Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Okula başlama yaşı ile ilgili yapılan bir tez çalışmasına göre 60-66 aylık çocukların durumu içler acısı!

Okula başlama yaşı ile ilgili yapılan bir tez çalışmasına göre 60-66 aylık çocuklar, okulda kendi bakımlarını yapamıyor, derste sık sık tuvalete gitmek istiyorlar. 66-72 aylıklar, metin oluşturmada 72-84 aylıkların çok gerisinde kalıyor. 72-84 aylık çocuklarda metin oluşturmada, okuma yazma ve algılama becerilerinde hiçbir sorun yaşamıyor, ancak arkadaşlarını beklemekten ve tekrarlardan sıkılıyorlar.

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi’nden Fatih Gündüz yüksek lisans tezinde, 4+4+4 yasasıyla, çok tartışılan okula başlama yaşı ile ilgili tez hazırladı. Yrd. Doç. Dr. Muhittin Çalışkan’ın danışmanlığı’nda hazırlanan ve ‘60-66, 66-72 ve 72-84 Aylık Çocukların Okul Olgunluk ve Okuma Yazma Becerilerini Kazanma Düzeylerinin İncelenmesi’ başlıklı tezde, Metropolitan Okul Olgunluk Testi, 2012-2013 eğitim öğretim yılının ilk bir ayında, 11 ilkokulda, 205 öğrenciye uygulandı. Eylül ayından nisan ayına kadar öğrencilere her ay bir test yapıldı. 17 sınıf öğretmeni her ay ‘İlk Okuma-Yazma Sürecini Değerlendirme Formu’nu düzenli olarak doldurdu.

Buna göre, 60-66 ay yaş grubundaki çocuklar ‘ortanın altı’, 66-72 ve 72-84 ay grubundaki çocuklar ise ‘orta’ düzeyde okul olgunluğuna sahip. Yaş arttıkça okul olgunluğu artıyor. Bir sınıftaki öğrencilerin tamamı farklı düzeylerde okul olgunluğuna sahip oluyor. 66-72 ve 72-84 aylık çocuklar, 60-66 aylıklara göre daha kısa zamanda okuma yazma becerileri kazanıyorlar. Yani yaşın, okuma yazma becerilerinin kazanılmasında farklılık yaratan önemli bir değişken olduğu sonucu ortaya çıkıyor. 

Öğretmen görüşlerine göre, 60-66 ve 66-72 aylık çocuklarda kavrama, parmak-kas gelişimi yetersizliği, yavaş öğrenme, çabuk yorulma, kurallara uyma, tuvalet kullanmada sorunlar çıkıyor. Bu da çocukları okula karşı olumsuz tutum sergilemeye itiyor.

Tezin sonuç bölümünde, okulların, çocukların yaş gruplarına göre düzenlenmesi gerektiği aksi halde erken okula başlamanın çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olabileceğinin altı çizilerek şunlara yer verildi: “Öğretim programları ve okulun fiziksel özellikleri 60-66 ve 66-72 aylık çocukların gelişim özelliklerine göre düzenlenirse bu yaş grubundaki çocuklar okula başlayabilir. Ancak, ne kadar düzenleme yapılırsa yapılsın, küçük yaştaki çocukların olumsuz tutum geliştirebilecekleri, olumsuz akademik benliğe sahip olabilecekleri unutulmamalı.”

Kendi bakımlarını yapamıyorlar

- 60-66 aylık öğrenciler kendi bakımlarını yapamıyor, tuvalet sorunu yaşıyorlar. Derste sık sık tuvalete gitmek istiyorlar.

- 60-66 aylık çocuklar anlam bütünlüğü oluşturamıyor. Metin oluşturmada sorun yaşıyorlar, okuma-yazma ve algılamada geride kalıyorlar. Cümleyi yarım bıraktıkları, kelimedeki harfi yazmadıkları görülüyor.

- 66-72 aylıklar, metin oluşturmada 72-84 aylıkların çok gerisinde kalıyor.

> 60-66 aylık çocukların durumu içler acısı!

Okula başlama yaşı ile ilgili yapılan bir tez çalışmasına göre 60-66 aylık çocukların durumu içler acısı!

Okula başlama yaşı ile ilgili yapılan bir tez çalışmasına göre 60-66 aylık çocuklar, okulda kendi bakımlarını yapamıyor, derste sık sık tuvalete gitmek istiyorlar. 66-72 aylıklar, metin oluşturmada 72-84 aylıkların çok gerisinde kalıyor. 72-84 aylık çocuklarda metin oluşturmada, okuma yazma ve algılama becerilerinde hiçbir sorun yaşamıyor, ancak arkadaşlarını beklemekten ve tekrarlardan sıkılıyorlar.

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi’nden Fatih Gündüz yüksek lisans tezinde, 4+4+4 yasasıyla, çok tartışılan okula başlama yaşı ile ilgili tez hazırladı. Yrd. Doç. Dr. Muhittin Çalışkan’ın danışmanlığı’nda hazırlanan ve ‘60-66, 66-72 ve 72-84 Aylık Çocukların Okul Olgunluk ve Okuma Yazma Becerilerini Kazanma Düzeylerinin İncelenmesi’ başlıklı tezde, Metropolitan Okul Olgunluk Testi, 2012-2013 eğitim öğretim yılının ilk bir ayında, 11 ilkokulda, 205 öğrenciye uygulandı. Eylül ayından nisan ayına kadar öğrencilere her ay bir test yapıldı. 17 sınıf öğretmeni her ay ‘İlk Okuma-Yazma Sürecini Değerlendirme Formu’nu düzenli olarak doldurdu.

Buna göre, 60-66 ay yaş grubundaki çocuklar ‘ortanın altı’, 66-72 ve 72-84 ay grubundaki çocuklar ise ‘orta’ düzeyde okul olgunluğuna sahip. Yaş arttıkça okul olgunluğu artıyor. Bir sınıftaki öğrencilerin tamamı farklı düzeylerde okul olgunluğuna sahip oluyor. 66-72 ve 72-84 aylık çocuklar, 60-66 aylıklara göre daha kısa zamanda okuma yazma becerileri kazanıyorlar. Yani yaşın, okuma yazma becerilerinin kazanılmasında farklılık yaratan önemli bir değişken olduğu sonucu ortaya çıkıyor. 

Öğretmen görüşlerine göre, 60-66 ve 66-72 aylık çocuklarda kavrama, parmak-kas gelişimi yetersizliği, yavaş öğrenme, çabuk yorulma, kurallara uyma, tuvalet kullanmada sorunlar çıkıyor. Bu da çocukları okula karşı olumsuz tutum sergilemeye itiyor.

Tezin sonuç bölümünde, okulların, çocukların yaş gruplarına göre düzenlenmesi gerektiği aksi halde erken okula başlamanın çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olabileceğinin altı çizilerek şunlara yer verildi: “Öğretim programları ve okulun fiziksel özellikleri 60-66 ve 66-72 aylık çocukların gelişim özelliklerine göre düzenlenirse bu yaş grubundaki çocuklar okula başlayabilir. Ancak, ne kadar düzenleme yapılırsa yapılsın, küçük yaştaki çocukların olumsuz tutum geliştirebilecekleri, olumsuz akademik benliğe sahip olabilecekleri unutulmamalı.”

Kendi bakımlarını yapamıyorlar

- 60-66 aylık öğrenciler kendi bakımlarını yapamıyor, tuvalet sorunu yaşıyorlar. Derste sık sık tuvalete gitmek istiyorlar.

- 60-66 aylık çocuklar anlam bütünlüğü oluşturamıyor. Metin oluşturmada sorun yaşıyorlar, okuma-yazma ve algılamada geride kalıyorlar. Cümleyi yarım bıraktıkları, kelimedeki harfi yazmadıkları görülüyor.

- 66-72 aylıklar, metin oluşturmada 72-84 aylıkların çok gerisinde kalıyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 20 Ocak 2014 12:34

Gösterim: 3996

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, okul öncesi çocukları için ''Pamuk Şekerlerim'' isimli eğitim materyallerinin hazırlandığını belirterek, ''Bu kitaplar ülke genelinde tüm çocukların kullanımına ücretsiz sunulacak'' dedi.

meb pamuk şekerKocabıyık, AA muhabirine, AB'nin mali ve UNICEF’in teknik desteğiyle bakanlıklarının yürütücülüğünde, dezavantajlı çocukların ve ailelerinin gündüz çocuk bakım ve okul öncesi eğitime devamlarını artırmak amacıyla gerçekleştirilen Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi'nin 11 Ekim 2013 itibarıyla tamamlandığını hatırlattı.

Proje kapsamında, eğitim programlarının güncellenmesi çalışmalarının büyük bir titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Kocabıyık, ''Ayrıca bu alanda görev yapacak öğretmenler için eğitim fakültelerinde alana yönelik ders programlarının uyumlaştırılması konusunda da güncelleme çalışmaları yapıldı'' dedi.

Aileler de unutulmadı

Kocabıyık, eğitim programlarının, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini, bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal, motor gelişim alanlarında gelişimlerinin en üst düzeye ulaşmasını, özbakım becerileri kazanmalarını ve ilkokula hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla geliştirildiğini anlattı. 

Programın, tüm gelişim alanlarında görülebilecek yetersizlikleri önlemeyi de hedeflediğini, destekleyici ve önleyici boyutlara sahip çok yönlü bir program olduğunu belirten Kocabıyık, bu nedenle özel gereksinimli çocukların eğitim ortamlarına uyumları ve onların ihtiyaçlarının dikkate alınmasına yönelik de uyarlamaya gidildiğini söyledi. 

Başta 0-36 aylık çocuklara yönelik eğitim programları ve bu programın uygulanmasında örnek oluşturması için eğitimciler ve bakıcılara yönelik “0-36 Aylık Çocuklar İçin Etkinlik Kitabı” hazırlandığını belirten Kocabıyık, ''Yine bu yaş çocuklarımıza özel 0-36 Aylık Çocuklarda, Sağlık, Bakım ve Beslenme Kitapçığı, okul öncesi çağı çocukları için Okul Öncesi Eğitim Programı ve Okul Öncesi Eğitim Programı Etkinlik Kitabı, her iki programa yönelik olarak ailelerin eğitim sürecine etkin katılımlarının sağlanabilmesi için Aile Destek Rehberleri de hazırlandı'' diye konuştu.

Kocabıyık, okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan rehber öğretmenlere yönelik materyallerin de hazır olduğunu söyledi.

''Birçok ilk yaşandı''

Bu projeyle birçok ilklerin yaşandığını dile getiren Kocabıyık, 0-36 aylık dönemdeki çocukları için eğitim programının ilk defa bu kadar detaylı ele alındığını vurguladı. 

Kocabıyık, ''Yine bir ilk olarak, okul öncesi eğitim programı içeriğinde yer alan kavramlar dikkate alınarak çocukların kullanımına yönelik Pamuk Şekerlerim 1-2 eğitim materyalleri hazırlandı. Bunlar, ülke genelinde tüm çocukların kullanımına ücretsiz sunulacak'' diye konuştu.

Funda Kocabıyık, diğer bir yeniliğin de Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün koordinesinde ilgili tüm genel müdürlükler ve MEB dışındaki diğer bakanlıklar, kurum ve kuruluşların da görev alanları ve sorumlulukları dahilinde bu sürece katılımlarının sağlanması olduğunu ifade etti.

''Hızlı gelişim göstermelerini dikkate alıyoruz''

Okul öncesi eğitim döneminde çocukların hızlı gelişim göstermesinin dikkate alındığını vurgulayan Kocabıyık, eğitim programlarının, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre aylık gelişimlerini takip ederek, önlem almaya fırsat verecek şekilde düzenlendiğini söyledi.

Programda oyunun hem bir etkinlik hem de yöntem olarak kullanılmasına özel vurgu yapıldığını anlatan Kocabıyık, ''Çünkü çocuklar oyunla öğrenir ve oyun çağı çocuklarında bu vurguya özellikle dikkat çekmek gerekiyor. Sınıf düzenlemeleri de çocukların bireysel, küçük ve büyük grup etkinliklerini yapabilecekleri şekilde düzenlenecek'' diye konuştu.

Programın, okul öncesi dönemdeki tüm çocukların gelişimlerini destekleyecek şekilde değerlendirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü dile getiren Kocabıyık, bundan sonraki süreçte geliştirilen eğitim programlarının ve materyallerinin kullanılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Kocabıyık, ''Bu konuda heyecanlı, yeterliliklerine güvenilen eğitici kadromuza büyük rol düşmektedir. Biz çocuklarımız adına öğretmenlerimize güveniyoruz. Biliyoruz ki erken çocukluk yıllarına yapılan yatırım, ülkemiz geleceğine yapılan yatırımdır'' dedi.

> MEB’den okul öncesi çocuklara ücretsiz kitap

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, okul öncesi çocukları için ''Pamuk Şekerlerim'' isimli eğitim materyallerinin hazırlandığını belirterek, ''Bu kitaplar ülke genelinde tüm çocukların kullanımına ücretsiz sunulacak'' dedi.

meb pamuk şekerKocabıyık, AA muhabirine, AB'nin mali ve UNICEF’in teknik desteğiyle bakanlıklarının yürütücülüğünde, dezavantajlı çocukların ve ailelerinin gündüz çocuk bakım ve okul öncesi eğitime devamlarını artırmak amacıyla gerçekleştirilen Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi'nin 11 Ekim 2013 itibarıyla tamamlandığını hatırlattı.

Proje kapsamında, eğitim programlarının güncellenmesi çalışmalarının büyük bir titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Kocabıyık, ''Ayrıca bu alanda görev yapacak öğretmenler için eğitim fakültelerinde alana yönelik ders programlarının uyumlaştırılması konusunda da güncelleme çalışmaları yapıldı'' dedi.

Aileler de unutulmadı

Kocabıyık, eğitim programlarının, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümelerini, bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal, motor gelişim alanlarında gelişimlerinin en üst düzeye ulaşmasını, özbakım becerileri kazanmalarını ve ilkokula hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla geliştirildiğini anlattı. 

Programın, tüm gelişim alanlarında görülebilecek yetersizlikleri önlemeyi de hedeflediğini, destekleyici ve önleyici boyutlara sahip çok yönlü bir program olduğunu belirten Kocabıyık, bu nedenle özel gereksinimli çocukların eğitim ortamlarına uyumları ve onların ihtiyaçlarının dikkate alınmasına yönelik de uyarlamaya gidildiğini söyledi. 

Başta 0-36 aylık çocuklara yönelik eğitim programları ve bu programın uygulanmasında örnek oluşturması için eğitimciler ve bakıcılara yönelik “0-36 Aylık Çocuklar İçin Etkinlik Kitabı” hazırlandığını belirten Kocabıyık, ''Yine bu yaş çocuklarımıza özel 0-36 Aylık Çocuklarda, Sağlık, Bakım ve Beslenme Kitapçığı, okul öncesi çağı çocukları için Okul Öncesi Eğitim Programı ve Okul Öncesi Eğitim Programı Etkinlik Kitabı, her iki programa yönelik olarak ailelerin eğitim sürecine etkin katılımlarının sağlanabilmesi için Aile Destek Rehberleri de hazırlandı'' diye konuştu.

Kocabıyık, okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan rehber öğretmenlere yönelik materyallerin de hazır olduğunu söyledi.

''Birçok ilk yaşandı''

Bu projeyle birçok ilklerin yaşandığını dile getiren Kocabıyık, 0-36 aylık dönemdeki çocukları için eğitim programının ilk defa bu kadar detaylı ele alındığını vurguladı. 

Kocabıyık, ''Yine bir ilk olarak, okul öncesi eğitim programı içeriğinde yer alan kavramlar dikkate alınarak çocukların kullanımına yönelik Pamuk Şekerlerim 1-2 eğitim materyalleri hazırlandı. Bunlar, ülke genelinde tüm çocukların kullanımına ücretsiz sunulacak'' diye konuştu.

Funda Kocabıyık, diğer bir yeniliğin de Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün koordinesinde ilgili tüm genel müdürlükler ve MEB dışındaki diğer bakanlıklar, kurum ve kuruluşların da görev alanları ve sorumlulukları dahilinde bu sürece katılımlarının sağlanması olduğunu ifade etti.

''Hızlı gelişim göstermelerini dikkate alıyoruz''

Okul öncesi eğitim döneminde çocukların hızlı gelişim göstermesinin dikkate alındığını vurgulayan Kocabıyık, eğitim programlarının, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre aylık gelişimlerini takip ederek, önlem almaya fırsat verecek şekilde düzenlendiğini söyledi.

Programda oyunun hem bir etkinlik hem de yöntem olarak kullanılmasına özel vurgu yapıldığını anlatan Kocabıyık, ''Çünkü çocuklar oyunla öğrenir ve oyun çağı çocuklarında bu vurguya özellikle dikkat çekmek gerekiyor. Sınıf düzenlemeleri de çocukların bireysel, küçük ve büyük grup etkinliklerini yapabilecekleri şekilde düzenlenecek'' diye konuştu.

Programın, okul öncesi dönemdeki tüm çocukların gelişimlerini destekleyecek şekilde değerlendirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü dile getiren Kocabıyık, bundan sonraki süreçte geliştirilen eğitim programlarının ve materyallerinin kullanılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Kocabıyık, ''Bu konuda heyecanlı, yeterliliklerine güvenilen eğitici kadromuza büyük rol düşmektedir. Biz çocuklarımız adına öğretmenlerimize güveniyoruz. Biliyoruz ki erken çocukluk yıllarına yapılan yatırım, ülkemiz geleceğine yapılan yatırımdır'' dedi.

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Kasım 2013 11:54

Gösterim: 6247

MEB, okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi kapsamında ailelerin de eğitim sürecine daha etkin katılımını sağlayacak. Bu kapsamda, öğretmenlerce ev ziyaretleri yapılarak ailelerin eğitimcilerle daha fazla iletişim kurmalarına imkan tanınacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi kapsamında ailelerin de eğitim sürecine daha etkin katılımını sağlayacak. Bu kapsamda, öğretmenlerce ev ziyaretleri yapılarak ailelerin eğitimcilerle daha fazla iletişim kurmalarına da imkan tanınacak. 

MEB, okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi için ders programını güncelledi. Programda, ailenin okul öncesi eğitimdeki önemine özellikle vurgu yapıldı.

Bu kapsamda Okul Öncesi Eğitim Programı ile Bütünleştirilmiş Aile Destek Eğitim Rehberi (OBADER) hazırlanarak, rehberde anne ve babanın çocuğunun eğitimine katkı sağlayabilmesi için neler yapması gerektiği üzerinde duruldu.

Anne ve babanın eğitime katılmasıyla, kurum ve ev arasında devamlılığın sağlanması, kazanılan beceri ve bilgilerin pekiştirilmesi, eğitimde sürekliliğin sağlanması, böylece başarının artırılması amaçlanıyor.

Okul öncesi eğitimde görevli öğretmenler, hazırlanan rehber doğrultusunda, ailelerin çocukların eğitimleri konusunda üstlerine düşen sorumlulukları ve destekleri fark etmeleri konusunda yardımcı olacaklar.

Aile eğitim etkinlikleri, okullarda mümkün olduğunca uyum haftası süresinde düzenlenecek. Uygulama zamanları okulun koşullarına göre yönetim, öğretmen ve ailelerle birlikte karara bağlanacak.

Haber mektupları gönderilecek

Ailenin sürece katılımıyla ilgili çeşitli çalışmalar yapılabilecek. Aile ve öğretmen arasında iletişimi sürdürmek için telefon görüşmeleri yapılacak, ailelere yönelik kitapçıklar, bültenler hazırlanabilecek, çocuğa ilişkin oluşturulan gelişim dosyaları toplantılarda ailelerle paylaşılacak ve ailelere okulda yapılan etkinlikleri bildiren haber mektupları gönderilecek.

Çocukların okula yeni başladıkları zamanda, ailelerce okul ziyaretleri planlanacak. Ailelerin eğitim etkinliklerine bizzat katılmaları sağlanacak.

Ailenin sürece katılımında ev ziyaretleri de yapılacak. Bu ziyaretlerle öğretmenlerin aileyi ve çocuğu daha iyi tanıyabilmesi hedefleniyor.

Öğretmenler ev ziyaretlerini, okula uyum süreci sonrasında ve çocukları tanıdığından emin olduktan, grup toplantısında ev ziyaretleri hakkında bilgi verdikten ve velilerle bireysel görüşmeler yaptıktan sonra başlayacak.

Ev ziyaretlerinde öğretmenin, her bir çocuğu ayrı ayrı ziyaret etmesi ve bu ziyaretleri mümkün olduğunca yılda iki kez gerçekleştirilmesi öneriliyor.

Ev ortamı gözlenecek

Öğretmenler, evde veya okulda davranışlarında değişiklik olduğu belirlenen çocuklar ile özel gereksinimli çocukların evlerine ziyaret etmeye öncelik verecek. Ev ziyaretleri yapılırken sınıf öğretmeni ile rehber öğretmen, müdür veya müdür yardımcısı da olacak.

Ev ziyaretleri 30-40 dakika arasında sürecek. Ev ziyaretleriyle çocuğun yaşadığı ev ortamının gözlenmesi, çocuk ve ebeveyn hakkında bilgi edinmek, ailelere okulda yapılan çalışmalar hakkında bilgi vermek, çocuğun okula uyum sürecini hızlandırmak, ortak hareket etmenin önemine vurgu yapmak hedefleniyor.

Ev ziyaretlerinde çocuk ve ailesinin birlikte yapabileceği parmak boyası, oyun hamuru, kitap okuma, resim yapma gibi etkinlikler hazırlanacak.

> Okul öncesi eğitime ‘ev ziyaretli’ çözüm

MEB, okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi kapsamında ailelerin de eğitim sürecine daha etkin katılımını sağlayacak. Bu kapsamda, öğretmenlerce ev ziyaretleri yapılarak ailelerin eğitimcilerle daha fazla iletişim kurmalarına imkan tanınacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi kapsamında ailelerin de eğitim sürecine daha etkin katılımını sağlayacak. Bu kapsamda, öğretmenlerce ev ziyaretleri yapılarak ailelerin eğitimcilerle daha fazla iletişim kurmalarına da imkan tanınacak. 

MEB, okul öncesi eğitimin güçlendirilmesi için ders programını güncelledi. Programda, ailenin okul öncesi eğitimdeki önemine özellikle vurgu yapıldı.

Bu kapsamda Okul Öncesi Eğitim Programı ile Bütünleştirilmiş Aile Destek Eğitim Rehberi (OBADER) hazırlanarak, rehberde anne ve babanın çocuğunun eğitimine katkı sağlayabilmesi için neler yapması gerektiği üzerinde duruldu.

Anne ve babanın eğitime katılmasıyla, kurum ve ev arasında devamlılığın sağlanması, kazanılan beceri ve bilgilerin pekiştirilmesi, eğitimde sürekliliğin sağlanması, böylece başarının artırılması amaçlanıyor.

Okul öncesi eğitimde görevli öğretmenler, hazırlanan rehber doğrultusunda, ailelerin çocukların eğitimleri konusunda üstlerine düşen sorumlulukları ve destekleri fark etmeleri konusunda yardımcı olacaklar.

Aile eğitim etkinlikleri, okullarda mümkün olduğunca uyum haftası süresinde düzenlenecek. Uygulama zamanları okulun koşullarına göre yönetim, öğretmen ve ailelerle birlikte karara bağlanacak.

Haber mektupları gönderilecek

Ailenin sürece katılımıyla ilgili çeşitli çalışmalar yapılabilecek. Aile ve öğretmen arasında iletişimi sürdürmek için telefon görüşmeleri yapılacak, ailelere yönelik kitapçıklar, bültenler hazırlanabilecek, çocuğa ilişkin oluşturulan gelişim dosyaları toplantılarda ailelerle paylaşılacak ve ailelere okulda yapılan etkinlikleri bildiren haber mektupları gönderilecek.

Çocukların okula yeni başladıkları zamanda, ailelerce okul ziyaretleri planlanacak. Ailelerin eğitim etkinliklerine bizzat katılmaları sağlanacak.

Ailenin sürece katılımında ev ziyaretleri de yapılacak. Bu ziyaretlerle öğretmenlerin aileyi ve çocuğu daha iyi tanıyabilmesi hedefleniyor.

Öğretmenler ev ziyaretlerini, okula uyum süreci sonrasında ve çocukları tanıdığından emin olduktan, grup toplantısında ev ziyaretleri hakkında bilgi verdikten ve velilerle bireysel görüşmeler yaptıktan sonra başlayacak.

Ev ziyaretlerinde öğretmenin, her bir çocuğu ayrı ayrı ziyaret etmesi ve bu ziyaretleri mümkün olduğunca yılda iki kez gerçekleştirilmesi öneriliyor.

Ev ortamı gözlenecek

Öğretmenler, evde veya okulda davranışlarında değişiklik olduğu belirlenen çocuklar ile özel gereksinimli çocukların evlerine ziyaret etmeye öncelik verecek. Ev ziyaretleri yapılırken sınıf öğretmeni ile rehber öğretmen, müdür veya müdür yardımcısı da olacak.

Ev ziyaretleri 30-40 dakika arasında sürecek. Ev ziyaretleriyle çocuğun yaşadığı ev ortamının gözlenmesi, çocuk ve ebeveyn hakkında bilgi edinmek, ailelere okulda yapılan çalışmalar hakkında bilgi vermek, çocuğun okula uyum sürecini hızlandırmak, ortak hareket etmenin önemine vurgu yapmak hedefleniyor.

Ev ziyaretlerinde çocuk ve ailesinin birlikte yapabileceği parmak boyası, oyun hamuru, kitap okuma, resim yapma gibi etkinlikler hazırlanacak.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Ekim 2013 12:03

Gösterim: 4225

Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Hedefimiz erken eğitim çağındaki bütün çocuklarımızın nitelikli erken eğitim imkanlarından yararlanmasını sağlamak" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi'nin kapanış töreninde şunları kaydetti:

"Gerek ulusal gerek uluslararası paydaşlarımızla karşılıklı birçok kazanım edindik. Bugün AB ülkelerinde okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı yüzde 93'e yakın. Biz de ise bu oran son 3 yılda yüzde 38'den yüzde 64'e yükseldi. Hedefimiz erken eğitim çağındaki bütün çocuklarımızın nitelikli erken eğitim imkanlarından yararlanmasını sağlamak. Nitelikli erken eğitime erişmek yalnızca o çocuğun hayatında köklü değişiklikler oluşturmuyor. Eğitimine erken çocukluk çağında başlayan bir nesil, zihinsel ve sosyal becerileri gelişmiş sosyal bir ülke nüfusuna dönüşüyor."

Belediyelerin okul öncesi eğitim hizmetleri

Erken eğitime yapılan her yatırımın Türkiye'nin aydınlık geleceğe sahip olması için yapılan yatırım olduğuna dikkati çeken Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tecrübelerimiz gösteriyor ki, sektörler arası işbirliğinin oluşturulması okul öncesi alandaki hizmetlerin geliştirilmesinde çok önemli bir ihtiyaç. Belediyeleri okul öncesi eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılmasında ve özellikle toplum temelli erken çocukluk hizmet modellerinin yaygınlaştırılmasında güçlü bir paydaş olarak görüyoruz. Belediyelerimiz siyasi parti anlayışlarından bağımsız olarak, önceliği çocuk haklarına ve çocukların ihtiyaçlarını en üst düzeyda sağlama konusuna vermeli, proje kapsamında uzmanlar tarafından geliştirilmiş esnek, düşük maliyetli ancak son derece etkin modelleri uygulamak için işbirliği yapmalıdır."

Yardımcı eleman desteği

Avcı, okul öncesi eğitimde görev alan öğretmenlerin özellikle yardımcı eleman ve çalışma süreleri konusundaki sorunlarını ve beklentilerini bildiğini ifade ederek, bu konudaki çalışmalarından dolayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e teşekkür etti.

Avcı, "Toplum Yararına Çalışma Projesi kapsamında yeni alınacak görevlilerin belki tamamını ama çok büyük bir bölümünü bu alanda değerlendirmek üzere Milli Eğitim Bakanlığımıza tahsis edeceği sözünü verdi" ifadelerini kullandı.

> Hedef erken eğitimde bütün çocuklara ulaşmak

Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Hedefimiz erken eğitim çağındaki bütün çocuklarımızın nitelikli erken eğitim imkanlarından yararlanmasını sağlamak" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi'nin kapanış töreninde şunları kaydetti:

"Gerek ulusal gerek uluslararası paydaşlarımızla karşılıklı birçok kazanım edindik. Bugün AB ülkelerinde okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı yüzde 93'e yakın. Biz de ise bu oran son 3 yılda yüzde 38'den yüzde 64'e yükseldi. Hedefimiz erken eğitim çağındaki bütün çocuklarımızın nitelikli erken eğitim imkanlarından yararlanmasını sağlamak. Nitelikli erken eğitime erişmek yalnızca o çocuğun hayatında köklü değişiklikler oluşturmuyor. Eğitimine erken çocukluk çağında başlayan bir nesil, zihinsel ve sosyal becerileri gelişmiş sosyal bir ülke nüfusuna dönüşüyor."

Belediyelerin okul öncesi eğitim hizmetleri

Erken eğitime yapılan her yatırımın Türkiye'nin aydınlık geleceğe sahip olması için yapılan yatırım olduğuna dikkati çeken Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tecrübelerimiz gösteriyor ki, sektörler arası işbirliğinin oluşturulması okul öncesi alandaki hizmetlerin geliştirilmesinde çok önemli bir ihtiyaç. Belediyeleri okul öncesi eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılmasında ve özellikle toplum temelli erken çocukluk hizmet modellerinin yaygınlaştırılmasında güçlü bir paydaş olarak görüyoruz. Belediyelerimiz siyasi parti anlayışlarından bağımsız olarak, önceliği çocuk haklarına ve çocukların ihtiyaçlarını en üst düzeyda sağlama konusuna vermeli, proje kapsamında uzmanlar tarafından geliştirilmiş esnek, düşük maliyetli ancak son derece etkin modelleri uygulamak için işbirliği yapmalıdır."

Yardımcı eleman desteği

Avcı, okul öncesi eğitimde görev alan öğretmenlerin özellikle yardımcı eleman ve çalışma süreleri konusundaki sorunlarını ve beklentilerini bildiğini ifade ederek, bu konudaki çalışmalarından dolayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e teşekkür etti.

Avcı, "Toplum Yararına Çalışma Projesi kapsamında yeni alınacak görevlilerin belki tamamını ama çok büyük bir bölümünü bu alanda değerlendirmek üzere Milli Eğitim Bakanlığımıza tahsis edeceği sözünü verdi" ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Ekim 2013 12:51

Gösterim: 3281

MEB, okul öncesi eğitim programını güncelledi, program bu eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) yeniden düzenlenen okul öncesi eğitim programıyla, farklılıklara saygı duyan bireyler yetiştirilmesi amaçlanıyor.

MEB, 36-72 aylık çocuklar için hazırlanan okul öncesi eğitim programını güncelledi. Yeni müfredat, bu eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak.

Çocuk merkezli olarak yeniden yapılandırılan programda, çocuklar etkinliklere etkin katılacak, oynayacağı materyalleri seçmede özgür olacak. Okul temelli olan programda, çocukların oyun oynayarak öğrenmeleri sağlanacak.

Okul öncesi eğitimi ders programında, özel gereksinimli çocukların gereksinimleri de dikkate alınacak, böylece tüm çocuklara öğrenme ve ilkokula hazırlık konusunda eşit fırsat sunulması hedefleniyor. Görme, işitme, ortopedik yetersizliği ve süreğen hastalığı olan, otizm spektrum bozukluğu olan, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu riski ile zihinsel yetersizliği olan çocukların desteklenmesi hususları üzerinde duruluyor. 

Güncellenen bu program gelişimsel özellik taşıyor. Kazanımlarla farklı eğitim süreçleri oluşturularak çocukların desteklenmeleri ve bulundukları gelişim düzeyinden ulaşabilecekleri en üst aşamaya taşınmaları amaçlanıyor. 

Programda her yaş grubu için gelişim özellikleri yeniden düzenlendi, kazanımlar geliştirildi. 36-48, 48-60 ve 60-72 aylık çocukların bilişsel, dil, sosyal ve duygusal, fiziki gelişimlerine ilişkin özelliklerinin neler olduğu tespit edildi.

Kültürel değerleri benimsemeleri teşvik edilecek

Programla, çocukların yaşadıkları toplumun değerlerini tanımaları, kültürel ve evrensel değerleri benimsemeleri, farklılıklara saygı duyulması, farklı özellikleri olar bireylerle uyum içinde bir arada yaşamaya dair deneyimler kazanmaları teşvik edilecek. Müfredatta değerler eğitimi, ayrı bir alan olarak ele alınmayacak, ancak kazanımlarla vurgulanacak.

Farklılıklara saygı göstermeyi öğrenecek çocuklara bireysel, sosyal ve kültürel farklılıkları zenginlik olarak kabul edip, saygı göstermesi için uygun etkinlikler düzenlenecek.

Öğrencilere farklı kültürel özellikler de anlatılacak. Çocuklara her ülkenin bir bayrakla temsil edildiği anlatılacak ve kendi ülkesinin bayrağı tanıtılacak. Çeşitli etkinliklerde çocukların kendi ülkesinin kültürüne ait bayramlar, yemek, giysi, müzik, oyuncak, oyun, dans, para gibi özellikleri ele alınabilecek. Bunun yanı sıra ülkelerin farklı olduğu kadar, ortak değerleri olduğu da vurgulanacak.

Minik öğrencilere görgü, temizlik, trafik kuralları da etkinlikler aracılığıyla anlatılacak. Çocuklara nesneleri ölçerken, standart olmayan ölçme birimi olarak kalem, pipet, kürdan, silgi, kitap, lego gibi malzemelerle parmak, karış, kulaç, adım, ayak gibi doğal ölçme birimleri kullandırılacak. 

Günlük yaşamda kullanılan semboller tanıtılacak. Bu yapılırken çocukların yaş grubuna ve ihtiyaçlarına uygun, dikatlerini çeken semboller olmasına dikkat edilecek. Bu kazanımda trafik, tehlike, WV, geri dönüşüm, yön okları gibi işaretler gösterilebilecek.

Farklı sanat dalları tanıtılacak

Dinlediklerini, çeşitli yollarla ifade etme, görsel materyalleri okuma kazanımlarının yanı sıra, okuma farkındalığını göstermesi de istenecek. Çocuğa kitap ve tabela, afiş, pano, etiket yazıları gibi çevresindeki yazılar hakkında sorular yöneltilerek materyaleri fark etmesi sağlanacak. 

Öğretmenler çocukları değişik sanat dalları ile tanıştıracak. Bu tanışma çevrenin olanakları elverdiğince gerçekleştirilecek. Resim ve heykel galerileri, müzeler, tarihi yerler ve binalar ziyaret edilebilecek, ressam veya hasır dokuma ustası sınıfa davet edilebilecek.

Çocuklara ayrıca kendisinin ve başkalarının haklarını korumaları da anlatılacak

Çocuklara ayrıca kendisinin ve başkalarının haklarını korumaları da anlatılacak. Çocuk Hakları Sözmeşmesi temelinde çeşitli etkinliklerle çocuklarda farkındalım oluşturulmaya çalışılacak. Bütün etkinliklerde hak temelli bir uygulamaya dikkat edilecek. 

Küçük kas kullanımı gerektiren hareketler ile müzik ve ritm eşliğinde hareket etmenin de gösterileceği ders programında, günlük yaşam becerileri için gerekli araç ve gereçleri kullanabilme kazanımları da verilecek. Çocuklara hem kaşık, çatal, sabun, tarak, diş fırçası, tuvalet kağıdı gibi hem de evde ve okulda temizlik ve toplanma için toz bezi süpürge gibi gerekli araç ve gereçleri kullanabilmeleri için fırsatlar tanınacak. 

Çocuklara ders kapsamında kendini tehlike ve kazalardan korumaları da anlatılacak. Anne babasının veya acil durumlarda ulaşabileceği bir büyüğünün telefon numarası, polis, jandarma, acil yardım, yangın, orman yangını için aranması gereken numaralar hakkında bilgi verilecek. Ayrıca bu numaraların sadece ihtiyaç duyulduğunda aranması gerektiği vurgusu yapılacak. 

Önerilen oyun merkezleri

Programda, okul öncesi eğitim veren okulların eğitim ortamının nasıl olması gerektiği de belirtildi. Bu kurumlarda blok, kitap, müzik, sanat, fen ve dramatik oyun merkezlerinin bulunması öneriliyor. 

Sınıflarda yapılacak etkinlikler arasında Türkçe, sanat, drama, müzik, hareket, oyun, fen, matematik, okuma-yazmaya hazırlık ve alan gezileri yer alıyor. 

Okuma yazma etkinliği, kesinikle okuma ve yazma öğretmek amacını taşımıyor. Programda, okuma ve yazma öğretimi, harfleri göstermek ve yazdırmak yer almıyor. Okul öncesi eğitim, çocuklara okuma yazmayı öğretmeyi değil, onların ilkokulda okuma ve yazmayı hızlı öğrenebilmeleri için gerekli ön becerileri kazanmalarını sağlamayı amaçlıyor.

Okuma yazmaya hazırlık çalışmaları, ilkokula hazırlık çalışmalarının içerisinde yer alan ve çocukların ilkokula geçişini kolaylaştırmak, hazır bulunuşluk düzeylerini artırmak amacıyla yapılan etkinlikler olarak tanımlanıyor.

> MEB, okul öncesi eğitim programını güncelledi

MEB, okul öncesi eğitim programını güncelledi, program bu eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) yeniden düzenlenen okul öncesi eğitim programıyla, farklılıklara saygı duyan bireyler yetiştirilmesi amaçlanıyor.

MEB, 36-72 aylık çocuklar için hazırlanan okul öncesi eğitim programını güncelledi. Yeni müfredat, bu eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak.

Çocuk merkezli olarak yeniden yapılandırılan programda, çocuklar etkinliklere etkin katılacak, oynayacağı materyalleri seçmede özgür olacak. Okul temelli olan programda, çocukların oyun oynayarak öğrenmeleri sağlanacak.

Okul öncesi eğitimi ders programında, özel gereksinimli çocukların gereksinimleri de dikkate alınacak, böylece tüm çocuklara öğrenme ve ilkokula hazırlık konusunda eşit fırsat sunulması hedefleniyor. Görme, işitme, ortopedik yetersizliği ve süreğen hastalığı olan, otizm spektrum bozukluğu olan, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu riski ile zihinsel yetersizliği olan çocukların desteklenmesi hususları üzerinde duruluyor. 

Güncellenen bu program gelişimsel özellik taşıyor. Kazanımlarla farklı eğitim süreçleri oluşturularak çocukların desteklenmeleri ve bulundukları gelişim düzeyinden ulaşabilecekleri en üst aşamaya taşınmaları amaçlanıyor. 

Programda her yaş grubu için gelişim özellikleri yeniden düzenlendi, kazanımlar geliştirildi. 36-48, 48-60 ve 60-72 aylık çocukların bilişsel, dil, sosyal ve duygusal, fiziki gelişimlerine ilişkin özelliklerinin neler olduğu tespit edildi.

Kültürel değerleri benimsemeleri teşvik edilecek

Programla, çocukların yaşadıkları toplumun değerlerini tanımaları, kültürel ve evrensel değerleri benimsemeleri, farklılıklara saygı duyulması, farklı özellikleri olar bireylerle uyum içinde bir arada yaşamaya dair deneyimler kazanmaları teşvik edilecek. Müfredatta değerler eğitimi, ayrı bir alan olarak ele alınmayacak, ancak kazanımlarla vurgulanacak.

Farklılıklara saygı göstermeyi öğrenecek çocuklara bireysel, sosyal ve kültürel farklılıkları zenginlik olarak kabul edip, saygı göstermesi için uygun etkinlikler düzenlenecek.

Öğrencilere farklı kültürel özellikler de anlatılacak. Çocuklara her ülkenin bir bayrakla temsil edildiği anlatılacak ve kendi ülkesinin bayrağı tanıtılacak. Çeşitli etkinliklerde çocukların kendi ülkesinin kültürüne ait bayramlar, yemek, giysi, müzik, oyuncak, oyun, dans, para gibi özellikleri ele alınabilecek. Bunun yanı sıra ülkelerin farklı olduğu kadar, ortak değerleri olduğu da vurgulanacak.

Minik öğrencilere görgü, temizlik, trafik kuralları da etkinlikler aracılığıyla anlatılacak. Çocuklara nesneleri ölçerken, standart olmayan ölçme birimi olarak kalem, pipet, kürdan, silgi, kitap, lego gibi malzemelerle parmak, karış, kulaç, adım, ayak gibi doğal ölçme birimleri kullandırılacak. 

Günlük yaşamda kullanılan semboller tanıtılacak. Bu yapılırken çocukların yaş grubuna ve ihtiyaçlarına uygun, dikatlerini çeken semboller olmasına dikkat edilecek. Bu kazanımda trafik, tehlike, WV, geri dönüşüm, yön okları gibi işaretler gösterilebilecek.

Farklı sanat dalları tanıtılacak

Dinlediklerini, çeşitli yollarla ifade etme, görsel materyalleri okuma kazanımlarının yanı sıra, okuma farkındalığını göstermesi de istenecek. Çocuğa kitap ve tabela, afiş, pano, etiket yazıları gibi çevresindeki yazılar hakkında sorular yöneltilerek materyaleri fark etmesi sağlanacak. 

Öğretmenler çocukları değişik sanat dalları ile tanıştıracak. Bu tanışma çevrenin olanakları elverdiğince gerçekleştirilecek. Resim ve heykel galerileri, müzeler, tarihi yerler ve binalar ziyaret edilebilecek, ressam veya hasır dokuma ustası sınıfa davet edilebilecek.

Çocuklara ayrıca kendisinin ve başkalarının haklarını korumaları da anlatılacak

Çocuklara ayrıca kendisinin ve başkalarının haklarını korumaları da anlatılacak. Çocuk Hakları Sözmeşmesi temelinde çeşitli etkinliklerle çocuklarda farkındalım oluşturulmaya çalışılacak. Bütün etkinliklerde hak temelli bir uygulamaya dikkat edilecek. 

Küçük kas kullanımı gerektiren hareketler ile müzik ve ritm eşliğinde hareket etmenin de gösterileceği ders programında, günlük yaşam becerileri için gerekli araç ve gereçleri kullanabilme kazanımları da verilecek. Çocuklara hem kaşık, çatal, sabun, tarak, diş fırçası, tuvalet kağıdı gibi hem de evde ve okulda temizlik ve toplanma için toz bezi süpürge gibi gerekli araç ve gereçleri kullanabilmeleri için fırsatlar tanınacak. 

Çocuklara ders kapsamında kendini tehlike ve kazalardan korumaları da anlatılacak. Anne babasının veya acil durumlarda ulaşabileceği bir büyüğünün telefon numarası, polis, jandarma, acil yardım, yangın, orman yangını için aranması gereken numaralar hakkında bilgi verilecek. Ayrıca bu numaraların sadece ihtiyaç duyulduğunda aranması gerektiği vurgusu yapılacak. 

Önerilen oyun merkezleri

Programda, okul öncesi eğitim veren okulların eğitim ortamının nasıl olması gerektiği de belirtildi. Bu kurumlarda blok, kitap, müzik, sanat, fen ve dramatik oyun merkezlerinin bulunması öneriliyor. 

Sınıflarda yapılacak etkinlikler arasında Türkçe, sanat, drama, müzik, hareket, oyun, fen, matematik, okuma-yazmaya hazırlık ve alan gezileri yer alıyor. 

Okuma yazma etkinliği, kesinikle okuma ve yazma öğretmek amacını taşımıyor. Programda, okuma ve yazma öğretimi, harfleri göstermek ve yazdırmak yer almıyor. Okul öncesi eğitim, çocuklara okuma yazmayı öğretmeyi değil, onların ilkokulda okuma ve yazmayı hızlı öğrenebilmeleri için gerekli ön becerileri kazanmalarını sağlamayı amaçlıyor.

Okuma yazmaya hazırlık çalışmaları, ilkokula hazırlık çalışmalarının içerisinde yer alan ve çocukların ilkokula geçişini kolaylaştırmak, hazır bulunuşluk düzeylerini artırmak amacıyla yapılan etkinlikler olarak tanımlanıyor.

Son Güncelleme: Perşembe, 26 Eylül 2013 12:49

Gösterim: 7203


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.