Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Dikey Geçiş Sınavı ek yerleştirme tercih işlemleri başladı. Tercih işlemleri 7 Kasım'a kadar yapılabilecek.

 

dgsÖSYM'nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, DGS'de ek yerleştirme tercihinde bulunacak adaylar başvurularını, 7 Kasım'a kadar bireysel olarak, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden TC kimlik numaraları ve şifreleri kullanılarak elektronik ortamda yapacak.
Dikey Geçiş Sınavı, meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olan başarılı öğrencilerin lisans programlarına dikey geçişle yerleştirilebilmeleri için ÖSYM tarafından düzenleniyor.


> Dikey Geçiş Sınavı ek yerleştirmeler başladı

Dikey Geçiş Sınavı ek yerleştirme tercih işlemleri başladı. Tercih işlemleri 7 Kasım'a kadar yapılabilecek.

 

dgsÖSYM'nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, DGS'de ek yerleştirme tercihinde bulunacak adaylar başvurularını, 7 Kasım'a kadar bireysel olarak, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden TC kimlik numaraları ve şifreleri kullanılarak elektronik ortamda yapacak.
Dikey Geçiş Sınavı, meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olan başarılı öğrencilerin lisans programlarına dikey geçişle yerleştirilebilmeleri için ÖSYM tarafından düzenleniyor.


Son Güncelleme: Perşembe, 03 Kasım 2016 12:07

Gösterim: 2312

Milli Eğitim Bakanlığı eğitimin rotasını yeniden belirlerken ilkokuldan sonraki 5. sınıfın hazırlık sınıfı olarak okutulmasına karar verdi.

mebİlkokuldan sonraki ilk yıl, tüm öğrenciler için ortaokula hazırlık sınıfı olarak yeniden yapılandırılacak. Eğitim kalitesini arttırmak ve öğrencilerin ortaokula uyum düzeyini yükseltmek amacıyla 5'inci sınıflarda hazırlık sınıfı uygulamasına geçilecek.
Bireylerin en az bir yabancı dili yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek şekilde öğrenmesini sağlamak üzere eğitim yöntemleri geliştirilecek ve müfredatta gerekli düzenlemeler yapılacak. Bu kapsamda ortaokula geçişte 1 yıl, hazırlık sınıfı olarak okutulacak.
Bireylerin dil yeterliliklerini arttırmak için ilkokuldan itibaren eğitimin genelinde yabancı dil derslerine ağırlık verilecek şekilde müfredat güncellenecek. Yabancı dille entegre edilmiş öğrenme yöntemlerine ağırlık verilecek. 5. sınıf hazırlık sınıfı olacak ve öğrencilere sadece yabancı dil ve Türkçe dersleri okutulacak. 

> 5'inci sınıf hazırlık sınıfı oluyor

Milli Eğitim Bakanlığı eğitimin rotasını yeniden belirlerken ilkokuldan sonraki 5. sınıfın hazırlık sınıfı olarak okutulmasına karar verdi.

mebİlkokuldan sonraki ilk yıl, tüm öğrenciler için ortaokula hazırlık sınıfı olarak yeniden yapılandırılacak. Eğitim kalitesini arttırmak ve öğrencilerin ortaokula uyum düzeyini yükseltmek amacıyla 5'inci sınıflarda hazırlık sınıfı uygulamasına geçilecek.
Bireylerin en az bir yabancı dili yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek şekilde öğrenmesini sağlamak üzere eğitim yöntemleri geliştirilecek ve müfredatta gerekli düzenlemeler yapılacak. Bu kapsamda ortaokula geçişte 1 yıl, hazırlık sınıfı olarak okutulacak.
Bireylerin dil yeterliliklerini arttırmak için ilkokuldan itibaren eğitimin genelinde yabancı dil derslerine ağırlık verilecek şekilde müfredat güncellenecek. Yabancı dille entegre edilmiş öğrenme yöntemlerine ağırlık verilecek. 5. sınıf hazırlık sınıfı olacak ve öğrencilere sadece yabancı dil ve Türkçe dersleri okutulacak. 

Son Güncelleme: Salı, 01 Kasım 2016 13:24

Gösterim: 1712

Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan yeni düzenlemeyle liselerde yazılı sınavların açık uçlu maddelerden oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılması esas olacak.

 

yazili_sinav"MEB Ortaöğreti̇m Kurumları Yönetmeli̇ği̇nde Deği̇şi̇kli̇k Yapılmasına Dai̇r Yönetmeli̇k", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yeni düzenlemeyle 7 Eylül 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğindeki bazı hükümler değiştirildi.
Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre yeni düzenleme, yargı kararları, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri okulların kapatılması, 6638 sayılı kanunla polis kolejlerinin kapatılması, eğitim kurumlarındaki uygulamalar sonucunda belirlenen hususlar, ortaöğretimbirimlerinde değişen ve gelişen şartlar ile ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yapıldı.
Buna göre, yazılı sınavların açık uçlu maddelerden oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılması esası getirildi. Ancak her dersin sınavlarından biri, kısa cevaplı, doğru-yanlış, eşleştirmeli veya çoktan seçmeli testlerle de yapılabilecek.
Mesleki ve teknik ortaöğretim programlarında, bir ders saati okulda 40 dakika, işletmelerde ise 60 dakika olarak uygulanacak.

 

Öğrenimini yurt dışında tamamlayanların denklikleri

 

Yeni düzenlemeye göre, 8'inci sınıfı tamamlayan ve Diyanet İşleri Başkanlığınca "hafızlık" belgesi verilen ancak yerleştirmeye esas puanı bulunmayan ya da herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrenciler, tercihleri de dikkate alınarak hafızlık programı uygulayan Anadolu İmam Hatip Liselerine komisyon tarafından yerleştirilecek.
Değişikliğe göre, özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarında bir şubeye alınacak öğrenci sayısı 30 olacak.
Kültürler arası öğrenci değişim programları çerçevesinde veya ailesinin işi nedeniyle 9, 10 ve 11'inci sınıfları Türkiye'de okuyup 12'nci sınıfı yurt dışında tamamlayarak gelen öğrencilere, düzenlenen denklik belgesine dayalı olarak kayıtlı olduğu okul müdürlüğünce ortaöğretim diploması verilecek.
Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin Anadolu teknik programlarına, ortaöğretim kurumlarının 9'uncu sınıfını doğrudan geçen ve yıl sonu başarı puanı 70 olan öğrenciler geçiş yapabilecek.

 

Nakil geçişleri temmuz ayı sonunda

 

Okullar arasındaki 10'uncu sınıf öğrencilerinin nakil ve geçiş süresi temmuz ayının sonu olarak belirlendi.
669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan askeri okullar ile 6638 sayılı kanunla kapatılan Polis Kolejlerinin öğrencileri için yönetmelikte bulunan ilgili hükümler kaldırıldı.
Nakil ve geçiş başvurusu, aralık ve mayıs ayları hariç olmak üzere her ayın ilk iş gününden başlayarak son iş gününden önce veli tarafından çalışma saatleri içerisinde öğrencinin öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne dilekçe ile yapılacak.
Okullara nakil başvurularında, başvurunun açık kontenjandan fazla olması halinde 9'uncu sınıflar için Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) üstünlüğüne göre kayıt ve nakil yapılacak.

 

Yabancı dil dersine yazılı ve uygulamalı sınav

 

Dil ve anlatım ile yabancı dil derslerinin sınavları, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçmek için yazılı ve uygulamalı olarak yapılacak. Performans çalışması, proje ve diğer çalışmalar ile ilgili değerlendirme ölçekleri zümre kararlarıyla belirlenecek.
Sorumluluk sınavları, ders yılı içerisinde yapılan yazılı veya uygulamalı sınav esaslarına göre birinci ve ikinci dönemin ilk haftası içerisinde iki alan öğretmeni, bulunmaması halinde biri alan öğretmeni olmak üzere iki öğretmen tarafından yapılacak.
Eğitim ve öğretim yılı başında yapılan sorumluluk sınavı sonunda tek dersten başarısız olan son sınıf öğrencileri için aynı usulle takip eden hafta içinde bir sınav daha yapılacak.

 

"Özürsüz devamsızlık" disiplin suçu olmayacak

 

Yeni düzenlemede, özürsüz devamsızlık ile öğrencinin okul kütüphanesi, atölye, laboratuvar, pansiyon veya diğer bölümlerden aldığı kitap, araç-gereç ve malzemeyi zamanında vermemesi disiplin suçu olmaktan çıkarıldı.
Ders saatleri içerisinde bilişim araçlarının açık tutulmasına ilişkin fiile disiplin cezası getirildi. Kişilere, arkadaşlarına, okul yöneticilerine, öğretmenlerine ve diğer çalışanlarına karşı okul içinde ve dışında sözle, davranışla veya sosyal medya üzerinden hakaret etmek, paylaşmak, yaymak veya başkalarını bu davranışa kışkırtmak fiili de disiplin suçu olarak değerlendirilecek. 


> Liselerde açık uçlu sınav dönemi

Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan yeni düzenlemeyle liselerde yazılı sınavların açık uçlu maddelerden oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılması esas olacak.

 

yazili_sinav"MEB Ortaöğreti̇m Kurumları Yönetmeli̇ği̇nde Deği̇şi̇kli̇k Yapılmasına Dai̇r Yönetmeli̇k", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yeni düzenlemeyle 7 Eylül 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğindeki bazı hükümler değiştirildi.
Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre yeni düzenleme, yargı kararları, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri okulların kapatılması, 6638 sayılı kanunla polis kolejlerinin kapatılması, eğitim kurumlarındaki uygulamalar sonucunda belirlenen hususlar, ortaöğretimbirimlerinde değişen ve gelişen şartlar ile ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yapıldı.
Buna göre, yazılı sınavların açık uçlu maddelerden oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılması esası getirildi. Ancak her dersin sınavlarından biri, kısa cevaplı, doğru-yanlış, eşleştirmeli veya çoktan seçmeli testlerle de yapılabilecek.
Mesleki ve teknik ortaöğretim programlarında, bir ders saati okulda 40 dakika, işletmelerde ise 60 dakika olarak uygulanacak.

 

Öğrenimini yurt dışında tamamlayanların denklikleri

 

Yeni düzenlemeye göre, 8'inci sınıfı tamamlayan ve Diyanet İşleri Başkanlığınca "hafızlık" belgesi verilen ancak yerleştirmeye esas puanı bulunmayan ya da herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrenciler, tercihleri de dikkate alınarak hafızlık programı uygulayan Anadolu İmam Hatip Liselerine komisyon tarafından yerleştirilecek.
Değişikliğe göre, özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarında bir şubeye alınacak öğrenci sayısı 30 olacak.
Kültürler arası öğrenci değişim programları çerçevesinde veya ailesinin işi nedeniyle 9, 10 ve 11'inci sınıfları Türkiye'de okuyup 12'nci sınıfı yurt dışında tamamlayarak gelen öğrencilere, düzenlenen denklik belgesine dayalı olarak kayıtlı olduğu okul müdürlüğünce ortaöğretim diploması verilecek.
Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin Anadolu teknik programlarına, ortaöğretim kurumlarının 9'uncu sınıfını doğrudan geçen ve yıl sonu başarı puanı 70 olan öğrenciler geçiş yapabilecek.

 

Nakil geçişleri temmuz ayı sonunda

 

Okullar arasındaki 10'uncu sınıf öğrencilerinin nakil ve geçiş süresi temmuz ayının sonu olarak belirlendi.
669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan askeri okullar ile 6638 sayılı kanunla kapatılan Polis Kolejlerinin öğrencileri için yönetmelikte bulunan ilgili hükümler kaldırıldı.
Nakil ve geçiş başvurusu, aralık ve mayıs ayları hariç olmak üzere her ayın ilk iş gününden başlayarak son iş gününden önce veli tarafından çalışma saatleri içerisinde öğrencinin öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne dilekçe ile yapılacak.
Okullara nakil başvurularında, başvurunun açık kontenjandan fazla olması halinde 9'uncu sınıflar için Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) üstünlüğüne göre kayıt ve nakil yapılacak.

 

Yabancı dil dersine yazılı ve uygulamalı sınav

 

Dil ve anlatım ile yabancı dil derslerinin sınavları, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçmek için yazılı ve uygulamalı olarak yapılacak. Performans çalışması, proje ve diğer çalışmalar ile ilgili değerlendirme ölçekleri zümre kararlarıyla belirlenecek.
Sorumluluk sınavları, ders yılı içerisinde yapılan yazılı veya uygulamalı sınav esaslarına göre birinci ve ikinci dönemin ilk haftası içerisinde iki alan öğretmeni, bulunmaması halinde biri alan öğretmeni olmak üzere iki öğretmen tarafından yapılacak.
Eğitim ve öğretim yılı başında yapılan sorumluluk sınavı sonunda tek dersten başarısız olan son sınıf öğrencileri için aynı usulle takip eden hafta içinde bir sınav daha yapılacak.

 

"Özürsüz devamsızlık" disiplin suçu olmayacak

 

Yeni düzenlemede, özürsüz devamsızlık ile öğrencinin okul kütüphanesi, atölye, laboratuvar, pansiyon veya diğer bölümlerden aldığı kitap, araç-gereç ve malzemeyi zamanında vermemesi disiplin suçu olmaktan çıkarıldı.
Ders saatleri içerisinde bilişim araçlarının açık tutulmasına ilişkin fiile disiplin cezası getirildi. Kişilere, arkadaşlarına, okul yöneticilerine, öğretmenlerine ve diğer çalışanlarına karşı okul içinde ve dışında sözle, davranışla veya sosyal medya üzerinden hakaret etmek, paylaşmak, yaymak veya başkalarını bu davranışa kışkırtmak fiili de disiplin suçu olarak değerlendirilecek. 


Son Güncelleme: Pazartesi, 31 Ekim 2016 12:42

Gösterim: 1736

Milli Eğitim Bakanlığınca her eğitim kademesinde tekli eğitime geçilmesine yönelik çalışmalar başlatılacak. Fiziki altyapı olanakları arttırılarak bütün eğitim kademelerinde ikili eğitim uygulamasına son verilmesine yönelik yol haritası çıkarılacak.

 

liseMilli Eğitim Bakanlığınca (MEB), her eğitim kademesinde tekli eğitime geçilmesine yönelik çalışmalar başlatılacak. Fiziki altyapı olanakları artırılarak bütün eğitim kademelerinde ikili eğitim uygulamasına son verilmesine yönelik bir yol haritası çıkarılacak ve uygulamaya geçilecek.
Bakanlar Kurulunun, 30 Ekim Pazar günü Resmi Gazete'de yayımlanan "2017 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Kararı Eki"nde Milli Eğitim Bakanlığının diğer bakanlıklar ve kurumlarla yapacağı iş birliği çerçevesinde yürütülecek politikalara ve bu kapsamda alınacak tedbirlere yer verildi.
Okul öncesi eğitimde 2015-2016 yılı verilerine göre, okullaşma oranının 4-5 yaş grubunda yüzde 49,3 olarak belirlendiğine işaret edilen programda, ailelerin sosyoekonomik koşullarından kaynaklanan eşitsizliğin giderilmesinde önemli katkısı bulunan ve eğitimin ileri kademelerindeki başarıya olumlu etkisinin olduğu bilinen okul öncesi eğitimde farkındalığın artırılması ihtiyacının önemine işaret edildi. Programda, "İmkanları kısıtlı hane ve bölgelerin erişimini destekleyecek önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu yaş grubundaki net okullaşma oranının en düşük olduğu il yüzde 31,3 ile Şırnak iken en yüksek olduğu il yüzde 71,1 ile Nevşehir'de." ifadelerinde bunuldu.
İlköğretime geç kayıtlar, okula devamsızlık oranlarının yüksekliği, eğitimini bitirmeden ayrılanlar ile başta kızlar olmak üzere kırsal kesimdeki çocukların eğitime erişimindeki sorunlar, okullaşma oranının istenilen düzeyde artmasını engelleyen başlıca faktörler olarak sayıldı.
Ortaöğretimde brüt okullaşma oranının son 10 yılda yüzde 85'ten yüzde 109,8'e ulaştığı, net okullaşma oranının da 2015-2016 öğretim yılı verilerine göre ülke genelinde yüzde 79,8 olduğu ifade edilen programda, ortaöğretimdeki öğrencilerin yüzde 26,4'ünün açık öğretim lisesine kayıtlı olduğu, bunların yüzde 82'sinin ise çağ nüfusunun dışında bulunduğu kaydedildi.

 

Öğretmenlere yönelik planlamalar

 

Öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimin süresi ve niteliğinin yetersizliği ile öğretmenlerin performanslarının değerlendirilememesinin, eğitimin kalitesini olumsuz yönde etkilediğinin altı çizilirken, öğretmen yetiştiren fakülteler ile okullar arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi, öğretmen yetiştirme ve geliştirme sisteminin, yeterlilikleri esas alan bir biçimde yeniden yapılandırılması ile kariyer, gelişim ve performans değerlendirme sisteminin oluşturulmasının gerekliliğine işaret edildi. Programda, deneyimli öğretmenlerin fırsat eşitliği çerçevesinde dezavantajlı bölgelerde görev yapmalarını özendirici tedbirlerin alınması ihtiyacının önem taşıdığı belirtildi. 

 

Tam gün eğitim

 

2017 Yılı Programı'nda, ilköğretimde tam gün eğitime geçme yönünde çalışmalara devam edildiği bildirildi. Bu kapsamda, her eğitim kademesinde tekli eğitime geçilmesine yönelik çalışmalara başlanacak. Fiziki altyapı olanakları arttırılarak bütün eğitim kademelerinde ikili eğitim uygulamasına son verilmesine yönelik bir yol haritası çıkarılacak ve uygulamaya başlanacak.
2015-2016 öğretim dönemi itibarıyla tam gün eğitimde okuyan ilkokul öğrencilerinin oranı yüzde 49, ortaokul öğrencilerinin de yüzde 59 olarak belirlendi. Ortaöğretimde de bu oran 2014-2015 dönemine kıyasla 8,1 puan artarak yüzde 89,8 seviyesine ulaştı. 

 

Okul öncesi eğitim kurumlarının sayısı artırılacak

 

Bu kapsamda, programa göre, okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilecek ve okul öncesi eğitim kurumlarının sayısı artırılacak. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacak. 36-60 aylık çocuklar ile ilkokula kayıt olmamış 60-72 aylık çocukların okul öncesi eğitime kazandırılması amacıyla çocuk başına doğrudan destek ve çeşitli bağış kampanyaları ile bölgeler arasındaki farklar da dikkate alınarak gerekli fiziki altyapı kurulacak. Toplum Temelli Erken Çocukluk Eğitimi Merkezleri kademeli olarak yaygınlaştırılacak.
Zorunlu eğitime devam etmeyen çocuklar, eğitime kazandırılacak, kademeler arasındaki geçiş oranları arttırılacak.
Öğrenci İzleme Modülüyle temel eğitim öğrencilerinin eğitime devam durumları izlenecek. Erken önleme yaklaşımı içerisinde geliştirilecek müdahalelerle öğrencilerin risk durumlarına çözüm üretilecek. Devam ve erişim konusunda il durum raporları hazırlanarak analiz edilecek. Özellikle kız çocukları için pansiyon yapımına ağırlık verilecek. Sınıf tekrarının azaltılması için yetiştirici sınıf ve benzeri uygulamalar yaygınlaştırılacak. Suriyeli öğrenciler için telafi edici uygulamalar arttırılacak.

 

5'inci sınıflar hazırlık olacak

 

İlkokuldan sonraki ilk yıl, tüm öğrenciler için ortaokula hazırlık sınıfı olarak yeniden yapılandırılacak. Eğitim kalitesini arttırmak ve öğrencilerin ortaokula uyum düzeyini yükseltmek amacıyla 5'inci sınıflarda hazırlık sınıfı uygulamasına geçilecek.

 

Müfredat yenilenecek

 

Bireylerin en az bir yabancı dili yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek şekilde öğrenmesini sağlamak üzere eğitim yöntemleri geliştirilecek ve müfredatta gerekli düzenlemeler yapılacak. Bu kapsamda ortaokula geçişte 1 yıl, hazırlık sınıfı olarak okutulacak.
Bireylerin dil yeterliliklerini arttırmak için ilkokuldan itibaren eğitimin genelinde yabancı dil derslerine ağırlık verilecek şekilde müfredat güncellenecek. Yabancı dille entegre edilmiş öğrenme yöntemlerine ağırlık verilecek. 5. sınıf hazırlık sınıfı olacak ve öğrencilere sadece yabancı dil ve Türkçe dersleri okutulacak. 

 

Okullara da performans gelecek

 

Okul ve eğitim kurumlarının hizmet standartları belirlenecek, rehberlik ve denetimi de içeren bir performans yönetim sistemi kurulacak. Rehberlik ile denetim faaliyetleri, çoklu veri kaynaklarının algılamalarına dayalı ve bilgi sistem destekli yürütülecek. Okullara ve kurumlara yönelik rehberlik ile denetim faaliyetleri yaygınlaştırılacak, okul ve kurumların performansları izlenecek.


> Her kademede tekli eğitime geçiliyor

Milli Eğitim Bakanlığınca her eğitim kademesinde tekli eğitime geçilmesine yönelik çalışmalar başlatılacak. Fiziki altyapı olanakları arttırılarak bütün eğitim kademelerinde ikili eğitim uygulamasına son verilmesine yönelik yol haritası çıkarılacak.

 

liseMilli Eğitim Bakanlığınca (MEB), her eğitim kademesinde tekli eğitime geçilmesine yönelik çalışmalar başlatılacak. Fiziki altyapı olanakları artırılarak bütün eğitim kademelerinde ikili eğitim uygulamasına son verilmesine yönelik bir yol haritası çıkarılacak ve uygulamaya geçilecek.
Bakanlar Kurulunun, 30 Ekim Pazar günü Resmi Gazete'de yayımlanan "2017 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Kararı Eki"nde Milli Eğitim Bakanlığının diğer bakanlıklar ve kurumlarla yapacağı iş birliği çerçevesinde yürütülecek politikalara ve bu kapsamda alınacak tedbirlere yer verildi.
Okul öncesi eğitimde 2015-2016 yılı verilerine göre, okullaşma oranının 4-5 yaş grubunda yüzde 49,3 olarak belirlendiğine işaret edilen programda, ailelerin sosyoekonomik koşullarından kaynaklanan eşitsizliğin giderilmesinde önemli katkısı bulunan ve eğitimin ileri kademelerindeki başarıya olumlu etkisinin olduğu bilinen okul öncesi eğitimde farkındalığın artırılması ihtiyacının önemine işaret edildi. Programda, "İmkanları kısıtlı hane ve bölgelerin erişimini destekleyecek önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu yaş grubundaki net okullaşma oranının en düşük olduğu il yüzde 31,3 ile Şırnak iken en yüksek olduğu il yüzde 71,1 ile Nevşehir'de." ifadelerinde bunuldu.
İlköğretime geç kayıtlar, okula devamsızlık oranlarının yüksekliği, eğitimini bitirmeden ayrılanlar ile başta kızlar olmak üzere kırsal kesimdeki çocukların eğitime erişimindeki sorunlar, okullaşma oranının istenilen düzeyde artmasını engelleyen başlıca faktörler olarak sayıldı.
Ortaöğretimde brüt okullaşma oranının son 10 yılda yüzde 85'ten yüzde 109,8'e ulaştığı, net okullaşma oranının da 2015-2016 öğretim yılı verilerine göre ülke genelinde yüzde 79,8 olduğu ifade edilen programda, ortaöğretimdeki öğrencilerin yüzde 26,4'ünün açık öğretim lisesine kayıtlı olduğu, bunların yüzde 82'sinin ise çağ nüfusunun dışında bulunduğu kaydedildi.

 

Öğretmenlere yönelik planlamalar

 

Öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimin süresi ve niteliğinin yetersizliği ile öğretmenlerin performanslarının değerlendirilememesinin, eğitimin kalitesini olumsuz yönde etkilediğinin altı çizilirken, öğretmen yetiştiren fakülteler ile okullar arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi, öğretmen yetiştirme ve geliştirme sisteminin, yeterlilikleri esas alan bir biçimde yeniden yapılandırılması ile kariyer, gelişim ve performans değerlendirme sisteminin oluşturulmasının gerekliliğine işaret edildi. Programda, deneyimli öğretmenlerin fırsat eşitliği çerçevesinde dezavantajlı bölgelerde görev yapmalarını özendirici tedbirlerin alınması ihtiyacının önem taşıdığı belirtildi. 

 

Tam gün eğitim

 

2017 Yılı Programı'nda, ilköğretimde tam gün eğitime geçme yönünde çalışmalara devam edildiği bildirildi. Bu kapsamda, her eğitim kademesinde tekli eğitime geçilmesine yönelik çalışmalara başlanacak. Fiziki altyapı olanakları arttırılarak bütün eğitim kademelerinde ikili eğitim uygulamasına son verilmesine yönelik bir yol haritası çıkarılacak ve uygulamaya başlanacak.
2015-2016 öğretim dönemi itibarıyla tam gün eğitimde okuyan ilkokul öğrencilerinin oranı yüzde 49, ortaokul öğrencilerinin de yüzde 59 olarak belirlendi. Ortaöğretimde de bu oran 2014-2015 dönemine kıyasla 8,1 puan artarak yüzde 89,8 seviyesine ulaştı. 

 

Okul öncesi eğitim kurumlarının sayısı artırılacak

 

Bu kapsamda, programa göre, okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilecek ve okul öncesi eğitim kurumlarının sayısı artırılacak. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacak. 36-60 aylık çocuklar ile ilkokula kayıt olmamış 60-72 aylık çocukların okul öncesi eğitime kazandırılması amacıyla çocuk başına doğrudan destek ve çeşitli bağış kampanyaları ile bölgeler arasındaki farklar da dikkate alınarak gerekli fiziki altyapı kurulacak. Toplum Temelli Erken Çocukluk Eğitimi Merkezleri kademeli olarak yaygınlaştırılacak.
Zorunlu eğitime devam etmeyen çocuklar, eğitime kazandırılacak, kademeler arasındaki geçiş oranları arttırılacak.
Öğrenci İzleme Modülüyle temel eğitim öğrencilerinin eğitime devam durumları izlenecek. Erken önleme yaklaşımı içerisinde geliştirilecek müdahalelerle öğrencilerin risk durumlarına çözüm üretilecek. Devam ve erişim konusunda il durum raporları hazırlanarak analiz edilecek. Özellikle kız çocukları için pansiyon yapımına ağırlık verilecek. Sınıf tekrarının azaltılması için yetiştirici sınıf ve benzeri uygulamalar yaygınlaştırılacak. Suriyeli öğrenciler için telafi edici uygulamalar arttırılacak.

 

5'inci sınıflar hazırlık olacak

 

İlkokuldan sonraki ilk yıl, tüm öğrenciler için ortaokula hazırlık sınıfı olarak yeniden yapılandırılacak. Eğitim kalitesini arttırmak ve öğrencilerin ortaokula uyum düzeyini yükseltmek amacıyla 5'inci sınıflarda hazırlık sınıfı uygulamasına geçilecek.

 

Müfredat yenilenecek

 

Bireylerin en az bir yabancı dili yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek şekilde öğrenmesini sağlamak üzere eğitim yöntemleri geliştirilecek ve müfredatta gerekli düzenlemeler yapılacak. Bu kapsamda ortaokula geçişte 1 yıl, hazırlık sınıfı olarak okutulacak.
Bireylerin dil yeterliliklerini arttırmak için ilkokuldan itibaren eğitimin genelinde yabancı dil derslerine ağırlık verilecek şekilde müfredat güncellenecek. Yabancı dille entegre edilmiş öğrenme yöntemlerine ağırlık verilecek. 5. sınıf hazırlık sınıfı olacak ve öğrencilere sadece yabancı dil ve Türkçe dersleri okutulacak. 

 

Okullara da performans gelecek

 

Okul ve eğitim kurumlarının hizmet standartları belirlenecek, rehberlik ve denetimi de içeren bir performans yönetim sistemi kurulacak. Rehberlik ile denetim faaliyetleri, çoklu veri kaynaklarının algılamalarına dayalı ve bilgi sistem destekli yürütülecek. Okullara ve kurumlara yönelik rehberlik ile denetim faaliyetleri yaygınlaştırılacak, okul ve kurumların performansları izlenecek.


Son Güncelleme: Salı, 01 Kasım 2016 13:20

Gösterim: 1621

Ülkeler, yüksek eğitime finansman sağlamak için kamu harcamasının yanısıra başka yollar da buluyor.

egitimKamu ve özel sektör harcamaları birlikte ele alındığında OECD ülkeleri, GSYİH'larının ortalama %5.2'sini ilkokuldan yüksek öğretime kadar eğitim kurumlarına harcıyorlar. Toplam harcamanın yaklaşık üçte biri, yüksek öğretime ayrılırken öğrenci başına harcama en yüksek düzeye çıkmaktadır. Yüksek öğretimin yüksek maliyeti ile birlikte yüksek öğretimde araştırma ve geliştirmenin öne çıkıyor olması, bu yüksek maliyete katkı yapmaktadır.

Zaten dar olan kamu bütçelerinin üzerindeki baskıyı hafifletmek için daha da çok ülke, yüksek öğretimin maliyetini hükümetlerden bireysel hane halklarına kaydırmaktadır. Yüksek öğretim kurumlarına yapılan harcamaların ortalama %30'u özel kaynaklardan gelmektedir ki ‑ bu, daha düşük eğitim düzeylerinde görülenden çok daha büyük bir paydır; bu finansmanın üçte ikisi, çoğu zaman eğitim ücretleri şeklinde hane halklarından gelmektedir.

Yüksek ücretlerin vasıflı öğrencilerin yüksek öğretime kaydolmasını engellediği görüldüğünden birçok hükümet, öğrenim ücretlerinde bir miktar farklılaşmaya imkan tanımıştır. Örneğin özel kurumlara devam eden öğrencilerin veya yabancı öğrencilerin eğitim ücretleri daha yüksek, kısa devreli yüksek öğretim programlarındaki öğrencilerinki daha düşük olabilir. Öğrencilere destek olmak için birçok ülke, çoğu zaman öğrencilerin eğitimin doğrudan ve dolaylı maliyetleriyle başetmelerine yardımcı olması amacıyla burs, hibe ve kamu veya devlet garantili kredi sunmaktadır. Son on yıl içerisinde çoğu ülke, yüksek öğretimde olup kamu veya devlet garantili kredi alan ‑ diploma ile birlikte borçla mezun olan öğrencilerin sayısında bir artışla karşılaşmıştır.
Eğitimde ve diğer alanlarda cinsiyet dengesizlikleri devam ediyor
Yüksek öğretimdeki cinsiyet açıklığının kapatılması ‑ yüksek öğretimde erkeklerden daha çok sayıda kadının bulunuyor olması ‑ son yıllarda belgeleriyle ortaya konulmuştur. Ancak kadınların doktora veya muadil programlar gibi daha ileri düzeylerdeki yüksek öğretim kurumlarına girmesi ve buralardan mezun olması hala daha az muhtemel.

Eğitimdeki cinsiyet ayrımı öğrencilerin çalışma alanlarında da yansımasını buluyor. Kadınlar, bilim ve mühendislik gibi birtakım alanlarda yetersiz, eğitim ve sağlık gibi alanlarda ise aşırı düzeyde temsil ediliyor. 2014 yılında mühendislik diplomasıyla mezun olan erkeklerin sayısı kadınlara göre ortalama üç katıyken eğitim alanında diplomayla mezun olan kadınlar ise erkeklerin dört katıydı.

Çalışma alanlarındaki cinsiyet dengesizlikleri, işgücü piyasasında ‑ ve devamında da kazançlarda yansımasını bulmaktadır. Örneğin, mühendislik alanındaki mezunlar, yüksek öğrenimli yetişkinlere göre ortalama %10 daha fazla kazanırlarken öğretmenlik ve eğitim bilimi mezunları %15 civarında daha az kazanmaktadırlar.

Öğretmenlik mesleğinin kendisinde de cinsiyet farklılaşması bulunmaktadır. Kadın öğretmenlerin yüzdesi azalmakta ‑ fakat sonraki her bir eğitim seviyesiyle birlikte öğretmenlerin maaşları artış eğilimi göstermektedir. Ayrıca her ne kadar okul müdürleri öğretmen kadroları arasından atanıyor olsa da kadınların okul müdürü olması da daha az muhtemel.
Göçmenlerin eğitimin her düzeyinde yer alması daha az muhtemel
Göçmenlerin yeni topluluklarına ‑ ve evsahibi ülkenin işgücü piyasasına entegre edilmesinde eğitim sistemleri kritik bir rol oynamaktadır. Örneğin ilkokul öncesi eğitim programlarına katıldığını bildiren göçmen öğrenciler, OECD Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) okuma testinde, böyle bir programa katılmadıklarını bildiren göçmen öğrencilere göre 49 puan daha fazla alıyorlar. Bu farklılık, kabaca bir yıllık eğitime karşılık geliyor. Ancak çoğu ülkede göçmen öğrenciler arasında ilkokul öncesi eğitim programlarına katılım, göçmenlik geçmişi olmayan öğrencilere göre ciddi ölçüde daha düşüktür.

Birçok ülkede göçmenler, eğitim kazanımı bakımından yerli doğumlu akranlarının gerisinde kalmaktalar. Örneğin üst orta eğitimini tamamlamamış olan yetişkinlerin payı, göçmenlik geçmişi olanlar arasında daha büyüktür. Ebeveynleri üst orta eğitim almamış olanlar arasında göçmenlik geçmişi olup yaşları 25‑44 arasında olanların ortalama %37'si ‑ ancak göçmenlik geçmişi olmayıp yaşları 25‑44 arasında olanların ise sadece %27'si üst orta eğitimi bitirmemiş bulunuyorlar. Kanıtlar, yerli doğumlu öğrencilerin lisans veya muadili yüksek öğrenim programlarını tamamlamalarının göçmenlik geçmişi olan öğrencilere göre daha muhtemel olduğunu gösteriyor.
Diğer bulgular
Erken çocukluk eğitimi kayıtları artış gösteriyor: her iki yıl için de elinde veri olan ülkelerin ortalaması alındığında 2005 ile 2014 arasında 3 yaşındakilerin ilkokul öncesi eğitime kayıtları %54'ten %69'a, 4 yaşındakilerin kayıtları %73'ten %85'e çıkmıştır.

OECD ülkeleri genelinde işsizlik oranı, en yüksek eğitim kazanımı genel üst orta eğitim olanlara (%10,0) göre en yüksek eğitim kazanımı mesleki üst orta eğitim olanlarda daha düşüktür (%9,2).

Yaşı 20‑24 olanların yüksek öğrenime kaydolma oranı, 2005 ile 2014 arasında OECD ülkeleri genelinde ortalama olarak %29'dan %33'e çıkmıştır. OECD ülkeleri genelinde günümüz yetişkinlerinin ortalama %36'sının 30 yaşından önce en az bir defa yüksek öğrenimden mezun olmasının beklendiği gözönünde bulundurulduğunda yüksek öğrenim kazanımının artmaya devam etmesi muhtemeldir.

Öğrencilerin bir yüksek öğrenim programını tamamlaması, teoride öngörülene göre çoğu zaman daha uzun süre almaktadır. Bireysel öğrenci verileri olan ülkelerin ortalamasına bakıldığında lisans veya muadili bir programa giren tam zamanlı öğrencilerin yaklaşık %41'i programın teoride öngörülen süresi içerisinde, %69'u ise teoride öngörülen süresi artı üç yıl içerisinde mezun olmaktalar.

Daha genç yaştaki yetişkinler mesleğe girdikçe öğretim gücü yaşlanıyor. Verileri olan 24 OECD ülkesinin 16'sında, yaşı 50 veya üzerinde olan orta öğretim öğretmenlerinin payı, 2005 ile 2014 arasında artış göstermiştir. İtalya ve Portekiz'de ilkokul öğretmenlerinin %3'ten daha azı, 30 yaşından küçüktür.

Müdürlerin, okul ortamı ve öğretmenlerin çalışma şartları üzerinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Mevcut verileri olan ülkelerin ortalamasına bakıldığında müdürlerin %60'tan fazlası, yeni öğretim uygulamalarını geliştirecek şekilde öğretmenler arasında işbirliğini desteklemek, öğretmenlerin kendi öğretim becerilerini geliştirme yönünde sorumluluk üstlenmelerini güvenceye almak ve kendi öğrencilerinin öğrenim sonuçlarından ötürü kendilerini sorumlu hissetmelerine yardımcı olmak için pek çok zaman eyleme geçtiklerini bildiriyorlar.

2008 yılındaki ekonomik daralmaya rağmen OECD ülkeleri genelinde eğitimin her düzeyinde öğrenci başına harcamalar ortalama olarak artış göstermektedir. 2008 ile 2013 arasında öğrenci başına reel harcamalar, ilkokuldan orta okul sonrasında yüksek öğrenim dışındaki eğitim için %8, yüksek öğretim için ise %6 artmıştır. Ancak finansal kriz, öğretmenlerin maaşları üzerinde doğrudan etki yapmıştır: OECD ülkeleri genelinde maaşlar, 2009 ile 2013 arasında ortalama olarak ya dondurulmuş yada kesintiye uğratılmıştır. O zamandan bu yana ise artmaya başlamıştır.

> OECD 2016 eğitim raporunu yayınladı

Ülkeler, yüksek eğitime finansman sağlamak için kamu harcamasının yanısıra başka yollar da buluyor.

egitimKamu ve özel sektör harcamaları birlikte ele alındığında OECD ülkeleri, GSYİH'larının ortalama %5.2'sini ilkokuldan yüksek öğretime kadar eğitim kurumlarına harcıyorlar. Toplam harcamanın yaklaşık üçte biri, yüksek öğretime ayrılırken öğrenci başına harcama en yüksek düzeye çıkmaktadır. Yüksek öğretimin yüksek maliyeti ile birlikte yüksek öğretimde araştırma ve geliştirmenin öne çıkıyor olması, bu yüksek maliyete katkı yapmaktadır.

Zaten dar olan kamu bütçelerinin üzerindeki baskıyı hafifletmek için daha da çok ülke, yüksek öğretimin maliyetini hükümetlerden bireysel hane halklarına kaydırmaktadır. Yüksek öğretim kurumlarına yapılan harcamaların ortalama %30'u özel kaynaklardan gelmektedir ki ‑ bu, daha düşük eğitim düzeylerinde görülenden çok daha büyük bir paydır; bu finansmanın üçte ikisi, çoğu zaman eğitim ücretleri şeklinde hane halklarından gelmektedir.

Yüksek ücretlerin vasıflı öğrencilerin yüksek öğretime kaydolmasını engellediği görüldüğünden birçok hükümet, öğrenim ücretlerinde bir miktar farklılaşmaya imkan tanımıştır. Örneğin özel kurumlara devam eden öğrencilerin veya yabancı öğrencilerin eğitim ücretleri daha yüksek, kısa devreli yüksek öğretim programlarındaki öğrencilerinki daha düşük olabilir. Öğrencilere destek olmak için birçok ülke, çoğu zaman öğrencilerin eğitimin doğrudan ve dolaylı maliyetleriyle başetmelerine yardımcı olması amacıyla burs, hibe ve kamu veya devlet garantili kredi sunmaktadır. Son on yıl içerisinde çoğu ülke, yüksek öğretimde olup kamu veya devlet garantili kredi alan ‑ diploma ile birlikte borçla mezun olan öğrencilerin sayısında bir artışla karşılaşmıştır.
Eğitimde ve diğer alanlarda cinsiyet dengesizlikleri devam ediyor
Yüksek öğretimdeki cinsiyet açıklığının kapatılması ‑ yüksek öğretimde erkeklerden daha çok sayıda kadının bulunuyor olması ‑ son yıllarda belgeleriyle ortaya konulmuştur. Ancak kadınların doktora veya muadil programlar gibi daha ileri düzeylerdeki yüksek öğretim kurumlarına girmesi ve buralardan mezun olması hala daha az muhtemel.

Eğitimdeki cinsiyet ayrımı öğrencilerin çalışma alanlarında da yansımasını buluyor. Kadınlar, bilim ve mühendislik gibi birtakım alanlarda yetersiz, eğitim ve sağlık gibi alanlarda ise aşırı düzeyde temsil ediliyor. 2014 yılında mühendislik diplomasıyla mezun olan erkeklerin sayısı kadınlara göre ortalama üç katıyken eğitim alanında diplomayla mezun olan kadınlar ise erkeklerin dört katıydı.

Çalışma alanlarındaki cinsiyet dengesizlikleri, işgücü piyasasında ‑ ve devamında da kazançlarda yansımasını bulmaktadır. Örneğin, mühendislik alanındaki mezunlar, yüksek öğrenimli yetişkinlere göre ortalama %10 daha fazla kazanırlarken öğretmenlik ve eğitim bilimi mezunları %15 civarında daha az kazanmaktadırlar.

Öğretmenlik mesleğinin kendisinde de cinsiyet farklılaşması bulunmaktadır. Kadın öğretmenlerin yüzdesi azalmakta ‑ fakat sonraki her bir eğitim seviyesiyle birlikte öğretmenlerin maaşları artış eğilimi göstermektedir. Ayrıca her ne kadar okul müdürleri öğretmen kadroları arasından atanıyor olsa da kadınların okul müdürü olması da daha az muhtemel.
Göçmenlerin eğitimin her düzeyinde yer alması daha az muhtemel
Göçmenlerin yeni topluluklarına ‑ ve evsahibi ülkenin işgücü piyasasına entegre edilmesinde eğitim sistemleri kritik bir rol oynamaktadır. Örneğin ilkokul öncesi eğitim programlarına katıldığını bildiren göçmen öğrenciler, OECD Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) okuma testinde, böyle bir programa katılmadıklarını bildiren göçmen öğrencilere göre 49 puan daha fazla alıyorlar. Bu farklılık, kabaca bir yıllık eğitime karşılık geliyor. Ancak çoğu ülkede göçmen öğrenciler arasında ilkokul öncesi eğitim programlarına katılım, göçmenlik geçmişi olmayan öğrencilere göre ciddi ölçüde daha düşüktür.

Birçok ülkede göçmenler, eğitim kazanımı bakımından yerli doğumlu akranlarının gerisinde kalmaktalar. Örneğin üst orta eğitimini tamamlamamış olan yetişkinlerin payı, göçmenlik geçmişi olanlar arasında daha büyüktür. Ebeveynleri üst orta eğitim almamış olanlar arasında göçmenlik geçmişi olup yaşları 25‑44 arasında olanların ortalama %37'si ‑ ancak göçmenlik geçmişi olmayıp yaşları 25‑44 arasında olanların ise sadece %27'si üst orta eğitimi bitirmemiş bulunuyorlar. Kanıtlar, yerli doğumlu öğrencilerin lisans veya muadili yüksek öğrenim programlarını tamamlamalarının göçmenlik geçmişi olan öğrencilere göre daha muhtemel olduğunu gösteriyor.
Diğer bulgular
Erken çocukluk eğitimi kayıtları artış gösteriyor: her iki yıl için de elinde veri olan ülkelerin ortalaması alındığında 2005 ile 2014 arasında 3 yaşındakilerin ilkokul öncesi eğitime kayıtları %54'ten %69'a, 4 yaşındakilerin kayıtları %73'ten %85'e çıkmıştır.

OECD ülkeleri genelinde işsizlik oranı, en yüksek eğitim kazanımı genel üst orta eğitim olanlara (%10,0) göre en yüksek eğitim kazanımı mesleki üst orta eğitim olanlarda daha düşüktür (%9,2).

Yaşı 20‑24 olanların yüksek öğrenime kaydolma oranı, 2005 ile 2014 arasında OECD ülkeleri genelinde ortalama olarak %29'dan %33'e çıkmıştır. OECD ülkeleri genelinde günümüz yetişkinlerinin ortalama %36'sının 30 yaşından önce en az bir defa yüksek öğrenimden mezun olmasının beklendiği gözönünde bulundurulduğunda yüksek öğrenim kazanımının artmaya devam etmesi muhtemeldir.

Öğrencilerin bir yüksek öğrenim programını tamamlaması, teoride öngörülene göre çoğu zaman daha uzun süre almaktadır. Bireysel öğrenci verileri olan ülkelerin ortalamasına bakıldığında lisans veya muadili bir programa giren tam zamanlı öğrencilerin yaklaşık %41'i programın teoride öngörülen süresi içerisinde, %69'u ise teoride öngörülen süresi artı üç yıl içerisinde mezun olmaktalar.

Daha genç yaştaki yetişkinler mesleğe girdikçe öğretim gücü yaşlanıyor. Verileri olan 24 OECD ülkesinin 16'sında, yaşı 50 veya üzerinde olan orta öğretim öğretmenlerinin payı, 2005 ile 2014 arasında artış göstermiştir. İtalya ve Portekiz'de ilkokul öğretmenlerinin %3'ten daha azı, 30 yaşından küçüktür.

Müdürlerin, okul ortamı ve öğretmenlerin çalışma şartları üzerinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Mevcut verileri olan ülkelerin ortalamasına bakıldığında müdürlerin %60'tan fazlası, yeni öğretim uygulamalarını geliştirecek şekilde öğretmenler arasında işbirliğini desteklemek, öğretmenlerin kendi öğretim becerilerini geliştirme yönünde sorumluluk üstlenmelerini güvenceye almak ve kendi öğrencilerinin öğrenim sonuçlarından ötürü kendilerini sorumlu hissetmelerine yardımcı olmak için pek çok zaman eyleme geçtiklerini bildiriyorlar.

2008 yılındaki ekonomik daralmaya rağmen OECD ülkeleri genelinde eğitimin her düzeyinde öğrenci başına harcamalar ortalama olarak artış göstermektedir. 2008 ile 2013 arasında öğrenci başına reel harcamalar, ilkokuldan orta okul sonrasında yüksek öğrenim dışındaki eğitim için %8, yüksek öğretim için ise %6 artmıştır. Ancak finansal kriz, öğretmenlerin maaşları üzerinde doğrudan etki yapmıştır: OECD ülkeleri genelinde maaşlar, 2009 ile 2013 arasında ortalama olarak ya dondurulmuş yada kesintiye uğratılmıştır. O zamandan bu yana ise artmaya başlamıştır.

Son Güncelleme: Perşembe, 27 Ekim 2016 14:26

Gösterim: 2074


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.