Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eylülde yapılan 40 bin öğretmen atamasında boş kalan 358 kadro için atama tercih başvuruları başladı. 

Eylül ayında yapılan öğretmen atamalarında boş kalan 358 kadro için atama başvuruları bugün başladı.

MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, eylülde yapılan 40 bin öğretmen kadrosuna atama yapılması planlandı ancak 39 bin 642öğretmen ataması yapıldı, 358 kontenjan ise boş kaldı.

Bu bağlamda 2014 Yılı Eylül Dönemi Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Duyurusu çerçevesinde ilk atama kapsamında başvuruda bulunan adaylar arasında 26. seçenek olarak "Tercihlerim dışındaki başka bir eğitim kurumuna atanmak istiyorum" seçeneğini işaretleyenlerden boş kalan 358 kontenjana 15 alanda öğretmen ataması yapılacak.

Adaylardan 1-5 Aralık'ta http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerinden Elektronik Başvuru Form ile beyan alınacak. Adaylar, bu formlarını süresi içerisinde il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine onaylattıracak.

Atamalar Elektronik Başvuru Formunda "evet" seçeneğini işaretleyenler arasından, alanlar itibarıyla KPSS10 ve KPSS121 puan üstünlüğüne göre yapılacak sıralama sonucunda Bakanlıkça öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına kura ile 8 Aralık 2014 tarihinde atama gerçekleştirilecek.

> Ek öğretmen atama başvuruları başladı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eylülde yapılan 40 bin öğretmen atamasında boş kalan 358 kadro için atama tercih başvuruları başladı. 

Eylül ayında yapılan öğretmen atamalarında boş kalan 358 kadro için atama başvuruları bugün başladı.

MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, eylülde yapılan 40 bin öğretmen kadrosuna atama yapılması planlandı ancak 39 bin 642öğretmen ataması yapıldı, 358 kontenjan ise boş kaldı.

Bu bağlamda 2014 Yılı Eylül Dönemi Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Duyurusu çerçevesinde ilk atama kapsamında başvuruda bulunan adaylar arasında 26. seçenek olarak "Tercihlerim dışındaki başka bir eğitim kurumuna atanmak istiyorum" seçeneğini işaretleyenlerden boş kalan 358 kontenjana 15 alanda öğretmen ataması yapılacak.

Adaylardan 1-5 Aralık'ta http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerinden Elektronik Başvuru Form ile beyan alınacak. Adaylar, bu formlarını süresi içerisinde il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine onaylattıracak.

Atamalar Elektronik Başvuru Formunda "evet" seçeneğini işaretleyenler arasından, alanlar itibarıyla KPSS10 ve KPSS121 puan üstünlüğüne göre yapılacak sıralama sonucunda Bakanlıkça öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına kura ile 8 Aralık 2014 tarihinde atama gerçekleştirilecek.

Son Güncelleme: Pazartesi, 01 Aralık 2014 11:18

Gösterim: 1763

ABD'den Japonya'ya, Rusya'dan Güney Afrika'ya, Cibuti'den Küba'ya kadar 103 ülkeden 2 bin 582 akademisyen Türkiye'de görev yapıyor.

AA muhabirinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'deki 181 üniversiteden 153'ünde yabancı öğretim elemanı görev alıyor.

Dünyanın farklı coğrafyalarından 103 ülkeden 2 bin 582 akademisyen, Türk üniversitelerinde eğitim veriyor.

Yabancı akademisyenlerden 203'ü profesör, 183'ü doçent, 550'si yardımcı doçent, 812'si öğretim görevlisi, 663'ü okutman, 61'i uzman, 110'u araştırma görevlisi olarak görevini sürdürüyor.

En fazla akademisyen ABD'den

Türkiye'deki üniversitelerde eğitim veren yabancı akademisyenlerde ise ABD'liler ilk sırada yer alıyor. ABD uyruklu 17'si profesör, 8'i doçent, 66'sı yardımcı doçent olmak üzere 436 öğretim elemanı çeşitli üniversitelerde eğitim veriyor.

Üniversitelerdeki yabancı uyruklu akademisyen sayısında ABD'yi 248 öğretim elemanıyla Azerbaycan, 239 akademisyenle İngiltere takip ediyor.

Yabancı akademisyenler arasında 96 Alman, 49 Fransız, 29 Japon, 72 Rus, 61 Yunan, 192 Suriyeli öğretim görevlisi de yer alıyor.

Türkiye'de Küba'dan 2, Vietnam, Cibuti, Fildişi Sahili'nden de 1'er öğretim görevlisi bulunuyor.

> Türkiye'de 2 bin 582 yabancı akademisyen eğitim veriyor

ABD'den Japonya'ya, Rusya'dan Güney Afrika'ya, Cibuti'den Küba'ya kadar 103 ülkeden 2 bin 582 akademisyen Türkiye'de görev yapıyor.

AA muhabirinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'deki 181 üniversiteden 153'ünde yabancı öğretim elemanı görev alıyor.

Dünyanın farklı coğrafyalarından 103 ülkeden 2 bin 582 akademisyen, Türk üniversitelerinde eğitim veriyor.

Yabancı akademisyenlerden 203'ü profesör, 183'ü doçent, 550'si yardımcı doçent, 812'si öğretim görevlisi, 663'ü okutman, 61'i uzman, 110'u araştırma görevlisi olarak görevini sürdürüyor.

En fazla akademisyen ABD'den

Türkiye'deki üniversitelerde eğitim veren yabancı akademisyenlerde ise ABD'liler ilk sırada yer alıyor. ABD uyruklu 17'si profesör, 8'i doçent, 66'sı yardımcı doçent olmak üzere 436 öğretim elemanı çeşitli üniversitelerde eğitim veriyor.

Üniversitelerdeki yabancı uyruklu akademisyen sayısında ABD'yi 248 öğretim elemanıyla Azerbaycan, 239 akademisyenle İngiltere takip ediyor.

Yabancı akademisyenler arasında 96 Alman, 49 Fransız, 29 Japon, 72 Rus, 61 Yunan, 192 Suriyeli öğretim görevlisi de yer alıyor.

Türkiye'de Küba'dan 2, Vietnam, Cibuti, Fildişi Sahili'nden de 1'er öğretim görevlisi bulunuyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 01 Aralık 2014 09:56

Gösterim: 1273

MEB, aynı okulda 8 yılını dolduran öğretmenlere rotasyon getirilmesini öngören yönetmelik taslağındaki süreyi 12 yıla çıkarmayı planlıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin taslak olarak hazırlandığını ve ilgililerin görüşüne açıldığını belirtti.

Yönetmeliğe ilişkin, 2 bin 177 görüş geldiğini aktaran Aydoğdu, Kayseri'de yapılan toplantıyla bu görüş ve önerilerin değerlendirildiğini kaydetti. Aydoğdu, rotasyonun taslakta 8 yıl planlandığını ancak toplantının sonucunda 12 yıl olması konusunda mutabakat sağlandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'ne 12 yıl olarak koyduk. Gelecek hafta içerisinde Sayın Bakanımız başkanlığında bir sunum yapacağız. Orada Sayın Bakanımızın verdiği nihai karara göre, rotasyon belli olacak. Bunun yanında, alternatif bir görüşte şu, 15 yıldan başlayarak kademeli olarak rotasyon yapılması. 2014-2015 eğitim öğretim yılında 15 yılını dolduranlar,  2015-2016'da 14 yıl, 13 yıl, 12 yıl, kademeli yapıp geçişleri rahatlatmak amacıyla böyle bir teklifimiz var. Şuradan sonra yapılacak toplantı sonucunda bu netleşecek. Aralık içerisinde de yönetmeliğin çıkacağını düşünüyorum."

Yönetmelik çalışmasında Bakan Nabi Avcı'nın talimatıyla hem eğitim camiasının hem de sosyal tarafların görüşlerinin alındığına dikkati çeken Aydoğdu, rotasyonu tüm sendikalarla da görüştüklerini ifade etti.

Makul ve mantıklı olan tüm görüşlerin yönetmeliğe alındığını vurgulayan Aydoğdu, yönetmeliğin tüm tarafların görüşü alınarak hazırlandığı için sonucunun çok olumlu olacağını düşündüğünü belirtti.

Aydoğdu, rotasyonun ilçelerde yapılması kararı aldıklarını da söyledi.

"Yılda 350 bin kişi yer değişikliği için müracaat ediyor"

MEB'in, eş durumu tayinleri konusunda eleştirildiğini dile getiren Aydoğdu, dünyanın hiçbir yerinde MEB'deki kadar öğretmen sirkülasyonunun olduğu bir ülke bulunmadığını ifade etti.

Aydoğdu, Bakanlığa, yılda 350 bin kişinin yer değişikliği için müracaat ettiğini ve her yıl 150 bin öğretmenin yerinin değiştiğini bildirdi.

Hamza Aydoğdu, "MEB'in iş ve işlemlerin inanılmaz derecede düzenli, tertipli ve çoğu öğretmenin de ihtiyacına karşılık veren bir sistem halinde yürütüldüğünü" kaydetti.

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'ni ilgili kanunlar ve Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliği ile üst normları dikkate alarak hazırladıklarını anlatan Aydoğdu, "Biz kendi kafamızda birinin talimatıyla, eşi özel sektörde çalışan ve geçmişte bir yıl olan sigortalılığı üç yıla çıkarmadık. Ağustos ayı içinde Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Çerçeve Yönetmeliği'nde bir yıl olan bu sigortalılık süresi üç yıla çıkarıldı. Bu çerçeve yönetmelik MEB'i ve bütün bakanlıkları bağlayan bir üst normdur" diye konuştu.

Eş durumu tayinleri görüşülüyor

Tüm bakanlıkların 6 ay içinde kendi yönetmeliklerini çerçeve yönetmeliğe uygun hale getirmesi gerektiğine işaret eden Aydoğdu, şunları kaydetti:

"Bazıları MEB'i eleştirirken, 'Çerçeve yönetmeliğinde olmayan konuları da siz yönetmeliğinize koyuyorsunuz' diyorlar. Doğrudur, çerçeve yönetmeliğinde bir hüküm yoksa bizi kısıtlayan, biz kendi yönetmeliğimize bırakabiliriz. Ama çerçeve yönetmeliğinde bir hüküm varsa, biz onunun aksine bir hüküm ortaya koyamayız. Burada biz de mecburiyetten Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliği'ne uygun olarak, eşi özel sektörde çalışan öğretmenlerimize üç yıl olarak koyduk. Fakat Sayın Bakanımız da bu konuda gerçekten bizim hassas davranmamız gerektiği, öğretmenlerimizin hak kaybına uğramaması gerektiği üzerine bize talimat verdi. Biz de bu konuyu Başbakanlıkla, Devlet Personelle görüşüyoruz. Eğer bu konuyla ilgili bizim şubat eş atamasında herhangi bir esneme olursa ya da biz bunu kanun ve yönetmelikler çerçevesinde şubat atamasını düzeltebilir miyiz, düzeltemez miyiz konusuyla ilgili Devlet Personel Başkanlığı ve Başbakanlıkla ciddi bir çalışma yapıyoruz."

Bu konuyla ilgili bir esneme olursa kamuoyuyla paylaşılacağını bildiren Aydoğdu, ancak şu an çerçeve yönetmeliğe uygun hareket etme mecburiyetinde olduklarının altını çizdi.

> Öğretmenlere rotasyon 12 yıla çıkarılacak

MEB, aynı okulda 8 yılını dolduran öğretmenlere rotasyon getirilmesini öngören yönetmelik taslağındaki süreyi 12 yıla çıkarmayı planlıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin taslak olarak hazırlandığını ve ilgililerin görüşüne açıldığını belirtti.

Yönetmeliğe ilişkin, 2 bin 177 görüş geldiğini aktaran Aydoğdu, Kayseri'de yapılan toplantıyla bu görüş ve önerilerin değerlendirildiğini kaydetti. Aydoğdu, rotasyonun taslakta 8 yıl planlandığını ancak toplantının sonucunda 12 yıl olması konusunda mutabakat sağlandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'ne 12 yıl olarak koyduk. Gelecek hafta içerisinde Sayın Bakanımız başkanlığında bir sunum yapacağız. Orada Sayın Bakanımızın verdiği nihai karara göre, rotasyon belli olacak. Bunun yanında, alternatif bir görüşte şu, 15 yıldan başlayarak kademeli olarak rotasyon yapılması. 2014-2015 eğitim öğretim yılında 15 yılını dolduranlar,  2015-2016'da 14 yıl, 13 yıl, 12 yıl, kademeli yapıp geçişleri rahatlatmak amacıyla böyle bir teklifimiz var. Şuradan sonra yapılacak toplantı sonucunda bu netleşecek. Aralık içerisinde de yönetmeliğin çıkacağını düşünüyorum."

Yönetmelik çalışmasında Bakan Nabi Avcı'nın talimatıyla hem eğitim camiasının hem de sosyal tarafların görüşlerinin alındığına dikkati çeken Aydoğdu, rotasyonu tüm sendikalarla da görüştüklerini ifade etti.

Makul ve mantıklı olan tüm görüşlerin yönetmeliğe alındığını vurgulayan Aydoğdu, yönetmeliğin tüm tarafların görüşü alınarak hazırlandığı için sonucunun çok olumlu olacağını düşündüğünü belirtti.

Aydoğdu, rotasyonun ilçelerde yapılması kararı aldıklarını da söyledi.

"Yılda 350 bin kişi yer değişikliği için müracaat ediyor"

MEB'in, eş durumu tayinleri konusunda eleştirildiğini dile getiren Aydoğdu, dünyanın hiçbir yerinde MEB'deki kadar öğretmen sirkülasyonunun olduğu bir ülke bulunmadığını ifade etti.

Aydoğdu, Bakanlığa, yılda 350 bin kişinin yer değişikliği için müracaat ettiğini ve her yıl 150 bin öğretmenin yerinin değiştiğini bildirdi.

Hamza Aydoğdu, "MEB'in iş ve işlemlerin inanılmaz derecede düzenli, tertipli ve çoğu öğretmenin de ihtiyacına karşılık veren bir sistem halinde yürütüldüğünü" kaydetti.

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'ni ilgili kanunlar ve Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliği ile üst normları dikkate alarak hazırladıklarını anlatan Aydoğdu, "Biz kendi kafamızda birinin talimatıyla, eşi özel sektörde çalışan ve geçmişte bir yıl olan sigortalılığı üç yıla çıkarmadık. Ağustos ayı içinde Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Çerçeve Yönetmeliği'nde bir yıl olan bu sigortalılık süresi üç yıla çıkarıldı. Bu çerçeve yönetmelik MEB'i ve bütün bakanlıkları bağlayan bir üst normdur" diye konuştu.

Eş durumu tayinleri görüşülüyor

Tüm bakanlıkların 6 ay içinde kendi yönetmeliklerini çerçeve yönetmeliğe uygun hale getirmesi gerektiğine işaret eden Aydoğdu, şunları kaydetti:

"Bazıları MEB'i eleştirirken, 'Çerçeve yönetmeliğinde olmayan konuları da siz yönetmeliğinize koyuyorsunuz' diyorlar. Doğrudur, çerçeve yönetmeliğinde bir hüküm yoksa bizi kısıtlayan, biz kendi yönetmeliğimize bırakabiliriz. Ama çerçeve yönetmeliğinde bir hüküm varsa, biz onunun aksine bir hüküm ortaya koyamayız. Burada biz de mecburiyetten Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliği'ne uygun olarak, eşi özel sektörde çalışan öğretmenlerimize üç yıl olarak koyduk. Fakat Sayın Bakanımız da bu konuda gerçekten bizim hassas davranmamız gerektiği, öğretmenlerimizin hak kaybına uğramaması gerektiği üzerine bize talimat verdi. Biz de bu konuyu Başbakanlıkla, Devlet Personelle görüşüyoruz. Eğer bu konuyla ilgili bizim şubat eş atamasında herhangi bir esneme olursa ya da biz bunu kanun ve yönetmelikler çerçevesinde şubat atamasını düzeltebilir miyiz, düzeltemez miyiz konusuyla ilgili Devlet Personel Başkanlığı ve Başbakanlıkla ciddi bir çalışma yapıyoruz."

Bu konuyla ilgili bir esneme olursa kamuoyuyla paylaşılacağını bildiren Aydoğdu, ancak şu an çerçeve yönetmeliğe uygun hareket etme mecburiyetinde olduklarının altını çizdi.

Son Güncelleme: Cuma, 28 Kasım 2014 13:00

Gösterim: 1561

MEB tarafından bu yıl birincisi düzenlenen "21. yüzyılda bir eğitim felsefesi oluşturmak ve özel okullar" temalı 1. Eğitim Kongresi bugün başladı.  

Prof. Dr. Ahmet İnam, MEB 1. Egitim Kongresi'nde bu topraklardan dünyaya bir hikaye anlatmamız gerektiğini anlattığı konuşmasında Nobel ödüllü Orhan Pamuk'a eleştiri getirdi. Bu toraklardan Nobel ödülü alan bir yazarın çıktığını ancak bu yazarın bu topraklara ait olduğu konusunda şüpheleri olduğunu söyledi.

 

 

 

 

> Prof. İnam: Orhan Pamuk bu topraklara ait değil

MEB tarafından bu yıl birincisi düzenlenen "21. yüzyılda bir eğitim felsefesi oluşturmak ve özel okullar" temalı 1. Eğitim Kongresi bugün başladı.  

Prof. Dr. Ahmet İnam, MEB 1. Egitim Kongresi'nde bu topraklardan dünyaya bir hikaye anlatmamız gerektiğini anlattığı konuşmasında Nobel ödüllü Orhan Pamuk'a eleştiri getirdi. Bu toraklardan Nobel ödülü alan bir yazarın çıktığını ancak bu yazarın bu topraklara ait olduğu konusunda şüpheleri olduğunu söyledi.

 

 

 

 

Son Güncelleme: Cuma, 28 Kasım 2014 15:12

Gösterim: 1146

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, MEB 1. Egitim kongresinde yeni Türkiye yolunda eğitim konulu konuşmasında, “Andımızın kaldırılması ile ilgili bir gazeteye yazdığım yazı ile ilgili çok küfür yedim. Metnin kaldırılması nedeniyle vatana ihanet suçlamalarına kadar varan eleştirilere maruz kaldık.” dedi.

MEB Müsteşarı Doç. Dr. Yusuf Tekin MEB 1. Eğitim Kongresinde yeni Türkiye yolunda eğitim konulu konuşmasında 'Andımız'ın kaldırılması sürecinde yaşadıklarını paylaştı.

Türkiye’de eğitimin modernleşmesi Osmanlı ile başlamış cumhuriyet döneminde devam etmiştir, köklü kopuş değerlendirmeleri yanlıştır. Ulus devlet sonrası yeni bir devlet anlayışının tartışıldığı bir dönem yasıyoruz. Bu dönemde eğitimde radikal kararlar almak durumundayız.Bu zorlu bir süreçtir.

Andımızın kaldırılması ile ilgili bir gazeteye yazdığım yazı ile ilgili bile çok küfür yedim. Metnin kaldırılması nedeniyle vatana ihanet suçlamalarına kadar varan eleştirilere maruz kaldık.

> Andımızın kaldırılması nedeniyle çok küfür yedim

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, MEB 1. Egitim kongresinde yeni Türkiye yolunda eğitim konulu konuşmasında, “Andımızın kaldırılması ile ilgili bir gazeteye yazdığım yazı ile ilgili çok küfür yedim. Metnin kaldırılması nedeniyle vatana ihanet suçlamalarına kadar varan eleştirilere maruz kaldık.” dedi.

MEB Müsteşarı Doç. Dr. Yusuf Tekin MEB 1. Eğitim Kongresinde yeni Türkiye yolunda eğitim konulu konuşmasında 'Andımız'ın kaldırılması sürecinde yaşadıklarını paylaştı.

Türkiye’de eğitimin modernleşmesi Osmanlı ile başlamış cumhuriyet döneminde devam etmiştir, köklü kopuş değerlendirmeleri yanlıştır. Ulus devlet sonrası yeni bir devlet anlayışının tartışıldığı bir dönem yasıyoruz. Bu dönemde eğitimde radikal kararlar almak durumundayız.Bu zorlu bir süreçtir.

Andımızın kaldırılması ile ilgili bir gazeteye yazdığım yazı ile ilgili bile çok küfür yedim. Metnin kaldırılması nedeniyle vatana ihanet suçlamalarına kadar varan eleştirilere maruz kaldık.

Son Güncelleme: Cuma, 28 Kasım 2014 12:35

Gösterim: 1352


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.