Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 2011 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü için bir mesaj yayınladı. Kız çocuklarının bilim ve teknolojiye yönelmesi ve bu alanda kendilerini geliştirmeleri için desteklenmelerinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Güler Sabancı, “Bilimin ve yeteneğin cinsiyeti yoktur, sadece ön yargılar vardır. Bilim ve teknolojide elde edilen sonuçlar da bunun ispatıdır. Hayallerinin peşinden giden kız çocuklarının yanındayız” ifadelerini kullandı.

guler_sabanciToplumsal ve ekonomik gelişme için kız çocuklarının desteklenmesinin önemini vurgulayan Güler Sabancı: “Kız çocuklarını bilim ve teknoloji alanında güçlendirmek için cesaretlendirmeliyiz. İçinde yaşadığımız yüzyıl, dayatılan toplumsal cinsiyet rollerini çoktan aşmış olmamızı gerektiriyor. Çünkü bilimin ve yeteneğin cinsiyeti yoktur, sadece ön yargılar vardır. Sabancı Vakfı olarak odaklandığımız konuların başında kız çocukları geliyor ve kız çocuklarının meslek seçimlerinde kendilerine dayatılan toplumsal cinsiyet rollerini aşarak cesur kararlar almalarını sonuna kadar destekliyoruz. Kalıplaşmış ön yargıları yıktığımız zaman kızların, istediği alanlarda, istediği mesleklerde özgürce yol alabileceklerine inanıyoruz” dedi.

Sabancı Vakfı’nın kurulduğu günden bu yana kadınların ve kız çocuklarının karşı karşıya kaldıkları eşitsizliklerin çözümü için çeşitli projeler hayata geçirdiğini vurgulayan Güler Sabancı, mesajında OECD’nin raporuna da değinerek, “OECD’nin ‘Bir Bakışta Eğitim’ raporunda Türkiye’nin de aralarında bulunduğu tüm OECD ülkelerinde mühendislik bölümünden mezun olanların yalnızca yüzde 33’ü kız öğrenciyken bu oran bilgisayar mühendisliği bölümünde yüzde 20’ye düşüyor. Rapora göre, bu fark kız ve erkek öğrencilerin matematik ve fen bilimlerindeki performans farkından değil, toplumsal ön yargılar ve beklentilerden kaynaklanıyor. Erkek çocuklarının matematik ve fen alanlarında kariyer planlamaları aileleri tarafından daha çok beklenirken yine bu meslekler erkek çocukları ile özdeşleştiriliyor. Bu rapor bizlere kız çocuklarının küçük yaşlardan itibaren istedikleri mesleklere teşvik edilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor. Kız çocuklarının hayallerinin peşinden gitmeleri için hem ailelerinden hem de öğretmenlerinden destek görmeleri gerekiyor. Onların toplumsal, siyasi ve ekonomik yaşama katılmalarını sağlamak ve toplumun gelişimine katkı sunacak güçlü bireyler olabilmeleri için onları hep birlikte desteklemeliyiz” dedi.

 

Sabancı Vakfı, Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel video yayınladı
Sabancı Vakfı, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel bir de video yayınladı. Videoda, Vakfın Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğiyle gerçekleştirilen “Yarını İnşa Et” projesi kapsamında teknoloji kitleriyle çevre, enerji ve akıllı şehirler alanında yaratıcı projeler geliştiren liseli genç kızlar yer aldı. Adana, Konya, Mardin ve Trabzon illerinde yaşayan ve çevrelerinde gördükleri sorunlara teknoloji temelli projeler tasarlayarak çözüm üreten genç kızlardan biri videoda, “Kızlarda ailelerinden dolayı öz güven eksikliği oluşuyor. Bu öz güven eksikliğinden dolayı ‘ya yapamazsam, ya başaramazsam’ diye düşünüyorlar. Çünkü başaramazlarsa ‘ya hocaya ya kocaya’ diye bir deyim vardır ya, aynı onun gibi bir şey oluyor” diyor. Öğrencilerden diğeri ise ailesini gururlandırmak için çok çalıştığını ancak erkek kardeşinin aynı emeği göstermemesine rağmen ailesinin beklentisiz bir biçimde kendisine sonsuz sevgi ve tolerans gösterdiklerini ifade ediyor ve “Ben bu zamana kadar elimden geldiğince ailemi gururlandırmaya çalıştım; bunun için derslerime çok önem verdim. Ama kardeşim öyle değil. Ailemin gözünde paşalar gibi büyütülmesi çok sinir bozucu bir şey” ifadeleri ile cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekiyor. Türkiye’deki tüm genç kızlara ilham olacak bir diğer ifade ise şöyle: “Hayallerinizden ve düşüncelerinizden hiçbir zaman vazgeçmeyin. Kendinizi her zaman ‘ben bunu yapabilirim, başarabilirim’ diyerek motive edin. Çünkü biz hayallerimize ulaştığımız zaman bu dünya değişecek.”

Sabancı Vakfı’nın kız çocuklarına yönelik çalışmaları
Sabancı Vakfı, 45 yıldır kız çocuklarının ve kadınların karşı karşıya kaldıkları eşitsizliklerin çözümü için projeler hayata geçiriyor. 2006 yılında “kadınların ve kız çocuklarının insan haklarının korunması ve geliştirilmesi” amacıyla Birleşmiş Milletler Ortak Programına destek veren Vakıf, 10 yıl süreyle bu çalışmayı devam ettirerek, yereldeki olumlu etkilerinin yaygınlaştırılmasını sağladı. 17 ilde açtığı 19 öğrenci yurduyla kız çocuklarının eğitiminin önündeki engellerin kalkmasına katkıda bulunan Vakıf, halen öğretmenlere toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını artırmak amacıyla Sabancı Üniversitesi’nin yürüttüğü Mor Sertifika Programını destekliyor. Sabancı Vakfı Hibe Programı kapsamında ise sivil toplum kuruluşlarının erken yaşta zorla evliliklerin önlenmesi, kız çocuklarının eğitimi, kadınların güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik projeleri destekleniyor.

> Güler Sabancı: Bilimin ve yeteneğin cinsiyeti yoktur

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 2011 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü için bir mesaj yayınladı. Kız çocuklarının bilim ve teknolojiye yönelmesi ve bu alanda kendilerini geliştirmeleri için desteklenmelerinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Güler Sabancı, “Bilimin ve yeteneğin cinsiyeti yoktur, sadece ön yargılar vardır. Bilim ve teknolojide elde edilen sonuçlar da bunun ispatıdır. Hayallerinin peşinden giden kız çocuklarının yanındayız” ifadelerini kullandı.

guler_sabanciToplumsal ve ekonomik gelişme için kız çocuklarının desteklenmesinin önemini vurgulayan Güler Sabancı: “Kız çocuklarını bilim ve teknoloji alanında güçlendirmek için cesaretlendirmeliyiz. İçinde yaşadığımız yüzyıl, dayatılan toplumsal cinsiyet rollerini çoktan aşmış olmamızı gerektiriyor. Çünkü bilimin ve yeteneğin cinsiyeti yoktur, sadece ön yargılar vardır. Sabancı Vakfı olarak odaklandığımız konuların başında kız çocukları geliyor ve kız çocuklarının meslek seçimlerinde kendilerine dayatılan toplumsal cinsiyet rollerini aşarak cesur kararlar almalarını sonuna kadar destekliyoruz. Kalıplaşmış ön yargıları yıktığımız zaman kızların, istediği alanlarda, istediği mesleklerde özgürce yol alabileceklerine inanıyoruz” dedi.

Sabancı Vakfı’nın kurulduğu günden bu yana kadınların ve kız çocuklarının karşı karşıya kaldıkları eşitsizliklerin çözümü için çeşitli projeler hayata geçirdiğini vurgulayan Güler Sabancı, mesajında OECD’nin raporuna da değinerek, “OECD’nin ‘Bir Bakışta Eğitim’ raporunda Türkiye’nin de aralarında bulunduğu tüm OECD ülkelerinde mühendislik bölümünden mezun olanların yalnızca yüzde 33’ü kız öğrenciyken bu oran bilgisayar mühendisliği bölümünde yüzde 20’ye düşüyor. Rapora göre, bu fark kız ve erkek öğrencilerin matematik ve fen bilimlerindeki performans farkından değil, toplumsal ön yargılar ve beklentilerden kaynaklanıyor. Erkek çocuklarının matematik ve fen alanlarında kariyer planlamaları aileleri tarafından daha çok beklenirken yine bu meslekler erkek çocukları ile özdeşleştiriliyor. Bu rapor bizlere kız çocuklarının küçük yaşlardan itibaren istedikleri mesleklere teşvik edilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor. Kız çocuklarının hayallerinin peşinden gitmeleri için hem ailelerinden hem de öğretmenlerinden destek görmeleri gerekiyor. Onların toplumsal, siyasi ve ekonomik yaşama katılmalarını sağlamak ve toplumun gelişimine katkı sunacak güçlü bireyler olabilmeleri için onları hep birlikte desteklemeliyiz” dedi.

 

Sabancı Vakfı, Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel video yayınladı
Sabancı Vakfı, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel bir de video yayınladı. Videoda, Vakfın Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğiyle gerçekleştirilen “Yarını İnşa Et” projesi kapsamında teknoloji kitleriyle çevre, enerji ve akıllı şehirler alanında yaratıcı projeler geliştiren liseli genç kızlar yer aldı. Adana, Konya, Mardin ve Trabzon illerinde yaşayan ve çevrelerinde gördükleri sorunlara teknoloji temelli projeler tasarlayarak çözüm üreten genç kızlardan biri videoda, “Kızlarda ailelerinden dolayı öz güven eksikliği oluşuyor. Bu öz güven eksikliğinden dolayı ‘ya yapamazsam, ya başaramazsam’ diye düşünüyorlar. Çünkü başaramazlarsa ‘ya hocaya ya kocaya’ diye bir deyim vardır ya, aynı onun gibi bir şey oluyor” diyor. Öğrencilerden diğeri ise ailesini gururlandırmak için çok çalıştığını ancak erkek kardeşinin aynı emeği göstermemesine rağmen ailesinin beklentisiz bir biçimde kendisine sonsuz sevgi ve tolerans gösterdiklerini ifade ediyor ve “Ben bu zamana kadar elimden geldiğince ailemi gururlandırmaya çalıştım; bunun için derslerime çok önem verdim. Ama kardeşim öyle değil. Ailemin gözünde paşalar gibi büyütülmesi çok sinir bozucu bir şey” ifadeleri ile cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekiyor. Türkiye’deki tüm genç kızlara ilham olacak bir diğer ifade ise şöyle: “Hayallerinizden ve düşüncelerinizden hiçbir zaman vazgeçmeyin. Kendinizi her zaman ‘ben bunu yapabilirim, başarabilirim’ diyerek motive edin. Çünkü biz hayallerimize ulaştığımız zaman bu dünya değişecek.”

Sabancı Vakfı’nın kız çocuklarına yönelik çalışmaları
Sabancı Vakfı, 45 yıldır kız çocuklarının ve kadınların karşı karşıya kaldıkları eşitsizliklerin çözümü için projeler hayata geçiriyor. 2006 yılında “kadınların ve kız çocuklarının insan haklarının korunması ve geliştirilmesi” amacıyla Birleşmiş Milletler Ortak Programına destek veren Vakıf, 10 yıl süreyle bu çalışmayı devam ettirerek, yereldeki olumlu etkilerinin yaygınlaştırılmasını sağladı. 17 ilde açtığı 19 öğrenci yurduyla kız çocuklarının eğitiminin önündeki engellerin kalkmasına katkıda bulunan Vakıf, halen öğretmenlere toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını artırmak amacıyla Sabancı Üniversitesi’nin yürüttüğü Mor Sertifika Programını destekliyor. Sabancı Vakfı Hibe Programı kapsamında ise sivil toplum kuruluşlarının erken yaşta zorla evliliklerin önlenmesi, kız çocuklarının eğitimi, kadınların güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik projeleri destekleniyor.

Son Güncelleme: Cuma, 11 Ekim 2019 11:39

Gösterim: 1273

İsveç Kraliyet Akademisi tarafından 1901 yılından bu yana verilen Nobel Ödülleri, Kültür Kolejinin de gündeminde. 7- 14 Ekim 2019 arasında okul içinde bir dizi Nobel haftası etkinliği planlandı.

kultur_kolejiHer yıl, ekim ayında İsveç merkezli Nobel Vakfı tarafından duyurulan Nobel Ödülleri, 7-14 Ekim tarihleri arasında sahiplerini bulacak. İsveçli ünlü bir kimyager Alfred Nobel’ in insanlığa hizmet edenleri teşvik etmek üzere kendisinin vasiyetiyle kurulan vakfın verdiği ödüller bu sene de bilim dünyasının ilgi odağı olacak.
Kültür Koleji de, öğrencilerinin dünya gündemine damgasını vuran bilimsel, sanatsal ve sportif faaliyetlerde rol almalarını sağlamak, onlara bilimin, sanatın ve sporun kendine özgü atmosferi içinde “kültürel ve evrensel” bir farkındalık kazandırmak amacıyla Nobel Haftasında bir seri etkinlik düzenliyor. “Nobel Ödüllerinin İnsanlık İçin Önemi ve Nobel Farkındalığı” nı kazandırmak amacıyla çeşitli etkinliklerden oluşan bir eğitim programı biçiminde ele alınıyor. Tüm canlı yayınları sınıfta izleyerek, alanında uzman konuklarla ödül alan projeleri inceleyecek ve radyo Kültür’de program yapacaklar.
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji öğrencileri 2017 Nobel Ödüllerine layık görülen bilim insanları ile iletişime geçerek, İnovasyon Kültürü dergisi Aralık 2017 sayısı için röportaj yapmışlar ve ardından da İsveç Kraliyet Ailesinin davetlisi olarak törene katılan tek Türk okulu olmuşlardı.

kultur_koleji

> Kültür Koleji'nde gündem Nobel

İsveç Kraliyet Akademisi tarafından 1901 yılından bu yana verilen Nobel Ödülleri, Kültür Kolejinin de gündeminde. 7- 14 Ekim 2019 arasında okul içinde bir dizi Nobel haftası etkinliği planlandı.

kultur_kolejiHer yıl, ekim ayında İsveç merkezli Nobel Vakfı tarafından duyurulan Nobel Ödülleri, 7-14 Ekim tarihleri arasında sahiplerini bulacak. İsveçli ünlü bir kimyager Alfred Nobel’ in insanlığa hizmet edenleri teşvik etmek üzere kendisinin vasiyetiyle kurulan vakfın verdiği ödüller bu sene de bilim dünyasının ilgi odağı olacak.
Kültür Koleji de, öğrencilerinin dünya gündemine damgasını vuran bilimsel, sanatsal ve sportif faaliyetlerde rol almalarını sağlamak, onlara bilimin, sanatın ve sporun kendine özgü atmosferi içinde “kültürel ve evrensel” bir farkındalık kazandırmak amacıyla Nobel Haftasında bir seri etkinlik düzenliyor. “Nobel Ödüllerinin İnsanlık İçin Önemi ve Nobel Farkındalığı” nı kazandırmak amacıyla çeşitli etkinliklerden oluşan bir eğitim programı biçiminde ele alınıyor. Tüm canlı yayınları sınıfta izleyerek, alanında uzman konuklarla ödül alan projeleri inceleyecek ve radyo Kültür’de program yapacaklar.
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji öğrencileri 2017 Nobel Ödüllerine layık görülen bilim insanları ile iletişime geçerek, İnovasyon Kültürü dergisi Aralık 2017 sayısı için röportaj yapmışlar ve ardından da İsveç Kraliyet Ailesinin davetlisi olarak törene katılan tek Türk okulu olmuşlardı.

kultur_koleji

Son Güncelleme: Pazartesi, 07 Ekim 2019 14:22

Gösterim: 1269

Kaspersky’nin yeni global araştırması, aile içinde internet güvenliği hakkında konuşmamanın yarattığı zorlukları ortaya koydu.

ebeveyn_internetKaspersky tarafından pazar araştırma şirketi Savanta’ya yaptırılan ankete göre, Türkiye’de ebeveynlerin %84’ü çocuklarının internetteki güvenliğinden endişe ediyor. Ancak ebeveynler, büyüyene kadar çocuklarıyla internet güvenliğiyle ilgili olarak toplam ortalama yalnızca 38 dakika konuşuyor. Ankete Türkiye’den katılanların yarısından fazlası (%64), bu konuda 30 dakikadan az konuşuyor. Bu da okuldaki standart bir dersin neredeyse yarısı kadar bir süre. Çocukların internetteki gizliliği ve güvenliği ebeveynlerin en büyük kaygılarından biri haline geliyor. Bu kaygılar temelsiz de değil. Kaspersky’nin düzenlediği ankete göre Türkiye’de 7-12 yaş arasındaki çocukların %96’sında internet bağlantılı bir akıllı telefon veya tablet bulunuyor. Türkiye’deki ebeveynlerin yaklaşık üçte ikisi (%69), çocuklarının internette çok fazla vakit geçirdiğini düşünüyor. Bu durum yalnızca çocuklukta yaşanabilecek eğlenceli anları ekran başında harcamaya değil, ayrıca sürekli potansiyel risklere açık olmaya da neden oluyor. Türkiye’de ebeveynlere göre en tehlikeli çevrim içi tehditler arasında; çocukların cinsellik veya şiddet içerikli görüntülere erişmesi (%39), internet bağımlılığı (%38) ve şiddete veya uygunsuz davranışa yönlendiren anonim mesajlar veya içerikler alınması (%21) yer alıyor.
Türkiye’de ebeveynlerin %83’ü, potansiyel riskleri azaltmak ve internette gezinirken karşılaşılabilecek tehlikeleri anlatmak için çocuklara internet güvenliğini öğretmenin, ebeveynler ve okulların ortak sorumluluğu olduğunu düşünüyor. Katılımcıların %87’si, ebeveynlerin bunu yapmaya daha uygun olduğunu çünkü çocukların anne babalarına daha çok güvendiğini belirtiyor.
Ebeveynler üzerlerindeki sorumluluğun farkında olmasına rağmen çocuklarına yeterli derecede yol gösteremiyor. Çocuklarıyla internet güvenliği hakkında toplam bir saatten daha az konuşuyorlar. Kaspersky’nin yaptığı araştırma, ebeveynlerin bu tür konuşmalarda zorlandığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ebeveynler çocuklarıyla bu konuda konuşurken en çok şu noktalarda zorlandıklarını belirtiyor:

  • Tehditleri çocukların anlayacağı bir dilde anlatmak (%53)
  • Çocukların tehditleri ciddiye almasını sağlamak (%51)
  • Arkadaş baskısına uymamaya ikna etmek ve/veya bunun için kendilerine güvenmelerini sağlamak (%36)

Araştırma sonuçlarıyla ilgili konuşan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Evren Tufan şunları söyledi: “Günlük hayattaki iletişim ve etkileşimden farklı olarak internet üzerinden iletişim ve etkileşim zaman ve mekan sınırlamasından bağımsız olarak gerçekleşmektedir. Çocuklar internet aracılığı ile yaş ve gelişim düzeylerine uygun olmayan içeriklere erişebilir, kişisel bilgilerini istemeden paylaşabilir, siber zorbalığa veya benzeri olumsuz deneyimlere maruz kalabilirler. Yapılan bu güncel araştırma, ülkemizde ebeveynlerin çocukların güvenliği ile ilgili kaygılarının olduğunu ancak bu konuda iletişim kurmakta zorlanabildiklerini gösteriyor. İlköğretim çağındaki çocukların hemen hemen tümünün internet bağlantılı akıllı telefon veya tablet kullandığı göz önüne alındığında bu konuda konuşmanın önemi daha da belirginleşiyor. Ebeveynler çocukları büyüdükçe onlara yaşlarına uygun biçimde internet üzerinden iletişimin özelliklerini anlatabilir ve kişisel bilgileri paylaşmamanın önemini vurgulayabilir. Sosyal medya kullanımı konusunda belli sınırlar getirmek ve çocukların vakit geçirdiği sosyal medya uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmak da faydalı olabilir. En önemlisi çocuğa internet üzerinden istemediği veya onu rahatsız eden bir içeriğe maruz kaldığında bunu öğretmeni veya annesi/ babası ile paylaşarak yardım alabileceği ve bu konuda eleştirilmeyeceği güvencesi verilebilir."

Prof. Dr. Ali Evren Tufan ile aynı görüşleri paylaşan Kaspersky Tüketici Ürünleri Pazarlama Müdürü Marina Titova, “İnternet ne yazık ki çocukların asla görmelerini istemeyeceğimiz içeriklere erişmesine olanak veriyor. Gizlilik ve güvenlik, ebeveynlerin en çok kaygı duydukları konular haline geldi. Bu konuları çocuklarla onların dinleyip ilgileneceği şekilde konuşmanın bazen ne kadar zor olabileceğini biliyoruz. İşte bu yüzden, Kaspersky olarak ebeveynlerin ve çocukların kaygılarını ortadan kaldıracak çözümler ve tavsiyeler sunuyoruz.”
Kaspersky, çocuklarını internetteki çeşitli tehditlerden korumak isteyen ailelere şunları öneriyor:

  • Çocuğunuzun internette ne yaptığını biliyorsanız, ona yardımcı veya destek olabilirsiniz fakat bu bilgiyi dikkatli bir şekilde kullanın.
  • Çocuğunuzla sosyal medyada ne kadar zaman geçirebileceği konusunda konuşun. Çocuğunuzu okulda veya geceleri sosyal medya kullanmamaya ikna etmeye çalışın.
  • Çocuğunuzun sosyal çevresini sınırlamayın fakat arkadaşlarını seçerken dikkatli davranmalarını öğütleyin.
  • Kaspersky Security Cloud servisimizin Aile sürümüne abone olun. Kaspersky Safe Kids çözümünü içeren bu servis, ailenizin ve sizin özel verilerinizi korumaya yardımcı olur, çocuklarınıza internette ve ötesinde güvenlik sağlar.

 

> Araştırma: Ebeveynler internet güvenliğini konuşamıyor

Kaspersky’nin yeni global araştırması, aile içinde internet güvenliği hakkında konuşmamanın yarattığı zorlukları ortaya koydu.

ebeveyn_internetKaspersky tarafından pazar araştırma şirketi Savanta’ya yaptırılan ankete göre, Türkiye’de ebeveynlerin %84’ü çocuklarının internetteki güvenliğinden endişe ediyor. Ancak ebeveynler, büyüyene kadar çocuklarıyla internet güvenliğiyle ilgili olarak toplam ortalama yalnızca 38 dakika konuşuyor. Ankete Türkiye’den katılanların yarısından fazlası (%64), bu konuda 30 dakikadan az konuşuyor. Bu da okuldaki standart bir dersin neredeyse yarısı kadar bir süre. Çocukların internetteki gizliliği ve güvenliği ebeveynlerin en büyük kaygılarından biri haline geliyor. Bu kaygılar temelsiz de değil. Kaspersky’nin düzenlediği ankete göre Türkiye’de 7-12 yaş arasındaki çocukların %96’sında internet bağlantılı bir akıllı telefon veya tablet bulunuyor. Türkiye’deki ebeveynlerin yaklaşık üçte ikisi (%69), çocuklarının internette çok fazla vakit geçirdiğini düşünüyor. Bu durum yalnızca çocuklukta yaşanabilecek eğlenceli anları ekran başında harcamaya değil, ayrıca sürekli potansiyel risklere açık olmaya da neden oluyor. Türkiye’de ebeveynlere göre en tehlikeli çevrim içi tehditler arasında; çocukların cinsellik veya şiddet içerikli görüntülere erişmesi (%39), internet bağımlılığı (%38) ve şiddete veya uygunsuz davranışa yönlendiren anonim mesajlar veya içerikler alınması (%21) yer alıyor.
Türkiye’de ebeveynlerin %83’ü, potansiyel riskleri azaltmak ve internette gezinirken karşılaşılabilecek tehlikeleri anlatmak için çocuklara internet güvenliğini öğretmenin, ebeveynler ve okulların ortak sorumluluğu olduğunu düşünüyor. Katılımcıların %87’si, ebeveynlerin bunu yapmaya daha uygun olduğunu çünkü çocukların anne babalarına daha çok güvendiğini belirtiyor.
Ebeveynler üzerlerindeki sorumluluğun farkında olmasına rağmen çocuklarına yeterli derecede yol gösteremiyor. Çocuklarıyla internet güvenliği hakkında toplam bir saatten daha az konuşuyorlar. Kaspersky’nin yaptığı araştırma, ebeveynlerin bu tür konuşmalarda zorlandığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ebeveynler çocuklarıyla bu konuda konuşurken en çok şu noktalarda zorlandıklarını belirtiyor:

  • Tehditleri çocukların anlayacağı bir dilde anlatmak (%53)
  • Çocukların tehditleri ciddiye almasını sağlamak (%51)
  • Arkadaş baskısına uymamaya ikna etmek ve/veya bunun için kendilerine güvenmelerini sağlamak (%36)

Araştırma sonuçlarıyla ilgili konuşan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Evren Tufan şunları söyledi: “Günlük hayattaki iletişim ve etkileşimden farklı olarak internet üzerinden iletişim ve etkileşim zaman ve mekan sınırlamasından bağımsız olarak gerçekleşmektedir. Çocuklar internet aracılığı ile yaş ve gelişim düzeylerine uygun olmayan içeriklere erişebilir, kişisel bilgilerini istemeden paylaşabilir, siber zorbalığa veya benzeri olumsuz deneyimlere maruz kalabilirler. Yapılan bu güncel araştırma, ülkemizde ebeveynlerin çocukların güvenliği ile ilgili kaygılarının olduğunu ancak bu konuda iletişim kurmakta zorlanabildiklerini gösteriyor. İlköğretim çağındaki çocukların hemen hemen tümünün internet bağlantılı akıllı telefon veya tablet kullandığı göz önüne alındığında bu konuda konuşmanın önemi daha da belirginleşiyor. Ebeveynler çocukları büyüdükçe onlara yaşlarına uygun biçimde internet üzerinden iletişimin özelliklerini anlatabilir ve kişisel bilgileri paylaşmamanın önemini vurgulayabilir. Sosyal medya kullanımı konusunda belli sınırlar getirmek ve çocukların vakit geçirdiği sosyal medya uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmak da faydalı olabilir. En önemlisi çocuğa internet üzerinden istemediği veya onu rahatsız eden bir içeriğe maruz kaldığında bunu öğretmeni veya annesi/ babası ile paylaşarak yardım alabileceği ve bu konuda eleştirilmeyeceği güvencesi verilebilir."

Prof. Dr. Ali Evren Tufan ile aynı görüşleri paylaşan Kaspersky Tüketici Ürünleri Pazarlama Müdürü Marina Titova, “İnternet ne yazık ki çocukların asla görmelerini istemeyeceğimiz içeriklere erişmesine olanak veriyor. Gizlilik ve güvenlik, ebeveynlerin en çok kaygı duydukları konular haline geldi. Bu konuları çocuklarla onların dinleyip ilgileneceği şekilde konuşmanın bazen ne kadar zor olabileceğini biliyoruz. İşte bu yüzden, Kaspersky olarak ebeveynlerin ve çocukların kaygılarını ortadan kaldıracak çözümler ve tavsiyeler sunuyoruz.”
Kaspersky, çocuklarını internetteki çeşitli tehditlerden korumak isteyen ailelere şunları öneriyor:

  • Çocuğunuzun internette ne yaptığını biliyorsanız, ona yardımcı veya destek olabilirsiniz fakat bu bilgiyi dikkatli bir şekilde kullanın.
  • Çocuğunuzla sosyal medyada ne kadar zaman geçirebileceği konusunda konuşun. Çocuğunuzu okulda veya geceleri sosyal medya kullanmamaya ikna etmeye çalışın.
  • Çocuğunuzun sosyal çevresini sınırlamayın fakat arkadaşlarını seçerken dikkatli davranmalarını öğütleyin.
  • Kaspersky Security Cloud servisimizin Aile sürümüne abone olun. Kaspersky Safe Kids çözümünü içeren bu servis, ailenizin ve sizin özel verilerinizi korumaya yardımcı olur, çocuklarınıza internette ve ötesinde güvenlik sağlar.

 

Son Güncelleme: Perşembe, 03 Ekim 2019 11:26

Gösterim: 1154

İntihar eden Suriyeli öğrenci hakkında “öğretmeni tarafından azarlandığı ve arkadaşlarınca dışlandığı" iddialarının asılsız olduğu açıklaması yapan Milli Eğtim Bakanlığı, olayın bütün yönleriyle araştırılması için müfettiş görevlendirildiğini bildirdi. MEB’in konuyla ilgili açıklamada aşağıdaki ifadelere yer verildi.

MEB_LOGO_2019"Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde önceki gün intihar eden Suriye uyruklu bir öğrencimizle ilgili bazı internet sitelerinde ve sosyal medyada yer alan; öğrencimizin intiharında "Suriyeli olduğu için öğretmeni tarafından azarlandığı ve arkadaşlarınca dışlandığı" iddiaları asılsız olup, gerçeği yansıtmamaktadır. 
Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ilk tespitlerine göre; Kartepe Türk Fransız Kardeşliği Ortaokulu 5.sınıf öğrencisi olan Vail El Suud,  2018 yılı Mart ayında 3. Sınıfına kayıt yaptırarak eğitimine devam ettiği, son derece başarılı bir öğrenci olduğu,  Türk Fransız Kardeşlik İlkokulu'nda 2018/2019 Eğitim Öğretim yılında 4. Sınıfta iken ayın öğrencisi seçildiği, okulda öğretmeni ve arkadaşları ile ilgili herhangi bir problemi olmadığı, babasının ilgili bir veli olduğu, okulla sürekli iletişim halinde olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca Rehberlik İl Ekibinin ilk gözlemlerinde, öğretmenleri ve arkadaşları tarafından sevilen bir öğrenci olduğu tespit edilmiştir. 
Eğitim camiamızı derinden üzen bu acı olayın bütün yönleriyle araştırılması için müfettiş görevlendirilmiş olup adli ve idari soruşturmalar devam etmektedir."

 

> MEB müfettiş görevlendirdi

İntihar eden Suriyeli öğrenci hakkında “öğretmeni tarafından azarlandığı ve arkadaşlarınca dışlandığı" iddialarının asılsız olduğu açıklaması yapan Milli Eğtim Bakanlığı, olayın bütün yönleriyle araştırılması için müfettiş görevlendirildiğini bildirdi. MEB’in konuyla ilgili açıklamada aşağıdaki ifadelere yer verildi.

MEB_LOGO_2019"Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde önceki gün intihar eden Suriye uyruklu bir öğrencimizle ilgili bazı internet sitelerinde ve sosyal medyada yer alan; öğrencimizin intiharında "Suriyeli olduğu için öğretmeni tarafından azarlandığı ve arkadaşlarınca dışlandığı" iddiaları asılsız olup, gerçeği yansıtmamaktadır. 
Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ilk tespitlerine göre; Kartepe Türk Fransız Kardeşliği Ortaokulu 5.sınıf öğrencisi olan Vail El Suud,  2018 yılı Mart ayında 3. Sınıfına kayıt yaptırarak eğitimine devam ettiği, son derece başarılı bir öğrenci olduğu,  Türk Fransız Kardeşlik İlkokulu'nda 2018/2019 Eğitim Öğretim yılında 4. Sınıfta iken ayın öğrencisi seçildiği, okulda öğretmeni ve arkadaşları ile ilgili herhangi bir problemi olmadığı, babasının ilgili bir veli olduğu, okulla sürekli iletişim halinde olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca Rehberlik İl Ekibinin ilk gözlemlerinde, öğretmenleri ve arkadaşları tarafından sevilen bir öğrenci olduğu tespit edilmiştir. 
Eğitim camiamızı derinden üzen bu acı olayın bütün yönleriyle araştırılması için müfettiş görevlendirilmiş olup adli ve idari soruşturmalar devam etmektedir."

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 05 Ekim 2019 14:04

Gösterim: 1296

İstanbul Valiliği, deprem nedeniyle ön hasar tespiti yapılan okulları ve o okulda okuyan öğrencilerin eğitime devam edecekleri okulların listesini yayınladı. Okulların listesini görmek için linki tıklayınız: 
http://www.istanbul.gov.tr/on-hasar-tespiti-yapilan-okul-ve-kurumlarimiza-iliskin-planlama-tablosu

ist_valilik

> İstanbul'da o okullar açıklandı

İstanbul Valiliği, deprem nedeniyle ön hasar tespiti yapılan okulları ve o okulda okuyan öğrencilerin eğitime devam edecekleri okulların listesini yayınladı. Okulların listesini görmek için linki tıklayınız: 
http://www.istanbul.gov.tr/on-hasar-tespiti-yapilan-okul-ve-kurumlarimiza-iliskin-planlama-tablosu

ist_valilik

Son Güncelleme: Pazartesi, 30 Eylül 2019 15:33

Gösterim: 1127


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.