Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme modeli olan Kavram Yabancı Dil Eğitim Modeli’ni geliştirdiklerini belirten Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hasan Çoroğlu, “Bu model, sınırlı bir öğretmen-öğrenci-yayın bağına sıkıştırılmış sınıf ortamından aktif öğrenmeye dayalı sınıf dışı aktivitelere doğru bir öğrenme süreci oluşturarak dil öğrenimini okulun dışına taşıyor.” diye konuştu.

 

hasan_corogluKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumlarında yabancı dil öğrenim süreci, sınıf ortamıyla sınırlı kalmıyor ve sınıfın dışına taşıyor. Dilin bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme modeli olan “Kavram Yabancı Dil Eğitim Modeli”ni geliştirdik. Bu model, sınırlı bir öğretmen-öğrenci-yayın bağına sıkıştırılmış sınıf ortamından aktif öğrenmeye dayalı sınıf dışı aktivitelere doğru bir öğrenme süreci oluşturarak dil öğreniminiokulun dışına taşıyor. Yani Kavram’da yabancı dil öğrenimi hayatın her anında devam ediyor. Öğrencilerin bireysel öğrenme farklılıklarına uygun şekilde süreçten keyif alarak ilerlemelerini sağlamak temel felsefemizi oluşturuyor. Gerek yüz yüze gerekse uzaktan öğretim modeliyle çocuklarımızın hedeflenen bilgi ve beceri düzeyine gelmelerini sağlıyoruz. Anadili İngilizce olan öğretmenlerle çevrimiçi dersler yaparak dijital araçlarla öğrenmeye zaman yaratıyoruz. Farklı ülkelerden öğretmenler ile çevrimiçi derslerimiz ile dil öğrenmeyi hem eğlenceli hem ilginç hem de sürekli hale getiriyoruz.Disiplinler arası ilişkilendirilmiş derslerimiz ve münazara çalışmalarımız ile dilde bütünlük sağlayarak öğrencilerimizin ilgisini global konulara çekiyoruz.,

Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Eğitim modelimizin ruhu, interaktif öğretim ve öğrenmeye dayalıdır. Geleneksel dil eğitiminden uzak, uluslararası standartlara uygun interaktif etkinlikler müfredatımızın büyük bir kısmını oluşturuyor. İletişim üzerine kurulu olan dil edinim sürecimiz ve her yıl dil alan uzmanlarıyla birlikte uluslararası standartlar çerçevesinde güncellediğimiz müfredatımız ile dinamik bir yapı çerçevesinde ilerliyoruz. Proje temelli eğitim anlayışımız, öğrencilerimizin dil becerilerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcılık ve özgüvenlerini de artırmaya yöneliktir. Öğrencilerimizin yaş grupları ve dil seviyelerine bağlı olarak bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurarak kişisel gelişimlerine katkı sağlarken, problem çözme, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini de kazandırıyoruz. Uluslararası organizasyonlar ve yarışmalara katılan öğrencilerimizin sistemin bir parçası olmalarını sağlıyoruz. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı’na uygun dil edinim sistemimiz ile uluslararası standartlarda geçerliliği olan bir eğitim sunuyoruz.

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak hem kendi bünyemizden hem de uzman kişi ve kurumlarla olan iş birliklerimiz çerçevesinde mesleki gelişim eğitimleri organize ederek, öğretmenlerimizin yabancı dil öğretimindeki güncel gelişmeleri, yenilikleri ve iyi uygulamaları takip etmelerini sağlıyoruz. Ayrıca öğretmenlerimize kişisel gelişim eğitimleri sunarak öğretmenlerimizin öğrencileriyle daha iyi ilişki kurmalarını, öğrencilerin ihtiyaçlarını anlamalarını ve daha iyi bir öğrenme deneyimi sağlamaları hedefliyoruz.
Öğretmenlerimiz, öğrencilerimizin eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, araştırma-sorgulama, problem çözme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik gibi yönlerini geliştirmeye çalışırken onların hem anadilimizi hem de yabancı dili doğru ve etkili kullanma becerilerini kazanmalarına da odaklanmaktadır. Ayrıca “Kavram Eğitim Modeli” dünya standartlarındaki evrensellik ve esneklik ilkelerini benimseyerek öğretmenlerin kendi öğrenci profillerine göre esnek ders içerikleriyle derslerine devam etmelerine olanak tanımaktadır. Bu yaklaşım öğretmenlerin gelişen ve hızla değişen eğitim süreçlerine uyum sağlamalarını kolaylaştırmaktadır.

Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz? Özellikle yabancı dil öğreniminde onlineuygulamaların arttığını görüyoruz. Bu uygulamalar hakkında düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Teknolojiyle iç içe büyüyen nesiller ile çağdaş eğitimcileri buluşturan “Okul İçinde Okul” konseptimizde, öğrenci ve velilerimizi daha dinamik bir eğitim sürecine dahil ediyoruz.Yeni nesil öğrenme modeli olan oyunlaştırma; dil eğitiminde edinilen kazanımları eğlenerek pekiştirmeyi ve davranış değişikliği geliştirmeyi hedefler. Öğrenciler bu programla dijital kütüphaneden hikâyeler okur ve interaktif alıştırmalarla yabancı dili en üst standartlarda öğrenir ve geliştirir. Yabancı dil öğretmenlerimiz tarafından yönetilen ve takip edilen sistemi öğrenciler istediği zaman ve istediği yerde aktif bir şekilde kullanır.
Öğrencilerimizin dilbilgisi, kelime bilgisi, dinleme ve okuduğunu anlama gibi önemli kavramları çizgi filmler, şarkılar, belgeseller ve yüzlerce interaktif kitap ile keyif alarak öğrenmelerine ortam sağlayan zengin içerikli dijital öğrenme programları kullanıyoruz.
Kavram Eğitim Kurumları olarak öğrencilerimize yüz yüze eğitimin yanında “Dijital Okul”la kesintisiz öğrenme olanağı sunuyoruz. Teknoloji ile iç içe yaşayan yeni nesil öğrencilerimizi çıkış zili ile bitmeyen eğitim anlayışınıhedef alan “Dijital Okul” konseptimiz ile öğrenme sürecinden koparmıyor ve öğrenme motivasyonlarını her zaman canlı tutuyoruz.

Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslararası ölçüm sınavları var mı?
TOEFL, IELTS, Cambridge English gibi uluslararası sınavlaröğrencilerimizin yabancı dil öğreniminde ne kadar ilerleme kaydettiklerini takip etmek, öğrencilerin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek ve bu alanlarda kendilerini geliştirmelerine destek olmak için önem arz etmektedir. Bu sınavlar genellikle yabancı dil eğitimi alanında birçok kurum tarafından kabul edilmekte ve sınav sonuçları, öğrencilerin yabancı dil becerilerini ölçmek için önemli bir araç olarak kullanılmaktadır.

Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurtdışı tecrübelerine yönelik programlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak yabancı dil öğreniminde öğrencilerimizin yurt dışı tecrübeleri kazanmalarını önemsiyoruz. Bu nedenle, öğrencilerimizin yurtdışında dil eğitimi almalarını sağlayacak çeşitli programlar sunuyoruz.Bu programlar genellikle kısa süreli olup yoğun bir dil eğitimi içermektedir. Bu sayede öğrencilerimiz, yabancı dilini daha etkili bir şekilde kullanmayı öğrenirken farklı kültürleri de deneyimleme fırsatı bulacaklardır.Ayrıca, yurtdışı dil okullarında öğrencilerimiz dil eğitimi alırken farklı aktiviteve etkinliklerle eğlenceli zaman geçireceklerdir.Bunun yanı sıra, yurt dışındaki üniversitelerde öğrenim görmek isteyen öğrencilerimize de rehberlik ediyoruz.

Yabancı dil öğreniminde öğrencilerin en çok zorlandıkları konular neler? Bunları aşmak için neler öneriyorsunuz?
İngilizce öğretmenliği tecrübeme dayanarak, yabancı dil öğreniminde öğrencilerin en çok zorlandığı konular arasında telaffuz, dil bilgisi kuralları ve konuşma becerilerinin yer aldığını düşünüyorum.Bu zorlukların aşılması için öncelikle öğrencilerin aktif bir şekilde dil öğrenim sürecinde yer almaları ve derslerde öğrenilenleri pratik yapmaları gerekmektedir. Öğrencilerin kendilerini sıkı tutmaları, disiplinli bir şekilde çalışmaları, ödevlerini zamanında yapmaları, sınıf içi etkinliklere katılmaları ve öğrenilenleri düzenli olarak tekrar etmeleri de oldukça önemlidir.
Öğrencilerin telaffuz konusunda gelişebilmeleri için öğretmenlerin sık sık telaffuz çalışmaları yapmaları, doğru telaffuz etmeleri için öğrencilere model olmaları gerekmektedir. Kelime dağarcığı konusunda ise öğrencilerin düzenli olarak kelime çalışması yapmaları, öğrenilen kelimeleri örnek cümlelerle kullanmaları ve sözcüklerin eş anlamlılarını ve zıt anlamlılarını öğrenmeleri faydalı olacaktır.
Dil bilgisi kuralları konusunda öğrencilerin öncelikle temel kuralları öğrenmeleri, ardından örnek cümleler ve öğretici materyallerle pekiştirmeleri önemlidir. Dinleme ve konuşma becerilerini geliştirmek için ise öğrencilerin mümkün olduğunca çok dinleme ve konuşma pratikleri yapmaları, öğretmenlerinin düzenlediği etkinliklere katılmaları, yabancı dilde filmler izlemeleri ve müzik dinlemeleri önerilebilir.
     

Okulumuzda öğrencilerimize İngilizce, Almanca, İspanyolca gibi yaygın olarak kullanılan yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyoruz. Birden fazla yabancı dil öğrenmenin avantajları çok fazla. İlk olarak, farklı dilleri öğrenmek, öğrencilere farklı kültürler ve toplumlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olma fırsatı verir. Bu da öğrencilerin kültürel farklılıklara karşı daha açık fikirli olmalarına ve hoşgörü sahibi olmalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, farklı dilleri öğrenmek, öğrencilerin kariyerlerinde daha fazla fırsat elde etmelerine ve küresel iş dünyasında daha rekabetçi bir konuma sahip olmalarına yardımcı olabilir.”

 

 

 

> Kavram’ın yabancı dilde farkı Kavram Yabancı Dil Eğitim Modeli

Zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme modeli olan Kavram Yabancı Dil Eğitim Modeli’ni geliştirdiklerini belirten Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hasan Çoroğlu, “Bu model, sınırlı bir öğretmen-öğrenci-yayın bağına sıkıştırılmış sınıf ortamından aktif öğrenmeye dayalı sınıf dışı aktivitelere doğru bir öğrenme süreci oluşturarak dil öğrenimini okulun dışına taşıyor.” diye konuştu.

 

hasan_corogluKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumlarında yabancı dil öğrenim süreci, sınıf ortamıyla sınırlı kalmıyor ve sınıfın dışına taşıyor. Dilin bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme modeli olan “Kavram Yabancı Dil Eğitim Modeli”ni geliştirdik. Bu model, sınırlı bir öğretmen-öğrenci-yayın bağına sıkıştırılmış sınıf ortamından aktif öğrenmeye dayalı sınıf dışı aktivitelere doğru bir öğrenme süreci oluşturarak dil öğreniminiokulun dışına taşıyor. Yani Kavram’da yabancı dil öğrenimi hayatın her anında devam ediyor. Öğrencilerin bireysel öğrenme farklılıklarına uygun şekilde süreçten keyif alarak ilerlemelerini sağlamak temel felsefemizi oluşturuyor. Gerek yüz yüze gerekse uzaktan öğretim modeliyle çocuklarımızın hedeflenen bilgi ve beceri düzeyine gelmelerini sağlıyoruz. Anadili İngilizce olan öğretmenlerle çevrimiçi dersler yaparak dijital araçlarla öğrenmeye zaman yaratıyoruz. Farklı ülkelerden öğretmenler ile çevrimiçi derslerimiz ile dil öğrenmeyi hem eğlenceli hem ilginç hem de sürekli hale getiriyoruz.Disiplinler arası ilişkilendirilmiş derslerimiz ve münazara çalışmalarımız ile dilde bütünlük sağlayarak öğrencilerimizin ilgisini global konulara çekiyoruz.,

Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Eğitim modelimizin ruhu, interaktif öğretim ve öğrenmeye dayalıdır. Geleneksel dil eğitiminden uzak, uluslararası standartlara uygun interaktif etkinlikler müfredatımızın büyük bir kısmını oluşturuyor. İletişim üzerine kurulu olan dil edinim sürecimiz ve her yıl dil alan uzmanlarıyla birlikte uluslararası standartlar çerçevesinde güncellediğimiz müfredatımız ile dinamik bir yapı çerçevesinde ilerliyoruz. Proje temelli eğitim anlayışımız, öğrencilerimizin dil becerilerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcılık ve özgüvenlerini de artırmaya yöneliktir. Öğrencilerimizin yaş grupları ve dil seviyelerine bağlı olarak bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurarak kişisel gelişimlerine katkı sağlarken, problem çözme, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini de kazandırıyoruz. Uluslararası organizasyonlar ve yarışmalara katılan öğrencilerimizin sistemin bir parçası olmalarını sağlıyoruz. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı’na uygun dil edinim sistemimiz ile uluslararası standartlarda geçerliliği olan bir eğitim sunuyoruz.

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak hem kendi bünyemizden hem de uzman kişi ve kurumlarla olan iş birliklerimiz çerçevesinde mesleki gelişim eğitimleri organize ederek, öğretmenlerimizin yabancı dil öğretimindeki güncel gelişmeleri, yenilikleri ve iyi uygulamaları takip etmelerini sağlıyoruz. Ayrıca öğretmenlerimize kişisel gelişim eğitimleri sunarak öğretmenlerimizin öğrencileriyle daha iyi ilişki kurmalarını, öğrencilerin ihtiyaçlarını anlamalarını ve daha iyi bir öğrenme deneyimi sağlamaları hedefliyoruz.
Öğretmenlerimiz, öğrencilerimizin eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, araştırma-sorgulama, problem çözme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik gibi yönlerini geliştirmeye çalışırken onların hem anadilimizi hem de yabancı dili doğru ve etkili kullanma becerilerini kazanmalarına da odaklanmaktadır. Ayrıca “Kavram Eğitim Modeli” dünya standartlarındaki evrensellik ve esneklik ilkelerini benimseyerek öğretmenlerin kendi öğrenci profillerine göre esnek ders içerikleriyle derslerine devam etmelerine olanak tanımaktadır. Bu yaklaşım öğretmenlerin gelişen ve hızla değişen eğitim süreçlerine uyum sağlamalarını kolaylaştırmaktadır.

Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz? Özellikle yabancı dil öğreniminde onlineuygulamaların arttığını görüyoruz. Bu uygulamalar hakkında düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Teknolojiyle iç içe büyüyen nesiller ile çağdaş eğitimcileri buluşturan “Okul İçinde Okul” konseptimizde, öğrenci ve velilerimizi daha dinamik bir eğitim sürecine dahil ediyoruz.Yeni nesil öğrenme modeli olan oyunlaştırma; dil eğitiminde edinilen kazanımları eğlenerek pekiştirmeyi ve davranış değişikliği geliştirmeyi hedefler. Öğrenciler bu programla dijital kütüphaneden hikâyeler okur ve interaktif alıştırmalarla yabancı dili en üst standartlarda öğrenir ve geliştirir. Yabancı dil öğretmenlerimiz tarafından yönetilen ve takip edilen sistemi öğrenciler istediği zaman ve istediği yerde aktif bir şekilde kullanır.
Öğrencilerimizin dilbilgisi, kelime bilgisi, dinleme ve okuduğunu anlama gibi önemli kavramları çizgi filmler, şarkılar, belgeseller ve yüzlerce interaktif kitap ile keyif alarak öğrenmelerine ortam sağlayan zengin içerikli dijital öğrenme programları kullanıyoruz.
Kavram Eğitim Kurumları olarak öğrencilerimize yüz yüze eğitimin yanında “Dijital Okul”la kesintisiz öğrenme olanağı sunuyoruz. Teknoloji ile iç içe yaşayan yeni nesil öğrencilerimizi çıkış zili ile bitmeyen eğitim anlayışınıhedef alan “Dijital Okul” konseptimiz ile öğrenme sürecinden koparmıyor ve öğrenme motivasyonlarını her zaman canlı tutuyoruz.

Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslararası ölçüm sınavları var mı?
TOEFL, IELTS, Cambridge English gibi uluslararası sınavlaröğrencilerimizin yabancı dil öğreniminde ne kadar ilerleme kaydettiklerini takip etmek, öğrencilerin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek ve bu alanlarda kendilerini geliştirmelerine destek olmak için önem arz etmektedir. Bu sınavlar genellikle yabancı dil eğitimi alanında birçok kurum tarafından kabul edilmekte ve sınav sonuçları, öğrencilerin yabancı dil becerilerini ölçmek için önemli bir araç olarak kullanılmaktadır.

Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurtdışı tecrübelerine yönelik programlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak yabancı dil öğreniminde öğrencilerimizin yurt dışı tecrübeleri kazanmalarını önemsiyoruz. Bu nedenle, öğrencilerimizin yurtdışında dil eğitimi almalarını sağlayacak çeşitli programlar sunuyoruz.Bu programlar genellikle kısa süreli olup yoğun bir dil eğitimi içermektedir. Bu sayede öğrencilerimiz, yabancı dilini daha etkili bir şekilde kullanmayı öğrenirken farklı kültürleri de deneyimleme fırsatı bulacaklardır.Ayrıca, yurtdışı dil okullarında öğrencilerimiz dil eğitimi alırken farklı aktiviteve etkinliklerle eğlenceli zaman geçireceklerdir.Bunun yanı sıra, yurt dışındaki üniversitelerde öğrenim görmek isteyen öğrencilerimize de rehberlik ediyoruz.

Yabancı dil öğreniminde öğrencilerin en çok zorlandıkları konular neler? Bunları aşmak için neler öneriyorsunuz?
İngilizce öğretmenliği tecrübeme dayanarak, yabancı dil öğreniminde öğrencilerin en çok zorlandığı konular arasında telaffuz, dil bilgisi kuralları ve konuşma becerilerinin yer aldığını düşünüyorum.Bu zorlukların aşılması için öncelikle öğrencilerin aktif bir şekilde dil öğrenim sürecinde yer almaları ve derslerde öğrenilenleri pratik yapmaları gerekmektedir. Öğrencilerin kendilerini sıkı tutmaları, disiplinli bir şekilde çalışmaları, ödevlerini zamanında yapmaları, sınıf içi etkinliklere katılmaları ve öğrenilenleri düzenli olarak tekrar etmeleri de oldukça önemlidir.
Öğrencilerin telaffuz konusunda gelişebilmeleri için öğretmenlerin sık sık telaffuz çalışmaları yapmaları, doğru telaffuz etmeleri için öğrencilere model olmaları gerekmektedir. Kelime dağarcığı konusunda ise öğrencilerin düzenli olarak kelime çalışması yapmaları, öğrenilen kelimeleri örnek cümlelerle kullanmaları ve sözcüklerin eş anlamlılarını ve zıt anlamlılarını öğrenmeleri faydalı olacaktır.
Dil bilgisi kuralları konusunda öğrencilerin öncelikle temel kuralları öğrenmeleri, ardından örnek cümleler ve öğretici materyallerle pekiştirmeleri önemlidir. Dinleme ve konuşma becerilerini geliştirmek için ise öğrencilerin mümkün olduğunca çok dinleme ve konuşma pratikleri yapmaları, öğretmenlerinin düzenlediği etkinliklere katılmaları, yabancı dilde filmler izlemeleri ve müzik dinlemeleri önerilebilir.
     

Okulumuzda öğrencilerimize İngilizce, Almanca, İspanyolca gibi yaygın olarak kullanılan yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyoruz. Birden fazla yabancı dil öğrenmenin avantajları çok fazla. İlk olarak, farklı dilleri öğrenmek, öğrencilere farklı kültürler ve toplumlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olma fırsatı verir. Bu da öğrencilerin kültürel farklılıklara karşı daha açık fikirli olmalarına ve hoşgörü sahibi olmalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, farklı dilleri öğrenmek, öğrencilerin kariyerlerinde daha fazla fırsat elde etmelerine ve küresel iş dünyasında daha rekabetçi bir konuma sahip olmalarına yardımcı olabilir.”

 

 

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 May 2023 11:53

Gösterim: 829

Chris Judd - Sevinç Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü

chriss_judd_sevinc_mayis_2023“Yabancı dil öğrenimi için anaokulundan liseye kadar bütüncül bir yaklaşım benimsiyor ve öğrencilerimizin İngilizce ve Almanca dil becerilerini geliştirmeleri için yoğunlaşıyoruz. Öğrencilerimizin, dil becerilerini geliştirirken risk almalarına ve hatalar yapmalarına izin veren, doğal ve gelişime açık bir öğrenme ortamı yaratmaya çalışıyoruz.”

Kurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Yabancı dil eğitimi, kurumumuzun eğitim felsefesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Anaokulunun erken yıllarından itibaren öğrencilerimiz İngilizceyle doğal ve etkileşimli olarak temas kurarlar, böylece eğlenceli ve ilgi çekici bir ortamda dil becerilerini geliştirebilirler. Öğrencilerimiz sınıf seviyelerine göre ilerledikçe bu temelin üzerine inşa etmeye devam ediyoruz ve onların İngilizce akademik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olurken aynı zamanda Almanca gibi diğer yabancı dillere de ilgi duymalarını teşvik ediyoruz.
Yabancı dil öğrenimi için anaokulundan liseye kadar bütüncül bir yaklaşım benimsiyor ve öğrencilerimizin İngilizce ve Almanca dil becerilerini geliştirmeleri için yoğunlaşıyoruz. Öğrencilerimizin, dil becerilerini geliştirirken risk almalarına ve hatalar yapmalarına izin veren, doğal ve gelişime açık bir öğrenme ortamı yaratmaya çalışıyoruz. Öğretmenlerimiz; oyunlar, şarkılar ve diğer çoklu ortam araçları gibi birçok öğretim yöntemi ve kaynağı kullanarak öğrenme sürecini ilgi çekici ve etkileşimli hâle getiriyorlar.

FIRST STEPS
Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Sevinç Koleji olarak öğrencilerimizin yaşına göre değişen dil öğrenme ihtiyaçlarına yönelik programımızı değiştiriyoruz. Anaokulundan itibaren First Steps adlı bir program kullanıyoruz. Bu programda şarkılar, oyunlar, etkinlikler ve dijital materyaller kullanarak öğrencilerimizin yabancı dillere olan ilgilerini eğlenceli bir şekilde arttırmayı hedefiyoruz. İlkokula başladığında öğrencilerimiz okuma ve yazmaya başladığı için onlara sesleri ve harf şekillerini tanımalarına yardımcı olmak amacıyla fonetiği öğretiyoruz, matematik ve fen bilimlerini İngilizce olarak öğretiyoruz. Öğrenciler, İngilizce ve Almanca derslerinin sadece dil dersleri olmadığını; İngilizce ve Almancanın günlük hayatta iletişim kurmak için kullanılabileceğini anlamaya başlarlar.
Ortaokulda başlayan ve liseye kadar devam eden bir programımız var, adı da Global Connections. Bu program, akademik bilgi gelişiminin yanı sıra sunum, tartışma ve dünyayla iletişim kurma gibi daha yüksek seviye dil üretim becerilerine de önem verir.

YABANCI DİL İLE YURDTDIŞI KAPILARI AÇILIYOR
Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz? Birden fazla yabancı dil eğitiminin avantaj ve zorlukları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Kurumumuz, öğrencilerimize İngilizce ve Almanca olmak üzere iki yabancı dil öğrenme fırsatı sunmaktadır. İngilizce, uluslararası düzeyde en yaygın olarak kullanılan dillerden biridir ve iş dünyasında çokça kullanılmaktadır. Almanca ise, birçok ülkede kullanılan ve Avrupa'nın en popüler dillerinden biridir.
İngilizce ve Almanca arasında dilbilgisi ve kelime yapıları açısından benzerlikler vardır. Almancada da İngilizcede olduğu gibi bazı sözcükler Latin kökenlidir ve benzer anlamlar taşır. Ayrıca, İngilizce ve Almanca kelimelerin telaffuzları da benzerdir. Bu benzerlikler, öğrencilerimizin İngilizce öğrenme sürecinde Almancayı da öğrenmelerine olanak tanır ve aynı zamanda Almanca öğrenme sürecini de kolaylaştırabilir.
Almanca öğrenmenin avantajlarından biri, Almanya'da üniversite eğitimi alma fırsatının sağlanmasıdır. Almanya, dünya genelinde üniversite eğitim kalitesi açısından önde gelen ülkelerden biridir. Almancayı iyi bir şekilde öğrenen öğrencilerimiz, Almanya'daki üniversitelerde eğitim alma şansına sahip olabilirler. Ayrıca, Türkiye'de birçok Alman şirketi faaliyet göstermektedir ve Almanca bilen iş adamları ve iş kadınları için iş fırsatları da oldukça fazladır.
Birden fazla yabancı dil öğrenmenin avantajları vardır; farklı dilleri öğrenmek, öğrencilerimizin farklı kültürlerle daha iyi anlaşmalarına ve küresel vatandaşlar olarak yetişmelerine yardımcı olmak.
Kurumumuz öğrencilerimize İngilizce ve Almanca öğrenme fırsatı sunarak hem kişisel hem de profesyonel hayatlarında kendilerini geliştirmeleri için bir fırsat veriyoruz.

ONLINE KAYNAKLAR DOĞRU KULLANILMALI
Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz? Özellikle yabancı dil öğreniminde online uygulamaların arttığını görüyoruz. Bu uygulamalar hakkında düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Dilin temel amacının insanlar arasında iletişim kurmak olduğunu unutmadan yabancı dil öğreniminde teknolojiden yararlanıyoruz.Teknoloji araçları, taş tabletlerden kalem, kâğıda, şimdi de canlı ve kaydedilmiş dijital içeriklere kadar gelişti. Öğrencilerimizi, dil öğrenirken kişiselleştirilmiş bir eğitim almalarını sağlayan daha ekonomik ve çeşitli okuma materyallerine erişebilmelerine olanak tanıyan çevrimiçi kütüphaneler gibi araçlarla destekliyoruz. Ancak, dil öğrenme sürecinde teknolojinin, gerçek öğretmenlerden daha önemli olmadığına inanıyoruz.
Teknolojinin önemi, bilgi ve dil arasındaki bağlantıdır. Bilgi her yüzyılda iki katına çıkarken bu hız şimdi bir ila iki yıl arasında değişiyor. Bu nedenle, öğrencilerimizin iş hayatında rekabetçi olmaları için hem dil hem de teknoloji becerilerini öğrenmeleri gerekiyor. Yabancı dil öğreniminde, doğru kullanıldığında teknolojinin öğrencilere sağlayabileceği faydalardan yararlanmak önemlidir.
Yabancı dil öğreniminde online uygulamaların artması, öğrencilerin dil öğrenim sürecinde daha fazla kaynağa erişmelerine olanak sağlar. Ancak, öğrencilerin bu kaynakları doğru bir şekilde kullanabilmesi için doğru rehberliğe ihtiyaçları vardır. Bu nedenle öğretmenlerimiz teknolojiyi etkin şekilde kullanabilen alt yapı ve donanıma sahiptirler. Online uygulamaları dikkatli bir şekilde seçip, kullanırken öğrencilerimizi bu konuda bilgilendirirler.

Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslararası ölçüm sınavları var mı?
Öğrencilerimize müfredat sınavlarından farklı olarak uluslararası ölçüm sınavlarına da katılma imkânı sunuyoruz. Okul öncesi ve ilkokulda geleneksel testler yerine, çocuklarımızın öğrendiklerini sergileyebilecekleri etkinlikler, performanslar, drama veya portfolyo günleri gibi farklı yöntemler kullanıyoruz. Daha geleneksel testler ilkokulun 4. sınıfından itibaren başlar ve uluslararası standartlar çerçevesinde öğrencinin bilgi ve kavrama düzeyini merak eden velilere Cambridge sınavlarını öneriyoruz. Lise yıllarında ise, öğrencilerimizden İngilizce yeterlilik seviyelerinin yüksek olduğunu gösteren IELTS sınavına katılımlarını bekliyoruz çünkü bu sayede yurt dışındaki üniversitelerde veya Türkiye'deki İngilizce bölümlerde okuma imkânı elde edebilirler. Almanca öğrenen öğrencilerimiz için ise Göethe Enstitüsü tarafından yapılan Fit in Deutsch sınavına katılmalarını tavsiye ediyoruz. Bu sınav, Almanca dil bölümlerinde okuyacak olan ortaokul ve lise öğrencilerimize Almanya'da üniversite okuma kapısı aralamaktadır.

ÖĞRENCİLERİ YURTDIŞI TECRÜBELERİ İÇİN TEŞVİK EDİYORUZ
Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurt dışı tecrübelerine yönelik programlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Elbette, Sevinç Koleji olarak yurtdışı tecrübeleri öğrencilerimiz için oldukça önemli buluyor ve bu doğrultuda onlara çeşitli seçenekler sunuyoruz. Yabancı dil öğrenimi için en önemli şeylerden biri dil öğrenimini pratiğe dökmek ve pekiştirmektir. Bu nedenle, ortaokul seviyesinde öğrencilerimizin ebeveynleri olmadan yurtdışına çıkması zor olsa da ilk yurt dışı tecrübesini okul gezisi veya yaz okulu programı ile yaşamasına zemin hazırlıyoruz. Lise seviyesinde ise First Robotics, MUN Konferansları veya diğer akademik programlarla bağlantılı olarak yurtdışı seyahatinden yararlanmalarını teşvik ediyoruz. Bu tür faaliyetlerle, öğrencilerimize yabancı dil becerilerini geliştirme fırsatı sunuyor, kültürlerarası farkındalık ve kendilerini geliştirme olanağı tanıyoruz.

> Sevinç Koleji yabancı dilde doğal ve gelişime açık program uyguluyor

Chris Judd - Sevinç Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü

chriss_judd_sevinc_mayis_2023“Yabancı dil öğrenimi için anaokulundan liseye kadar bütüncül bir yaklaşım benimsiyor ve öğrencilerimizin İngilizce ve Almanca dil becerilerini geliştirmeleri için yoğunlaşıyoruz. Öğrencilerimizin, dil becerilerini geliştirirken risk almalarına ve hatalar yapmalarına izin veren, doğal ve gelişime açık bir öğrenme ortamı yaratmaya çalışıyoruz.”

Kurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Yabancı dil eğitimi, kurumumuzun eğitim felsefesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Anaokulunun erken yıllarından itibaren öğrencilerimiz İngilizceyle doğal ve etkileşimli olarak temas kurarlar, böylece eğlenceli ve ilgi çekici bir ortamda dil becerilerini geliştirebilirler. Öğrencilerimiz sınıf seviyelerine göre ilerledikçe bu temelin üzerine inşa etmeye devam ediyoruz ve onların İngilizce akademik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olurken aynı zamanda Almanca gibi diğer yabancı dillere de ilgi duymalarını teşvik ediyoruz.
Yabancı dil öğrenimi için anaokulundan liseye kadar bütüncül bir yaklaşım benimsiyor ve öğrencilerimizin İngilizce ve Almanca dil becerilerini geliştirmeleri için yoğunlaşıyoruz. Öğrencilerimizin, dil becerilerini geliştirirken risk almalarına ve hatalar yapmalarına izin veren, doğal ve gelişime açık bir öğrenme ortamı yaratmaya çalışıyoruz. Öğretmenlerimiz; oyunlar, şarkılar ve diğer çoklu ortam araçları gibi birçok öğretim yöntemi ve kaynağı kullanarak öğrenme sürecini ilgi çekici ve etkileşimli hâle getiriyorlar.

FIRST STEPS
Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Sevinç Koleji olarak öğrencilerimizin yaşına göre değişen dil öğrenme ihtiyaçlarına yönelik programımızı değiştiriyoruz. Anaokulundan itibaren First Steps adlı bir program kullanıyoruz. Bu programda şarkılar, oyunlar, etkinlikler ve dijital materyaller kullanarak öğrencilerimizin yabancı dillere olan ilgilerini eğlenceli bir şekilde arttırmayı hedefiyoruz. İlkokula başladığında öğrencilerimiz okuma ve yazmaya başladığı için onlara sesleri ve harf şekillerini tanımalarına yardımcı olmak amacıyla fonetiği öğretiyoruz, matematik ve fen bilimlerini İngilizce olarak öğretiyoruz. Öğrenciler, İngilizce ve Almanca derslerinin sadece dil dersleri olmadığını; İngilizce ve Almancanın günlük hayatta iletişim kurmak için kullanılabileceğini anlamaya başlarlar.
Ortaokulda başlayan ve liseye kadar devam eden bir programımız var, adı da Global Connections. Bu program, akademik bilgi gelişiminin yanı sıra sunum, tartışma ve dünyayla iletişim kurma gibi daha yüksek seviye dil üretim becerilerine de önem verir.

YABANCI DİL İLE YURDTDIŞI KAPILARI AÇILIYOR
Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz? Birden fazla yabancı dil eğitiminin avantaj ve zorlukları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Kurumumuz, öğrencilerimize İngilizce ve Almanca olmak üzere iki yabancı dil öğrenme fırsatı sunmaktadır. İngilizce, uluslararası düzeyde en yaygın olarak kullanılan dillerden biridir ve iş dünyasında çokça kullanılmaktadır. Almanca ise, birçok ülkede kullanılan ve Avrupa'nın en popüler dillerinden biridir.
İngilizce ve Almanca arasında dilbilgisi ve kelime yapıları açısından benzerlikler vardır. Almancada da İngilizcede olduğu gibi bazı sözcükler Latin kökenlidir ve benzer anlamlar taşır. Ayrıca, İngilizce ve Almanca kelimelerin telaffuzları da benzerdir. Bu benzerlikler, öğrencilerimizin İngilizce öğrenme sürecinde Almancayı da öğrenmelerine olanak tanır ve aynı zamanda Almanca öğrenme sürecini de kolaylaştırabilir.
Almanca öğrenmenin avantajlarından biri, Almanya'da üniversite eğitimi alma fırsatının sağlanmasıdır. Almanya, dünya genelinde üniversite eğitim kalitesi açısından önde gelen ülkelerden biridir. Almancayı iyi bir şekilde öğrenen öğrencilerimiz, Almanya'daki üniversitelerde eğitim alma şansına sahip olabilirler. Ayrıca, Türkiye'de birçok Alman şirketi faaliyet göstermektedir ve Almanca bilen iş adamları ve iş kadınları için iş fırsatları da oldukça fazladır.
Birden fazla yabancı dil öğrenmenin avantajları vardır; farklı dilleri öğrenmek, öğrencilerimizin farklı kültürlerle daha iyi anlaşmalarına ve küresel vatandaşlar olarak yetişmelerine yardımcı olmak.
Kurumumuz öğrencilerimize İngilizce ve Almanca öğrenme fırsatı sunarak hem kişisel hem de profesyonel hayatlarında kendilerini geliştirmeleri için bir fırsat veriyoruz.

ONLINE KAYNAKLAR DOĞRU KULLANILMALI
Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz? Özellikle yabancı dil öğreniminde online uygulamaların arttığını görüyoruz. Bu uygulamalar hakkında düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Dilin temel amacının insanlar arasında iletişim kurmak olduğunu unutmadan yabancı dil öğreniminde teknolojiden yararlanıyoruz.Teknoloji araçları, taş tabletlerden kalem, kâğıda, şimdi de canlı ve kaydedilmiş dijital içeriklere kadar gelişti. Öğrencilerimizi, dil öğrenirken kişiselleştirilmiş bir eğitim almalarını sağlayan daha ekonomik ve çeşitli okuma materyallerine erişebilmelerine olanak tanıyan çevrimiçi kütüphaneler gibi araçlarla destekliyoruz. Ancak, dil öğrenme sürecinde teknolojinin, gerçek öğretmenlerden daha önemli olmadığına inanıyoruz.
Teknolojinin önemi, bilgi ve dil arasındaki bağlantıdır. Bilgi her yüzyılda iki katına çıkarken bu hız şimdi bir ila iki yıl arasında değişiyor. Bu nedenle, öğrencilerimizin iş hayatında rekabetçi olmaları için hem dil hem de teknoloji becerilerini öğrenmeleri gerekiyor. Yabancı dil öğreniminde, doğru kullanıldığında teknolojinin öğrencilere sağlayabileceği faydalardan yararlanmak önemlidir.
Yabancı dil öğreniminde online uygulamaların artması, öğrencilerin dil öğrenim sürecinde daha fazla kaynağa erişmelerine olanak sağlar. Ancak, öğrencilerin bu kaynakları doğru bir şekilde kullanabilmesi için doğru rehberliğe ihtiyaçları vardır. Bu nedenle öğretmenlerimiz teknolojiyi etkin şekilde kullanabilen alt yapı ve donanıma sahiptirler. Online uygulamaları dikkatli bir şekilde seçip, kullanırken öğrencilerimizi bu konuda bilgilendirirler.

Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslararası ölçüm sınavları var mı?
Öğrencilerimize müfredat sınavlarından farklı olarak uluslararası ölçüm sınavlarına da katılma imkânı sunuyoruz. Okul öncesi ve ilkokulda geleneksel testler yerine, çocuklarımızın öğrendiklerini sergileyebilecekleri etkinlikler, performanslar, drama veya portfolyo günleri gibi farklı yöntemler kullanıyoruz. Daha geleneksel testler ilkokulun 4. sınıfından itibaren başlar ve uluslararası standartlar çerçevesinde öğrencinin bilgi ve kavrama düzeyini merak eden velilere Cambridge sınavlarını öneriyoruz. Lise yıllarında ise, öğrencilerimizden İngilizce yeterlilik seviyelerinin yüksek olduğunu gösteren IELTS sınavına katılımlarını bekliyoruz çünkü bu sayede yurt dışındaki üniversitelerde veya Türkiye'deki İngilizce bölümlerde okuma imkânı elde edebilirler. Almanca öğrenen öğrencilerimiz için ise Göethe Enstitüsü tarafından yapılan Fit in Deutsch sınavına katılmalarını tavsiye ediyoruz. Bu sınav, Almanca dil bölümlerinde okuyacak olan ortaokul ve lise öğrencilerimize Almanya'da üniversite okuma kapısı aralamaktadır.

ÖĞRENCİLERİ YURTDIŞI TECRÜBELERİ İÇİN TEŞVİK EDİYORUZ
Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurt dışı tecrübelerine yönelik programlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Elbette, Sevinç Koleji olarak yurtdışı tecrübeleri öğrencilerimiz için oldukça önemli buluyor ve bu doğrultuda onlara çeşitli seçenekler sunuyoruz. Yabancı dil öğrenimi için en önemli şeylerden biri dil öğrenimini pratiğe dökmek ve pekiştirmektir. Bu nedenle, ortaokul seviyesinde öğrencilerimizin ebeveynleri olmadan yurtdışına çıkması zor olsa da ilk yurt dışı tecrübesini okul gezisi veya yaz okulu programı ile yaşamasına zemin hazırlıyoruz. Lise seviyesinde ise First Robotics, MUN Konferansları veya diğer akademik programlarla bağlantılı olarak yurtdışı seyahatinden yararlanmalarını teşvik ediyoruz. Bu tür faaliyetlerle, öğrencilerimize yabancı dil becerilerini geliştirme fırsatı sunuyor, kültürlerarası farkındalık ve kendilerini geliştirme olanağı tanıyoruz.

Son Güncelleme: Çarşamba, 24 May 2023 20:49

Gösterim: 928

Hasan Çoroğlu – Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü

“Anaokulu müfredatımızı ve tüm öğrenme süreçlerini Çocuk Merkezli Tasarım anlayışı ile oluşturduk. Çünkü biz bugünün çocuklarını, modern çağın doğru temsilcisi olarak yetiştiren, öğrenmeyi onların gözünden yorumlayan bir tasarımla hareket ediyoruz.”

hasan_corogluOkul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz? Uyguladığınız modelin temel parametreleri nelerdir?
Her çocuğun kendine özgü yüksek bir potansiyeli vardır. Önemli olan çocukların doğal yatkınlıklarını, potansiyele dönüştürecek mutlu öğrenme deneyimidir. İşte bu nedenle anaokulu müfredatımızı ve tüm öğrenme süreçlerini “Çocuk Merkezli Tasarım” anlayışı ile oluşturduk. Çünkü biz bugünün çocuklarını, modern çağın doğru temsilcisi olarak yetiştiren, öğrenmeyi onların gözünden yorumlayan bir tasarımla hareket ediyoruz. Anaokullarımızda eğitim alanlarını planlarken öğrenme köşelerine değil, iletişim çemberlerine yer verdik. Çünkü her bir çocuğun öğretmeniyle ve arkadaşlarıyla kurduğu bağın, başarıda önemli bir role sahip olduğunu biliyoruz.
Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı ve daha kalıcı öğrenme kabiliyetine sahiptir. Bu bilinçle okul öncesi eğitimini İngilizce merkezli planlıyor, oyun ve diyaloğu temel alan İngilizce eğitimimiz ile iletişimin devamlılığını sağlıyor ve öğrencilerimizi daha etkin bir yabancı dil kullanımıyla buluşturuyoruz.
Okul, sınıf ve iletişim ortamları öğrencilerin keyifle dâhil olacağı bir yaşam alanı olmalıdır. Gerçek ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan etkinlikler ve eğitim materyalleriyle zenginleştirdiğimiz temalar kapsamında, öğrencilerimize, içinde bulunmaktan mutluluk duyacakları bir anaokulu ortamı sunuyoruz. Heyecan verici etkili fen ve matematik etkinliklerini sınıflara taşıyan kaliteli ve esnek bir ders programı olan GEMS ile çocuklarımıza, matematik ve fen derslerini eğlenceli etkinliklerle sevdirerek bilimsel odağı olan bir öğrenme deneyimi yaşatıyoruz. Merak atölyeleri, oyun ve iş birliği aktiviteleri, GEMS etkinlikleri, farklılıkları geliştiren iletişim çemberleri, haftanın sergisi gibi rutinler ile öğrencilerimizin düşünme, sorgulama, planlama ve değerlendirme becerilerini geliştiriyoruz.

OYUNLAR EN NEŞELİ ARAŞTIRMA BİÇİMİDİR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?

Oyun çocuklar için sadece eğlenceli vakit geçirmek değil, aynı zamanda öğrenmek, gelişmek, kişilik ve yeteneklerini geliştirmesine fırsat yaratarak onu yetişkin dünyasına hazırlamaktır.
Kavram Eğitim Kurumları olarak eğitim sistemimizde, okul öncesini temel alarak öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamak ve onu bir sonraki kademeye ve hayata hazırlamak üzerine program geliştiriyoruz. Okul öncesi kademesinde, kazanımları öğrencinin oyun oynayarak ve etkinlik yaparak öğrenebileceği şekilde kurguluyoruz.
Albert Einstein’ın dediği gibi “Oyunlar en neşeli araştırma biçimidir.”. Oyun yoluyla öğrenme ise öğrenciyi motive eden ve öğrencinin sürece aktif olarak katılmasına yarayan bir yöntemdir. Eğitimde oyunun kullanılmasıyla öğrenci yetişkinden bağımsız hareket edebilme yeteneğini geliştirerek farkındalığını artırır. Bedeninin işlevlerini keşfeder. Kavram Eğitim Kurumları olarak eğitim programlarımızda oyun, yaş seviyesine ve konuya göre farklı anlarda kullanılır. Öğretmen sınıfın profiline göre değişiklikler yapabilir. Özellikle küçük yaş gruplarının eğitiminde süreyle ilgili keskin sınırlar belirlememekte fayda vardır. Öğrencilerin öğrenme stilleri farklı olacağı için oyun oynamaya devam etme süreleri de farklılar barındıracaktır.

Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve nasıl verilmelidir? Bu çerçevede kurumunuzdaki uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yabancı dil öğretimi küçük yaşlarda başlarsa çocuğun sadece yabancı dil öğrenmesine değil genel anlamda gelişimine ve dünyayı bir bütün olarak ele almasına olumlu katkılar sunacaktır. Buradaki önemli nokta yabancı dil eğitiminin veriliş şeklidir. Kavram Eğitim Kurumları bünyesinde yabancı dil öğretiminde benimsediğimiz ilk adım, çocuklara temel düzeyde bir dil eğitimi vermek yerine onlara başka dillerin olabileceği bilincini uyandırarak, faklı dil etkinlikleri kullanarak, yabancı bir dilin varlığından söz etmektir.
Öğrencilerin anlama becerilerini geliştirmek için yabancı dil eğitiminde dinlemeye, algılamaya, keşfetmeye ve çocukları üretmeye yönlendirecek çalışmalar yaptırılmalı, bunların yanında ritim ve vurgulama çalışmalarına da değinilmelidir. Çocuklara yabancı dil öğretimi yapılırken yaşlarına uygun materyaller seçilmeli, oyunlarla, şarkılarla ve değişik eğitici etkinliklerle yabancı dil kazandırılmalıdır. Böylece çocuk yabancı dille tabiî bir ortamda karşı karşıya gelir, duyarak, görerek ve bizzat yaşayarak öğrenir. Öğretmen, hareket, jest, mimik; uygun ipucu verme, resim ve şekillerle gösterme, şarkı söyleme, şiir okuma, karşılıklı konuşma gibi yolları kullanarak oyun içinde yabancı dilin ilk temellerini atar.

Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı? Türkiye’de okulØ öncesi öğretmenlerinin aldığı eğitimler kurumların bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu?
Sürekli ilerleyen bilim ve gelişen teknolojiye ayak uydurmak, eğitim seviyesini yükseltmek ve eğitim kurumlarında kaliteli bir eğitim öğretim sağlama konusunda öğretmenlerin yeterlilikleri büyük önem taşımaktadır. Örgün eğitim sürecinin ilk basamağında olan çocuklar, öğretmenlerinin davranışlarını taklit etmektedir. Bu dönemde özellikle günün büyük bir kısmını okulda geçiren çocuk için okul öncesi eğitimi öğretmeni önemli bir model olacaktır. Bu rol model, çocukların gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun, zengin uyarıcı çevre imkânları sağlayan, onların bedensel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini destekleyen, kendilerini toplumun kültürel değerleri doğrultusunda en iyi biçimde yönlendiren ve ilkokula hazırlayan bir öğretmen olmalıdır.
Bir anaokulu öğretmeninin ruh sağlığı konusunda iyi bir analiz gücü olmalıdır. Çocuklar yaşları itibariyle özellikle oyun oynarken duygularını hemen belli edebilirler. Bu noktada öğretmenin ilgisini daima çocukların üzerinde tutması gerekmektedir. Bir öğretmenin çocuğu dinlemesi onun üzerinde çok olumlu bir etki yaratır. Bu durum çocuğun kendisini değerli hissetmesini ve uyumlu olmasını sağlar. Öğretmenin çocukları yönlendirici ve doğru olanı anlatacağı çözüm odaklı bir yaklaşım içerisinde olması gerekir. Öğretmen ceza gibi yanlış uygulamalar yerine durum daha pozitif bir şekilde ele almalı, çocuğun ilgi ve yeteneklerini tespit edebilmek için iyi bir gözlemci olarak onların ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarabilmelidir. Her şeyden önce aslında okul öncesi öğretmeni olarak çalışacak kişilerin bu mesleği tercih ederken eğitim fakültelerine giriş sürecinde sadece sınav puanları değil, öğretmenlik mesleği ve bu yaş grubu çocuklarla çalışmaya uygun olup olmadıklarını değerlendirmeleri ve çocuklara ilgi ve sevgiyle bağlı olmaları gerekmektedir.

ÇOCUĞUM İÇİN DOĞRU OKUL HANGİSİ?
Ebeveynler okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle anne babaların doğru soruyu sormaları gerekir. Bunun için "Çocuğum için doğru okul hangisi?" sorusuyla hareket etmeleri daha doğru olacaktır. Topluluk içindeki davranışları, etkinlikleri tamamlama yöntemleri ve eğilimleri gibi konularda çocuklarını doğru gözlemleyebilmek anne babaları doğru okul seçimine götürecektir. Ebeveynler iyi tasarlanmış materyallerden oluşan, çocukların somut deneyimlerde bulunmasına imkân veren eğitim kurumlarını gözlemlemeliler. Okul öncesi eğitim kurumuna karar verilmeden önce mutlaka kurum ziyaretleri yapılmalıdır. Ayrıca okulların tanıtım günlerine katılarak kurumun fizikî yapısına, bulunduğu çevreye, materyal donanımına dair fikir sahibi olunurken aynı zamanda kurumdaki eğitimciler ve psikolojik danışmanlar ile de tanışma fırsatı yakalanır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE ENGELLER KALDIRILMALI!
Okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilmeli mi? Okul öncesi eğitim alan çocuklarla almayanlar arasında nasıl farklılıklar bulunmaktadır? Türkiye’de okul öncesi eğitimin gelişimi için neler yapılmalı?

OECD'nin son PISA sınavı sonuçlarına göre, bir yıldan fazla okul öncesi eğitimi alan öğrencilerin, almayan öğrencilere göre birçok farklı alanda avantajları olduğu görülmektedir. Öncelikle, okul öncesi eğitim alan öğrenciler, matematik, okuma ve fen bilimleri alanlarında daha yüksek puanlar almaktadırlar. Ayrıca, okul öncesi eğitim alan öğrenciler, problem çözme, eleştirel düşünme ve iletişim becerileri gibi önemli becerilerde de daha başarılı olmaktadırlar. Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin, almayanlara göre daha yüksek bir özgüven ve motivasyon düzeyine sahip oldukları da gözlemlenmiştir. Bu öğrenciler, daha özgür düşünmeye, daha az kaygılanmaya ve daha iyi bir öğrenme tutumuna sahiptirler. Ayrıca, okul öncesi eğitim alan öğrencilerin, ilerleyen yıllarda daha yüksek bir akademik başarıya sahip olduğu da görülmüştür. Bunun yanı sıra, okul öncesi eğitim alan öğrencilerin, iş dünyasında ve toplumda daha başarılı olma olasılıkları da yüksektir. Bu nedenlerden dolayı, okul öncesi eğitim, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra, yaşamları boyunca kullanabilecekleri önemli beceriler kazanmalarına da yardımcı olmaktadır. Refah bir toplumun oluşabilmesi için okul öncesi eğitimin önündeki engellerin kaldırılması ve yaygınlaşmanın devamı için; okul öncesi eğitimin yasal hak olarak kabul edilmesi ve zorunlu hale gelmesi çok önemlidir.

> Kavram’ın okul öncesindeki gücü Çocuk Merkezli Tasarım

Hasan Çoroğlu – Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü

“Anaokulu müfredatımızı ve tüm öğrenme süreçlerini Çocuk Merkezli Tasarım anlayışı ile oluşturduk. Çünkü biz bugünün çocuklarını, modern çağın doğru temsilcisi olarak yetiştiren, öğrenmeyi onların gözünden yorumlayan bir tasarımla hareket ediyoruz.”

hasan_corogluOkul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz? Uyguladığınız modelin temel parametreleri nelerdir?
Her çocuğun kendine özgü yüksek bir potansiyeli vardır. Önemli olan çocukların doğal yatkınlıklarını, potansiyele dönüştürecek mutlu öğrenme deneyimidir. İşte bu nedenle anaokulu müfredatımızı ve tüm öğrenme süreçlerini “Çocuk Merkezli Tasarım” anlayışı ile oluşturduk. Çünkü biz bugünün çocuklarını, modern çağın doğru temsilcisi olarak yetiştiren, öğrenmeyi onların gözünden yorumlayan bir tasarımla hareket ediyoruz. Anaokullarımızda eğitim alanlarını planlarken öğrenme köşelerine değil, iletişim çemberlerine yer verdik. Çünkü her bir çocuğun öğretmeniyle ve arkadaşlarıyla kurduğu bağın, başarıda önemli bir role sahip olduğunu biliyoruz.
Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı ve daha kalıcı öğrenme kabiliyetine sahiptir. Bu bilinçle okul öncesi eğitimini İngilizce merkezli planlıyor, oyun ve diyaloğu temel alan İngilizce eğitimimiz ile iletişimin devamlılığını sağlıyor ve öğrencilerimizi daha etkin bir yabancı dil kullanımıyla buluşturuyoruz.
Okul, sınıf ve iletişim ortamları öğrencilerin keyifle dâhil olacağı bir yaşam alanı olmalıdır. Gerçek ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan etkinlikler ve eğitim materyalleriyle zenginleştirdiğimiz temalar kapsamında, öğrencilerimize, içinde bulunmaktan mutluluk duyacakları bir anaokulu ortamı sunuyoruz. Heyecan verici etkili fen ve matematik etkinliklerini sınıflara taşıyan kaliteli ve esnek bir ders programı olan GEMS ile çocuklarımıza, matematik ve fen derslerini eğlenceli etkinliklerle sevdirerek bilimsel odağı olan bir öğrenme deneyimi yaşatıyoruz. Merak atölyeleri, oyun ve iş birliği aktiviteleri, GEMS etkinlikleri, farklılıkları geliştiren iletişim çemberleri, haftanın sergisi gibi rutinler ile öğrencilerimizin düşünme, sorgulama, planlama ve değerlendirme becerilerini geliştiriyoruz.

OYUNLAR EN NEŞELİ ARAŞTIRMA BİÇİMİDİR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?

Oyun çocuklar için sadece eğlenceli vakit geçirmek değil, aynı zamanda öğrenmek, gelişmek, kişilik ve yeteneklerini geliştirmesine fırsat yaratarak onu yetişkin dünyasına hazırlamaktır.
Kavram Eğitim Kurumları olarak eğitim sistemimizde, okul öncesini temel alarak öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamak ve onu bir sonraki kademeye ve hayata hazırlamak üzerine program geliştiriyoruz. Okul öncesi kademesinde, kazanımları öğrencinin oyun oynayarak ve etkinlik yaparak öğrenebileceği şekilde kurguluyoruz.
Albert Einstein’ın dediği gibi “Oyunlar en neşeli araştırma biçimidir.”. Oyun yoluyla öğrenme ise öğrenciyi motive eden ve öğrencinin sürece aktif olarak katılmasına yarayan bir yöntemdir. Eğitimde oyunun kullanılmasıyla öğrenci yetişkinden bağımsız hareket edebilme yeteneğini geliştirerek farkındalığını artırır. Bedeninin işlevlerini keşfeder. Kavram Eğitim Kurumları olarak eğitim programlarımızda oyun, yaş seviyesine ve konuya göre farklı anlarda kullanılır. Öğretmen sınıfın profiline göre değişiklikler yapabilir. Özellikle küçük yaş gruplarının eğitiminde süreyle ilgili keskin sınırlar belirlememekte fayda vardır. Öğrencilerin öğrenme stilleri farklı olacağı için oyun oynamaya devam etme süreleri de farklılar barındıracaktır.

Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve nasıl verilmelidir? Bu çerçevede kurumunuzdaki uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yabancı dil öğretimi küçük yaşlarda başlarsa çocuğun sadece yabancı dil öğrenmesine değil genel anlamda gelişimine ve dünyayı bir bütün olarak ele almasına olumlu katkılar sunacaktır. Buradaki önemli nokta yabancı dil eğitiminin veriliş şeklidir. Kavram Eğitim Kurumları bünyesinde yabancı dil öğretiminde benimsediğimiz ilk adım, çocuklara temel düzeyde bir dil eğitimi vermek yerine onlara başka dillerin olabileceği bilincini uyandırarak, faklı dil etkinlikleri kullanarak, yabancı bir dilin varlığından söz etmektir.
Öğrencilerin anlama becerilerini geliştirmek için yabancı dil eğitiminde dinlemeye, algılamaya, keşfetmeye ve çocukları üretmeye yönlendirecek çalışmalar yaptırılmalı, bunların yanında ritim ve vurgulama çalışmalarına da değinilmelidir. Çocuklara yabancı dil öğretimi yapılırken yaşlarına uygun materyaller seçilmeli, oyunlarla, şarkılarla ve değişik eğitici etkinliklerle yabancı dil kazandırılmalıdır. Böylece çocuk yabancı dille tabiî bir ortamda karşı karşıya gelir, duyarak, görerek ve bizzat yaşayarak öğrenir. Öğretmen, hareket, jest, mimik; uygun ipucu verme, resim ve şekillerle gösterme, şarkı söyleme, şiir okuma, karşılıklı konuşma gibi yolları kullanarak oyun içinde yabancı dilin ilk temellerini atar.

Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı? Türkiye’de okulØ öncesi öğretmenlerinin aldığı eğitimler kurumların bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu?
Sürekli ilerleyen bilim ve gelişen teknolojiye ayak uydurmak, eğitim seviyesini yükseltmek ve eğitim kurumlarında kaliteli bir eğitim öğretim sağlama konusunda öğretmenlerin yeterlilikleri büyük önem taşımaktadır. Örgün eğitim sürecinin ilk basamağında olan çocuklar, öğretmenlerinin davranışlarını taklit etmektedir. Bu dönemde özellikle günün büyük bir kısmını okulda geçiren çocuk için okul öncesi eğitimi öğretmeni önemli bir model olacaktır. Bu rol model, çocukların gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun, zengin uyarıcı çevre imkânları sağlayan, onların bedensel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini destekleyen, kendilerini toplumun kültürel değerleri doğrultusunda en iyi biçimde yönlendiren ve ilkokula hazırlayan bir öğretmen olmalıdır.
Bir anaokulu öğretmeninin ruh sağlığı konusunda iyi bir analiz gücü olmalıdır. Çocuklar yaşları itibariyle özellikle oyun oynarken duygularını hemen belli edebilirler. Bu noktada öğretmenin ilgisini daima çocukların üzerinde tutması gerekmektedir. Bir öğretmenin çocuğu dinlemesi onun üzerinde çok olumlu bir etki yaratır. Bu durum çocuğun kendisini değerli hissetmesini ve uyumlu olmasını sağlar. Öğretmenin çocukları yönlendirici ve doğru olanı anlatacağı çözüm odaklı bir yaklaşım içerisinde olması gerekir. Öğretmen ceza gibi yanlış uygulamalar yerine durum daha pozitif bir şekilde ele almalı, çocuğun ilgi ve yeteneklerini tespit edebilmek için iyi bir gözlemci olarak onların ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarabilmelidir. Her şeyden önce aslında okul öncesi öğretmeni olarak çalışacak kişilerin bu mesleği tercih ederken eğitim fakültelerine giriş sürecinde sadece sınav puanları değil, öğretmenlik mesleği ve bu yaş grubu çocuklarla çalışmaya uygun olup olmadıklarını değerlendirmeleri ve çocuklara ilgi ve sevgiyle bağlı olmaları gerekmektedir.

ÇOCUĞUM İÇİN DOĞRU OKUL HANGİSİ?
Ebeveynler okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle anne babaların doğru soruyu sormaları gerekir. Bunun için "Çocuğum için doğru okul hangisi?" sorusuyla hareket etmeleri daha doğru olacaktır. Topluluk içindeki davranışları, etkinlikleri tamamlama yöntemleri ve eğilimleri gibi konularda çocuklarını doğru gözlemleyebilmek anne babaları doğru okul seçimine götürecektir. Ebeveynler iyi tasarlanmış materyallerden oluşan, çocukların somut deneyimlerde bulunmasına imkân veren eğitim kurumlarını gözlemlemeliler. Okul öncesi eğitim kurumuna karar verilmeden önce mutlaka kurum ziyaretleri yapılmalıdır. Ayrıca okulların tanıtım günlerine katılarak kurumun fizikî yapısına, bulunduğu çevreye, materyal donanımına dair fikir sahibi olunurken aynı zamanda kurumdaki eğitimciler ve psikolojik danışmanlar ile de tanışma fırsatı yakalanır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE ENGELLER KALDIRILMALI!
Okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilmeli mi? Okul öncesi eğitim alan çocuklarla almayanlar arasında nasıl farklılıklar bulunmaktadır? Türkiye’de okul öncesi eğitimin gelişimi için neler yapılmalı?

OECD'nin son PISA sınavı sonuçlarına göre, bir yıldan fazla okul öncesi eğitimi alan öğrencilerin, almayan öğrencilere göre birçok farklı alanda avantajları olduğu görülmektedir. Öncelikle, okul öncesi eğitim alan öğrenciler, matematik, okuma ve fen bilimleri alanlarında daha yüksek puanlar almaktadırlar. Ayrıca, okul öncesi eğitim alan öğrenciler, problem çözme, eleştirel düşünme ve iletişim becerileri gibi önemli becerilerde de daha başarılı olmaktadırlar. Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin, almayanlara göre daha yüksek bir özgüven ve motivasyon düzeyine sahip oldukları da gözlemlenmiştir. Bu öğrenciler, daha özgür düşünmeye, daha az kaygılanmaya ve daha iyi bir öğrenme tutumuna sahiptirler. Ayrıca, okul öncesi eğitim alan öğrencilerin, ilerleyen yıllarda daha yüksek bir akademik başarıya sahip olduğu da görülmüştür. Bunun yanı sıra, okul öncesi eğitim alan öğrencilerin, iş dünyasında ve toplumda daha başarılı olma olasılıkları da yüksektir. Bu nedenlerden dolayı, okul öncesi eğitim, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra, yaşamları boyunca kullanabilecekleri önemli beceriler kazanmalarına da yardımcı olmaktadır. Refah bir toplumun oluşabilmesi için okul öncesi eğitimin önündeki engellerin kaldırılması ve yaygınlaşmanın devamı için; okul öncesi eğitimin yasal hak olarak kabul edilmesi ve zorunlu hale gelmesi çok önemlidir.

Son Güncelleme: Pazartesi, 01 May 2023 12:01

Gösterim: 987

Biriz Kutoğlu - İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü

biriz_kutoglu_mayis_2023Lise öğrencilerine özel olarak hazırlanan Ekonomi ve Hukuk programı aslında kocaman bir yapının parçası. Bu kocaman yapı, günümüz gençlerinin geleceğe, 21 yy becerilerini kazanmış bireyler olarak yetişmesine yönelik kurgulandı. Bu sebeple de “Bireysel Gelişim Programı” adını aldı. Bireysel Gelişim Programı içinde yer alan “Ekonomi ve Hukuk” modülünün yanında “Bilim ve İnovasyon” ile “Kültür, Sanat ve Spor” modülleri de yer alıyor.

Öğrenciler geleceğe nasıl hazırlanıyor? Bu çerçevede geleceğin meslekleri neler olacak?
Geleceğe hazırlanmanın en önemli yolu, iyi bir eğitim almak. İyi bir eğitim, öğrencilere geleceğe yönelik gerekli becerileri ve bilgileri kazandırır. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji liselerinde yürüttüğümüz Bireysel Gelişim Programımız ile öğrencilerimize geleceğin meslekleri ile ilgili bir ön gösterim yapıyoruz. Gelecekte, teknolojik gelişmelerin ve toplumsal değişimin belirlediği bazı mesleklerin öne çıkacağı öngörülüyor. Toplumumuzun ihtiyaç duyduğu araştıran, sorgulayan, düşünen ve üreten bir nesil için “Bireysel Gelişim Programı” artık eğitim-öğretim sürecimizin vazgeçilmez bir parçası. Bu program, öğrencilerimizin bilgiye ulaşma, elde edilen bilgiyi beceriye dönüştürme ve günlük yaşamda kullanmak için bilimsel, sanatsal, kültürel ve inovatif alanlarda ilgi duydukları ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uygun olan programlarla desteklenmektedir. Bireysel Gelişim Programı üç alt programdan oluşuyor: “Ekonomi ve Hukuk”, “Bilim ve İnovasyon” ile “Kültür, Sanat ve Spor”.
Bu programlar, Anadolu Liseleri Hazırlık, 9 ve 10. sınıfları ile Fen Liseleri 9 ve 10. sınıflarda uygulanır. Seçilen alt program süresinin sonunda sertifikalandırılır ve İngilizce ve Türkçe sertifikalar verilir. Bilim ve İnovasyon Programı içinde oluşan öğrenci fikirleri, projeleri vb. ana tema çerçevesinde Çağrı Dönemi Evreka Ön Kuluçka Merkezine transfer edilir. Çeyrek dönemler arasında programlar arasında geçiş yapılmaz. Sadece TÜBİTAK Proje Gruplarına dâhil olan öğrenciler 3 ve 4. çeyrek dönem itibariyle Future Kültür programına devam etmek zorundadırlar.
Amacımız, öğrencilerimizin ilgi alanlarını keşfetmelerine, becerilerini geliştirmelerine ve kendilerini gelecekteki iş dünyasında ve toplumda daha etkin bir şekilde konumlandırmalarına yardımcı olmaktır. Bireysel Gelişim Programı ile öğrencilerimizin kendilerini geliştirmelerine ve kendilerine güvenmelerine destek oluyoruz. Gelecekteki işlerin çoğu teknolojiye dayalı olacak. Bu nedenle, öğrenciler teknolojiyi iyi kullanmayı öğrenmeliler. Bilgisayar becerileri, programlama ve dijital pazarlama gibi alanlarda kendilerini geliştirmeliler.

GELECEĞİN MEZUNLARI ESNEK ve YENİ FİKİRLERE AÇIK OLMALI
Geleceğin mezunları hangi niteliklere sahip olmalı? Bu yönde okul müfredatında hangi uygulamalar hayata geçiriliyor?
Okullarda girişimcilik eğitimi verilmesi, gelecekteki girişimcilerin erken yaşta ilgi duymalarını sağlar. Bu bakış açısıyla kurguladığımız Bireysel Gelişim Programı içindeki “Ekonomi ve Hukuk” modülünde, eğitimlerimizi 4 çeyrek döneme yaydık. Girişimcilik, ekonomi, e-ticaret ve hukuk eğitimlerinde öğrencilerimiz mentör destekleriyle, onların deneyimlerinden faydalanarak kendi fikirlerini geliştiriyor. Girişimcilerin, farklı sektörlerdeki kişilerle network oluşturması, yeni fırsatlar yakalamalarına yardımcı olur. Bu nedenle, gençlerin toplumun farklı kesimleriyle tanışmaları ve farklı ortamlarda bulunmaları için fırsatlar sunulmalı. Ancak, her girişimcinin farklı bir hikayesi olduğu gibi, her genç de farklı bir öğrenme yolculuğu izleyecektir. Bu nedenle, bireysel özellikler ve farklı öğrenme stilleri dikkate alınarak çeşitli yöntemler uygulanır. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji tüm bu anlattıklarım doğrultusunda Türkiye’de Lise Düzeyindeki ilk ön kuluçka merkezi olan Evreka Ön Kuluçka Merkezini 2019 yılında hayata geçirdi. Bu zamana kadar yüzlerce öğrencimiz girişimcilik ruhuyla pek çok proje üretti ve hayata geçirmek üzere ciddi adımlar attı.

YÜZLERCE ÖĞRENCİMİZ GİRİŞİMCİLİK RUHUYLA PROJELER ÜRETİYOR
Geleceğin girişimci gençleri bugünden nasıl yetiştirilmeli? Girişimcilik kültürü okullarda nasıl veriliyor?

Okullarda girişimcilik eğitimi verilmesi, gelecekteki girişimcilerin erken yaşta ilgi duymalarını sağlar. Bu bakış açısıyla kurguladığımız Bireysel Gelişim Programı içindeki “Ekonomi ve Hukuk” modülünde, eğitimlerimizi 4 çeyrek döneme yaydık. Girişimcilik, ekonomi, e-ticaret ve hukuk eğitimlerinde öğrencilerimiz mentör destekleriyle, onların deneyimlerinden faydalanarak kendi fikirlerini geliştiriyor. Girişimcilerin, farklı sektörlerdeki kişilerle network oluşturması, yeni fırsatlar yakalamalarına yardımcı olur. Bu nedenle, gençlerin toplumun farklı kesimleriyle tanışmaları ve farklı ortamlarda bulunmaları için fırsatlar sunulmalı. Ancak, her girişimcinin farklı bir hikayesi olduğu gibi, her genç de farklı bir öğrenme yolculuğu izleyecektir. Bu nedenle, bireysel özellikler ve farklı öğrenme stilleri dikkate alınarak çeşitli yöntemler uygulanır. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji tüm bu anlattıklarım doğrultusunda Türkiye’de Lise Düzeyindeki ilk ön kuluçka merkezi olan Evreka Ön Kuluçka Merkezini 2019 yılında hayata geçirdi. Bu zamana kadar yüzlerce öğrencimiz girişimcilik ruhuyla pek çok proje üretti ve hayata geçirmek üzere ciddi adımlar attı.

 

K12 YAŞ GRUBU ÖNÜMÜZDEKİ 30 YILA DAMGASINI VURACAK
Teknolojik dönüşüm gençlere hangi fırsatları sunuyor? Gençlerin bu fırsatlardan yararlanması için gençler nasıl yönlendiriliyor?
Teknolojik dönüşüm, birçok yeni iş alanının ortaya çıkmasına neden oldu. Özellikle, yapay zekâ, blok zinciri ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin yükselişiyle birlikte, gençler için yeni iş fırsatları açıldı. Teknoloji, dünya genelinde insanlar arasındaki bağlantıları artırıyor. Gençler, teknoloji sayesinde dünya çapında insanlarla bağlantı kurabilir, iş birliği yapabilir ve küresel ağlar oluşturabilirler. Teknolojik dönüşüm, öğrenme yöntemlerini de değiştirdi. Online eğitim, uzaktan öğrenme ve dijital öğrenme materyalleri sayesinde, gençler, dünya çapındaki eğitim kaynaklarına erişebiliyorlar. Bugünün dünyasının geleceği “tasarım, yaratıcılık ve inovasyon” üzerine inşa ediliyor. Bu durumda, inovatif ve yaratıcı bireyler yetiştirmek olmazsa olmazdır.
Bunun için, öğrencilerin okul yaşamı içinde her hafta sadece gelecekte olabileceklerle ilgili özgürce düşünecekleri, tasarlayacakları, yaratacakları “gelecek/future” adlı bir ders 2018-2019 öğretim yılı itibariyle liselerimizde hayata geçti. Burada amaç, öğrencilerin özgürce üretebilmesi ve gelecekteki yaşam için fikir ve ürün ortaya çıkarabilmesi. Her ders farklı bir uzman eğitimcinin öğrencilerle buluştuğu Future Kültür dersinde yapay zeka, gelecekte sağlık, uzayda yaşam, giyilebilir teknolojiler, dijital para, yenilenebilir enerji gibi konular üzerinde tartışarak geleceğin hayalini kurarlar. Bu kapsamda öğrencilerin geleceğe yönelik fikir ve ürün ortaya çıkarabilmeleri hedeflenir.

ürün ortaya çıkarabilmeleri hedeflenir.

> Kültür’den Dört Dörtlük Ekonomi ve Hukuk Programı

Biriz Kutoğlu - İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü

biriz_kutoglu_mayis_2023Lise öğrencilerine özel olarak hazırlanan Ekonomi ve Hukuk programı aslında kocaman bir yapının parçası. Bu kocaman yapı, günümüz gençlerinin geleceğe, 21 yy becerilerini kazanmış bireyler olarak yetişmesine yönelik kurgulandı. Bu sebeple de “Bireysel Gelişim Programı” adını aldı. Bireysel Gelişim Programı içinde yer alan “Ekonomi ve Hukuk” modülünün yanında “Bilim ve İnovasyon” ile “Kültür, Sanat ve Spor” modülleri de yer alıyor.

Öğrenciler geleceğe nasıl hazırlanıyor? Bu çerçevede geleceğin meslekleri neler olacak?
Geleceğe hazırlanmanın en önemli yolu, iyi bir eğitim almak. İyi bir eğitim, öğrencilere geleceğe yönelik gerekli becerileri ve bilgileri kazandırır. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji liselerinde yürüttüğümüz Bireysel Gelişim Programımız ile öğrencilerimize geleceğin meslekleri ile ilgili bir ön gösterim yapıyoruz. Gelecekte, teknolojik gelişmelerin ve toplumsal değişimin belirlediği bazı mesleklerin öne çıkacağı öngörülüyor. Toplumumuzun ihtiyaç duyduğu araştıran, sorgulayan, düşünen ve üreten bir nesil için “Bireysel Gelişim Programı” artık eğitim-öğretim sürecimizin vazgeçilmez bir parçası. Bu program, öğrencilerimizin bilgiye ulaşma, elde edilen bilgiyi beceriye dönüştürme ve günlük yaşamda kullanmak için bilimsel, sanatsal, kültürel ve inovatif alanlarda ilgi duydukları ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uygun olan programlarla desteklenmektedir. Bireysel Gelişim Programı üç alt programdan oluşuyor: “Ekonomi ve Hukuk”, “Bilim ve İnovasyon” ile “Kültür, Sanat ve Spor”.
Bu programlar, Anadolu Liseleri Hazırlık, 9 ve 10. sınıfları ile Fen Liseleri 9 ve 10. sınıflarda uygulanır. Seçilen alt program süresinin sonunda sertifikalandırılır ve İngilizce ve Türkçe sertifikalar verilir. Bilim ve İnovasyon Programı içinde oluşan öğrenci fikirleri, projeleri vb. ana tema çerçevesinde Çağrı Dönemi Evreka Ön Kuluçka Merkezine transfer edilir. Çeyrek dönemler arasında programlar arasında geçiş yapılmaz. Sadece TÜBİTAK Proje Gruplarına dâhil olan öğrenciler 3 ve 4. çeyrek dönem itibariyle Future Kültür programına devam etmek zorundadırlar.
Amacımız, öğrencilerimizin ilgi alanlarını keşfetmelerine, becerilerini geliştirmelerine ve kendilerini gelecekteki iş dünyasında ve toplumda daha etkin bir şekilde konumlandırmalarına yardımcı olmaktır. Bireysel Gelişim Programı ile öğrencilerimizin kendilerini geliştirmelerine ve kendilerine güvenmelerine destek oluyoruz. Gelecekteki işlerin çoğu teknolojiye dayalı olacak. Bu nedenle, öğrenciler teknolojiyi iyi kullanmayı öğrenmeliler. Bilgisayar becerileri, programlama ve dijital pazarlama gibi alanlarda kendilerini geliştirmeliler.

GELECEĞİN MEZUNLARI ESNEK ve YENİ FİKİRLERE AÇIK OLMALI
Geleceğin mezunları hangi niteliklere sahip olmalı? Bu yönde okul müfredatında hangi uygulamalar hayata geçiriliyor?
Okullarda girişimcilik eğitimi verilmesi, gelecekteki girişimcilerin erken yaşta ilgi duymalarını sağlar. Bu bakış açısıyla kurguladığımız Bireysel Gelişim Programı içindeki “Ekonomi ve Hukuk” modülünde, eğitimlerimizi 4 çeyrek döneme yaydık. Girişimcilik, ekonomi, e-ticaret ve hukuk eğitimlerinde öğrencilerimiz mentör destekleriyle, onların deneyimlerinden faydalanarak kendi fikirlerini geliştiriyor. Girişimcilerin, farklı sektörlerdeki kişilerle network oluşturması, yeni fırsatlar yakalamalarına yardımcı olur. Bu nedenle, gençlerin toplumun farklı kesimleriyle tanışmaları ve farklı ortamlarda bulunmaları için fırsatlar sunulmalı. Ancak, her girişimcinin farklı bir hikayesi olduğu gibi, her genç de farklı bir öğrenme yolculuğu izleyecektir. Bu nedenle, bireysel özellikler ve farklı öğrenme stilleri dikkate alınarak çeşitli yöntemler uygulanır. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji tüm bu anlattıklarım doğrultusunda Türkiye’de Lise Düzeyindeki ilk ön kuluçka merkezi olan Evreka Ön Kuluçka Merkezini 2019 yılında hayata geçirdi. Bu zamana kadar yüzlerce öğrencimiz girişimcilik ruhuyla pek çok proje üretti ve hayata geçirmek üzere ciddi adımlar attı.

YÜZLERCE ÖĞRENCİMİZ GİRİŞİMCİLİK RUHUYLA PROJELER ÜRETİYOR
Geleceğin girişimci gençleri bugünden nasıl yetiştirilmeli? Girişimcilik kültürü okullarda nasıl veriliyor?

Okullarda girişimcilik eğitimi verilmesi, gelecekteki girişimcilerin erken yaşta ilgi duymalarını sağlar. Bu bakış açısıyla kurguladığımız Bireysel Gelişim Programı içindeki “Ekonomi ve Hukuk” modülünde, eğitimlerimizi 4 çeyrek döneme yaydık. Girişimcilik, ekonomi, e-ticaret ve hukuk eğitimlerinde öğrencilerimiz mentör destekleriyle, onların deneyimlerinden faydalanarak kendi fikirlerini geliştiriyor. Girişimcilerin, farklı sektörlerdeki kişilerle network oluşturması, yeni fırsatlar yakalamalarına yardımcı olur. Bu nedenle, gençlerin toplumun farklı kesimleriyle tanışmaları ve farklı ortamlarda bulunmaları için fırsatlar sunulmalı. Ancak, her girişimcinin farklı bir hikayesi olduğu gibi, her genç de farklı bir öğrenme yolculuğu izleyecektir. Bu nedenle, bireysel özellikler ve farklı öğrenme stilleri dikkate alınarak çeşitli yöntemler uygulanır. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji tüm bu anlattıklarım doğrultusunda Türkiye’de Lise Düzeyindeki ilk ön kuluçka merkezi olan Evreka Ön Kuluçka Merkezini 2019 yılında hayata geçirdi. Bu zamana kadar yüzlerce öğrencimiz girişimcilik ruhuyla pek çok proje üretti ve hayata geçirmek üzere ciddi adımlar attı.

 

K12 YAŞ GRUBU ÖNÜMÜZDEKİ 30 YILA DAMGASINI VURACAK
Teknolojik dönüşüm gençlere hangi fırsatları sunuyor? Gençlerin bu fırsatlardan yararlanması için gençler nasıl yönlendiriliyor?
Teknolojik dönüşüm, birçok yeni iş alanının ortaya çıkmasına neden oldu. Özellikle, yapay zekâ, blok zinciri ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin yükselişiyle birlikte, gençler için yeni iş fırsatları açıldı. Teknoloji, dünya genelinde insanlar arasındaki bağlantıları artırıyor. Gençler, teknoloji sayesinde dünya çapında insanlarla bağlantı kurabilir, iş birliği yapabilir ve küresel ağlar oluşturabilirler. Teknolojik dönüşüm, öğrenme yöntemlerini de değiştirdi. Online eğitim, uzaktan öğrenme ve dijital öğrenme materyalleri sayesinde, gençler, dünya çapındaki eğitim kaynaklarına erişebiliyorlar. Bugünün dünyasının geleceği “tasarım, yaratıcılık ve inovasyon” üzerine inşa ediliyor. Bu durumda, inovatif ve yaratıcı bireyler yetiştirmek olmazsa olmazdır.
Bunun için, öğrencilerin okul yaşamı içinde her hafta sadece gelecekte olabileceklerle ilgili özgürce düşünecekleri, tasarlayacakları, yaratacakları “gelecek/future” adlı bir ders 2018-2019 öğretim yılı itibariyle liselerimizde hayata geçti. Burada amaç, öğrencilerin özgürce üretebilmesi ve gelecekteki yaşam için fikir ve ürün ortaya çıkarabilmesi. Her ders farklı bir uzman eğitimcinin öğrencilerle buluştuğu Future Kültür dersinde yapay zeka, gelecekte sağlık, uzayda yaşam, giyilebilir teknolojiler, dijital para, yenilenebilir enerji gibi konular üzerinde tartışarak geleceğin hayalini kurarlar. Bu kapsamda öğrencilerin geleceğe yönelik fikir ve ürün ortaya çıkarabilmeleri hedeflenir.

ürün ortaya çıkarabilmeleri hedeflenir.

Son Güncelleme: Perşembe, 18 May 2023 14:19

Gösterim: 1014

“Ders tasarımlarımızda ve eğitim felsefemizin her alanında uygulanan oyunlaştırma, öğrencinin motivasyonunu artırmaya ve problem çözmeyi özendirmeye yönelik olarak uygulanmaktadır. Sevinç Eğitim Kurumları olarak her platformda, öğrencilerimizin teoride öğrendikleri bilgilerin somut yaşam becerilerine dönüştürmeleri desteklenerek öğrenmenin kalıcı olması sağlanır.”

sevinc_koleji_nisan_023Okul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz? Uyguladığınız modelin temel parametreleri nelerdir?
Okul öncesi dönem; çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen yılları kapsayan, bedensel, sosyal, duygusal, zihinsel ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği süreçtir. Bu nedenle çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini sürdürmesi önem kazanır. Sevinç Eğitim Kurumlarında bu özel dönemde öğrencilerimizin sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi, gelişebilmesi ve öğrenmeye karşı olumlu tutumlar kazanabilmesi için onlara ihtiyaç duydukları, özel bir eğitim programı uygulanır. Bu programla öğrencilerin zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümeleri, tüm gelişimsel alanlarda eşdeğer oranda gelişimlerinin en üst düzeye ulaştırılması, öz bakım becerilerinin kazandırılması ve ilköğretime hazır hâle gelmeleri amaçlanır. Bu amaçla öğrencilerimize hem oyun hem de akademik içerikli birçok etkinlik ortamı sunulur. Öğrencilerimiz, yaş seviyelerine ve öğrenme biçimlerine uygun olarak tasarlanmış sınıflarda; ilgili eğitim programı ve materyaller eşliğinde öğrenirler. Satranç, drama, beden eğitimi, resim, müzik, kodlama gibi uygulamalı dersler, branş öğretmenleri tarafından verilir. 3 yaştan itibaren İngilizce, 5 yaştan itibaren de İngilizceye ek olarak Almanca, alanında yetkin öğretmenler tarafından verilir.

Uyguladığınız modelin temel parametreleri nelerdir?
Eğitim programımız aşağıdaki noktalar göz önünde bulundurularak yapılandırılmıştır:
Çocuk merkezlidir: Çocukların öğrenme tarzlarına, ilgi alanlarına, ihtiyaçlarına ve gelişim seviyelerine uygun olarak hazırlanmıştır.
Oyun temellidir: Oyun; çocukların öğrenmeyi sevme, deney yapma, keşfetme ve yaratıcılık geliştirme yoludur. Oyun okul öncesi dönemde çocukların öğrenme sürecini destekleyen bir araç olarak kullanılmıştır.
Bireysel gelişimi destekler: Her çocuğun bireysel gelişimi desteklenir ve onların ilgi alanlarına göre özelleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunulur.
İşbirlikçi öğrenmeyi kullanır: Okul öncesi eğitim, işbirlikçi öğrenme yöntemlerine önem verir. Çocuklar birbirleriyle işbirliği yaparak öğrenirler ve sosyal becerilerini geliştirirler.
Esnektir: Çocukların öğrenme hızı ve tarzı birbirinden farklı olduğundan eğitim modeli ve programı, öğretmenler ile çocukların ihtiyaçlarına göre esneklik gösterir.
Dengelidir: Sosyal, duygusal, zihinsel ve bedensel gelişimlerin tümü eşit derecede desteklenir.
Sarmaldır: Okul öncesi eğitim, sarmal bir yaklaşım kullanılarak önceki öğrenmelerin yeniden anımsatılması ve öğrenmenin ilerlemesi için gerekli olan temel kavramların pekiştirilmesini sağlar.
Etkileşimlidir: Çocukların öğrenme sürecine aktif katılımını sağlar ve onların düşünme becerilerini geliştirir.
Yaratıcılık odaklıdır: Okul öncesi eğitimde yaratıcılık geliştirme ön plandadır. Sanatsal ve yaratıcı aktiviteler, çocukların hayal gücünü geliştirir ve kendilerini ifade etmelerini sağlar.

ÖĞRENME YOLCULUĞU OKUL ÖNCESİ EĞİTİMLE BAŞLAR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?
Çocuk için oyun, hayatın en önemli provalarından biridir. Anaokulundan liseye kadar öğrenciler, deneyimler yoluyla öğrenir. Oyun temelli öğrenme ile kalıcı ve doğal bir öğrenme gerçekleşir. Öğrenmenin kalıcılığını artırmak için oyunun eğitim sürecinde etkin olması gerekir. Çocuklar oyun ile yeni bilgiler edinir, sahip olduğu bilgileri kullanır ve bunları yeniden düzenleyerek yapılandırır. Yeni bilgilerin öğrenilmesi ve eski bilgiler ile ilişkilendirilerek sentezlenmesi sürecinde oyun, beyindeki ilgili birimlerin aktif hâle gelmesinde önemli bir güdüleyicidir. Öğrenilen bir konuya yönelik oyunlar oynatılması, çocukların eğlenerek öğrenmelerine fırsat sağlar ve öğrendiklerini daha kolay pekiştirmelerine zemin hazırlar. Öğrencinin öğrenme yolculuğu, okul öncesi eğitimle başlamaktadır. Öğrenciler, bir gruba dâhil olma, sosyal etkileşim, işbirliği, kendini değerli hissetme, başarma, güçlenme, yardımlaşma, üretme gibi kazanımları edinir. Ders tasarımlarımızda ve eğitim felsefemizin her alanında uygulanan oyunlaştırma, öğrencinin motivasyonunu artırmaya ve problem çözmeyi özendirmeye yönelik olarak uygulanmaktadır. Sevinç Eğitim Kurumları olarak her platformda, öğrencilerimizin teoride öğrendikleri bilgilerin somut yaşam becerilerine dönüştürmeleri desteklenerek öğrenmenin kalıcı olması sağlanır.

Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve nasıl verilmelidir? Bu çerçevede kurumunuzdaki uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dil öğrenimi çocuklarda doğal olarak gerçekleşir ve dil eğitimi okulda en erken yaşta başlamalıdır. Dil öğrenimi, gerçek hayatla bağlantılı doğal etkileşim yoluyla gerçekleşmelidir. Anaokulu öğrencileri, eğitimlerinde bu düzeyde yabancı dillerin yanı sıra anadillerinde de yeni sözcükleri aktif olarak edinirler. Hikâyeler, şarkılar, dijital kaynaklar kalıcı öğrenmeye ulaşmada özellikle etkilidir. Dil öğreniminin temeli olan gramer ve kelime bilgisi okul programlarının her ne kadar olmazsa olmazı niteliğini taşısa da Sevinç’te öğrencilerin dili somutlaştırarak aktif kullanımının ötesine geçilir. Performans etkinlikleri, yaratıcı drama ve portfolyo sunumları, yabancı dilde konuşmayı desteklemek ve teşvik etmek için gerçekleştirilen temel etkinliklerdir.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ İLE İŞBİRLİĞİ
Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı?
İyi bir okul öncesi öğretmeninin en temel niteliklerinden birisi okul öncesi ve alt alanlarına olan hâkimiyetidir. Okul öncesinde öğretmenlik yapmak isteyen kişilerin sahip olması gereken diğer nitelikler arasında çocuklara karşı sevgi dolu ve sabırlı; kişilik yönünden de yaratıcı, iletişim becerileri yüksek ve empatik olmasıdır.
Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte öğrenme ihtiyaçları ve öğretme yaklaşımları da hızla değişim göstermektedir. Okul öncesi eğitim alanında görev yapacak öğretmenlerin eğitimlerinin daha da güçlendirilmesi ve yenilenmesi gerekmektedir. Ayrıca, okul öncesi eğitim alanında çalışan öğretmenlerin düzenli olarak yenilikleri takip etmeleri ve kendilerini geliştirmeleri de önemlidir. Sevinç Eğitim Kurumları olarak bu bağlamda Boğaziçi Üniversitesi ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde hizmet içi eğitimlerimiz yıl boyu sürmekte ve öğretmenlerimizin formasyonlarının güncel kalması sağlanmaktadır.

Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar neler?
Okul öncesi eğitimde aile oldukça büyük bir rol oynamaktadır. Çünkü çocuğun ilk eğitim yeri ailedir. Çocuk, gelişimi için eğitim alırken aslında aileler de çocuk ile büyür. Çocukların verdikleri yeni tepkileri, öğrendikleri yeni bilgileri ya da geliştirdikleri yeni becerileri test edebilecekleri en müsait ortam evleridir. Evde aile ile yeni kazanılan duygu ve bilgileri test eden çocuk, paylaşıma açık bir hâle gelir. Aile, okuldaki eğitimi evde de devam ettirerek çocuğun fiziksel ve kişisel gelişimine fayda sağlamalıdır. Birlikte iken farklı oyunlar oynayabilir, aileye özel oyunlar üretilebilir. Aile olarak oynanacak oyunun kuralları çocukla birlikte sorgulanabilir, en sevilen oyunlar listesi aile ile birlikte oluşturulabilir. Bunun yanı sıra çocuğun oynayacağı oyunların, oyuncakların, hikâyelerin ve etkinliklerin doğru bir şekilde seçilmesi gerekir. Kaliteli bir eğitim verildiği takdirde çocuk o eğitimin ödülünü; kritik dönemlerini sağlıklı bir şekilde atlatarak ve eğitim kariyerini geliştirerek verecektir.

Sevinç Eğitim Kurumlarının okul öncesi ile ilgili projeleri nelerdir?
Okul öncesi eğitimin gelişimi; bu eğitimin yaygınlaştırılması, nitelikli içeriklerle kalitenin arttırılması ve erişilebilirliğin sağlanması ile mümkündür. Bu bağlamda biz Sevinç Eğitim Kurumları olarak oluşturduğumuz özgün okul öncesi programını, “Sevinç Anaokulu” markası ile İstanbul’un tüm ilçelerinden başlamak üzere Türkiye genelinde eğitim yatırımcıları ile işbirliği içerisinde yaygınlaştırmak istiyoruz.

EBEVEYNLER OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINI SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?
Ebeveynler okul öncesi eğitim kurumları seçerken şunlara dikkat etmelidirler:
Eğitim Programı: Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumlarının eğitim programını incelemeli ve programın çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimlerini desteklediğinden emin olmalıdır.
Öğretmenler: Okul öncesi öğretmenlerin niteliği, deneyimi, eğitimi ve tutumu oldukça önemlidir. Ebeveynler, okul öncesi öğretmenlerin bu özelliklerine dikkat etmelidir.
Oyun ve Aktiviteler: Çocuklar için oyun ve aktivitelerin önemi büyüktür. Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumunun çocuklara yaratıcı, ilginç ve eğlenceli etkinlikler sunup sunmadığını incelemelidir.
Güvenlik: Okul öncesi eğitim kurumunun çocukların güvenliği konusunda yeterli önlemler aldığından emin olunmalıdır. Okul binası, bahçe, oyun alanları, yemekhane gibi alanların güvenliği sağlanmalıdır.
Fiziksel Ortam: Okul öncesi eğitim kurumunun çocuklara uygun bir fiziksel ortam sunması önemlidir. Okul binası, oyun alanları, bahçe, sınıflar, oyun materyalleri vb. çocukların ihtiyaçlarına uygun olmalıdır.
İletişim: Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumunun öğretmenleri ve yönetimiyle iyi iletişim kurabildiğinden emin olmalıdır. Okulun iletişim politikaları hakkında bilgi sahibi olmalı ve istedikleri zaman okul yönetimiyle iletişim kurabilmelidirler.
Referanslar: Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumlarının referanslarını incelemeli ve geçmiş senelerde eğitim almış öğrencilerin velilerinin deneyimlerine bakmalıdırlar. Bu, okulun kalitesi hakkında fikir edinmelerine yardımcı olabilir.

> Sevinç, özel eğitim programı ile okul öncesinde fark yaratıyor

“Ders tasarımlarımızda ve eğitim felsefemizin her alanında uygulanan oyunlaştırma, öğrencinin motivasyonunu artırmaya ve problem çözmeyi özendirmeye yönelik olarak uygulanmaktadır. Sevinç Eğitim Kurumları olarak her platformda, öğrencilerimizin teoride öğrendikleri bilgilerin somut yaşam becerilerine dönüştürmeleri desteklenerek öğrenmenin kalıcı olması sağlanır.”

sevinc_koleji_nisan_023Okul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz? Uyguladığınız modelin temel parametreleri nelerdir?
Okul öncesi dönem; çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen yılları kapsayan, bedensel, sosyal, duygusal, zihinsel ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği süreçtir. Bu nedenle çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini sürdürmesi önem kazanır. Sevinç Eğitim Kurumlarında bu özel dönemde öğrencilerimizin sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi, gelişebilmesi ve öğrenmeye karşı olumlu tutumlar kazanabilmesi için onlara ihtiyaç duydukları, özel bir eğitim programı uygulanır. Bu programla öğrencilerin zengin öğrenme deneyimleri aracılığıyla sağlıklı büyümeleri, tüm gelişimsel alanlarda eşdeğer oranda gelişimlerinin en üst düzeye ulaştırılması, öz bakım becerilerinin kazandırılması ve ilköğretime hazır hâle gelmeleri amaçlanır. Bu amaçla öğrencilerimize hem oyun hem de akademik içerikli birçok etkinlik ortamı sunulur. Öğrencilerimiz, yaş seviyelerine ve öğrenme biçimlerine uygun olarak tasarlanmış sınıflarda; ilgili eğitim programı ve materyaller eşliğinde öğrenirler. Satranç, drama, beden eğitimi, resim, müzik, kodlama gibi uygulamalı dersler, branş öğretmenleri tarafından verilir. 3 yaştan itibaren İngilizce, 5 yaştan itibaren de İngilizceye ek olarak Almanca, alanında yetkin öğretmenler tarafından verilir.

Uyguladığınız modelin temel parametreleri nelerdir?
Eğitim programımız aşağıdaki noktalar göz önünde bulundurularak yapılandırılmıştır:
Çocuk merkezlidir: Çocukların öğrenme tarzlarına, ilgi alanlarına, ihtiyaçlarına ve gelişim seviyelerine uygun olarak hazırlanmıştır.
Oyun temellidir: Oyun; çocukların öğrenmeyi sevme, deney yapma, keşfetme ve yaratıcılık geliştirme yoludur. Oyun okul öncesi dönemde çocukların öğrenme sürecini destekleyen bir araç olarak kullanılmıştır.
Bireysel gelişimi destekler: Her çocuğun bireysel gelişimi desteklenir ve onların ilgi alanlarına göre özelleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunulur.
İşbirlikçi öğrenmeyi kullanır: Okul öncesi eğitim, işbirlikçi öğrenme yöntemlerine önem verir. Çocuklar birbirleriyle işbirliği yaparak öğrenirler ve sosyal becerilerini geliştirirler.
Esnektir: Çocukların öğrenme hızı ve tarzı birbirinden farklı olduğundan eğitim modeli ve programı, öğretmenler ile çocukların ihtiyaçlarına göre esneklik gösterir.
Dengelidir: Sosyal, duygusal, zihinsel ve bedensel gelişimlerin tümü eşit derecede desteklenir.
Sarmaldır: Okul öncesi eğitim, sarmal bir yaklaşım kullanılarak önceki öğrenmelerin yeniden anımsatılması ve öğrenmenin ilerlemesi için gerekli olan temel kavramların pekiştirilmesini sağlar.
Etkileşimlidir: Çocukların öğrenme sürecine aktif katılımını sağlar ve onların düşünme becerilerini geliştirir.
Yaratıcılık odaklıdır: Okul öncesi eğitimde yaratıcılık geliştirme ön plandadır. Sanatsal ve yaratıcı aktiviteler, çocukların hayal gücünü geliştirir ve kendilerini ifade etmelerini sağlar.

ÖĞRENME YOLCULUĞU OKUL ÖNCESİ EĞİTİMLE BAŞLAR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?
Çocuk için oyun, hayatın en önemli provalarından biridir. Anaokulundan liseye kadar öğrenciler, deneyimler yoluyla öğrenir. Oyun temelli öğrenme ile kalıcı ve doğal bir öğrenme gerçekleşir. Öğrenmenin kalıcılığını artırmak için oyunun eğitim sürecinde etkin olması gerekir. Çocuklar oyun ile yeni bilgiler edinir, sahip olduğu bilgileri kullanır ve bunları yeniden düzenleyerek yapılandırır. Yeni bilgilerin öğrenilmesi ve eski bilgiler ile ilişkilendirilerek sentezlenmesi sürecinde oyun, beyindeki ilgili birimlerin aktif hâle gelmesinde önemli bir güdüleyicidir. Öğrenilen bir konuya yönelik oyunlar oynatılması, çocukların eğlenerek öğrenmelerine fırsat sağlar ve öğrendiklerini daha kolay pekiştirmelerine zemin hazırlar. Öğrencinin öğrenme yolculuğu, okul öncesi eğitimle başlamaktadır. Öğrenciler, bir gruba dâhil olma, sosyal etkileşim, işbirliği, kendini değerli hissetme, başarma, güçlenme, yardımlaşma, üretme gibi kazanımları edinir. Ders tasarımlarımızda ve eğitim felsefemizin her alanında uygulanan oyunlaştırma, öğrencinin motivasyonunu artırmaya ve problem çözmeyi özendirmeye yönelik olarak uygulanmaktadır. Sevinç Eğitim Kurumları olarak her platformda, öğrencilerimizin teoride öğrendikleri bilgilerin somut yaşam becerilerine dönüştürmeleri desteklenerek öğrenmenin kalıcı olması sağlanır.

Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve nasıl verilmelidir? Bu çerçevede kurumunuzdaki uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dil öğrenimi çocuklarda doğal olarak gerçekleşir ve dil eğitimi okulda en erken yaşta başlamalıdır. Dil öğrenimi, gerçek hayatla bağlantılı doğal etkileşim yoluyla gerçekleşmelidir. Anaokulu öğrencileri, eğitimlerinde bu düzeyde yabancı dillerin yanı sıra anadillerinde de yeni sözcükleri aktif olarak edinirler. Hikâyeler, şarkılar, dijital kaynaklar kalıcı öğrenmeye ulaşmada özellikle etkilidir. Dil öğreniminin temeli olan gramer ve kelime bilgisi okul programlarının her ne kadar olmazsa olmazı niteliğini taşısa da Sevinç’te öğrencilerin dili somutlaştırarak aktif kullanımının ötesine geçilir. Performans etkinlikleri, yaratıcı drama ve portfolyo sunumları, yabancı dilde konuşmayı desteklemek ve teşvik etmek için gerçekleştirilen temel etkinliklerdir.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ İLE İŞBİRLİĞİ
Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı?
İyi bir okul öncesi öğretmeninin en temel niteliklerinden birisi okul öncesi ve alt alanlarına olan hâkimiyetidir. Okul öncesinde öğretmenlik yapmak isteyen kişilerin sahip olması gereken diğer nitelikler arasında çocuklara karşı sevgi dolu ve sabırlı; kişilik yönünden de yaratıcı, iletişim becerileri yüksek ve empatik olmasıdır.
Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte öğrenme ihtiyaçları ve öğretme yaklaşımları da hızla değişim göstermektedir. Okul öncesi eğitim alanında görev yapacak öğretmenlerin eğitimlerinin daha da güçlendirilmesi ve yenilenmesi gerekmektedir. Ayrıca, okul öncesi eğitim alanında çalışan öğretmenlerin düzenli olarak yenilikleri takip etmeleri ve kendilerini geliştirmeleri de önemlidir. Sevinç Eğitim Kurumları olarak bu bağlamda Boğaziçi Üniversitesi ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde hizmet içi eğitimlerimiz yıl boyu sürmekte ve öğretmenlerimizin formasyonlarının güncel kalması sağlanmaktadır.

Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar neler?
Okul öncesi eğitimde aile oldukça büyük bir rol oynamaktadır. Çünkü çocuğun ilk eğitim yeri ailedir. Çocuk, gelişimi için eğitim alırken aslında aileler de çocuk ile büyür. Çocukların verdikleri yeni tepkileri, öğrendikleri yeni bilgileri ya da geliştirdikleri yeni becerileri test edebilecekleri en müsait ortam evleridir. Evde aile ile yeni kazanılan duygu ve bilgileri test eden çocuk, paylaşıma açık bir hâle gelir. Aile, okuldaki eğitimi evde de devam ettirerek çocuğun fiziksel ve kişisel gelişimine fayda sağlamalıdır. Birlikte iken farklı oyunlar oynayabilir, aileye özel oyunlar üretilebilir. Aile olarak oynanacak oyunun kuralları çocukla birlikte sorgulanabilir, en sevilen oyunlar listesi aile ile birlikte oluşturulabilir. Bunun yanı sıra çocuğun oynayacağı oyunların, oyuncakların, hikâyelerin ve etkinliklerin doğru bir şekilde seçilmesi gerekir. Kaliteli bir eğitim verildiği takdirde çocuk o eğitimin ödülünü; kritik dönemlerini sağlıklı bir şekilde atlatarak ve eğitim kariyerini geliştirerek verecektir.

Sevinç Eğitim Kurumlarının okul öncesi ile ilgili projeleri nelerdir?
Okul öncesi eğitimin gelişimi; bu eğitimin yaygınlaştırılması, nitelikli içeriklerle kalitenin arttırılması ve erişilebilirliğin sağlanması ile mümkündür. Bu bağlamda biz Sevinç Eğitim Kurumları olarak oluşturduğumuz özgün okul öncesi programını, “Sevinç Anaokulu” markası ile İstanbul’un tüm ilçelerinden başlamak üzere Türkiye genelinde eğitim yatırımcıları ile işbirliği içerisinde yaygınlaştırmak istiyoruz.

EBEVEYNLER OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINI SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?
Ebeveynler okul öncesi eğitim kurumları seçerken şunlara dikkat etmelidirler:
Eğitim Programı: Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumlarının eğitim programını incelemeli ve programın çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimlerini desteklediğinden emin olmalıdır.
Öğretmenler: Okul öncesi öğretmenlerin niteliği, deneyimi, eğitimi ve tutumu oldukça önemlidir. Ebeveynler, okul öncesi öğretmenlerin bu özelliklerine dikkat etmelidir.
Oyun ve Aktiviteler: Çocuklar için oyun ve aktivitelerin önemi büyüktür. Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumunun çocuklara yaratıcı, ilginç ve eğlenceli etkinlikler sunup sunmadığını incelemelidir.
Güvenlik: Okul öncesi eğitim kurumunun çocukların güvenliği konusunda yeterli önlemler aldığından emin olunmalıdır. Okul binası, bahçe, oyun alanları, yemekhane gibi alanların güvenliği sağlanmalıdır.
Fiziksel Ortam: Okul öncesi eğitim kurumunun çocuklara uygun bir fiziksel ortam sunması önemlidir. Okul binası, oyun alanları, bahçe, sınıflar, oyun materyalleri vb. çocukların ihtiyaçlarına uygun olmalıdır.
İletişim: Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumunun öğretmenleri ve yönetimiyle iyi iletişim kurabildiğinden emin olmalıdır. Okulun iletişim politikaları hakkında bilgi sahibi olmalı ve istedikleri zaman okul yönetimiyle iletişim kurabilmelidirler.
Referanslar: Ebeveynler, okul öncesi eğitim kurumlarının referanslarını incelemeli ve geçmiş senelerde eğitim almış öğrencilerin velilerinin deneyimlerine bakmalıdırlar. Bu, okulun kalitesi hakkında fikir edinmelerine yardımcı olabilir.

Son Güncelleme: Pazartesi, 01 May 2023 11:53

Gösterim: 1098


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.