Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Hami Koç / Eğitimci - Sosyolog 

hami_koc_dogru_cevap16 Mart’tan itibaren, Covid 19 virüsü sebebiyle ülkemizde ve dünyada pandemi sürecinin başlaması neticesinde ülkemizdeki bütün eğitim-öğretim kurumları iki hafta süreyle yüz yüze öğretime ara verdi. Ardından nisan ayındaki bir haftalık ara tatilinin öne alınması ve önce bir hafta olarak açıklanan, sonra da uzatılan şekli ile yüz yüze eğitim öğretime 2019-2020 yılı için tamamen ara verildi. Eğitim kurumlarının aynı hizmetleri öğrencilerine uzaktan eğitimle on-line olarak yapmasına Millî Eğitim Bakanlığınca karar verildi. Bu açıklamayı da Sayın Cumhurbaşkanımız yaptı ve böylece okullarda bu dönemin yüz yüze eğitimi son buldu. 

Son birkaç gündür, Bakanlık yetkililerimizin açıklamaları doğrultusunda bazı gelişmeler oldu. Bu gelişmeler ve bunlara olan yorumlarım aşağıdadır: 

1- Okul öncesi özel öğretim kurumları (Aile Bakanlığına bağlı yuvalar, müstakil anaokulları ve bir okulun bünyesindeki ana sınıfları) 1 Haziran itibariyle -şart koşulan hijyenik ve diğer hususları yerine getiren kurumlar- öğrencilerine hizmet vermeye başladı. Bence bu geç kalınmış bir karardı. Mesela Almanya’da bu pandemi sürecinde okul öncesi öğretim kurumları ve ilkokullar, öncelikli olarak sağlık çalışanları ve güvenlik görevlilerinin çocukları başta olmak üzere bu süreçte kritik görev yapan meslek gruplarının çocuklarına açıktı. Böylece bu kurumlar önemli bir ihtiyacı ve görevi ifa etti. Bizde de böyle olabilirdi. Buna rağmen bu kurumların haziranın başında da açık olması önemli bir gelişmedir. 

2- Özel okullar, resmî okullarda olduğu gibi 19 Haziran’a kadar uzaktan eğitimle öğrencilerine hizmet vermeye devam edecek. Ancak arzu eden özel kurumlar, yaz etkinlikleri ve sportif faaliyetleri çerçevesinde -tabii ki gerekli şartları yerine getirerek- 1 Haziran’dan itibaren, okullar açılana kadar öğrencilerine hizmet verebilecek. Ayrıca özel okullar, velilerin talebiyle isteğe bağlı olarak Ağustos sonunda ve Eylül başında telafi eğitimi yapabilecek. Bu arada iftiharla belirtmem gerekir ki özel öğretim kurumlarının büyük çoğunluğu uzaktan öğretim çalışmalarını yaklaşık 2.5 aydır çok başarılı bir şekilde sürdürüyor. Bu durum, millî eğitime önemli hizmet veren özel kurumların hem kendilerine hem de resmî kurumlara ciddi örnek teşkil etmesi bakımından çok önemli bir kazanımdır. Ayrıca Bakanlığımızın bu sürede EBA’yı ve hizmet sunduğu diğer internet tabanlı eğitim imkânlarını özel okullara da sunması çok önemli bir kazanç olmuştur. Hareket kabiliyeti yüksek olan özel kurumların böylece Bakanlığımızın bu teknik birimlerine ayrıca katkı sağlayacağı da şüphesizdir. 

3- 1 Haziran itibariyle çeşitli kursların, kursiyerlere ve öğrencilere yine şartlarını yerine getirerek yüz yüze eğitim ve öğretimine izin verilmesi çok önemli.

Öğretim kurslarının da açık olup öğrencilere motivasyon hizmeti ve ders takviyesinde yüz yüze hizmet verebilmesi yerinde bir karar oldu.

Ülkemizin çeşitli bölgelerinde okullarından yüz yüze hizmet alamayan birçok öğrenci kurslarda bazı hizmetleri alacak. Kurslarda hiç olmazsa haziran sonundaki sınavlar öncesinde haftanın bazı günlerinde bile olsa öncelikli olarak motivasyon ve rehberlik hizmeti alabilmenin sağlanması, öğrenciler için önemli bir imkân olmuştur.

Özel okullar için beklenen yeni bir adım da isteyen öğrencilere gerekli destek ve hizmetin verilebilmesi için sınav gruplarına (8. ve 12. sınıflar) 2-3 hafta da olsa okullarında hizmet alabilmenin önünün açılmasıdır.

 

 

Bu gelişmeler ve şartlar çerçevesinde önümüzdeki günlerde özel öğretim kurumlarını yorumlamaya devam edeceğiz.

 

> Eğitimde normalleşme adımları hız kazanıyor

Hami Koç / Eğitimci - Sosyolog 

hami_koc_dogru_cevap16 Mart’tan itibaren, Covid 19 virüsü sebebiyle ülkemizde ve dünyada pandemi sürecinin başlaması neticesinde ülkemizdeki bütün eğitim-öğretim kurumları iki hafta süreyle yüz yüze öğretime ara verdi. Ardından nisan ayındaki bir haftalık ara tatilinin öne alınması ve önce bir hafta olarak açıklanan, sonra da uzatılan şekli ile yüz yüze eğitim öğretime 2019-2020 yılı için tamamen ara verildi. Eğitim kurumlarının aynı hizmetleri öğrencilerine uzaktan eğitimle on-line olarak yapmasına Millî Eğitim Bakanlığınca karar verildi. Bu açıklamayı da Sayın Cumhurbaşkanımız yaptı ve böylece okullarda bu dönemin yüz yüze eğitimi son buldu. 

Son birkaç gündür, Bakanlık yetkililerimizin açıklamaları doğrultusunda bazı gelişmeler oldu. Bu gelişmeler ve bunlara olan yorumlarım aşağıdadır: 

1- Okul öncesi özel öğretim kurumları (Aile Bakanlığına bağlı yuvalar, müstakil anaokulları ve bir okulun bünyesindeki ana sınıfları) 1 Haziran itibariyle -şart koşulan hijyenik ve diğer hususları yerine getiren kurumlar- öğrencilerine hizmet vermeye başladı. Bence bu geç kalınmış bir karardı. Mesela Almanya’da bu pandemi sürecinde okul öncesi öğretim kurumları ve ilkokullar, öncelikli olarak sağlık çalışanları ve güvenlik görevlilerinin çocukları başta olmak üzere bu süreçte kritik görev yapan meslek gruplarının çocuklarına açıktı. Böylece bu kurumlar önemli bir ihtiyacı ve görevi ifa etti. Bizde de böyle olabilirdi. Buna rağmen bu kurumların haziranın başında da açık olması önemli bir gelişmedir. 

2- Özel okullar, resmî okullarda olduğu gibi 19 Haziran’a kadar uzaktan eğitimle öğrencilerine hizmet vermeye devam edecek. Ancak arzu eden özel kurumlar, yaz etkinlikleri ve sportif faaliyetleri çerçevesinde -tabii ki gerekli şartları yerine getirerek- 1 Haziran’dan itibaren, okullar açılana kadar öğrencilerine hizmet verebilecek. Ayrıca özel okullar, velilerin talebiyle isteğe bağlı olarak Ağustos sonunda ve Eylül başında telafi eğitimi yapabilecek. Bu arada iftiharla belirtmem gerekir ki özel öğretim kurumlarının büyük çoğunluğu uzaktan öğretim çalışmalarını yaklaşık 2.5 aydır çok başarılı bir şekilde sürdürüyor. Bu durum, millî eğitime önemli hizmet veren özel kurumların hem kendilerine hem de resmî kurumlara ciddi örnek teşkil etmesi bakımından çok önemli bir kazanımdır. Ayrıca Bakanlığımızın bu sürede EBA’yı ve hizmet sunduğu diğer internet tabanlı eğitim imkânlarını özel okullara da sunması çok önemli bir kazanç olmuştur. Hareket kabiliyeti yüksek olan özel kurumların böylece Bakanlığımızın bu teknik birimlerine ayrıca katkı sağlayacağı da şüphesizdir. 

3- 1 Haziran itibariyle çeşitli kursların, kursiyerlere ve öğrencilere yine şartlarını yerine getirerek yüz yüze eğitim ve öğretimine izin verilmesi çok önemli.

Öğretim kurslarının da açık olup öğrencilere motivasyon hizmeti ve ders takviyesinde yüz yüze hizmet verebilmesi yerinde bir karar oldu.

Ülkemizin çeşitli bölgelerinde okullarından yüz yüze hizmet alamayan birçok öğrenci kurslarda bazı hizmetleri alacak. Kurslarda hiç olmazsa haziran sonundaki sınavlar öncesinde haftanın bazı günlerinde bile olsa öncelikli olarak motivasyon ve rehberlik hizmeti alabilmenin sağlanması, öğrenciler için önemli bir imkân olmuştur.

Özel okullar için beklenen yeni bir adım da isteyen öğrencilere gerekli destek ve hizmetin verilebilmesi için sınav gruplarına (8. ve 12. sınıflar) 2-3 hafta da olsa okullarında hizmet alabilmenin önünün açılmasıdır.

 

 

Bu gelişmeler ve şartlar çerçevesinde önümüzdeki günlerde özel öğretim kurumlarını yorumlamaya devam edeceğiz.

 

Son Güncelleme: Salı, 02 Haziran 2020 10:44

Gösterim: 1220

MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü yayınlandığı genelgeyle özel okulların 3 haftalık telafi eğitimlerine 15 Ağustos itibariyle başlayacağını açıkladı.

mebMEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü özel kursların da 1 Haziran itibariyle yüz yüze eğitime başlayabileceğini açıkladı.
Bakanlık koronavirüs nedeniyle özel öğretim kurumlarında alınacak önlemleri de açıkladı.




meb

> Özel okullar telafi eğitimlerine 15 Ağustos’ta başlayacak

MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü yayınlandığı genelgeyle özel okulların 3 haftalık telafi eğitimlerine 15 Ağustos itibariyle başlayacağını açıkladı.

mebMEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü özel kursların da 1 Haziran itibariyle yüz yüze eğitime başlayabileceğini açıkladı.
Bakanlık koronavirüs nedeniyle özel öğretim kurumlarında alınacak önlemleri de açıkladı.




meb

Son Güncelleme: Pazartesi, 01 Haziran 2020 16:53

Gösterim: 1474

Gençler, Sabancı Vakfı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfıiş birliği ile geleceğin teknoloji dünyasına hazırlanıyor. 

sabanci_vakfi_ttvSabancı Vakfı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğiyle hayata geçirilen “Hayalini Tasarlayanlar” projesi kapsamında, COVID-19 salgını sürecinde öğrencilerin evde geçirdiği zamanı daha verimli değerlendirmelerini sağlayacak çevrimiçi ders portalı açıldı. Milli Eğitim Bakanlığı onayı ile gerçekleştirilen ve herkese açık çevrimiçi içeriklere sahip proje, öğrencilerin teknolojiyi kullanarak yaratıcı bir şekilde problem çözmesini amaçlıyor. Proje kapsamında hazırlanan ücretsiz çevrimiçi ders videoları ile öğrenci ve öğretmenler donanım, yazılım, tasarım ve proje geliştirme konularında temel bilgilere ulaşırken geleceğin teknoloji dünyasında ihtiyaç duyacakları yetkinlikleri de kazanabilecek. 

“Hayalini Tasarlayanlar” projesi kapsamında hazırlanan çevrimiçi ders videoları; Elektroniğin Temelleri ve Arduino ile Programlama, Algoritmik Düşünme ve Python ile Programlama, Proje Yönetimi, Tasarım İlkeleri ve Üç Boyutlu Tasarım konularını kapsıyor. Her biri başlangıç seviyesinde olan ve en az 3 saatlik eğitim içeren videolar Türkiye’nin farklı illerindeki öğretmen ve öğrencilerin bilgiye erişim imkanını artırmayı ve gençlerin teknolojiyi kullanma becerilerini geliştirerek içinde yaşadıkları çevreye ait sorunlara çözümler üretmelerini hedefliyor. 

Açılan çevrimiçi ders portalının önemine vurgu yapan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak, 46 yıldır toplumsal gelişmeye katkıda bulunmak için çalışıyor ve bu kapsamda gençlerin eğitim ile güçlenmesinin oldukça önemli bir role sahip olduğunu düşünüyoruz. 2018 yılından beri destek verdiğimiz ‘Hayalini Tasarlayanlar’ projesi kapsamında, içinde bulunduğumuz COVID-19 salgını döneminde öğrencilerin eğitimine ve kişisel gelişimlerine destek olacak bir çevrimiçi ders portalının açılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye’deki tüm öğrencilerin bu portaldan yararlanarak donanım, yazılım, tasarım ve proje geliştirme konularında kendilerini geliştireceklerine gönülden inanıyorum.” dedi.

Hayalini Tasarlayanlar Çevrimiçi Ders Portalına https://www.hayalinitasarlayanlar.org/courses adresinden ulaşılabiliyor.

 

> Liseliler çevrimiçi dersler ile hayalini tasarlayacak

Gençler, Sabancı Vakfı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfıiş birliği ile geleceğin teknoloji dünyasına hazırlanıyor. 

sabanci_vakfi_ttvSabancı Vakfı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğiyle hayata geçirilen “Hayalini Tasarlayanlar” projesi kapsamında, COVID-19 salgını sürecinde öğrencilerin evde geçirdiği zamanı daha verimli değerlendirmelerini sağlayacak çevrimiçi ders portalı açıldı. Milli Eğitim Bakanlığı onayı ile gerçekleştirilen ve herkese açık çevrimiçi içeriklere sahip proje, öğrencilerin teknolojiyi kullanarak yaratıcı bir şekilde problem çözmesini amaçlıyor. Proje kapsamında hazırlanan ücretsiz çevrimiçi ders videoları ile öğrenci ve öğretmenler donanım, yazılım, tasarım ve proje geliştirme konularında temel bilgilere ulaşırken geleceğin teknoloji dünyasında ihtiyaç duyacakları yetkinlikleri de kazanabilecek. 

“Hayalini Tasarlayanlar” projesi kapsamında hazırlanan çevrimiçi ders videoları; Elektroniğin Temelleri ve Arduino ile Programlama, Algoritmik Düşünme ve Python ile Programlama, Proje Yönetimi, Tasarım İlkeleri ve Üç Boyutlu Tasarım konularını kapsıyor. Her biri başlangıç seviyesinde olan ve en az 3 saatlik eğitim içeren videolar Türkiye’nin farklı illerindeki öğretmen ve öğrencilerin bilgiye erişim imkanını artırmayı ve gençlerin teknolojiyi kullanma becerilerini geliştirerek içinde yaşadıkları çevreye ait sorunlara çözümler üretmelerini hedefliyor. 

Açılan çevrimiçi ders portalının önemine vurgu yapan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak, 46 yıldır toplumsal gelişmeye katkıda bulunmak için çalışıyor ve bu kapsamda gençlerin eğitim ile güçlenmesinin oldukça önemli bir role sahip olduğunu düşünüyoruz. 2018 yılından beri destek verdiğimiz ‘Hayalini Tasarlayanlar’ projesi kapsamında, içinde bulunduğumuz COVID-19 salgını döneminde öğrencilerin eğitimine ve kişisel gelişimlerine destek olacak bir çevrimiçi ders portalının açılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye’deki tüm öğrencilerin bu portaldan yararlanarak donanım, yazılım, tasarım ve proje geliştirme konularında kendilerini geliştireceklerine gönülden inanıyorum.” dedi.

Hayalini Tasarlayanlar Çevrimiçi Ders Portalına https://www.hayalinitasarlayanlar.org/courses adresinden ulaşılabiliyor.

 

Son Güncelleme: Perşembe, 28 May 2020 14:06

Gösterim: 1068

YÖK Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç küresel salgın ile mücadele kapsamında yeni düzenlemeleri açıkladı.

 yekta_sarac

  • “Türk Yükseköğretim sistemini yarınlara hazırlayabilmek maksadıyla; ayrıca  son yıllarda başlattığımız kalite eksenli büyüme yolundaki kazanımlar sürecinin kesintiye uğramaması, yabancı uyruklu öğrenci sayılarımızdaki olağanüstü artış başta olmak üzere uluslarasılaşma yolunda katettiğimiz mesafeyi kaybetmemek ve üniversitelerimizi bu küresel değişime, yeni ve zor döneme hazırlıklı kılabilmek, yükseköğretimi uluslararası rekabete sokabilmek için bazı yeni ve yenilikçi kararlar almış bulunmaktayız."
  • “Bugün açıkladığımız kararlar küresel salgın sürecinde yurt dışında okuyan Türk öğrenciler ile ülkemize yabancı uyruklu öğrencilerin gelmesine yönelik önemli düzenlemeleri içermektedir. Haftaya uzaktan öğretim ile ilgili kararlarımızı ve düzenlemelerimizi kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz."

1- YURTDIŞINDA EĞİTİM GÖREN TÜRK ÖĞRENCİLER İÇİN YAPILAN DÜZENLEMELER

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yurt dışında okuyan, fakat Covid-19 küresel salgını dolayısıyla okuduğu üniversiteye dönemeyen veya okuduğu ülkedeki salgına ilişkin riskler yüzünden üniversitesine dönmek istemeyen öğrencilerin için bir dizi önemli kararlar aldı.

YÖK, yurtdışında okuyan öğrencilerin salgın sonrasında öğrenimlerini Türkiye'de sürdürmek istediklerini bildirmeleri üzerine, bu öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları nedeniyle küresel salgın dönemindeki sağlık endişelerini dikkate alarak yeni düzenlemeler yaptı.

Bu kapsamda yapılan özellikle “öğrenci merkezli" düzenlemlerin ana hatları belli oldu. Yapılan bu  düzenlemeler, Covid-19 Küresel Salgını dolayısıyla sadece 2020-2021 Eğitim ve Öğretim yılı güz dönemi yatay geçiş işlemlerine mahsus olacak.

- Yurtdışı yatay geçiş kontenjanları artırıldı, kısıtlar kaldırıldı

Yükseköğretime girişte başarı sıralaması şartı bulunan “Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hukuk,  Öğretmenlik, Mühendislik ve Mimarlık" programları dışındaki yükseköğretim programlarının yurt dışı yatay geçiş kontenjanlarındaki %50 kısıt kaldırılarak, bu programlara yurt içi yatay geçiş kontenjanı kadar yurt dışı kontenjan ayrılabilmesine imkan tanındı.

- İlk binde yer alan üniversitelerde eğitim görenlere ek fırsat

Üniversite sıralamalarında ilk binde olan üniversitelerde okuyan öğrencilere ayrıca yeni bir imkan daha tanındı. Başarı sıralaması şartı bulunan “Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hukuk, Öğretmenlik, Mühendislik ve Mimarlık" programları için olan yurt dışı yatay geçiş kontenjan kısıtlaması, Yükseköğretim Kurulunca belirlenmiş olan sıralama kuruluşları tarafından yapılan dünya üniversite sıralamalarının herhangi birinde ilk 1000'de yer alan üniversitelerin programlarındaki öğrenciler için, geçerli olmayacak. Dolayısıyla ilk 1000'de yer alan üniversitelerde okuyan Türk öğrencilere ülkemizde eğitim ve öğretim görebilmeleri için yeni bir fırsat penceresi açılmış oluyor. Bu düzenleme yurtdışına giden ve üstün nitelikli üniversitelerde okuyan başarılı öğrencilerin tekrar Türkiyedeki üniversitelerimize kazandırılmasının yolunu da açacak.

- Türkiye'deki açık öğretim programlarından herhangi birine yatay geçiş imkanı

Yine önümüzdeki yıla mahsus olmak kaydıyla, ÖSYS/YKS Puanına veya muadil belgelere sahip olmak koşulunu sağlamaları halinde dileyen öğrenciler, Türkiye'deki açık öğretim programlarından herhangi birine yatay geçiş başvurusu yapabilecek. Bu durumda ilgili üniversiteler bu öğrencilerin  programa intibaklarını gerçekleştirecek.

- Yatay geçişler her sınıfa yapılabilecek

Küresel Salgın dolayısıyla ve 2020-2021 eğitim öğretim yılı güz dönemi ile sınırlı olmak üzere öğrenciler, birinci sınıf ve son sınıf da dâhil bütün sınıflara yatay geçiş başvurusu yapılabilecektir. Bu şekilde yurt dışında okuyan tüm öğrenciler, okudukları sınıf ne olursa olsun belli şartlar dâhilinde Türk yükseköğretim sistemine dâhil olabilecekler.

Bilindiği üzere mer'i mevzuata göre ilk ve son sınıflara yatay geçiş yapılamamaktadır. Dolayısıyla bu düzenlemede küresel salgın dönemine mahsus olmak üzere geniş bir imkan sunulmaktadır. 

Covid-19 Küresel Salgını dikkate alınarak sadece “2020-2021 Eğitim ve Öğretim yılı güz dönemine mahsus olmak" üzere ülkemizdeki üniversitelere yatay geçiş hususlarında özet olarak:

  • Ülkemizdeki üniversitelere yatay geçiş kontenjanları artırıldı,
  • İlk 1000'deki üniversitelerden yatay geçiş talep edenler için yeni imkanlar sunuldu,
  • Birinci ve son sınıfa da yatay geçiş başvuru imkânı sağlandı,
  • Şartları sağlayan ve dileyen öğrenciler için de açıköğretim programlarına geçiş yapabilmelerinin yolu açıldı.

2- ÜNİVERSİTELERİMİZİN YURT DIŞINDAKİ ÜNİVERSİTELER İLE YÜRÜTTÜKLERİ ORTAK PROGRAMLARDAKİ TÜRK ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ DÜZENLEMELER

- Seçenekler “program özelinde ve öğrenci merkezli" değerlendirilerek karar alınacak

Küresel  Yeni  Koronavirüs  Salgını nedeniyle yükseköğretim kurumlarımızın yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla ortak yürütmekte olduğu önlisans ve lisans programlarında kayıtlı olan öğrencilerden, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında yurt dışındaki üniversitede eğitim alması gerekenler için de YÖK kolaylaştırıcı bazı kararlar aldı.

Salgın nedeniyle üniversitelerimizin yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla açmış oldukları “ortak programlarda okuyan öğrencilerden" yurtdışına gitmek istemeyen öğrenciler için alınan karar uyarınca yükseköğretim kurumları bu öğrenciler ile ilgili olarak;

- Yurt dışındaki yükseköğretim kurumundan  dijital imkanlarla ve uzaktan öğretim ile ders alabilmesi,

- İki yükseköğretim kurumunun da uygun görmesi halinde öğrencilerin Türkiye'de kayıtlı oldukları yükseköğretim kurumunda eğitim alabilmesi,

- Türkiye'deki yükseköğretim kurumundan aldıkları derslerin yurtdışındaki üniversite tarafından sayılabilmesi,

- Yurt dışında eğitim almaları gereken dönemlerin değiştirilebilmesi,

- Öğrencilerin talebi halinde ortak programdan çıkarak kayıtlı olduğu yükseköğretim kurumundaki eşdeğer programa geçebilmesi,

seçeneklerinden birisini, program özelinde ve öğrenci merkezli değerlendirerek karara bağlayabilecek.

3- YURTDIŞINDAN GELECEK ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERİN SAYISINI ARTIRMAK İÇİN YENİ DÜZENLEMELER YAPILDI

-Ülkemizin yabancı öğrenciler için cazibe merkezi olmaya devam etmesi sağlanacak

Son yıllarda Yeni YÖK'ün başlatmış olduğu “Hedef Odaklı Uluslarasılaşma Projesi" kapsamında beş yıl önce 48 bin olan yabancı/uluslararası öğrenci sayısı olağanüstü bir artış ile 180 bine ulaşmıştı.

YÖK, bu başarının salgın sonrasında da kaybolmaması ve ülkemizin yabancı öğrenciler için cazibe merkezi olma durumunun devam etmesi için “bu yıla mahsus olmak üzere" yeni düzenlemeler gerçekleştirdi.

- Geç mezuniyet durumlarına yönelik yeni haklar tanındı

Salgın dolayısıyla pek çok ülkede lise mezuniyet sınavlarının sonbahara ertelenmesi, geç mezuniyet ile salgın nedeniyle alınan tedbirler dolayısıyla ülkemizde eğitim görmek isteyen uluslararası öğrenci adaylarına “2020-2021 akademik yılı güz dönemine mahsus olmak üzere" bazı yeni imkânlar tanındı. Buna göre;

-  Adaylar ön kayıt yaptırabilecek, ayrıca başvuru ve kayıt süreci 15 Aralık 2020 tarihine kadar uzatılarak geç kayıt yapılabilecek.

- Eğitim ve öğretime başladıktan sonra kayıt yaptıranlara hızlandırılmış telafi eğitimi verilebilecek.

- Geç kayıt yaptıran öğrenciler güz döneminde kayıt dondurarak eğitime bahar döneminde başlayabilecek.

- Eğitim ve öğretim dönemi başladığında kayıt yaptırmış, ancak ülkemizde veya kendi ülkelerinde alınan tedbirler nedeniyle gelemeyen öğrencilere, bu tedbirler kalkıncaya kadar 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı güz döneminde dersleri dijital imkânlarla uzaktan öğretimle verilebilecek.

Uluslararası öğrencilerin klinik alanlar dışındaki lisansüstü programlara, YÖK'ten bir günde alınabilen “Okul Tanıma Belgesi" ile kayıt yaptırılabilmesine de imkân tanındı.

Bu düzenlemeler ile küresel salgın sürecinde üniversitelerimizin yurtdışından öğrenci kaydetmeleri teşvik edilecek, yükseköğretimimiz bölgesi için çekim merkezi olması durumu devam edecek ve üniversitelerimiz uluslararası rekabete girebilecekler.

- Yükseköğretim Sanal Fuarları Gerçekleştirilecek

Yükseköğretim Kurulu küresel salgın müddetince kısıtlanan hareketliliğinin olumsuz etkilerini azaltmak ve bu süreçte Türk yükseköğretiminin yurtdışında dijital ortamlarda da tanıtılabilmesini sağlamak için harekete geçti.

Bu kapsamda "Yükseköğretim Sanal Fuarları"nın yapılması için hazırlıklara başlandı.

Ülkemizdeki bütün yükseköğretim kurumlarının uluslararası platformlarda yabancı uyruklu öğrencilere tanıtımı amacıyla dijital ortamlarda gerçekleştirilecek olan Sanal fuarlar için üniversiteler diğer ilgili kamu kurumları ile de iş birliği içinde olacak.

Bu kapsamda üniversiteler, bünyelerindeki fakülteleri, programları ve öğrencilere sundukları bütün imkanları tanıtarak, eş zamanlı olarak yabancı uyruklu öğrencilerin kendi yetkilileri ile doğrudan iletişim halinde olmalarına imkân sağlayacak.

 

> YÖK’ten yükseköğretim ile ilgili yeni düzenlemeler

YÖK Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç küresel salgın ile mücadele kapsamında yeni düzenlemeleri açıkladı.

 yekta_sarac

  • “Türk Yükseköğretim sistemini yarınlara hazırlayabilmek maksadıyla; ayrıca  son yıllarda başlattığımız kalite eksenli büyüme yolundaki kazanımlar sürecinin kesintiye uğramaması, yabancı uyruklu öğrenci sayılarımızdaki olağanüstü artış başta olmak üzere uluslarasılaşma yolunda katettiğimiz mesafeyi kaybetmemek ve üniversitelerimizi bu küresel değişime, yeni ve zor döneme hazırlıklı kılabilmek, yükseköğretimi uluslararası rekabete sokabilmek için bazı yeni ve yenilikçi kararlar almış bulunmaktayız."
  • “Bugün açıkladığımız kararlar küresel salgın sürecinde yurt dışında okuyan Türk öğrenciler ile ülkemize yabancı uyruklu öğrencilerin gelmesine yönelik önemli düzenlemeleri içermektedir. Haftaya uzaktan öğretim ile ilgili kararlarımızı ve düzenlemelerimizi kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz."

1- YURTDIŞINDA EĞİTİM GÖREN TÜRK ÖĞRENCİLER İÇİN YAPILAN DÜZENLEMELER

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yurt dışında okuyan, fakat Covid-19 küresel salgını dolayısıyla okuduğu üniversiteye dönemeyen veya okuduğu ülkedeki salgına ilişkin riskler yüzünden üniversitesine dönmek istemeyen öğrencilerin için bir dizi önemli kararlar aldı.

YÖK, yurtdışında okuyan öğrencilerin salgın sonrasında öğrenimlerini Türkiye'de sürdürmek istediklerini bildirmeleri üzerine, bu öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları nedeniyle küresel salgın dönemindeki sağlık endişelerini dikkate alarak yeni düzenlemeler yaptı.

Bu kapsamda yapılan özellikle “öğrenci merkezli" düzenlemlerin ana hatları belli oldu. Yapılan bu  düzenlemeler, Covid-19 Küresel Salgını dolayısıyla sadece 2020-2021 Eğitim ve Öğretim yılı güz dönemi yatay geçiş işlemlerine mahsus olacak.

- Yurtdışı yatay geçiş kontenjanları artırıldı, kısıtlar kaldırıldı

Yükseköğretime girişte başarı sıralaması şartı bulunan “Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hukuk,  Öğretmenlik, Mühendislik ve Mimarlık" programları dışındaki yükseköğretim programlarının yurt dışı yatay geçiş kontenjanlarındaki %50 kısıt kaldırılarak, bu programlara yurt içi yatay geçiş kontenjanı kadar yurt dışı kontenjan ayrılabilmesine imkan tanındı.

- İlk binde yer alan üniversitelerde eğitim görenlere ek fırsat

Üniversite sıralamalarında ilk binde olan üniversitelerde okuyan öğrencilere ayrıca yeni bir imkan daha tanındı. Başarı sıralaması şartı bulunan “Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hukuk, Öğretmenlik, Mühendislik ve Mimarlık" programları için olan yurt dışı yatay geçiş kontenjan kısıtlaması, Yükseköğretim Kurulunca belirlenmiş olan sıralama kuruluşları tarafından yapılan dünya üniversite sıralamalarının herhangi birinde ilk 1000'de yer alan üniversitelerin programlarındaki öğrenciler için, geçerli olmayacak. Dolayısıyla ilk 1000'de yer alan üniversitelerde okuyan Türk öğrencilere ülkemizde eğitim ve öğretim görebilmeleri için yeni bir fırsat penceresi açılmış oluyor. Bu düzenleme yurtdışına giden ve üstün nitelikli üniversitelerde okuyan başarılı öğrencilerin tekrar Türkiyedeki üniversitelerimize kazandırılmasının yolunu da açacak.

- Türkiye'deki açık öğretim programlarından herhangi birine yatay geçiş imkanı

Yine önümüzdeki yıla mahsus olmak kaydıyla, ÖSYS/YKS Puanına veya muadil belgelere sahip olmak koşulunu sağlamaları halinde dileyen öğrenciler, Türkiye'deki açık öğretim programlarından herhangi birine yatay geçiş başvurusu yapabilecek. Bu durumda ilgili üniversiteler bu öğrencilerin  programa intibaklarını gerçekleştirecek.

- Yatay geçişler her sınıfa yapılabilecek

Küresel Salgın dolayısıyla ve 2020-2021 eğitim öğretim yılı güz dönemi ile sınırlı olmak üzere öğrenciler, birinci sınıf ve son sınıf da dâhil bütün sınıflara yatay geçiş başvurusu yapılabilecektir. Bu şekilde yurt dışında okuyan tüm öğrenciler, okudukları sınıf ne olursa olsun belli şartlar dâhilinde Türk yükseköğretim sistemine dâhil olabilecekler.

Bilindiği üzere mer'i mevzuata göre ilk ve son sınıflara yatay geçiş yapılamamaktadır. Dolayısıyla bu düzenlemede küresel salgın dönemine mahsus olmak üzere geniş bir imkan sunulmaktadır. 

Covid-19 Küresel Salgını dikkate alınarak sadece “2020-2021 Eğitim ve Öğretim yılı güz dönemine mahsus olmak" üzere ülkemizdeki üniversitelere yatay geçiş hususlarında özet olarak:

  • Ülkemizdeki üniversitelere yatay geçiş kontenjanları artırıldı,
  • İlk 1000'deki üniversitelerden yatay geçiş talep edenler için yeni imkanlar sunuldu,
  • Birinci ve son sınıfa da yatay geçiş başvuru imkânı sağlandı,
  • Şartları sağlayan ve dileyen öğrenciler için de açıköğretim programlarına geçiş yapabilmelerinin yolu açıldı.

2- ÜNİVERSİTELERİMİZİN YURT DIŞINDAKİ ÜNİVERSİTELER İLE YÜRÜTTÜKLERİ ORTAK PROGRAMLARDAKİ TÜRK ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ DÜZENLEMELER

- Seçenekler “program özelinde ve öğrenci merkezli" değerlendirilerek karar alınacak

Küresel  Yeni  Koronavirüs  Salgını nedeniyle yükseköğretim kurumlarımızın yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla ortak yürütmekte olduğu önlisans ve lisans programlarında kayıtlı olan öğrencilerden, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında yurt dışındaki üniversitede eğitim alması gerekenler için de YÖK kolaylaştırıcı bazı kararlar aldı.

Salgın nedeniyle üniversitelerimizin yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla açmış oldukları “ortak programlarda okuyan öğrencilerden" yurtdışına gitmek istemeyen öğrenciler için alınan karar uyarınca yükseköğretim kurumları bu öğrenciler ile ilgili olarak;

- Yurt dışındaki yükseköğretim kurumundan  dijital imkanlarla ve uzaktan öğretim ile ders alabilmesi,

- İki yükseköğretim kurumunun da uygun görmesi halinde öğrencilerin Türkiye'de kayıtlı oldukları yükseköğretim kurumunda eğitim alabilmesi,

- Türkiye'deki yükseköğretim kurumundan aldıkları derslerin yurtdışındaki üniversite tarafından sayılabilmesi,

- Yurt dışında eğitim almaları gereken dönemlerin değiştirilebilmesi,

- Öğrencilerin talebi halinde ortak programdan çıkarak kayıtlı olduğu yükseköğretim kurumundaki eşdeğer programa geçebilmesi,

seçeneklerinden birisini, program özelinde ve öğrenci merkezli değerlendirerek karara bağlayabilecek.

3- YURTDIŞINDAN GELECEK ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERİN SAYISINI ARTIRMAK İÇİN YENİ DÜZENLEMELER YAPILDI

-Ülkemizin yabancı öğrenciler için cazibe merkezi olmaya devam etmesi sağlanacak

Son yıllarda Yeni YÖK'ün başlatmış olduğu “Hedef Odaklı Uluslarasılaşma Projesi" kapsamında beş yıl önce 48 bin olan yabancı/uluslararası öğrenci sayısı olağanüstü bir artış ile 180 bine ulaşmıştı.

YÖK, bu başarının salgın sonrasında da kaybolmaması ve ülkemizin yabancı öğrenciler için cazibe merkezi olma durumunun devam etmesi için “bu yıla mahsus olmak üzere" yeni düzenlemeler gerçekleştirdi.

- Geç mezuniyet durumlarına yönelik yeni haklar tanındı

Salgın dolayısıyla pek çok ülkede lise mezuniyet sınavlarının sonbahara ertelenmesi, geç mezuniyet ile salgın nedeniyle alınan tedbirler dolayısıyla ülkemizde eğitim görmek isteyen uluslararası öğrenci adaylarına “2020-2021 akademik yılı güz dönemine mahsus olmak üzere" bazı yeni imkânlar tanındı. Buna göre;

-  Adaylar ön kayıt yaptırabilecek, ayrıca başvuru ve kayıt süreci 15 Aralık 2020 tarihine kadar uzatılarak geç kayıt yapılabilecek.

- Eğitim ve öğretime başladıktan sonra kayıt yaptıranlara hızlandırılmış telafi eğitimi verilebilecek.

- Geç kayıt yaptıran öğrenciler güz döneminde kayıt dondurarak eğitime bahar döneminde başlayabilecek.

- Eğitim ve öğretim dönemi başladığında kayıt yaptırmış, ancak ülkemizde veya kendi ülkelerinde alınan tedbirler nedeniyle gelemeyen öğrencilere, bu tedbirler kalkıncaya kadar 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı güz döneminde dersleri dijital imkânlarla uzaktan öğretimle verilebilecek.

Uluslararası öğrencilerin klinik alanlar dışındaki lisansüstü programlara, YÖK'ten bir günde alınabilen “Okul Tanıma Belgesi" ile kayıt yaptırılabilmesine de imkân tanındı.

Bu düzenlemeler ile küresel salgın sürecinde üniversitelerimizin yurtdışından öğrenci kaydetmeleri teşvik edilecek, yükseköğretimimiz bölgesi için çekim merkezi olması durumu devam edecek ve üniversitelerimiz uluslararası rekabete girebilecekler.

- Yükseköğretim Sanal Fuarları Gerçekleştirilecek

Yükseköğretim Kurulu küresel salgın müddetince kısıtlanan hareketliliğinin olumsuz etkilerini azaltmak ve bu süreçte Türk yükseköğretiminin yurtdışında dijital ortamlarda da tanıtılabilmesini sağlamak için harekete geçti.

Bu kapsamda "Yükseköğretim Sanal Fuarları"nın yapılması için hazırlıklara başlandı.

Ülkemizdeki bütün yükseköğretim kurumlarının uluslararası platformlarda yabancı uyruklu öğrencilere tanıtımı amacıyla dijital ortamlarda gerçekleştirilecek olan Sanal fuarlar için üniversiteler diğer ilgili kamu kurumları ile de iş birliği içinde olacak.

Bu kapsamda üniversiteler, bünyelerindeki fakülteleri, programları ve öğrencilere sundukları bütün imkanları tanıtarak, eş zamanlı olarak yabancı uyruklu öğrencilerin kendi yetkilileri ile doğrudan iletişim halinde olmalarına imkân sağlayacak.

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 30 May 2020 11:49

Gösterim: 1360

Hami Koç – Eğitimci / Sosyolog / ÖZKURBİR Yönetim Kurulu Başkanı

hami_kocKoronavirüs nedeniyle okullar ne zaman açılacak, yazın eğitim olacak mı derken Sayın Cumhurbaşkanımız, "Yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayında başlayacaktır. Kreşler ve gündüz bakım evleri 15 Haziran'da faaliyete geçecektir’’ diyerek konuya açıklık getirdi.
Biz zaruretine binaen 15 Haziran’da okul öncesine ait bütün birimler olarak yorumladık.
Sayın Milli Eğitim Bakanımız da, uzaktan eğitim sürecinin, 2019-2020 eğitim öğretim yılının son günü olan 19 Haziran Cuma gününe kadar devam edeceğini duyurdu. Bu arada MEB’lığının teknik liseler, EBA ve Uzaktan Eğitimle bütün dünyada dikkat çektiğini de belirtmeliyim.
Devletimizin resmi açıklaması kısaca böyle…
Bu süreçte uzaktan eğitim bir nebze de olsa öğretim açığını kapattı. Ancak uzaktan eğitimin tam olarak yeterli olduğunu kimse iddia edemez. İşin öğretim yönü böyle… Bu arada şu gerçeği de ifade etmeliyim ki özel öğretim kurumları öğrenci ve velilerine çok başarılı bir hizmet verdi. Bir de işin sosyolojik ve psikolojik boyutu var. Okuldan uzaklaştık. Bunu da geçtik. Yirmi yaş altına sokağa çıkma yasağı eklenmesi de işin tuzu biberi oldu. Ama özel öğretim kurumları çalışanları güçlü bir iletişimle öğrencilerini yönlendirdiler, ödev verdiler, talep ettiler ve gereğini yaptılar. 19 Haziran’a kadar da uzaktan eğitime en güçlü şekilde devam edeceklerine inancım tam.

Bu arada toplumun ve gençlerin sağlığı için, tedbirleri alarak;
1- Haziran ayında okul öncesi kurumlar mümkün olduğunca erken açılmalıdır.
Almanya’da olduğu gibi sağlık ve güvenlik çalışanları başta olmak üzere, kritik hizmet veren bazı sektörlerin çalışan çocukları 1 Haziran’da ana okullarına ve ilkokullara ihitiyari olarak gidebilir.
2- Sınav grubu olan 8. ve 12. sınıflar isterlerse haftada 2-3 defa yarımşar gün, ara sınıflarda haftada bir gün dönüşümlü olarak okullarına giderek öğretmenleriyle buluşabilirler. Bunun birçok yönden faydası ve kazanımı olacaktır.
3- Bütün özel kurslar 1 Haziran’dan itibaren ihtiyari olarak açılmalıdır. Zaten kurslarda bir çok okul gibi çok öğrenci/kursiyer olmadığı için sağlık tedbirlerini maksimum derecede almak mümkün olacaktır.
Bütün Özel Öğretim kurumları her fırsatta telafi öğretimini tabiatıyla gerçekleştireceklerdir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalı. Peki öğretmenler, öğrenciler ve veliler olarak biz ne yapacağız?
Öncelikle klasik bir söz, lakin konumuza uyuyor; Hayat devam ediyor. "Evde hep yatıyorduk zaten" dediğinizi duyar gibi olsam da kısa bir süre olsa da önce dinlenelim. Kendimizi ev atmosferinden çıkartalım. Parka gidelim. Pikniğe gidelim. Denize gidelim. Köye gidelim. Bağa bahçeye gidelim. Dedelere ninelere gidelim. Hem onları sevindirelim. Hem de onların hayat tecrübelerinden, hayat kodlarından istifade edelim.
Sonrasında…
Öğretmenlerimiz bu virüs dolayısıyla öğrenciler için neyin eksik kaldığının, bunun nasıl telafisi olabileceğinin, bir kez daha böyle bir durumla karışıldığında nelerin daha iyi ve düzgün yapılabileceğinin muhasebesini yapmalı.
Velilerimiz, özellikle anneler çok sıkıldınız. Çok sıkıntı çektiniz, biliyorum. Ama güzel tarafları da oldu. Evlatlarınızla birlikte vakit geçirdiniz. Belki günlük hayatın telaşından dolayı evde boş geçen derslerin telafisini yaptınız. Modern hayatın insanı ve zamanı öğüten çarkları içinde daha önce yapamadığınız bazı şeyler için fırsat buldunuz muhtemelen. Çocuğunuzu gözlemlediniz, anne veya baba olduğunuzu daha iyi hissettiniz belki. Mecburen yavaşladınız ve önceden meşgul olduğunuz birçok şeyin belki de evlatlarınızla ilgilenmek yanında ne kadar boş meşguliyetler olduğunu anladınız.
Ve en önemlisi de sizi düşünceden uzaklaştıran bir çok eylemden uzaklaştığınız için tefekküre yöneldiniz. Sonuç olarak belki zor günler geçirdiniz ama hayatınızı yeniden gözden geçirmek, varoluş gayenizi düşünmek ve yüzeyden uzaklaşıp biraz derinleşmek için güzel bir mola almış oldunuz.
Ve öğrencilerimiz. Okulunuzu aradınız. Öğretmenlerinize hasret çektiniz. Arkadaşlarınızı özlediniz.
Ama inanın hepsi geçiyor. İnşallah önümüzdeki eğitim döneminden itibaren kaldığımız yerden yeni bir heyecan ve şevkle devam edeceğiz. Okullarımızı doldurup neşelenecek, neşelendireceğiz.
Ve de bir eğitim idarecisi olarak bizim gördüklerimiz var elbette. Birincisi dünyadaki örneklerine göre çok iyi olsak da yine de bireyler olarak pandemiye hazırlıksız yakalandığımızı söyleyebiliriz. Uzaktan eğitimi daha iyi koordine etmeli, daha faydalı ve etkili hale getirebilmeliyiz. Bunun yanında çocuklarımızın mutlaka bir hobi sahibi olmaları gerektiğini net bir şekilde anladık. Kulüpten özel derse, özel dersten etüte koşturan çocuklarımızın, evde kaldıklarında kaliteli vakit geçirmek için mutlaka nitelikli ilgi alanları olmaları gerektiğini öğrendik. Marangozluk, ebru sanatı, yazılım, grafik, örgü, mum yapma vs. Zamanı harcamak yerine kullanmak için çocukların kendilerini meşgul edebilecekleri herhangi bir uğraş şart. Bunu birçok anne baba bu süreçte bizzat tecrübe ettiler.
Okul yararlı. Ancak her şey değil. Evet, ileride bir meslek öğreneceğiz lakin yine de dinlenme bittikten sonra çocuklarımız bir usta yanında geleneksel sanatlardan ya da şirketlerde modern işlerden birini öğrenmeli. Unutulmamalı ki uzun bir tatil insanın tabiatına aykırıdır. İşleyen demir ışıldar. Yuvarlanan taş yosun tutmaz. Üretmeyi öğrenmeli gençlerimiz. Tüketim zaten fazlasıyla var.
Ağaç yaşken eğilir. Düzgün olan sevilir. Dinini öğrenmeye vakit harcamalı. Yabancı dil öğrenmeye vakit ayırmalı.
Bir de annelere birkaç sözüm olacak. İnşallah yanlış anlaşılmaz. Öğrenmenin yaşı yoktur. Çocuklarınıza yemek yapmayı öğretin. Bebek bakmayı, çamaşır yıkamayı, ütü yapmayı öğretin. Hatta evde temizlik yapmalarını sağlayın. Böylece hayatı paylaşmayı öğrenirler. Çocuklarımızı koruyalım derken onlara hiç sorumluluk vermeyerek aslında en büyük zararı verdiğimizi anlamamız lazım.
Birlikte insan olmayı öğrenelim, öğretelim çocuklarımıza. Hep birlikte başımızı önümüze eğelim. Mutlu ve aydınlık yarınlar, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için el ele verelim.

Sağlıcakla kalın…

> İyi tatiller [mi!]

Hami Koç – Eğitimci / Sosyolog / ÖZKURBİR Yönetim Kurulu Başkanı

hami_kocKoronavirüs nedeniyle okullar ne zaman açılacak, yazın eğitim olacak mı derken Sayın Cumhurbaşkanımız, "Yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayında başlayacaktır. Kreşler ve gündüz bakım evleri 15 Haziran'da faaliyete geçecektir’’ diyerek konuya açıklık getirdi.
Biz zaruretine binaen 15 Haziran’da okul öncesine ait bütün birimler olarak yorumladık.
Sayın Milli Eğitim Bakanımız da, uzaktan eğitim sürecinin, 2019-2020 eğitim öğretim yılının son günü olan 19 Haziran Cuma gününe kadar devam edeceğini duyurdu. Bu arada MEB’lığının teknik liseler, EBA ve Uzaktan Eğitimle bütün dünyada dikkat çektiğini de belirtmeliyim.
Devletimizin resmi açıklaması kısaca böyle…
Bu süreçte uzaktan eğitim bir nebze de olsa öğretim açığını kapattı. Ancak uzaktan eğitimin tam olarak yeterli olduğunu kimse iddia edemez. İşin öğretim yönü böyle… Bu arada şu gerçeği de ifade etmeliyim ki özel öğretim kurumları öğrenci ve velilerine çok başarılı bir hizmet verdi. Bir de işin sosyolojik ve psikolojik boyutu var. Okuldan uzaklaştık. Bunu da geçtik. Yirmi yaş altına sokağa çıkma yasağı eklenmesi de işin tuzu biberi oldu. Ama özel öğretim kurumları çalışanları güçlü bir iletişimle öğrencilerini yönlendirdiler, ödev verdiler, talep ettiler ve gereğini yaptılar. 19 Haziran’a kadar da uzaktan eğitime en güçlü şekilde devam edeceklerine inancım tam.

Bu arada toplumun ve gençlerin sağlığı için, tedbirleri alarak;
1- Haziran ayında okul öncesi kurumlar mümkün olduğunca erken açılmalıdır.
Almanya’da olduğu gibi sağlık ve güvenlik çalışanları başta olmak üzere, kritik hizmet veren bazı sektörlerin çalışan çocukları 1 Haziran’da ana okullarına ve ilkokullara ihitiyari olarak gidebilir.
2- Sınav grubu olan 8. ve 12. sınıflar isterlerse haftada 2-3 defa yarımşar gün, ara sınıflarda haftada bir gün dönüşümlü olarak okullarına giderek öğretmenleriyle buluşabilirler. Bunun birçok yönden faydası ve kazanımı olacaktır.
3- Bütün özel kurslar 1 Haziran’dan itibaren ihtiyari olarak açılmalıdır. Zaten kurslarda bir çok okul gibi çok öğrenci/kursiyer olmadığı için sağlık tedbirlerini maksimum derecede almak mümkün olacaktır.
Bütün Özel Öğretim kurumları her fırsatta telafi öğretimini tabiatıyla gerçekleştireceklerdir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalı. Peki öğretmenler, öğrenciler ve veliler olarak biz ne yapacağız?
Öncelikle klasik bir söz, lakin konumuza uyuyor; Hayat devam ediyor. "Evde hep yatıyorduk zaten" dediğinizi duyar gibi olsam da kısa bir süre olsa da önce dinlenelim. Kendimizi ev atmosferinden çıkartalım. Parka gidelim. Pikniğe gidelim. Denize gidelim. Köye gidelim. Bağa bahçeye gidelim. Dedelere ninelere gidelim. Hem onları sevindirelim. Hem de onların hayat tecrübelerinden, hayat kodlarından istifade edelim.
Sonrasında…
Öğretmenlerimiz bu virüs dolayısıyla öğrenciler için neyin eksik kaldığının, bunun nasıl telafisi olabileceğinin, bir kez daha böyle bir durumla karışıldığında nelerin daha iyi ve düzgün yapılabileceğinin muhasebesini yapmalı.
Velilerimiz, özellikle anneler çok sıkıldınız. Çok sıkıntı çektiniz, biliyorum. Ama güzel tarafları da oldu. Evlatlarınızla birlikte vakit geçirdiniz. Belki günlük hayatın telaşından dolayı evde boş geçen derslerin telafisini yaptınız. Modern hayatın insanı ve zamanı öğüten çarkları içinde daha önce yapamadığınız bazı şeyler için fırsat buldunuz muhtemelen. Çocuğunuzu gözlemlediniz, anne veya baba olduğunuzu daha iyi hissettiniz belki. Mecburen yavaşladınız ve önceden meşgul olduğunuz birçok şeyin belki de evlatlarınızla ilgilenmek yanında ne kadar boş meşguliyetler olduğunu anladınız.
Ve en önemlisi de sizi düşünceden uzaklaştıran bir çok eylemden uzaklaştığınız için tefekküre yöneldiniz. Sonuç olarak belki zor günler geçirdiniz ama hayatınızı yeniden gözden geçirmek, varoluş gayenizi düşünmek ve yüzeyden uzaklaşıp biraz derinleşmek için güzel bir mola almış oldunuz.
Ve öğrencilerimiz. Okulunuzu aradınız. Öğretmenlerinize hasret çektiniz. Arkadaşlarınızı özlediniz.
Ama inanın hepsi geçiyor. İnşallah önümüzdeki eğitim döneminden itibaren kaldığımız yerden yeni bir heyecan ve şevkle devam edeceğiz. Okullarımızı doldurup neşelenecek, neşelendireceğiz.
Ve de bir eğitim idarecisi olarak bizim gördüklerimiz var elbette. Birincisi dünyadaki örneklerine göre çok iyi olsak da yine de bireyler olarak pandemiye hazırlıksız yakalandığımızı söyleyebiliriz. Uzaktan eğitimi daha iyi koordine etmeli, daha faydalı ve etkili hale getirebilmeliyiz. Bunun yanında çocuklarımızın mutlaka bir hobi sahibi olmaları gerektiğini net bir şekilde anladık. Kulüpten özel derse, özel dersten etüte koşturan çocuklarımızın, evde kaldıklarında kaliteli vakit geçirmek için mutlaka nitelikli ilgi alanları olmaları gerektiğini öğrendik. Marangozluk, ebru sanatı, yazılım, grafik, örgü, mum yapma vs. Zamanı harcamak yerine kullanmak için çocukların kendilerini meşgul edebilecekleri herhangi bir uğraş şart. Bunu birçok anne baba bu süreçte bizzat tecrübe ettiler.
Okul yararlı. Ancak her şey değil. Evet, ileride bir meslek öğreneceğiz lakin yine de dinlenme bittikten sonra çocuklarımız bir usta yanında geleneksel sanatlardan ya da şirketlerde modern işlerden birini öğrenmeli. Unutulmamalı ki uzun bir tatil insanın tabiatına aykırıdır. İşleyen demir ışıldar. Yuvarlanan taş yosun tutmaz. Üretmeyi öğrenmeli gençlerimiz. Tüketim zaten fazlasıyla var.
Ağaç yaşken eğilir. Düzgün olan sevilir. Dinini öğrenmeye vakit harcamalı. Yabancı dil öğrenmeye vakit ayırmalı.
Bir de annelere birkaç sözüm olacak. İnşallah yanlış anlaşılmaz. Öğrenmenin yaşı yoktur. Çocuklarınıza yemek yapmayı öğretin. Bebek bakmayı, çamaşır yıkamayı, ütü yapmayı öğretin. Hatta evde temizlik yapmalarını sağlayın. Böylece hayatı paylaşmayı öğrenirler. Çocuklarımızı koruyalım derken onlara hiç sorumluluk vermeyerek aslında en büyük zararı verdiğimizi anlamamız lazım.
Birlikte insan olmayı öğrenelim, öğretelim çocuklarımıza. Hep birlikte başımızı önümüze eğelim. Mutlu ve aydınlık yarınlar, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için el ele verelim.

Sağlıcakla kalın…

Son Güncelleme: Cuma, 22 May 2020 11:54

Gösterim: 2878


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.