Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanlığı, 4+4+4 sistemini hayata geçirirken uygulamada aksaklıklar olmaması için sıkı önlemler alıyor.
Eğitimde önemli yenilikler getiren 4+4+4 sistemi, önümüzdeki eğim öğretim döneminde devreye girecek. Okula başlama yaşının 72'den 66 aya çekilmesiyle ilgili tartışmalar da devam ediyor. Yeni sistemde ise alt sınır 60 ay oldu. Buna göre 61 ile 66 ay arasındaki çocuklar, yeterli fiziki ve zihinsel gelişime sahipse velinin isteğiyle okula birinci sınıfa kaydedilecekler. 66 ay ise okula başlamada zorunlu yaş sınırı. 2012 Eylül sonu itibariyle 66 ayını dolduracak çocuklar, e-okul sistemiyle merkezi olarak kaydedilecekler. Ancak veliler, "Benim çocuğum daha çok küçük, göndermem. İlkokula seneye başlasın" şeklinde tepkilerine Milli Eğitim Bakanlığı'ndan sert cevap geldi. Bakanlık, konuya ilişkin esneklik getirilmeyeceğini açıkladı. Bakanlık, e-okul üzerinden otomatik olarak yapılacak kayıtları sıkı takip edecek. Çocuğunu okula göndermeyen velilere, günlük 15 TL ceza uygulanacak. Çocuğunu okula göndermemede ısrar eden velilere, ayrıca 500 TL ceza uygulanacak. Buna göre veli, 180 günlük eğitim dönemi için toplamda 2 bin 700 TL ceza ödemeyi göze almak zorunda. 500 TL'de ayrıca ceza uygulanacağı için çocuğunu okula göndermemeni toplam maliyeti 3 bin 200 lira olacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı, 4+4+4 sistemini hayata geçirirken uygulamada aksaklıklar olmaması için sıkı önlemler alıyor.
Eğitimde önemli yenilikler getiren 4+4+4 sistemi, önümüzdeki eğim öğretim döneminde devreye girecek. Okula başlama yaşının 72'den 66 aya çekilmesiyle ilgili tartışmalar da devam ediyor. Yeni sistemde ise alt sınır 60 ay oldu. Buna göre 61 ile 66 ay arasındaki çocuklar, yeterli fiziki ve zihinsel gelişime sahipse velinin isteğiyle okula birinci sınıfa kaydedilecekler. 66 ay ise okula başlamada zorunlu yaş sınırı. 2012 Eylül sonu itibariyle 66 ayını dolduracak çocuklar, e-okul sistemiyle merkezi olarak kaydedilecekler. Ancak veliler, "Benim çocuğum daha çok küçük, göndermem. İlkokula seneye başlasın" şeklinde tepkilerine Milli Eğitim Bakanlığı'ndan sert cevap geldi. Bakanlık, konuya ilişkin esneklik getirilmeyeceğini açıkladı. Bakanlık, e-okul üzerinden otomatik olarak yapılacak kayıtları sıkı takip edecek. Çocuğunu okula göndermeyen velilere, günlük 15 TL ceza uygulanacak. Çocuğunu okula göndermemede ısrar eden velilere, ayrıca 500 TL ceza uygulanacak. Buna göre veli, 180 günlük eğitim dönemi için toplamda 2 bin 700 TL ceza ödemeyi göze almak zorunda. 500 TL'de ayrıca ceza uygulanacağı için çocuğunu okula göndermemeni toplam maliyeti 3 bin 200 lira olacak.
Son Güncelleme: Salı, 12 Haziran 2012 09:16
Gösterim: 5633
Eskişehir'de psikolojik rahatsızlığı olduğu öğrenilen mimar Mithat Cingi, yalnız kaldığı villa tipi evine gelen babası Prof. Dr. Emre Cingi ile annesi Prof. Dr. Munise İpek Cingi'yi tüfekle öldürdükten sonra intihar etti.
Olay, Gültepe Mahallesi Üniversite Evleri Yamanel Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Eskişehir'de serbest mimarlık yapan Mithat Cingi (38) pompalı tüfek alıp evine kapandı. Kentteki Medline Hastanesi'nde Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı olarak çalışan baba Prof. Dr. Emre Cingi (70) ve Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi anne Prof. Dr. Munise İpek Cingi (65), oğlunun kaldığı eve gitti.
İçerideki Mithat Cingi'nin tüfekle ailesini tehdit etmesi ve kapıyı açmaması üzerine olay yerine 112 ekipleri ve polis çağrıldı. Bu esnada, Mithat Cingi, tüfekle ateş ederek babası Emre Cingi'yi göğsünden vurdu. Ardından içeriye girip kendisini ikna etmeye çalışan annesi Munise İpek Cingi'ye ateş etti. Kafasından vurulan anne ile göğsünden vurulan baba, olay yerinde hayatını kaybetti. Mithat Cingi, anne ve babasını öldürdüğü tüfekle intihar etti.
Cesetler otopsi için ESOGÜ Hastanesi Tıp Fakültesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Eskişehir'de psikolojik rahatsızlığı olduğu öğrenilen mimar Mithat Cingi, yalnız kaldığı villa tipi evine gelen babası Prof. Dr. Emre Cingi ile annesi Prof. Dr. Munise İpek Cingi'yi tüfekle öldürdükten sonra intihar etti.
Olay, Gültepe Mahallesi Üniversite Evleri Yamanel Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Eskişehir'de serbest mimarlık yapan Mithat Cingi (38) pompalı tüfek alıp evine kapandı. Kentteki Medline Hastanesi'nde Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı olarak çalışan baba Prof. Dr. Emre Cingi (70) ve Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi anne Prof. Dr. Munise İpek Cingi (65), oğlunun kaldığı eve gitti.
İçerideki Mithat Cingi'nin tüfekle ailesini tehdit etmesi ve kapıyı açmaması üzerine olay yerine 112 ekipleri ve polis çağrıldı. Bu esnada, Mithat Cingi, tüfekle ateş ederek babası Emre Cingi'yi göğsünden vurdu. Ardından içeriye girip kendisini ikna etmeye çalışan annesi Munise İpek Cingi'ye ateş etti. Kafasından vurulan anne ile göğsünden vurulan baba, olay yerinde hayatını kaybetti. Mithat Cingi, anne ve babasını öldürdüğü tüfekle intihar etti.
Cesetler otopsi için ESOGÜ Hastanesi Tıp Fakültesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Son Güncelleme: Salı, 12 Haziran 2012 09:10
Gösterim: 4929
Öğretmenlere verilen zorunlu uzaktan eğitim seminerlerine telekonferans ile bağlanan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer protesto edildi. "Bizi dinlemeyen bakanı biz de dinlemeyiz. Özür bekliyoruz" diyen öğretmenler salonu terk etti.
Öğretmenlere verilen zorunlu eğitim seminerlerinin ilki tüm Türkiye genelinde bugün başladı. Tüm Türkiye genelinde aynı anda başlayan eğitim seminerlerinin açılış konuşmasını telekonferans sistemi ile yapan Milli Eğitim Bakanı protesto ile karşı karşıya kaldı.
Bursa Çelebi Mehmet Lise'si konferans salonunda gerçekleştirilen eğitime katılan Türk Eğitim Sen ve Eğitim Sen üyesi öğretmenler Ömer Dinçer'in açılış konuşması sırasında "Bizi dinlemeyen bakanı biz de dinlemeyiz" diyerek salonu terk etti.
Bakanın açılış konuşması sırasında yaşanan protestoyu protesto eden bazı öğretmenler tepki gösterdi. Kısa süreli yaşanan gerginliğin ardından Türk Eğitim Sen ve Eğitim Sen üyesi öğretmenler salonu terk ederek dışarı çıktı. "Cumhuriyet tarihinde ilk defa öğretmenler bu kadar itibarsızlaştırıldı" diyen Türk Eğitim Sen 2 No'lu Bursa Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu, "Cumhuriyet tarihinde ilk defa öğretmenler kamuda en alt kesimde maaş alır konuma geldiler. İtibarsızlaştırma süreci öğretmenlerimize, okullarımızda veli saldırısı olarak, öğrenci saldırısı olarak, darp olarak, hakaret olarak kendini gösterdi. Sayın bakan bürokratlarıyla birlikte öğretmenleri yok saydı, öğretmenleri dinlemeyen bakanı bu gün bu şekilde protesto ediyoruz. Yarın belki alanlarda protesto edeceğiz, seçim sandığında protesto ederek itibarı yere düşen öğretmenlerin haklarını dile getireceğiz. Burada seminer devam edecek, yalnızca sayın bakanın konuşması süresince, onu dinlemek istemeyen arkadaşlarla birlikte dışarı çıktık. Ondan sonra seminer programları devam edecek" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Öğretmenlere verilen zorunlu uzaktan eğitim seminerlerine telekonferans ile bağlanan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer protesto edildi. "Bizi dinlemeyen bakanı biz de dinlemeyiz. Özür bekliyoruz" diyen öğretmenler salonu terk etti.
Öğretmenlere verilen zorunlu eğitim seminerlerinin ilki tüm Türkiye genelinde bugün başladı. Tüm Türkiye genelinde aynı anda başlayan eğitim seminerlerinin açılış konuşmasını telekonferans sistemi ile yapan Milli Eğitim Bakanı protesto ile karşı karşıya kaldı.
Bursa Çelebi Mehmet Lise'si konferans salonunda gerçekleştirilen eğitime katılan Türk Eğitim Sen ve Eğitim Sen üyesi öğretmenler Ömer Dinçer'in açılış konuşması sırasında "Bizi dinlemeyen bakanı biz de dinlemeyiz" diyerek salonu terk etti.
Bakanın açılış konuşması sırasında yaşanan protestoyu protesto eden bazı öğretmenler tepki gösterdi. Kısa süreli yaşanan gerginliğin ardından Türk Eğitim Sen ve Eğitim Sen üyesi öğretmenler salonu terk ederek dışarı çıktı. "Cumhuriyet tarihinde ilk defa öğretmenler bu kadar itibarsızlaştırıldı" diyen Türk Eğitim Sen 2 No'lu Bursa Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu, "Cumhuriyet tarihinde ilk defa öğretmenler kamuda en alt kesimde maaş alır konuma geldiler. İtibarsızlaştırma süreci öğretmenlerimize, okullarımızda veli saldırısı olarak, öğrenci saldırısı olarak, darp olarak, hakaret olarak kendini gösterdi. Sayın bakan bürokratlarıyla birlikte öğretmenleri yok saydı, öğretmenleri dinlemeyen bakanı bu gün bu şekilde protesto ediyoruz. Yarın belki alanlarda protesto edeceğiz, seçim sandığında protesto ederek itibarı yere düşen öğretmenlerin haklarını dile getireceğiz. Burada seminer devam edecek, yalnızca sayın bakanın konuşması süresince, onu dinlemek istemeyen arkadaşlarla birlikte dışarı çıktık. Ondan sonra seminer programları devam edecek" dedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Haziran 2012 17:56
Gösterim: 3454
Milliyet Yazarı Melih Aşık’ın yazısı.
Eğitimde 4+4+4 uygulaması önümüzdeki öğretim yılında başlayacak. Onunla birlikte seçmeli ders uygulaması da... Diyelim ki 50 öğrencisi olan bir sınıfta 25 öğrenci iktidarın istediği şekilde Kur’an dersini seçti... Kalan 25 öğrenci de çeşitli sayılarda olmak üzere müzik, bilim, astronomi, spor alanlarındaki bir dersi... Akla gelen ilk sorulardan biri malum; özellikle geri kalmış bölgelerde bu dersi verebilecek öğretmen bulunabilecek mi? Bulunamazsa o öğrenciler o derslerde ne yapacak? Soruyu Eğitim - İş Genel Başkanı Veli Demir’e sorduk. Yanıt:
- Milli Eğitim Bakanlığı 10 yıldır büyük ölçüde din kültürü branşında öğretmenler aldığı, diğerlerine üvey evlat muamelesi yaptığı için müzik, resim gibi derslerinde büyük öğretmen açığı var. Ortalama iki okula sadece bir müzik veya resim öğretmeni düşüyor. Önümüzdeki yıl bu açık çok daha büyüyecek.
- Büyüyünce ne olacak?
- Ne olacağı şimdiden belli. O dersler ilk başta boş geçecek. Bugün Türkiye’deki 70 bin okulun tamamına yakının müdürü, müdür başyardımcısı ya da yardımcısı din kültürü öğretmeni. Bunlar hem kendi inançları gereği hem yukarıya şirin görünmek için öğrencileri ve velilerini, çocuklarınız boş boş mu otursun, diyerek Kur’an dersini seçmeye zorlayacak. Bir - iki yıla kalmadan öteki seçmelik dersler kâğıt üzerinde kalacak.
- İmam hatip ortaokullarında kızlarla erkekler beraber okuyacakmış...
- İktidar yandaşı eğitim sendikası daha şimdiden karma okulların ne kadar yanlış olduğunu ileri süren bir kampanya başlattı. Böyle giderse bir - iki yıla kalmaz karma okullar da tarih olur.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milliyet Yazarı Melih Aşık’ın yazısı.
Eğitimde 4+4+4 uygulaması önümüzdeki öğretim yılında başlayacak. Onunla birlikte seçmeli ders uygulaması da... Diyelim ki 50 öğrencisi olan bir sınıfta 25 öğrenci iktidarın istediği şekilde Kur’an dersini seçti... Kalan 25 öğrenci de çeşitli sayılarda olmak üzere müzik, bilim, astronomi, spor alanlarındaki bir dersi... Akla gelen ilk sorulardan biri malum; özellikle geri kalmış bölgelerde bu dersi verebilecek öğretmen bulunabilecek mi? Bulunamazsa o öğrenciler o derslerde ne yapacak? Soruyu Eğitim - İş Genel Başkanı Veli Demir’e sorduk. Yanıt:
- Milli Eğitim Bakanlığı 10 yıldır büyük ölçüde din kültürü branşında öğretmenler aldığı, diğerlerine üvey evlat muamelesi yaptığı için müzik, resim gibi derslerinde büyük öğretmen açığı var. Ortalama iki okula sadece bir müzik veya resim öğretmeni düşüyor. Önümüzdeki yıl bu açık çok daha büyüyecek.
- Büyüyünce ne olacak?
- Ne olacağı şimdiden belli. O dersler ilk başta boş geçecek. Bugün Türkiye’deki 70 bin okulun tamamına yakının müdürü, müdür başyardımcısı ya da yardımcısı din kültürü öğretmeni. Bunlar hem kendi inançları gereği hem yukarıya şirin görünmek için öğrencileri ve velilerini, çocuklarınız boş boş mu otursun, diyerek Kur’an dersini seçmeye zorlayacak. Bir - iki yıla kalmadan öteki seçmelik dersler kâğıt üzerinde kalacak.
- İmam hatip ortaokullarında kızlarla erkekler beraber okuyacakmış...
- İktidar yandaşı eğitim sendikası daha şimdiden karma okulların ne kadar yanlış olduğunu ileri süren bir kampanya başlattı. Böyle giderse bir - iki yıla kalmaz karma okullar da tarih olur.
(milliyet)
Son Güncelleme: Salı, 12 Haziran 2012 08:58
Gösterim: 4947
Ankara’da ilköğretim okulu 8’inci sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Nazik Kıraç, Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) saatler kala ailesine bir not bırakıp, kendini asarak canına kıydı.
15 yaşındaki Nazik Kıraç, mutfak masasının üstüne ’Ben dedemin gittiği yere gidiyorum, benim için ağlamayın, sizi çok seviyorum’ yazılı not bırakan Nazik Kıra’ın sınav öncesi strese girdiği ileri sürüldü: ""Sevgili ailem! Böyle olmasını istemezdim. Ben de isterdim bu dünyada yaşamayı...Ancak başarılı olamıyorum"
Ankara’nın Mamak İlçesi’ne bağlı Şahap Gürler Mahallesi’nde gecekonduda oturan ailenin 4 çocuğundan ilköğretim 8’inci sınıf öğrencisi Nazik Kıraç, SBS’nin yapıldığı Cumartesi günü sabah saat 06.00’da elektrik kablosuyla kendini odanın tavanına astı.
Aile, sınava girecek kızlarını uyandırmaya gittiğinde, sallanan cansız bedeniyle karşılaştı. Olay yerine gelen polis ekiplerinin incelemesinin ardından Kıraç’ın cesedi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. Otopsinin ardından da Nazik Kıraç’ın cenazesi ailesi tarafından alınarak toprağa verildi.
"BEN DE İSTERDİM YAŞAMAYI, ANCAK BAŞARILI OLAMIYORUM"
Nazik Kıraç’ın bu yıl okuldan taktir alamadığı ve SBS’de de başarılı olamayacağını düşünerek bunalıma girdiği öne sürüldü. İçine kapanık olan Nazik Kıraç intihar etmeden önce de mutfak masasının üzerine, "Sevgili ailem! Böyle olmasını istemezdim. Ben de isterdim bu dünyada yaşamayı...Ancak başarılı olamıyorum...Ben dedemin gittiği yere gidiyorum. Sakın benim için ağlamayaın. Sizi seviyorum" yazılı not bıraktığı belirtildi.
Nazik Kıraç’ın ailesi polise verdiği ifadede, kızlarının bu yıl okulda teşekkür ve taktir alamadığı için üzüldüğünü, SBS’de de başarılı olamayacağını düşünerek bunalıma girdiğini söylediler.
BİR İNTİHAR DA BATMAN'DA
Batman'ın Sason İlçesi'nde ilköğretim 7'nci sınıfa geçen 12 yaşındaki Yusuf Aksoy, evde kendini iple tavana asarak yaşamına son verdi.
Olay dün öğle saatlerinde, Aykut Ozan Mahallesi'ndeki evde meydana geldi. Geçen cuma günü karnesini alarak 6'ncı sınıfı bitiren Yusuf Aksoy, kimsenin bulunmadığı bir sırada eve girip uzun süre dışarı çıkmadı.
ASILI HALDE BULUNDU
Yusuf'u merak eden yakınları eve girdiklerinde Yusuf'u odasında tavana iple asılı halde gördü. Yakınları sinir krizi geçirirken eve gelen sağlık ekibi Yusuf'un yaşamını yitirdiğini belirledi. Yusuf'un cansız bedeni, otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, olayla ilgili Sason Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı.
Küçük yaştaki çocuğun henüz hayatının başlarında yaşamına son vermesinden büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Belediye Başkanı AK Parti'li Muzaffer Arslan, "Küçücük çocuk neden intihar eder? Bunalım mı başka neden mi ne olursa olsun, küçük bedenlerin bu şekilde yaşamlarına son vermeleri yüreğimizi parçalıyor. Bu olayı duyunca şoke oldum. Pazar günü programımda olan düğün ve nişan törenlerine gitmedim" diye konuştu.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ankara’da ilköğretim okulu 8’inci sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Nazik Kıraç, Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) saatler kala ailesine bir not bırakıp, kendini asarak canına kıydı.
15 yaşındaki Nazik Kıraç, mutfak masasının üstüne ’Ben dedemin gittiği yere gidiyorum, benim için ağlamayın, sizi çok seviyorum’ yazılı not bırakan Nazik Kıra’ın sınav öncesi strese girdiği ileri sürüldü: ""Sevgili ailem! Böyle olmasını istemezdim. Ben de isterdim bu dünyada yaşamayı...Ancak başarılı olamıyorum"
Ankara’nın Mamak İlçesi’ne bağlı Şahap Gürler Mahallesi’nde gecekonduda oturan ailenin 4 çocuğundan ilköğretim 8’inci sınıf öğrencisi Nazik Kıraç, SBS’nin yapıldığı Cumartesi günü sabah saat 06.00’da elektrik kablosuyla kendini odanın tavanına astı.
Aile, sınava girecek kızlarını uyandırmaya gittiğinde, sallanan cansız bedeniyle karşılaştı. Olay yerine gelen polis ekiplerinin incelemesinin ardından Kıraç’ın cesedi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. Otopsinin ardından da Nazik Kıraç’ın cenazesi ailesi tarafından alınarak toprağa verildi.
"BEN DE İSTERDİM YAŞAMAYI, ANCAK BAŞARILI OLAMIYORUM"
Nazik Kıraç’ın bu yıl okuldan taktir alamadığı ve SBS’de de başarılı olamayacağını düşünerek bunalıma girdiği öne sürüldü. İçine kapanık olan Nazik Kıraç intihar etmeden önce de mutfak masasının üzerine, "Sevgili ailem! Böyle olmasını istemezdim. Ben de isterdim bu dünyada yaşamayı...Ancak başarılı olamıyorum...Ben dedemin gittiği yere gidiyorum. Sakın benim için ağlamayaın. Sizi seviyorum" yazılı not bıraktığı belirtildi.
Nazik Kıraç’ın ailesi polise verdiği ifadede, kızlarının bu yıl okulda teşekkür ve taktir alamadığı için üzüldüğünü, SBS’de de başarılı olamayacağını düşünerek bunalıma girdiğini söylediler.
BİR İNTİHAR DA BATMAN'DA
Batman'ın Sason İlçesi'nde ilköğretim 7'nci sınıfa geçen 12 yaşındaki Yusuf Aksoy, evde kendini iple tavana asarak yaşamına son verdi.
Olay dün öğle saatlerinde, Aykut Ozan Mahallesi'ndeki evde meydana geldi. Geçen cuma günü karnesini alarak 6'ncı sınıfı bitiren Yusuf Aksoy, kimsenin bulunmadığı bir sırada eve girip uzun süre dışarı çıkmadı.
ASILI HALDE BULUNDU
Yusuf'u merak eden yakınları eve girdiklerinde Yusuf'u odasında tavana iple asılı halde gördü. Yakınları sinir krizi geçirirken eve gelen sağlık ekibi Yusuf'un yaşamını yitirdiğini belirledi. Yusuf'un cansız bedeni, otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, olayla ilgili Sason Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı.
Küçük yaştaki çocuğun henüz hayatının başlarında yaşamına son vermesinden büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Belediye Başkanı AK Parti'li Muzaffer Arslan, "Küçücük çocuk neden intihar eder? Bunalım mı başka neden mi ne olursa olsun, küçük bedenlerin bu şekilde yaşamlarına son vermeleri yüreğimizi parçalıyor. Bu olayı duyunca şoke oldum. Pazar günü programımda olan düğün ve nişan törenlerine gitmedim" diye konuştu.
(milliyet)
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Haziran 2012 16:20
Gösterim: 5197

