Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Başbakan Erdoğan’ın kızlı-erkekli öğrencilerin aynı evde kalmasına yönelik eleştirileri tepki çekti. CHP'li Toprak, "İsteyen istediği ile evde kalır" dedi.

Dün Başbakan  Erdoğan’ın Kızılcahamam toplantısında kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kalmasına denetim getireceklerini söylediği iddiaları üzerine Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili CHP ’li Binnaz Toprak açıklama yaptı.

AK Parti ’nin Kızılcahamam kampında bazı milletvekilleri illerindeki yurt sorununu dile getirerek çözüm istedi. Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, illerdeki yurtlarla ilgili bilgi verdi. Bu sırada Başbakan Erdoğan, yurtların yetersizliğinden dolayı öğrencilerin çeşitli sıkıntılar yaşadığını söyledi. Erdoğan, sıkıntılara ve ”hoşa gitmeyen olaylara” örnek olarak bazı kız ve erkek öğrencilerin aynı evi paylaşmasını gösterdi. Başbakan, AK Parti’nin muhafazakâr-demokrat kimliğini hatırlatarak “Kız-erkek aynı evde kalınmasına alışık değiliz” dedi. Erdoğan, Bakan Kılıç’a yurt sorununun çözülmesi talimatını verdi.

‘Eve denetim yok’

Erdoğan’ın basına kapalı toplantıdaki sözleri bazı gazetelere, kız-erkek birlikte kalan öğrenci evlerinin “denetleneceği”, hatta Denizli Valisi Abdülkadir Demir’e kendi ilinde denetim yapması için talimat verdiği şeklinde yansıdı. Ancak Radikal’in ulaştığı kaynaklar Başbakan’ın “denetleme talimatı verdiği” yönündeki iddiaları doğrulamadı.

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili CHP ’li Binnaz Toprak ise Erdoğan’ın verdiği “hoşa gitmeyen örnek”e tepki gösterdi. Yurt sorununun, üniversite öğrencilerinin en büyük sorunlarının başında geldiğinin altını çizen Toprak, sosyal devletin görevlerinden birinin de isteyen öğrencilerin barınması için yurtlar yapması olduğunu söyledi. Toprak, “Ancak bazı öğrenciler yurtlarda değil evlerde kalmayı tercih edebilir. Öğrencilerin kiminle ev arkadaşlığı yapacağına demokratik ülkelerde başbakanlar ve üniversite yönetimleri karışmaz” dedi. Artık Meclis’te başörtülü milletvekillerinin de olduğunu hatırlatan CHP’li Toprak, “İnsanların ne giyeceğine karışamayacağı gibi, nasıl bir yaşam süreceklerine de karışılamaz. Sonuçta bu öğrenciler 18 yaş üstü. Reşit olduklarından kendileri karar verebilmeli” ifadesini kullandı. Bu arada Başbakan’ın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan, Twitter’dan dün şu açıklamayı yaptı: “Kayıtdışı ve denetim dışı ticaret yapan apartman türü bu yerler öğrenciler açısından da bir kısım sorunlar üretmektedir. Mesele budur. Ev, otel, yurt, pansiyon statüsünde olmayan, herhangi bir mevzuata ve kontrole de tabi olmayan bazı yerler öğrenci barındırmaktadır.”

Kaynak Radikal

> Başbakan’ın yurt açıklamasına CHP’den tepki

Başbakan Erdoğan’ın kızlı-erkekli öğrencilerin aynı evde kalmasına yönelik eleştirileri tepki çekti. CHP'li Toprak, "İsteyen istediği ile evde kalır" dedi.

Dün Başbakan  Erdoğan’ın Kızılcahamam toplantısında kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kalmasına denetim getireceklerini söylediği iddiaları üzerine Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili CHP ’li Binnaz Toprak açıklama yaptı.

AK Parti ’nin Kızılcahamam kampında bazı milletvekilleri illerindeki yurt sorununu dile getirerek çözüm istedi. Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, illerdeki yurtlarla ilgili bilgi verdi. Bu sırada Başbakan Erdoğan, yurtların yetersizliğinden dolayı öğrencilerin çeşitli sıkıntılar yaşadığını söyledi. Erdoğan, sıkıntılara ve ”hoşa gitmeyen olaylara” örnek olarak bazı kız ve erkek öğrencilerin aynı evi paylaşmasını gösterdi. Başbakan, AK Parti’nin muhafazakâr-demokrat kimliğini hatırlatarak “Kız-erkek aynı evde kalınmasına alışık değiliz” dedi. Erdoğan, Bakan Kılıç’a yurt sorununun çözülmesi talimatını verdi.

‘Eve denetim yok’

Erdoğan’ın basına kapalı toplantıdaki sözleri bazı gazetelere, kız-erkek birlikte kalan öğrenci evlerinin “denetleneceği”, hatta Denizli Valisi Abdülkadir Demir’e kendi ilinde denetim yapması için talimat verdiği şeklinde yansıdı. Ancak Radikal’in ulaştığı kaynaklar Başbakan’ın “denetleme talimatı verdiği” yönündeki iddiaları doğrulamadı.

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili CHP ’li Binnaz Toprak ise Erdoğan’ın verdiği “hoşa gitmeyen örnek”e tepki gösterdi. Yurt sorununun, üniversite öğrencilerinin en büyük sorunlarının başında geldiğinin altını çizen Toprak, sosyal devletin görevlerinden birinin de isteyen öğrencilerin barınması için yurtlar yapması olduğunu söyledi. Toprak, “Ancak bazı öğrenciler yurtlarda değil evlerde kalmayı tercih edebilir. Öğrencilerin kiminle ev arkadaşlığı yapacağına demokratik ülkelerde başbakanlar ve üniversite yönetimleri karışmaz” dedi. Artık Meclis’te başörtülü milletvekillerinin de olduğunu hatırlatan CHP’li Toprak, “İnsanların ne giyeceğine karışamayacağı gibi, nasıl bir yaşam süreceklerine de karışılamaz. Sonuçta bu öğrenciler 18 yaş üstü. Reşit olduklarından kendileri karar verebilmeli” ifadesini kullandı. Bu arada Başbakan’ın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan, Twitter’dan dün şu açıklamayı yaptı: “Kayıtdışı ve denetim dışı ticaret yapan apartman türü bu yerler öğrenciler açısından da bir kısım sorunlar üretmektedir. Mesele budur. Ev, otel, yurt, pansiyon statüsünde olmayan, herhangi bir mevzuata ve kontrole de tabi olmayan bazı yerler öğrenci barındırmaktadır.”

Kaynak Radikal

Son Güncelleme: Salı, 05 Kasım 2013 09:48

Gösterim: 1834

Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Başbakan Erdoğan’ın partisinin Kızılcahamam’daki kampında üniversite öğrencilerinin yurt sorunlarına ilişkin yaptığı “Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakâr demokrat yapımıza bu ters” açıklamasına tepki gösterdi.

Hakan, yazısında “Hangi yetkiyle ev basacaksınız?  Devletin üniversitede okuyan yetişkin bireylerin hayatlarına karışma hakkı var mı? Eğer varsa hangi yetkiye, hangi yasaya, hangi tüzüğe göre var? ‘Bir şekilde denetim yapılacak’ diyorsunuz. O ‘bir şekil’ nasıl bir şekil olacak? Sabaha karşı öğrenci evlerine şafak baskınları mı düzenlenecek?” diye sordu.

İşte Ahmet Hakan'ın bugünkü yazısı;

Hangi yetkiyle ev basacaksınız?

ZAMAN gazetesinin haberine göre...

Başbakan Erdoğan şöyle demiş:

“Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakâr demokrat yapımıza bu

ters... Bunun bir şekilde denetimi yapılacak”.

*

Soruyorum:

-Devletin üniversitede okuyan yetişkin bireylerin hayatlarına karışma hakkı var mı?

-Eğer varsa hangi yetkiye, hangi yasaya, hangi tüzüğe göre var?

-“Bir şekilde denetim yapılacak” diyorsunuz. O “bir şekil” nasıl bir şekil olacak?

-Sabaha karşı öğrenci evlerine şafak baskınları mı düzenlenecek?

-Bu baskınlara polis kameraları eşlik edecek mi?

-Televizyonlar “İşte aynı evde kalan kızlı erkekli üniversite öğrencileri” diye haberler mi verecek?

-Diyelim ki daldınız evlere ve “Eller yukarı” diyerek öğrencileri teslim aldınız, o gençleri hangi suç isnadıyla karakola çekeceksiniz?

-Öğrencileri hangi yasaya göre yargılayacaksınız?

-Eğer cep telefonlarına sehven bir şeyler yüklemeyecekseniz mahkemede ortaya ne türden bir “savcı mütalaası” çıkacak?

-Öğrenciler “Biz imam nikâhlıyız” dediklerinde paçayı “bir şekilde” kurtaracaklar mı?

-Diyelim ki imam nikâhlı olanlar “bir şekilde” yırttı... Peki imam nikâhlı olup olmadıkları neye göre belirlenecek? İmam şahit mi olacak?

*

Pardon.

Bir şey daha soracağım:

“Bu ülkede yaşam tarzları benim teminatım altındadır” denilirken...

Kastedilen böyle bir şey miydi?

NOT: Bu yazı yazıldıktan sonra Başbakan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan’dan soru üzerine Hürriyet’e bir açıklama geldi. Akdoğan, “Ev, otel, yurt, pansiyon statüsünde olmayan yerler var ve bunlar öğrenci barındırmakta. Başbakan’ın sözleri bu tür yerlere yöneliktir” dedi ve ekledi: “Kız ve erkeklerin aynı evde kalmasına yönelik bir denetim söz konusu değil. Evleri nasıl kontrol edeceksin, yok böyle bir şey” dedi. Bülent Arınç da “Özel kiralanan evlerde kimlerin kaldığı ilgi alanımızda değil” açıklaması yaptı. Bu sözler önemli... Ama bundan daha da önemlisi Başbakan’ın çıkıp, “Bizim üniversite çağına gelmiş yetişkin insanların hayatlarına müdahale gibi bir derdimiz olmaz, olamaz... Zaten buna yetkimiz ve hakkımız da yok. Bize ne evlerde nasıl kalacakları? Bu bizim işimiz mi? Bunların alayı yalandır, uydurmadır” diye haykırmasıdır. Ancak böyle bir haykırışın ardından yanda sorduğum soruların tamamı geçersiz kalacaktır.

> Başbakan’ın yurt açıklamasına tepki: Hangi yetkiyle...

Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Başbakan Erdoğan’ın partisinin Kızılcahamam’daki kampında üniversite öğrencilerinin yurt sorunlarına ilişkin yaptığı “Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakâr demokrat yapımıza bu ters” açıklamasına tepki gösterdi.

Hakan, yazısında “Hangi yetkiyle ev basacaksınız?  Devletin üniversitede okuyan yetişkin bireylerin hayatlarına karışma hakkı var mı? Eğer varsa hangi yetkiye, hangi yasaya, hangi tüzüğe göre var? ‘Bir şekilde denetim yapılacak’ diyorsunuz. O ‘bir şekil’ nasıl bir şekil olacak? Sabaha karşı öğrenci evlerine şafak baskınları mı düzenlenecek?” diye sordu.

İşte Ahmet Hakan'ın bugünkü yazısı;

Hangi yetkiyle ev basacaksınız?

ZAMAN gazetesinin haberine göre...

Başbakan Erdoğan şöyle demiş:

“Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakâr demokrat yapımıza bu

ters... Bunun bir şekilde denetimi yapılacak”.

*

Soruyorum:

-Devletin üniversitede okuyan yetişkin bireylerin hayatlarına karışma hakkı var mı?

-Eğer varsa hangi yetkiye, hangi yasaya, hangi tüzüğe göre var?

-“Bir şekilde denetim yapılacak” diyorsunuz. O “bir şekil” nasıl bir şekil olacak?

-Sabaha karşı öğrenci evlerine şafak baskınları mı düzenlenecek?

-Bu baskınlara polis kameraları eşlik edecek mi?

-Televizyonlar “İşte aynı evde kalan kızlı erkekli üniversite öğrencileri” diye haberler mi verecek?

-Diyelim ki daldınız evlere ve “Eller yukarı” diyerek öğrencileri teslim aldınız, o gençleri hangi suç isnadıyla karakola çekeceksiniz?

-Öğrencileri hangi yasaya göre yargılayacaksınız?

-Eğer cep telefonlarına sehven bir şeyler yüklemeyecekseniz mahkemede ortaya ne türden bir “savcı mütalaası” çıkacak?

-Öğrenciler “Biz imam nikâhlıyız” dediklerinde paçayı “bir şekilde” kurtaracaklar mı?

-Diyelim ki imam nikâhlı olanlar “bir şekilde” yırttı... Peki imam nikâhlı olup olmadıkları neye göre belirlenecek? İmam şahit mi olacak?

*

Pardon.

Bir şey daha soracağım:

“Bu ülkede yaşam tarzları benim teminatım altındadır” denilirken...

Kastedilen böyle bir şey miydi?

NOT: Bu yazı yazıldıktan sonra Başbakan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan’dan soru üzerine Hürriyet’e bir açıklama geldi. Akdoğan, “Ev, otel, yurt, pansiyon statüsünde olmayan yerler var ve bunlar öğrenci barındırmakta. Başbakan’ın sözleri bu tür yerlere yöneliktir” dedi ve ekledi: “Kız ve erkeklerin aynı evde kalmasına yönelik bir denetim söz konusu değil. Evleri nasıl kontrol edeceksin, yok böyle bir şey” dedi. Bülent Arınç da “Özel kiralanan evlerde kimlerin kaldığı ilgi alanımızda değil” açıklaması yaptı. Bu sözler önemli... Ama bundan daha da önemlisi Başbakan’ın çıkıp, “Bizim üniversite çağına gelmiş yetişkin insanların hayatlarına müdahale gibi bir derdimiz olmaz, olamaz... Zaten buna yetkimiz ve hakkımız da yok. Bize ne evlerde nasıl kalacakları? Bu bizim işimiz mi? Bunların alayı yalandır, uydurmadır” diye haykırmasıdır. Ancak böyle bir haykırışın ardından yanda sorduğum soruların tamamı geçersiz kalacaktır.

Son Güncelleme: Salı, 05 Kasım 2013 09:50

Gösterim: 1719

Samsun’da devlet yurtlarında kalan bir grup öğrencinin ‘Gezi eylemlerine katıldıkları” gerekçesiyle yurttan atılmasını protesto eden öğrenciler Kredi Yurtlar Kurumu’nun Ankara’daki temsilciliğini işgal etti.

Radikal Gazetesi’nin haberine göre, Samsun’da devlete ait yurtlarda kalan bir grup öğrencinin ‘Gezi eylemlerine katıldıkları” gerekçesiyle yurttan atılmasını protesto eden Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen) üyeleri, Kredi Yurtlar Kurumu’nun Ankara’daki temsilciliğini işgal etti. Binayı işgal eden Genç-Sen üyeleri, “yurttan atılan öğrenciler geri alınana kadar” eylemlerini bitirmeyeceklerini açıkladılar.

Öğrenciler işgal ettikleri binanın "Kambersiz düğün olmaz. Öğrenciler burada Tayyip nerede?" yazılı pankart sarkıttı.

Genç-Sen tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“AKP özel yaşama müdahale çabalarını ayrımcı politikalarla sürdürme peşinde. Alkol yasağından, tribünlere müdahalelerden, kürtaj yasağından ve ‘en az üç çocuk’ söylemlerine şimdi de üniversite öğrencilerini evlendirme çabaları başlamış durumda. Daha önce 4+4’lerle ve liselerde evlenen öğrenciler için yapılan düzenlemelerden sonra AKP şimdi de gözünü üniversitelilere dikti. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemelerle artık evlenen üniversite öğrencilerinin kredi geri ödeme zorunluluğu kaldırılacak, krediler bursa çevrilecek, evli üniversite öğrencileri için yurtlar ücretsiz kullanıma açılacak. Yüz binlerce öğrencinin yoksulluğun eşiğinde ve çoğu zamanda o eşiğin altında yaşadığı Türkiye’de evlenen öğrencilere geri ödemesiz burs verilmesinin tek amacı üniversitelileri genç yaşta evlendirme, sistem içi yaşama çekerek isyan potansiyellerini yok etme ve yeni ucuz iş gücü üretiminde yeni bir kanal açma çabasıdır. Şaibeli yurt atamalarının söz konusu olduğu bir durumda AKP tarafından evli öğrencilere yönelik ücretsiz yurt uygulaması barınma sorunu yaşayan öğrencileri evliliğe teşvik etme çabasından başka bir şey değildir. Düğün havalarını şimdiden çalmaya başlayan AKP iktidarını uyarıyoruz; kambersiz düğün olmaz! Öğrenci Gençlik Sendikası olarak AKP’nin bu ayrımcı politikalarına geçit vermeyeceğiz. Yoksul öğrencileri para zoruyla evlendirmeye çalışan AKP’ye izin vermeyeceğiz. Asıl düğün şimdi başlıyor." denildi.

> Öğrenciler, Kredi Yurtlar Kurumu'nu işgal etti

Samsun’da devlet yurtlarında kalan bir grup öğrencinin ‘Gezi eylemlerine katıldıkları” gerekçesiyle yurttan atılmasını protesto eden öğrenciler Kredi Yurtlar Kurumu’nun Ankara’daki temsilciliğini işgal etti.

Radikal Gazetesi’nin haberine göre, Samsun’da devlete ait yurtlarda kalan bir grup öğrencinin ‘Gezi eylemlerine katıldıkları” gerekçesiyle yurttan atılmasını protesto eden Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen) üyeleri, Kredi Yurtlar Kurumu’nun Ankara’daki temsilciliğini işgal etti. Binayı işgal eden Genç-Sen üyeleri, “yurttan atılan öğrenciler geri alınana kadar” eylemlerini bitirmeyeceklerini açıkladılar.

Öğrenciler işgal ettikleri binanın "Kambersiz düğün olmaz. Öğrenciler burada Tayyip nerede?" yazılı pankart sarkıttı.

Genç-Sen tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“AKP özel yaşama müdahale çabalarını ayrımcı politikalarla sürdürme peşinde. Alkol yasağından, tribünlere müdahalelerden, kürtaj yasağından ve ‘en az üç çocuk’ söylemlerine şimdi de üniversite öğrencilerini evlendirme çabaları başlamış durumda. Daha önce 4+4’lerle ve liselerde evlenen öğrenciler için yapılan düzenlemelerden sonra AKP şimdi de gözünü üniversitelilere dikti. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemelerle artık evlenen üniversite öğrencilerinin kredi geri ödeme zorunluluğu kaldırılacak, krediler bursa çevrilecek, evli üniversite öğrencileri için yurtlar ücretsiz kullanıma açılacak. Yüz binlerce öğrencinin yoksulluğun eşiğinde ve çoğu zamanda o eşiğin altında yaşadığı Türkiye’de evlenen öğrencilere geri ödemesiz burs verilmesinin tek amacı üniversitelileri genç yaşta evlendirme, sistem içi yaşama çekerek isyan potansiyellerini yok etme ve yeni ucuz iş gücü üretiminde yeni bir kanal açma çabasıdır. Şaibeli yurt atamalarının söz konusu olduğu bir durumda AKP tarafından evli öğrencilere yönelik ücretsiz yurt uygulaması barınma sorunu yaşayan öğrencileri evliliğe teşvik etme çabasından başka bir şey değildir. Düğün havalarını şimdiden çalmaya başlayan AKP iktidarını uyarıyoruz; kambersiz düğün olmaz! Öğrenci Gençlik Sendikası olarak AKP’nin bu ayrımcı politikalarına geçit vermeyeceğiz. Yoksul öğrencileri para zoruyla evlendirmeye çalışan AKP’ye izin vermeyeceğiz. Asıl düğün şimdi başlıyor." denildi.

Son Güncelleme: Pazartesi, 04 Kasım 2013 14:43

Gösterim: 1588

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in öğretim üyelerinin ücretlerinin düşük olduğu yönündeki açıklamasına katıldıklarını ancak sorunun çözümünün de Bakan Şimşek'in inisiyatifinde olduğunu söyledi.

Koncuk, yazılı açıklamasında, öğretim üyelerinin, özellikle 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen ek ödeme uygulamasının dışında tutularak büyük bir mağduriyet yaşadıklarını savundu.

O dönemde yaklaşık 1,5 milyon kamu görevlisinin ek ödeme oranları artırılırken öğretmenler ve öğretim üyelerinin adeta unutulduğunu ifade eden Koncuk, şöyle konuştu:

"Dünyanın hemen her ülkesinde öğretmenler ve akademik personel en yüksek maaş alan çalışan kesimini oluşturmaktadır. Bu nedenle söz konusu personelin ücretlerinin bir an önce düzeltilmesi ve eğitim-öğretim camiasının sorunlarına çözüm getirilmesi öncelikli konudur. Sayın Bakan'ın sorunu kabul etmesi önemli bir gelişmedir. Ancak çözüm de Sayın Mehmet Şimşek'in iki dudağı arasındadır. Bu bakımdan Sayın Bakan bir talimatla öğretim üyelerinin ve öğretmenlerimizin ek ödemelerini artırmalı, öğretmen ve akademisyenlerle bu çerçevede ek ders veren tüm personelin ek ders ücretlerinin iki katına çıkarılmasını sağlamalıdır."

> Akademisyen ücretlerine zam talebi

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in öğretim üyelerinin ücretlerinin düşük olduğu yönündeki açıklamasına katıldıklarını ancak sorunun çözümünün de Bakan Şimşek'in inisiyatifinde olduğunu söyledi.

Koncuk, yazılı açıklamasında, öğretim üyelerinin, özellikle 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen ek ödeme uygulamasının dışında tutularak büyük bir mağduriyet yaşadıklarını savundu.

O dönemde yaklaşık 1,5 milyon kamu görevlisinin ek ödeme oranları artırılırken öğretmenler ve öğretim üyelerinin adeta unutulduğunu ifade eden Koncuk, şöyle konuştu:

"Dünyanın hemen her ülkesinde öğretmenler ve akademik personel en yüksek maaş alan çalışan kesimini oluşturmaktadır. Bu nedenle söz konusu personelin ücretlerinin bir an önce düzeltilmesi ve eğitim-öğretim camiasının sorunlarına çözüm getirilmesi öncelikli konudur. Sayın Bakan'ın sorunu kabul etmesi önemli bir gelişmedir. Ancak çözüm de Sayın Mehmet Şimşek'in iki dudağı arasındadır. Bu bakımdan Sayın Bakan bir talimatla öğretim üyelerinin ve öğretmenlerimizin ek ödemelerini artırmalı, öğretmen ve akademisyenlerle bu çerçevede ek ders veren tüm personelin ek ders ücretlerinin iki katına çıkarılmasını sağlamalıdır."

Son Güncelleme: Salı, 05 Kasım 2013 08:28

Gösterim: 1810

Başbakan Erdoğan, üniversite öğrencilerinin yurt sorunlarına dikkat çekerken, "Kız-erkek öğrenci aynı evde kalamaz. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Talimatını verdik, denetimi yapılacak" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerdeki yurt yetersizliği sorunlarına dikkat çekerken, “ Kız - erkek öğrenci aynı evde kalamaz. Talimatını verdik, denetimi yapılacak” dedi.

Başbakan Erdoğan, dün partisinin Kızılcahamam kampının son gününde yaptığı konuşmada, pek çok konunun yanı sıra üniversite öğrencilerin ‘yurt’ sorunlarına da değinirken ilginç bir ‘denetim’ hazırlığından söz etti.

‘Eğitimle ilgili birçok problem’ bulunduğunu söyleyen Erdoğan, özellikle yurtlarla ilgili aksaklıkların altını çizdi. Vakıfların daha çok yurt yapmasını teşvik edeceklerini söyleyen Erdoğan, yurt eksikliğinin yol açtığı sıkıntıları sayarken çarpıcı bir örnek verdi ve şöyle dedi:

“Denizli ilinde şahit olduk. Yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Vali Bey’e bunun talimatını verdik. Bunun bir şekilde denetimi yapılacak.”

“Gençler, pantolanla başbakan karşılandığını biliyor mu”

Türkiye’deki gençlerin geçmiş dönemde sermaye ve medyanın hükümet kurup indirdiğini ve kot pantolanlarla başbakan karşılanıp uğurlandığını bilip bilmediğini soran Erdoğan, salondakilerin “pijmayla” demesi üzerine de “Neyse sonra kendisi ‘Ben pijama giymedim kot pantolan giymiştim’ dedi. Biz onun dediğine burada saygı duyalım” ifadesini kullandı.

AK Parti döneminin Türkiye’ye neler kazandırdığını, neler kattığını, Türkiye’yi nereden alıp, nereye getirdiğini anlamak noktasında, gençlerin tecrübi bilgiye sahip olmadığına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Esasen, muhalefet partilerinin durumu, bu gençlerimize az çok fikir veriyor. Geçmişin alışkanlıklarından vazgeçmeyen, eski Türkiye’nin siyasetini halen sürdüren, statükodan beslenen ve tamamen statik bir yapıya sahip olan muhalefet partileri, gençlerimizin AK Parti’yi anlamalarına, bir kıyas yapabilmelerine imkan tanıyor. Yine de teşkilat olarak, bu gençlerimize eski Türkiye ile yeni Türkiye’yi hep birlikte çok iyi anlatmak zorundayız. Nereden nereye geldiğimizi, bu süreç içinde hangi zorlukları yaşadığımızı, hangi engelleri aşarak Türkiye’yi bu seviyelere taşıdığımızı gençlerimize izah etmek durumundayız”

> Başbakan: Kız ve erkek öğrenci aynı evde olmaz

Başbakan Erdoğan, üniversite öğrencilerinin yurt sorunlarına dikkat çekerken, "Kız-erkek öğrenci aynı evde kalamaz. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Talimatını verdik, denetimi yapılacak" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerdeki yurt yetersizliği sorunlarına dikkat çekerken, “ Kız - erkek öğrenci aynı evde kalamaz. Talimatını verdik, denetimi yapılacak” dedi.

Başbakan Erdoğan, dün partisinin Kızılcahamam kampının son gününde yaptığı konuşmada, pek çok konunun yanı sıra üniversite öğrencilerin ‘yurt’ sorunlarına da değinirken ilginç bir ‘denetim’ hazırlığından söz etti.

‘Eğitimle ilgili birçok problem’ bulunduğunu söyleyen Erdoğan, özellikle yurtlarla ilgili aksaklıkların altını çizdi. Vakıfların daha çok yurt yapmasını teşvik edeceklerini söyleyen Erdoğan, yurt eksikliğinin yol açtığı sıkıntıları sayarken çarpıcı bir örnek verdi ve şöyle dedi:

“Denizli ilinde şahit olduk. Yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Vali Bey’e bunun talimatını verdik. Bunun bir şekilde denetimi yapılacak.”

“Gençler, pantolanla başbakan karşılandığını biliyor mu”

Türkiye’deki gençlerin geçmiş dönemde sermaye ve medyanın hükümet kurup indirdiğini ve kot pantolanlarla başbakan karşılanıp uğurlandığını bilip bilmediğini soran Erdoğan, salondakilerin “pijmayla” demesi üzerine de “Neyse sonra kendisi ‘Ben pijama giymedim kot pantolan giymiştim’ dedi. Biz onun dediğine burada saygı duyalım” ifadesini kullandı.

AK Parti döneminin Türkiye’ye neler kazandırdığını, neler kattığını, Türkiye’yi nereden alıp, nereye getirdiğini anlamak noktasında, gençlerin tecrübi bilgiye sahip olmadığına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Esasen, muhalefet partilerinin durumu, bu gençlerimize az çok fikir veriyor. Geçmişin alışkanlıklarından vazgeçmeyen, eski Türkiye’nin siyasetini halen sürdüren, statükodan beslenen ve tamamen statik bir yapıya sahip olan muhalefet partileri, gençlerimizin AK Parti’yi anlamalarına, bir kıyas yapabilmelerine imkan tanıyor. Yine de teşkilat olarak, bu gençlerimize eski Türkiye ile yeni Türkiye’yi hep birlikte çok iyi anlatmak zorundayız. Nereden nereye geldiğimizi, bu süreç içinde hangi zorlukları yaşadığımızı, hangi engelleri aşarak Türkiye’yi bu seviyelere taşıdığımızı gençlerimize izah etmek durumundayız”

Son Güncelleme: Pazartesi, 04 Kasım 2013 13:25

Gösterim: 2026


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.