçildi.

Elektronik ortamda tercih işlemlerini yapamayan veliler için; okul müdürlüğü, tercih işlemlerini öğrenci velisi adına, velinin doldurup imzalayarak verdiği Ek-1’deki “Yerleştirme İşlemi Tercih Ön Çalışma Formu”na bağlı kalarak yapıldı.

> Liselere nakil başvuruları ne zaman ve nasıl yapılacak?

TEOG tercih sonuçlarının bugün açıklanmasının ardından 25-28 Ağustos tarihleri arasında nakil başvuruları alınacak. Liselerin boş kalan kontenjanlarına nakil işlemleri nasıl yapılacak? İşte TEOG kapsamında liselere nakil başvuru detayları;

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Temel Eğitimden Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında lise tercih sonuçlarını bugün açıklamasının ardından boş kalan kontenjanlar için nakil işlemleri başlayacak. Bu yıl ilk kez hazırlık sınıfına veya 9’uncu sınıfa kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir okula yerleştirmeye yönelik nakil talebinde bulunmaları hâlinde TEOG yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın, başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecek. TEOG sonrası yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak.

Nakil başvuruları 25-28 Ağustos tarihleri arasında yapılacak

Nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak. 25-28 Ağustos'ta saat 17.00’ye kadar nakil müracaatları alınacak. 29 Ağustos saat 19.00’da da nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacak.

Nakil işlemleri haftalık olarak Eylül ayı sonuna kadar yapılacak

Yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri benzer biçimde 26 Eylül'e kadar haftalık periyotlarla devam edecek. Nakil işlemleri, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacak.

TEOG yerleştirmeye yönelik nakil başvuruları haftalık olup, her bir periyot için nakil başvurusu ayrı ayrı yapılacak. 26 Eylül'e kadar haftalık periyotlarla gerçekleştirilecek olan yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacak. Nakil yerleştirme döneminde, başka bir resmî/özel okula nakil talebinde bulunan öğrencilerden boşalacak kontenjanlar bir sonraki haftanın boş kontenjan listesinde yer alacak. İşlemler sonucu nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sistemi üzerinden ilan edilecek.

Ekim ayı itibariyle yapılacak nakillerde Eylül ayı sonuna kadar yapılan nakiller sonucu oluşan taban puan esas alınacak.

İşte TEOG nakil başvuru detayları

•             YEP ile öğrenci alan okulların yerleştirme sonuçları 22 Ağustos 2014 tarihinde açıklanacak ve öğrencilere sınav sonuç belgesi gönderilmeyeceğinden, http://www.meb.gov.tr

http://oges.meb.gov.tr ve https://e-okul.meb.gov.tr adreslerinden T.C. kimlik numarası ve okul numarasıyla birlikte sonuçlar öğrenilebilir.

Nakil İşlemleri

•             Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri ve 2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme e-Kılavuzuna göre, 2014-2015 eğitim öğretim yılında hazırlık sınıfına veya 9’uncu sınıfa kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir okula yerleştirmeye yönelik nakil talebinde bulunabilirler.

•             Bu durumda yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın, başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri yapılacaktır.

•             Yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacaktır.

•             25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında (saat 17:00’ye kadar) nakil müracaatları alınacaktır. 29 Ağustos 2014 saat 19:00’da nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacaktır.

•             Yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri benzer biçimde Eylül ayı sonuna kadar haftalık periyotlarla devam edecektir. Yerleştirmeye yönelik nakil müracaatları haftalık olup, her bir periyot için nakil müracaatı ayrı ayrı yapılacaktır.

TEOG kapsamında lise adayları tercihlerini kendi veya velisi tarafından, https://e­okul.meb.gov.tr internet adresinden yapabildiği gibi öğrencinin 8’inci sınıfı tamamladığı ortaokuldan ya da herhangi bir ortaokul müdürlüğünden de yapabildi.

TEOG kapsamında bu yıl tercihler, okul tercih kodlarına göre yapıldı. Tercihler,  A grubu ve okul türlerine göre yapılan tercihleri içeren B grubu olmak üzere iki grupta alındı. A grubu için öğrencilerden tüm okul türlerini içerebilen 15 adet tercih alınırken, öğrencilerin A grubu tercihleri, tercih listelerinde yer alan okulların tercih kodlarına göre, B grubu tercihleri ise sadece okul türlerine göre yapıldı.

Okul tercih kodlarına göre oluşturulacak A grubu tercih işlemleri, MEB’in http://www.meb.gov.tr, http://oges.meb.gov.tr veya https://e­okul.meb.gov.tr internet adreslerinde yayımlanan tercih listelerinde yer alan okulların tercih kodlarına göre öğrenci velisi tarafından 31 Temmuz-08 Ağustos 2014 tarihleri arasında en fazla 15 (onbeş) tercih olmak üzere yapıldı. Okul türlerine göre oluşturulan B grubu tercih listesinde, en az 4 (dört) okul türü zorunlu olarak seçildi.

Elektronik ortamda tercih işlemlerini yapamayan veliler için; okul müdürlüğü, tercih işlemlerini öğrenci velisi adına, velinin doldurup imzalayarak verdiği Ek-1’deki “Yerleştirme İşlemi Tercih Ön Çalışma Formu”na bağlı kalarak yapıldı.

Son Güncelleme: Cuma, 22 Ağustos 2014 15:18

Gösterim: 4345

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yer alan 40 bin okul yöneticisinden 7 bini, 75 puan altında aldığı için görevden alınıyor. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yer alan 40 bin okul yöneticisinden 7 bini 75 puan altında aldığı için görevden alınıyor. Görevden alınan yönetciler bulundukları okulda yöneticilik yapamayacak, ancak başka bir okul müdürlüğü ya da müdür yardımcılığı için başvuruda bulunabilecek. Bu yönetciler, yerlerine başka bir yönetici atanana kadar görevlerini sürdürecek.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” geçtiğimiz Mart ayında Meclis’ten geçerek Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre,4 yılını doldurmuş olan müdürlerin görevden alınması kararı çıkmıştı. Bunun sonucunda 4 yıl görev süresi dolan 16 bin yönetici veli, kıdemli öğretmen ve ilçe milli eğitim müdürlerinin de yer aldığı komisyonun değerlendirmesi sonucunda puana göre görevini sürdürmesi ya da ayrılması konusunda karar verildi. 4 yılı dolduran 16 bin yöneticiden 7 bininin okul komisyonları görevde kalmamasına karar verdi. 75 puan altında alan bu yöneticiler yerlerine yeni biri atanıncaya kadar görevlerini sürdürecekler.

 

 

> 7 bin okul yöneticisi görevden alınıyor

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yer alan 40 bin okul yöneticisinden 7 bini, 75 puan altında aldığı için görevden alınıyor. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yer alan 40 bin okul yöneticisinden 7 bini 75 puan altında aldığı için görevden alınıyor. Görevden alınan yönetciler bulundukları okulda yöneticilik yapamayacak, ancak başka bir okul müdürlüğü ya da müdür yardımcılığı için başvuruda bulunabilecek. Bu yönetciler, yerlerine başka bir yönetici atanana kadar görevlerini sürdürecek.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” geçtiğimiz Mart ayında Meclis’ten geçerek Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre,4 yılını doldurmuş olan müdürlerin görevden alınması kararı çıkmıştı. Bunun sonucunda 4 yıl görev süresi dolan 16 bin yönetici veli, kıdemli öğretmen ve ilçe milli eğitim müdürlerinin de yer aldığı komisyonun değerlendirmesi sonucunda puana göre görevini sürdürmesi ya da ayrılması konusunda karar verildi. 4 yılı dolduran 16 bin yöneticiden 7 bininin okul komisyonları görevde kalmamasına karar verdi. 75 puan altında alan bu yöneticiler yerlerine yeni biri atanıncaya kadar görevlerini sürdürecekler.

 

 

Son Güncelleme: Cuma, 22 Ağustos 2014 09:56

Gösterim: 1474

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığının 40 bin öğretmenin atamasının yapılacağını açıklamasıyla ilgili, "40 bin yetersiz, bunun daha da artırılması gerekir. Kaynak yetersizliği bir bahane olmamalı. Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğu için övünen Türkiye'nin İnsani Gelişme Endeksinde de dünyada 17. sırada olması lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Koncuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın 126 bin öğretmen açığı bulunduğu yönündeki açıklamalarını anımsatarak, öğretmen açığının Türk eğitim sisteminin köklü sorunlarından biri olduğunu söyledi.

Türkiye'nin OECD ülkeleriyle kıyaslandığında öğretmen açığının 250 binin üzerine çıktığını ifade eden Koncuk, şöyle konuştu:

"Öğretmen açığı ücretli öğretmenlik uygulamasıyla kapatılmaya çalışıyor ama bu sorunu çözmüyor. Geçen yıl 11 bini İstanbul'da olmak üzere Türkiye genelinde 65 bin ücretli öğretmen görevlendirildi. Bu bile açığı kapatmaya yetmedi. Ne yazık ki Türkiye, ihtiyaçlarını ve eğitim alanındaki gelişmeleri değerlendirerek yeni ve köklü bir öğretmen istihdam politikasını başaramadı."

Milli Eğitim Bakanlığının 40 bin öğretmenin atamasının yapılacağı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Koncuk, "40 bin yetersiz bunun daha da artırılması gerekir. Kaynak yetersizliği bir bahane olmamalı. Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğu için övünen Türkiye'nin İnsani Gelişme Endeksinde de dünyada 17. sırada olması lazım. Türkiye maalesef İnsani Gelişme Endeksinde dünyada 83. sırada. Bu ülkemizde gelir dağılımında ciddi bir adaletsizliğin olduğunu gösteriyor" dedi.

Koncuk, öğretmen açığına karşı atanamayan öğretmen sorununun da mevcut bir problem olduğunu ifade ederek, atanamayan öğretmenlerin ortaokullarda etüt derslerinde görevlendirilebileceğini, bu sayede hem öğretmen istihdamının sağlanacağını hem de öğrencilere derslerdeki eksiklerinin giderileceğini dile getirdi. 

Türkiye'de gelir dağılımdaki adaletsizliğin istihdama da yansıdığını savunan Koncuk, Temmuz'da yapılan KPSS'ye yaklaşık 1 milyon 200 bin kişinin katılmasının genç işsizliği konusunda önemli bir veri olduğunu, bu sorunun çözülmesi için ciddi istihdam politikalarının geliştirilmesi gerektiğini savundu.

> 40 bin öğretmen ataması yetersiz, artırılmalı

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığının 40 bin öğretmenin atamasının yapılacağını açıklamasıyla ilgili, "40 bin yetersiz, bunun daha da artırılması gerekir. Kaynak yetersizliği bir bahane olmamalı. Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğu için övünen Türkiye'nin İnsani Gelişme Endeksinde de dünyada 17. sırada olması lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Koncuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın 126 bin öğretmen açığı bulunduğu yönündeki açıklamalarını anımsatarak, öğretmen açığının Türk eğitim sisteminin köklü sorunlarından biri olduğunu söyledi.

Türkiye'nin OECD ülkeleriyle kıyaslandığında öğretmen açığının 250 binin üzerine çıktığını ifade eden Koncuk, şöyle konuştu:

"Öğretmen açığı ücretli öğretmenlik uygulamasıyla kapatılmaya çalışıyor ama bu sorunu çözmüyor. Geçen yıl 11 bini İstanbul'da olmak üzere Türkiye genelinde 65 bin ücretli öğretmen görevlendirildi. Bu bile açığı kapatmaya yetmedi. Ne yazık ki Türkiye, ihtiyaçlarını ve eğitim alanındaki gelişmeleri değerlendirerek yeni ve köklü bir öğretmen istihdam politikasını başaramadı."

Milli Eğitim Bakanlığının 40 bin öğretmenin atamasının yapılacağı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Koncuk, "40 bin yetersiz bunun daha da artırılması gerekir. Kaynak yetersizliği bir bahane olmamalı. Dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğu için övünen Türkiye'nin İnsani Gelişme Endeksinde de dünyada 17. sırada olması lazım. Türkiye maalesef İnsani Gelişme Endeksinde dünyada 83. sırada. Bu ülkemizde gelir dağılımında ciddi bir adaletsizliğin olduğunu gösteriyor" dedi.

Koncuk, öğretmen açığına karşı atanamayan öğretmen sorununun da mevcut bir problem olduğunu ifade ederek, atanamayan öğretmenlerin ortaokullarda etüt derslerinde görevlendirilebileceğini, bu sayede hem öğretmen istihdamının sağlanacağını hem de öğrencilere derslerdeki eksiklerinin giderileceğini dile getirdi. 

Türkiye'de gelir dağılımdaki adaletsizliğin istihdama da yansıdığını savunan Koncuk, Temmuz'da yapılan KPSS'ye yaklaşık 1 milyon 200 bin kişinin katılmasının genç işsizliği konusunda önemli bir veri olduğunu, bu sorunun çözülmesi için ciddi istihdam politikalarının geliştirilmesi gerektiğini savundu.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Ağustos 2014 11:49

Gösterim: 1602

4 milyondan fazla ortaokul öğrencisinin seçmeli ders olarak okuduğu medya okuryazarlığı dersi müfredatı yenilendi. 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı (RTÜK) Davut Dursun, ortaokul ve imam hatip ortaokullarında seçmeli olarak okutulan medya okuryazarlığı dersinin müfredatının Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) işbirliğiyle yenilendiğini bildirdi.

Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerin medya konusunda bilgilendirilmesinden öte bilinçlendirilmeleri hedefiyle başlatılan projenin 2007'den bu yana uygulandığını hatırlattı.

Şu ana kadar 4 milyon öğrencinin medya okuryazarlığı dersini seçmeli olarak gördüğünü belirten Dursun, "Ders medyanın doğasını, yapısını irdeleme, medyaya eleştirel bakabilme yeteneğini kazandırma konusunda bilgi verme amacına yönelik. Dünyanın her yerinde şu kabul ediliyor: Televizyon yayınları özellikle 16 yaş altındaki kişilerin sosyal, ahlaki veya fiziki gelişimini olumsuz etkileyebilme kapasitesine sahip" dedi. 

Medyanın olumsuz etkilerini kontrol altına alabilmek için sadece yayıncılara "aman bunu yayınlamayın" demenin yeterli olmadığını kaydeden Dursun, aynı zamanda çocukları da medyanın doğasını anlayabilecek şekilde bilinçlendirmek gerektiğine dikkati çekti.

Gelecek eğitim öğretim dönemine yetişecek

Bu amaca yönelik yöntemleri dünyada hemen hemen her ülkenin kullandığını anlatan Dursun, söz konusu derse ilişkin geçmişte yaptıkları araştırmalar ve anketlerle eksiklikleri, beklentileri belirlediklerini dile getirdi. 

Dursun, tespit edilen eksikliklerin dersin müfredatının güncellenerek giderilmeye çalışıldığını ve bu çerçevede bir çalıştay da düzenlediklerini hatırlattı.

Çalıştayda önemli kararlar alındığına işaret eden Dursun, şunları kaydetti:

"Sadece öğrencilere değil aynı zamanda ebeveynlere de bu dersin verilmesi gerektiğine ilişkin özellikle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katkısıyla bir hedef belirlendi. Bu kapsamda medya okuryazarlığı dersi müfredatını yeniledik. RTÜK İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığının koordinatörlüğünde, Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nezih Orhon'un yönetiminde, Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu, Yard. Doç. Dr. Adnan Altun ve Yard. Doç. Dr. Sait Tüzel tarafından hazırlanan Medya Okuryazarlığı Eğitim Materyali Talim Terbiye Kuruluna sunuldu. Şu anda düzeltmeleri yapılıyor. Başta Sayın Nezih Orhon olmak üzere emek veren tüm akademisyenlere teşekkür ediyorum. 2014-2015 eğitim öğretim döneminde medya okuryazarlığı dersinin yeni kitapları  öğrencilere ulaştırılacak. Biz mümkün olduğunca zaman içindeki gelişmelere ve uzmanların görüşlerine değer verdik.

Biliyorsunuz artık öğrenciler televizyon izlemiyor. Televizyonlardan daha çok akıllı telefonlar yoluyla bilgilenmeye başvuruluyor. Dolayısıyla medya okuryazarlığı sadece televizyon programlarına yönelik değil. Böylece diğer bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımı konusunda da biraz daha çerçeve genişlemiş oldu. Müfredatta amaçlar yeniden belirlendi, kazanımlar yeniden tanımlandı. Bir de hazırlanan yeni müfredat daha dinamik, görsel ağırlıklı program oldu. Öğrencilerin takip edecekleri kitapların daha da albenili olacağını sanıyorum. Bugünlerde sosyal medyada da bu dersin özellikle iletişim fakültesi mezunları tarafından verilmesi ve zorunlu hale getirilmesi konusunda bir kampanya da yürütülüyor."

Ebeveynlerin de dersi alması gündemde

RTÜK Başkanı Dursun, dersin zorunlu hale getirilmesinin henüz mümkün olmadığının da altını çizerek şunları anlattı:

"Dünyadaki diğer örneklere bakıldığında medya okuryazarlığında, dersin zorunlu ders olarak benimsenmesinden ziyade bu dersin müfredatındaki ünitelerin diğer derslere serpiştirilerek bütün öğrenim boyunca sürekli medya okuryazarlığı dersi alma hedefinin yakalanması yönünde bir eğilim var ancak eğitim reformu nedeniyle derslerin büyük çoğunluğu seçimli hale geldi. Bu nedenle zorunlu ders olması ihtimali şu anda gözükmüyor. Ünitelerin diğer derslere yedirilmesi konusu da muhtemelen zamanla gündeme gelebilir.

Bunun yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum o zaman sadece ortaokul öğrencisi bu dersi almayacak. Belki ilkokul ve lise öğrencilerinin de medya okuryazarlığı  dersini görmeleri söz konusu olabilir. Bu proje başarılı olursa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının da dahil edilmesiyle ebeveynlere bu dersin verilmesini sağlamak gibi bir hedefimiz var. Hemen hemen herkesin bu dersi almasını ve medyanın doğasını bir biçimde öğrenmesini, ona göre medyada gördüklerinin hayatın bir gerçeği değil kurgu olduğunu fark etmesini, eleştirel bakabilmesini hedefliyoruz."

Beceri temelli yaklaşım esas alındı

Öte yandan sosyal medya ve diğer bilgi iletişim alanlarının da ders kapsamına dahil edildiği yeni programla derslerde, bir önceki programda olduğu gibi televizyon, internet, gazete gibi araç temelli yaklaşım yerine, beceri temelli yaklaşım esas alınıyor.

Öğrenciler yeni programla, bilgisayarındaki bir virüsü temizlemeden tanık olduğu bir olay hakkında haber metni yazmaya, toplumsal duyarlılığı harekete geçirmek için medya araçlarını kullanma tekniklerine kadar pek çok konuda beceri geliştirecek. 

Yenilenen programla, medya iletilerine ilişkin farkındalık düzeyi yüksek, medyadaki olay, olgu ve içeriklere eleştirel yaklaşabilen, aynı zamanda karar alıp medya süreçlerinde yer alabilen, sorumlu ve etik davranan bir medya okuryazar bireyi yetiştirmek amaçlanıyor.

> Medya okuryazarlığı dersi müfredatı yenilendi

4 milyondan fazla ortaokul öğrencisinin seçmeli ders olarak okuduğu medya okuryazarlığı dersi müfredatı yenilendi. 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı (RTÜK) Davut Dursun, ortaokul ve imam hatip ortaokullarında seçmeli olarak okutulan medya okuryazarlığı dersinin müfredatının Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) işbirliğiyle yenilendiğini bildirdi.

Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerin medya konusunda bilgilendirilmesinden öte bilinçlendirilmeleri hedefiyle başlatılan projenin 2007'den bu yana uygulandığını hatırlattı.

Şu ana kadar 4 milyon öğrencinin medya okuryazarlığı dersini seçmeli olarak gördüğünü belirten Dursun, "Ders medyanın doğasını, yapısını irdeleme, medyaya eleştirel bakabilme yeteneğini kazandırma konusunda bilgi verme amacına yönelik. Dünyanın her yerinde şu kabul ediliyor: Televizyon yayınları özellikle 16 yaş altındaki kişilerin sosyal, ahlaki veya fiziki gelişimini olumsuz etkileyebilme kapasitesine sahip" dedi. 

Medyanın olumsuz etkilerini kontrol altına alabilmek için sadece yayıncılara "aman bunu yayınlamayın" demenin yeterli olmadığını kaydeden Dursun, aynı zamanda çocukları da medyanın doğasını anlayabilecek şekilde bilinçlendirmek gerektiğine dikkati çekti.

Gelecek eğitim öğretim dönemine yetişecek

Bu amaca yönelik yöntemleri dünyada hemen hemen her ülkenin kullandığını anlatan Dursun, söz konusu derse ilişkin geçmişte yaptıkları araştırmalar ve anketlerle eksiklikleri, beklentileri belirlediklerini dile getirdi. 

Dursun, tespit edilen eksikliklerin dersin müfredatının güncellenerek giderilmeye çalışıldığını ve bu çerçevede bir çalıştay da düzenlediklerini hatırlattı.

Çalıştayda önemli kararlar alındığına işaret eden Dursun, şunları kaydetti:

"Sadece öğrencilere değil aynı zamanda ebeveynlere de bu dersin verilmesi gerektiğine ilişkin özellikle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katkısıyla bir hedef belirlendi. Bu kapsamda medya okuryazarlığı dersi müfredatını yeniledik. RTÜK İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığının koordinatörlüğünde, Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nezih Orhon'un yönetiminde, Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu, Yard. Doç. Dr. Adnan Altun ve Yard. Doç. Dr. Sait Tüzel tarafından hazırlanan Medya Okuryazarlığı Eğitim Materyali Talim Terbiye Kuruluna sunuldu. Şu anda düzeltmeleri yapılıyor. Başta Sayın Nezih Orhon olmak üzere emek veren tüm akademisyenlere teşekkür ediyorum. 2014-2015 eğitim öğretim döneminde medya okuryazarlığı dersinin yeni kitapları  öğrencilere ulaştırılacak. Biz mümkün olduğunca zaman içindeki gelişmelere ve uzmanların görüşlerine değer verdik.

Biliyorsunuz artık öğrenciler televizyon izlemiyor. Televizyonlardan daha çok akıllı telefonlar yoluyla bilgilenmeye başvuruluyor. Dolayısıyla medya okuryazarlığı sadece televizyon programlarına yönelik değil. Böylece diğer bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımı konusunda da biraz daha çerçeve genişlemiş oldu. Müfredatta amaçlar yeniden belirlendi, kazanımlar yeniden tanımlandı. Bir de hazırlanan yeni müfredat daha dinamik, görsel ağırlıklı program oldu. Öğrencilerin takip edecekleri kitapların daha da albenili olacağını sanıyorum. Bugünlerde sosyal medyada da bu dersin özellikle iletişim fakültesi mezunları tarafından verilmesi ve zorunlu hale getirilmesi konusunda bir kampanya da yürütülüyor."

Ebeveynlerin de dersi alması gündemde

RTÜK Başkanı Dursun, dersin zorunlu hale getirilmesinin henüz mümkün olmadığının da altını çizerek şunları anlattı:

"Dünyadaki diğer örneklere bakıldığında medya okuryazarlığında, dersin zorunlu ders olarak benimsenmesinden ziyade bu dersin müfredatındaki ünitelerin diğer derslere serpiştirilerek bütün öğrenim boyunca sürekli medya okuryazarlığı dersi alma hedefinin yakalanması yönünde bir eğilim var ancak eğitim reformu nedeniyle derslerin büyük çoğunluğu seçimli hale geldi. Bu nedenle zorunlu ders olması ihtimali şu anda gözükmüyor. Ünitelerin diğer derslere yedirilmesi konusu da muhtemelen zamanla gündeme gelebilir.

Bunun yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum o zaman sadece ortaokul öğrencisi bu dersi almayacak. Belki ilkokul ve lise öğrencilerinin de medya okuryazarlığı  dersini görmeleri söz konusu olabilir. Bu proje başarılı olursa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının da dahil edilmesiyle ebeveynlere bu dersin verilmesini sağlamak gibi bir hedefimiz var. Hemen hemen herkesin bu dersi almasını ve medyanın doğasını bir biçimde öğrenmesini, ona göre medyada gördüklerinin hayatın bir gerçeği değil kurgu olduğunu fark etmesini, eleştirel bakabilmesini hedefliyoruz."

Beceri temelli yaklaşım esas alındı

Öte yandan sosyal medya ve diğer bilgi iletişim alanlarının da ders kapsamına dahil edildiği yeni programla derslerde, bir önceki programda olduğu gibi televizyon, internet, gazete gibi araç temelli yaklaşım yerine, beceri temelli yaklaşım esas alınıyor.

Öğrenciler yeni programla, bilgisayarındaki bir virüsü temizlemeden tanık olduğu bir olay hakkında haber metni yazmaya, toplumsal duyarlılığı harekete geçirmek için medya araçlarını kullanma tekniklerine kadar pek çok konuda beceri geliştirecek. 

Yenilenen programla, medya iletilerine ilişkin farkındalık düzeyi yüksek, medyadaki olay, olgu ve içeriklere eleştirel yaklaşabilen, aynı zamanda karar alıp medya süreçlerinde yer alabilen, sorumlu ve etik davranan bir medya okuryazar bireyi yetiştirmek amaçlanıyor.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Ağustos 2014 11:58

Gösterim: 1720

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültelerinde 2014-2015 öğretim yılı güz döneminden itibaren bazı dersler için muafiyet uygulanacağı belirtildi.

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakültelerinde 2014-2015 Öğretim Yılı Güz Döneminden itibaren bazı dersler için muafiyet uygulanacağı açıklandı.

Konuyla alakalı açıklamalarda bulunan Açıköğretimden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney ve Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Dekanı Prof. Dr. Kerim Banar, muafiyetin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I - II, Türk Dili I - II, Yabancı Dil I - II, Temel Bilgi Teknolojileri I - II derslerini kapsayacağını, muafiyet işlemlerinin uygulanmasında öğrencinin kayıt grubunun önem taşıdığını ifade ettiler. Daha önce Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakültelerinde kayıtlı iken, bahse konu ders ya da dersleri almış ve başarmış öğrencinin kayıtlı olduğu veya kayıt yaptıracağı programdaki muafiyet işlemleri ilgili fakülte tarafından yapılacağından, bu öğrencilerin herhangi bir işlem yapmalarına gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Güney ve Prof. Dr. Banar, "Muafiyet fırsatından Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri dışında herhangi bir yükseköğretim programında yukarıda adı geçen ders ya da dersleri almış ve başarmış olan öğrenciler de faydalanabilecektir. Mezunların, Mezuniyet Belgesini, kayıtlı veya kaydı silinmiş öğrencilerin ise onaylı Muafiyet Talep Formu'nu veya bu dersleri alıp başarılı olduğunu gösteren resmi yazıyı AÖF bürolarına teslim etmeleri istenmektedir. İstenilen belgelerin ilk kez kayıt yaptıracak öğrenciler tarafından kayıt esnasında, kayıtlı veya kaydı silinmiş öğrenciler tarafından ise 20-29 Ağustos 2014 tarihleri arasında teslim edilmesi gerekmektedir" dediler.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney ve AÖF Dekanı Prof. Dr. Kerim Banar ayrıca, muafiyet konusunda ayrıntılı bilgiye http: //www.anadolu.edu.tr adresindeki rektörlük duyuruları bölümünden ulaşılabileceğini kaydettiler.

> AÖF’te bazı dersler için öğrencilere muafiyet hakkı

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültelerinde 2014-2015 öğretim yılı güz döneminden itibaren bazı dersler için muafiyet uygulanacağı belirtildi.

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakültelerinde 2014-2015 Öğretim Yılı Güz Döneminden itibaren bazı dersler için muafiyet uygulanacağı açıklandı.

Konuyla alakalı açıklamalarda bulunan Açıköğretimden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney ve Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Dekanı Prof. Dr. Kerim Banar, muafiyetin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I - II, Türk Dili I - II, Yabancı Dil I - II, Temel Bilgi Teknolojileri I - II derslerini kapsayacağını, muafiyet işlemlerinin uygulanmasında öğrencinin kayıt grubunun önem taşıdığını ifade ettiler. Daha önce Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakültelerinde kayıtlı iken, bahse konu ders ya da dersleri almış ve başarmış öğrencinin kayıtlı olduğu veya kayıt yaptıracağı programdaki muafiyet işlemleri ilgili fakülte tarafından yapılacağından, bu öğrencilerin herhangi bir işlem yapmalarına gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Güney ve Prof. Dr. Banar, "Muafiyet fırsatından Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri dışında herhangi bir yükseköğretim programında yukarıda adı geçen ders ya da dersleri almış ve başarmış olan öğrenciler de faydalanabilecektir. Mezunların, Mezuniyet Belgesini, kayıtlı veya kaydı silinmiş öğrencilerin ise onaylı Muafiyet Talep Formu'nu veya bu dersleri alıp başarılı olduğunu gösteren resmi yazıyı AÖF bürolarına teslim etmeleri istenmektedir. İstenilen belgelerin ilk kez kayıt yaptıracak öğrenciler tarafından kayıt esnasında, kayıtlı veya kaydı silinmiş öğrenciler tarafından ise 20-29 Ağustos 2014 tarihleri arasında teslim edilmesi gerekmektedir" dediler.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney ve AÖF Dekanı Prof. Dr. Kerim Banar ayrıca, muafiyet konusunda ayrıntılı bilgiye http: //www.anadolu.edu.tr adresindeki rektörlük duyuruları bölümünden ulaşılabileceğini kaydettiler.

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Ağustos 2014 12:31

Gösterim: 1787


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.