Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Karaçi Ulusal Çocuk Sağlığı Enstitüsü Başkanı Cemal Rıza, 6 bacaklı bebeğin bir hafta önce dünyaya geldiğini belirtti.

Bu enstitüden adını açıklamak istemeyen doktor, 1 milyonda bir bebekte görülen genetik hastalık sonucu bebeğin bu şekilde dünyaya geldiğini, bebeğin hayatının kurtarılması ve normal yaşam sürdürmesini sağlamak için doktorların gerekli tedaviye karar vermek amacıyla bebeği muayene ettiğini kaydetti.

> 6 bacaklı bebek dünyaya geldi

Karaçi Ulusal Çocuk Sağlığı Enstitüsü Başkanı Cemal Rıza, 6 bacaklı bebeğin bir hafta önce dünyaya geldiğini belirtti.

Bu enstitüden adını açıklamak istemeyen doktor, 1 milyonda bir bebekte görülen genetik hastalık sonucu bebeğin bu şekilde dünyaya geldiğini, bebeğin hayatının kurtarılması ve normal yaşam sürdürmesini sağlamak için doktorların gerekli tedaviye karar vermek amacıyla bebeği muayene ettiğini kaydetti.

Son Güncelleme: Salı, 17 Nisan 2012 08:45

Gösterim: 1911

İngiltere’de yapılan oylamada Mustafa Kemal Atatürk, İngiltere'nin gelmiş geçmiş en büyük liderlik ve askeri yeteneklere sahip düşmanlarından biri seçildi.

İngiliz Ulusal Ordu Müzesi tarafından düzenlenen oylamada, İngiltere'nin en üstün yetenekli askeri düşmanları belirlendi.

Müze yetkilileri önce 20 isimli bir liste belirledi ve bu listeyi internet üzerinden halkın oylamasına sundu.

Mustafa Kemal Atatürk, halkın internet üzerinde verdiği toplam oyların yüzde 40'ını alarak birinci geldi.

Ancak müze yetkilileri, daha sonra yapılan "filitre" seçim sonrası Mustafa Kemal Atatürk'ün İngiltere'nin en büyük beşinci düşmanı olduğuna karar verdi.  canadianviagras.net

Müze yetkilileri, taktik oyları ve blok oylamaları filitrelemek amacıyla bu formatı seçtiklerini savundular.

Kamuoyu yoklamasıyla belirlenen sıralamada ilk beşe giren liderler daha sonra Londra'nın batısındaki Chelsea semtinde bulunan müzede yaklaşık 70 davetlinin katıldığı özel bir toplantıda yeniden bir seçime tabi tutuldu..

Toplantı sonunda internet üzerinden verilen oylarda dördüncü sırada gelen Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk Başkanı George Washington birinci ilan edildi.

İkinci sırada İrlandalı lider Michael Collins, üçünü  Napoleon Bonaparte, dördüncü Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı'ndaki en saygın askeri komutanı Erwin Rommel ve beşinci de Mustafa Kemal Atatürk oldu.

Toplantıda her adayın neden birinci olmasıyla ilgili tezler , 40 dakikalık sürelerle tarihçiler tarafından savunuldu.

Daha sonra toplantıya para ödeyerek katılan izleyiciler, bu beş sunuma gizli oylama yöntemiyle oy verdi.

Son turda oyların yüzde 6'sını alarak beşinci olan Mustafa Kemal Atatürk şu sözlerle tanımlandı:

"1915 yılında Gelibolu'da güçlü bir savunma savaşı vererek, Müttefik işgalini geri çekilmeye  zorladı.  Büyük bir liderlik ve taktiksel zeka göstererek, Anzak Koyu'na yapılan çıkarmaya anında karşılık verdi, başarılı karşı saldırılar düzenledi ve böylece rakiplerinin yüksek tepeleri ele geçirmesini önledi.

Atatürk tezini Brunel Üniversitesi'nden Matthew Hughes savundu. Hughes, "Atatürk, İngilizlerin liderliğindeki deniz çıkarmasına karşı direndi ve ordusunun önünde yürüyerek  düşman askerlerinin yarımadayı ele geçirip, İstanbul'a doğru ilerlemesini ve böylece  Türkiye'yi savaşın dışına atmasını engelledi" diye konuştu.

> Atatürk İngiltere'nin korkulu rüyası

İngiltere’de yapılan oylamada Mustafa Kemal Atatürk, İngiltere'nin gelmiş geçmiş en büyük liderlik ve askeri yeteneklere sahip düşmanlarından biri seçildi.

İngiliz Ulusal Ordu Müzesi tarafından düzenlenen oylamada, İngiltere'nin en üstün yetenekli askeri düşmanları belirlendi.

Müze yetkilileri önce 20 isimli bir liste belirledi ve bu listeyi internet üzerinden halkın oylamasına sundu.

Mustafa Kemal Atatürk, halkın internet üzerinde verdiği toplam oyların yüzde 40'ını alarak birinci geldi.

Ancak müze yetkilileri, daha sonra yapılan "filitre" seçim sonrası Mustafa Kemal Atatürk'ün İngiltere'nin en büyük beşinci düşmanı olduğuna karar verdi.  canadianviagras.net

Müze yetkilileri, taktik oyları ve blok oylamaları filitrelemek amacıyla bu formatı seçtiklerini savundular.

Kamuoyu yoklamasıyla belirlenen sıralamada ilk beşe giren liderler daha sonra Londra'nın batısındaki Chelsea semtinde bulunan müzede yaklaşık 70 davetlinin katıldığı özel bir toplantıda yeniden bir seçime tabi tutuldu..

Toplantı sonunda internet üzerinden verilen oylarda dördüncü sırada gelen Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk Başkanı George Washington birinci ilan edildi.

İkinci sırada İrlandalı lider Michael Collins, üçünü  Napoleon Bonaparte, dördüncü Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı'ndaki en saygın askeri komutanı Erwin Rommel ve beşinci de Mustafa Kemal Atatürk oldu.

Toplantıda her adayın neden birinci olmasıyla ilgili tezler , 40 dakikalık sürelerle tarihçiler tarafından savunuldu.

Daha sonra toplantıya para ödeyerek katılan izleyiciler, bu beş sunuma gizli oylama yöntemiyle oy verdi.

Son turda oyların yüzde 6'sını alarak beşinci olan Mustafa Kemal Atatürk şu sözlerle tanımlandı:

"1915 yılında Gelibolu'da güçlü bir savunma savaşı vererek, Müttefik işgalini geri çekilmeye  zorladı.  Büyük bir liderlik ve taktiksel zeka göstererek, Anzak Koyu'na yapılan çıkarmaya anında karşılık verdi, başarılı karşı saldırılar düzenledi ve böylece rakiplerinin yüksek tepeleri ele geçirmesini önledi.

Atatürk tezini Brunel Üniversitesi'nden Matthew Hughes savundu. Hughes, "Atatürk, İngilizlerin liderliğindeki deniz çıkarmasına karşı direndi ve ordusunun önünde yürüyerek  düşman askerlerinin yarımadayı ele geçirip, İstanbul'a doğru ilerlemesini ve böylece  Türkiye'yi savaşın dışına atmasını engelledi" diye konuştu.

Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Nisan 2012 18:02

Gösterim: 2448

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kamil Yılmaz'dan hapşırana "Çok yaşa" yerine "Allah rahmet eylesin" denilmesini önerdi.

Akşam gazetesinin haberine göre, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kamil Yılmaz, Diyanet Aylık Dergisi'nde “Kardeşlik: Üzüntü ve Sevinci Paylaşmaktır” başlıklı bir makale yazdı. Kamil Yılmaz yazısında aksıran bir kişiye “Allah rahmet etsin” denilmesini istedi.

Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Aksırmak bazen sıhhatli olmanın alameti, bazen de hastalığın habercisi. Allah'ın verdiği bütün nimetler gibi sıhhat alameti olan aksırma için de şükredilmesi gerekir. Aksırma sırasında insana canı adeta iade edilir. İnsanın aksıran bir mümine 'Allah sana rahmet etsin' demesi aslında bir ilgi ifadesidir. Yalnızlaşan günümüz insanı aslında bugün, bu ilgiye eskisinden daha çok ihtiyaç duymaktadır.

> Diyanet’ten hapşırana ilginç öneri!

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kamil Yılmaz'dan hapşırana "Çok yaşa" yerine "Allah rahmet eylesin" denilmesini önerdi.

Akşam gazetesinin haberine göre, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kamil Yılmaz, Diyanet Aylık Dergisi'nde “Kardeşlik: Üzüntü ve Sevinci Paylaşmaktır” başlıklı bir makale yazdı. Kamil Yılmaz yazısında aksıran bir kişiye “Allah rahmet etsin” denilmesini istedi.

Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Aksırmak bazen sıhhatli olmanın alameti, bazen de hastalığın habercisi. Allah'ın verdiği bütün nimetler gibi sıhhat alameti olan aksırma için de şükredilmesi gerekir. Aksırma sırasında insana canı adeta iade edilir. İnsanın aksıran bir mümine 'Allah sana rahmet etsin' demesi aslında bir ilgi ifadesidir. Yalnızlaşan günümüz insanı aslında bugün, bu ilgiye eskisinden daha çok ihtiyaç duymaktadır.

Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Nisan 2012 17:00

Gösterim: 1538

Tekirdağ Malkara Hüsniye Hanım Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi öğretmeni ve 2 öğrencisi, otomobillerin çalınmasını engelleyen bir sistem geliştirdi. Sistemi bir otomobile takan ve Hükümet Meydanı'nda sergileyen öğretmen ve öğrenciler, herkesin takdirini topladı.

Tekirdağ Malkara Hüsniye Hanım Anadolu Teknik Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojileri alan şefi öğretmeni Tahsin Pakgül ve 12'nci sınıf öğrencileri 18 yaşındaki Mehmet Onur ve Mert Tekin, geçen aralık ayında otomobillerin çalınmasını engelleyen bir sistem geliştirmek için çalışmalara başladı https://indigenerics.com. Ekip, yaklaşık 5 ay süren çalışmanın ardından test için bir otomobile gizli bir düğme taktı ve sistemin çalışıp çalışmadığını kontrol etti.

Ekip, sistem çalışınca da Hükümet Meydanı'nda halka sergiledi. Otomatik olarak devreye girerek otomobilin çalışmasını engelleyen sistemin düğmesinin yerini bilmeyen, kontağı çevirse bile aracı çalıştıramıyor.

Malkara Hüsniye Hanım Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojileri alan şefi öğretmeni Tahsin Pakgül, bu sistemin kendilerine 150 liraya mal olduğunu belirtti. Pakgül, "İlk olarak beyni oluşturduk. Daha sonra kontrol sisteminin denemelerini yaptık. Elektronik devre elemanlarını faaliyete geçirdik. Yaptığımız sistemde biyot, kondansatör, zaman roleleri kullandık. Daha sonra kapı tetiklemeleri, kontak anahtarı ve kumandaları geliştirdik. Sistem, ithal bir düğmeden oluşuyor. Bu düğme dokunmatik bir düğme. Sistemi devre dışı bırakan bir düğme. Aracın çalışmasına müsaade etmiyor. Bu düğmeyi aracınızın gizli bir bölümüne veya istediğiniz bir yerine monte ediyorsunuz. Sistem 15 saniye içerisinde otomatik olarak devreye giriyor ve araç kapılarını da kapatıyor. Aracın çalışmasına müsaade etmiyor" dedi.

Sistem 15 saniye içinde devreye giriyor

Tahsin Pakgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gizli güvenlik sistemi (otomatik gizli kontak) sistemi monte edilen araç, kontak anahtarı araç üzerinde sürücü tarafından bırakıldığında veya unutulduğunda veya bir türlü anahtar çalındığında kötü niyetli kişileri engellemek için yapılan bir sistemdir. Aracı sürücü arabayı durdurup terk ettiğinde sistem 15 saniye içerisinde otomatik olarak devreye giriyor ve araç kapılarını kapatıyor. Bu sistem sayesinde aracı yalnızca araç sahibi çalıştırabilecektir. Paten başvurusunda henüz bulunmadık. Ancak yakın zamanda başvurumuzu yapacağız."

> Öğrenciden çalınamaz araba!

Tekirdağ Malkara Hüsniye Hanım Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi öğretmeni ve 2 öğrencisi, otomobillerin çalınmasını engelleyen bir sistem geliştirdi. Sistemi bir otomobile takan ve Hükümet Meydanı'nda sergileyen öğretmen ve öğrenciler, herkesin takdirini topladı.

Tekirdağ Malkara Hüsniye Hanım Anadolu Teknik Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojileri alan şefi öğretmeni Tahsin Pakgül ve 12'nci sınıf öğrencileri 18 yaşındaki Mehmet Onur ve Mert Tekin, geçen aralık ayında otomobillerin çalınmasını engelleyen bir sistem geliştirmek için çalışmalara başladı https://indigenerics.com. Ekip, yaklaşık 5 ay süren çalışmanın ardından test için bir otomobile gizli bir düğme taktı ve sistemin çalışıp çalışmadığını kontrol etti.

Ekip, sistem çalışınca da Hükümet Meydanı'nda halka sergiledi. Otomatik olarak devreye girerek otomobilin çalışmasını engelleyen sistemin düğmesinin yerini bilmeyen, kontağı çevirse bile aracı çalıştıramıyor.

Malkara Hüsniye Hanım Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojileri alan şefi öğretmeni Tahsin Pakgül, bu sistemin kendilerine 150 liraya mal olduğunu belirtti. Pakgül, "İlk olarak beyni oluşturduk. Daha sonra kontrol sisteminin denemelerini yaptık. Elektronik devre elemanlarını faaliyete geçirdik. Yaptığımız sistemde biyot, kondansatör, zaman roleleri kullandık. Daha sonra kapı tetiklemeleri, kontak anahtarı ve kumandaları geliştirdik. Sistem, ithal bir düğmeden oluşuyor. Bu düğme dokunmatik bir düğme. Sistemi devre dışı bırakan bir düğme. Aracın çalışmasına müsaade etmiyor. Bu düğmeyi aracınızın gizli bir bölümüne veya istediğiniz bir yerine monte ediyorsunuz. Sistem 15 saniye içerisinde otomatik olarak devreye giriyor ve araç kapılarını da kapatıyor. Aracın çalışmasına müsaade etmiyor" dedi.

Sistem 15 saniye içinde devreye giriyor

Tahsin Pakgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gizli güvenlik sistemi (otomatik gizli kontak) sistemi monte edilen araç, kontak anahtarı araç üzerinde sürücü tarafından bırakıldığında veya unutulduğunda veya bir türlü anahtar çalındığında kötü niyetli kişileri engellemek için yapılan bir sistemdir. Aracı sürücü arabayı durdurup terk ettiğinde sistem 15 saniye içerisinde otomatik olarak devreye giriyor ve araç kapılarını kapatıyor. Bu sistem sayesinde aracı yalnızca araç sahibi çalıştırabilecektir. Paten başvurusunda henüz bulunmadık. Ancak yakın zamanda başvurumuzu yapacağız."

Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Nisan 2012 18:01

Gösterim: 2314

Kıbrıs'ta, Rumların AB dönem başkanı olacağı 1 Temmuz'a kadar bir çözüm bulunmaması durumunda B planının devreye gireceği belirtildi. 3 aşamalı B planına göre Maraş bölgesi açılacak. Kıbrıs Türk Devleti adıyla tanınma istenecek.

Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, Kıbrıs’ta, Rumların AB dönem başkanı olacağı 1 Temmuz’a kadar bir çözüm bulunmaması durumunda, ‘Ankara’nın dillendirdiği ama uygulamaya konulmayan B planı’nın devreye gireceği belirtildi. Buna göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) adı, Annan Planı’nda olduğu şekliyle ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olarak değiştirilecek. Sonra, dünyadan ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olarak tanınma istenecek.

KKTC, İslam Konferansı Örgütü’nde de (İKÖ), 2004’te alınan bir kararla, ‘Kıbrıs Türk Devleti’ adı ile temsil edilmeye başlamıştı. Böyle bir adımda, İKÖ’ye üye 57 ülkenin ‘Kıbrıs Türk Devleti’ni tanıyacağı iddia ediliyor. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 2012’de çözüm olmaması durumunda yeni anayasa ve yeni yasalarla yola devam edileceğini, devletin adının bile değişebileceğini açıklamıştı. Eroğlu, isim değişikliğine gidilirse devletin adının, “Kıbrıs Türk Devleti” olabileceğini belirtmişti.

B planı devreye girer

Konuyla ilgili olarak Milliyet’e konuşan üst düzey bir yetkili, Ankara’nın ve Kıbrıs Türk tarafının ‘çözüm konusunda çabasının sürdüğünü ancak, Rumların çözümden kaçması nedeniyle 2012’de bir ilerleme olmayacağının göründüğünü’ söyledi. Kıbrıslı Rumların 1 Temmuz’da AB dönem başkanı olmasıyla birlikte, Türkiye-AB ilişkilerinin kesileceğine işaret eden yetkili, “Bu süreçten sonra Kıbrıs’ta da görüşmelerin devam etmesi beklenmiyor. İşte, o tarihten sonra B planı devreye girecek” dedi.

Ankara’nın ve Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs’ta artık B planını uygulamak için gün saydığını ifade eden aynı yetkili, 1 Temmuz’dan sonra “Topyekun bir diplomasi hareketinin başlatılacağını, Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınmasının isteneceğini” kaydetti. KKTC’nin BM kararlarıyla ‘tanınmasının engellendiğini’ anlatan yetkili şöyle konuştu:

“Eğer, bu isim ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olursa, kimse tanınma isteğine hayır diyemez. Bu isme bir sempati var. Ayrıca, İKÖ’de de ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olarak temsil ediliyor. BM’nin bir planı olan Annan Planı’nda da bu var. Kıbrıslı Türkler de plana ‘evet’ diyerek, Kıbrıs Türk Devleti’ni kabul etti.” ‘Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınma isteğinin ‘dünyaya karşı çıkıldığı’ anlamanına gelmeyeceğini belirten yetkili, bunu şöyle açıkladı, “Kıbrıslı Türkler, uluslararası toplumun kabul ettiği ‘Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınmasını isteyecek, KKTC’nin değil. Her halde şu anda kabul ettikleri isme karşı çıkmayacaklar. Bu kararlar radikal ama Ankara ile Lefkoşa hattında konuşulan ve atılacak adımlar.”

Eroğlu ilk kez ‘Cumhurbaşkanı’ sıfatıyla, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun davetlisi olarak Cidde’ye gitti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ankara’da gerçekleştirilen büyükelçiler toplantısında müzakere sürecinin Rumların tutumu nedeniyle tıkanması halinde, ‘İki Kesimli-İki Toplumlu’ çözüm modelinin terk edileceğini belirtti. Bunun yerine iki bağımsız devlet üzerine kurulu bir çözüm modeli benimseneceği ifade edildi. KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, “Kuzey Kıbrıs’ta bir Türk devleti olduğu artık kabul görmeye başlamalıdır. Yani, bunun başka bir çaresi yoktur, başka bir alternatifi de yoktur” dedi.

Kıbrıs Türk tarafı, Kapalı Maraş’ı ‘Kıbrıs Türk tarafının kontrolünde’ açmak amacıyla çalışma başlattı.

Üç aşamalı plan

Üst düzey yetkiliye göre B planı üç aşamada uygulanacak. Önce tanınma isteği açıklanacak. Daha sonra Maraş açılacak. Son olarak da Kıbrıs Türk Devleti adıyla tekrar tanınma istenecek. Eğer bunların hiçbiri işe yaramazsa Türkiye’ye ilhak adımı atılacak. Annan Planı 2004 yılında yapılan referandumda, Rumlar tarafından yüzde 75 ‘hayır’la reddedilmiş, ancak Kıbrıslı Türkler, planı yüzde 65 ‘evet’le kabul etmişti. Annan Planı’nda kurulacak yeni devletin yapısını ‘Kıbrıs Türk Devleti’ ile ‘Kıbrıs Rum Devleti’ oluşturması maddesi vardı. (Milliyet)

> KKTC'nin adı ne olacak?

Kıbrıs'ta, Rumların AB dönem başkanı olacağı 1 Temmuz'a kadar bir çözüm bulunmaması durumunda B planının devreye gireceği belirtildi. 3 aşamalı B planına göre Maraş bölgesi açılacak. Kıbrıs Türk Devleti adıyla tanınma istenecek.

Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, Kıbrıs’ta, Rumların AB dönem başkanı olacağı 1 Temmuz’a kadar bir çözüm bulunmaması durumunda, ‘Ankara’nın dillendirdiği ama uygulamaya konulmayan B planı’nın devreye gireceği belirtildi. Buna göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) adı, Annan Planı’nda olduğu şekliyle ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olarak değiştirilecek. Sonra, dünyadan ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olarak tanınma istenecek.

KKTC, İslam Konferansı Örgütü’nde de (İKÖ), 2004’te alınan bir kararla, ‘Kıbrıs Türk Devleti’ adı ile temsil edilmeye başlamıştı. Böyle bir adımda, İKÖ’ye üye 57 ülkenin ‘Kıbrıs Türk Devleti’ni tanıyacağı iddia ediliyor. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 2012’de çözüm olmaması durumunda yeni anayasa ve yeni yasalarla yola devam edileceğini, devletin adının bile değişebileceğini açıklamıştı. Eroğlu, isim değişikliğine gidilirse devletin adının, “Kıbrıs Türk Devleti” olabileceğini belirtmişti.

B planı devreye girer

Konuyla ilgili olarak Milliyet’e konuşan üst düzey bir yetkili, Ankara’nın ve Kıbrıs Türk tarafının ‘çözüm konusunda çabasının sürdüğünü ancak, Rumların çözümden kaçması nedeniyle 2012’de bir ilerleme olmayacağının göründüğünü’ söyledi. Kıbrıslı Rumların 1 Temmuz’da AB dönem başkanı olmasıyla birlikte, Türkiye-AB ilişkilerinin kesileceğine işaret eden yetkili, “Bu süreçten sonra Kıbrıs’ta da görüşmelerin devam etmesi beklenmiyor. İşte, o tarihten sonra B planı devreye girecek” dedi.

Ankara’nın ve Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs’ta artık B planını uygulamak için gün saydığını ifade eden aynı yetkili, 1 Temmuz’dan sonra “Topyekun bir diplomasi hareketinin başlatılacağını, Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınmasının isteneceğini” kaydetti. KKTC’nin BM kararlarıyla ‘tanınmasının engellendiğini’ anlatan yetkili şöyle konuştu:

“Eğer, bu isim ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olursa, kimse tanınma isteğine hayır diyemez. Bu isme bir sempati var. Ayrıca, İKÖ’de de ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olarak temsil ediliyor. BM’nin bir planı olan Annan Planı’nda da bu var. Kıbrıslı Türkler de plana ‘evet’ diyerek, Kıbrıs Türk Devleti’ni kabul etti.” ‘Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınma isteğinin ‘dünyaya karşı çıkıldığı’ anlamanına gelmeyeceğini belirten yetkili, bunu şöyle açıkladı, “Kıbrıslı Türkler, uluslararası toplumun kabul ettiği ‘Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınmasını isteyecek, KKTC’nin değil. Her halde şu anda kabul ettikleri isme karşı çıkmayacaklar. Bu kararlar radikal ama Ankara ile Lefkoşa hattında konuşulan ve atılacak adımlar.”

Eroğlu ilk kez ‘Cumhurbaşkanı’ sıfatıyla, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun davetlisi olarak Cidde’ye gitti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ankara’da gerçekleştirilen büyükelçiler toplantısında müzakere sürecinin Rumların tutumu nedeniyle tıkanması halinde, ‘İki Kesimli-İki Toplumlu’ çözüm modelinin terk edileceğini belirtti. Bunun yerine iki bağımsız devlet üzerine kurulu bir çözüm modeli benimseneceği ifade edildi. KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, “Kuzey Kıbrıs’ta bir Türk devleti olduğu artık kabul görmeye başlamalıdır. Yani, bunun başka bir çaresi yoktur, başka bir alternatifi de yoktur” dedi.

Kıbrıs Türk tarafı, Kapalı Maraş’ı ‘Kıbrıs Türk tarafının kontrolünde’ açmak amacıyla çalışma başlattı.

Üç aşamalı plan

Üst düzey yetkiliye göre B planı üç aşamada uygulanacak. Önce tanınma isteği açıklanacak. Daha sonra Maraş açılacak. Son olarak da Kıbrıs Türk Devleti adıyla tekrar tanınma istenecek. Eğer bunların hiçbiri işe yaramazsa Türkiye’ye ilhak adımı atılacak. Annan Planı 2004 yılında yapılan referandumda, Rumlar tarafından yüzde 75 ‘hayır’la reddedilmiş, ancak Kıbrıslı Türkler, planı yüzde 65 ‘evet’le kabul etmişti. Annan Planı’nda kurulacak yeni devletin yapısını ‘Kıbrıs Türk Devleti’ ile ‘Kıbrıs Rum Devleti’ oluşturması maddesi vardı. (Milliyet)

Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Nisan 2012 16:11

Gösterim: 3002


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.