Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Okul öncesi eğitimde öğrencilere özel kişiselleştirilmiş öğretim uygulamalarına yer verdiklerini belirten BİL Eğitim Kurumları Genel Müdürü Elif Pehlevan, “İstanbul Aydın Üniversitesinin rehberliğinde düşünme, sorgulama, planlama ve değerlendirme temelli çalışmalarla öğrencilerimizin meraklarını güdülüyor, öğrenme ile olan bağlarını özgünlüklerini de koruyarak güçlendiriyoruz.” diye konuştu.
Okul öncesi dönemde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz?
Okul öncesi dönemde öğrencilerimizin öğrenme deneyimlerini tasarlarken çocukluk dönemlerinin ayrıcalıklarına hitap etmeyi önemsiyoruz. Bu dönemde her fırsatta öğrencilerimize özel kişiselleştirilmiş öğretim uygulamalarına yer veriyoruz. Öğrencilerimizin gelişimsel olarak ihtiyaç duydukları ayrıcalıklara bütünsel bir süreç ile ulaşmak öncelikli hedefimizdir. Bu nedenle öğrencilerimizin bilgi, beceri, duygu, tutum, merak ve deneyim bütününde bir öğrenme keyfini deneyimlemesi, Bütünsel Öğrenme Modelimizin çerçevesini oluşturmaktadır. Öğrencilerimiz; her yeni güne Kids Yoga, Kids Morning Dance, Kids Meditation, Kids Zumba, Kids Stretching rutinleri ile heyecanla başlamakta, her günü değerlendirme toplantısı ile bitirmektedir.
BİL Eğitim Kurumlarında okul öncesi dönemde; genel kültür rutinlerimiz ile öğrencilerimize eşsiz deneyimler kazanma fırsatı sunma, öğrencilerimizin teoride öğrendiği bilgileri günlük hayatlarında somut yaşam becerilerine dönüştürme, öğrenmenin sürekli ve kalıcı olmasını sağlama, her öğrencimizin doğal yatkınlıklarını potansiyele dönüştürme hedeflenmektedir. Yetenek atölyelerinde yer verdiğimiz dans, müzik, spor, kodlama-robotik, okuma yazmaya hazırlık içeriklerinde her bir alan ana temanın çerçevesinde yabancı dil desteği ile uygulanmaktadır. Eğitim modelimizde önceliğimiz İngilizce ve tüm alanlarda etkin ifade becerileridir.
OYUN ÇOCUKLARIN DÜNYA ve KENDİ İLE OLAN BAĞIDIR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır? Bu konuda uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Oyun, yaşam becerileri için gerekli tüm kavramları içinde barındırır. Bu nedenle okul ortamlarının çocuk dostu, eğitim programlarının ve yetişkin iletişiminin ise oyun dostu olması çok önemlidir. Oyun, çocukların dünya ve kendi ile olan bağıdır. Öyle kuvvetli bir bağdırki büyük sorular, eşsiz fikirler, en hızlı çözümler, geniş perspektifler her zaman çocukluk döneminde kendisini oyun ile ifade edebilen ve gelişimini oyun ile besleyen bir çocukluk yaşamış yetişkinlerden gelir. Bu nedenle de oyun dostu programımızın ilk aşamasını sabah rutinlerimiz oluşturuyor ve her güne zihni aktif kılan sağlık oyunlarıyla başlıyoruz ve her günü oyun temelli değerlendirme çalışmaları ile tamamlıyoruz. Müfredatımızın ana çekirdeğini oluşturan öğrenme alanları da dâhil olmak üzere akademik ya da uygulamalı dersler fark etmeksizin bütünsel öğrenme sürecini oyun temelli deneyimin gereklilikleri ve kazanımlarıyla yapılandırıyoruz. Oyun bizim için bir uygulamadan ziyade metodolojimizin çatısıdır. Oyun; bilgiyi sunarken, sorularımızı yöneltirken, atölye tasarımlarını yaparken öğrencilerimize ulaşmak ve kalıcı, pozitif bir öğrenme iklimi oluşturmak için müfredatımızın süper gücüdür.
Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?
Yabancı dile maruz kalma ne kadar erken yaşta başlarsa çocukların dilsel ve bilişsel becerileri o kadar desteklenmiş olur. Yapılan araştırmalara göre, yabancı dil eğitimine 3 yaş ve öncesinde başlamak çocukların dil ediniminde oldukça etkilidir ve çocukların zihinsel işlevlerini geliştirir. Bu dönemde çocuklar daha çok duyduğunu, sevdiği şeyleri tekrar ve taklit yoluyla öğrenir, dolayısıyla çocukların dünyasının bir parçası olan günlük temalar ışığında, İngilizce hikâyeler, şarkılar, çizgi film, yaratıcı drama ve oyunlar ile yaparak, taklit ederek düşünme becerilerini geliştirir. Bütünsel dil gelişimi ve disiplinlerarası yaklaşımla farklı disiplinlerin İngilizce dil eğitimine entegrasyonu sağlanarak öğrencilerin yabancı dili kullanımlarını farklı alanlara aktarmaları mümkün kılınmaktadır. Bu kapsamda; öğrencilerin birincil derecede iletişimsel ihtiyaçlarına cevap veren cümle ve kelime içerikleriyle müfredatın kapsamı zenginleştirilmeli, teknolojinin görsel ve işitsel gücünden maksimum düzeyde faydalanılarak öğrencinin dile maruz kalma oranı oyun dostu ve çocuk dostu etkinliklerle aktif tutulmalıdır.
Okul öncesi çocukların eğitiminde en çok hangi problemlerle karşılaşılmaktadır?
Okul öncesi eğitimin günümüzde en büyük sorunu isteğe bağlı olması yani zorunlu olmamasıdır. Erken başlayan okul öncesi eğitimi, gelecekte güçlü eğitim hayatı ve yetişkinlik dönemini desteklemektedir. Okul öncesi eğitiminin yasal zorunluluğuna ek olarak yeni bir neslin ihtiyaçlarına yönelik bilinçli bir ebeveyn profili oluşturmak, bu ihtiyaca cevap veren öğretmen eğitimleri düzenlemek ve okul öncesi öğretmenleri yetiştirmek kritik önem taşımaktadır. Çocuklar için ürettiğimiz kaynaklar, iletişim kurmadaki özenimiz, etkileşim halinde dilimizdeki hassasiyetimiz, tasarımını yaptığımız binalar, oyuncaklar ve mobilyalar vb. üretimler ancak çocukluk döneminin yaşamsal rolünün farkında olan yetişkinlerle mümkün olmaktadır.
Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar nelerdir?
Okul öncesi dönem sosyal-duygusal becerilerin gelişimine yönelik önceliğin olduğu bir dönemdir; çünkü başta bilişsel gelişimimiz olmak üzere yetişkinler olarak çocukluk dönemindeki temel ile hayatı yorumlamaya devam ediyoruz. Bu kapsamda öncelikli kritik sorumluluğumuz iletişim dilimiz ve etkileşim özenimizdir. Ebeveynler olarak kurduğumuz her cümlenin, kullandığımız her kelimenin çocuklarımızın gelişimsel hikâyesinde ne kadar kilit bir temel oluşturduğunun farkında olmalıyız. Nezaket tonu, kelime yelpazesi, aile içi sohbetlere gösterilen özen, teşvik edici cümleler, demokratik tutumu destekleyen iletişim hassasiyetine özen göstermeliyiz. Diğer yandan çocuğumuzu bir proje olarak görmemek ve onların bizim hayallerimiz üzerinden değil kendi orijinalliklerini koruyarak büyümelerine izin vermeliyiz. Son olarak da çocuklarımızın insanî değerler bütününde büyümeleri için her zaman okul ile iş birliği içinde olmak, okul kültüründe aktif katılımcı olarak yer almak ve okul ile aile sorumluluğunda mutlaka sorumluluk almaya açık olmak bu dönemde önem taşımaktadır.
Okul öncesi eğitiminde eğitici oyun ve araçlar ile teknolojiden nasıl yararlanılmalı?
Teknoloji; eğitime nitelik kazandıran, entegrasyonu doğru zamanlama ve alanlarda sağlandığı takdirde öğrenme sürecine ivme kazandıran bir etkendir. Tüm eğitim paydaşlarının yakından takip ettiği üzere eğitimde hibrit bir dönem başladı. Bu nedenle içerik yönetimi ve teknik özellikler eğitim araçlarında oldukça kritik bir role sahiptir. Okul öncesi yaş gruplarında önceliğimiz sosyal-duygusal denge olduğu için önceliğimiz her zaman içerik gücüdür. Diğer yandan dijital yerliler olarak adlandırdığımız bugünün çocuklarında kısıtlayıcı değil teknoloji kullanım bilincini en küçük yaşlardan itibaren güçlendirecek şekilde öğrenme deneyimine teknoloji entegrasyonu sağlamalıyız. BİL Eğitim Kurumlarında Bugünü Yaşatan Yarını Tasarlayan Projeler ile dijital oyunlaştırma metotlarının kullanımını gerçekleştiriyoruz. Özellikle yabancı dil öğrenim süreçlerini çevrim içi, mobil teknolojilerle destekleyerek öğrencilerin gelişim dönemlerinin özelliklerine göre oyunlaştırma temelli öğretim materyalleri ve teknikleri kullanıyoruz.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINI SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
* Okul öncesi eğitim kurumlarının bir felsefesi ve uyguladığı yazılı bir öğretim programı olmalıdır. Bu öğretim programları hazırlanırken çocukların gelişim özellikleri ve bireysel farklılıkları göz önüne alınmalıdır.
* Okul öncesi yaş grubu çocukların öğrenme sistemi merak, keşif ve deneyime dayalıdır. Bu bağlamda programların uygulanmasında deneyimleyerek öğrenme ilkesine göre hareket edilmelidir. Okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların ilkokulda karşılaşacakları görevlere hazır olmalarını sağlayacak ön alıştırmalara yer verilmelidir.
* Okul öncesinde fizikî imkânlar, okul gereçleri ve eğitim araçları yeterli olmalıdır.
* Oyun mekânları çocukların ihtiyaçlarına cevap verecek genişlikte ve rahatlıkta olmalı, en önemlisi çocuklar burada kendilerini rahat hissetmelidir.
* Okul ve aile iş birliği içerisinde olmalı, çocuğun gelişimini olumlu yönde desteklemeli, yaşanan problemlerde birlikte hızlı ve pratik çözümler üretebilmelidir.
* Okul öncesi eğitim kurumlarında; çocuklarımızın dili kullanma, kendini ifade etme, aktif iletişim becerilerini geliştirme ve başarı hikâyelerini anlatacakları, deneyimlerini paylaşma fırsatı bulacakları ve kişisel özelliklerini keşfedecek proje ve etkinlikler olmalıdır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Okul öncesi eğitimde öğrencilere özel kişiselleştirilmiş öğretim uygulamalarına yer verdiklerini belirten BİL Eğitim Kurumları Genel Müdürü Elif Pehlevan, “İstanbul Aydın Üniversitesinin rehberliğinde düşünme, sorgulama, planlama ve değerlendirme temelli çalışmalarla öğrencilerimizin meraklarını güdülüyor, öğrenme ile olan bağlarını özgünlüklerini de koruyarak güçlendiriyoruz.” diye konuştu.
Okul öncesi dönemde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz?
Okul öncesi dönemde öğrencilerimizin öğrenme deneyimlerini tasarlarken çocukluk dönemlerinin ayrıcalıklarına hitap etmeyi önemsiyoruz. Bu dönemde her fırsatta öğrencilerimize özel kişiselleştirilmiş öğretim uygulamalarına yer veriyoruz. Öğrencilerimizin gelişimsel olarak ihtiyaç duydukları ayrıcalıklara bütünsel bir süreç ile ulaşmak öncelikli hedefimizdir. Bu nedenle öğrencilerimizin bilgi, beceri, duygu, tutum, merak ve deneyim bütününde bir öğrenme keyfini deneyimlemesi, Bütünsel Öğrenme Modelimizin çerçevesini oluşturmaktadır. Öğrencilerimiz; her yeni güne Kids Yoga, Kids Morning Dance, Kids Meditation, Kids Zumba, Kids Stretching rutinleri ile heyecanla başlamakta, her günü değerlendirme toplantısı ile bitirmektedir.
BİL Eğitim Kurumlarında okul öncesi dönemde; genel kültür rutinlerimiz ile öğrencilerimize eşsiz deneyimler kazanma fırsatı sunma, öğrencilerimizin teoride öğrendiği bilgileri günlük hayatlarında somut yaşam becerilerine dönüştürme, öğrenmenin sürekli ve kalıcı olmasını sağlama, her öğrencimizin doğal yatkınlıklarını potansiyele dönüştürme hedeflenmektedir. Yetenek atölyelerinde yer verdiğimiz dans, müzik, spor, kodlama-robotik, okuma yazmaya hazırlık içeriklerinde her bir alan ana temanın çerçevesinde yabancı dil desteği ile uygulanmaktadır. Eğitim modelimizde önceliğimiz İngilizce ve tüm alanlarda etkin ifade becerileridir.
OYUN ÇOCUKLARIN DÜNYA ve KENDİ İLE OLAN BAĞIDIR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır? Bu konuda uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Oyun, yaşam becerileri için gerekli tüm kavramları içinde barındırır. Bu nedenle okul ortamlarının çocuk dostu, eğitim programlarının ve yetişkin iletişiminin ise oyun dostu olması çok önemlidir. Oyun, çocukların dünya ve kendi ile olan bağıdır. Öyle kuvvetli bir bağdırki büyük sorular, eşsiz fikirler, en hızlı çözümler, geniş perspektifler her zaman çocukluk döneminde kendisini oyun ile ifade edebilen ve gelişimini oyun ile besleyen bir çocukluk yaşamış yetişkinlerden gelir. Bu nedenle de oyun dostu programımızın ilk aşamasını sabah rutinlerimiz oluşturuyor ve her güne zihni aktif kılan sağlık oyunlarıyla başlıyoruz ve her günü oyun temelli değerlendirme çalışmaları ile tamamlıyoruz. Müfredatımızın ana çekirdeğini oluşturan öğrenme alanları da dâhil olmak üzere akademik ya da uygulamalı dersler fark etmeksizin bütünsel öğrenme sürecini oyun temelli deneyimin gereklilikleri ve kazanımlarıyla yapılandırıyoruz. Oyun bizim için bir uygulamadan ziyade metodolojimizin çatısıdır. Oyun; bilgiyi sunarken, sorularımızı yöneltirken, atölye tasarımlarını yaparken öğrencilerimize ulaşmak ve kalıcı, pozitif bir öğrenme iklimi oluşturmak için müfredatımızın süper gücüdür.
Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?
Yabancı dile maruz kalma ne kadar erken yaşta başlarsa çocukların dilsel ve bilişsel becerileri o kadar desteklenmiş olur. Yapılan araştırmalara göre, yabancı dil eğitimine 3 yaş ve öncesinde başlamak çocukların dil ediniminde oldukça etkilidir ve çocukların zihinsel işlevlerini geliştirir. Bu dönemde çocuklar daha çok duyduğunu, sevdiği şeyleri tekrar ve taklit yoluyla öğrenir, dolayısıyla çocukların dünyasının bir parçası olan günlük temalar ışığında, İngilizce hikâyeler, şarkılar, çizgi film, yaratıcı drama ve oyunlar ile yaparak, taklit ederek düşünme becerilerini geliştirir. Bütünsel dil gelişimi ve disiplinlerarası yaklaşımla farklı disiplinlerin İngilizce dil eğitimine entegrasyonu sağlanarak öğrencilerin yabancı dili kullanımlarını farklı alanlara aktarmaları mümkün kılınmaktadır. Bu kapsamda; öğrencilerin birincil derecede iletişimsel ihtiyaçlarına cevap veren cümle ve kelime içerikleriyle müfredatın kapsamı zenginleştirilmeli, teknolojinin görsel ve işitsel gücünden maksimum düzeyde faydalanılarak öğrencinin dile maruz kalma oranı oyun dostu ve çocuk dostu etkinliklerle aktif tutulmalıdır.
Okul öncesi çocukların eğitiminde en çok hangi problemlerle karşılaşılmaktadır?
Okul öncesi eğitimin günümüzde en büyük sorunu isteğe bağlı olması yani zorunlu olmamasıdır. Erken başlayan okul öncesi eğitimi, gelecekte güçlü eğitim hayatı ve yetişkinlik dönemini desteklemektedir. Okul öncesi eğitiminin yasal zorunluluğuna ek olarak yeni bir neslin ihtiyaçlarına yönelik bilinçli bir ebeveyn profili oluşturmak, bu ihtiyaca cevap veren öğretmen eğitimleri düzenlemek ve okul öncesi öğretmenleri yetiştirmek kritik önem taşımaktadır. Çocuklar için ürettiğimiz kaynaklar, iletişim kurmadaki özenimiz, etkileşim halinde dilimizdeki hassasiyetimiz, tasarımını yaptığımız binalar, oyuncaklar ve mobilyalar vb. üretimler ancak çocukluk döneminin yaşamsal rolünün farkında olan yetişkinlerle mümkün olmaktadır.
Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar nelerdir?
Okul öncesi dönem sosyal-duygusal becerilerin gelişimine yönelik önceliğin olduğu bir dönemdir; çünkü başta bilişsel gelişimimiz olmak üzere yetişkinler olarak çocukluk dönemindeki temel ile hayatı yorumlamaya devam ediyoruz. Bu kapsamda öncelikli kritik sorumluluğumuz iletişim dilimiz ve etkileşim özenimizdir. Ebeveynler olarak kurduğumuz her cümlenin, kullandığımız her kelimenin çocuklarımızın gelişimsel hikâyesinde ne kadar kilit bir temel oluşturduğunun farkında olmalıyız. Nezaket tonu, kelime yelpazesi, aile içi sohbetlere gösterilen özen, teşvik edici cümleler, demokratik tutumu destekleyen iletişim hassasiyetine özen göstermeliyiz. Diğer yandan çocuğumuzu bir proje olarak görmemek ve onların bizim hayallerimiz üzerinden değil kendi orijinalliklerini koruyarak büyümelerine izin vermeliyiz. Son olarak da çocuklarımızın insanî değerler bütününde büyümeleri için her zaman okul ile iş birliği içinde olmak, okul kültüründe aktif katılımcı olarak yer almak ve okul ile aile sorumluluğunda mutlaka sorumluluk almaya açık olmak bu dönemde önem taşımaktadır.
Okul öncesi eğitiminde eğitici oyun ve araçlar ile teknolojiden nasıl yararlanılmalı?
Teknoloji; eğitime nitelik kazandıran, entegrasyonu doğru zamanlama ve alanlarda sağlandığı takdirde öğrenme sürecine ivme kazandıran bir etkendir. Tüm eğitim paydaşlarının yakından takip ettiği üzere eğitimde hibrit bir dönem başladı. Bu nedenle içerik yönetimi ve teknik özellikler eğitim araçlarında oldukça kritik bir role sahiptir. Okul öncesi yaş gruplarında önceliğimiz sosyal-duygusal denge olduğu için önceliğimiz her zaman içerik gücüdür. Diğer yandan dijital yerliler olarak adlandırdığımız bugünün çocuklarında kısıtlayıcı değil teknoloji kullanım bilincini en küçük yaşlardan itibaren güçlendirecek şekilde öğrenme deneyimine teknoloji entegrasyonu sağlamalıyız. BİL Eğitim Kurumlarında Bugünü Yaşatan Yarını Tasarlayan Projeler ile dijital oyunlaştırma metotlarının kullanımını gerçekleştiriyoruz. Özellikle yabancı dil öğrenim süreçlerini çevrim içi, mobil teknolojilerle destekleyerek öğrencilerin gelişim dönemlerinin özelliklerine göre oyunlaştırma temelli öğretim materyalleri ve teknikleri kullanıyoruz.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINI SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
* Okul öncesi eğitim kurumlarının bir felsefesi ve uyguladığı yazılı bir öğretim programı olmalıdır. Bu öğretim programları hazırlanırken çocukların gelişim özellikleri ve bireysel farklılıkları göz önüne alınmalıdır.
* Okul öncesi yaş grubu çocukların öğrenme sistemi merak, keşif ve deneyime dayalıdır. Bu bağlamda programların uygulanmasında deneyimleyerek öğrenme ilkesine göre hareket edilmelidir. Okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların ilkokulda karşılaşacakları görevlere hazır olmalarını sağlayacak ön alıştırmalara yer verilmelidir.
* Okul öncesinde fizikî imkânlar, okul gereçleri ve eğitim araçları yeterli olmalıdır.
* Oyun mekânları çocukların ihtiyaçlarına cevap verecek genişlikte ve rahatlıkta olmalı, en önemlisi çocuklar burada kendilerini rahat hissetmelidir.
* Okul ve aile iş birliği içerisinde olmalı, çocuğun gelişimini olumlu yönde desteklemeli, yaşanan problemlerde birlikte hızlı ve pratik çözümler üretebilmelidir.
* Okul öncesi eğitim kurumlarında; çocuklarımızın dili kullanma, kendini ifade etme, aktif iletişim becerilerini geliştirme ve başarı hikâyelerini anlatacakları, deneyimlerini paylaşma fırsatı bulacakları ve kişisel özelliklerini keşfedecek proje ve etkinlikler olmalıdır.
Son Güncelleme: Cumartesi, 21 May 2022 11:16
Gösterim: 1182
“Doğru planlanan ve nitelikli yönetilen eğitim süreçlerimiz, öğrencilerimizin günümüz dünyasını doğru analiz etmesini, geleceklerini doğru planlamasını ve 21. yüzyılın becerilerini edinmesini sağlıyor” diye konuşan Kavram Eğitim kurumları Genel Müdürü Adem Durmuş, 48 yıllık eğitim tecrübesi ve bilgi birikimi, modern eğitim anlayışı ve yenilikçi rehberlik desteğiyle birlikte geleceğini kurgulayabilen nesiller yetiştirdiklerini söyledi.
Eğitim metodolojiniz nedir?
1974’ten bu yana Kavram’ın iyi ve başarılı insan yetiştirmek temel hedefidir. Önce iyi insan, sonra başarılı doktor… Önce iyi insan sonra başarılı mühendis… Öğrencilerimizi ülkemizin tarih ve mirasına sahip çıkacak, yaşadığı coğrafyayı, kültürü ve günümüzün gerekliliklerini doğru analiz edecek ve çok hızlı değişen dünya standartlarına kolayca ve başarılı bir şekilde uyum sağlayacak şekilde yetiştiriyoruz. Bu hedefe ulaşmak için geleneksel eğitim modellerinden kopmuyor, ancak eğitim teknolojilerini de yerinde kullanıyoruz. Yeni öğretim ilke ve yöntemlerini benimseyerek, öğretmenlerimizin bu alandaki gelişimlerini sağlıyoruz. Geçmiş birikimlerimizle yeni yöntem ve teknikleri harmanlayarak öğrencilerimizin tüm ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde 360 derece eğitim veriyoruz.
KAVRAM’ DA ÖĞRENCİLERİ NELER BEKLİYOR?
Ülkemizin birçok köşesinde birbirinden farklı özelliklere sahip ve birbirinden farklı hedefleri olan öğrencileri hedeflerine ulaştırmak için varız. Birbirlerinden farklı olmaları, daha iyi oldukları veya daha başarısız oldukları anlamına gelmiyor. Önemli olan kendi ilgi ve yeteneklerinin farkında olmaları ve bu bilinçle hedeflerine ulaşmak için kendilerine özgü yol haritasına sahip olmalarıdır.
Günümüz gençlerinin ilgi ve yeteneklerini düşündüğümüzde, profiller çok geniş bir yelpazeye sahip. Bu bilinçle hareket ettiğimiz için eğitim-öğretim süreçlerinde bireysel farklılıkları göz önünde bulunduruyoruz. Her öğrencimizin kendine özgü bir gelecek inşa etmesi için ona rehberlik ediyoruz. Bu yüzden de her şeyden önce, öğrencilerimizi doğru tanımak için yoğun çaba gösteriyoruz. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmetlerimizi öğrencilerimize daha yararlı olmak için günden güne daha nitelikli hale getiriyoruz.
Müfredatta yer alan derslerin öğrencilerimiz tarafından daha kolay ve kalıcı öğrenilmesi için alan uzmanları tarafından hazırlanmış nitelikli yayınlar kullanıyoruz. Sınava hazırlık konusunda uzman, konu ve kazanım dağılımı sınav müfredatıyla entegre olmuş ve yeni nesil soruları yapabilme becerisi artıran yayınları tercih ediyoruz. Eğitim teknolojileri ile zenginleştirilmiş sınava hazırlık çalışmalarımızı bir yılla sınırlandırmıyoruz. Sınava hazırlığı öğrencilerimizin tüm eğitim hayatlarına yayıyoruz. Böylece öğrencilerimiz LGS ve YKS’ye son yıl telaşlanmadan, konu atlamadan, başarıyı engelleyecek kaygı yaşamadan sınava hazırlanıyor.
Eğitim ve rehberlik stratejilerinizi nasıl özetlersiniz?
Okul ve sınıf, öğrencilerimizin sosyal öğrenme alanları, öğrenme de sosyalleşmektir. Bu nedenle öğrencilerimizin akranlarıyla bir arada olabilmelerini ve işbirliği yapmalarını sağlıyoruz. Projeler ve yarışmalar düzenleyerek ve öğretmenleriyle olan diyaloglarının niteliğini artırarak, sosyal alanlarda da gelişimlerini destekliyoruz.
Tüm süreçlerin doğru şekilde kurgulanması, sürdürülebilmesi ve doğru yönlendirmelerin zamanında yapılması çok önemlidir. Bu sebeple öğrencilerimizin sosyal ve duygusal gelişim seviyelerine bağlı olarak akademik gelişimlerini takip ediyoruz. Motivasyonlarını yüksek tutarak, problem çözme becerilerini geliştiriyor, sorgulayabilen ve eleştirebilen bireyler olarak hedeflerine uygun planlar yapmalarını sağlıyoruz. Bu da hem bizim ve hem de öğrencilerimizin başarısını artırıyor.
KAVRAM’DA YKS ve LGS
LGS ve YKS’ye girecek öğrenciler için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
LGS ve YKS grubu öğrencilerinin birden çok alanda desteklenmesi gerekiyor.“Sınav konuları şunlar, bu konuları öğrenirsen başarırsın.” gibi bir yaklaşım sınavlarda başarı sağlamıyor. Çünkü her öğrencinin sınav kaygısı, tercih danışmanlığı, motivasyon, ders çalışma teknikleri, dikkat toplama ve zamanı planlama gibi birçok konuda profesyonel rehberlik hizmetine ihtiyacı oluyor.
Kavram’da alanında uzman PDR uzmanları her öğrenciye özel olarak hazırlanmış rehberlik desteği veriyor. PDR çalışmalarımızda da yapay zekâyı aktif bir şekilde kullanıyoruz. Envanterlerimizi teknolojik alt yapıyla bilimsel yollarla uyguluyor ve alanında uzman PDR öğretmenlerimiz tarafından değerlendiriyoruz. Her öğrencimize PDR öğretmenlerimiz yapılan envanterlerle ilgili nitelikli geribildirimde bulunuyor.
Deneme sınavları Kavram’ın tüm okul ve kurs merkezlerinde aynı gün uygulanır ve tüm sınavlar Türkiye geneli değerlendirilir. Çok sayıda öğrenci arasında değerlendirilen sınavlar aslında gerçek sınavın provası niteliğini taşır. Her sınav provasında öğrencilerimize süre etüdü, konu kazanımları, eksik konu analizleri ve bire bir çalışmaları gereken konu başlıklarını detaylı şekilde sunarız. Böylece her sınav hedefe ulaşmak için her öğrenciye çalışması gereken konuları belirlemiş olmaktadır.
KALİTELİ EĞİTİM KİTLESEL BAŞARIYI GETİRİYOR
LGS ve YKS’de yakaladığınız kitlesel başarılarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Verdiğimiz eğitimin kalitesi Türkiye’nin her yerinde aynı olduğu için kitlesel başarı sağlıyor. Öğrencilerimize sunduğumuz tüm çalışmalar eğitim koordinatörlerimizin ve alan uzmanı öğretmenlerimizin birikimleriyle hazırlıyor ve ülkemizin farklı illerindeki tüm öğrencilerimize aynı kalitede sunuyoruz.
1974’ten bu yana Kavram sınava hazırlığın değişmeyen adresi olmuştur. Çünkü Kavram her öğrenciyi kendi hedefine ulaştırarak “Kitlesel Başarıda Bir Numara” olmuştur. Geçen yıl öğrencilerimizin % 28’i LGS’de ilk % 5’lik dilimde yer almıştır. YKS’de ise öğrencilerimizin % 42’si ilk 50.000’e girerek büyük başarıya imza atmıştır. Böylesine kapsamlı ve tabana yayılan bir başarı elbette tesadüf değil. Öğrencilerimizi geleceğimizin teminatı olarak görüyor, hak ettikleri en iyi yerlere gelebilmeleri için tüm tecrübemiz ve inancımızla onları hayata ve sınava hazırlıyoruz.
Veli ve öğrenci iş birliğini nasıl yürütüyorsunuz?
Öğrencilerimizin başarılarını artırmak için velilerimizi sürece her zaman dâhil ederiz. Velilerimizin de bilinçlendirilmesi ve bilgi sahibi olmasını hedefliyoruz. Onlara çocuklarını daha iyi tanımaları için PDR desteği sunuyor, bilinçli ebeveyn olmaları için bültenler hazırlıyor, seminerler düzenliyor ve ebeveyn buluşmaları organize ediyoruz. Çocukları ile ilgili öğretmenlerimiz akademik gelişimlerine yönelik geribildirimde bulunurken PDR uzmanlarımız ise psiko – sosyal destek çalışmaları organize ediyorlar.
KAVRAM ÖĞRENCİLERİNE ÖZEL BURS
Kurumsal çalışmalarınız ve iş birlik fırsatlarınız nelerdir?
Birçok devlet ve özel üniversitelerle işbirliği yapıyoruz. Üniversitelerimizin bilgi birikimlerini henüz okul çağındayken öğrencilerimize taşıyoruz. Okul ve üniversite ziyaretleri, kariyer günleri, canlı konferanslar, online toplantılar ve eğitimler, proje tabanlı çalışmalar ve seminerler organize ediyoruz. Üniversitelerin rektörleri ile öğrencilerimizi bir araya getiriyor sınava ve hayata hazırlık konusunda onları bilinçlendiriyoruz. Özel üniversitelerle yaptığımız protokol anlaşmaları çerçevesinde Kavram öğrencilerine özel burs ve yurt dışında eğitim alma imkânları sunuyoruz.
LGS &YKS’ de Başarılı Olmak Bir Kavram’a Bakar!
- Akademik performans takibi
- Etüt ve ofis soru çözüm saatleri
- Yeni nesil sorulardan oluşan güncel yayın paketi
- Dijital destekli eğitim programı
- Veri temelli yeni nesil Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik desteği
- Alanında uzman yenilikçi eğitim kadrosu
- Nitelikli ölçme ve değerlendirme sistemi
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
“Doğru planlanan ve nitelikli yönetilen eğitim süreçlerimiz, öğrencilerimizin günümüz dünyasını doğru analiz etmesini, geleceklerini doğru planlamasını ve 21. yüzyılın becerilerini edinmesini sağlıyor” diye konuşan Kavram Eğitim kurumları Genel Müdürü Adem Durmuş, 48 yıllık eğitim tecrübesi ve bilgi birikimi, modern eğitim anlayışı ve yenilikçi rehberlik desteğiyle birlikte geleceğini kurgulayabilen nesiller yetiştirdiklerini söyledi.
Eğitim metodolojiniz nedir?
1974’ten bu yana Kavram’ın iyi ve başarılı insan yetiştirmek temel hedefidir. Önce iyi insan, sonra başarılı doktor… Önce iyi insan sonra başarılı mühendis… Öğrencilerimizi ülkemizin tarih ve mirasına sahip çıkacak, yaşadığı coğrafyayı, kültürü ve günümüzün gerekliliklerini doğru analiz edecek ve çok hızlı değişen dünya standartlarına kolayca ve başarılı bir şekilde uyum sağlayacak şekilde yetiştiriyoruz. Bu hedefe ulaşmak için geleneksel eğitim modellerinden kopmuyor, ancak eğitim teknolojilerini de yerinde kullanıyoruz. Yeni öğretim ilke ve yöntemlerini benimseyerek, öğretmenlerimizin bu alandaki gelişimlerini sağlıyoruz. Geçmiş birikimlerimizle yeni yöntem ve teknikleri harmanlayarak öğrencilerimizin tüm ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde 360 derece eğitim veriyoruz.
KAVRAM’ DA ÖĞRENCİLERİ NELER BEKLİYOR?
Ülkemizin birçok köşesinde birbirinden farklı özelliklere sahip ve birbirinden farklı hedefleri olan öğrencileri hedeflerine ulaştırmak için varız. Birbirlerinden farklı olmaları, daha iyi oldukları veya daha başarısız oldukları anlamına gelmiyor. Önemli olan kendi ilgi ve yeteneklerinin farkında olmaları ve bu bilinçle hedeflerine ulaşmak için kendilerine özgü yol haritasına sahip olmalarıdır.
Günümüz gençlerinin ilgi ve yeteneklerini düşündüğümüzde, profiller çok geniş bir yelpazeye sahip. Bu bilinçle hareket ettiğimiz için eğitim-öğretim süreçlerinde bireysel farklılıkları göz önünde bulunduruyoruz. Her öğrencimizin kendine özgü bir gelecek inşa etmesi için ona rehberlik ediyoruz. Bu yüzden de her şeyden önce, öğrencilerimizi doğru tanımak için yoğun çaba gösteriyoruz. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmetlerimizi öğrencilerimize daha yararlı olmak için günden güne daha nitelikli hale getiriyoruz.
Müfredatta yer alan derslerin öğrencilerimiz tarafından daha kolay ve kalıcı öğrenilmesi için alan uzmanları tarafından hazırlanmış nitelikli yayınlar kullanıyoruz. Sınava hazırlık konusunda uzman, konu ve kazanım dağılımı sınav müfredatıyla entegre olmuş ve yeni nesil soruları yapabilme becerisi artıran yayınları tercih ediyoruz. Eğitim teknolojileri ile zenginleştirilmiş sınava hazırlık çalışmalarımızı bir yılla sınırlandırmıyoruz. Sınava hazırlığı öğrencilerimizin tüm eğitim hayatlarına yayıyoruz. Böylece öğrencilerimiz LGS ve YKS’ye son yıl telaşlanmadan, konu atlamadan, başarıyı engelleyecek kaygı yaşamadan sınava hazırlanıyor.
Eğitim ve rehberlik stratejilerinizi nasıl özetlersiniz?
Okul ve sınıf, öğrencilerimizin sosyal öğrenme alanları, öğrenme de sosyalleşmektir. Bu nedenle öğrencilerimizin akranlarıyla bir arada olabilmelerini ve işbirliği yapmalarını sağlıyoruz. Projeler ve yarışmalar düzenleyerek ve öğretmenleriyle olan diyaloglarının niteliğini artırarak, sosyal alanlarda da gelişimlerini destekliyoruz.
Tüm süreçlerin doğru şekilde kurgulanması, sürdürülebilmesi ve doğru yönlendirmelerin zamanında yapılması çok önemlidir. Bu sebeple öğrencilerimizin sosyal ve duygusal gelişim seviyelerine bağlı olarak akademik gelişimlerini takip ediyoruz. Motivasyonlarını yüksek tutarak, problem çözme becerilerini geliştiriyor, sorgulayabilen ve eleştirebilen bireyler olarak hedeflerine uygun planlar yapmalarını sağlıyoruz. Bu da hem bizim ve hem de öğrencilerimizin başarısını artırıyor.
KAVRAM’DA YKS ve LGS
LGS ve YKS’ye girecek öğrenciler için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
LGS ve YKS grubu öğrencilerinin birden çok alanda desteklenmesi gerekiyor.“Sınav konuları şunlar, bu konuları öğrenirsen başarırsın.” gibi bir yaklaşım sınavlarda başarı sağlamıyor. Çünkü her öğrencinin sınav kaygısı, tercih danışmanlığı, motivasyon, ders çalışma teknikleri, dikkat toplama ve zamanı planlama gibi birçok konuda profesyonel rehberlik hizmetine ihtiyacı oluyor.
Kavram’da alanında uzman PDR uzmanları her öğrenciye özel olarak hazırlanmış rehberlik desteği veriyor. PDR çalışmalarımızda da yapay zekâyı aktif bir şekilde kullanıyoruz. Envanterlerimizi teknolojik alt yapıyla bilimsel yollarla uyguluyor ve alanında uzman PDR öğretmenlerimiz tarafından değerlendiriyoruz. Her öğrencimize PDR öğretmenlerimiz yapılan envanterlerle ilgili nitelikli geribildirimde bulunuyor.
Deneme sınavları Kavram’ın tüm okul ve kurs merkezlerinde aynı gün uygulanır ve tüm sınavlar Türkiye geneli değerlendirilir. Çok sayıda öğrenci arasında değerlendirilen sınavlar aslında gerçek sınavın provası niteliğini taşır. Her sınav provasında öğrencilerimize süre etüdü, konu kazanımları, eksik konu analizleri ve bire bir çalışmaları gereken konu başlıklarını detaylı şekilde sunarız. Böylece her sınav hedefe ulaşmak için her öğrenciye çalışması gereken konuları belirlemiş olmaktadır.
KALİTELİ EĞİTİM KİTLESEL BAŞARIYI GETİRİYOR
LGS ve YKS’de yakaladığınız kitlesel başarılarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Verdiğimiz eğitimin kalitesi Türkiye’nin her yerinde aynı olduğu için kitlesel başarı sağlıyor. Öğrencilerimize sunduğumuz tüm çalışmalar eğitim koordinatörlerimizin ve alan uzmanı öğretmenlerimizin birikimleriyle hazırlıyor ve ülkemizin farklı illerindeki tüm öğrencilerimize aynı kalitede sunuyoruz.
1974’ten bu yana Kavram sınava hazırlığın değişmeyen adresi olmuştur. Çünkü Kavram her öğrenciyi kendi hedefine ulaştırarak “Kitlesel Başarıda Bir Numara” olmuştur. Geçen yıl öğrencilerimizin % 28’i LGS’de ilk % 5’lik dilimde yer almıştır. YKS’de ise öğrencilerimizin % 42’si ilk 50.000’e girerek büyük başarıya imza atmıştır. Böylesine kapsamlı ve tabana yayılan bir başarı elbette tesadüf değil. Öğrencilerimizi geleceğimizin teminatı olarak görüyor, hak ettikleri en iyi yerlere gelebilmeleri için tüm tecrübemiz ve inancımızla onları hayata ve sınava hazırlıyoruz.
Veli ve öğrenci iş birliğini nasıl yürütüyorsunuz?
Öğrencilerimizin başarılarını artırmak için velilerimizi sürece her zaman dâhil ederiz. Velilerimizin de bilinçlendirilmesi ve bilgi sahibi olmasını hedefliyoruz. Onlara çocuklarını daha iyi tanımaları için PDR desteği sunuyor, bilinçli ebeveyn olmaları için bültenler hazırlıyor, seminerler düzenliyor ve ebeveyn buluşmaları organize ediyoruz. Çocukları ile ilgili öğretmenlerimiz akademik gelişimlerine yönelik geribildirimde bulunurken PDR uzmanlarımız ise psiko – sosyal destek çalışmaları organize ediyorlar.
KAVRAM ÖĞRENCİLERİNE ÖZEL BURS
Kurumsal çalışmalarınız ve iş birlik fırsatlarınız nelerdir?
Birçok devlet ve özel üniversitelerle işbirliği yapıyoruz. Üniversitelerimizin bilgi birikimlerini henüz okul çağındayken öğrencilerimize taşıyoruz. Okul ve üniversite ziyaretleri, kariyer günleri, canlı konferanslar, online toplantılar ve eğitimler, proje tabanlı çalışmalar ve seminerler organize ediyoruz. Üniversitelerin rektörleri ile öğrencilerimizi bir araya getiriyor sınava ve hayata hazırlık konusunda onları bilinçlendiriyoruz. Özel üniversitelerle yaptığımız protokol anlaşmaları çerçevesinde Kavram öğrencilerine özel burs ve yurt dışında eğitim alma imkânları sunuyoruz.
LGS &YKS’ de Başarılı Olmak Bir Kavram’a Bakar!
- Akademik performans takibi
- Etüt ve ofis soru çözüm saatleri
- Yeni nesil sorulardan oluşan güncel yayın paketi
- Dijital destekli eğitim programı
- Veri temelli yeni nesil Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik desteği
- Alanında uzman yenilikçi eğitim kadrosu
- Nitelikli ölçme ve değerlendirme sistemi
Son Güncelleme: Cuma, 20 May 2022 11:04
Gösterim: 819
Eğitim dönemi boyunca akademisyenler, doktorlar, bürokratlar hukukçular, mimarlar, mühendisler, ressamlar, moda tasarımcıları, yazarlar, tiyatrocular, müzisyenler sanatçılar ve daha bir çok uzmanlık alanında değer üreten isimleri ağırlayan Kandilli Koleji öğrencileri, Meslek ve Kariyer Haftası Etkinliği düzenledi.
Kandilli Koleji’nde öğrenci çalışmaları kapsamında bu tür etkinliklere ağırlıklı olarak yer verilmesindeki temel amacın öğrencilere bilimin, sanatın, teknolojinin ve ticaretin insan hayatındaki yerini, önemini, katkılarını anlatmakla kalmayıpyaşayan örneklerle göstermek olduğunu belirten Kandilli Koleji Kurucusu İsmail Şilan, bu yolla toplumdaki rol modellerin güçlü etkisini yaşatma felsefesini öğrencilerle buluşturduklarını söyledi. Meslek ve Kariyer Haftası Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla düzenlediklerini ifade eden Şilan, etkinlik boyunca gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Derslerimizde eserlerini, okuttuğumuz yazarlar, bilimsel çalışmalarıyla yaşadığı çağa yön veren bilim insanları, uluslararası yatırımlarıyla öne çıkan iş insanları, sergilerimizde tablolarına yer verdiğimiz ressam ve seramik sanatçıları ile tiyatrolarını ve filmlerini takip ettiğimiz ünlü oyuncular, yansıttıkları çeşitlilikle insanoğlunun aslında birbirine ne denli ihtiyacı olduğunu değişik bakış açılarıyla dile getiriyor.
UTKU BENGİSU İŞ DÜNYASINDA KARİYERİ ANLATTI
Bu fikirden yola çıkarak öğrencilerimizin geleceklerini planlarken sahip oldukları nitelik ve becerilerine uygun meslek seçebilmelerine katkı sağlamak amacıyla her yıl şubat ayında Meslek ve Kariyer Haftası Etkinliği düzenliyoruz. Geleneksel hale gelen etkinliğimizin bu yılki ilk konuğu, Endüstri Mühendisi ve Dış Ticaret Uzmanı Utku Bengisu oldu. Uluslararası ticaret ile Türkiye'nin dış ticarette daha etkin ve lider bir konumda yer alması adına çeşitli çalışmalar yapan Utku Bey, bizlere mezun olunan bölüm ile icra edilen iş arasındaki bağlantıyı ve öğrencilerin hangi alanlarda daha donanımlı olmaları gerektiğinden bahsetti.
MİMARLIK VE ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
Programımızın ikinci konuğu; Sabah Gazetesi, Vodafone ve Fox TV gibi çeşitli kuruluşlarda üretim ve stratejik planlama alanında uzman yönetici konumunda bulunan Ebru Çöğür oldu. Öğrencilerimizle bir araya gelen Çöğür, mimarlık ve endüstri mühendisliği bölümleri hakkında öğrencilerimizi bilgilendirdi.
NASIL HAKİM OLUNUR?
Programımızın bir başka konuğu, uzman hukukçu Ali Aslan oldu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanı olan Aslan, öğrencilerimize bu bölümü nasıl seçtiğini, kariyer basamaklarını nasıl tırmandığını, mesleğini icra ederken neler yaşadığını dile getirdi. Hakimlik mesleğiyle ilgili yeni bilgiler aktarırken kendi yaşamından örnekler de vererek içten bir söyleşi gerçekleştirdi.
Söyleşimizin diğer konuğu da Doç. Dr. Kutup Ata Tuncer oldu. Tuncer bey öğrencilerimize müzik, müzisyenlik ve müzik bölümü hakkında detaylı bilgi verdi ve müzik alanındaki çalışmalarını paylaştı.
GELECEĞİN MESLEĞİ YAZILIM
Konuklarımızdan Yazılım Mühendisi Emre Akyürek, öğrencilerimize yazılım mühendisliğinin kimlere uygun olduğu, çalışma alanlarının neler olduğu ve bu mesleğin gelecekteki avantajları gibi konularına değinerek bilgisayar mühendisliğinin hem günümüzün hem geleceğin mesleği olduğundan bahsetti.
HİLMİ DEVELİ İLE SİYASET
Siyasetçi, bürokrat, mühendis ve yazar Hilmi Develi de konuğumuzdu. Develi, İDO Genel Müdürlüğünden milletvekilliği görevine kadar birçok alanda sürdürdüğü kariyerini ve değerli tecrübelerini öğrencilerimizle paylaştı.
DOKTORLUK ÖZVERİ GEREKTİRİYOR
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sait Terzi de programımıza katılan konuklarımız arasındaydı. Kardiyoloji bölümünden bahseden Terzi, tıp seçmek isteyen öğrencilerimizi bilgilendirdi. Doktorluk mesleğinde ne kadar özverili olunması gerektiğini anlatarak öğrencilerimize tecrübelerini aktardı.
Uzm. Dr. Tuğba Didem Kuşçu da mesleği ile ilgili bilgiler verdi. Psikiyatri uzmanlığından, mesleğin zorlu ve güzel yanlarından bahsetti ve bu mesleği seçmek isteyen öğrencilerimize bazı tavsiyelerde bulundu.
MİLLİ SAVUNMA
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ATASAREN), Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Ana Bilim Dalı Başkanı Doçent Albay Güngör Şahin’de konuk ettiğimiz akademisyenler arasındaydı. Askeri bir okulda görevli olmaktan Afrika’daki çalışma hayatına kadar olan tecrübelerini aktaran Güngör Bey, Milli Savunma Sınavı’na hazırlanan öğrencilerimize verdiği tavsiyelerle de kafalardaki soru işaretlerini giderdi.
İNSAN KAYNAKLARI UZMANLIĞI
Bu yılki söyleşimizin son konuğu İnsan Kaynakları Uzmanı Nahide Erdem oldu. Erdem, öğrencilerimize insan kaynakları uzmanlığından, şirket içindeki görevlerinden ve insan kaynakları uzmanının sahip olması gereken becerilerden bahsetti.
Kandilli Koleji Kurucusu İsmail Şilan, “Bizleri kırmayıp davetimizi kabul eden ve kıymetli vakitlerini ayırıp öğrencilerimizin kariyer planlamasına ışık tutan, deneyimlerini aktaran tüm misafirlerimize Kandilli Koleji ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunuyor; bilim, sanat ve başarı dolu günler diliyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Eğitim dönemi boyunca akademisyenler, doktorlar, bürokratlar hukukçular, mimarlar, mühendisler, ressamlar, moda tasarımcıları, yazarlar, tiyatrocular, müzisyenler sanatçılar ve daha bir çok uzmanlık alanında değer üreten isimleri ağırlayan Kandilli Koleji öğrencileri, Meslek ve Kariyer Haftası Etkinliği düzenledi.
Kandilli Koleji’nde öğrenci çalışmaları kapsamında bu tür etkinliklere ağırlıklı olarak yer verilmesindeki temel amacın öğrencilere bilimin, sanatın, teknolojinin ve ticaretin insan hayatındaki yerini, önemini, katkılarını anlatmakla kalmayıpyaşayan örneklerle göstermek olduğunu belirten Kandilli Koleji Kurucusu İsmail Şilan, bu yolla toplumdaki rol modellerin güçlü etkisini yaşatma felsefesini öğrencilerle buluşturduklarını söyledi. Meslek ve Kariyer Haftası Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla düzenlediklerini ifade eden Şilan, etkinlik boyunca gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Derslerimizde eserlerini, okuttuğumuz yazarlar, bilimsel çalışmalarıyla yaşadığı çağa yön veren bilim insanları, uluslararası yatırımlarıyla öne çıkan iş insanları, sergilerimizde tablolarına yer verdiğimiz ressam ve seramik sanatçıları ile tiyatrolarını ve filmlerini takip ettiğimiz ünlü oyuncular, yansıttıkları çeşitlilikle insanoğlunun aslında birbirine ne denli ihtiyacı olduğunu değişik bakış açılarıyla dile getiriyor.
UTKU BENGİSU İŞ DÜNYASINDA KARİYERİ ANLATTI
Bu fikirden yola çıkarak öğrencilerimizin geleceklerini planlarken sahip oldukları nitelik ve becerilerine uygun meslek seçebilmelerine katkı sağlamak amacıyla her yıl şubat ayında Meslek ve Kariyer Haftası Etkinliği düzenliyoruz. Geleneksel hale gelen etkinliğimizin bu yılki ilk konuğu, Endüstri Mühendisi ve Dış Ticaret Uzmanı Utku Bengisu oldu. Uluslararası ticaret ile Türkiye'nin dış ticarette daha etkin ve lider bir konumda yer alması adına çeşitli çalışmalar yapan Utku Bey, bizlere mezun olunan bölüm ile icra edilen iş arasındaki bağlantıyı ve öğrencilerin hangi alanlarda daha donanımlı olmaları gerektiğinden bahsetti.
MİMARLIK VE ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
Programımızın ikinci konuğu; Sabah Gazetesi, Vodafone ve Fox TV gibi çeşitli kuruluşlarda üretim ve stratejik planlama alanında uzman yönetici konumunda bulunan Ebru Çöğür oldu. Öğrencilerimizle bir araya gelen Çöğür, mimarlık ve endüstri mühendisliği bölümleri hakkında öğrencilerimizi bilgilendirdi.
NASIL HAKİM OLUNUR?
Programımızın bir başka konuğu, uzman hukukçu Ali Aslan oldu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanı olan Aslan, öğrencilerimize bu bölümü nasıl seçtiğini, kariyer basamaklarını nasıl tırmandığını, mesleğini icra ederken neler yaşadığını dile getirdi. Hakimlik mesleğiyle ilgili yeni bilgiler aktarırken kendi yaşamından örnekler de vererek içten bir söyleşi gerçekleştirdi.
Söyleşimizin diğer konuğu da Doç. Dr. Kutup Ata Tuncer oldu. Tuncer bey öğrencilerimize müzik, müzisyenlik ve müzik bölümü hakkında detaylı bilgi verdi ve müzik alanındaki çalışmalarını paylaştı.
GELECEĞİN MESLEĞİ YAZILIM
Konuklarımızdan Yazılım Mühendisi Emre Akyürek, öğrencilerimize yazılım mühendisliğinin kimlere uygun olduğu, çalışma alanlarının neler olduğu ve bu mesleğin gelecekteki avantajları gibi konularına değinerek bilgisayar mühendisliğinin hem günümüzün hem geleceğin mesleği olduğundan bahsetti.
HİLMİ DEVELİ İLE SİYASET
Siyasetçi, bürokrat, mühendis ve yazar Hilmi Develi de konuğumuzdu. Develi, İDO Genel Müdürlüğünden milletvekilliği görevine kadar birçok alanda sürdürdüğü kariyerini ve değerli tecrübelerini öğrencilerimizle paylaştı.
DOKTORLUK ÖZVERİ GEREKTİRİYOR
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sait Terzi de programımıza katılan konuklarımız arasındaydı. Kardiyoloji bölümünden bahseden Terzi, tıp seçmek isteyen öğrencilerimizi bilgilendirdi. Doktorluk mesleğinde ne kadar özverili olunması gerektiğini anlatarak öğrencilerimize tecrübelerini aktardı.
Uzm. Dr. Tuğba Didem Kuşçu da mesleği ile ilgili bilgiler verdi. Psikiyatri uzmanlığından, mesleğin zorlu ve güzel yanlarından bahsetti ve bu mesleği seçmek isteyen öğrencilerimize bazı tavsiyelerde bulundu.
MİLLİ SAVUNMA
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ATASAREN), Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Ana Bilim Dalı Başkanı Doçent Albay Güngör Şahin’de konuk ettiğimiz akademisyenler arasındaydı. Askeri bir okulda görevli olmaktan Afrika’daki çalışma hayatına kadar olan tecrübelerini aktaran Güngör Bey, Milli Savunma Sınavı’na hazırlanan öğrencilerimize verdiği tavsiyelerle de kafalardaki soru işaretlerini giderdi.
İNSAN KAYNAKLARI UZMANLIĞI
Bu yılki söyleşimizin son konuğu İnsan Kaynakları Uzmanı Nahide Erdem oldu. Erdem, öğrencilerimize insan kaynakları uzmanlığından, şirket içindeki görevlerinden ve insan kaynakları uzmanının sahip olması gereken becerilerden bahsetti.
Kandilli Koleji Kurucusu İsmail Şilan, “Bizleri kırmayıp davetimizi kabul eden ve kıymetli vakitlerini ayırıp öğrencilerimizin kariyer planlamasına ışık tutan, deneyimlerini aktaran tüm misafirlerimize Kandilli Koleji ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunuyor; bilim, sanat ve başarı dolu günler diliyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Son Güncelleme: Cuma, 06 May 2022 14:13
Gösterim: 877
Ankara Sınav Koleji, Oxford Üniversitesi tarafından, Oxford Test of English - OTE olarak akredite edildi. Bu akreditasyon ile Ankara Sınav Koleji, Türkiye'deki 15 sınav merkezinden biri olma özelliğini de kazandı.
Ankara Sınav Koleji, Oxford Üniversitesi’nin sertifikalandırdığı Dünyanın dört bir yanından çeşitli üniversiteler tarafından tanınırlığa sahip, tüm dil becerilerini iki saatte ölçebilen, adaptif ve %100 çevrimiçi olarak gerçekleşen dünyadaki tek yeterlilik sınavını Oxford University Press Türkiye ile imzaladı.
Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özer ile OTE Türkiye, Kanada ve Kuzey Afrika Genel Müdürü Erkan Akmeriç arasında imzalanan anlaşma ile Ankara Sınav Koleji Oxford Test of English - OTE olarak akredite edildi.
Oxford İngilizce Testi (Oxford Test of English - OTE) Nedir?
Oxford Test of English - OTE Dünyanın en eski üniversitelerinden olan Oxford Üniversitesi tarafından sertifikalandırılan tek İngilizce yeterlilik testidir ve Oxford University Press Türkiye tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bireylere kişiselleştirilmiş, %100 çevrimiçi, esnek, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir İngilizce dil testi sunan Oxford Test of English - OTE, bilgisayar tabanlı olmasından dolayı geleneksel dil yeterlilik testlerinden daha hızlı ve daha esnek olma özelliğine sahip. Oxford Üniversitesi tarafından onaylanmış tek "dil yeterlilik" testi olma özelliğine sahip olan Oxford Test of English - OTE sonuçları ömür boyu geçerlidir ve dünya çapında tanınmaktadır.
Oxford Test of English - OTE, bireylerin İngilizce A2, B1 ve B2 seviyelerini ölçerek, İngilizceyi etkili bir şekilde anlama ve iletişim kurma yeteneğini değerlendirmekte ve CEFR düzeyinde raporlama yapmaktadır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Ankara Sınav Koleji, Oxford Üniversitesi tarafından, Oxford Test of English - OTE olarak akredite edildi. Bu akreditasyon ile Ankara Sınav Koleji, Türkiye'deki 15 sınav merkezinden biri olma özelliğini de kazandı.
Ankara Sınav Koleji, Oxford Üniversitesi’nin sertifikalandırdığı Dünyanın dört bir yanından çeşitli üniversiteler tarafından tanınırlığa sahip, tüm dil becerilerini iki saatte ölçebilen, adaptif ve %100 çevrimiçi olarak gerçekleşen dünyadaki tek yeterlilik sınavını Oxford University Press Türkiye ile imzaladı.
Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özer ile OTE Türkiye, Kanada ve Kuzey Afrika Genel Müdürü Erkan Akmeriç arasında imzalanan anlaşma ile Ankara Sınav Koleji Oxford Test of English - OTE olarak akredite edildi.
Oxford İngilizce Testi (Oxford Test of English - OTE) Nedir?
Oxford Test of English - OTE Dünyanın en eski üniversitelerinden olan Oxford Üniversitesi tarafından sertifikalandırılan tek İngilizce yeterlilik testidir ve Oxford University Press Türkiye tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bireylere kişiselleştirilmiş, %100 çevrimiçi, esnek, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir İngilizce dil testi sunan Oxford Test of English - OTE, bilgisayar tabanlı olmasından dolayı geleneksel dil yeterlilik testlerinden daha hızlı ve daha esnek olma özelliğine sahip. Oxford Üniversitesi tarafından onaylanmış tek "dil yeterlilik" testi olma özelliğine sahip olan Oxford Test of English - OTE sonuçları ömür boyu geçerlidir ve dünya çapında tanınmaktadır.
Oxford Test of English - OTE, bireylerin İngilizce A2, B1 ve B2 seviyelerini ölçerek, İngilizceyi etkili bir şekilde anlama ve iletişim kurma yeteneğini değerlendirmekte ve CEFR düzeyinde raporlama yapmaktadır.
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 May 2022 13:17
Gösterim: 937
Girne Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Koordinatörü Yasemin Erdemir: “Girne Amerikan Üniversitesi ile düzenlediğimiz Kariyer Günleri ve Yaşayan Diploma -9. ve 10. sınıf dönemlerinde yatkın oldukları mesleklere yönelik 2-3 günlük staj imkanı- ile öğrencinin iş hayatı içerisinde de keyif alabileceği, bilgi, beceri ve yaratıcılığını sergileyebileceği, ihtiyaçlarına ve beklentilerine hitap eden, sosyo-ekonomik koşullarıyla uyumlu meslekler seçmesini sağlıyoruz. Dünyada olabilecek her alandaki değişiklikleri öğrencilere tecrübe ettirip, onların doğru kariyer planlaması yapmalarına destek olarak geleceğinde mutlu yeni dünya insanları yetiştiriyoruz.”
Yeni Dünya insanını tanımlar mısınız? Yeni Dünya İnsanının başarı yolculuğunda rehberlik nerededir?
Bilgiye kolay ve sınırsız erişim, karmaşık teknolojilerin günlük hayatımıza girmesi ve hızla ilerlemesi gibi olaylar toplumumuzu her alanda bir dönüşüme uğrattı. Bu alanlardan birisi de eğitim hayatındaki başarı tanımında oluştu. Yapılan araştırmalarda gösteriyor ki başarı için gereken yetkinlikler, geride bıraktığımız yıllarda olduğundan çok daha farklı. 70’lerde ya da 80’lerde diploma, meslekte ustalaşmak ya da verimliliği ve dengeyi sağlamak gibi yetkinlikler gerekliydi. Bugün başarıya ulaşmak için bu yetkinliklerin yanında ikna edici argümanlar oluşturabilmek, mevcut bilgileri sorgulamak, yaratıcı sunumlar yapabilmek, bir ekip oyuncusu olmak ve net bir şekilde iletişim kurmak gerekiyor. Bilgi hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Oluşan bu yeni dünyada devam etmek için uyum sağlayabilmeli, inisiyatif alabilmeli ve beklenmeyen sonuçlar üretebilmeliyiz. Bunları yapabilmek için her öğrencinin bilgi okuryazarlığı, problem çözme, küresel farkındalık, veri analizi, üstbiliş, inisiyatif alma, liderlik, iş birliği yapma, iletişim kurma vb. 21. yy yetkinliklerine sahip olması gerekir.
Yeni dünya insanı da akademik becerilerle beraber 21.yy yetkinlerine sahip birey olarak tanımlanabilir. Öğrencilerin bu alanlarda gelişiminin desteklenmesi, ilgi ve becerileri hakkında öğrencilerin kendilerine farkındalık kazandırılması gerekiyor. Çocukların ilgi ve beceri alanları erken çocukluk dönemi itibariyle gelişmeye başlıyor. Ayrıca bu alanlardaki kazanımlar öğrencilik ve meslek hayatına kadar etki ediyor. Yeni dönemlerde teknoloji geliştikçe ve dünya değiştikçe görüyoruz ki iletişim, sosyal ilişkiler ve hobiler daha da önem kazanmış durumda. İnsanlar ilgi ve becerilerine göre de değerlendiriliyor / analiz ediliyor. Bu yüzden ilgi ve beceri alanlarının zamanında ve doğru şekilde keşfedilmesi gerekiyor.
Bizler bu tanımlardan yola çıkarak Girne Kolejinde Dünya Kimliğinde Mezun öğrenciler yetiştirmek istediğimiz için klasikleşen başarı anlayışına değil, yeni dünya insanının başarı yolculuğuna odaklanıyoruz. Yeni dünya insanının 21. yy becerilerini öğrenme becerileri, okuryazarlık becerileri, yaşam becerileri olarak 3 kategoriye ayırıp eğitim sistemimize entegre ediyoruz.
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik birimi olarak, öğrencilerimizi bireysel değerlendirme envanterleriyle detaylandırıp kişiye özgü alan, yetenek ve karakterlerini analiz ediyor, ders içi gözlemlerimiz ile bunların geçerliliğini ölçerek velilerimize çocuklarını desteklemelerini sağlamak adına bilgilendirme yapıyoruz. Bu ölçümler öğrencinin sadece eğitim ve mesleğini etkilemiyor; sosyal hayat becerilerini, iletişim şeklini, yaşam standartlarını da belirliyor.
Yaptığımız çalışmalarla, Girne Koleji öğrencilerinin ileriki yaşlarında kendini fark etmesini ve sürekli değişen dünyaya hazır olmalarını sağlayarak yeni fikirler üreten, öğrenmeyi yaşam boyu sürdüren, teknolojiyle entegre yaşam standartlarına uyum sağlayan bireyler olmalarını istiyoruz. Bununla birlikte akademik gelişim kadar öğrencilerimizin21.yy becerileri yetkinliklerini, duygusal zekasını (EQ) ve yeteneklerini önemsiyoruz.
SAĞLIKLI GELİŞİM REHBERLİĞİ
Sağlıklı Gelişim Rehberliği yeni nesil bir PDR anlayışı mı , içeriğinden bahseder misiniz?
Gerçek anlamda rehberlik hizmetleri öğrencilerin kişilik ve karakter gelişimi, kariyer planlaması, okula uyum, benlik algısı, arkadaşlık ilişkileri ile daha çok ilgilidir. Ve bu alanların gelişiminde öğrenciye sunulan destek, öğrencinin en az akademik başarısı kadar önemlidir.
Gelişim kalıtım ve çevre etkileşiminin ürünüdür; beyin gelişiminin hızlı olduğu okul öncesi dönemde çevredeki zengin uyaranların çocuğun beyin gelişimi üzerindeki etkisi büyüktür. Bu savı destekleyen ve Girne Kolejindeki eğitim anlayışımızın temelini oluşturan okul öncesi anne karnında başlar düşüncemizden yola çıkarak bir çocuğun gerçek anlamda var olabilme ve iyilik halinin, hem sosyal, hem duygusal hem de akademik alanda gelişimleriyle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz.
Bu yüzden ailelere, öğretmenlere, kurumdaki tüm personellerimize ve en önemlisi de öğrencilerimizin kendilerine ‘Sağlıklı gelişmek nedir ve nasıl olmalıdır?’ bunu öğretiyoruz. Okullarımızda her öğrenciyi özel ve biricik kabul edip geliştiren, bize geldiğinden daha fazlasını ona katarak bireysel gelişim yolunda ilerlemesini sağlayan, önleyici olmakla beraber gelişimsel çalışmalar yapan bir anlayışı benimsiyor, çevresi ile dengeli ve sağlıklı bir uyum sağlaması ve kendini gerçekleştirmesi adına yürüttüğümüz rehberlik çalışmalarına ‘Sağlıklı Gelişim Rehberliği’ diyerek yola çıkıyoruz.
Okullarımızda yaptığımız öğrenci tanıma çalışmaları sonucunda öğrencilere bireysel ya da gruplar halinde dikkat güçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Bunu, ilkokulda düşünme becerileri dersinin bir parçası olarak derslerde de ele alıyoruz. Çocukların düşünme becerilerini geliştirmek ve bunu ifade etmelerine katkı sağlamak amacıyla derslerde kutu oyunları, kitap okuma, masal/hikaye anlatma, görsel okuma çalışmaları, etkinlik kitapları, müzede eğitim, pass-prep çalışmaları ve çocukluğun felsefesi (P4C) içeriklerini kullanıyoruz.
Ortaokul- lise kademesinde Koçluk sistemini devreye sokarak kariyer yönlendirme çalışmalarına başlıyor ilkokulda ölçtüğümüz yeteneklerine yönelik çalışmalar yapıyor daha sonrasında da bunları kariyer günleri ile destekliyoruz. Lise öğrencilerimize yaşayan diploma başlığı altında yatkın oldukları veya istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için 2-3 günlük staj imkanı sağlıyoruz.
Son dönemlerde Koç / Mentor Öğretmen sisteminin okullarda kullanılmasının bu kadar yaygınlaşmasının sebebi nedir?
Öğrencilere göre sınava hazırlık aşaması hayatlarının en zor dönemlerinden biri. Böyle düşünmelerinin nedenlerinden biri ise bu sınavların sonuçlarının tüm hayatlarının belirleyicisi olduğunu düşünerek yoğun iç ve dış baskı yaşamaları.
Henüz kendilerini tam anlamıyla tanımamışken gelecek için planlama yapmaya çalışmak gerçekten zor. Onları anlıyor bu yüzden hayatta hangi noktada olmak istediklerini belirlerken nasıl mutlu olabileceklerini iyi tespit etmeleri konusunda yardımcı oluyoruz. Çünkü sınava hazırlanırken edinmeleri gereken akademik bilgilerin yanı sıra kendilerini tanıyıp keşfetmeye yönelik olarak duygusal anlamda desteğe ve yönlendirilmeye ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Öğrenci koçluğu, işte bu alanı doldurmayı hedeflemekte olup gençlerin yönlendirilmelerindeki boşluğu tamamlamayı amaçlıyor.
Girne Kolejinde Koçluk Sistemi ile öğrencinin kendisiyle ilgili farkındalık kazanmasını, hedefine daha kolay ve etkin bir şekilde ulaşmasını, kaynaklarını daha etkin kullanmasını, öz disiplinlerinin gelişmesini, önceliklerini belirleyerek etkili adımlar atmasını, yaşam dengesini kurmasını ve yepyeni etkin alışkanlıklar edinmesini sağlıyoruz. Bunların yanında hafıza teknikleri, hızlı okuma ve motivasyon teknikleri ile de öğrencilerimizi bir adım daha ileri taşıyoruz.Koçluğu sadece bir akademik beklenti için yapmıyor, her öğrencinin dünyasına dokunabilmek için kullanıyoruz.
Yeni Dünya İnsanının başarı yolculuğunun sadece akademik başarı ve IQ puanı ile değil EQ gelişimi ile büyük etkileşimde olduğunu bildiğimiz için bu konu üstünde profesyonel çalışmalar yürütüyoruz ve her sene düzenli olarak GAÜ (Girne Amerikan Üniversitesi) akademileri kapsamında öğretmenlerimize 8 oturumluk koçluk eğitimi, EFT eğitimi, hafıza teknikleri, dikkat ölçme testleri, kısa süreli çözüm odaklı yaklaşım vb. eğitimleri veriyoruz.
ÖĞRENCİLERİMİZLE ‘AN’DA KALIYOR
ANCAK ONLARI GELECEĞE HAZIRLIYORUZ
Girne Koleji kariyer çalışmalarına niçin ağırlık veriyor ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Kariyer Planlaması ile ilgili ne gibi çalışmalar yapıyor?
Çoğu X ve Y kuşağı insanı Z kuşağına önyargılı. Oysa ki sorgulayan, yeniliklere açık, farkındalıkları yüksek, günümüz dünyasına çabuk adapte olan, kendi değerlerini önemseyen bir kuşak yetişiyor. Ancak bunları yaparken desteğimize ihtiyaç duymuyorlar diyemeyiz. Kariyer çalışmalarımızı yürütürken çalışmalarımızı sonuç değil, süreç odaklı olarak şekillendiriyoruz. Çünkü kariyer konusunda klasik tutum kişiyi neredeyse tek bir değerlendirme ile yönlendirmek şeklindedir. Oysaki amaç yapılandırılmış bir süreç doğrultusunda çocuğun kendini tanımasını sağlamak ve çocuğu gelecekte ihtiyaç duyacağı 21. yy becerileri konusunda donanımlı hale getirmektir. Çocukların gelecekte seçecekleri kariyerleri üzerinde etken olacak ulusal sınavlara yönelik bilgilendirme çalışmaları, motivasyon, hedef belirleme, tercih danışmanlığı, sınav taktikleri, sınav kaygısı ile baş etme gibi konulara yönelik bireysel ve grup çalışmaları yürütüyoruz.
Bu sebeple Girne Kolejlerinde en önemli projelerimizden biri ‘Genç Kariyer Programı’. Girne Kolejinde anaokulundan üniversite eğitimine kadar; dünya kimliğinde mezuniyet vizyonuyla başarıyı tanımlıyoruz. Genç Kariyer Programındaki asıl hedefimiz lise öğrencilerinin doğru kariyer hedefi koyması olsa da çocuğun yetenek ve ilgisi okul öncesinde oluştuğu için anaokulundan itibaren bu konularla ilgili etkinlikler, projeler ve gözlemler yapıyoruz. Anaokulunda veli katılım günleri ile meslek tanıtımları, drama etkinlikleri ve oyunlar ile meslek canlandırmaları gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmalar ve etkinlikler ilkokul ve ortaokulda devam ederken, lise kademesinde daha çok detaylandırılıyor.
Girne Amerikan Üniversitesinin bir kuruluşu olmanın size sağladığı faydalardan bahseder misiniz? Üniversite ile Sağlıklı Gelişim Rehberliği alanında hangi konularda iş birliği içindesiniz?
Girne Amerikan Üniversitesi’nin eğitimdeki öncelikli hedefi, topluma bilgili, yetenekli, yaratıcı ve eğitimli bireyler kazandırmaktır. Bu yüzden teknoloji ve öğretim yöntemleri alanında meydana gelen son gelişmelerin kullanımını etkin kılan, öğrenci sayısına göre en yüksek doktoralı akademisyen oranına sahip öncü kuruluşlardandır. Eğitim, İşletme ve Ekonomi, Hukuk, Mühendislik, Mimarlık, İletişim, Beşeri Bilimler, Sağlık, Denizcilik ve Havacılık fakültelerindeki uzman akademik kadrosu ile eğitimde dünya çapında temsil değerine sahiptir. Üniversitemiz Girne Kolejinden mezun olan öğrencilere üniversitede yüksek bir burs olanağı sağlıyor. Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) başta olmak üzere, tüm dünyada tanınan 27 ayrı akreditasyona sahip olmakla beraber bulunduğu coğrafyanın diploması en geçerli üniversitesidir ve öğrencilerimize yurt dışında okuma şansı ile çift diploma hakkı tanımaktadır.
Girne Koleji Üniversite bünyesinde yer alan profesör, doçent ve uzman hocalarımız ile birlikte ders içeriklerini oluşturuyor, öğrencilerimizin psiko-sosyal ve bilişsel gelişimine katkı sağlayacak, veli farkındalığı yaratacak etkinlikler, atölyeler, projeler planlarken üniversitemizden destek alıyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Girne Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Koordinatörü Yasemin Erdemir: “Girne Amerikan Üniversitesi ile düzenlediğimiz Kariyer Günleri ve Yaşayan Diploma -9. ve 10. sınıf dönemlerinde yatkın oldukları mesleklere yönelik 2-3 günlük staj imkanı- ile öğrencinin iş hayatı içerisinde de keyif alabileceği, bilgi, beceri ve yaratıcılığını sergileyebileceği, ihtiyaçlarına ve beklentilerine hitap eden, sosyo-ekonomik koşullarıyla uyumlu meslekler seçmesini sağlıyoruz. Dünyada olabilecek her alandaki değişiklikleri öğrencilere tecrübe ettirip, onların doğru kariyer planlaması yapmalarına destek olarak geleceğinde mutlu yeni dünya insanları yetiştiriyoruz.”
Yeni Dünya insanını tanımlar mısınız? Yeni Dünya İnsanının başarı yolculuğunda rehberlik nerededir?
Bilgiye kolay ve sınırsız erişim, karmaşık teknolojilerin günlük hayatımıza girmesi ve hızla ilerlemesi gibi olaylar toplumumuzu her alanda bir dönüşüme uğrattı. Bu alanlardan birisi de eğitim hayatındaki başarı tanımında oluştu. Yapılan araştırmalarda gösteriyor ki başarı için gereken yetkinlikler, geride bıraktığımız yıllarda olduğundan çok daha farklı. 70’lerde ya da 80’lerde diploma, meslekte ustalaşmak ya da verimliliği ve dengeyi sağlamak gibi yetkinlikler gerekliydi. Bugün başarıya ulaşmak için bu yetkinliklerin yanında ikna edici argümanlar oluşturabilmek, mevcut bilgileri sorgulamak, yaratıcı sunumlar yapabilmek, bir ekip oyuncusu olmak ve net bir şekilde iletişim kurmak gerekiyor. Bilgi hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Oluşan bu yeni dünyada devam etmek için uyum sağlayabilmeli, inisiyatif alabilmeli ve beklenmeyen sonuçlar üretebilmeliyiz. Bunları yapabilmek için her öğrencinin bilgi okuryazarlığı, problem çözme, küresel farkındalık, veri analizi, üstbiliş, inisiyatif alma, liderlik, iş birliği yapma, iletişim kurma vb. 21. yy yetkinliklerine sahip olması gerekir.
Yeni dünya insanı da akademik becerilerle beraber 21.yy yetkinlerine sahip birey olarak tanımlanabilir. Öğrencilerin bu alanlarda gelişiminin desteklenmesi, ilgi ve becerileri hakkında öğrencilerin kendilerine farkındalık kazandırılması gerekiyor. Çocukların ilgi ve beceri alanları erken çocukluk dönemi itibariyle gelişmeye başlıyor. Ayrıca bu alanlardaki kazanımlar öğrencilik ve meslek hayatına kadar etki ediyor. Yeni dönemlerde teknoloji geliştikçe ve dünya değiştikçe görüyoruz ki iletişim, sosyal ilişkiler ve hobiler daha da önem kazanmış durumda. İnsanlar ilgi ve becerilerine göre de değerlendiriliyor / analiz ediliyor. Bu yüzden ilgi ve beceri alanlarının zamanında ve doğru şekilde keşfedilmesi gerekiyor.
Bizler bu tanımlardan yola çıkarak Girne Kolejinde Dünya Kimliğinde Mezun öğrenciler yetiştirmek istediğimiz için klasikleşen başarı anlayışına değil, yeni dünya insanının başarı yolculuğuna odaklanıyoruz. Yeni dünya insanının 21. yy becerilerini öğrenme becerileri, okuryazarlık becerileri, yaşam becerileri olarak 3 kategoriye ayırıp eğitim sistemimize entegre ediyoruz.
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik birimi olarak, öğrencilerimizi bireysel değerlendirme envanterleriyle detaylandırıp kişiye özgü alan, yetenek ve karakterlerini analiz ediyor, ders içi gözlemlerimiz ile bunların geçerliliğini ölçerek velilerimize çocuklarını desteklemelerini sağlamak adına bilgilendirme yapıyoruz. Bu ölçümler öğrencinin sadece eğitim ve mesleğini etkilemiyor; sosyal hayat becerilerini, iletişim şeklini, yaşam standartlarını da belirliyor.
Yaptığımız çalışmalarla, Girne Koleji öğrencilerinin ileriki yaşlarında kendini fark etmesini ve sürekli değişen dünyaya hazır olmalarını sağlayarak yeni fikirler üreten, öğrenmeyi yaşam boyu sürdüren, teknolojiyle entegre yaşam standartlarına uyum sağlayan bireyler olmalarını istiyoruz. Bununla birlikte akademik gelişim kadar öğrencilerimizin21.yy becerileri yetkinliklerini, duygusal zekasını (EQ) ve yeteneklerini önemsiyoruz.
SAĞLIKLI GELİŞİM REHBERLİĞİ
Sağlıklı Gelişim Rehberliği yeni nesil bir PDR anlayışı mı , içeriğinden bahseder misiniz?
Gerçek anlamda rehberlik hizmetleri öğrencilerin kişilik ve karakter gelişimi, kariyer planlaması, okula uyum, benlik algısı, arkadaşlık ilişkileri ile daha çok ilgilidir. Ve bu alanların gelişiminde öğrenciye sunulan destek, öğrencinin en az akademik başarısı kadar önemlidir.
Gelişim kalıtım ve çevre etkileşiminin ürünüdür; beyin gelişiminin hızlı olduğu okul öncesi dönemde çevredeki zengin uyaranların çocuğun beyin gelişimi üzerindeki etkisi büyüktür. Bu savı destekleyen ve Girne Kolejindeki eğitim anlayışımızın temelini oluşturan okul öncesi anne karnında başlar düşüncemizden yola çıkarak bir çocuğun gerçek anlamda var olabilme ve iyilik halinin, hem sosyal, hem duygusal hem de akademik alanda gelişimleriyle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz.
Bu yüzden ailelere, öğretmenlere, kurumdaki tüm personellerimize ve en önemlisi de öğrencilerimizin kendilerine ‘Sağlıklı gelişmek nedir ve nasıl olmalıdır?’ bunu öğretiyoruz. Okullarımızda her öğrenciyi özel ve biricik kabul edip geliştiren, bize geldiğinden daha fazlasını ona katarak bireysel gelişim yolunda ilerlemesini sağlayan, önleyici olmakla beraber gelişimsel çalışmalar yapan bir anlayışı benimsiyor, çevresi ile dengeli ve sağlıklı bir uyum sağlaması ve kendini gerçekleştirmesi adına yürüttüğümüz rehberlik çalışmalarına ‘Sağlıklı Gelişim Rehberliği’ diyerek yola çıkıyoruz.
Okullarımızda yaptığımız öğrenci tanıma çalışmaları sonucunda öğrencilere bireysel ya da gruplar halinde dikkat güçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Bunu, ilkokulda düşünme becerileri dersinin bir parçası olarak derslerde de ele alıyoruz. Çocukların düşünme becerilerini geliştirmek ve bunu ifade etmelerine katkı sağlamak amacıyla derslerde kutu oyunları, kitap okuma, masal/hikaye anlatma, görsel okuma çalışmaları, etkinlik kitapları, müzede eğitim, pass-prep çalışmaları ve çocukluğun felsefesi (P4C) içeriklerini kullanıyoruz.
Ortaokul- lise kademesinde Koçluk sistemini devreye sokarak kariyer yönlendirme çalışmalarına başlıyor ilkokulda ölçtüğümüz yeteneklerine yönelik çalışmalar yapıyor daha sonrasında da bunları kariyer günleri ile destekliyoruz. Lise öğrencilerimize yaşayan diploma başlığı altında yatkın oldukları veya istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için 2-3 günlük staj imkanı sağlıyoruz.
Son dönemlerde Koç / Mentor Öğretmen sisteminin okullarda kullanılmasının bu kadar yaygınlaşmasının sebebi nedir?
Öğrencilere göre sınava hazırlık aşaması hayatlarının en zor dönemlerinden biri. Böyle düşünmelerinin nedenlerinden biri ise bu sınavların sonuçlarının tüm hayatlarının belirleyicisi olduğunu düşünerek yoğun iç ve dış baskı yaşamaları.
Henüz kendilerini tam anlamıyla tanımamışken gelecek için planlama yapmaya çalışmak gerçekten zor. Onları anlıyor bu yüzden hayatta hangi noktada olmak istediklerini belirlerken nasıl mutlu olabileceklerini iyi tespit etmeleri konusunda yardımcı oluyoruz. Çünkü sınava hazırlanırken edinmeleri gereken akademik bilgilerin yanı sıra kendilerini tanıyıp keşfetmeye yönelik olarak duygusal anlamda desteğe ve yönlendirilmeye ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Öğrenci koçluğu, işte bu alanı doldurmayı hedeflemekte olup gençlerin yönlendirilmelerindeki boşluğu tamamlamayı amaçlıyor.
Girne Kolejinde Koçluk Sistemi ile öğrencinin kendisiyle ilgili farkındalık kazanmasını, hedefine daha kolay ve etkin bir şekilde ulaşmasını, kaynaklarını daha etkin kullanmasını, öz disiplinlerinin gelişmesini, önceliklerini belirleyerek etkili adımlar atmasını, yaşam dengesini kurmasını ve yepyeni etkin alışkanlıklar edinmesini sağlıyoruz. Bunların yanında hafıza teknikleri, hızlı okuma ve motivasyon teknikleri ile de öğrencilerimizi bir adım daha ileri taşıyoruz.Koçluğu sadece bir akademik beklenti için yapmıyor, her öğrencinin dünyasına dokunabilmek için kullanıyoruz.
Yeni Dünya İnsanının başarı yolculuğunun sadece akademik başarı ve IQ puanı ile değil EQ gelişimi ile büyük etkileşimde olduğunu bildiğimiz için bu konu üstünde profesyonel çalışmalar yürütüyoruz ve her sene düzenli olarak GAÜ (Girne Amerikan Üniversitesi) akademileri kapsamında öğretmenlerimize 8 oturumluk koçluk eğitimi, EFT eğitimi, hafıza teknikleri, dikkat ölçme testleri, kısa süreli çözüm odaklı yaklaşım vb. eğitimleri veriyoruz.
ÖĞRENCİLERİMİZLE ‘AN’DA KALIYOR
ANCAK ONLARI GELECEĞE HAZIRLIYORUZ
Girne Koleji kariyer çalışmalarına niçin ağırlık veriyor ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Kariyer Planlaması ile ilgili ne gibi çalışmalar yapıyor?
Çoğu X ve Y kuşağı insanı Z kuşağına önyargılı. Oysa ki sorgulayan, yeniliklere açık, farkındalıkları yüksek, günümüz dünyasına çabuk adapte olan, kendi değerlerini önemseyen bir kuşak yetişiyor. Ancak bunları yaparken desteğimize ihtiyaç duymuyorlar diyemeyiz. Kariyer çalışmalarımızı yürütürken çalışmalarımızı sonuç değil, süreç odaklı olarak şekillendiriyoruz. Çünkü kariyer konusunda klasik tutum kişiyi neredeyse tek bir değerlendirme ile yönlendirmek şeklindedir. Oysaki amaç yapılandırılmış bir süreç doğrultusunda çocuğun kendini tanımasını sağlamak ve çocuğu gelecekte ihtiyaç duyacağı 21. yy becerileri konusunda donanımlı hale getirmektir. Çocukların gelecekte seçecekleri kariyerleri üzerinde etken olacak ulusal sınavlara yönelik bilgilendirme çalışmaları, motivasyon, hedef belirleme, tercih danışmanlığı, sınav taktikleri, sınav kaygısı ile baş etme gibi konulara yönelik bireysel ve grup çalışmaları yürütüyoruz.
Bu sebeple Girne Kolejlerinde en önemli projelerimizden biri ‘Genç Kariyer Programı’. Girne Kolejinde anaokulundan üniversite eğitimine kadar; dünya kimliğinde mezuniyet vizyonuyla başarıyı tanımlıyoruz. Genç Kariyer Programındaki asıl hedefimiz lise öğrencilerinin doğru kariyer hedefi koyması olsa da çocuğun yetenek ve ilgisi okul öncesinde oluştuğu için anaokulundan itibaren bu konularla ilgili etkinlikler, projeler ve gözlemler yapıyoruz. Anaokulunda veli katılım günleri ile meslek tanıtımları, drama etkinlikleri ve oyunlar ile meslek canlandırmaları gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmalar ve etkinlikler ilkokul ve ortaokulda devam ederken, lise kademesinde daha çok detaylandırılıyor.
Girne Amerikan Üniversitesinin bir kuruluşu olmanın size sağladığı faydalardan bahseder misiniz? Üniversite ile Sağlıklı Gelişim Rehberliği alanında hangi konularda iş birliği içindesiniz?
Girne Amerikan Üniversitesi’nin eğitimdeki öncelikli hedefi, topluma bilgili, yetenekli, yaratıcı ve eğitimli bireyler kazandırmaktır. Bu yüzden teknoloji ve öğretim yöntemleri alanında meydana gelen son gelişmelerin kullanımını etkin kılan, öğrenci sayısına göre en yüksek doktoralı akademisyen oranına sahip öncü kuruluşlardandır. Eğitim, İşletme ve Ekonomi, Hukuk, Mühendislik, Mimarlık, İletişim, Beşeri Bilimler, Sağlık, Denizcilik ve Havacılık fakültelerindeki uzman akademik kadrosu ile eğitimde dünya çapında temsil değerine sahiptir. Üniversitemiz Girne Kolejinden mezun olan öğrencilere üniversitede yüksek bir burs olanağı sağlıyor. Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) başta olmak üzere, tüm dünyada tanınan 27 ayrı akreditasyona sahip olmakla beraber bulunduğu coğrafyanın diploması en geçerli üniversitesidir ve öğrencilerimize yurt dışında okuma şansı ile çift diploma hakkı tanımaktadır.
Girne Koleji Üniversite bünyesinde yer alan profesör, doçent ve uzman hocalarımız ile birlikte ders içeriklerini oluşturuyor, öğrencilerimizin psiko-sosyal ve bilişsel gelişimine katkı sağlayacak, veli farkındalığı yaratacak etkinlikler, atölyeler, projeler planlarken üniversitemizden destek alıyoruz.
Son Güncelleme: Perşembe, 21 Nisan 2022 14:20
Gösterim: 982

