Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Covid-19 döneminde eğitime dair tüm algılar, tüm uygulamalar değişti. Online ve hibrit eğitim hayatımızın bir parçası haline geldi.
Önümüzdeki dönemde Covid-19 hayatımızdan çıksa bile dijitalleşme hayatımızda kalacak. Artık bu dönüşüme katılmak, dijital dönüşümü en iyi şekilde yönetmek eğitim sektöründe başarılı olmanın tartışmasız bir koşulu.
Bu yalnızca bir alışkanlık olmanın ötesinde, online eğitimin avantajlarının deneyim yoluyla öğrenilmesinden kaynaklanıyor. Bütün dünya 2020 ve 2021 eğitim öğretim dönemlerini, online ya da hibrit eğitim modeliyle geçirdi. Uzaktan eğitim için teknolojik altyapıyı sağlayan Vedubox olarak bizim öngörümüz, online eğitimin belli alanlarda devam ederken örgün eğitimde hibrit eğitime geçeceği yönünde.
HİBRİT EĞİTİM NEDİR?
Hibrit eğitim, en basit haliyle online eğitim ile yüz yüze eğitimi harmanlamak olarak açıklanabilir. Pek çok pratiği bir araya getiren eğitim sürecinde eğitmenler ve yöneticiler, eğitim programını en yüksek verim alacak şekilde online ve yüz yüze dersler birlikte tasarlayabiliyor. Örneğin, yüz yüze yapılan konu anlatımları, tüm öğrencilerin istediği cihazdan istediği zaman ulaşabileceği paneli kullanarak yapılacak pratiklerle pekiştirilebilir.
Hibrit eğitim modelinde bu tip çalışmalarla, online eğitim ile yüz yüze eğitim birbirine entegre edilerek daha verimli dersler işlenebilir. Böylelikle eğitimden alınacak sonuçlar daha kalıcı olabilir.
Eğitimin uzaktan uygulanacak kısmını en iyi şekilde yönetebilmek için velilere, öğrencilere, öğretmenlere ve yöneticilere kendine özel arayüzler sunan LMS, yani öğrenme yönetim sistemleri kullanılıyor. Vedubox LMS olarak, tamamen online ya da hibrit eğitim için gerekli tüm özellikleri bir arada sunuyoruz.
LMS İLE NELER YAPILABİLİR?
Böylece;
● Okullar uzaktan eğitim sistemine öğrencilerini kolayca kaydedebilir,
● İnteraktif ve farklı formatlardaki eğitim içeriklerini tek platformdan paylaşabilir,
● Yöneticiler, gerektiğinde öğretmenlerle ve öğrencilerle buradan iletişime geçebilir,
● Öğretmenler kolayca ödev verebilir veya sınav yapabilir,
● Öğrencilerin derlere aktif katılımını takip edebilir,
● Bunların yanı sıra tıpkı yüz yüze eğitimde olduğu gibi herkesin etkileşimine açık akıllı tahtada ders işleyebilir.
Siz de okulunuzun dijital dönüşümünü tamamlamak için Vedubox ekibi ile hemen iletişime geçin: www.vedubox.com
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Covid-19 döneminde eğitime dair tüm algılar, tüm uygulamalar değişti. Online ve hibrit eğitim hayatımızın bir parçası haline geldi.
Önümüzdeki dönemde Covid-19 hayatımızdan çıksa bile dijitalleşme hayatımızda kalacak. Artık bu dönüşüme katılmak, dijital dönüşümü en iyi şekilde yönetmek eğitim sektöründe başarılı olmanın tartışmasız bir koşulu.
Bu yalnızca bir alışkanlık olmanın ötesinde, online eğitimin avantajlarının deneyim yoluyla öğrenilmesinden kaynaklanıyor. Bütün dünya 2020 ve 2021 eğitim öğretim dönemlerini, online ya da hibrit eğitim modeliyle geçirdi. Uzaktan eğitim için teknolojik altyapıyı sağlayan Vedubox olarak bizim öngörümüz, online eğitimin belli alanlarda devam ederken örgün eğitimde hibrit eğitime geçeceği yönünde.
HİBRİT EĞİTİM NEDİR?
Hibrit eğitim, en basit haliyle online eğitim ile yüz yüze eğitimi harmanlamak olarak açıklanabilir. Pek çok pratiği bir araya getiren eğitim sürecinde eğitmenler ve yöneticiler, eğitim programını en yüksek verim alacak şekilde online ve yüz yüze dersler birlikte tasarlayabiliyor. Örneğin, yüz yüze yapılan konu anlatımları, tüm öğrencilerin istediği cihazdan istediği zaman ulaşabileceği paneli kullanarak yapılacak pratiklerle pekiştirilebilir.
Hibrit eğitim modelinde bu tip çalışmalarla, online eğitim ile yüz yüze eğitim birbirine entegre edilerek daha verimli dersler işlenebilir. Böylelikle eğitimden alınacak sonuçlar daha kalıcı olabilir.
Eğitimin uzaktan uygulanacak kısmını en iyi şekilde yönetebilmek için velilere, öğrencilere, öğretmenlere ve yöneticilere kendine özel arayüzler sunan LMS, yani öğrenme yönetim sistemleri kullanılıyor. Vedubox LMS olarak, tamamen online ya da hibrit eğitim için gerekli tüm özellikleri bir arada sunuyoruz.
LMS İLE NELER YAPILABİLİR?
Böylece;
● Okullar uzaktan eğitim sistemine öğrencilerini kolayca kaydedebilir,
● İnteraktif ve farklı formatlardaki eğitim içeriklerini tek platformdan paylaşabilir,
● Yöneticiler, gerektiğinde öğretmenlerle ve öğrencilerle buradan iletişime geçebilir,
● Öğretmenler kolayca ödev verebilir veya sınav yapabilir,
● Öğrencilerin derlere aktif katılımını takip edebilir,
● Bunların yanı sıra tıpkı yüz yüze eğitimde olduğu gibi herkesin etkileşimine açık akıllı tahtada ders işleyebilir.
Siz de okulunuzun dijital dönüşümünü tamamlamak için Vedubox ekibi ile hemen iletişime geçin: www.vedubox.com
Son Güncelleme: Cuma, 16 Temmuz 2021 11:44
Gösterim: 1488
Ericsson Raporu’na göre, COVID-19 nedeniyle Türkiye'de okullarda ve üniversitelerde çevrimiçi eğitim yüzde 90 oranında artarken uzaktan çalışma ise yüzde 45 oranında artış gösterdi. Uzaktan eğitim ve çalışmanın gelecekte yüzde 48 düzeyinde seyretmesi bekleniyor.
Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın, gazetecilerle internet üzerinden gerçekleştirilen basın toplantısında raporların bulgularını yorumladı: "Araştırmamız 2021 yılının sonunda 5G abone sayısının yaklaşık 580 milyon olacağını ve 2026 yılında dünya mobil veri trafiğinin yarısından fazlasını 5G ağlarının taşıyacağını gösteriyor. 5G, hızlı iletişimin simgesi haline gelirken, pandemi sürecinde bağlantı hızının ne derece önemli olduğunu gördük. Bu da 5G’nin tüketicilere ve işletmelere sunacağı değeri daha da vurguladı. Pandemi sürecinde dijital dönüşüm büyük önem kazanırken müşteri alışkanlıklarında da çok önemli değişiklikler yaşandı. Tüketicilerin 2025 yılına kadar dijital alışkanlıklarını daha da genişletmeyi bekledikleri göz önüne alındığında, geleceğin daha güçlü toplumlarını inşa etmek için dijital kapsayıcılığı gündemin en üst sıralarına yerleştirmek gerekiyor. Bu nedenle, Ericsson olarak 5G ve sonrasındaki teknolojiler ile ilgili araştırma ve geliştirme çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz ve dijital dönüşüm taleplerinin hızına ayak uydurmak için operatörlerle çok yakın çalışıyoruz."
COVID-19 pandemisi, tüketicilerin önceliklendirme biçimlerinde değişikliklere neden oldu. Araştırma, Türkiye'deki tüketicilerin yüzde 57'sinin 2025 yılına kadar bir diploma almak veya becerilerini geliştirmek için e-öğrenme ve çevrimiçi eğitim programlarına yöneleceğini gösteriyor. Ayrıca tüketicilerin yüzde 53'ü çevrimiçi alışverişin fiziksel mağazaya gitmekten daha iyi bir deneyim olacağına inanıyor. Bu süreçteki en önemli değişikliklerden biri de yerel alışverişin önceliklendirilmesi: Tüketicilerin yarısı, kısmen çevresel kaygılar nedeniyle 2025 yılında genel olarak yerel ürünleri tercih edeceklerini belirtiyor ve bunun gelecekte bir norm haline geleceğini düşünüyor. 2025 yılına kadar Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 58'i yalnızca yerel olarak üretilen yiyecek ve ürünleri satın alacağını düşünüyor.
Ericsson, pandemi sonrasını ve 5G'nin geleceğini ele alan iki ayrı rapor yayınladı. Farklı pazarlardaki eğilimleri vurgulayan yerel verilerin yer aldığı Ericsson Mobilite Raporu'nun (EMR) 20'nci sürümü geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Ericsson, 5G abone sayısının her gün yaklaşık bir milyon artarak toplam abone sayısının 2021 yılının sonunda 580 milyonu aşacağını öngörüyor. Son raporda yer alan bu öngörü, 5G'nin şimdiye kadar en hızlı benimsenen mobil nesil olacağı beklentisini güçlendiriyor. 5G'nin 4G ile karşılaştırıldığında aynı kilometre taşına iki yıl daha önce gelmesi ve bir milyar abone sayısını aşması bekleniyor.
Ericsson Mobilite Raporu'nun son sayısının yanı sıra 5G'nin penetrasyonunu ve dünya genelinde pazarlarda sahip olduğu muazzam potansiyelin değerlendirildiği, Ericsson ConsumerLab tarafından hazırlanan "Kentsel Gerçekliğin Geleceği" başlıklı Küresel Telekom Pazarı Raporu (GTM) raporu yayınlandı.
Ericsson'ın şu ana kadarki en büyük tüketici araştırması olan Ericsson ConsumerLab'ın bu raporu, Türkiye'deki tüketicilerin 15-79 yaş arası 1.000 ila 2.000 arasında kişinin katıldığı bir anket aracılığıyla pandemi sonrasında 2025 yılına kadar neler olacağına dair temel görüşlerini ortaya koyuyor.
Rapor, tüketicilerin "bir sonraki normale" girerken 2025 yılına kadar günlük çevrimiçi faaliyetlerine 2 yeni çevrimiçi hizmetin daha ekleneceğini ve pandemi öncesine göre çevrimiçi faaliyetlere 9 saat daha fazla zaman ayrılacağını ortaya koyuyor. Orta düzey çevrimiçi kullanıcıların pandemi sürecinde günlük yaşamlarında daha fazla hizmet kullanmaya başladığının altını çizen raporda önümüzdeki süreçte çevrimiçi faaliyetlerdeki bu değişimle birlikte orta ve ileri düzey kullanıcılar arasındaki boşluğun kapanacağı belirtiliyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Ericsson Raporu’na göre, COVID-19 nedeniyle Türkiye'de okullarda ve üniversitelerde çevrimiçi eğitim yüzde 90 oranında artarken uzaktan çalışma ise yüzde 45 oranında artış gösterdi. Uzaktan eğitim ve çalışmanın gelecekte yüzde 48 düzeyinde seyretmesi bekleniyor.
Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın, gazetecilerle internet üzerinden gerçekleştirilen basın toplantısında raporların bulgularını yorumladı: "Araştırmamız 2021 yılının sonunda 5G abone sayısının yaklaşık 580 milyon olacağını ve 2026 yılında dünya mobil veri trafiğinin yarısından fazlasını 5G ağlarının taşıyacağını gösteriyor. 5G, hızlı iletişimin simgesi haline gelirken, pandemi sürecinde bağlantı hızının ne derece önemli olduğunu gördük. Bu da 5G’nin tüketicilere ve işletmelere sunacağı değeri daha da vurguladı. Pandemi sürecinde dijital dönüşüm büyük önem kazanırken müşteri alışkanlıklarında da çok önemli değişiklikler yaşandı. Tüketicilerin 2025 yılına kadar dijital alışkanlıklarını daha da genişletmeyi bekledikleri göz önüne alındığında, geleceğin daha güçlü toplumlarını inşa etmek için dijital kapsayıcılığı gündemin en üst sıralarına yerleştirmek gerekiyor. Bu nedenle, Ericsson olarak 5G ve sonrasındaki teknolojiler ile ilgili araştırma ve geliştirme çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz ve dijital dönüşüm taleplerinin hızına ayak uydurmak için operatörlerle çok yakın çalışıyoruz."
COVID-19 pandemisi, tüketicilerin önceliklendirme biçimlerinde değişikliklere neden oldu. Araştırma, Türkiye'deki tüketicilerin yüzde 57'sinin 2025 yılına kadar bir diploma almak veya becerilerini geliştirmek için e-öğrenme ve çevrimiçi eğitim programlarına yöneleceğini gösteriyor. Ayrıca tüketicilerin yüzde 53'ü çevrimiçi alışverişin fiziksel mağazaya gitmekten daha iyi bir deneyim olacağına inanıyor. Bu süreçteki en önemli değişikliklerden biri de yerel alışverişin önceliklendirilmesi: Tüketicilerin yarısı, kısmen çevresel kaygılar nedeniyle 2025 yılında genel olarak yerel ürünleri tercih edeceklerini belirtiyor ve bunun gelecekte bir norm haline geleceğini düşünüyor. 2025 yılına kadar Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 58'i yalnızca yerel olarak üretilen yiyecek ve ürünleri satın alacağını düşünüyor.
Ericsson, pandemi sonrasını ve 5G'nin geleceğini ele alan iki ayrı rapor yayınladı. Farklı pazarlardaki eğilimleri vurgulayan yerel verilerin yer aldığı Ericsson Mobilite Raporu'nun (EMR) 20'nci sürümü geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Ericsson, 5G abone sayısının her gün yaklaşık bir milyon artarak toplam abone sayısının 2021 yılının sonunda 580 milyonu aşacağını öngörüyor. Son raporda yer alan bu öngörü, 5G'nin şimdiye kadar en hızlı benimsenen mobil nesil olacağı beklentisini güçlendiriyor. 5G'nin 4G ile karşılaştırıldığında aynı kilometre taşına iki yıl daha önce gelmesi ve bir milyar abone sayısını aşması bekleniyor.
Ericsson Mobilite Raporu'nun son sayısının yanı sıra 5G'nin penetrasyonunu ve dünya genelinde pazarlarda sahip olduğu muazzam potansiyelin değerlendirildiği, Ericsson ConsumerLab tarafından hazırlanan "Kentsel Gerçekliğin Geleceği" başlıklı Küresel Telekom Pazarı Raporu (GTM) raporu yayınlandı.
Ericsson'ın şu ana kadarki en büyük tüketici araştırması olan Ericsson ConsumerLab'ın bu raporu, Türkiye'deki tüketicilerin 15-79 yaş arası 1.000 ila 2.000 arasında kişinin katıldığı bir anket aracılığıyla pandemi sonrasında 2025 yılına kadar neler olacağına dair temel görüşlerini ortaya koyuyor.
Rapor, tüketicilerin "bir sonraki normale" girerken 2025 yılına kadar günlük çevrimiçi faaliyetlerine 2 yeni çevrimiçi hizmetin daha ekleneceğini ve pandemi öncesine göre çevrimiçi faaliyetlere 9 saat daha fazla zaman ayrılacağını ortaya koyuyor. Orta düzey çevrimiçi kullanıcıların pandemi sürecinde günlük yaşamlarında daha fazla hizmet kullanmaya başladığının altını çizen raporda önümüzdeki süreçte çevrimiçi faaliyetlerdeki bu değişimle birlikte orta ve ileri düzey kullanıcılar arasındaki boşluğun kapanacağı belirtiliyor.
Son Güncelleme: Çarşamba, 07 Temmuz 2021 14:41
Gösterim: 1142
İKampüs – Akıllı Kurs / Yeni Nesil Kurs Yönetimi Çözümü
20 yılı aşkın süredir üniversiteler, ilkokul-ortaokul ve liseler, kurs ve etüt merkezleri için uzaktan eğitim ve dijital eğitim çözümleri geliştiren Advancity, dijital dönüşümü eğitim sektörüne aktarma süreçlerine bir yenisini daha ekledi.
Advancity, eğitim kurumları için sunduğu iKampüs - Akıllı Okulum uygulamasını K12’lerin işletme, süreç ve eğitim yönetimlerinin tek noktadan koordine edilmesini sağlayanuygulama), Özel Kursların ihtiyaçlarına göre özelleştirip iKampüs – Akıllı Kurs ürününü geliştirdi.
“iKampüs– Akıllı Kurs” ile artık özel kurslarınişletme-eğitim yönetimi ve öğretmen-öğrenci iletişimi süreçleri tek bir platform üzerinden koordine edilebilecek. “iKampüs– Akıllı Kurs” ile gerek tek kurum gerekse çoklu kurum yönetim imkanı sunulurken, çok önemli maliyet ve verimlilik avantajları sağlanıyor. Yüzlerce okul ve kuruma hizmet sunan Advancity,geliştirdiği %100 yerli yazılımlar, 20+ yıllık tecrübe ve deneyimli ekibi ile sadece kurulum aşamasında değil, işletme aşamasında da verdiği destek hizmetleri ile sürekli yanınızda yer alıp hizmet kalitesini arttırırken, aldığı geri dönüşlerle çözümlerini sürekli geliştirmeye devam ediyor.
Web arayüzünün yanında, mobil uygulaması üzerinden de erişebileceğiniz iKampüs – Akıllı Kurs, pratik ve kullanım kolaylığı sağlayan tasarımı ile özel kursların yönetimini uçtan uca çözümlemeyi hedefliyor.
iKAMPÜS – Akıllı Kurs kapsamında bulunan çözümler:
• Duyuru & Anket
• Rehberlik
• Ödev
• Yoklama
• Ölçme & Değerlendirme
• Online Sınav
• Ders Programı
• Güvenli Sohbet – Sohbet Grubu Oluşturma
• Canlı Sınıf
• Akıllı Video
• Etüt
• Randevu
• Görüşme & Kayıt
• Online Ödeme
• Çoklu Profil Yönetimi – Öğrencisi olan Öğretmenler için
• Çoklu Kurs Yönetimi – Bir’den fazla kurumu yada şubesi olanlar için
• Dinamik Raporlama
** Tüm modüllerde mobil uygulama
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
İKampüs – Akıllı Kurs / Yeni Nesil Kurs Yönetimi Çözümü
20 yılı aşkın süredir üniversiteler, ilkokul-ortaokul ve liseler, kurs ve etüt merkezleri için uzaktan eğitim ve dijital eğitim çözümleri geliştiren Advancity, dijital dönüşümü eğitim sektörüne aktarma süreçlerine bir yenisini daha ekledi.
Advancity, eğitim kurumları için sunduğu iKampüs - Akıllı Okulum uygulamasını K12’lerin işletme, süreç ve eğitim yönetimlerinin tek noktadan koordine edilmesini sağlayanuygulama), Özel Kursların ihtiyaçlarına göre özelleştirip iKampüs – Akıllı Kurs ürününü geliştirdi.
“iKampüs– Akıllı Kurs” ile artık özel kurslarınişletme-eğitim yönetimi ve öğretmen-öğrenci iletişimi süreçleri tek bir platform üzerinden koordine edilebilecek. “iKampüs– Akıllı Kurs” ile gerek tek kurum gerekse çoklu kurum yönetim imkanı sunulurken, çok önemli maliyet ve verimlilik avantajları sağlanıyor. Yüzlerce okul ve kuruma hizmet sunan Advancity,geliştirdiği %100 yerli yazılımlar, 20+ yıllık tecrübe ve deneyimli ekibi ile sadece kurulum aşamasında değil, işletme aşamasında da verdiği destek hizmetleri ile sürekli yanınızda yer alıp hizmet kalitesini arttırırken, aldığı geri dönüşlerle çözümlerini sürekli geliştirmeye devam ediyor.
Web arayüzünün yanında, mobil uygulaması üzerinden de erişebileceğiniz iKampüs – Akıllı Kurs, pratik ve kullanım kolaylığı sağlayan tasarımı ile özel kursların yönetimini uçtan uca çözümlemeyi hedefliyor.
iKAMPÜS – Akıllı Kurs kapsamında bulunan çözümler:
• Duyuru & Anket
• Rehberlik
• Ödev
• Yoklama
• Ölçme & Değerlendirme
• Online Sınav
• Ders Programı
• Güvenli Sohbet – Sohbet Grubu Oluşturma
• Canlı Sınıf
• Akıllı Video
• Etüt
• Randevu
• Görüşme & Kayıt
• Online Ödeme
• Çoklu Profil Yönetimi – Öğrencisi olan Öğretmenler için
• Çoklu Kurs Yönetimi – Bir’den fazla kurumu yada şubesi olanlar için
• Dinamik Raporlama
** Tüm modüllerde mobil uygulama
Son Güncelleme: Salı, 22 Haziran 2021 13:41
Gösterim: 1020
Çevrimiçi sınav sistemi ve çevrimiçi sınav güvenliği teknolojileri odağında yapay zeka ve makine öğrenmesiyle desteklenmiş yazılım çözümleri sunan Türk girişim Witwiser, pandemi döneminde de çok sayıda üniversite, sertifika merkezi ve büyük şirketi ölçme-değerlendirme ve mülakat süreçlerinde bu teknoloji ile buluşturdu.
Çevrimiçi sınav güvenliği konusunda yerli yazılım ihracatı gerçekleştiren ilk şirket olma özelliğini taşıyan Witwiser’ın CEO’su Volkan Baran: “Halihazırda Belçika, Suudi Arabistan ve Azerbaycan’da faaliyetlerini sürdüren Witwiser, çevrimiçi sınav güvenliği sektöründe ilk akla gelen yenilikçi teknoloji şirketi ve referans kurumu olma hedefiyle Orta Doğu ve Avrupa’da iletişim çalışmalarına ivme kazandırıyor” sözlerini ifade etti.
Pandemi süreciyle fiziksel ortamda gerçekleşemeyen sınavların adil ve güvenli bir şekilde tasarlanması birçok kurum için kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldi. Üniversiteler, eğitim kurumları, sertifikasyon merkezleri, dil sınavı merkezleri, kurumsal şirketlerin işe alım ve eğitim departmanları başta olmak üzere ölçme-değerlendirme süreçlerini çevrimiçi gerçekleştirmek isteyen birçok kurum bu teknolojileri kullanmaya başladı. Dijitalleşen kullanıcı alışkanlıklarıyla birlikte özellikle akreditasyon kalitesini arttırmak ve güçlü bir itibar yaratmak için çevrimiçi sınav güvenlik sisteminin kullanılması önemli bir ihtiyaç haline geldi.
Bütünsel bir güvenlik platformu şart
Sınav güvenliği için; kısa süre, çok soru, açık uçlu soru, rastgele soru, video konferans uygulamalarıyla kamera gözlemesi gibi tedbirler alınabiliyor. Bu yöntemler bazı noktalarda çözüm sağlasa da güvenlik ihlali noktasında farklı ve büyük açıklar bulunabiliyor. Sınav esnasında kullanıcıların izniyle kamera, ekran, ortam kayıtlarının alınması; sınav sırasında farklı uygulamaların açılmasının ve internet aramalarının engellenmesi, ölçme-değerlendirme içeriğinin korunması gibi birçok kontrolün tüm öğrencilere/adaylara uygulanabileceği bir çözüm ihtiyaç haline geliyor. Bu doğrultuda çevrimiçi sınavlarda kopya engellemeye yönelik yapay zeka desteğiyle süreçleri otomatize eden ve önyargıyı ortadan kaldıran çözümlere de ilgi her geçen gün artıyor. Bu sınavların çevrimiçi ortamda yapılması lojistik maliyetleri ortadan kaldırırken, içerik güvenliği açısından da kurumlara kolaylık sağlıyor.
Yapay zeka ile kullanımı kolay bir sistem sunuyor
Kurumlara özelleştirilebilir, ölçeklenebilir teknolojik çözümler sunan Witwiser, sınav güvenliği konusunda çalışan ilk yerli girişim olma özelliği taşıyor. Witwiser çözümleri kurumların halihazırda sahip olduğu bir öğrenme yönetim sistemine veya sınav sistemine de kolayca entegre olabiliyor. Geliştirilen sistemler sayesinde kuruluşlar, basitten karmaşığa her türlü sınavı hazırlayabiliyor, yapay zeka destekli ve kullanımı kolay ürünlerle çevrimiçi ölçme ve değerlendirme güvenliğini sağlayabiliyor. Witwiser, toplanan veriler üzerinden makine öğrenmesi ve özel algoritmalarla analizler yaparak çok fazla zaman ve insan kaynağı gerektiren bu sürecin optimize edilmesini sağlıyor. Son bir yılda 100.000’den fazla oturumu başarıyla tamamlayan Witwiser, ayrıca kurumların ihtiyaçlarına göre sürekli olarak yeni entegrasyonlar eklemeye ve gelişmeye devam ediyor.
Çevrimiçi sınav güvenliği alanında yerli yazılım ihracatı yapan ilk şirket
Çevrimiçi sınav sistemi ve güvenliği konusunda lider çözümler sunan yerli girişim Witwiser’ın CEO’su Volkan Baran, pandemiyle birlikte ölçme-değerlendirme süreçlerinin dijitalleşmesine yönelik yatırımların arttığını belirterek şu sözleri ifade ediyor:“Türkiye’de önemli üniversiteler başta olmak üzere çok sayıda şirketle iş birliği gerçekleştiriyoruz. Öte yandan, Witwiser olarak Suudi Arabistan’ın akreditasyon değerlendiricileri için otorite kurumu TAQEEM’e teknoloji sağlıyoruz. Bu çerçevede de alanımızda yerli yazılım ihracatı gerçekleştiren ilk şirket konumundayız. Çevrimiçi sınav sistemi ve çevrimiçi sınav güvenliği sistemi ürünleri ile uzaktan değerlendirme süreçlerini daha iyiye götürecek yenilikçi çözümler ortaya koyarak değerlendirme sektöründe ilk akla gelen yenilikçi bir teknoloji şirketi olmak, farklı ülkelere uzaktan ölçme-değerlendirmede hizmet vermek, küresel pazardaki rakiplerimiz arasında yapılan değerlendirmede ilk sıralarda tercih edilen bir kurum olmak ve dünya çapında kullanıcılar arasında güvenilir bir noktaya gelmek hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Çevrimiçi sınav sistemi ve çevrimiçi sınav güvenliği teknolojileri odağında yapay zeka ve makine öğrenmesiyle desteklenmiş yazılım çözümleri sunan Türk girişim Witwiser, pandemi döneminde de çok sayıda üniversite, sertifika merkezi ve büyük şirketi ölçme-değerlendirme ve mülakat süreçlerinde bu teknoloji ile buluşturdu.
Çevrimiçi sınav güvenliği konusunda yerli yazılım ihracatı gerçekleştiren ilk şirket olma özelliğini taşıyan Witwiser’ın CEO’su Volkan Baran: “Halihazırda Belçika, Suudi Arabistan ve Azerbaycan’da faaliyetlerini sürdüren Witwiser, çevrimiçi sınav güvenliği sektöründe ilk akla gelen yenilikçi teknoloji şirketi ve referans kurumu olma hedefiyle Orta Doğu ve Avrupa’da iletişim çalışmalarına ivme kazandırıyor” sözlerini ifade etti.
Pandemi süreciyle fiziksel ortamda gerçekleşemeyen sınavların adil ve güvenli bir şekilde tasarlanması birçok kurum için kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldi. Üniversiteler, eğitim kurumları, sertifikasyon merkezleri, dil sınavı merkezleri, kurumsal şirketlerin işe alım ve eğitim departmanları başta olmak üzere ölçme-değerlendirme süreçlerini çevrimiçi gerçekleştirmek isteyen birçok kurum bu teknolojileri kullanmaya başladı. Dijitalleşen kullanıcı alışkanlıklarıyla birlikte özellikle akreditasyon kalitesini arttırmak ve güçlü bir itibar yaratmak için çevrimiçi sınav güvenlik sisteminin kullanılması önemli bir ihtiyaç haline geldi.
Bütünsel bir güvenlik platformu şart
Sınav güvenliği için; kısa süre, çok soru, açık uçlu soru, rastgele soru, video konferans uygulamalarıyla kamera gözlemesi gibi tedbirler alınabiliyor. Bu yöntemler bazı noktalarda çözüm sağlasa da güvenlik ihlali noktasında farklı ve büyük açıklar bulunabiliyor. Sınav esnasında kullanıcıların izniyle kamera, ekran, ortam kayıtlarının alınması; sınav sırasında farklı uygulamaların açılmasının ve internet aramalarının engellenmesi, ölçme-değerlendirme içeriğinin korunması gibi birçok kontrolün tüm öğrencilere/adaylara uygulanabileceği bir çözüm ihtiyaç haline geliyor. Bu doğrultuda çevrimiçi sınavlarda kopya engellemeye yönelik yapay zeka desteğiyle süreçleri otomatize eden ve önyargıyı ortadan kaldıran çözümlere de ilgi her geçen gün artıyor. Bu sınavların çevrimiçi ortamda yapılması lojistik maliyetleri ortadan kaldırırken, içerik güvenliği açısından da kurumlara kolaylık sağlıyor.
Yapay zeka ile kullanımı kolay bir sistem sunuyor
Kurumlara özelleştirilebilir, ölçeklenebilir teknolojik çözümler sunan Witwiser, sınav güvenliği konusunda çalışan ilk yerli girişim olma özelliği taşıyor. Witwiser çözümleri kurumların halihazırda sahip olduğu bir öğrenme yönetim sistemine veya sınav sistemine de kolayca entegre olabiliyor. Geliştirilen sistemler sayesinde kuruluşlar, basitten karmaşığa her türlü sınavı hazırlayabiliyor, yapay zeka destekli ve kullanımı kolay ürünlerle çevrimiçi ölçme ve değerlendirme güvenliğini sağlayabiliyor. Witwiser, toplanan veriler üzerinden makine öğrenmesi ve özel algoritmalarla analizler yaparak çok fazla zaman ve insan kaynağı gerektiren bu sürecin optimize edilmesini sağlıyor. Son bir yılda 100.000’den fazla oturumu başarıyla tamamlayan Witwiser, ayrıca kurumların ihtiyaçlarına göre sürekli olarak yeni entegrasyonlar eklemeye ve gelişmeye devam ediyor.
Çevrimiçi sınav güvenliği alanında yerli yazılım ihracatı yapan ilk şirket
Çevrimiçi sınav sistemi ve güvenliği konusunda lider çözümler sunan yerli girişim Witwiser’ın CEO’su Volkan Baran, pandemiyle birlikte ölçme-değerlendirme süreçlerinin dijitalleşmesine yönelik yatırımların arttığını belirterek şu sözleri ifade ediyor:“Türkiye’de önemli üniversiteler başta olmak üzere çok sayıda şirketle iş birliği gerçekleştiriyoruz. Öte yandan, Witwiser olarak Suudi Arabistan’ın akreditasyon değerlendiricileri için otorite kurumu TAQEEM’e teknoloji sağlıyoruz. Bu çerçevede de alanımızda yerli yazılım ihracatı gerçekleştiren ilk şirket konumundayız. Çevrimiçi sınav sistemi ve çevrimiçi sınav güvenliği sistemi ürünleri ile uzaktan değerlendirme süreçlerini daha iyiye götürecek yenilikçi çözümler ortaya koyarak değerlendirme sektöründe ilk akla gelen yenilikçi bir teknoloji şirketi olmak, farklı ülkelere uzaktan ölçme-değerlendirmede hizmet vermek, küresel pazardaki rakiplerimiz arasında yapılan değerlendirmede ilk sıralarda tercih edilen bir kurum olmak ve dünya çapında kullanıcılar arasında güvenilir bir noktaya gelmek hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz
Son Güncelleme: Çarşamba, 23 Haziran 2021 12:20
Gösterim: 1245
Konyalı öğrenciler, Dünya Eğitim Robotları Yarışması’nda Türkiye’ye birinciliği getirdi.
Dünya genelinde 500 binden fazla öğrencinin katıldığı, bu yıl pandemi nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleştirilen Dünya Eğitim Robotları Yarışması’na (WER),Türk öğrenciler damgasını vurdu. ABD, Çin, İngiltere, Meksika gibi robotik alanında öncü ülkelerden deneyimli yarışmacıların katıldığı, öğrencilerin robotik ve yazılım yeteneklerini gösterdiği yarışmada Konya’dan katılan Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu öğrencileri “Dünya Birincisi” oldu.
Kökeni 1994 yılına dayanan, WER adıyla onuncu yılına giren,3 ila 18 yaş arası öğrencilerin katıldığı dünyanın en büyük robot yarış platformu Dünya Eğitim Robotları Yarışması’na (WER), WER Virtual konsepti ile bu yıl her öğrencinin kendi ülkesinden katılımına imkân verildi. Öğrencilerin yapay zekâ ve robotik teknolojiler üzerine yarıştığı etkinlikte; Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu öğrencileri tasarladıkları robot ve robotkolları ile gerçekleştirdikleri görevler doğrultusunda dünya birinciliğini kazandı. Konyalı öğrenciler yarışmadaki görevlerin yüzde 80’ini başarı ile gerçekleştirerek en yüksek görev tamamlama oranını elde etti. Öğrenciler, görev tamamlama oranının yanı sıra görev tamamlama hızı bakımından da ilkokul ve ortaokul rakiplerinden daha iyi süreye ulaştı.
Dünya birinciliğini Türkiye’ye getirdiler
Üç ayrı görev için bir adet robot ve en az üç adet robot kolunun tasarlanmasını kapsayan WER’de diğer yarışmalardan farklı olarak, görevler yarışma günü açıklanıyor. Öğretmenleri olmadan mücadele eden öğrenciler, hiçbir yardım almaksızın tasarım ve kodlama alanlarındaki becerilerini sergileme fırsatı buluyor. Bu şartlar altında yarışmaya katılan Konya Selçuklu’dan Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu öğrencileri; canlı yayın, sınırlı süre baskısına rağmen üstün başarı ile dünya birinciliğini Türkiye’ye getirdi.
“Ulusal ve küresel anlamda üstümüze düşeni yapacağız”
Elde edilen başarıyla ilgili açıklamalarda bulunan SANLAB Kurucusu ve WER Türkiye Başkanı Salih Kükrek, “Türkiye 2018 yılından bu yana Dünya Eğitim Robotları Yarışması’na (WER) katılıyor ve önemli başarılara imza atıyor.Daha önce, WER 2018 Dünya Şampiyona katılan Bedir Kız Kuran Kursu takımımız “En Gözde Takım” ödülünü kazanırken, WER 2019 Dünya Şampiyonası’nda da Karatay İzzet Bezirci İlkokulu takımımız dünya üçüncüsü oldu. Robotik alanında Türkiye’nin başarısı giderek yükseliyor. WER 2021 Virtual Şampiyonası’nda Selçuklu Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu dünya birincisi oldu. Yarışmada birinci olan okulumuza, öğrenci ve öğretmenlerimize emekleri için teşekkür ederim. Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu, dünya çapındaki bu ödül ile robotik laboratuvarı ve bilim eğitimi çalışmaları bakımından da örnek alınması gereken bir okul olduğunu kanıtladı. SANLAB olarak, robotik ve yazılım teknolojilerinin ülkemizde gelişmesi ve çocuklar arasında yeterli ilgiyi görebilmesi için ulusal ve küresel anlamda üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
WER Türkiye Yarışması Ekim’de
Kükrek sözlerini şöyle tamamladı: “WER Organizasyon Komitesi ve SANLAB arasında, WER Türkiye yarışmalarının başlatılması ve yarışmanın 2021 Ekim ayında Türkiye’de yapılması üzerinde mutabakata vardık. WER Türkiye Uluslararası Kupası için tüm dünya milletlerini Konya’ya davet ettik. ABD, Çin, İngiltere, Meksika ve daha nice ülkede “Teknolojinin Şeb-i Arus'u” olarak nitelendirilen yarışma için geri sayım başladı. Ayrıca çevrimiçi yapılan WER’in, pandemi süresince uluslararası düzeyde periyodik tekrarlanmasını planlıyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluş tarafından desteklenen uluslararası robot yarışması ile Türkiye’yi, dünya robotik teknolojiler liginde en üst sıralara taşımayı hedefliyoruz.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Konyalı öğrenciler, Dünya Eğitim Robotları Yarışması’nda Türkiye’ye birinciliği getirdi.
Dünya genelinde 500 binden fazla öğrencinin katıldığı, bu yıl pandemi nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleştirilen Dünya Eğitim Robotları Yarışması’na (WER),Türk öğrenciler damgasını vurdu. ABD, Çin, İngiltere, Meksika gibi robotik alanında öncü ülkelerden deneyimli yarışmacıların katıldığı, öğrencilerin robotik ve yazılım yeteneklerini gösterdiği yarışmada Konya’dan katılan Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu öğrencileri “Dünya Birincisi” oldu.
Kökeni 1994 yılına dayanan, WER adıyla onuncu yılına giren,3 ila 18 yaş arası öğrencilerin katıldığı dünyanın en büyük robot yarış platformu Dünya Eğitim Robotları Yarışması’na (WER), WER Virtual konsepti ile bu yıl her öğrencinin kendi ülkesinden katılımına imkân verildi. Öğrencilerin yapay zekâ ve robotik teknolojiler üzerine yarıştığı etkinlikte; Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu öğrencileri tasarladıkları robot ve robotkolları ile gerçekleştirdikleri görevler doğrultusunda dünya birinciliğini kazandı. Konyalı öğrenciler yarışmadaki görevlerin yüzde 80’ini başarı ile gerçekleştirerek en yüksek görev tamamlama oranını elde etti. Öğrenciler, görev tamamlama oranının yanı sıra görev tamamlama hızı bakımından da ilkokul ve ortaokul rakiplerinden daha iyi süreye ulaştı.
Dünya birinciliğini Türkiye’ye getirdiler
Üç ayrı görev için bir adet robot ve en az üç adet robot kolunun tasarlanmasını kapsayan WER’de diğer yarışmalardan farklı olarak, görevler yarışma günü açıklanıyor. Öğretmenleri olmadan mücadele eden öğrenciler, hiçbir yardım almaksızın tasarım ve kodlama alanlarındaki becerilerini sergileme fırsatı buluyor. Bu şartlar altında yarışmaya katılan Konya Selçuklu’dan Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu öğrencileri; canlı yayın, sınırlı süre baskısına rağmen üstün başarı ile dünya birinciliğini Türkiye’ye getirdi.
“Ulusal ve küresel anlamda üstümüze düşeni yapacağız”
Elde edilen başarıyla ilgili açıklamalarda bulunan SANLAB Kurucusu ve WER Türkiye Başkanı Salih Kükrek, “Türkiye 2018 yılından bu yana Dünya Eğitim Robotları Yarışması’na (WER) katılıyor ve önemli başarılara imza atıyor.Daha önce, WER 2018 Dünya Şampiyona katılan Bedir Kız Kuran Kursu takımımız “En Gözde Takım” ödülünü kazanırken, WER 2019 Dünya Şampiyonası’nda da Karatay İzzet Bezirci İlkokulu takımımız dünya üçüncüsü oldu. Robotik alanında Türkiye’nin başarısı giderek yükseliyor. WER 2021 Virtual Şampiyonası’nda Selçuklu Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu dünya birincisi oldu. Yarışmada birinci olan okulumuza, öğrenci ve öğretmenlerimize emekleri için teşekkür ederim. Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu, dünya çapındaki bu ödül ile robotik laboratuvarı ve bilim eğitimi çalışmaları bakımından da örnek alınması gereken bir okul olduğunu kanıtladı. SANLAB olarak, robotik ve yazılım teknolojilerinin ülkemizde gelişmesi ve çocuklar arasında yeterli ilgiyi görebilmesi için ulusal ve küresel anlamda üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
WER Türkiye Yarışması Ekim’de
Kükrek sözlerini şöyle tamamladı: “WER Organizasyon Komitesi ve SANLAB arasında, WER Türkiye yarışmalarının başlatılması ve yarışmanın 2021 Ekim ayında Türkiye’de yapılması üzerinde mutabakata vardık. WER Türkiye Uluslararası Kupası için tüm dünya milletlerini Konya’ya davet ettik. ABD, Çin, İngiltere, Meksika ve daha nice ülkede “Teknolojinin Şeb-i Arus'u” olarak nitelendirilen yarışma için geri sayım başladı. Ayrıca çevrimiçi yapılan WER’in, pandemi süresince uluslararası düzeyde periyodik tekrarlanmasını planlıyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluş tarafından desteklenen uluslararası robot yarışması ile Türkiye’yi, dünya robotik teknolojiler liginde en üst sıralara taşımayı hedefliyoruz.”
Son Güncelleme: Cumartesi, 29 May 2021 14:08
Gösterim: 956

