Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
YÖK, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında üniversitelerin araştırma görevlisi kadrolarını 16 Temmuz 2012 tarihinde ilan edecek.
YÖK, ''Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar''a göre üniversitelerin araştırma görevlisi kadrolarına atama yapacak.
Adayların, 31 Temmuz 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ''Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik''te belirtilen şartları taşıması gerekiyor.
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında, araştırma görevlisi kadrolarına başvuran adayların, yerleştirme işlemleri lisans genel not ortalamalarının yüzde 25'i ile Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavında (ALES) ilgili alanda alınan puanlarının yüzde 60'ı ve varsa yabancı dil puanlarının yüzde 15'i dikkate alınarak merkezi sistemle gerçekleştirilecek.
ÖYP araştırma görevlisi kadroları, 16 Temmuz 2012 tarihinde ilan edilecek. Tercih işlemleri ise 23-30 Temmuz 2012 tarihleri arasında YÖK'ün internet sitesi üzerinden yapılacak. Yerleştirme sonuçları ise 3 Ağustos'ta duyurulacak. 76 üniversite için toplam 2 bin 272 kadro ilan edilecek.
ÖYP puanına göre yapılacak yerleştirmeler, adayların başvurularını beyana dayalı olarak yapılacak. Araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler, kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyan vererek ataması yapılmayanlar ile halen ÖYP araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları 1 yıl süreyle yüzde 10 oranında düşürülecek. Bu nedenle başvuru ve tercih işlemlerinin titizlikle yapılması gerekiyor.
2011 yılında yapılan yerleştirmeler sonucu, bu sebeplerle ataması yapılmayan adaylar ile halen ÖYP araştırma görevlisi kadrosunda bulunan adayların belirtilen tarihlerde başvuru yapmaları halinde ise ÖYP puanlarına yüzde 3 oranında kesinti uygulanacak.
Adaylar 2009 Güz ve sonrasında alınan ALES sonuçlarından birini kullanabilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında üniversitelerin araştırma görevlisi kadrolarını 16 Temmuz 2012 tarihinde ilan edecek.
YÖK, ''Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar''a göre üniversitelerin araştırma görevlisi kadrolarına atama yapacak.
Adayların, 31 Temmuz 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ''Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik''te belirtilen şartları taşıması gerekiyor.
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında, araştırma görevlisi kadrolarına başvuran adayların, yerleştirme işlemleri lisans genel not ortalamalarının yüzde 25'i ile Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavında (ALES) ilgili alanda alınan puanlarının yüzde 60'ı ve varsa yabancı dil puanlarının yüzde 15'i dikkate alınarak merkezi sistemle gerçekleştirilecek.
ÖYP araştırma görevlisi kadroları, 16 Temmuz 2012 tarihinde ilan edilecek. Tercih işlemleri ise 23-30 Temmuz 2012 tarihleri arasında YÖK'ün internet sitesi üzerinden yapılacak. Yerleştirme sonuçları ise 3 Ağustos'ta duyurulacak. 76 üniversite için toplam 2 bin 272 kadro ilan edilecek.
ÖYP puanına göre yapılacak yerleştirmeler, adayların başvurularını beyana dayalı olarak yapılacak. Araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler, kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyan vererek ataması yapılmayanlar ile halen ÖYP araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları 1 yıl süreyle yüzde 10 oranında düşürülecek. Bu nedenle başvuru ve tercih işlemlerinin titizlikle yapılması gerekiyor.
2011 yılında yapılan yerleştirmeler sonucu, bu sebeplerle ataması yapılmayan adaylar ile halen ÖYP araştırma görevlisi kadrosunda bulunan adayların belirtilen tarihlerde başvuru yapmaları halinde ise ÖYP puanlarına yüzde 3 oranında kesinti uygulanacak.
Adaylar 2009 Güz ve sonrasında alınan ALES sonuçlarından birini kullanabilecek.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Temmuz 2012 17:04
Gösterim: 2386
Henüz 9 yaşında ama sanat dünyası onu bir deha olarak görüyor. "Küçük Monet" lakabı takılan İngiliz Kieoron Williamson'ın 24 adet manzara resmi sadece 15 dakika içinde 250 bin İngiliz sterlini karşılığında alıcı buldu.
İngiltere'nin Norfolk bölgesinde yaşayan 9 yaşındaki Kieoron Williamson, 2008 yılında resim dersleri almaya başladı.
Dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde yaptığı manzara resimleriyle büyük bir başarı kazanan Williamson'ın 24 adet manzara resmi sadece 15 dakika içerisinde 250 bin İngiliz sterlini karşılığında satıldı.
Sanat dünyasının "deha" gözüyle baktığı ve "Küçük Monet" olarak anlandırdığı Kieoron Williamson, eserlerini pazarlarken de ilginç bir yöntem bulmuş. Kendisi İngiltere'nin Norfolk bölgesinde ailesiyle birlikte yaşasa da, eserlerini internet ve telefon aracılığıyla satıyor.
9 yaşındaki Kieoron Williamson'ın ilk eserlerini 2009 yılında vermişti. O dönem 19 manzara resmi 14 bin sterlin karşılığında satılmıştı.
"Küçük Monet"in ailesi, çocukları reşit olana kadar, onun yaptığı eserlerin satış ve pazarlamasını kendileri üstleneceklerini açıkladı.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Henüz 9 yaşında ama sanat dünyası onu bir deha olarak görüyor. "Küçük Monet" lakabı takılan İngiliz Kieoron Williamson'ın 24 adet manzara resmi sadece 15 dakika içinde 250 bin İngiliz sterlini karşılığında alıcı buldu.
İngiltere'nin Norfolk bölgesinde yaşayan 9 yaşındaki Kieoron Williamson, 2008 yılında resim dersleri almaya başladı.
Dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde yaptığı manzara resimleriyle büyük bir başarı kazanan Williamson'ın 24 adet manzara resmi sadece 15 dakika içerisinde 250 bin İngiliz sterlini karşılığında satıldı.
Sanat dünyasının "deha" gözüyle baktığı ve "Küçük Monet" olarak anlandırdığı Kieoron Williamson, eserlerini pazarlarken de ilginç bir yöntem bulmuş. Kendisi İngiltere'nin Norfolk bölgesinde ailesiyle birlikte yaşasa da, eserlerini internet ve telefon aracılığıyla satıyor.
9 yaşındaki Kieoron Williamson'ın ilk eserlerini 2009 yılında vermişti. O dönem 19 manzara resmi 14 bin sterlin karşılığında satılmıştı.
"Küçük Monet"in ailesi, çocukları reşit olana kadar, onun yaptığı eserlerin satış ve pazarlamasını kendileri üstleneceklerini açıkladı.
(milliyet)
Son Güncelleme: Cuma, 13 Temmuz 2012 15:12
Gösterim: 4242
Geçtiğimiz yıl 30 Nisan'da Iğdır'a giden Başbakan Erdoğan ile görüşen ve 'SBS'de Türkiye birincisi olacağım' diyen İlköğretim Okulu 8'incisi sınıf öğrencisi 500 tam puan alarak verdiği sözü tuttu.
Geçtiğimiz yıl 30 Nisan'da Iğdır'a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen ve 'SBS'de Türkiye birincisi olacağım' diyen Hüsnü Mustafa Özyeğin İlköğretim Okulu 8'incisi sınıf öğrencisi Fatma Nur Güneş, 500 tam puan alarak verdiği sözü tuttu
Dursun-Hayal Güneş çiftinin 4 çocuğundan biri olan 14 yaşındaki Fatma Nur Güneş , havalimanın açılışı için Iğdır'a gelecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı büyük bir heyecanla beklediğini söyledi. Başbakana verdiği sözü tuttuğunu gururla anlatan Fatma Nur Güneş, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını yaptığı Fen Lisesini ablam Tuğçe birincilikle kazanmıştı. Başbakanla burada tesadüfen tanışma fırsatı bulduk. Ayaküstü sohbet ettik. Derslerimi sordu bende çok iyi olduğunu söyledim. Sonra kızı Sümeyya'yı çağırdı, tanıştırdı. Ben başbakanımıza SBS sınavlarında 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olacağımı söyledim. Sınav sonuçları açıklandı ve 500 tam puan aldığımı öğrenince sevinçten havalara uçtum. Çünkü başbakana verdiğim sözü tutmuştum" dedi.
Kızı Fatma'nın 6'ncı sınıfta 498.615, 7'nci sınıfta ise 491.581 puan aldığını hatırlatan ve Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Dursun Güneş, "Son sınıfta aldığı 500 tam puan bizi çok sevindirdi. Çünkü başbakana verdiği sözü yerine getirdi. Havalimanı açılışı için cuma günü Iğdır'a gelecek olan Başbakanla görüşüp bu haberi vermek istiyoruz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, bugün çeşitli temaslarda bulunmak için Iğdır'da bulunacak. Erdoğan'ın Fatma Nur Güneş ile de görüşmesi bekleniyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Geçtiğimiz yıl 30 Nisan'da Iğdır'a giden Başbakan Erdoğan ile görüşen ve 'SBS'de Türkiye birincisi olacağım' diyen İlköğretim Okulu 8'incisi sınıf öğrencisi 500 tam puan alarak verdiği sözü tuttu.
Geçtiğimiz yıl 30 Nisan'da Iğdır'a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen ve 'SBS'de Türkiye birincisi olacağım' diyen Hüsnü Mustafa Özyeğin İlköğretim Okulu 8'incisi sınıf öğrencisi Fatma Nur Güneş, 500 tam puan alarak verdiği sözü tuttu
Dursun-Hayal Güneş çiftinin 4 çocuğundan biri olan 14 yaşındaki Fatma Nur Güneş , havalimanın açılışı için Iğdır'a gelecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı büyük bir heyecanla beklediğini söyledi. Başbakana verdiği sözü tuttuğunu gururla anlatan Fatma Nur Güneş, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını yaptığı Fen Lisesini ablam Tuğçe birincilikle kazanmıştı. Başbakanla burada tesadüfen tanışma fırsatı bulduk. Ayaküstü sohbet ettik. Derslerimi sordu bende çok iyi olduğunu söyledim. Sonra kızı Sümeyya'yı çağırdı, tanıştırdı. Ben başbakanımıza SBS sınavlarında 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olacağımı söyledim. Sınav sonuçları açıklandı ve 500 tam puan aldığımı öğrenince sevinçten havalara uçtum. Çünkü başbakana verdiğim sözü tutmuştum" dedi.
Kızı Fatma'nın 6'ncı sınıfta 498.615, 7'nci sınıfta ise 491.581 puan aldığını hatırlatan ve Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Dursun Güneş, "Son sınıfta aldığı 500 tam puan bizi çok sevindirdi. Çünkü başbakana verdiği sözü yerine getirdi. Havalimanı açılışı için cuma günü Iğdır'a gelecek olan Başbakanla görüşüp bu haberi vermek istiyoruz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, bugün çeşitli temaslarda bulunmak için Iğdır'da bulunacak. Erdoğan'ın Fatma Nur Güneş ile de görüşmesi bekleniyor.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Temmuz 2012 13:45
Gösterim: 2132
Milli Eğitim Bakanlığı, 2012-2013 eğitim öğretim yılında bin 475 lisansüstü öğrenim bursu verileceğini bildirdi.
2012-2013 eğitim öğretim yılında bin 475 lisansüstü öğrenim bursu verileceği bildirilerek, yükseköğretim kurumlarına 1000, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü adına 116, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü adına 109, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü adına 21, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 26, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adına 200, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü adına 3 lisansüstü bursun tahsis edildiği kaydedildi.
Açıklamaya göre, burslara başvuru ve kontenjanlara yerleştirme işlemleri ÖSYM tarafından yapılacak. Başvurular 16-23 Temmuz 2012 tarihleri arasında alınacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı, 2012-2013 eğitim öğretim yılında bin 475 lisansüstü öğrenim bursu verileceğini bildirdi.
2012-2013 eğitim öğretim yılında bin 475 lisansüstü öğrenim bursu verileceği bildirilerek, yükseköğretim kurumlarına 1000, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü adına 116, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü adına 109, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü adına 21, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 26, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adına 200, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü adına 3 lisansüstü bursun tahsis edildiği kaydedildi.
Açıklamaya göre, burslara başvuru ve kontenjanlara yerleştirme işlemleri ÖSYM tarafından yapılacak. Başvurular 16-23 Temmuz 2012 tarihleri arasında alınacak.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Temmuz 2012 14:41
Gösterim: 1628
Demokrat Eğitimciler Sendikası’ndan(DES), göreve geldiğinden bu yana eğitim sisteminde tartışılan değişimlere imza atan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e destek geldi.
Demokrat Eğitimciler Sendikası’ndan(DES), göreve geldiğinden bu yana eğitim sisteminde tartışılan değişimlere imza atan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e destek geldi. Sendikanın Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eğitime çeki düzen verme, çağdaş, demokratik ve bilimsel bir temele oturtma konusunda sonuna kadar haklı. Eğitimde, daha çok yapılması gerekenler ve alınması gereken kararlar var. Sistemin bir an önce toparlanması gerekiyor. Aydınlık ve güçlü bir gelecek için eğitim reformları şarttır” dedi. Avcı, öğretmenlere uygulanacak performansın iki katına kadar maaşlara yansıması önerisinde bulundu.
Demokratik Eğitimciler Sendikası Araştırma Merkezi(DESAM) tarafından Ankara’da düzenlediği “Eğitim ve Paradigmalar” panelinde konuşan Avcı, eğitimde yapılan reformlara karşı çıkanların pek çoğunun “statükoculuk” oynadığını ileri sürdü. Avcı, tartışılan düzenlemelere imza atan Milli eğitim bakanı Ömer Dinçer' e destek çıkarak, “Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eğitime çeki düzen verme, çağdaş, demokratik ve bilimsel bir temele oturtma konusunda sonuna kadar haklı. Çünkü deniz bitmiş artık gidecek yer yok. Bu anlamda kararlı ve cesur adımlar atılıyor ki eğitimde daha çok yapılması gereken ve alınması gereken kararlar var. Çünkü çok zaman kaybedilmiş ve sistemin bir an önce toparlanması gerekiyor. Aydınlık ve güçlü bir gelecek için eğitim reformları şarttır” diye konuştu.
"Eğitime etik ruh katılmalı"
Eğitim sisteminin bilimdışı dayatma ve dogmalardan kurtulmasıyla Türkiye'nin önünün açılacağını vurgulayan Avcı, “Eğitim sistemine dönük eleştirilerin, ideolojik değil pedagojik gerekçelerle yapılması gerekir. Bugün ülkemizde uygulanan eğitim sistemi sanayi devrimi dönemine takılıp kalmıştır ve obsesiftir. Eğitim sisteminin anaokulundan üniversiteye kadar baştan sona kadar yeniden formatlanması ve demokratikleştirilmesi gerekir” dedi. Konuşmasında, eğitim sisteminin bir hayat şekli de kazandırmayı amaçladığını hatırlatan Avcı, “Türk eğitim sisteminin en büyük zaaflarından birisi de öğrenciye özgüven ve yaratıcılık kazandıramamasıdır. Özentisiz, girişimci ruhun arkasında özgün bir eğitim sistemi yatar. Lise ve üniversiteden mezun gençlerimizin kendi işini kurma yerine, devletten iş beklemesi, eğitim sistemimizin bunu sağlayamadığının ispatıdır. Bugün halkımızın büyük ihtiyacı olduğuna inandığım birbirlerine tolerans gösteren, empati kuran, kendisiyle ve insanlarla barışık, ahlaklı ve topluma faydalı diplomalı insanlar yetiştirmek için eğitim sistemimize, öğrencilerin akademik gelişiminden daha çok etik gelişimini önemseyen bir ruh kazandırmalıyız” ifadelerini kullandı. Avcı, Türkiye’nin yılda ortalama 700 milyon dolardan fazla parayı yurtdışında okuyan öğrenciler için dışarıya gönderdiğini söyleyen Avcı, rekabetin artırılarak bu durumun engellenmesi için Türkiye’de vakıf üniversitelerinin önünün açılmasının ve özel okulculuğun devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
İyi öğretmene iki kat maaş önerisi
Konuşmasında, öğretmenlere ve akademisyenlere performans kriterlerinin maddi olarak uygulanması gerektiğini savunan Avcı, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in düşük performanslı öğretmenlere düşük maaş, yüksek performanslı öğretmenlere de diğerlerinin 2 katına kadar yüksek maaş öngören bir düzenleme getirmesi gerektiğini, bu durumda eğitim sisteminde verim ve kalitenin artacağını, dershane mecburiyetinin büyük oranda azalacağını söyledi.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Demokrat Eğitimciler Sendikası’ndan(DES), göreve geldiğinden bu yana eğitim sisteminde tartışılan değişimlere imza atan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e destek geldi.
Demokrat Eğitimciler Sendikası’ndan(DES), göreve geldiğinden bu yana eğitim sisteminde tartışılan değişimlere imza atan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e destek geldi. Sendikanın Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eğitime çeki düzen verme, çağdaş, demokratik ve bilimsel bir temele oturtma konusunda sonuna kadar haklı. Eğitimde, daha çok yapılması gerekenler ve alınması gereken kararlar var. Sistemin bir an önce toparlanması gerekiyor. Aydınlık ve güçlü bir gelecek için eğitim reformları şarttır” dedi. Avcı, öğretmenlere uygulanacak performansın iki katına kadar maaşlara yansıması önerisinde bulundu.
Demokratik Eğitimciler Sendikası Araştırma Merkezi(DESAM) tarafından Ankara’da düzenlediği “Eğitim ve Paradigmalar” panelinde konuşan Avcı, eğitimde yapılan reformlara karşı çıkanların pek çoğunun “statükoculuk” oynadığını ileri sürdü. Avcı, tartışılan düzenlemelere imza atan Milli eğitim bakanı Ömer Dinçer' e destek çıkarak, “Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eğitime çeki düzen verme, çağdaş, demokratik ve bilimsel bir temele oturtma konusunda sonuna kadar haklı. Çünkü deniz bitmiş artık gidecek yer yok. Bu anlamda kararlı ve cesur adımlar atılıyor ki eğitimde daha çok yapılması gereken ve alınması gereken kararlar var. Çünkü çok zaman kaybedilmiş ve sistemin bir an önce toparlanması gerekiyor. Aydınlık ve güçlü bir gelecek için eğitim reformları şarttır” diye konuştu.
"Eğitime etik ruh katılmalı"
Eğitim sisteminin bilimdışı dayatma ve dogmalardan kurtulmasıyla Türkiye'nin önünün açılacağını vurgulayan Avcı, “Eğitim sistemine dönük eleştirilerin, ideolojik değil pedagojik gerekçelerle yapılması gerekir. Bugün ülkemizde uygulanan eğitim sistemi sanayi devrimi dönemine takılıp kalmıştır ve obsesiftir. Eğitim sisteminin anaokulundan üniversiteye kadar baştan sona kadar yeniden formatlanması ve demokratikleştirilmesi gerekir” dedi. Konuşmasında, eğitim sisteminin bir hayat şekli de kazandırmayı amaçladığını hatırlatan Avcı, “Türk eğitim sisteminin en büyük zaaflarından birisi de öğrenciye özgüven ve yaratıcılık kazandıramamasıdır. Özentisiz, girişimci ruhun arkasında özgün bir eğitim sistemi yatar. Lise ve üniversiteden mezun gençlerimizin kendi işini kurma yerine, devletten iş beklemesi, eğitim sistemimizin bunu sağlayamadığının ispatıdır. Bugün halkımızın büyük ihtiyacı olduğuna inandığım birbirlerine tolerans gösteren, empati kuran, kendisiyle ve insanlarla barışık, ahlaklı ve topluma faydalı diplomalı insanlar yetiştirmek için eğitim sistemimize, öğrencilerin akademik gelişiminden daha çok etik gelişimini önemseyen bir ruh kazandırmalıyız” ifadelerini kullandı. Avcı, Türkiye’nin yılda ortalama 700 milyon dolardan fazla parayı yurtdışında okuyan öğrenciler için dışarıya gönderdiğini söyleyen Avcı, rekabetin artırılarak bu durumun engellenmesi için Türkiye’de vakıf üniversitelerinin önünün açılmasının ve özel okulculuğun devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
İyi öğretmene iki kat maaş önerisi
Konuşmasında, öğretmenlere ve akademisyenlere performans kriterlerinin maddi olarak uygulanması gerektiğini savunan Avcı, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in düşük performanslı öğretmenlere düşük maaş, yüksek performanslı öğretmenlere de diğerlerinin 2 katına kadar yüksek maaş öngören bir düzenleme getirmesi gerektiğini, bu durumda eğitim sisteminde verim ve kalitenin artacağını, dershane mecburiyetinin büyük oranda azalacağını söyledi.
(milliyet)
Son Güncelleme: Cuma, 13 Temmuz 2012 12:16
Gösterim: 3171

