Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Adana'da lise öğrencisi 17 yaşındaki İbrahim Ali Özden, tren garında çekimlerine başlanan 007 James Bond-Skyfall'ın aksiyon sahnelerini çıplak gözle izleyebilmek için iki arkadaşıyla ajan gibi sete sızdı. Lokomotif tamirhanesindeki işçi kıyafetini giyip, başına kask takarak kılık değiştiren maceracı genç, vagonun üzerindeki kavga sahnelerini cep telefonuyla görüntülemeyi de başardı.

Lise öğrencisi James Bond'un setindeMerkez Seyhan İlçesi'nde 16 Mart'tan bu yana trafiğe kapatılan Kasım Gülek Köprüsü'nün altından geçen demiryolundaki çekimleri izlemek için iki arkadaşıyla Cemalpaşa Mahallesi'ne giden İbrahim Ali Özden, set çevresinde özel güvenlik görevlilerinin aldığı önlemleri görünce plan yaptı.

Ara sokaklardan güvenlik görevlilerine görünmeden gizlice tel örgüleri aşıp, vagonların altından geçen İbrahim Ali Özden ve arkadaşları, lokomotif tamirhanesine ulaştı. Hafta sonu olduğu için çalışma yapılmayan tamirhanedeki işçi kıyafetleri ve kaskları giyen İbrahim Ali Özden ve arkadaşları vagonların altından geçerek film setine ulaştı.

Demiryolu işçisi görünümünde bakımı yapılan bir yolcu vagonuna giren İbrahim Ali Özden, kendini vagonların üzerinde rol icabı kavga eden oyuncuların önünde buldu. Büyük bir heyecanla kameralı cep telefonunu çıkaran İbrahim Ali Özden, vagon üzerinde iki oyuncunun kavga sahnelerini görüntülemeyi başardı. Dakikalarca çekim yapan İbrahim Ali Özden, yakından çekim yapmak için vagondan inince, set ekibindeki görevliler tarafından fark edildi. Üç arkadaşın macerası güvenlik görevlilerine yakalanmalarıyla son buldu.

İbrahim Ali Özden, aksiyon filmlerine çok meraklı olduğunu, 007 James Bond'da başrol oynayan Daniel Craig'i yakından görmek için böyle bir maceraya atıldığını söyledi.

İbrahim Ali Özden, "Lokomotiflerin bakımını yapan işçilerin kıyafetlerini giyince, kimse bizden şüphelenmedi. Vagonun penceresinden çekim yapıp, sahnelere izledim. Aşağı inip, cep telefonuyla görüntü çekmeye başlayınca, film ekibinden bir kişi beni fark etti. Hemen güvenlik görevlilerine haber verdiler. Güvenlikçiler, üzerimizi aradı, ama cep telefonumu külotuma sakladığım için bulamadılar. İşçi kıyafetlerini çıkartıp, setten kovdular. Benim için unutulmaz bir macera oldu" dedi.

Filmin 26 Mart'a kadar sürecek kentü merkezindeki Adana bölümü 1. etap çekimleri nedeniyle yerel yönetimler film şirketine bedelsiz olarak geniş olanaklar sundu. Adana'nın tanıtımına katkı sağlayacağı düşünülerek en işlek caddenin köprü bağlantısı dahi ulaşıma kapatılırken, başka bazı yerlerde yeni yollar da yapıldı.

(cnntürk)

> Lise öğrencisi James Bond'un setinde

Adana'da lise öğrencisi 17 yaşındaki İbrahim Ali Özden, tren garında çekimlerine başlanan 007 James Bond-Skyfall'ın aksiyon sahnelerini çıplak gözle izleyebilmek için iki arkadaşıyla ajan gibi sete sızdı. Lokomotif tamirhanesindeki işçi kıyafetini giyip, başına kask takarak kılık değiştiren maceracı genç, vagonun üzerindeki kavga sahnelerini cep telefonuyla görüntülemeyi de başardı.

Lise öğrencisi James Bond'un setindeMerkez Seyhan İlçesi'nde 16 Mart'tan bu yana trafiğe kapatılan Kasım Gülek Köprüsü'nün altından geçen demiryolundaki çekimleri izlemek için iki arkadaşıyla Cemalpaşa Mahallesi'ne giden İbrahim Ali Özden, set çevresinde özel güvenlik görevlilerinin aldığı önlemleri görünce plan yaptı.

Ara sokaklardan güvenlik görevlilerine görünmeden gizlice tel örgüleri aşıp, vagonların altından geçen İbrahim Ali Özden ve arkadaşları, lokomotif tamirhanesine ulaştı. Hafta sonu olduğu için çalışma yapılmayan tamirhanedeki işçi kıyafetleri ve kaskları giyen İbrahim Ali Özden ve arkadaşları vagonların altından geçerek film setine ulaştı.

Demiryolu işçisi görünümünde bakımı yapılan bir yolcu vagonuna giren İbrahim Ali Özden, kendini vagonların üzerinde rol icabı kavga eden oyuncuların önünde buldu. Büyük bir heyecanla kameralı cep telefonunu çıkaran İbrahim Ali Özden, vagon üzerinde iki oyuncunun kavga sahnelerini görüntülemeyi başardı. Dakikalarca çekim yapan İbrahim Ali Özden, yakından çekim yapmak için vagondan inince, set ekibindeki görevliler tarafından fark edildi. Üç arkadaşın macerası güvenlik görevlilerine yakalanmalarıyla son buldu.

İbrahim Ali Özden, aksiyon filmlerine çok meraklı olduğunu, 007 James Bond'da başrol oynayan Daniel Craig'i yakından görmek için böyle bir maceraya atıldığını söyledi.

İbrahim Ali Özden, "Lokomotiflerin bakımını yapan işçilerin kıyafetlerini giyince, kimse bizden şüphelenmedi. Vagonun penceresinden çekim yapıp, sahnelere izledim. Aşağı inip, cep telefonuyla görüntü çekmeye başlayınca, film ekibinden bir kişi beni fark etti. Hemen güvenlik görevlilerine haber verdiler. Güvenlikçiler, üzerimizi aradı, ama cep telefonumu külotuma sakladığım için bulamadılar. İşçi kıyafetlerini çıkartıp, setten kovdular. Benim için unutulmaz bir macera oldu" dedi.

Filmin 26 Mart'a kadar sürecek kentü merkezindeki Adana bölümü 1. etap çekimleri nedeniyle yerel yönetimler film şirketine bedelsiz olarak geniş olanaklar sundu. Adana'nın tanıtımına katkı sağlayacağı düşünülerek en işlek caddenin köprü bağlantısı dahi ulaşıma kapatılırken, başka bazı yerlerde yeni yollar da yapıldı.

(cnntürk)

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Mart 2012 12:32

Gösterim: 1994

Suriye’de devam eden iç savaş binlerce Suriyeli’nin ülkesini terk etmesine neden oldu. Mültecilerin büyük bir kısmı Türkiye’ye sığındı. Mülteci çadırlarında yaşayan Suriyeli ailelerin çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını Türk öğretmenler karşılıyor onlara çadırlarda okulsuzluğu hissettirmemeye çalışıyorlar.

Haberin videosu için tıklayın

suriyeli mültecilere öğretmenlerden destekSuriye halkı rejim karşıtı gösterilerle başlayan çatışma ve katliamların gölgesinde bir yılı geride bıraktı. Beşar Esad yanlısı güçlerin sivillere yönelik saldırılarından kaçan binlerce Suriyeli komşu ülkelere sığındı. Zor günler geçiren komşularına kucak açan ülkelerin başında yaklaşık 15 bin Suriyeliyi misafir eden Türkiye geliyor. Euronews muhabiri Bora Bayraktar, şiddetin masum kurbanları çocukların dünyasına ışık tutmak için Antakya Boynuyoğun mülteci kampını ziyaret etti. 1950 Suriyeli mültecinin ağırlandığı bu kampta hastane ve caminin yanı sıra bir de okul bulunuyor. Öğretmenler, hayatta kalabilmek için evlerini ve oyuncaklarını terk etmek zorunda kalan çocuklara geleceğe dair umut vermek istiyor: “ Burada gösterdiğimiz ilgi ve sevgi çocukların çizdiği resimlere çok iyi yansıyor. Sadece savaşı değil, buradaki etkinlikleri de çiziyorlar. Onlara güzel şeyler öğretmeye çalışıyoruz. Oyunları biraz farklı ama biz elimizden geldiğince en güzel oyunları oynatıyoruz.” Türk öğretmenleri eşliğinde eğitimlerine devam etmeye çalışan mülteci çocukların çizdikleri resimler yaşadıkları travmanın boyutlarını gözler önüne seriyor. Yaşları küçük olanlar beyaz kağıtlara hayal dünyalarını resmederken, yaşça daha büyük olanların resimlerinde yaşanılan şiddetin izlerini görmek mümkün.

(Euronews-Bora Bayraktar)

> Türk öğretmenlerden Suriyeli mülteci çocuklara destek

Suriye’de devam eden iç savaş binlerce Suriyeli’nin ülkesini terk etmesine neden oldu. Mültecilerin büyük bir kısmı Türkiye’ye sığındı. Mülteci çadırlarında yaşayan Suriyeli ailelerin çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını Türk öğretmenler karşılıyor onlara çadırlarda okulsuzluğu hissettirmemeye çalışıyorlar.

Haberin videosu için tıklayın

suriyeli mültecilere öğretmenlerden destekSuriye halkı rejim karşıtı gösterilerle başlayan çatışma ve katliamların gölgesinde bir yılı geride bıraktı. Beşar Esad yanlısı güçlerin sivillere yönelik saldırılarından kaçan binlerce Suriyeli komşu ülkelere sığındı. Zor günler geçiren komşularına kucak açan ülkelerin başında yaklaşık 15 bin Suriyeliyi misafir eden Türkiye geliyor. Euronews muhabiri Bora Bayraktar, şiddetin masum kurbanları çocukların dünyasına ışık tutmak için Antakya Boynuyoğun mülteci kampını ziyaret etti. 1950 Suriyeli mültecinin ağırlandığı bu kampta hastane ve caminin yanı sıra bir de okul bulunuyor. Öğretmenler, hayatta kalabilmek için evlerini ve oyuncaklarını terk etmek zorunda kalan çocuklara geleceğe dair umut vermek istiyor: “ Burada gösterdiğimiz ilgi ve sevgi çocukların çizdiği resimlere çok iyi yansıyor. Sadece savaşı değil, buradaki etkinlikleri de çiziyorlar. Onlara güzel şeyler öğretmeye çalışıyoruz. Oyunları biraz farklı ama biz elimizden geldiğince en güzel oyunları oynatıyoruz.” Türk öğretmenleri eşliğinde eğitimlerine devam etmeye çalışan mülteci çocukların çizdikleri resimler yaşadıkları travmanın boyutlarını gözler önüne seriyor. Yaşları küçük olanlar beyaz kağıtlara hayal dünyalarını resmederken, yaşça daha büyük olanların resimlerinde yaşanılan şiddetin izlerini görmek mümkün.

(Euronews-Bora Bayraktar)

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Mart 2012 12:15

Gösterim: 1741

TBMM, kadın-erkek eşitliğinin ilköğretimden itibaren müfredata konulmasına karar verdi.

Kadın-erkek eşitliği Milli Eğitim Müfredatı’na giriyorTBMM'de kabul edilen Kadına yönelik Şiddetin Önlenmesini Amaçlayan Yasa'da 'kadın-erkek eşitliğinin', ilköğretimden itibaren müfredata konulması kararı çıktı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, 'Yasa çıktı, şimdi zihinsel dönüşüm zamanı' yorumunu yaptı. Şahin, Talim ve Terbiye Kurulu'nda bu konuda yürüyen bir çalışma olduğunu, hatta ders kitaplarında erkeklerin ütü yaparken göründüğü resimlerin konacağını aktardı.

Bakan Şahin, şöyle bilgi verdi: 'Eğer kadın-erkek eşitliğini müfredatın parçası yaparsanız, zihinsel dönüşümü gerçekleştirirsiniz. Böylece yetişkin erkeklerle uğraşmanıza, şiddeti önlemek için yasal tedbirler almanıza gerek kalmaz. Çünkü bu işi temelden çözmüş olursunuz.'

Kadın-erkek eşitliğinin davranış moduna dönüştürülüp içselleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, 'Milli Eğitim Bakanımız Sayın Dinçer ile bir araya gelip, detaylarını yönetmelikle belirleyeceğiz. Biz bu konunun ayrıca bir ders olarak kabul edilmesini istiyoruz ama tüm müfredatın içine yayılması şeklinde de olabilir' diye konuştu.

KADIN MUTFAKTAN ÇIKACAK

Şahin, şu örnekleri verdi: 'Talim ve Terbiye Kurulu'nda bu konuda zaten bir çalışma var. Kadın-erkek eşitliği ile ilgili müfredat taranıyor. Buna aykırı örnek ve hikayeler çıkarılıyor. Kadını sadece mutfakta gösteren resimler eleniyor. Hatta, ütü yapan erkeği gösteren bir resim konacakmış. Bu yönde duyum aldık.  Güzel gelişmeler var.'

(haber7)

> Kadın-erkek eşitliği Milli Eğitim Müfredatı’na giriyor

TBMM, kadın-erkek eşitliğinin ilköğretimden itibaren müfredata konulmasına karar verdi.

Kadın-erkek eşitliği Milli Eğitim Müfredatı’na giriyorTBMM'de kabul edilen Kadına yönelik Şiddetin Önlenmesini Amaçlayan Yasa'da 'kadın-erkek eşitliğinin', ilköğretimden itibaren müfredata konulması kararı çıktı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, 'Yasa çıktı, şimdi zihinsel dönüşüm zamanı' yorumunu yaptı. Şahin, Talim ve Terbiye Kurulu'nda bu konuda yürüyen bir çalışma olduğunu, hatta ders kitaplarında erkeklerin ütü yaparken göründüğü resimlerin konacağını aktardı.

Bakan Şahin, şöyle bilgi verdi: 'Eğer kadın-erkek eşitliğini müfredatın parçası yaparsanız, zihinsel dönüşümü gerçekleştirirsiniz. Böylece yetişkin erkeklerle uğraşmanıza, şiddeti önlemek için yasal tedbirler almanıza gerek kalmaz. Çünkü bu işi temelden çözmüş olursunuz.'

Kadın-erkek eşitliğinin davranış moduna dönüştürülüp içselleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, 'Milli Eğitim Bakanımız Sayın Dinçer ile bir araya gelip, detaylarını yönetmelikle belirleyeceğiz. Biz bu konunun ayrıca bir ders olarak kabul edilmesini istiyoruz ama tüm müfredatın içine yayılması şeklinde de olabilir' diye konuştu.

KADIN MUTFAKTAN ÇIKACAK

Şahin, şu örnekleri verdi: 'Talim ve Terbiye Kurulu'nda bu konuda zaten bir çalışma var. Kadın-erkek eşitliği ile ilgili müfredat taranıyor. Buna aykırı örnek ve hikayeler çıkarılıyor. Kadını sadece mutfakta gösteren resimler eleniyor. Hatta, ütü yapan erkeği gösteren bir resim konacakmış. Bu yönde duyum aldık.  Güzel gelişmeler var.'

(haber7)

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Mart 2012 11:37

Gösterim: 3300

Fransa’da Yahudilerin okuduğu okula yapılan silahlı saldırıda 3 lişi hayatını kaybetti.

Yahudi okuluna saldırı!Fransa'nın güneybatısındaki Toulouse şehrinde bir Yahudi okuluna yapılan saldırıda en az 3 kişi hayatını kaybetti.

Tanıklar, kasklı bir adamın Yahudi okulunun önündeki toplanma noktasında bekleyen öğrencilere ateş açtığını ve daha sonra da bir motosiklete atlayarak olay mahallinden uzaklaştığını belirtti. En az 3 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda, ölenlerden 2'sinin çocuk olduğu bildiriliyor.

Saldırganın olay yerinden motosikletle kaçması, geçen hafta motosikletli biri tarafından silahla vurularak öldürülen 3 paraşütçü askeri akıllara getirdi. 15 Mart'ta 3 Fransız askeri Toulouse'un 45 km kuzeyindeki bir ATM'de öldürülmüştü.

11 Mart'ta da 30 yaşındaki bir asker yine bir motosiklet sürücüsü tarafından Toulouse'un yerleşim bölgelerinden birinde öldürülmüştü.

> Fransa'da Yahudi okuluna saldırı!

Fransa’da Yahudilerin okuduğu okula yapılan silahlı saldırıda 3 lişi hayatını kaybetti.

Yahudi okuluna saldırı!Fransa'nın güneybatısındaki Toulouse şehrinde bir Yahudi okuluna yapılan saldırıda en az 3 kişi hayatını kaybetti.

Tanıklar, kasklı bir adamın Yahudi okulunun önündeki toplanma noktasında bekleyen öğrencilere ateş açtığını ve daha sonra da bir motosiklete atlayarak olay mahallinden uzaklaştığını belirtti. En az 3 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda, ölenlerden 2'sinin çocuk olduğu bildiriliyor.

Saldırganın olay yerinden motosikletle kaçması, geçen hafta motosikletli biri tarafından silahla vurularak öldürülen 3 paraşütçü askeri akıllara getirdi. 15 Mart'ta 3 Fransız askeri Toulouse'un 45 km kuzeyindeki bir ATM'de öldürülmüştü.

11 Mart'ta da 30 yaşındaki bir asker yine bir motosiklet sürücüsü tarafından Toulouse'un yerleşim bölgelerinden birinde öldürülmüştü.

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Mart 2012 11:53

Gösterim: 1768

Giresun Üniversitesi'nde, YÖK Genel Kurulu, en fazla oy alanları liste dışı bırakıp 1 oy alan adayı Cumhurbaşkanı'na sunulacak listeye koydu. Prof. Dr. Murat Teker, 'Oy önemli değil. Demek ki kariyerim etkili oldu' dedi

1 oyla rektör olacakGiresun Üniversitesi'nde rektörlük seçimi yılan hikayesine döndü. 2007'de kurulan üniversitede rektör Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, 1 Haziran 2010'da emekliye ayrıldıktan sonra koltuk bir türlü dolmadı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Prof. Halil İbrahim Bahar'ı Rektör Vekili olarak görevlendirdi, 18 Haziran 2010'da da rektörlük seçimi kararı aldı. Seçimde Bahar 31, Prof. Dr. Mustafa Türkmen 29, Prof. Dr. Aygün Attar 21, Prof. Dr. Ayhan Bölük 4, Prof. Dr. Yılmaz Can 2, Prof. Dr. Murat Teker ise 1 oy aldı.

1 Temmuz 2010'da toplanan YÖK Genel Kurulu, seçimde en fazla oyu alan Bahar ile ikinci olan Türkmen'i eledi, seçimde üçüncü olan Attar'ı listebaşı yaptı. Bölük ikinci ve Can ise üçüncü sıraya yerleştirildi ancak hazırlanan liste, Can'ın istifası nedeniyle Cumhurbaşkanlığı'na sunulamadı.

1 OY ALAN LİSTEYE ALINDI

Bu gelişmelerin ardından Rektör Vekili Bahar görevinden alındı, yerine atanan Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu da aynı akıbete uğradı. Onun yerine de Cumhurbaşkanlığı'na sunulacak listeden istifa eden Prof. Dr. Can, 6'şar aylık görevlendirme ile 3 kez Rektör Vekili olarak atandı. Seçimin yenilenmesi isteği, 'Her çekilmenin ardından seçimin yenilenmesi, rektör seçimi işlemini uzun süreçlere yayar' gerekçesiyle Ankara 4. İdare Mahkemesi'nden döndü. Mahkeme ilk 6 aday arasından yeni bir adayın listeye konulmasını istedi. YÖK Genel Kurulu, son aldığı kararla Cumhurbaşkanlığı'na sunulacak listeden istifa eden Can'ın yerine seçimlerde sadece 1 oy alarak son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Teker'in üçüncü aday olarak Cumhurbaşkanlığı'na sunmaya karar verdi.

NORMAL ÇÜNKÜ BENİ TANIMIYORLAR

YÖK'ün 1 oylu adayı, Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Fizikokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Teker, şöyle konuştu: 'Üniversitenin bu kadar yıpranması doğru değil. Kim seçilirse seçilsin, önemli olan hizmettir. Memleketime hizmet etmek istiyorum. 1 oy almam doğal çünkü orada beni tanımıyorlar, akademisyenler tabii tanıdıklarına oy verecekler. Ben seçim çalışması yapamazdım, onların avantajı vardı. Seçim sonuçlarını bu şartlarda değerlendirmek gerekir. 1 oyla 100 oyun farkı yok.' Cumhurbaşkanlığı'na sunulacak olan listeye alınmasına çok sevindiğini kaydeden 55 yaşındaki Teker, 'Benim öğretim hayatım, kariyerim, projelerimdir önemli olan. Cumhurbaşkanı kimi layık görürse, ona destek olmak gerekir. Bundan sonrası için tabii her aday kadar umudum var. Görev verilirse faydalı olacağıma inanıyorum. İyi hizmet yapıp, ayrılırken herkesin hayır duasını almak çok önemli' ifadelerini kullandı.

(radikal)

> 1 oyla rektör olacak

Giresun Üniversitesi'nde, YÖK Genel Kurulu, en fazla oy alanları liste dışı bırakıp 1 oy alan adayı Cumhurbaşkanı'na sunulacak listeye koydu. Prof. Dr. Murat Teker, 'Oy önemli değil. Demek ki kariyerim etkili oldu' dedi

1 oyla rektör olacakGiresun Üniversitesi'nde rektörlük seçimi yılan hikayesine döndü. 2007'de kurulan üniversitede rektör Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, 1 Haziran 2010'da emekliye ayrıldıktan sonra koltuk bir türlü dolmadı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Prof. Halil İbrahim Bahar'ı Rektör Vekili olarak görevlendirdi, 18 Haziran 2010'da da rektörlük seçimi kararı aldı. Seçimde Bahar 31, Prof. Dr. Mustafa Türkmen 29, Prof. Dr. Aygün Attar 21, Prof. Dr. Ayhan Bölük 4, Prof. Dr. Yılmaz Can 2, Prof. Dr. Murat Teker ise 1 oy aldı.

1 Temmuz 2010'da toplanan YÖK Genel Kurulu, seçimde en fazla oyu alan Bahar ile ikinci olan Türkmen'i eledi, seçimde üçüncü olan Attar'ı listebaşı yaptı. Bölük ikinci ve Can ise üçüncü sıraya yerleştirildi ancak hazırlanan liste, Can'ın istifası nedeniyle Cumhurbaşkanlığı'na sunulamadı.

1 OY ALAN LİSTEYE ALINDI

Bu gelişmelerin ardından Rektör Vekili Bahar görevinden alındı, yerine atanan Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu da aynı akıbete uğradı. Onun yerine de Cumhurbaşkanlığı'na sunulacak listeden istifa eden Prof. Dr. Can, 6'şar aylık görevlendirme ile 3 kez Rektör Vekili olarak atandı. Seçimin yenilenmesi isteği, 'Her çekilmenin ardından seçimin yenilenmesi, rektör seçimi işlemini uzun süreçlere yayar' gerekçesiyle Ankara 4. İdare Mahkemesi'nden döndü. Mahkeme ilk 6 aday arasından yeni bir adayın listeye konulmasını istedi. YÖK Genel Kurulu, son aldığı kararla Cumhurbaşkanlığı'na sunulacak listeden istifa eden Can'ın yerine seçimlerde sadece 1 oy alarak son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Teker'in üçüncü aday olarak Cumhurbaşkanlığı'na sunmaya karar verdi.

NORMAL ÇÜNKÜ BENİ TANIMIYORLAR

YÖK'ün 1 oylu adayı, Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Fizikokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Teker, şöyle konuştu: 'Üniversitenin bu kadar yıpranması doğru değil. Kim seçilirse seçilsin, önemli olan hizmettir. Memleketime hizmet etmek istiyorum. 1 oy almam doğal çünkü orada beni tanımıyorlar, akademisyenler tabii tanıdıklarına oy verecekler. Ben seçim çalışması yapamazdım, onların avantajı vardı. Seçim sonuçlarını bu şartlarda değerlendirmek gerekir. 1 oyla 100 oyun farkı yok.' Cumhurbaşkanlığı'na sunulacak olan listeye alınmasına çok sevindiğini kaydeden 55 yaşındaki Teker, 'Benim öğretim hayatım, kariyerim, projelerimdir önemli olan. Cumhurbaşkanı kimi layık görürse, ona destek olmak gerekir. Bundan sonrası için tabii her aday kadar umudum var. Görev verilirse faydalı olacağıma inanıyorum. İyi hizmet yapıp, ayrılırken herkesin hayır duasını almak çok önemli' ifadelerini kullandı.

(radikal)

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Mart 2012 11:07

Gösterim: 3681


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.