banner
banner
banner

Girne Koleji ile dünya kimliğinde bir okul kurduk




Çocukluktan bu yana hayali olan öğretmenlik mesleğini seçerek iş yaşamına atılan Dilek Cambazoğlu, bir kadın çalışan olarak karşısına çıkan engelleri hep avantaja dönüştürerek mesleğinde ilerlemiş. Eğitim kurumlarında öğretmenlikten yöneticiliğe birçok alanda bulunan Cambazoğlu, Girne Amerikan Üniversitesi işbirliğiyle kurulan Girne Koleji’nin CEO’luğu görevine ise kısa bir süre önce getirildi. Girne Koleji CEO’su Dilek Cambazoğlu ile iş yaşamının dönüm noktalarını, Girne Koleji’nin kuruluşunu ve hedeflerini konuştuk.

dilek_cambazoglu_girneÜlkemizde eğitim alanında birçok yönetim kademesinde yer almış kadın yöneticiler arasındasınız. Öncelikle eğitim hayatınızdan bahsedebilir misiniz? Hangi okullarda okudunuz? Nasıl bir öğrenciydiniz?
İlköğretim ve ortaöğretim eğitimimi Silivri’de tamamladım. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliğinden mezun olduktan sonra da yüksek lisansımı İstanbul Üniversitesinden aldım. Aslında öğrencilik dönemimden bahsetmeden önce öğrenen kimliğimden bahsetmek isterim. Merak ve hayal gücü tüm öğrenciler gibi benim de öğrenme yolculuğumu etkileyen önemli unsurlar arasında. Bu nedenle de her zaman araştırmak, keşfetmek, kendi çıkarımlarımı yapmak ve özenli çalışmak öğrencilik sürecimi tanımlıyor. İyi bir dinleyiciydim, öğretmenlerimin, sınıf arkadaşlarımın ve ailemin önerilerini ve anlattıklarını hep dikkate alırdım. Bir de gerçekten eğitim hayatımda da hep titiz ve disiplinliydim. Sorumlu olduğum çalışmalarda her zaman zamandan ziyade özenli bir ürün oluşturmayı, iyi bir çalışma sunmak için çaba göstermeyi, kendi emeğimle başarmayı önemserdim.

Üniversiteden mezun olduğunuz bölüm, isteyerek tercih ettiğiniz bir bölüm müydü? Neden bu alanda eğitim almak istediniz? Çocukken kariyer planlarınız nasıldı?
Eğitime dair bir işte yer almak benim için bilinçli bir tercihti. Çocuklarla ve öğrencilerle zaman geçirmek, okul ortamında çalışmak, her yaş grubunun merak duyduğu bir alanda ilerlemek hep istediğim bir şeydi. Bunun yanı sıra öğretmen olma yolunda ilerlerken kendi iç sesimi dinlediğimde, öğretmenliği deneyimlediğim yıllarda da kariyerime yönetici olarak devam etmeyi istedim. Çocukluğuma dair ailemle sohbet ettiğimde annem babam öğretmen kelimesinin dışında bir meslek ismi duymamışlar benden. İstikrarlı ve bilinçli bir tercihin sonucu bugünkü meslek alanım.

Bir kadın olarak kariyer basamaklarını tırmanırken ne gibi engellerle karşılaştınız? Bulunduğunuz noktaya gelmek isteyen kadınlara tavsiyeleriniz neler olur?
Aslında kariyer basamaklarına dair karşılaştığım her şeyi fırsat olarak değerlendirdim. Bir kadın ya da bir erkek, kendisini tanıdığında, keyif alacağı çalışma ortamını hayal ettiğinde ve irade ortaya koyduğunda mutlaka hedeflediği kariyere ulaşıyor. Profesyonel yaşam gerçekten de kendinizi sürekli yenilemeniz gereken bir alan ve kim olduğunuza saygı gösteren bir ortamda bulunmayı tercih ettiğinizde zorluk, engel hep önemli bir sıçrama fırsatına dönüşüyor. İş hayatında ve öğrenim hayatında bulunan kişilere en önemli tavsiyem kendilerini tanımaları ve kendilerini tanıyarak yenilenme alanlarını güçlendirmeleri.

YÖNETMEK BAĞ KURMAKTIR
Birçok kurumda yönetici olarak yer aldınız. Görevinizi yerine getirirken nelere dikkat ediyorsunuz? Nasıl bir yönetim modelini benimsiyorsunuz? Ayrıca size göre kadın yönetici ile erkek yönetici arasındaki farklar nelerdir?

Yönetici olmanın birincil önceliğinin iletişim olduğuna inanıyorum. O yüzden de karşılaştığım herkes için özenli bir dikkatle yönettiğim şey kurduğum cümlenin karşımdaki kişiyi iyi hissettirmesi. Yönetmek demek bağ kurmak demek; yönetici olmak tamamen samimiyetle güçlendirilen bir süreç. Bu nedenle iletişim temelli ve şeffaflık yönetim modelimi en doğru tanımlayan kelimeler. Kadın yönetici ve erkek yöneticiden ziyade zihnimde patron olmak ve lider olmak arasında fark var. Hiyerarşiyi değil benlik saygısını, yalnızca sonucu değil süreci ve iletişimi, sorumlulukları doğru kişilerle paylaşmayı, bireysel başarıdan ziyade takım çalışmasını önemsiyorum.

Ülkemizde birçok kadın, eğitim-öğretim imkânlarından ve çalışma hakkından yoksun bırakılıyor. İş hayatına girdiğinde ise ayrımcılık ve gelir adaletsizliği gibi birçok sorunla karşılaşabiliyor. Türkiye’de kadının toplumdaki ve iş dünyasındaki bu konumunun değişmesi sizce neye bağlı? Bu değişimin gerçekleşmesinde kadınların eğitimi ne derece önemli?
Eğitim başlı başına hepimizin birinci sorumluluğu ve eğitim en pozitif değişim gücü. Bu nedenle de eğitim, yenilenmeye açıklık ve çağın gerekliliklerine uyum iş dünyasının öncelikleri. Türkiye’de kadının iş dünyasındaki yerine dair pozitif bir ivme olduğunu düşünüyorum. Erkekler de kadınlar da cinsiyetçi dilden uzak olacak şekilde profesyonel iş insanı olarak mesleklerine devam ettikleri sürece ve herkes birbirini tamamlamak ve geliştirmek üzere pozitif iletişimle ilerlerse eminim her kurum başarısına süreklilik kazandıracaktır. Kadın erkek fark etmeksizin değişim eğitime verdiğiniz öneme bağlı.

girne_kolejleriGİRNE KOLEJİ GÜÇLÜ BİR İŞ BİRLİĞİ VE DENEYİMLE BAŞLADI
Kısa süre önce Girne Koleji CEO’luğuna atandınız. Girne Koleji’nin kuruluş sürecinden bahsedebilir misiniz?

Türkiye’de özel okul sektöründe bir nitelik sorunu yaşanmakta. Mevcut okul markalarının vaatlerinin artık birbirlerini tekrar ettiğini görüyoruz. 2020 Türkiye’sinde özel okulculukta yeni şeyler söylemenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Bu bağlamda bizler özel okul ekosisteminin tüm bireylerini kapsayan geniş çaplı araştırmalar yaptık. Yaptığımız araştırmalarda uluslararası bir üniversitenin vizyonunu arkasına alan, yabancı dil eğitiminde pratik konuşmaya önem veren, öğretmenlerinin bağlı olunan üniversitenin eğitim fakültesinin uzman kadrosuyla yoğun eğitici eğitimleri ile desteklendiği, eğitim kurumunda çalışan diğer tüm kadronun üniversitenin sürekli eğitim merkezi tarafından verilen yoğun hizmet içi eğitimlere ve sertifikasyon ön koşuluna tabii olduğu, öğrencilerinin öncelikle milli, manevi değerleri aldığı ve akabinde global değerlerle desteklendiği, okulun fiziki yapısının sınav başarısının yanında özellikle yaşam başarısı noktasında gerekli sosyal ortamlara sahip olduğu ve eğitimin bilimsel yönünü benimseyen bir okula ihtiyaç duyulduğunu gördük. Tüm bu süreçlerde Türkiye’nin en genç ve başarılı eğitim girişimcisi Ümit Kalko ile KKTC’nin ilk üniversitesini kazandıran ve alanında büyük başarılar elde etmiş Girne Amerikan Üniversitesi Kurucu Rektörü Sayın Serhat Akpınar’ın, böyle bir oluşum için harekete geçilmesinde büyük katkılar sunması işlerimizi oldukça kolaylaştırdı. Bu vesileyle Girne Koleji, Girne Amerikan Üniversitesinin kuruluşu olarak Türkiye’deki eğitim öğretim faaliyetlerine başladı. Kuruluş aşaması çok güçlü bir iş birliği ve deneyimle başladı. Üniversitenin desteği, yönetim ekibinin eğitim dünyasındaki itibarlı başarıları ve Türkiye’de özel okul yatırımlarının önemiyle dünya kimliğinde bir okul kurduğumuz için çok gururluyuz.

Girne Kolejinin eğitim anlayışı nasıl oluşturuldu? Nasıl bir eğitim sistemi uyguluyorsunuz? Kurumlarınızı diğer eğitim kurumlarından farklı kılan özellikler nelerdir? 
Girne Kolejinin gücünü organik bir üniversite işbirliğinden alması ve köklü deneyimi önemli bir avantaj. Girne Amerikan Üniversitesinin 1985 yılından bu yana, üç kıtaya yayılmış kampüslerinin olması, 135 farklı ülkeden gelen 200’e yakın programda yaklaşık 22.000 öğrencisine yüksek standartta eğitim olanakları sunması ve akademik programlarına dünyadaki tanınmış akreditasyon kurumlarından onay alan dünyadaki sayılı üniversiteler arasında yer alması şüphesiz ki Girne Kolejine olan güvene katma değer sağlıyor. Girne Amerikan Üniversitesinin Eğitim Fakültesinin olması da  eğitimin kalitesinden ödün vermeden gelişmeye ve büyümeye devam etmemizin teminatı niteliğinde. Anaokulundan lise mezuniyetine kadar her sınıf seviyesinin eğitim yaklaşımını ve yaşam önceliklerini şeffaf bir yol haritasıyla tanımlı. Bu nedenle de 2 yıl boyunca Girne Kolejinin AR-Ge çalışmaları bizim için en değerli süreçler arasındaydı. Öğretmen eğitimi ve yabancı dil eğitimi ise en fazla yatırım yaptığımız alan. Yabancı dil eğitiminde önceliğimiz öğrencilerimizin üretken dil becerileri üzerine; yani hitabet, ifade, konuşma, yazılı, sözlü, görsel anlatım yeterliliği programımızın odak noktası. Bu anlamda yabancı dil eğitiminde iletişim ve konuşma becerisi üzerine en takip edilen ilk ve tek okuluyuz. Girne Kolejinin en dikkat çeken yönlerinden birisi de dinamik, modern ve evrensel olması. Bizler dünya kimliğinde mezuniyetin gereklilikleri üzerinden eğitim anlayışımızı tanımladık. Bu nedenle de dünya kimliği, etkili iletişim, bütünsel tasarım ve yaratıcı bakış açısı eğitim çerçevemizin anahtar kelimeleri.

Biraz da özel yaşamınıza değinelim. Boş zamanlarınızda neler yapmaktan hoşlanırsınız? Hobileriniz nelerdir?
Seyahat etmek, ailemle zaman geçirmek, ülkemizi ve dünyamızı yakından tanımak adına hem okul ziyaretleri hem de kültürel gezilere katılmayı seviyorum. Spora; özellikle yüzmeye ve tenise zaman ayırmaya dikkat ediyorum. Eğitim dünyasında olmak gerçekten yenileyici ve keyifli olduğundan en şanslı yöneticilerden birisi olduğuma inanıyorum.

GİRNE KOLEJİ ÖNCE TÜRKİYE’DE, ARDINDAN TÜRK CUMHURİYETLER ve ORTADOĞU’DA, SONRA DA DÜNYADA BÜYÜYECEK
Girne Kolejinin kısa, orta ve uzun vadede hedefleri ve büyüme stratejisi hakkında bilgi verebilir misiniz? 
Girne Koleji ve Girne Amerikan Üniversitesinin ortak vizyonu tamamen nitelik ve iletişim odaklı. Bu nedenle de eğitimin global sorumluluğuna dair tüm unsurların kalitesini ve uygulama örneklerini büyük bir özenle deneyimli bir ekiple hayata geçiriyoruz. Böyle bir yatırımın olması da eğitim yatırımı yapmak isteyenler için büyük bir fırsat oluşturdu. İlk yılımızda maksimum 10 okul ile başlangıç yapacağız çünkü Girne Koleji olarak eğitim faaliyetlerini yürütecek okullarda temel kriterimiz donanımlı kampüs ortamı ve fiziksel standartlar. Bu nedenle de eğitim binaları, yatırımcı profili ve okulun konumu bizim için ayrıştırıcı bir büyüme hızı stratejisi. Hedefimiz her zaman bu isme ve yatırıma yakışan örnek çalışmalarla öğrencilerimize öğrenme keyfini deneyimletmek, öğretmenlerimizin gelişimine odak oluşturmak ve anne babaların güveniyle büyümek. Orta vadede ayrıca yalnızca Girne Anaokulları ismiyle yatırım yapmak ve anaokulu özelinde çalışmalara devam etmek, birkaç yıl içinde Girne Amerikan Dil Okullarına yönelik yatırımlar yapmak hedeflerimiz arasında.
Biz Girne Kolejini kısa vadede Türkiye’de, orta vadede Türk Cumhuriyetleri ve Ortadoğu ülkelerinde, uzun vadede tüm dünya ülkelerinde büyütmek istiyoruz.
Girne Amerikan Üniversitesi Uluslararası Kampüsleri (ABD, Hong Kong, Sri Lanka ve Moldova, Türkiye), tüm Girne Amerikan Üniversitesi öğrencilerine beş farklı ülkede eğitim vermektedir. Girne Amerikan Üniversitesi gibi dünyanın farklı ülkelerinde kampüsleri olan bir üniversitenin büyüme modelini Girne Koleji olarak da aynı konseptte sürdürülebilir bir eğitim politikasıyla ilerleyeceğiz.

GİRNE KOLEJİ’NİN ANAHTAR KELİMELERİ;

  • DÜNYA KİMLİĞİ
  • ETKİLİ İLETİŞİM
  • BÜTÜNSEL TASARIM
  • YARATICI BAKIŞ AÇISI

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.