Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

YÖK, yurtdışında öğrenim görmek isteyen öğrencileri uyararak, ÖSYS Kılavuzunda yer almayan alanlarda ön lisans programları için herhangi bir puan türünde en az 140, lisans programları için herhangi bir puan türünde ise en az 180 puan almaları gerektiğini bildirdi.

Yükseköğretim Genel Kurulunun (YÖK) 12 Şubat 2015 tarihinde aldığı karar gereğince, ortaöğrenimini Türkiye'de tamamlayan ve eğitime başladığı yıl CWTS Leiden Ranking Academic Ranking, Academic Ranking of World Universities (Shanghai) ve University Ranking by Academic Performance (URAP) tarafından yapılan dünya üniversite sıralamalarında ilk 500 içerisine giren üniversiteler dışında kalan yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında eğitim almak isteyen öğrencilerin 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle eğitime başlayacakları yıl ÖSYM tarafından yapılan YGS ve LYS'ye girmeleri; tıp doktorluğu alanında sıralamada ilk 40 bin, hukuk alanında ilk 150 bin içinde yer almaları; ÖSYS Kılavuzunda yer alan diğer alanlarda ise en az Türkiye'deki programlara yerleşen en son öğrencinin almış olduğu puanı almaları gerektiğini; ÖSYS Kılavuzunda yer almayan alanlarda eğitim alacakların da ön lisans programları için herhangi bir puan türünde en az 140, lisans programları için herhangi bir puan türünde ise en az 180 puan almaları gerektiği uyarısında bulundu.

Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 13 Mayıs 2015 tarihli toplantısında alınan kararlar şöyle;

-Hazırlık eğitiminin, yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında alınacak eğitimin bir parçası olduğunun,

-Yükseköğretim Genel Kurulunun 12/02/2015 tarihli toplantısında alınan 2015.2.48 sayılı karardaki "2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle" ifadesinin tabiatıyla hazırlık sınıfını içerdiğinin,

-İlgililerin mezuniyetleri akabinde yapacakları başvurularının değerlendirilmesi sırasında hangi eğitim-öğretim yılında hazırlık eğitimi aldıklarını belgelemelerinin isteneceğinin,

-Hazırlık eğitimine dair sunulan belgenin doğruluğunun tespitinde ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılacak yazışmaların yanı sıra başvuru sahiplerinin pasaportlarındaki ülkeye giriş ve ülkeden çıkış bilgilerinin de kullanılacağının,

-Halen hazırlık sınıfında eğitim alanlar dâhil olmak üzere yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarına 2015-2016 eğitim öğretim yılından önce kayıt yaptırmış olan öğrencilerin Yükseköğretim Genel Kurulunun 12 Şubat 2015 tarih ve 2015.2.48 sayılı kararından etkilenmeyeceklerinin kamuoyuna duyurulmasına karar verilmiştir.

> YÖK’ten yurtdışında okumak isteyen öğrencilere uyarı

YÖK, yurtdışında öğrenim görmek isteyen öğrencileri uyararak, ÖSYS Kılavuzunda yer almayan alanlarda ön lisans programları için herhangi bir puan türünde en az 140, lisans programları için herhangi bir puan türünde ise en az 180 puan almaları gerektiğini bildirdi.

Yükseköğretim Genel Kurulunun (YÖK) 12 Şubat 2015 tarihinde aldığı karar gereğince, ortaöğrenimini Türkiye'de tamamlayan ve eğitime başladığı yıl CWTS Leiden Ranking Academic Ranking, Academic Ranking of World Universities (Shanghai) ve University Ranking by Academic Performance (URAP) tarafından yapılan dünya üniversite sıralamalarında ilk 500 içerisine giren üniversiteler dışında kalan yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında eğitim almak isteyen öğrencilerin 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle eğitime başlayacakları yıl ÖSYM tarafından yapılan YGS ve LYS'ye girmeleri; tıp doktorluğu alanında sıralamada ilk 40 bin, hukuk alanında ilk 150 bin içinde yer almaları; ÖSYS Kılavuzunda yer alan diğer alanlarda ise en az Türkiye'deki programlara yerleşen en son öğrencinin almış olduğu puanı almaları gerektiğini; ÖSYS Kılavuzunda yer almayan alanlarda eğitim alacakların da ön lisans programları için herhangi bir puan türünde en az 140, lisans programları için herhangi bir puan türünde ise en az 180 puan almaları gerektiği uyarısında bulundu.

Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 13 Mayıs 2015 tarihli toplantısında alınan kararlar şöyle;

-Hazırlık eğitiminin, yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında alınacak eğitimin bir parçası olduğunun,

-Yükseköğretim Genel Kurulunun 12/02/2015 tarihli toplantısında alınan 2015.2.48 sayılı karardaki "2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle" ifadesinin tabiatıyla hazırlık sınıfını içerdiğinin,

-İlgililerin mezuniyetleri akabinde yapacakları başvurularının değerlendirilmesi sırasında hangi eğitim-öğretim yılında hazırlık eğitimi aldıklarını belgelemelerinin isteneceğinin,

-Hazırlık eğitimine dair sunulan belgenin doğruluğunun tespitinde ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılacak yazışmaların yanı sıra başvuru sahiplerinin pasaportlarındaki ülkeye giriş ve ülkeden çıkış bilgilerinin de kullanılacağının,

-Halen hazırlık sınıfında eğitim alanlar dâhil olmak üzere yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarına 2015-2016 eğitim öğretim yılından önce kayıt yaptırmış olan öğrencilerin Yükseköğretim Genel Kurulunun 12 Şubat 2015 tarih ve 2015.2.48 sayılı kararından etkilenmeyeceklerinin kamuoyuna duyurulmasına karar verilmiştir.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 May 2015 11:34

Gösterim: 1778

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam Programı kapsamında Eskişehir Valilik Meydanı´nda düzenlenen törende, seçmeli spor ve fizikî etkinlik dersini açan veya “bisiklet modülü” dersini uygulayan okullara bisiklet dağıttı.

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı işbirliğindeki protokol kapsamında 5, 6 ve 7’nci sınıflarda seçmeli spor ve fizikî etkinlik dersini açan veya “bisiklet modülü” dersini uygulayan okullara 197, Osmangazi Üniversitesi’ne de kampus içersinde kullanılmak üzere 200 adet bisiklet dağıttı.

Törende konuşan Bakan Avcı, bisikletlerin okullara verildiğini hatırlatarak, öğrencilerin bisikletleri ortaklaşa kullanabileceklerini söyledi.  Proje kapsamında bisikletlerin sayılarını artırmayı hedeflediklerini ifade eden Bakan Avcı, “Bütün okullarımızda bütün çocuklarımızın bu imkândan yararlanmaları için gerekli çalışmaları yapıyoruz”  diye konuştu. Bisiklet dağıtımı sırasında öğrencilerle sohbet eden Bakan Avcı, doğru bisiklet kullanımı konusunda öğrencilere bilgi verdi.

Bakan Avcı, organizasyonda emeği geçen başta Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu olmak üzere, Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı personeline teşekkür etti.

> Bakan Avcı, okullara bisiklet dağıttı

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam Programı kapsamında Eskişehir Valilik Meydanı´nda düzenlenen törende, seçmeli spor ve fizikî etkinlik dersini açan veya “bisiklet modülü” dersini uygulayan okullara bisiklet dağıttı.

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı işbirliğindeki protokol kapsamında 5, 6 ve 7’nci sınıflarda seçmeli spor ve fizikî etkinlik dersini açan veya “bisiklet modülü” dersini uygulayan okullara 197, Osmangazi Üniversitesi’ne de kampus içersinde kullanılmak üzere 200 adet bisiklet dağıttı.

Törende konuşan Bakan Avcı, bisikletlerin okullara verildiğini hatırlatarak, öğrencilerin bisikletleri ortaklaşa kullanabileceklerini söyledi.  Proje kapsamında bisikletlerin sayılarını artırmayı hedeflediklerini ifade eden Bakan Avcı, “Bütün okullarımızda bütün çocuklarımızın bu imkândan yararlanmaları için gerekli çalışmaları yapıyoruz”  diye konuştu. Bisiklet dağıtımı sırasında öğrencilerle sohbet eden Bakan Avcı, doğru bisiklet kullanımı konusunda öğrencilere bilgi verdi.

Bakan Avcı, organizasyonda emeği geçen başta Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu olmak üzere, Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı personeline teşekkür etti.

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 May 2015 16:35

Gösterim: 1417

Avrupa Eğitim Bilgi Ağı'nın (EURYDICE) yayımladığı araştırma raporunda, 12 yıllık zorunlu eğitim müfredatının, yıllık eğitim gün sayısı ve ders saatlerinin AB ile uyumlu, kazanım sayısının ise AB ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.

Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, Avrupa Birliği Eğitim, Görsel, İşitsel ve Kültür İdari Ajansına bağlı EURYDICE "Zorunlu Eğitim Müfredatı" başlığıyla araştırma raporu yayınladı. Araştırmada, Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu OECD'nin, NESLI programı ile Milli Eğitim Bakanlığının EURYDICE ağındaki istatistiki verileri kullanıldı.

Araştırmada, Türkiye'nin yanı sıra AB ülkeleri ve İzlanda, Lihtenştayn, Norveç, Sırbistan olmak üzere 34 ülkenin, 2014-2015 yılında ilkokul, ortaokul ve liselerinde uyguladıkları zorunlu eğitim müfredatı incelenerek okuma, yazma, matematik, yabancı dil ve diğer derslere ayrılan ders süreleri karşılaştırıldı.

Araştırmada, UNESCO tarafından geliştirilen Uluslararası Eğitimin Sınıflandırılması Standardına göre, üniversiteden önceki eğitimi kapsayan 1, 2 ve 3. düzeydeki okullar incelendi. Araştırma raporunda, Türkiye'nin uyguladığı 12 yıllık zorunlu eğitim müfredatının, yıllık eğitim gün sayısı ve ders saatlerinin AB ile uyumlu, kazanım sayısının ise AB ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.

Eğitimde özel sektörün ve eğitimi destekleyici diğer sektörlerin hızla geliştiği Türkiye'de, müfredatta gerçekleştirilen iyileştirmelerin etkisinin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarına yansımasının da beklendiği ifade edildi.

Raporda, Türkiye'nin, birinci 4 yılda tüm okullarda standart müfredat uygularken, ikinci ve üçüncü 4 yılda okul türlerindeki artışla birlikte müfredatın arttığı, okullaşma ve eğitime erişim imkanı oranının yüzde 100'e ulaşan ülkede, bütçenin yüzde 23'ünün eğitime ayrıldığı bilgisine de yer verildi.

MEB okul öncesi eğitime hız verdi

Raporda, Milli Eğitim Bakanlığının okul öncesi eğitime hız kazandırdığı belirtilirken, hayatboyu eğitim ve hizmetiçi eğitime tüm özel ve kamu kuruluşlarında verilen önemin arttığı ifade edilerek, kamu-özel işbirliğinin de Türkiye’de yaygınlaştığı kaydedildi. 

EURYDICE nedir?

1980 yılında kurulan EURYDICE Ağı, 37 ülkede bulunan 41 ulusal birim aracılığıyla, eğitim kuruluşları arasında ağ oluşumu, ulusal eğitim sistemlerinin gelişimi gibi konularda, göstergeler ve istatistiklere dayalı karşılaştırmalı çalışmalar yapıyor. Ağa üye ülkeler bu çalışmalardan yararlanarak eğitim politikalarını güçlendiriyor. EURYDICE çalışmaları Erasmus + programı kapsamında finanse ediliyor.

EURYDICE'nin araştırma raporu, https://webgate.ec.europa.eu/" adresinden yayımlandı.

> Zorunlu eğitim müfredatı AB ile uyumlu

Avrupa Eğitim Bilgi Ağı'nın (EURYDICE) yayımladığı araştırma raporunda, 12 yıllık zorunlu eğitim müfredatının, yıllık eğitim gün sayısı ve ders saatlerinin AB ile uyumlu, kazanım sayısının ise AB ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.

Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, Avrupa Birliği Eğitim, Görsel, İşitsel ve Kültür İdari Ajansına bağlı EURYDICE "Zorunlu Eğitim Müfredatı" başlığıyla araştırma raporu yayınladı. Araştırmada, Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu OECD'nin, NESLI programı ile Milli Eğitim Bakanlığının EURYDICE ağındaki istatistiki verileri kullanıldı.

Araştırmada, Türkiye'nin yanı sıra AB ülkeleri ve İzlanda, Lihtenştayn, Norveç, Sırbistan olmak üzere 34 ülkenin, 2014-2015 yılında ilkokul, ortaokul ve liselerinde uyguladıkları zorunlu eğitim müfredatı incelenerek okuma, yazma, matematik, yabancı dil ve diğer derslere ayrılan ders süreleri karşılaştırıldı.

Araştırmada, UNESCO tarafından geliştirilen Uluslararası Eğitimin Sınıflandırılması Standardına göre, üniversiteden önceki eğitimi kapsayan 1, 2 ve 3. düzeydeki okullar incelendi. Araştırma raporunda, Türkiye'nin uyguladığı 12 yıllık zorunlu eğitim müfredatının, yıllık eğitim gün sayısı ve ders saatlerinin AB ile uyumlu, kazanım sayısının ise AB ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi.

Eğitimde özel sektörün ve eğitimi destekleyici diğer sektörlerin hızla geliştiği Türkiye'de, müfredatta gerçekleştirilen iyileştirmelerin etkisinin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarına yansımasının da beklendiği ifade edildi.

Raporda, Türkiye'nin, birinci 4 yılda tüm okullarda standart müfredat uygularken, ikinci ve üçüncü 4 yılda okul türlerindeki artışla birlikte müfredatın arttığı, okullaşma ve eğitime erişim imkanı oranının yüzde 100'e ulaşan ülkede, bütçenin yüzde 23'ünün eğitime ayrıldığı bilgisine de yer verildi.

MEB okul öncesi eğitime hız verdi

Raporda, Milli Eğitim Bakanlığının okul öncesi eğitime hız kazandırdığı belirtilirken, hayatboyu eğitim ve hizmetiçi eğitime tüm özel ve kamu kuruluşlarında verilen önemin arttığı ifade edilerek, kamu-özel işbirliğinin de Türkiye’de yaygınlaştığı kaydedildi. 

EURYDICE nedir?

1980 yılında kurulan EURYDICE Ağı, 37 ülkede bulunan 41 ulusal birim aracılığıyla, eğitim kuruluşları arasında ağ oluşumu, ulusal eğitim sistemlerinin gelişimi gibi konularda, göstergeler ve istatistiklere dayalı karşılaştırmalı çalışmalar yapıyor. Ağa üye ülkeler bu çalışmalardan yararlanarak eğitim politikalarını güçlendiriyor. EURYDICE çalışmaları Erasmus + programı kapsamında finanse ediliyor.

EURYDICE'nin araştırma raporu, https://webgate.ec.europa.eu/" adresinden yayımlandı.

Son Güncelleme: Salı, 19 May 2015 12:13

Gösterim: 1411

Sağlık Bakanlığı, "Fiziksel Aktiviteyi Teşvik Projesi 2015-2018" kapsamında okullara 1 milyon adet bisiklet dağıtımı yapılacağını açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, bisiklet kullanımının teşvik edilmesi amacıyla Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun talimatları ile Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programının içeriğine uygun olarak  "Fiziksel Aktiviteyi Teşvik Projesi 2015-2018" kapsamında 1 milyon adet bisiklet dağıtımı yapılacağı vurgulanarak hedef grubun; çocuklar-okullar, üniversiteler ve belediyeler olarak belirlendiği açıklandı.

Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokul 5. 6. ve 7. sınıflarda seçmeli spor ve fiziki etkinlik dersini açan ve "bisiklet modülü" dersini uygulayan okullara 10 bin 589 adet bisiklet teslim edileceği kaydedilerek bu kapsamda 30 Büyükşehir Belediyesi olan illere bisikletlerin gönderildiği bildirildi.

Üniversitelere de bisiklet dağıtılacak

Ayrıca 3 bin 220 bisikletin de üniversitelere dağıtılmak üzere, İl Halk Sağlığı Müdürlüklerine gönderildiği kaydedilerek şöyle denildi:

 "Bisiklet dağıtımı yapılacak üniversitelerimiz ise şunlardır;Hacettepe Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Ağrı İbrahim ÇeçenÜniversitesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi.

 
> Okullara 1 milyon ücretsiz bisiklet dağıtılacak

Sağlık Bakanlığı, "Fiziksel Aktiviteyi Teşvik Projesi 2015-2018" kapsamında okullara 1 milyon adet bisiklet dağıtımı yapılacağını açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, bisiklet kullanımının teşvik edilmesi amacıyla Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun talimatları ile Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programının içeriğine uygun olarak  "Fiziksel Aktiviteyi Teşvik Projesi 2015-2018" kapsamında 1 milyon adet bisiklet dağıtımı yapılacağı vurgulanarak hedef grubun; çocuklar-okullar, üniversiteler ve belediyeler olarak belirlendiği açıklandı.

Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokul 5. 6. ve 7. sınıflarda seçmeli spor ve fiziki etkinlik dersini açan ve "bisiklet modülü" dersini uygulayan okullara 10 bin 589 adet bisiklet teslim edileceği kaydedilerek bu kapsamda 30 Büyükşehir Belediyesi olan illere bisikletlerin gönderildiği bildirildi.

Üniversitelere de bisiklet dağıtılacak

Ayrıca 3 bin 220 bisikletin de üniversitelere dağıtılmak üzere, İl Halk Sağlığı Müdürlüklerine gönderildiği kaydedilerek şöyle denildi:

 "Bisiklet dağıtımı yapılacak üniversitelerimiz ise şunlardır;Hacettepe Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Ağrı İbrahim ÇeçenÜniversitesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi.

 

Son Güncelleme: Salı, 19 May 2015 16:58

Gösterim: 2462

Milli Eğitim Bakanlığının çalışmalarını sürdürdüğü düzenleme, öğrencilere, liseye geçişte sosyal etkinlikler, sanat ve spor etkinlikleri üzerinden ek puan verilmesine olanak sağlayacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında,  sosyal etkinlikler ile sanat vespor etkinliklerinde öğrencilerin kendilerini daha fazla geliştirecekleri mekanizmaları oluşturarak, liselere geçişte, bu faaliyetler üzerinden ek puan verilecek bir düzenleme için hazırlık yapıyor.

Bakanlık Müsteşarı Yusuf Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yetenekli çocukların güzel sanatlar ve spor liselerinde eğitim aldıklarını belirterek, daha önce spor ve güzel sanatların aynı çatı altında bulunduğunu hatırlattı. Daha sonra bu okulların iki ayrı tür olarak düzenlendiğini anlatan Tekin, öğrencilerin, okul hayatlarında sosyal ve sanatsal alanlara yeterince zaman ayıramadığına dikkati çekti.

Tekin, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile spor tarihinin en önemli işbirliği yapılarak İstanbul'da açılan Meral-Celal Aras Spor Lisesi'sinin, Türkiye'nin ilk futbol okulu olduğunu dile getirdi.

Özellikle Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in okulun açılmasında, süreci başından beri birebir takip ettiğini ifade eden Tekin, şunları söyledi:

"Terim kurguladı, biz de akademik kısmında ona destek olmaya çalıştık. Biz, akademik alanda çocuklara ders veriyoruz, öğrencilerin seçimi ve diğer dersleri TFF ve futbol konusunda donanımlı akademisyenler yapıyor. Başarılı bir model ve iyi bir örnek olacak. Daha önce voleybol okulu vardı. Gençlik ve Spor Bakanlığı, federasyonlarla iletişime geçiyor. Spor liseleri tabelası altında spesifik spor dalları üzerine liseler açmak istiyoruz. Basketbol, voleybol, kış sporları gibi. Bunun altyapısını oluşturuyoruz. Federasyonların, ne kadar yapabileceğine bakarak sayıları belirleyeceğiz. Güzel sanatlar alanında da bu tür okulları açmak istiyoruz. Tiyatro, sinema, halk müziği gibi dallarda bu liseleri açmak rasyonelse ilgili kişilerle protokoller yaparak okulları açmayı arzu ediyoruz. Bu konuyu görüştüğümüz bazı sanatçılar sıcak yaklaşıyor. Birkaç tiyatrocu ve müzisyenle bu konuda ciddi görüşmeler yaptık. TFF ile yaptığımıza benzer bir protokol üzerinde çalışıyorlar. Bize önerilerini getirecekler, eğer uygun bulursak böyle bir protokol imzalayacağız."

Geçişi kolaylaştıracak mekanizmalar üzerinde çalışılıyor

Tekin, çocukların, her kademede okul değiştirebilmesini istediklerini, 4+4+4 eğitim sisteminde açık liselerden, temel liselerden, fen ve anadolu liselerinden geçirgenliği kolaylaştırdıklarını ifade etti.

Ortaokullarda bunu sağlayacak mekanizmaları geliştirmeye çalıştıklarını belirten Tekin, "8 yıllık eğitimi kesintisiz hale getirmeyi istemek hem demokrasi hem insan hakları hem de özgürlüklerle bağdaşmıyor. Türkiye bunu aşmak için çok çaba sarf etti. Tekrar darbeci bir zihniyetin ürettiği, dayattığı noktaya geri dönmek akıl karı değil. Dolayısıyla kesintisiz eğitim çok rasyonel, çocukların gelişimiyle alakalı bir model değil. Biz kesintili eğitimle, çocuklar istedikleri tercihleri yapsın, istedikleri eğitim kurumlarında okusunlar istiyoruz" diye konuştu.

"Üniversiteye girişte TÜBİTAK yarışmalarından ek puan eklenecek"

Tekin, sportif ve sanatsal alanda yetenekli çocukların uygun şekilde yükseköğretim almalarına da zemin hazırlamak istediklerini anlatarak, şöyle dedi:

"Baştan beri, çocuklarımızın güzel sanatlar, sanat, spor ve sosyal faaliyetlerini daha fazla geliştirecek mekanizmaları üreteceğiz, demiştik. TEOG'u tanımlarken de uzun vadede, bu tür yetenekleri ölçecek, bunu liseye geçişte bir araç olarak kullanabilecek mekanizmaları da geliştireceğimizi ifade etmiştik. Şimdi Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz bunun çalışmalarını yapıyor. Bunlar ölçülebilir hale geldiğinde, temel eğitimden orta eğitime geçişte, bu tür etkinlikler, yetenekler bir araç olarak kullanılacak ve okul puanlarına etki edecek."

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, spor, sanat, müzik, yabancı dil gibi kursların hepsi zaten MEB'in sistemine dahil olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda  spor kulüplerini de entegre ettikten sonra, tüm Türkiye'de bunu eşit uygulayacağımızı düşündüğümüzde, sizin temel eğitimden ortaöğretime geçişte okul başarınız şu, ortak sınavlardan aldığınız puan şu, güzel sanatlar,spor ve sosyal etkinliklerden aldığınız puanlar şu, diyeceğiz. Böylece çocuklarımızın yeteneklerini geliştirmesini sağlayacağız ve bunu da liseye girişte bir araç haline dönüştüreceğiz. Bu, üniversiteye girişte TÜBİTAK yarışmalarından alınan ek puan gibi bir sistem olacak. Bütün bunları yaptığımızda, hem öğrenciler üzerindeki sınav baskısını daha da azaltmış hem de çocuklarımızın yeteneğini test çözmeye kurban etmemiş ve onu geliştirmesi için zemin oluşturmuş olacağız."

> Sosyal öğrenciye liseye geçişte ek puan

Milli Eğitim Bakanlığının çalışmalarını sürdürdüğü düzenleme, öğrencilere, liseye geçişte sosyal etkinlikler, sanat ve spor etkinlikleri üzerinden ek puan verilmesine olanak sağlayacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında,  sosyal etkinlikler ile sanat vespor etkinliklerinde öğrencilerin kendilerini daha fazla geliştirecekleri mekanizmaları oluşturarak, liselere geçişte, bu faaliyetler üzerinden ek puan verilecek bir düzenleme için hazırlık yapıyor.

Bakanlık Müsteşarı Yusuf Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yetenekli çocukların güzel sanatlar ve spor liselerinde eğitim aldıklarını belirterek, daha önce spor ve güzel sanatların aynı çatı altında bulunduğunu hatırlattı. Daha sonra bu okulların iki ayrı tür olarak düzenlendiğini anlatan Tekin, öğrencilerin, okul hayatlarında sosyal ve sanatsal alanlara yeterince zaman ayıramadığına dikkati çekti.

Tekin, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile spor tarihinin en önemli işbirliği yapılarak İstanbul'da açılan Meral-Celal Aras Spor Lisesi'sinin, Türkiye'nin ilk futbol okulu olduğunu dile getirdi.

Özellikle Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in okulun açılmasında, süreci başından beri birebir takip ettiğini ifade eden Tekin, şunları söyledi:

"Terim kurguladı, biz de akademik kısmında ona destek olmaya çalıştık. Biz, akademik alanda çocuklara ders veriyoruz, öğrencilerin seçimi ve diğer dersleri TFF ve futbol konusunda donanımlı akademisyenler yapıyor. Başarılı bir model ve iyi bir örnek olacak. Daha önce voleybol okulu vardı. Gençlik ve Spor Bakanlığı, federasyonlarla iletişime geçiyor. Spor liseleri tabelası altında spesifik spor dalları üzerine liseler açmak istiyoruz. Basketbol, voleybol, kış sporları gibi. Bunun altyapısını oluşturuyoruz. Federasyonların, ne kadar yapabileceğine bakarak sayıları belirleyeceğiz. Güzel sanatlar alanında da bu tür okulları açmak istiyoruz. Tiyatro, sinema, halk müziği gibi dallarda bu liseleri açmak rasyonelse ilgili kişilerle protokoller yaparak okulları açmayı arzu ediyoruz. Bu konuyu görüştüğümüz bazı sanatçılar sıcak yaklaşıyor. Birkaç tiyatrocu ve müzisyenle bu konuda ciddi görüşmeler yaptık. TFF ile yaptığımıza benzer bir protokol üzerinde çalışıyorlar. Bize önerilerini getirecekler, eğer uygun bulursak böyle bir protokol imzalayacağız."

Geçişi kolaylaştıracak mekanizmalar üzerinde çalışılıyor

Tekin, çocukların, her kademede okul değiştirebilmesini istediklerini, 4+4+4 eğitim sisteminde açık liselerden, temel liselerden, fen ve anadolu liselerinden geçirgenliği kolaylaştırdıklarını ifade etti.

Ortaokullarda bunu sağlayacak mekanizmaları geliştirmeye çalıştıklarını belirten Tekin, "8 yıllık eğitimi kesintisiz hale getirmeyi istemek hem demokrasi hem insan hakları hem de özgürlüklerle bağdaşmıyor. Türkiye bunu aşmak için çok çaba sarf etti. Tekrar darbeci bir zihniyetin ürettiği, dayattığı noktaya geri dönmek akıl karı değil. Dolayısıyla kesintisiz eğitim çok rasyonel, çocukların gelişimiyle alakalı bir model değil. Biz kesintili eğitimle, çocuklar istedikleri tercihleri yapsın, istedikleri eğitim kurumlarında okusunlar istiyoruz" diye konuştu.

"Üniversiteye girişte TÜBİTAK yarışmalarından ek puan eklenecek"

Tekin, sportif ve sanatsal alanda yetenekli çocukların uygun şekilde yükseköğretim almalarına da zemin hazırlamak istediklerini anlatarak, şöyle dedi:

"Baştan beri, çocuklarımızın güzel sanatlar, sanat, spor ve sosyal faaliyetlerini daha fazla geliştirecek mekanizmaları üreteceğiz, demiştik. TEOG'u tanımlarken de uzun vadede, bu tür yetenekleri ölçecek, bunu liseye geçişte bir araç olarak kullanabilecek mekanizmaları da geliştireceğimizi ifade etmiştik. Şimdi Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz bunun çalışmalarını yapıyor. Bunlar ölçülebilir hale geldiğinde, temel eğitimden orta eğitime geçişte, bu tür etkinlikler, yetenekler bir araç olarak kullanılacak ve okul puanlarına etki edecek."

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, spor, sanat, müzik, yabancı dil gibi kursların hepsi zaten MEB'in sistemine dahil olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda  spor kulüplerini de entegre ettikten sonra, tüm Türkiye'de bunu eşit uygulayacağımızı düşündüğümüzde, sizin temel eğitimden ortaöğretime geçişte okul başarınız şu, ortak sınavlardan aldığınız puan şu, güzel sanatlar,spor ve sosyal etkinliklerden aldığınız puanlar şu, diyeceğiz. Böylece çocuklarımızın yeteneklerini geliştirmesini sağlayacağız ve bunu da liseye girişte bir araç haline dönüştüreceğiz. Bu, üniversiteye girişte TÜBİTAK yarışmalarından alınan ek puan gibi bir sistem olacak. Bütün bunları yaptığımızda, hem öğrenciler üzerindeki sınav baskısını daha da azaltmış hem de çocuklarımızın yeteneğini test çözmeye kurban etmemiş ve onu geliştirmesi için zemin oluşturmuş olacağız."

Son Güncelleme: Pazar, 17 May 2015 12:00

Gösterim: 1884


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.