banner
banner
banner

Okul öncesi dönemde yeni yaklaşımlar geliştiriliyor




Okan Gürbüz / Forte Kültür Sanat Spor Akademisi Kurucusu

okan_gurbuzTürk eğitim sistemi her alanda olduğu gibi kültür sanat ve spor branşlarında da değişime uğruyor. Her ne kadar halen tam olarak sınav modellerinden ve kaygılarından kurtulamasak da ezbere dayalı bir eğitim anlayışı yerine, insana odaklı, sosyal ve beşerî yeteneklerin ön planda olduğu bir eğitim modeline doğru gidiyoruz.

KURUMLAR EĞİTİM MODELLERİNİN İÇİNİ DOLDURMALILAR
Son birkaç yılda oldukça fazla yeni özel eğitim kurumu kuruldu. Bunların ne kadarının süreklilik sağlayacağını önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Her eğitim kurumu kendi eğitim modelini ortaya koyduğunu iddia ediyor ve farkını ortaya koymaya gayret ediyor. Kurumlar tek bir kademe yerine komple nitelikli ve okul öncesi dönemden lise son sınıfa kadar eğitim sunan kampüsler şeklinde sektöre girmeye gayret ediyorlar. Bunun temel nedenlerinden birisinin de eğitim kurumlarının öğrencilerini okul öncesi dönemden itibaren kendi kültürleri ile yetiştirmek olduğuna inanıyorum. Bu durum çok değerli bir yaklaşım olmakla birlikte bir o kadarda dikkat edilmesi gereken bir husustur. Zira bu kurumların öğrenci, veli ve kurumda görev alan eğitimcileri kendi eğitim modellerine inandırması ve bunu başarılı sonuçlarla taçlandırması gerekmektedir. Aksi halde sonuç hüsran olacaktır. Dolayısıyla tüm özel eğitim kurumlarının ve özellikle kampüs olarak kurulan eğitim kurumlarının eğitim modellerini çok titiz şekilde şekillendirmesi gerekmektedir. “Her eğitim kurumunda var” düşüncesi ve moda eğitim anlayışı ile içi boş ancak vitrini bol STEM, Robotik, Yaratıcı Drama vs. gibi alanlarda eğitim vermeye çalışmak başarısız bir girişim olarak kalabilir.

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE KÜLTÜR SANAT VE SPOR EĞİTİMİ
Eğitim yöneticilerinin pek çoğunun hemfikir olacağı üzere, öğrencilerin, özellikle okul öncesi dönem eğitimleri son derece önemlidir. Bireylerin kişilik özelliklerini kazanması, sosyal olarak gelişim göstermesi, ruhsal donanım kazanabilmesi, ileride yapacakları meslekleri ve hatta aile yaşamlarına kadar pek çok husus okul öncesi dönem ile şekillenmektedir. Konuya bu çerçeveden baktığımızda bu dönemdeki eğitimin ne denli önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz. Yakın zamana kadar kreş ya da gündüz bakım evi gibi kavramlarla hizmet aldığımız okul öncesi eğitimi bugün tam nitelikli eğitim kurumları bünyesinde sunulmaktadır. Kurumlar, önceki bölümde de belirttiğim gibi, eğitim modellerini okul öncesi dönemden itibaren sağlam bir zemine oturtmak durumundadırlar. Bu sağlam temellerin içerisinde sanat ve spor branşlarının önemi ise en az bilim ve yabancı dil eğitimleri kadar değerli durumdadır. Bu durumun kurumlar tarafından anlaşıldığını görmek ve buna uygun eğitim modelleri ortaya koyma gayretleri ise çok kıymetlidir. Bugün pek çok kurumda, daha düne kadar eğitim sistemimiz ve ülkemiz için yabancı kelimeler olan, yaratıcı drama, müzikte orff yaklaşımı, sporda eskrim veya satranç gibi branşlar bugün listenin ilk sıralarında gelmektedir. Bu gelişim son derece önemli ve dikkat çekicidir. Bu konuyu bilimsel bir araştırma ile somutlaştırmak isterim; 1983 yılında Howard Gardner tarafından (Düşünüş Biçimi: Çoklu Zeka Kuramı) adlı eserinde ortaya koyduğu “Çoklu Zeka Kuramı”, zekanın toplumlar ve eğitim üzerinde yıllardır sürüp giden etkisini, yani sadece dil ve matematik zekasını hesaba katan klasik zeka testi ve zeka tanımlamasını tarihe karıştırmıştır. Gardner, zekanın iki değil sekiz yönü olduğunu savunmuştur. Böylece sadece matematik ve dilde başarılı olanların değil, müzikte, sporda, dansta, iletişimde, doğada, resimde kendini gösterenlerin ve kendini iyi tanıyanların da zeki olduklarını savunmuştur. Gardner, müzikal zekadaki üstünlüğün, insan zekasının diğer bütün alanlarından daha önce ortaya çıktığına dikkat çekmektedir.

KÜLTÜR VE SANAT İÇİN FARKLI MODELLER SUNULMALI
Kültür ve sanat konusunda, Sayın Cumhurbaşkanımızın da üstüne basa basa belirttiği gibi, geri ve eksik kaldık. Bunun temel nedeninin aslında kültür ve sanatta temel bir eğitim modelimizin olmayışı olduğuna inanıyorum. Okullarımızda müzik, görsel sanatlar, spor hatta yaratıcı drama eğitimlerimiz var ancak bunların içinin dolu olması müfredatlımızda bu derslerin olmasından çok daha değerli bir husustur.
Forte Kültür Sanat Spor Akademisi olarak Türkiye genelinde, eğitim kurumlarında yürüttüğümüz branş eğitimlerinde gözlemlediğimiz en önemli nokta, özellikle okul öncesi dönemde kültür sanat eğitimindeki eksiklik ya da yanlışlıklardır. Bu yaş grubundaki öğrenciler bilhassa müzik branşında kendi bilinçli istekleri yerine velilerinin istekleri üzerine bazı eğitimler alıyorlar. Veliler çocuklarının keman ya da piyano gibi branşlarda eğitim almasını arzu ediyorlar. Düşünün ki 4-5 yaşında bir çocuk piyano ya da keman çalmaya çabalıyor. İstediği ya da istenilen performansı sergilemesi ise çok uzun zaman alıyor hatta bazen öğrenci gelişim gösteremiyor. Bu noktada velinin hayal kırıklığından daha değerli ve önemli husus öğrencinin başarısızlık korkusu, hayal kırıklığı ve bir daha müzik enstrümanı çalmak istememesidir. Bu gibi vakalar tüm kültür sanat ve spor branşlarında karşımıza çıkmaktadır.
Kurumların özgün eğitim modelleri geliştirme çabaları içerisinde “Tüm kurumlar yapıyor, biz de yapalım” bilinci gütmeden, öğrenci modellerine göre eğitim anlayışı dizayn etmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak bu sayede özgün ve verimli işler ortaya çıkabileceğini düşünüyorum. Uluslararası alanda sunulan eğitim modelleri, felsefeleri ve aktivitelerini kültürel yapımıza uygun ve milli bir eğitim anlayışı harmanladığımızda sonuçların hem Dünya’ya hem de bu topraklara nasıl uygun olduğunu görebileceğiz.

DÜNYA STANDARTLARINDA ÖZGÜN EĞİTİM MODELLERİ FORTE AKADEMİ’DE SUNULUYOR
Forte Kültür Sanat Spor Akademisi olarak öğrencilerimize ve çalıştığımız kurumlara özgün ve kurumlarının yapısına uygun eğitim modelleri sunmaya gayret ediyoruz. Okul öncesi dönemi için Amerika ve İngiltere’de uygulanan müzik eğitim modellerini yeni dünya teknolojileri ile harmanlayarak öğrencilerimize aktarmaya gayret ediyoruz. Gençlerimiz ve öğrencilerimiz bugün Apple’ın Garagband uygulaması ile kendi müziklerini yapıyorlar. Akıllı telefonlarının üzerinden tüm enstrümanları çalıyorlar. Akademi olarak bu gelişmelere ayak uydurmaya gayret ediyoruz. Öğrencilerimizin yaş gruplarına göre müzik, yaratıcı drama, asalet ve zerafet, görsel sanatlar, jimnastik, basketbol, voleybol, eskrim, yüzme ve fitness eğitimleri sunuyoruz.
5-13 yaş arası öğrencilerimize interaktif platform uyumlu ve İngilizce olarak müzik eğitimi sunuyoruz. Bunu piyano başında ya da gitar başında değil, yeni bir modelle ve zillerle yapıyoruz. Şu anda Türkiye’de 100 anaokulunda sunulan bu eğitimler için hem öğretmenleri hem de öğrencileri eğitiyoruz. Uzman kadrolarımızla birlikte Türkiye’nin her noktasında standart eğitimleri değiştirmek için çalışıyoruz.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.