Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Gazi Üniversitesi Sporda Üstün Yetenekli̇ler Uygulama ve Araştırma Merkezi̇'nin yapacağı bilimsel çalışmalarla üstün yetenekli çocuklar, Türk sporuna kazandırılacak.
Gazi Üniversitesi bünyesinde kurulan Sporda Üstün Yetenekli̇ler Uygulama ve Araştırma Merkezi̇ ile üstün yetenekli çocuklar, bilimsel yöntemlerle tespit edilecek.
Gazi̇ Üni̇versi̇tesi̇ Sporda Üstün Yetenekli̇ler Uygulama ve Araştırma Merkezi̇ (GÜYAM) Yönetmeli̇ği̇, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, GÜYAM tarafından üstün yetenekli çocukların sportif ve sanatsal özelliklerinin keşfedilmesine yönelik bilimsel araştırmalar ve çalışmalar yapılacak.
Bu çocukların yeteneklerinin dünya standartlarında geliştirilmesi için tanılama modelleri ve eğitim programları geliştirecek merkez, çocukların hem potansiyellerinin farkına varmalarını hem de ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek bireylerin ortaya çıkarılmasını planlıyor.
GÜYAM bu amaçlarına ulaşabilmek için ulusal, uluslararası kurum ve kuruluşlarla iş birliğinde bulunarak, araştırma ve eğitim programları gerçekleştirecek. Ayrıca merkez, ulusal ve uluslararası düzeyde kongre, seminer, toplantı, eğitim ve benzeri etkinliklerle sertifikalı veya sertifikasız eğitim programları düzenleyecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gazi Üniversitesi Sporda Üstün Yetenekli̇ler Uygulama ve Araştırma Merkezi̇'nin yapacağı bilimsel çalışmalarla üstün yetenekli çocuklar, Türk sporuna kazandırılacak.
Gazi Üniversitesi bünyesinde kurulan Sporda Üstün Yetenekli̇ler Uygulama ve Araştırma Merkezi̇ ile üstün yetenekli çocuklar, bilimsel yöntemlerle tespit edilecek.
Gazi̇ Üni̇versi̇tesi̇ Sporda Üstün Yetenekli̇ler Uygulama ve Araştırma Merkezi̇ (GÜYAM) Yönetmeli̇ği̇, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, GÜYAM tarafından üstün yetenekli çocukların sportif ve sanatsal özelliklerinin keşfedilmesine yönelik bilimsel araştırmalar ve çalışmalar yapılacak.
Bu çocukların yeteneklerinin dünya standartlarında geliştirilmesi için tanılama modelleri ve eğitim programları geliştirecek merkez, çocukların hem potansiyellerinin farkına varmalarını hem de ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek bireylerin ortaya çıkarılmasını planlıyor.
GÜYAM bu amaçlarına ulaşabilmek için ulusal, uluslararası kurum ve kuruluşlarla iş birliğinde bulunarak, araştırma ve eğitim programları gerçekleştirecek. Ayrıca merkez, ulusal ve uluslararası düzeyde kongre, seminer, toplantı, eğitim ve benzeri etkinliklerle sertifikalı veya sertifikasız eğitim programları düzenleyecek.
Son Güncelleme: Pazartesi, 26 Eylül 2016 12:19
Gösterim: 1478
İndirim mühendisliği sitesi Avantajix.com’un araştırmasına göre, ailesinden ayrı bir kentte üniversite okuyan her beş öğrenciden biri, ihtiyaçlarını aylık 400 TL tutarındaki kredi ile karşılıyor.
300’ü aşkın sanal mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com, üniversite öğrencisi üyelerine aylık bütçelerini ve bu bütçe ile nasıl geçindiklerini sordu.
Gelen yanıtlar ışığında ailelerine mümkün olduğunca yük olmamaya çalışan öğrencilerin yüzde 21.5’i, Kredi ve Yurtlar Kurumu’nca ödenen aylık 400 TL tutarındaki krediyle geçiniyor. Yüzde 48.5’inin geliri 400-750 TL, yüzde 18.7’sinin geliri de 750-1000 TL aralığında bulunuyor. Yüzde 11.3’ü ise bin TL’nin üzerinde gelirle yaşamını sürdürüyor.
Öğrencilere şık sunulmadan “Bu parayla nasıl geçiniyorsunuz?” şeklinde soru yöneltilen araştırmada, özellikle 400 TL’lik kredi limitleri dahilinde geçimini sürdüren gençlerin, limitlerini aşmamak için indirim mühendisliğinin tüm inceliklerini kullandıkları gözlendi.
Yurtlarda kalanlar kahvaltı için 2.5 TL, akşam yemeği için de 8 TL’lik devlet yardımını aşmadan karınlarını doyururken; öğle yemeklerini de yine okullarındaki yemekhanelerden oldukça uygun fiyata karşılıyorlar.
Evde kalanlar ise kahvaltılık ve yemeklik malzemelerini ağırlıklı olarak memleketten tedarik ediyorlar.
Kırık yumurta, kırık peynir, kırık pirinç gibi defolu gıda ürünleri ucuzluklarından dolayı özellikle tercih edilirken, sulu yemeklere et yerine marketlerin kasap reyonunu süsleyen kemikler katılıyor. Pazar alışverişine ise fiyatların dip yaptığı akşam saatlerinde çıkılıyor.
Hem yurt hem de evde kalanlar dışarda kendilerine “ziyafet çekmek” istediklerinde ise mutlaka internetteki fırsat sitelerini kullanıyorlar.
Telefonlarda genellikle en düşük konuşma paketine abone olan öğrenciler, bu paketi de acil durumlarda kullanıyor. Telefon görüşmesini, mesajlaşmayı ağırlıklı olarak wifi bulunan alanlarda WhatsApp, Skype ve Messenger üzerinden yapan öğrenciler, evde kalıyorlarsa “mümkünse” komşunun wifi’sini tercih ediyorlar.
En ucuzunu bulmak kolay olduğu için ağırlıklı olarak internetten alışveriş yapan öğrenciler, fiyat karşılaştırma ve fırsat sitelerini sıklıkla kullanıyorlar. İnternet alışverişlerini mutlaka Avantajix gibi para iadesi veren alışveriş sitelerinden yapan öğrenciler, alışverişleri karşılığı kazandıkları para sayesinde 400 liralık bütçelerinin üzerinde harcama yapma imkanı buluyorlar.
Gazete, dergi, kitap okumak için kütüphaneleri kullanan öğrenciler, sinema için sabah ders yoksa fiyatının uygunluğundan dolayı hafta içi ilk seansı veya halk günlerini tercih ediyorlar. Tiyatro, konser için tercihler ise ağırlıklı olarak belediyelerin ücretsiz etkinlikleri oluyor.
Genellikle Orhan Veli’nin ünlü “Bedava Yaşıyoruz Bedava” şiirindeki gibi bir yaşam sürdüklerini belirten öğrenciler, gençliğin verdiği enerjiyle çeşitli indirim mühendisliği projelerini de hayata geçirerek kendilerini geleceğe hazırlıyorlar.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İndirim mühendisliği sitesi Avantajix.com’un araştırmasına göre, ailesinden ayrı bir kentte üniversite okuyan her beş öğrenciden biri, ihtiyaçlarını aylık 400 TL tutarındaki kredi ile karşılıyor.
300’ü aşkın sanal mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com, üniversite öğrencisi üyelerine aylık bütçelerini ve bu bütçe ile nasıl geçindiklerini sordu.
Gelen yanıtlar ışığında ailelerine mümkün olduğunca yük olmamaya çalışan öğrencilerin yüzde 21.5’i, Kredi ve Yurtlar Kurumu’nca ödenen aylık 400 TL tutarındaki krediyle geçiniyor. Yüzde 48.5’inin geliri 400-750 TL, yüzde 18.7’sinin geliri de 750-1000 TL aralığında bulunuyor. Yüzde 11.3’ü ise bin TL’nin üzerinde gelirle yaşamını sürdürüyor.
Öğrencilere şık sunulmadan “Bu parayla nasıl geçiniyorsunuz?” şeklinde soru yöneltilen araştırmada, özellikle 400 TL’lik kredi limitleri dahilinde geçimini sürdüren gençlerin, limitlerini aşmamak için indirim mühendisliğinin tüm inceliklerini kullandıkları gözlendi.
Yurtlarda kalanlar kahvaltı için 2.5 TL, akşam yemeği için de 8 TL’lik devlet yardımını aşmadan karınlarını doyururken; öğle yemeklerini de yine okullarındaki yemekhanelerden oldukça uygun fiyata karşılıyorlar.
Evde kalanlar ise kahvaltılık ve yemeklik malzemelerini ağırlıklı olarak memleketten tedarik ediyorlar.
Kırık yumurta, kırık peynir, kırık pirinç gibi defolu gıda ürünleri ucuzluklarından dolayı özellikle tercih edilirken, sulu yemeklere et yerine marketlerin kasap reyonunu süsleyen kemikler katılıyor. Pazar alışverişine ise fiyatların dip yaptığı akşam saatlerinde çıkılıyor.
Hem yurt hem de evde kalanlar dışarda kendilerine “ziyafet çekmek” istediklerinde ise mutlaka internetteki fırsat sitelerini kullanıyorlar.
Telefonlarda genellikle en düşük konuşma paketine abone olan öğrenciler, bu paketi de acil durumlarda kullanıyor. Telefon görüşmesini, mesajlaşmayı ağırlıklı olarak wifi bulunan alanlarda WhatsApp, Skype ve Messenger üzerinden yapan öğrenciler, evde kalıyorlarsa “mümkünse” komşunun wifi’sini tercih ediyorlar.
En ucuzunu bulmak kolay olduğu için ağırlıklı olarak internetten alışveriş yapan öğrenciler, fiyat karşılaştırma ve fırsat sitelerini sıklıkla kullanıyorlar. İnternet alışverişlerini mutlaka Avantajix gibi para iadesi veren alışveriş sitelerinden yapan öğrenciler, alışverişleri karşılığı kazandıkları para sayesinde 400 liralık bütçelerinin üzerinde harcama yapma imkanı buluyorlar.
Gazete, dergi, kitap okumak için kütüphaneleri kullanan öğrenciler, sinema için sabah ders yoksa fiyatının uygunluğundan dolayı hafta içi ilk seansı veya halk günlerini tercih ediyorlar. Tiyatro, konser için tercihler ise ağırlıklı olarak belediyelerin ücretsiz etkinlikleri oluyor.
Genellikle Orhan Veli’nin ünlü “Bedava Yaşıyoruz Bedava” şiirindeki gibi bir yaşam sürdüklerini belirten öğrenciler, gençliğin verdiği enerjiyle çeşitli indirim mühendisliği projelerini de hayata geçirerek kendilerini geleceğe hazırlıyorlar.
Son Güncelleme: Pazartesi, 26 Eylül 2016 12:10
Gösterim: 2212
Kapatılan askeri yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin, diğer yükseköğretim kurumlarına yerleştirme tercihleri başladı.
Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) internet sitesindeki duyuruya göre, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan askeri yükseköğretim kurumlarının öğrencileri, Türkiye'deki diğer yükseköğretim kurumlarına yerleştirme işlemleri için tercihlerini, 26 Eylül'e kadar yapabilecek.
Öğrenciler, tercihlerini YÖK'ün https://yoksis.yok.gov.tr/TS internet adresinden TC kimlik numarası ve e-devlet kapısı şifrelerini kullanarak kendileri yapacak.
Tercih işlemi, 26 Eylül Pazartesi günü saat 17.00'de sona erecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Kapatılan askeri yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin, diğer yükseköğretim kurumlarına yerleştirme tercihleri başladı.
Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) internet sitesindeki duyuruya göre, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan askeri yükseköğretim kurumlarının öğrencileri, Türkiye'deki diğer yükseköğretim kurumlarına yerleştirme işlemleri için tercihlerini, 26 Eylül'e kadar yapabilecek.
Öğrenciler, tercihlerini YÖK'ün https://yoksis.yok.gov.tr/TS internet adresinden TC kimlik numarası ve e-devlet kapısı şifrelerini kullanarak kendileri yapacak.
Tercih işlemi, 26 Eylül Pazartesi günü saat 17.00'de sona erecek.
Son Güncelleme: Perşembe, 22 Eylül 2016 12:51
Gösterim: 1594
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da çok sayıda kaçak servis aracının bulunduğunu belirterek, vatandaşları, bu tür araçlar konusunda uyardı.
Yaptıkları araştırmada, vatandaşı mağdur eden servis araçlarının çoğunun kaçak olarak çalıştığını belirlediklerini anlatan Deniz, şunları kaydetti: "İnsanlar mağduriyet yaşadıktan sonra telefonla ya da internet üzerinden bize şikayette bulunuyor. Biz bu mağduriyetleri araştırmaya başladık. Belediyeden soruşturduğumuzda bunların tamamına yakınının kaçak olduğu, yani ruhsatsız olarak çalıştığını anladık. Nasıl olur da bunlar bu şekilde şehirde ruhsatsız olarak çalışabileceğini merak ettim. Bu konuda yaptığım araştırmada, bazı tespitler edindim. Yetkililerle yaptığım konuşmada, gerçekte taşımacılıkla hiç alakası olmayan birçok kişinin, belediyenin plaka tahdidi vereceği ümidiyle servis aracı aldığını öğrendim."
Deniz, bu kişilerin, ruhsatsız ve denetimden geçmeden çalıştığını vurgulayarak, gerekli standartları taşımadıklarını söyledi.
"Kaçak çalışan yaklaşık 3 bin servisin bulunduğunu düşünüyorum"
Öztürk, vatandaşlara bazı önerilerde bulunarak, bu tür kişilerin tespiti yönünde kendilerinin de vatandaşa yardımcı olabileceklerini söyledi.
Velilere, çocuklarını mutlaka bir servis işleticisiyle taşıtmasını tavsiye ettiklerini anlatan Öztürk, şunları kaydetti: "Taşıma yetki belgeleri, güzergah kullanım izni olsun. Çünkü servis taşımacılığı her işe benzemez. Çocuklar bizim canımız, onun için kime teslim edeceklerini çok iyi bilsinler. Onun için servis taşımacılığı yapan kişinin sabıkası var mı, alkol kullanıyor mu, ehliyeti alkolden ya da yaralı trafik kazasından dolayı iptal edilmiş mi? Araştırsın. Servis aracını mutlaka kontrol etsinler, arabada yeterli donanım var mı, yeterli güvenlik önlemi var mı, acil çıkışı var mı, okul öncesi ya da orta okulsa rehber öğretmeni var mı? Bunlara mutlaka dikkat etsinler. Şüpheye düştükleri anda odamızı arasınlar, aracın plakasını bize bildirsinler. Biz yasal olup olmadığını araştırıp onlara bildiririz."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, İstanbul'da çok sayıda kaçak servis aracının bulunduğunu belirterek, vatandaşları, bu tür araçlar konusunda uyardı.
Yaptıkları araştırmada, vatandaşı mağdur eden servis araçlarının çoğunun kaçak olarak çalıştığını belirlediklerini anlatan Deniz, şunları kaydetti: "İnsanlar mağduriyet yaşadıktan sonra telefonla ya da internet üzerinden bize şikayette bulunuyor. Biz bu mağduriyetleri araştırmaya başladık. Belediyeden soruşturduğumuzda bunların tamamına yakınının kaçak olduğu, yani ruhsatsız olarak çalıştığını anladık. Nasıl olur da bunlar bu şekilde şehirde ruhsatsız olarak çalışabileceğini merak ettim. Bu konuda yaptığım araştırmada, bazı tespitler edindim. Yetkililerle yaptığım konuşmada, gerçekte taşımacılıkla hiç alakası olmayan birçok kişinin, belediyenin plaka tahdidi vereceği ümidiyle servis aracı aldığını öğrendim."
Deniz, bu kişilerin, ruhsatsız ve denetimden geçmeden çalıştığını vurgulayarak, gerekli standartları taşımadıklarını söyledi.
"Kaçak çalışan yaklaşık 3 bin servisin bulunduğunu düşünüyorum"
Öztürk, vatandaşlara bazı önerilerde bulunarak, bu tür kişilerin tespiti yönünde kendilerinin de vatandaşa yardımcı olabileceklerini söyledi.
Velilere, çocuklarını mutlaka bir servis işleticisiyle taşıtmasını tavsiye ettiklerini anlatan Öztürk, şunları kaydetti: "Taşıma yetki belgeleri, güzergah kullanım izni olsun. Çünkü servis taşımacılığı her işe benzemez. Çocuklar bizim canımız, onun için kime teslim edeceklerini çok iyi bilsinler. Onun için servis taşımacılığı yapan kişinin sabıkası var mı, alkol kullanıyor mu, ehliyeti alkolden ya da yaralı trafik kazasından dolayı iptal edilmiş mi? Araştırsın. Servis aracını mutlaka kontrol etsinler, arabada yeterli donanım var mı, yeterli güvenlik önlemi var mı, acil çıkışı var mı, okul öncesi ya da orta okulsa rehber öğretmeni var mı? Bunlara mutlaka dikkat etsinler. Şüpheye düştükleri anda odamızı arasınlar, aracın plakasını bize bildirsinler. Biz yasal olup olmadığını araştırıp onlara bildiririz."
Son Güncelleme: Perşembe, 22 Eylül 2016 14:11
Gösterim: 1559
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, "Türkiye Uzay Ajansını kurmak için çalışmalar tamamlandı. Taslak, yeni yasama yılında Meclise sevk edilecek." dedi.
Başbakan Binali Yıldırım'ın da bakanlığı döneminde eylem planında yer almasını sağladığı konunun, 65. Hükümet'in eylem planında da bulunduğunu vurgulayan Arslan, Türkiye Uzay Ajansının kurulması görevinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına verildiğini anımsattı. Arslan, bakanlık olarak bu konuda her türlü hazırlığın yapıldığını söyledi.
Bakanlığına bağlı Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğünce çalışmaların tamamlandığını dile getiren Arslan, "Türkiye Uzay Ajansının kurulması ve uzaya yönelik faaliyetlerin düzenlenmesi hakkında Kanun Tasarısı Taslağı tamamlanarak, Bakanlıkların ve çeşitli kurum ve kuruluşların görüşleri alındı. Meclis'e sevk edilecek aşamaya getirdik." diye konuştu.
"Yeni yasama yılında Meclis'e sevk edilecek"
Türkiye Uzay Ajansı Kanun Taslağı'nın yeni yasama yılında Meclis'e sevk edileceğini bildiren Arslan, "Başbakanımızın, bakanlığı döneminde başlattığı ve çok önem verdiği bu projeyi hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzay Ajansının kurulması ile Türkiye, uzay teknolojileri alanında çok daha hızlı yol alacak. Çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülen projelerin koordinasyonunu sağlamak amacıyla Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın başkanlığında ilgili bakanların da dahil olduğu Uzay Stratejileri Yüksek Kurulu oluşturulacak. Böylece Türkiye’nin uzay alanındaki mevcut altyapı ve yetenekleri hızla geliştirilecek." ifadelerini kullandı.
"Birçok ülke i̇le i̇ş birliği i̇çerisindeyiz"
Uzay konusunda uluslararası iş birliklerine de çok önem verdiklerine dikkati çeken Arslan, Bakanlığının koordine ettiği bir heyetle mayıs ayı içinde Alman Uzay Ajansı ile iş birliğini geliştirme yönünde görüşmeler yapıldığını, Japon Uzay ve Havacılık Ajansı ile de çok yararlı iş birliği programlarını geliştirdiklerini söyledi.
Bakan Arslan, bu kapsamda Uluslararası Uzay İstasyonunda ortak deneyler yapılması hususunda iş birliği protokolünün 8 Eylül'de imzalandığını anımsatarak, "Aynı şekilde bir deneysel uydumuzu yine Japonya ile iş birliği çerçevesinde 2017 yılı başlarında Uluslararası Uzay İstasyonundan dünya yörüngesine bırakacağız." diye konuştu.
Amerika Havacılık ve Uzay İdaresi (NASA), Japonya Havacılık ve Uzay Araştırmaları Ajansı (JAXA), Almanya Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (DLR), Fransa Uzay Araştırmaları Merkezi (CNES) olmak üzere çeşitli ülkelerin havacılık ve uzay ajanslarının incelediğine dikkati çeken Arslan, çeşitli ülkelerin temel uzay kanunları ve temel uzay politikalarına ilişkin metinlerin incelendiğini ve kanun taslağı çalışmalarında bu dokümanlardan istifade edildiğini belirtti.
"Ar-Ge destek sürecini başlattık"
Bakan Arslan, Bakanlığı bünyesinde havacılık ve uzay teknolojileri ve elektronik haberleşme alanlarında Ar-Ge destek sürecini başlattıklarını ve yıl sonuna kadar değerlendirmeleri tamamlamayı hedeflediklerini ifade ederek, "Ar-Ge destek uygulamasıyla havacılık ve uzay teknolojileri konusunda çok önemli atılımlara imza atacağız. Söz konusu destek programı çerçevesinde sektör ve üniversitelerle işbirliği içinde milli uçak motoru geliştirme projeleri dahil olmak üzere havacılık ve uzay teknolojilerinde büyük atılım başlatacak çalışmalar için destek sürecini başlatıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, "Türkiye Uzay Ajansını kurmak için çalışmalar tamamlandı. Taslak, yeni yasama yılında Meclise sevk edilecek." dedi.
Başbakan Binali Yıldırım'ın da bakanlığı döneminde eylem planında yer almasını sağladığı konunun, 65. Hükümet'in eylem planında da bulunduğunu vurgulayan Arslan, Türkiye Uzay Ajansının kurulması görevinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına verildiğini anımsattı. Arslan, bakanlık olarak bu konuda her türlü hazırlığın yapıldığını söyledi.
Bakanlığına bağlı Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğünce çalışmaların tamamlandığını dile getiren Arslan, "Türkiye Uzay Ajansının kurulması ve uzaya yönelik faaliyetlerin düzenlenmesi hakkında Kanun Tasarısı Taslağı tamamlanarak, Bakanlıkların ve çeşitli kurum ve kuruluşların görüşleri alındı. Meclis'e sevk edilecek aşamaya getirdik." diye konuştu.
"Yeni yasama yılında Meclis'e sevk edilecek"
Türkiye Uzay Ajansı Kanun Taslağı'nın yeni yasama yılında Meclis'e sevk edileceğini bildiren Arslan, "Başbakanımızın, bakanlığı döneminde başlattığı ve çok önem verdiği bu projeyi hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzay Ajansının kurulması ile Türkiye, uzay teknolojileri alanında çok daha hızlı yol alacak. Çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülen projelerin koordinasyonunu sağlamak amacıyla Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın başkanlığında ilgili bakanların da dahil olduğu Uzay Stratejileri Yüksek Kurulu oluşturulacak. Böylece Türkiye’nin uzay alanındaki mevcut altyapı ve yetenekleri hızla geliştirilecek." ifadelerini kullandı.
"Birçok ülke i̇le i̇ş birliği i̇çerisindeyiz"
Uzay konusunda uluslararası iş birliklerine de çok önem verdiklerine dikkati çeken Arslan, Bakanlığının koordine ettiği bir heyetle mayıs ayı içinde Alman Uzay Ajansı ile iş birliğini geliştirme yönünde görüşmeler yapıldığını, Japon Uzay ve Havacılık Ajansı ile de çok yararlı iş birliği programlarını geliştirdiklerini söyledi.
Bakan Arslan, bu kapsamda Uluslararası Uzay İstasyonunda ortak deneyler yapılması hususunda iş birliği protokolünün 8 Eylül'de imzalandığını anımsatarak, "Aynı şekilde bir deneysel uydumuzu yine Japonya ile iş birliği çerçevesinde 2017 yılı başlarında Uluslararası Uzay İstasyonundan dünya yörüngesine bırakacağız." diye konuştu.
Amerika Havacılık ve Uzay İdaresi (NASA), Japonya Havacılık ve Uzay Araştırmaları Ajansı (JAXA), Almanya Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (DLR), Fransa Uzay Araştırmaları Merkezi (CNES) olmak üzere çeşitli ülkelerin havacılık ve uzay ajanslarının incelediğine dikkati çeken Arslan, çeşitli ülkelerin temel uzay kanunları ve temel uzay politikalarına ilişkin metinlerin incelendiğini ve kanun taslağı çalışmalarında bu dokümanlardan istifade edildiğini belirtti.
"Ar-Ge destek sürecini başlattık"
Bakan Arslan, Bakanlığı bünyesinde havacılık ve uzay teknolojileri ve elektronik haberleşme alanlarında Ar-Ge destek sürecini başlattıklarını ve yıl sonuna kadar değerlendirmeleri tamamlamayı hedeflediklerini ifade ederek, "Ar-Ge destek uygulamasıyla havacılık ve uzay teknolojileri konusunda çok önemli atılımlara imza atacağız. Söz konusu destek programı çerçevesinde sektör ve üniversitelerle işbirliği içinde milli uçak motoru geliştirme projeleri dahil olmak üzere havacılık ve uzay teknolojilerinde büyük atılım başlatacak çalışmalar için destek sürecini başlatıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Son Güncelleme: Perşembe, 22 Eylül 2016 12:50
Gösterim: 1339

