Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Sabah Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil’in bugünkü yazısı.
MEB, öğretmenlerle ilgili yeni düzenlemelere gidiyor. Yeni sisteme göre öğretmenler, belirli dönemlerde sınava tabi tutulacak, aldıkları puanlarla başöğretmenliğe kadar yükselebilecek
Öğretmenlerle ilgili yeni düzenlemeye giden Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimde rotasyon (tayin) devrini kapatıyor, yerine kariyer planlama sistemini getiriyor. Yeni sisteme göre öğretmenler, belirli dönemlerde sınava tabi tutulacak, aldıkları puanlar performansları ile birleştirilecek. Yeterli görülen öğretmen üst seviyeye yükselecek. Başöğretmenliğe kadar çıkabilecek olan eğitimciler istediği şehirde, istediği okulu tercih edebilecek. Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde değişiklik yapacak olan bakanlık, rotasyonu kaldırıp bunun yerine kariyer planlama sistemini getirecek. Bu sisteme göre öğretmenlerin tümü bir basamaktan başlayacak ve basamak atlamak için sınava girecekler. Performansları ile birlikte akademik başarılarının yanı sıra sınavdan aldıkları puana göre yükselecekler ve buna göre ücretleri, sorumlulukları, statüleri, kariyerleri ve hakları artmış olacak. Böylece öğretmen istediği okulu kendi tercih edebilecek. MEB'in uzun süredir üzerinde çalıştığı "Ulusal Öğretmen Stratejisi" sistemine göre, öğretmenler kariyer basamaklarında ilerledikçe kendilerine öncelik hakkı doğacak. Kariyerlerinde ilerleyen başarılı öğretmenler ödüllendirilmiş olacak. Kariyerde en üst seviyelere gelen öğretmenler ise istediği şehirde, istediği okulu tercih edebilecek. Bakanlık bu sistemle birlikte hem öğretmeni geliştirmeyi hem de eğitimdeki kaliteyi artırmayı hedefliyor.
KALİTE ARTACAK
Öğretmenler kariyerinde ilerledikçe eğitimin merkezinde de yer alacak. Sisteme göre öğretmen başöğretmen olduğu takdirde maaşı artacak, haftalık çalışma süresinin yarısında öğrencilere eğitim verirken diğer yarısında yeni öğretmen olanlara hizmet içi eğitimle tecrübelerini aktaracak. Böylece bakanlık başöğretmeni eğitimde söz sahibi yapmayı planlanıyor. Öğretmenlik mesleğini daha nitelikli hale getirmek isteyen Bakanlık, YÖK ile işbirliği yaparak eğitim fakültelerindeki uygulama derslerini artıracak.
(Yılmaz Özdil-sabah)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Sabah Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil’in bugünkü yazısı.
MEB, öğretmenlerle ilgili yeni düzenlemelere gidiyor. Yeni sisteme göre öğretmenler, belirli dönemlerde sınava tabi tutulacak, aldıkları puanlarla başöğretmenliğe kadar yükselebilecek
Öğretmenlerle ilgili yeni düzenlemeye giden Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimde rotasyon (tayin) devrini kapatıyor, yerine kariyer planlama sistemini getiriyor. Yeni sisteme göre öğretmenler, belirli dönemlerde sınava tabi tutulacak, aldıkları puanlar performansları ile birleştirilecek. Yeterli görülen öğretmen üst seviyeye yükselecek. Başöğretmenliğe kadar çıkabilecek olan eğitimciler istediği şehirde, istediği okulu tercih edebilecek. Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde değişiklik yapacak olan bakanlık, rotasyonu kaldırıp bunun yerine kariyer planlama sistemini getirecek. Bu sisteme göre öğretmenlerin tümü bir basamaktan başlayacak ve basamak atlamak için sınava girecekler. Performansları ile birlikte akademik başarılarının yanı sıra sınavdan aldıkları puana göre yükselecekler ve buna göre ücretleri, sorumlulukları, statüleri, kariyerleri ve hakları artmış olacak. Böylece öğretmen istediği okulu kendi tercih edebilecek. MEB'in uzun süredir üzerinde çalıştığı "Ulusal Öğretmen Stratejisi" sistemine göre, öğretmenler kariyer basamaklarında ilerledikçe kendilerine öncelik hakkı doğacak. Kariyerlerinde ilerleyen başarılı öğretmenler ödüllendirilmiş olacak. Kariyerde en üst seviyelere gelen öğretmenler ise istediği şehirde, istediği okulu tercih edebilecek. Bakanlık bu sistemle birlikte hem öğretmeni geliştirmeyi hem de eğitimdeki kaliteyi artırmayı hedefliyor.
KALİTE ARTACAK
Öğretmenler kariyerinde ilerledikçe eğitimin merkezinde de yer alacak. Sisteme göre öğretmen başöğretmen olduğu takdirde maaşı artacak, haftalık çalışma süresinin yarısında öğrencilere eğitim verirken diğer yarısında yeni öğretmen olanlara hizmet içi eğitimle tecrübelerini aktaracak. Böylece bakanlık başöğretmeni eğitimde söz sahibi yapmayı planlanıyor. Öğretmenlik mesleğini daha nitelikli hale getirmek isteyen Bakanlık, YÖK ile işbirliği yaparak eğitim fakültelerindeki uygulama derslerini artıracak.
(Yılmaz Özdil-sabah)
Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2012 10:01
Gösterim: 1604
Eğitim sendikaları başkanları, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in "Ağustos ayından önce atama yapmamız mümkün değil" sözlerini yorumladı.
Eğitim sendikaları başkanları, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in "Ağustos ayından önce atama yapmamız mümkün değil" sözlerini yorumladı. Bazıları 2012-2013 yılında yeni eğitim sistemi 4+4+4 uygulanacağı için MEB'in zamanında atama yapması gerektiğini savundu. Bazıları ise, bir ay önce ya da sonra atama yapılmasının önemli olmadığını, asıl sorunun kaç öğretmenin kadroya alınacağının olduğunu söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, TBMM Genel Kurul toplantısında ağustos ayından önce öğretmen ataması yapılmasının mümkün olmadığını söyledi. Dinçer, "Pekçok adayımız haziran ayında atama bekliyor. Bunun da teknik olarak mümkün olmadığını, henüz bu yıl verilen tüm kadroların şubat ayında kullandığını, onun yerine ek bir kadro verilecekse, yeni bir kanun çıkarılması gerektiğini ifade etmek istiyorum" dedi.
Eğitim sendikaları başkanlarının bazıları kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen yeni eğitim yasasına hazırlık yapılması için haziran ayında atama yapılması gerektiğini savunurken, asıl sorunun kaç öğretmenin atanacağı ile ilgili olduğunu söyledi.
Sendika başkanlarının görüşleri şöyle:
Sendikaların görüşü alınmalı
Veli Demir (Eğitim-İş Genel Başkanı): Sayın Bakan'ın da daha önce açıkladığı gibi birçok öğretmen açığı var. 4+4+4 ile birlikte branş öğretmeni ihtiyacı da doğacak. Şimdiden atamalar ve planlamalar yapılmalı ki eylül ayında eğitim öğretime hazır olunsun. Bence aslında, 4+4+4 ile birlikte ne kadar öğretmene ihtiyaç olacağını bilmedikleri için, atama da yapamıyorlar. Dolayısıyla bir kaos yaşanıyor. Bu kaostan çıkmak için de Milli Eğitim Bakanlığı'nın sendikalardan görüş alması gerektiğini düşünüyoruz. Biz her şeye rağmen yardımcı olmak istiyoruz. Eğitim sorunu bizim sorunumuz. Sayın Bakan'dan en kısa sürede bir toplantı istiyoruz.
Haziran'da atama yapılmalı
Ahmet Özer (Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri) : Şubat ayında, 2012'nin kadrosundan yaklaşık 10 bin öğretmen ataması yapıldı. 30 bin öğretmen alınacaktı ve şu an itibariyle 10 bini atanmış bulunuyor. Ancak atanacak 20 bin öğretmen ise deyim yerindeyse, "dişin kovuğuna" yetmez. 4+4+4 ile beraber birçok öğretmen ihtiyacı olacak. Daha önceki sistemde öğrencilerin yüzde 32'si ortaöğretime devam etmiyordu. Şimdi bunların yüzde 5-6'lık bölümü açık liselere gitse bile geri kalanı örgün öğretime devam etmek zorunda kalacak. Ve bu da okul ve öğretmen ihtiyacı demek. Bu nedenle ben haziran ayında atama yapılması gerektiğini ve yeni eğitim yılına hazırlık yapılması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda 60 bin öğretmen iş güvenceleri olmadan, sözleşmeli olarak çalışıyorlar. En azından bu 60 bin öğretmen atanabilir bence. Geçen sene de hem haziran hem de ağustos ayında atama yapıldı. Hem Milli Eğitim Bakanlığı, hem de toplum rahatlatıldı. Böyle bir yola gidilebilir. Ancak, haziran ayında atama yapılacaksa bu sene mezun olacak ve sınava girecek öğretmen adaylarının önüne engel çıkarılmadan yapılmalı.
Bir ay önce ya da sonra olması sorun değil, ihtiyaç karşılanmalı
Ünsal Yıldız (Eğitim-Sen Genel Başkanı): Asıl sorun bir ay önce ya da bir ay sonra atama yapılması değil, yeterli sayıda öğretmen ataması yapılmasıdır. Bakanlığın ifade ettiği minimum öğretmen ihtiyacı var. Bakanlık 120 bin civarında bir ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bize göre bu sayı daha yüksek ve 300 bin civarındadır. Ağustos ayında yapılacak atamalarda 300 bini bulan öğretmenlerin tamamının istihdam edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 4+4+4 ile yeni öğretmen ihtiyacı ve okul ihtiyacı olacak, böylelikle bu ihtiyacın karşılanması gerekiyor. Ancak, ağustos'ta 20-30-40 bin atama olursa elbette itirazımız olur.
(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Eğitim sendikaları başkanları, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in "Ağustos ayından önce atama yapmamız mümkün değil" sözlerini yorumladı.
Eğitim sendikaları başkanları, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in "Ağustos ayından önce atama yapmamız mümkün değil" sözlerini yorumladı. Bazıları 2012-2013 yılında yeni eğitim sistemi 4+4+4 uygulanacağı için MEB'in zamanında atama yapması gerektiğini savundu. Bazıları ise, bir ay önce ya da sonra atama yapılmasının önemli olmadığını, asıl sorunun kaç öğretmenin kadroya alınacağının olduğunu söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, TBMM Genel Kurul toplantısında ağustos ayından önce öğretmen ataması yapılmasının mümkün olmadığını söyledi. Dinçer, "Pekçok adayımız haziran ayında atama bekliyor. Bunun da teknik olarak mümkün olmadığını, henüz bu yıl verilen tüm kadroların şubat ayında kullandığını, onun yerine ek bir kadro verilecekse, yeni bir kanun çıkarılması gerektiğini ifade etmek istiyorum" dedi.
Eğitim sendikaları başkanlarının bazıları kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen yeni eğitim yasasına hazırlık yapılması için haziran ayında atama yapılması gerektiğini savunurken, asıl sorunun kaç öğretmenin atanacağı ile ilgili olduğunu söyledi.
Sendika başkanlarının görüşleri şöyle:
Sendikaların görüşü alınmalı
Veli Demir (Eğitim-İş Genel Başkanı): Sayın Bakan'ın da daha önce açıkladığı gibi birçok öğretmen açığı var. 4+4+4 ile birlikte branş öğretmeni ihtiyacı da doğacak. Şimdiden atamalar ve planlamalar yapılmalı ki eylül ayında eğitim öğretime hazır olunsun. Bence aslında, 4+4+4 ile birlikte ne kadar öğretmene ihtiyaç olacağını bilmedikleri için, atama da yapamıyorlar. Dolayısıyla bir kaos yaşanıyor. Bu kaostan çıkmak için de Milli Eğitim Bakanlığı'nın sendikalardan görüş alması gerektiğini düşünüyoruz. Biz her şeye rağmen yardımcı olmak istiyoruz. Eğitim sorunu bizim sorunumuz. Sayın Bakan'dan en kısa sürede bir toplantı istiyoruz.
Haziran'da atama yapılmalı
Ahmet Özer (Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri) : Şubat ayında, 2012'nin kadrosundan yaklaşık 10 bin öğretmen ataması yapıldı. 30 bin öğretmen alınacaktı ve şu an itibariyle 10 bini atanmış bulunuyor. Ancak atanacak 20 bin öğretmen ise deyim yerindeyse, "dişin kovuğuna" yetmez. 4+4+4 ile beraber birçok öğretmen ihtiyacı olacak. Daha önceki sistemde öğrencilerin yüzde 32'si ortaöğretime devam etmiyordu. Şimdi bunların yüzde 5-6'lık bölümü açık liselere gitse bile geri kalanı örgün öğretime devam etmek zorunda kalacak. Ve bu da okul ve öğretmen ihtiyacı demek. Bu nedenle ben haziran ayında atama yapılması gerektiğini ve yeni eğitim yılına hazırlık yapılması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda 60 bin öğretmen iş güvenceleri olmadan, sözleşmeli olarak çalışıyorlar. En azından bu 60 bin öğretmen atanabilir bence. Geçen sene de hem haziran hem de ağustos ayında atama yapıldı. Hem Milli Eğitim Bakanlığı, hem de toplum rahatlatıldı. Böyle bir yola gidilebilir. Ancak, haziran ayında atama yapılacaksa bu sene mezun olacak ve sınava girecek öğretmen adaylarının önüne engel çıkarılmadan yapılmalı.
Bir ay önce ya da sonra olması sorun değil, ihtiyaç karşılanmalı
Ünsal Yıldız (Eğitim-Sen Genel Başkanı): Asıl sorun bir ay önce ya da bir ay sonra atama yapılması değil, yeterli sayıda öğretmen ataması yapılmasıdır. Bakanlığın ifade ettiği minimum öğretmen ihtiyacı var. Bakanlık 120 bin civarında bir ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bize göre bu sayı daha yüksek ve 300 bin civarındadır. Ağustos ayında yapılacak atamalarda 300 bini bulan öğretmenlerin tamamının istihdam edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 4+4+4 ile yeni öğretmen ihtiyacı ve okul ihtiyacı olacak, böylelikle bu ihtiyacın karşılanması gerekiyor. Ancak, ağustos'ta 20-30-40 bin atama olursa elbette itirazımız olur.
(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2012 09:46
Gösterim: 2012
İngiltere’de yüksek lisans mezunu Robin Norton yaptığı 15 bin iş başvurusuna cevap alamayınca çareyi üzerinde ‘Beni işe alın’ yazılı tabelayı boynuna takarak otoyolda iş aramakta buldu.
İngiltere’nin Birmingham şehrinde yaşayan Robin Norton 15 bin iş yerine CV yolladı fakat olumlu cevap alamadı.
Yüksek lisans mezunu olan Norton ‘belki bir iş verene rastlarım” umuduyla üzerinde cep telefonuyla “beni işe alın” yazan tabelayı boynuna astı ve otoyola çıktı.
40 yaşındaki Norton bu yaştaki insanların iş bulamadığını söyledi. Norton şöyle konuştu:
“Tarih bölümünde yğksek lisans yaptım. Bu alandaki bir iş için gereken tüm özelliklere sahibim. Fakat yaşımı duydukları an bana iş vermiyorlar.”
(ntvmsnbc)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İngiltere’de yüksek lisans mezunu Robin Norton yaptığı 15 bin iş başvurusuna cevap alamayınca çareyi üzerinde ‘Beni işe alın’ yazılı tabelayı boynuna takarak otoyolda iş aramakta buldu.
İngiltere’nin Birmingham şehrinde yaşayan Robin Norton 15 bin iş yerine CV yolladı fakat olumlu cevap alamadı.
Yüksek lisans mezunu olan Norton ‘belki bir iş verene rastlarım” umuduyla üzerinde cep telefonuyla “beni işe alın” yazan tabelayı boynuna astı ve otoyola çıktı.
40 yaşındaki Norton bu yaştaki insanların iş bulamadığını söyledi. Norton şöyle konuştu:
“Tarih bölümünde yğksek lisans yaptım. Bu alandaki bir iş için gereken tüm özelliklere sahibim. Fakat yaşımı duydukları an bana iş vermiyorlar.”
(ntvmsnbc)
Son Güncelleme: Salı, 22 May 2012 16:51
Gösterim: 1994
46 ülkede yayınlanan yarışmada ülkelerden gelen oylarla finale kalan 10 ülke belirlendi.
Azerbaycan'da düzenlenen 57. Eurovision Şarkı Yarışması'nın ilk yarı finalinde en çok oy alarak finale kalan ülke temsilcileri için basın toplantısı düzenlendi.
Başkent Bakü'de Eurovision-2012 için özel olarak inşa edilen Crystal Hall'da yapılan ve 18 ülkenin sahne aldığı birinci yarı finalin ardından, finale çıkmaya hak kazanan 10 ülke temsilcileri gazetecilerin sorularını cevapladı.
Ülke temsilcileri finale kalmaktan duydukları mutluluğu dile getirerek, izleyicilere teşekkürlerini iletti.
Arnavutluk temsilcisi Rona Nishliu, zaferini ülkesinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden öğrencilere ithaf ettiğini söyledi.
Eurovision-2012'nin favorileri arasında gösterilen ve yoğun ilgi gören Rusya'nın ''Buranovskiye Babuşki'' grubundan Galina Koneva, gösterilen ilgiden ve finale kalmaktan duyduğu memnuniyetini dile getirerek, ''İzleyiciler o kadar ses çıkardı ki, yanlış söylemekten korktum'' dedi.
Basın toplantısında, finale kalan 10 ülke temsilcisi kura çekerek finalde çıkacakları sırayı da belirledi.
Ülkelerin 26 Mayıs'ta yapılacak finalde sahne alacakları sıra şöyle:
Romanya - 14,
Moldova - 26,
İzlanda - 7,
Macaristan - 2,
Danimarka - 15,
Arnavutluk - 3,
Kıbrıs Rum Kesimi - 8,
Yunanistan - 16,
Rusya - 6,
İrlanda - 23.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
46 ülkede yayınlanan yarışmada ülkelerden gelen oylarla finale kalan 10 ülke belirlendi.
Azerbaycan'da düzenlenen 57. Eurovision Şarkı Yarışması'nın ilk yarı finalinde en çok oy alarak finale kalan ülke temsilcileri için basın toplantısı düzenlendi.
Başkent Bakü'de Eurovision-2012 için özel olarak inşa edilen Crystal Hall'da yapılan ve 18 ülkenin sahne aldığı birinci yarı finalin ardından, finale çıkmaya hak kazanan 10 ülke temsilcileri gazetecilerin sorularını cevapladı.
Ülke temsilcileri finale kalmaktan duydukları mutluluğu dile getirerek, izleyicilere teşekkürlerini iletti.
Arnavutluk temsilcisi Rona Nishliu, zaferini ülkesinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden öğrencilere ithaf ettiğini söyledi.
Eurovision-2012'nin favorileri arasında gösterilen ve yoğun ilgi gören Rusya'nın ''Buranovskiye Babuşki'' grubundan Galina Koneva, gösterilen ilgiden ve finale kalmaktan duyduğu memnuniyetini dile getirerek, ''İzleyiciler o kadar ses çıkardı ki, yanlış söylemekten korktum'' dedi.
Basın toplantısında, finale kalan 10 ülke temsilcisi kura çekerek finalde çıkacakları sırayı da belirledi.
Ülkelerin 26 Mayıs'ta yapılacak finalde sahne alacakları sıra şöyle:
Romanya - 14,
Moldova - 26,
İzlanda - 7,
Macaristan - 2,
Danimarka - 15,
Arnavutluk - 3,
Kıbrıs Rum Kesimi - 8,
Yunanistan - 16,
Rusya - 6,
İrlanda - 23.
Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2012 09:32
Gösterim: 1801
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, şöyle konuştu:
''Eğitim-Bir-Sen olarak bir gün iş bırakma kararı aldık. Bunu da yarın gerçekleştireceğiz. Türkiye genelinde hizmet üretmeme, iş bırakma eylem kararı ve Ankara'da oturma eylemi yapacağız. Perşembe günü de büyük bir katılımla biz buradan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na müracaata, eylem yaparak gideceğiz. Türkiye genelinde de Memur-Sen il temsilciliklerimizi bu talepleri yeniden dillendirerek bizim Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na gidişimize destek olacaklar.''
Gündoğdu, 29 Mayıs akşamı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'ndan beklentilerinin karşılanmadığı bir tablonun çıkması durumunda ise 30 Mayıs günü Başkanlar Kurulu'nu olağanüstü toplama kararı aldıklarını, ondan sonraki süreci bu kurul tarafından belirleneceğini kaydetti.
Gündoğdu, bir gazetecinin, iş bırakma eylemiyle ilgili olarak, KESK ve Kamu-Sen ile birlikte hareket edip etmeyeceklerini sorması üzerine, ''Kamu-Sen ve KESK eylem kararı aldığı için ondan kaçmak veya o güne sığınmak gibi bir derdimiz yok. Ayın gün, aynı amaçla iş bırakma eylemi yapacağız ama aynı mekanlarda basın açıklaması, eylem açıklamaları yapmayacağız. Amaç tabloyu boykot etmek, ortak. İşi bırakacağımız okullar aynı, ortak. Okuldan ayrıldıktan sonra bir araya gelip, tabloyu kabul etmeme içeriklerimiz, mekanlarımız farklı olacak'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, şöyle konuştu:
''Eğitim-Bir-Sen olarak bir gün iş bırakma kararı aldık. Bunu da yarın gerçekleştireceğiz. Türkiye genelinde hizmet üretmeme, iş bırakma eylem kararı ve Ankara'da oturma eylemi yapacağız. Perşembe günü de büyük bir katılımla biz buradan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na müracaata, eylem yaparak gideceğiz. Türkiye genelinde de Memur-Sen il temsilciliklerimizi bu talepleri yeniden dillendirerek bizim Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na gidişimize destek olacaklar.''
Gündoğdu, 29 Mayıs akşamı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'ndan beklentilerinin karşılanmadığı bir tablonun çıkması durumunda ise 30 Mayıs günü Başkanlar Kurulu'nu olağanüstü toplama kararı aldıklarını, ondan sonraki süreci bu kurul tarafından belirleneceğini kaydetti.
Gündoğdu, bir gazetecinin, iş bırakma eylemiyle ilgili olarak, KESK ve Kamu-Sen ile birlikte hareket edip etmeyeceklerini sorması üzerine, ''Kamu-Sen ve KESK eylem kararı aldığı için ondan kaçmak veya o güne sığınmak gibi bir derdimiz yok. Ayın gün, aynı amaçla iş bırakma eylemi yapacağız ama aynı mekanlarda basın açıklaması, eylem açıklamaları yapmayacağız. Amaç tabloyu boykot etmek, ortak. İşi bırakacağımız okullar aynı, ortak. Okuldan ayrıldıktan sonra bir araya gelip, tabloyu kabul etmeme içeriklerimiz, mekanlarımız farklı olacak'' dedi.
Son Güncelleme: Salı, 22 May 2012 15:56
Gösterim: 1904

