Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Yeni eğitim sisteminde seçmeli olan Bilim Uygulamaları dersinin öğretim materyalindeki etkinliklerle öğrenci bilim ile yaşam arasında ilişki kurmayı öğrenecek
Bilim Uygulamaları dersi için hazırlanan öğretim materyalinde, öğretmenlere yol göstermek ve ilgili kazanımları gerçekleştirmek için 22 etkinlik bulunuyor.
Öğretmen etkinliği yaparken, öğrencilerin katılımlarını, ilgilerini gözlemleyecek ve not edecek. Öğrencinin bilim ile hayatın iç içe olduğunun farkına varmasını sağlamak için, etkinliklerde gündelik hayatta karşılaşılan olaylar arasında bağlantılar ve benzerlikler kurulacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yeni eğitim sisteminde seçmeli olan Bilim Uygulamaları dersinin öğretim materyalindeki etkinliklerle öğrenci bilim ile yaşam arasında ilişki kurmayı öğrenecek
Bilim Uygulamaları dersi için hazırlanan öğretim materyalinde, öğretmenlere yol göstermek ve ilgili kazanımları gerçekleştirmek için 22 etkinlik bulunuyor.
Öğretmen etkinliği yaparken, öğrencilerin katılımlarını, ilgilerini gözlemleyecek ve not edecek. Öğrencinin bilim ile hayatın iç içe olduğunun farkına varmasını sağlamak için, etkinliklerde gündelik hayatta karşılaşılan olaylar arasında bağlantılar ve benzerlikler kurulacak.
Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Aralık 2012 13:00
Gösterim: 1757
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hukuk Fakültesi'nde bir hoca hakkında Ceza Hukuku Özel Hükümler dersinin sınavında öğrencilere lezbiyen ilişkiyi çok ayrıntılı olarak anlattığı soru nedeniyle soruşturma açıldı.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hukuk Fakültesi'nde Yrd.Doç. Dr. Mehmet Nihat Kanbur hakkında, Ceza Hukuku Özel Hükümler dersinin sınavında öğrencilere, 'Azgine' ve reşit olmayan 'Safsalake' adını verdiği hayali iki kadın üzerinden kurguladığı lezbiyen ilişkiyi çok ayrıntılı olarak anlattığı soru nedeniyle soruşturma açıldı.
AÜ Hukuk Fakültesi'nde Ceza Hukuku Özel Hükümler dersinin 19 Kasım tarihinde yapılan ara sınavındaki bir soruda Yrd.Doç. Dr. Mehmet Nihat Kanbur, yarattığı iki kişilik üzerinden cinsel içerikli suçlara ilişkin bir soru yöneltti. Yrd.Doç.Dr. Kanbur sorusunda, bir kozmetik mağazasında çalışan eşcinsel eğilimleri olan 'Azgine' ile aynı mağazadaki çalışma arkadaşı 17 yaşındaki 'Safsalake'yi evine götürerek lezbiyen ilişkiye girdiği ve ardından da yapay erkeklik organı ile Safsalake ile anüs yoluyla birleştiğine ilişkin 40 puan değerindeki sorusunda, ikili arasındaki yaşananları da ayrıntılı bir şekilde anlattı.
'Safsalake' ise olayı annesi 'Eyvahe' ile babası 'Garibane'ye anlatmasıyla durum polise bildiriliyor. Aşırı derecede porno içerikli kelime ve hikayeler kullanıldığı için şikayet edilen Yrd. Doç. Dr. Kanbur hakkında önce inceleme başlatıldığını, ardından incelemenin soruşturmaya dönüştürüldüğünü kaydeden Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Kılıç, olayın kurgusunun değil, soruda kullanılan isimler, anlatım biçimi ve kullanılan ifadelerin soruşturmaya neden olduğunu söyledi. Türkiye'de işlenen suçların yüzde 50'sinin cinsel suçlar olduğunu belirten Yrd.Doç.Dr. Kanbur ise bir şekilde Hukuk Fakültesi öğrencilerine bunların öğretilmesi gerektiğini söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hukuk Fakültesi'nde bir hoca hakkında Ceza Hukuku Özel Hükümler dersinin sınavında öğrencilere lezbiyen ilişkiyi çok ayrıntılı olarak anlattığı soru nedeniyle soruşturma açıldı.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hukuk Fakültesi'nde Yrd.Doç. Dr. Mehmet Nihat Kanbur hakkında, Ceza Hukuku Özel Hükümler dersinin sınavında öğrencilere, 'Azgine' ve reşit olmayan 'Safsalake' adını verdiği hayali iki kadın üzerinden kurguladığı lezbiyen ilişkiyi çok ayrıntılı olarak anlattığı soru nedeniyle soruşturma açıldı.
AÜ Hukuk Fakültesi'nde Ceza Hukuku Özel Hükümler dersinin 19 Kasım tarihinde yapılan ara sınavındaki bir soruda Yrd.Doç. Dr. Mehmet Nihat Kanbur, yarattığı iki kişilik üzerinden cinsel içerikli suçlara ilişkin bir soru yöneltti. Yrd.Doç.Dr. Kanbur sorusunda, bir kozmetik mağazasında çalışan eşcinsel eğilimleri olan 'Azgine' ile aynı mağazadaki çalışma arkadaşı 17 yaşındaki 'Safsalake'yi evine götürerek lezbiyen ilişkiye girdiği ve ardından da yapay erkeklik organı ile Safsalake ile anüs yoluyla birleştiğine ilişkin 40 puan değerindeki sorusunda, ikili arasındaki yaşananları da ayrıntılı bir şekilde anlattı.
'Safsalake' ise olayı annesi 'Eyvahe' ile babası 'Garibane'ye anlatmasıyla durum polise bildiriliyor. Aşırı derecede porno içerikli kelime ve hikayeler kullanıldığı için şikayet edilen Yrd. Doç. Dr. Kanbur hakkında önce inceleme başlatıldığını, ardından incelemenin soruşturmaya dönüştürüldüğünü kaydeden Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Kılıç, olayın kurgusunun değil, soruda kullanılan isimler, anlatım biçimi ve kullanılan ifadelerin soruşturmaya neden olduğunu söyledi. Türkiye'de işlenen suçların yüzde 50'sinin cinsel suçlar olduğunu belirten Yrd.Doç.Dr. Kanbur ise bir şekilde Hukuk Fakültesi öğrencilerine bunların öğretilmesi gerektiğini söyledi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Aralık 2012 12:48
Gösterim: 2143
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, "Ülkemizin en önemli meselelerinden biri, çocuklarımızın iyi bir mesleki eğitim almalarıyla alakalıdır" dedi.
Dinçer, Anadolu Sağlık Meslek Lisesi temel atma töreninde yaptığı konuşmada, temelini attıkları okulun Amasyalılara ve eğitim camiasına hayırlı olması temennisinde bulundu.
Mesleki eğitim sistemine değinen Dinçer, şöyle devam etti:
''Ülkemizin en önemli meselelerinden biri, çocuklarımızın iyi bir mesleki eğitim almalarıyla alakalıdır. Bu zamana kadar mesleki eğitimde yapılan uygulamalar, en çok piyasanın ihtiyacına uygun bilgi ve becerilerle çocuklarımızı donatmayışımız şeklinde olmuştur. Hakikaten çoğu kere iş dünyasında eleman aranıyorken öbür tarafta lise mezunu hatta üniversite mezunu olduğu halde aranan elemanların gereklerine uygun bilgi ve becerisi olmayan ama iş arayan insanlarımızın sıkıntılarını hep beraber yaşadık, görüyoruz.''
Benzer sorunları öğretmenlik mesleği için de duyduklarını dile getiren Dinçer, ''Bugünlerde çok fazla ihtiyaç duyduğumuz, öğretmenlik alanlarının önemli bir kısmı için yetişmiş eleman maalesef bulamıyoruz. Mesela 'özel eğitim' alanında neredeyse öğretmen yok denecek kadar az. Bunun gibi piyasayla uyumsuzluklardan kaynaklanan ciddi sorunlar var eğitim alanında. İşte bunu çözmek için de ciddi adımlar atıyoruz'' diye konuştu.
''Buradaki çocuklarımız çok daha şanslılar'' diyen Dinçer, ''Çünkü sağlık meslek liseleri hem piyasa ihtiyaçlarına cevap verecek bilgi ve becerilerin donanması açısından hem de mezun olduktan sonra istihdam edilmesi açısından en şanslı alanlardan biri. Ülkemizde her yıl yaklaşık 20 bin sağlık personeline ihtiyaç duyuyoruz ve bunu yetiştirmek için de hızla sağlık meslek liselerimizi yaygınlaştırıyoruz'' ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, "Ülkemizin en önemli meselelerinden biri, çocuklarımızın iyi bir mesleki eğitim almalarıyla alakalıdır" dedi.
Dinçer, Anadolu Sağlık Meslek Lisesi temel atma töreninde yaptığı konuşmada, temelini attıkları okulun Amasyalılara ve eğitim camiasına hayırlı olması temennisinde bulundu.
Mesleki eğitim sistemine değinen Dinçer, şöyle devam etti:
''Ülkemizin en önemli meselelerinden biri, çocuklarımızın iyi bir mesleki eğitim almalarıyla alakalıdır. Bu zamana kadar mesleki eğitimde yapılan uygulamalar, en çok piyasanın ihtiyacına uygun bilgi ve becerilerle çocuklarımızı donatmayışımız şeklinde olmuştur. Hakikaten çoğu kere iş dünyasında eleman aranıyorken öbür tarafta lise mezunu hatta üniversite mezunu olduğu halde aranan elemanların gereklerine uygun bilgi ve becerisi olmayan ama iş arayan insanlarımızın sıkıntılarını hep beraber yaşadık, görüyoruz.''
Benzer sorunları öğretmenlik mesleği için de duyduklarını dile getiren Dinçer, ''Bugünlerde çok fazla ihtiyaç duyduğumuz, öğretmenlik alanlarının önemli bir kısmı için yetişmiş eleman maalesef bulamıyoruz. Mesela 'özel eğitim' alanında neredeyse öğretmen yok denecek kadar az. Bunun gibi piyasayla uyumsuzluklardan kaynaklanan ciddi sorunlar var eğitim alanında. İşte bunu çözmek için de ciddi adımlar atıyoruz'' diye konuştu.
''Buradaki çocuklarımız çok daha şanslılar'' diyen Dinçer, ''Çünkü sağlık meslek liseleri hem piyasa ihtiyaçlarına cevap verecek bilgi ve becerilerin donanması açısından hem de mezun olduktan sonra istihdam edilmesi açısından en şanslı alanlardan biri. Ülkemizde her yıl yaklaşık 20 bin sağlık personeline ihtiyaç duyuyoruz ve bunu yetiştirmek için de hızla sağlık meslek liselerimizi yaygınlaştırıyoruz'' ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Aralık 2012 11:45
Gösterim: 1977
İlk ve orta dereceli okullarda kayıt parasından sonra, sınıf anneleri gibi kişilerce okulun ihtiyaçlarını karşılamak için her çocuktan her yıl ortalama 80-100 TL olarak toplanan Eğitime Katkı Payı da kaldırıldı.
İstanbul'da bazı okul müdürlerinin eğitime katkı payı olarak öğrencilerden topladıkları paralarla kendilerine sekreter tuttukları müfettiş raporlarına yansımıştı. Bu olaydan sonra duruma bizzat müdahale ettiği öğrenilen Milli Eğitim Bakanı Dinçer,velilerden herhangi bir ad altında aidat, bağış para isteyenlere soruşturma açılmasını emretti.
Müfettişler Derneği Başkanı Doğan Ceylan, konuyla ilgili olarak, "Okullara devletin gönderdiği ödenek tek başına yetmiyor. Bir okulda 7-8 hizmetli varsa, ancak 1-2'si kadrolu. Okullarda ciddi temizlik ve güvenlik sorunu ortaya çıkar. Kıyafetin serbest bırakıldığı bir dönemde özellikle de güvenlikçi olmazsa çok önemli bir can güvenliği sorunu ortaya çıkar" dedi.
Türk Eğitim Sen ve Kamusen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise "Devletin katkısı yetmiyor. Birçok okul su, elektirik borcu batağında.Bu soğukta kaloriferi yanmayan okullar var. Veli katkı sağlamazsa çocuklar okullarda donar" diyerek endişelerini dile getirdi.
(habertürk)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İlk ve orta dereceli okullarda kayıt parasından sonra, sınıf anneleri gibi kişilerce okulun ihtiyaçlarını karşılamak için her çocuktan her yıl ortalama 80-100 TL olarak toplanan Eğitime Katkı Payı da kaldırıldı.
İstanbul'da bazı okul müdürlerinin eğitime katkı payı olarak öğrencilerden topladıkları paralarla kendilerine sekreter tuttukları müfettiş raporlarına yansımıştı. Bu olaydan sonra duruma bizzat müdahale ettiği öğrenilen Milli Eğitim Bakanı Dinçer,velilerden herhangi bir ad altında aidat, bağış para isteyenlere soruşturma açılmasını emretti.
Müfettişler Derneği Başkanı Doğan Ceylan, konuyla ilgili olarak, "Okullara devletin gönderdiği ödenek tek başına yetmiyor. Bir okulda 7-8 hizmetli varsa, ancak 1-2'si kadrolu. Okullarda ciddi temizlik ve güvenlik sorunu ortaya çıkar. Kıyafetin serbest bırakıldığı bir dönemde özellikle de güvenlikçi olmazsa çok önemli bir can güvenliği sorunu ortaya çıkar" dedi.
Türk Eğitim Sen ve Kamusen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise "Devletin katkısı yetmiyor. Birçok okul su, elektirik borcu batağında.Bu soğukta kaloriferi yanmayan okullar var. Veli katkı sağlamazsa çocuklar okullarda donar" diyerek endişelerini dile getirdi.
(habertürk)
Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Aralık 2012 12:15
Gösterim: 2943
Nazlı Öztarhan'ın ODTÜ sorusunu Başbakan Erdoğan'ı sinirlendirdi
Ben bu üniversitenin yönetimini anlayabilmiş değilim, bunlar samimi değiller. Yine aynı şekilde bir toplantı sırasında, öğrenciler toplantı mahaline gelerek taşlamaya başladılar. Bu son olay ise bunun çok çok ötesinde. Polis oraya neden geldi? Kampüse sırt çantalarında bulunan molotoflarla gelen kişiler, eylem sırasında bunları yaktılar ve bunun üzerine polis destek istedi.
Siz nasıl bir üniversitesiniz. Sizin yetiştirdiğimiz öğrenciler bunlarsa Türkiye batmıştır. Bu öğrenciler uydumuz fırlatılırken gururlanacağı yerde lastik yakıp eylem yapıyor. Sonra neymiş protesto için derse girmiyorlarmış. Böyle üniversite öğretim görevlisi olsa ne olur olmasa ne olur.
Polisi savundu
Sonra bakıyoruz medya bu insanları sahipleniyor. Her olay polise fatura ediliyor. Orada lastik yakılmamış olsa molotof atılmamış olsa polis oraya neden girsin?
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Nazlı Öztarhan'ın ODTÜ sorusunu Başbakan Erdoğan'ı sinirlendirdi
Ben bu üniversitenin yönetimini anlayabilmiş değilim, bunlar samimi değiller. Yine aynı şekilde bir toplantı sırasında, öğrenciler toplantı mahaline gelerek taşlamaya başladılar. Bu son olay ise bunun çok çok ötesinde. Polis oraya neden geldi? Kampüse sırt çantalarında bulunan molotoflarla gelen kişiler, eylem sırasında bunları yaktılar ve bunun üzerine polis destek istedi.
Siz nasıl bir üniversitesiniz. Sizin yetiştirdiğimiz öğrenciler bunlarsa Türkiye batmıştır. Bu öğrenciler uydumuz fırlatılırken gururlanacağı yerde lastik yakıp eylem yapıyor. Sonra neymiş protesto için derse girmiyorlarmış. Böyle üniversite öğretim görevlisi olsa ne olur olmasa ne olur.
Polisi savundu
Sonra bakıyoruz medya bu insanları sahipleniyor. Her olay polise fatura ediliyor. Orada lastik yakılmamış olsa molotof atılmamış olsa polis oraya neden girsin?
Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Aralık 2012 11:34
Gösterim: 1374

