Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Obeziteyle mücadele kapsamında, bundan böyle ilköğretim çağındaki bütün çocuklar, eve gitmeden önce okuldaki son derslerinde 1 saat spor yapacak
Sağlık Bakanlığı, obeziteyle mücadele kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yeni eğitim öğretim döneminde okullarda her gün en az 1 saat beden eğitimi dersi yapılmasını resmen talep etti. Bunun üzerine MEB Talim Terbiye Kurulu ilkokul ve ortaokullar için haftalık ders çizelgesini yeniden düzenledi. 1'inci sınıflar her gün ders bittikten 1 saat spor yapacak. Yeni çizelgeye göre 1-4'üncü sınıflarda ilk defa olarak "Oyun ve Fiziki Etkinlikler" adı altında yeni bir derse yer verilecek. İlk 3 sınıfta haftada 5 4'üncü sınıflarda 2 saat uygulanacak. 5-8'inci sınıflarda ise haftada 2 saat Beden Eğitimi ve Spor dersi uygulanacak. Ayrıca seçmeli derslerin "Sanat ve Spor" grubu içinde yer verilen Spor ve Fiziki Etkinlikler dersi haftada 2 ile 4 ders saati arasında uygulanabilecek. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiği resmi yazıda, Obeziteyle Mücadele Başbakanlık Genelgesi hatırlatılarak, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve üniversitelerde fiziksel aktivite ile ilgili stratejiler geliştirilmesi istendi.
Aritmetik kadar önemli
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Mustafa Öztürk, obeziteyle mücadelenin çocukluk çağlarında başlaması gerektiğine dikkat çekerek, spor yapmanın en az aritmetik dersleri kadar önemli olduğunu kaydetti. Dünyada yeni nesillerin yeni tehdidinin obezite ve obeziteye bağlı hastalıklar olduğunu belirten Öztürk, "Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yeni 4+4+4 eğitim sisteminde müfredatın fiziksel aktivitelere göre yenilenmesini resmen talep ettik. Onlar da kabul ettiler, ilkokul çocukları her gün 1 saat spor yapacak" dedi. Öztürk, Dünya Sağlık Örgütü'nün kalp-damar hastalıkları, diyabet, obezitenin önlenmesi, kas-iskelet sisteminin gelişimi, anksiyete ve depresyon riskinin azaltılmasının sağlanması için 5-17 yaş grubunun günde 60 dakika fiziksel aktivite yapması gerektiğini belirlediğini kaydetti.
Bahçeler toprak olsun
Öztürk, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan okul bahçelerinin otopark olarak kullanımının önlenerek kaza ve yaralanma riskinin azaltılması için toprak zemine çevrilmesi ve ağaçlandırılması istediklerini belirterek, "Okul bahçelerinde bırakın top oynayacak ip atlayacak yeri, trafik kazası riski var. Biz okul bahçelerinin fiziksel aktivite yapmaya uygun hale getirilmesini ve spor salanlarının sayısının artırılmasını talep ettik. Sadece ders çalışarak sınavlarda başarılı olurlar. Ancak hem spor yapıp hem ders çalışan çocuklar hayatta başarılı olurlar" diye konuştu.
(sabah)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Obeziteyle mücadele kapsamında, bundan böyle ilköğretim çağındaki bütün çocuklar, eve gitmeden önce okuldaki son derslerinde 1 saat spor yapacak
Sağlık Bakanlığı, obeziteyle mücadele kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yeni eğitim öğretim döneminde okullarda her gün en az 1 saat beden eğitimi dersi yapılmasını resmen talep etti. Bunun üzerine MEB Talim Terbiye Kurulu ilkokul ve ortaokullar için haftalık ders çizelgesini yeniden düzenledi. 1'inci sınıflar her gün ders bittikten 1 saat spor yapacak. Yeni çizelgeye göre 1-4'üncü sınıflarda ilk defa olarak "Oyun ve Fiziki Etkinlikler" adı altında yeni bir derse yer verilecek. İlk 3 sınıfta haftada 5 4'üncü sınıflarda 2 saat uygulanacak. 5-8'inci sınıflarda ise haftada 2 saat Beden Eğitimi ve Spor dersi uygulanacak. Ayrıca seçmeli derslerin "Sanat ve Spor" grubu içinde yer verilen Spor ve Fiziki Etkinlikler dersi haftada 2 ile 4 ders saati arasında uygulanabilecek. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiği resmi yazıda, Obeziteyle Mücadele Başbakanlık Genelgesi hatırlatılarak, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve üniversitelerde fiziksel aktivite ile ilgili stratejiler geliştirilmesi istendi.
Aritmetik kadar önemli
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Mustafa Öztürk, obeziteyle mücadelenin çocukluk çağlarında başlaması gerektiğine dikkat çekerek, spor yapmanın en az aritmetik dersleri kadar önemli olduğunu kaydetti. Dünyada yeni nesillerin yeni tehdidinin obezite ve obeziteye bağlı hastalıklar olduğunu belirten Öztürk, "Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yeni 4+4+4 eğitim sisteminde müfredatın fiziksel aktivitelere göre yenilenmesini resmen talep ettik. Onlar da kabul ettiler, ilkokul çocukları her gün 1 saat spor yapacak" dedi. Öztürk, Dünya Sağlık Örgütü'nün kalp-damar hastalıkları, diyabet, obezitenin önlenmesi, kas-iskelet sisteminin gelişimi, anksiyete ve depresyon riskinin azaltılmasının sağlanması için 5-17 yaş grubunun günde 60 dakika fiziksel aktivite yapması gerektiğini belirlediğini kaydetti.
Bahçeler toprak olsun
Öztürk, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan okul bahçelerinin otopark olarak kullanımının önlenerek kaza ve yaralanma riskinin azaltılması için toprak zemine çevrilmesi ve ağaçlandırılması istediklerini belirterek, "Okul bahçelerinde bırakın top oynayacak ip atlayacak yeri, trafik kazası riski var. Biz okul bahçelerinin fiziksel aktivite yapmaya uygun hale getirilmesini ve spor salanlarının sayısının artırılmasını talep ettik. Sadece ders çalışarak sınavlarda başarılı olurlar. Ancak hem spor yapıp hem ders çalışan çocuklar hayatta başarılı olurlar" diye konuştu.
(sabah)
Son Güncelleme: Salı, 21 Ağustos 2012 13:53
Gösterim: 2646
Yeni yönetmelik geçen dönemden başlayan soruşturmalar için de geçerli olacak. Okuldan atılma sadece örgüt kurma ve yönetme, ırza saldırı, uyuşturucu satma, silah bulundurma ile yaralama hallerinde uygulanabilecek.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı’nın hazırladığı, ‘’Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’’ Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek disiplin cezaları ile soruşturma usul ve esaslarını düzenleyen yönetmelik, yükseköğretim kurumlarındaki tüm öğrencileri kapsıyor. Yönetmeliğe göre, yükseköğretim kurumu yetkililerince sorulan hususları haklı bir sebep olmadan zamanında cevaplandırmayan, yükseköğretim kurumu yetkililerince tespit edilen yerler dışında ilan asan, yükseköğretim kurumunun izniyle asılmış duyuruları, program ve benzerlerini koparan, yırtan, değiştiren, karalayan veya kirletenlere ‘’uyarma’’, yükseköğretim kurumu yetkililerince istenilen bilgileri eksik veya yanlış bildiren, çalışmaların düzenini bozanlara, yükseköğretim kurumu içinde izinsiz afiş ve pankart asanlara, yükseköğretim kurumunca asılmış duyuruları, program ve benzerlerini koparan, yırtan, değiştiren, karalayan veya kirletenler ile sınavlarda kopyaya teşebbüs edenlere de ‘’kınama’’ cezası verilecek.
Irza saldırı atılma gerekçesi
Yeni yönetmelikle şu eylemlere kurumdan çıkarma cezası getiriliyor:
- Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek,
-Yükseköğretim kurumlarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak,
-6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla, mermilerini ve bıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletleri, patlayıcı maddeleri kullanmak, - Kişilerin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunmak suretiyle cinsel dokunulmazlıklarını ihlal etmek.’’
15 gün içnde itiraz hakkı var
Disiplin cezası verilmesine sebep suçun tekrarlanması halinde verilen ceza bir derece ağırlaştırılacak, ancak disiplin suçunun tekrarı halinde yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilemeyecek. Öğrenciler, disiplin cezalarına karşı 15 gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilecek. Daha önce soruşturmasına başlanmış ancak tamamlanmamış olan disiplin soruşturmaları da bu yönetmelik hükümlerine göre yürütülecek.
Alkollü içki içene bir ay uzaklaştırma
Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları şöyle sıralandı:
-Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici eylemlerde bulunmak,
-Disiplin soruşturmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemek,
-Yükseköğretim kurumundan aldığı, kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak veya başkasına ait bir belgeyi kullanmak,
-Yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
-Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
-Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek,
-Yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek.’’
Tez ve yayında intihal yapana bir yıl uzaklaştırma
Okuldan bir yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlar;
-Yükseköğretim kurumu personeli ve öğrencilerini tehdit etmek,
-İşgal ve benzeri fiillerle, yükseköğretim kurumunun hizmetlerini engelleyici eylemlerde bulunmak,
-Kurum personeli ve öğrencilerine fiili saldırıda bulunmak,
-Yükseköğretim kurumlarında hırsızlık yapmak,
-Mevcut bina, demirbaş eşya ve benzeri malzemeyi tahrip etmek veya bilişim sistemine zarar vermek,
-Sınavlarda kopya çekmek, çektirmek,
-Seminer, tez ve yayında intihal yapmak.
Kurumdan iki yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlar;
-Görevlilere karşı şiddet kullanarak görevini yapmasına engel olmak,
-Öğrencilere karşı cebir ve şiddet kullanarak yükseköğretim hizmetlerinden yararlanmalarını engellemek,
-Bir kimseyi veya grubu, cebir veya tehditle suç sayılan bir eylemi düzenlemeye veya katılmaya zorlamak,
-Yükseköğretim kurumları içerisinde uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, taşımak, bulundurmak,
-Sınavlarda tehditle kopya çekmek, kopya çeken öğrencilerin sınav salonundan çıkarılmasına engel olmak, kendi yerine başkasını sınava sokmak veya başkasının yerine sınava girmek,
-Kurumlarda cinsel tacizde bulunmak,
-Yükseköğretim kurumlarında 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla mermilerini ve bıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletleri, patlayıcı maddeleri taşımak ve bulundurmak,
-Yükseköğretim kurumunun bilişim sistemine girerek kendisine veya bir başkasının yararına haksız bir çıkar sağlayıcı faaliyette bulunmak.’’
(star)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yeni yönetmelik geçen dönemden başlayan soruşturmalar için de geçerli olacak. Okuldan atılma sadece örgüt kurma ve yönetme, ırza saldırı, uyuşturucu satma, silah bulundurma ile yaralama hallerinde uygulanabilecek.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı’nın hazırladığı, ‘’Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’’ Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek disiplin cezaları ile soruşturma usul ve esaslarını düzenleyen yönetmelik, yükseköğretim kurumlarındaki tüm öğrencileri kapsıyor. Yönetmeliğe göre, yükseköğretim kurumu yetkililerince sorulan hususları haklı bir sebep olmadan zamanında cevaplandırmayan, yükseköğretim kurumu yetkililerince tespit edilen yerler dışında ilan asan, yükseköğretim kurumunun izniyle asılmış duyuruları, program ve benzerlerini koparan, yırtan, değiştiren, karalayan veya kirletenlere ‘’uyarma’’, yükseköğretim kurumu yetkililerince istenilen bilgileri eksik veya yanlış bildiren, çalışmaların düzenini bozanlara, yükseköğretim kurumu içinde izinsiz afiş ve pankart asanlara, yükseköğretim kurumunca asılmış duyuruları, program ve benzerlerini koparan, yırtan, değiştiren, karalayan veya kirletenler ile sınavlarda kopyaya teşebbüs edenlere de ‘’kınama’’ cezası verilecek.
Irza saldırı atılma gerekçesi
Yeni yönetmelikle şu eylemlere kurumdan çıkarma cezası getiriliyor:
- Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek,
-Yükseköğretim kurumlarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak,
-6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla, mermilerini ve bıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletleri, patlayıcı maddeleri kullanmak, - Kişilerin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunmak suretiyle cinsel dokunulmazlıklarını ihlal etmek.’’
15 gün içnde itiraz hakkı var
Disiplin cezası verilmesine sebep suçun tekrarlanması halinde verilen ceza bir derece ağırlaştırılacak, ancak disiplin suçunun tekrarı halinde yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilemeyecek. Öğrenciler, disiplin cezalarına karşı 15 gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilecek. Daha önce soruşturmasına başlanmış ancak tamamlanmamış olan disiplin soruşturmaları da bu yönetmelik hükümlerine göre yürütülecek.
Alkollü içki içene bir ay uzaklaştırma
Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin suçları şöyle sıralandı:
-Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici eylemlerde bulunmak,
-Disiplin soruşturmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemek,
-Yükseköğretim kurumundan aldığı, kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak veya başkasına ait bir belgeyi kullanmak,
-Yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
-Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,
-Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek,
-Yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek.’’
Tez ve yayında intihal yapana bir yıl uzaklaştırma
Okuldan bir yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlar;
-Yükseköğretim kurumu personeli ve öğrencilerini tehdit etmek,
-İşgal ve benzeri fiillerle, yükseköğretim kurumunun hizmetlerini engelleyici eylemlerde bulunmak,
-Kurum personeli ve öğrencilerine fiili saldırıda bulunmak,
-Yükseköğretim kurumlarında hırsızlık yapmak,
-Mevcut bina, demirbaş eşya ve benzeri malzemeyi tahrip etmek veya bilişim sistemine zarar vermek,
-Sınavlarda kopya çekmek, çektirmek,
-Seminer, tez ve yayında intihal yapmak.
Kurumdan iki yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlar;
-Görevlilere karşı şiddet kullanarak görevini yapmasına engel olmak,
-Öğrencilere karşı cebir ve şiddet kullanarak yükseköğretim hizmetlerinden yararlanmalarını engellemek,
-Bir kimseyi veya grubu, cebir veya tehditle suç sayılan bir eylemi düzenlemeye veya katılmaya zorlamak,
-Yükseköğretim kurumları içerisinde uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, taşımak, bulundurmak,
-Sınavlarda tehditle kopya çekmek, kopya çeken öğrencilerin sınav salonundan çıkarılmasına engel olmak, kendi yerine başkasını sınava sokmak veya başkasının yerine sınava girmek,
-Kurumlarda cinsel tacizde bulunmak,
-Yükseköğretim kurumlarında 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla mermilerini ve bıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletleri, patlayıcı maddeleri taşımak ve bulundurmak,
-Yükseköğretim kurumunun bilişim sistemine girerek kendisine veya bir başkasının yararına haksız bir çıkar sağlayıcı faaliyette bulunmak.’’
(star)
Son Güncelleme: Salı, 21 Ağustos 2012 13:15
Gösterim: 1562
LYS’de Türkiye 652’ncisi olan Adanalı Edip Şişman, 532.63577 puanla ilk tercihi olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girmeyi beklerken, “Bir yüksek öğretim programına yerleştirilemediniz” cevabı aldı.
ÖSYM, bir süre sonra yaptığı açıklamada, sonuç belgesinin sahte olduğunu belirtti. Açıklamada, “Habere konu olan adayın Y-MF-3 puanı gerçekte 308.63577 iken, bu puan 532.63577 olarak verilmiştir. Ayrıca sahte belgede adayın Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) eklenmemiş. Bu da sahteciliği açıkça göstermektedir” denildi.
Tek tercih yaptı ve tabii ki kazandı
Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (LYS) MF-1 ve MF-4 puan türlerinde Türkiye birincisi olan Abdullah Coşkun, tek tercihi olan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünü kazandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
LYS’de Türkiye 652’ncisi olan Adanalı Edip Şişman, 532.63577 puanla ilk tercihi olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girmeyi beklerken, “Bir yüksek öğretim programına yerleştirilemediniz” cevabı aldı.
ÖSYM, bir süre sonra yaptığı açıklamada, sonuç belgesinin sahte olduğunu belirtti. Açıklamada, “Habere konu olan adayın Y-MF-3 puanı gerçekte 308.63577 iken, bu puan 532.63577 olarak verilmiştir. Ayrıca sahte belgede adayın Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) eklenmemiş. Bu da sahteciliği açıkça göstermektedir” denildi.
Tek tercih yaptı ve tabii ki kazandı
Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (LYS) MF-1 ve MF-4 puan türlerinde Türkiye birincisi olan Abdullah Coşkun, tek tercihi olan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünü kazandı.
Son Güncelleme: Salı, 21 Ağustos 2012 12:48
Gösterim: 1754
2012 yılı ÖSYS yerleştirme sonuçları açıklandı. Özel yetenek sınavı ile alınacak 24 bin öğrenci için de fırsat sürüyor...
Sınav sonrasında tercih yapan 1 milyon 132 bin 839 adaydan 865 bin 482’si tercihlerine yerleşti.Devlet üniversitelerinde lisans ve önlisansta 51 bin 321 kontenjan boş kaldı.Vakıf üniversiteleri ileKıbrıs ve yurtdışındaki üniversitelerde ise yaklaşık 30 bin kontenjana yerleştirme yapılamadı. Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) yerleştirme sonuçlarıyla ilgili beklenen açıklama,ÖSYM’nin sitesinden yapıldı. Sitede yer verilen istatistiklere göre, 1 milyon 787 bin 582 adaydan, 1 milyon 132 bin 839’u tercih yaptı. Tercih yapan adayların 703 bin 251’i lise, 429 bin 588’i ise meslek lisesimezunu oldu.
Yabancı ülkelerde de açık var
Örgün yükseköğretim programlarından lisans düzeyinde, devlet üniversitelerine 301 bin 751, vakıf üniversitelerine 49 bin 396,KKTC üniversitelerine 5 bin 324, diğer ülkelerdeki üniversitelere 871 olmak üzere toplam 357 bin 342 aday yerleşti. Devlet üniversitelerinde 26 bin 485, vakıf üniversitelerinde 11 bin 579,KKTC üniversitelerinde 9 bin 487, diğer ülkelerdeki üniversitelerde 851 kontenjan boş kaldı.
Ön lisans için 31 bin kontenjan
Önlisans programlarına göre devlet üniversitelerine 259 bin 427, vakıf üniversitelerine 24 bin 422,KKTC üniversitelerine 474, diğer ülkelerdeki üniversitelere 32 aday yerleşti.Ön lisans programlarında toplam 31 bin 826 boş kontenjan bulunuyor. Buna göre örgün yükseköğretim programlarına 641 bin 697 aday yerleşirken, toplam 80 bin 228 kontenjan boş kaldı. Açıköğretim programlarına ise 223 bin 785 aday yerleşti. Öğrenim durumuna göre son sınıf öğrencilerinden ÖSYS’ye başvuran 780 bin 737 öğrenciden 380 bin 286’sı bir programa yerleşti.Ayrıca önceki yıllarda bir programa yerleşmemiş 306 bin 147 kişi, daha önce yerleşmiş 112 bin 421, bir yükseköğretim programını bitirmiş 34 bin 382 ve yükseköğretimden kaydı silinmiş 32 bin 246 kişi bir programayerleşmeye hak kazandı.
Şampiyonun tercihi Fatih Üniversitesi
Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (LYS) TM1, 2 ve 3 puan türlerinde Türkiye birincisi olan Fatih Mehmet Adanır, Fatih Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandı. Fatih Koleji mezunu olan Adanır’ın tek tercih yaptığı belirtildi. MF-1 ve MF-4 puan türlerinde Türkiye birincisi olan Abdullah Coşkun ise tek tercihi olan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-ElektronikMühendisliği bölümünü kazandı. YGS’nin ardından LYS’de de birinci olan Coşkun, meslek seçiminin sınavlara hazırlanmaktan daha zor olduğunu beyirterek, ‘’Benim tercihim tıptan yanaydı. Ancak ailem, okulum ve dersanemle yaptığım görüşmeler sonucu kazandığım bölümün en doğru karar olduğuna karar verdik’’ dedi.
24 bin kişi yetenekle alınacak
2012 LYS’de başarılı olan öğrencilerden 24 bin 301’i de özel yetenek sınavlarıyla üniversiteli olacak. Bunların 17 bin 877’si devlet, 4 bin 187’si vakıf, 2 bin 141’i KKTC, 96’sı ise yurtdışındaki üniversitelere yerleştirilecek. Özel yetenek sınavlarıyla üniversitelere yerleşecek öğrenciler boşta kalan 80 bin kontenjandan ayrı tutuluyor.
(bugün)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
2012 yılı ÖSYS yerleştirme sonuçları açıklandı. Özel yetenek sınavı ile alınacak 24 bin öğrenci için de fırsat sürüyor...
Sınav sonrasında tercih yapan 1 milyon 132 bin 839 adaydan 865 bin 482’si tercihlerine yerleşti.Devlet üniversitelerinde lisans ve önlisansta 51 bin 321 kontenjan boş kaldı.Vakıf üniversiteleri ileKıbrıs ve yurtdışındaki üniversitelerde ise yaklaşık 30 bin kontenjana yerleştirme yapılamadı. Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) yerleştirme sonuçlarıyla ilgili beklenen açıklama,ÖSYM’nin sitesinden yapıldı. Sitede yer verilen istatistiklere göre, 1 milyon 787 bin 582 adaydan, 1 milyon 132 bin 839’u tercih yaptı. Tercih yapan adayların 703 bin 251’i lise, 429 bin 588’i ise meslek lisesimezunu oldu.
Yabancı ülkelerde de açık var
Örgün yükseköğretim programlarından lisans düzeyinde, devlet üniversitelerine 301 bin 751, vakıf üniversitelerine 49 bin 396,KKTC üniversitelerine 5 bin 324, diğer ülkelerdeki üniversitelere 871 olmak üzere toplam 357 bin 342 aday yerleşti. Devlet üniversitelerinde 26 bin 485, vakıf üniversitelerinde 11 bin 579,KKTC üniversitelerinde 9 bin 487, diğer ülkelerdeki üniversitelerde 851 kontenjan boş kaldı.
Ön lisans için 31 bin kontenjan
Önlisans programlarına göre devlet üniversitelerine 259 bin 427, vakıf üniversitelerine 24 bin 422,KKTC üniversitelerine 474, diğer ülkelerdeki üniversitelere 32 aday yerleşti.Ön lisans programlarında toplam 31 bin 826 boş kontenjan bulunuyor. Buna göre örgün yükseköğretim programlarına 641 bin 697 aday yerleşirken, toplam 80 bin 228 kontenjan boş kaldı. Açıköğretim programlarına ise 223 bin 785 aday yerleşti. Öğrenim durumuna göre son sınıf öğrencilerinden ÖSYS’ye başvuran 780 bin 737 öğrenciden 380 bin 286’sı bir programa yerleşti.Ayrıca önceki yıllarda bir programa yerleşmemiş 306 bin 147 kişi, daha önce yerleşmiş 112 bin 421, bir yükseköğretim programını bitirmiş 34 bin 382 ve yükseköğretimden kaydı silinmiş 32 bin 246 kişi bir programayerleşmeye hak kazandı.
Şampiyonun tercihi Fatih Üniversitesi
Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (LYS) TM1, 2 ve 3 puan türlerinde Türkiye birincisi olan Fatih Mehmet Adanır, Fatih Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandı. Fatih Koleji mezunu olan Adanır’ın tek tercih yaptığı belirtildi. MF-1 ve MF-4 puan türlerinde Türkiye birincisi olan Abdullah Coşkun ise tek tercihi olan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-ElektronikMühendisliği bölümünü kazandı. YGS’nin ardından LYS’de de birinci olan Coşkun, meslek seçiminin sınavlara hazırlanmaktan daha zor olduğunu beyirterek, ‘’Benim tercihim tıptan yanaydı. Ancak ailem, okulum ve dersanemle yaptığım görüşmeler sonucu kazandığım bölümün en doğru karar olduğuna karar verdik’’ dedi.
24 bin kişi yetenekle alınacak
2012 LYS’de başarılı olan öğrencilerden 24 bin 301’i de özel yetenek sınavlarıyla üniversiteli olacak. Bunların 17 bin 877’si devlet, 4 bin 187’si vakıf, 2 bin 141’i KKTC, 96’sı ise yurtdışındaki üniversitelere yerleştirilecek. Özel yetenek sınavlarıyla üniversitelere yerleşecek öğrenciler boşta kalan 80 bin kontenjandan ayrı tutuluyor.
(bugün)
Son Güncelleme: Salı, 21 Ağustos 2012 12:53
Gösterim: 1710
Dinçer'in kulakları çınlasın. Araştırmaya göre; tüm meslek grupları içinde işe en az geç kalanlar öğretmenler.
Çalışma hayatındaki hemen herkes mutlaka bir şekilde işe geç kalırken; bu gecikmelerin ardındaki bahaneler saymakla bitmiyor... Uykusuzluktan, yorgunluktan dem vuran çalışanlar bir yana, bazı bahaneler var ki, fıkraları aratmıyor... Para dergisi, çalışanların işe geç kalma nedenleri ve öne sürdükleri bahaneleri araştırdı. Online araştırma şirketi DORinsight tarafından gerçekleştirilen çalışma sonuçlarına göre; 'Kahvaltılık almaya gittiğim yerdeki kuyruğun uzunluğu yüzünden geciktim' diye bahane uyduranlar bile bulunuyor. Kadın çalışanların gerekçeleri de dikkat çekiyor. Giyeceği kıyafete karar veremediği için işe geç kaldığını anlatan kadın çalışanların yanı sıra, günleri karıştırdığını, iş gününü cumartesi-pazar olarak düşündüğü için işe geciktiğini söyleyenler de bulunuyor. Komşusunun gürültüsünden uyuyamadığı için sabah uyanamadığını söyleyen çalışanlar bile mevcut.
En dakik öğretmenler
Araştırmaya göre; tüm meslek grupları içinde işe en az geç kalanlar öğretmenler. Kamu ya da özel sektörde üst ve orta düzey yöneticilik yapanlar ise işe en fazla geç kalan grubu oluşturuyor buy cheap kamagra uk. İşe geç kalan bir diğer grup ise iş hayatına yeni başlayanlar ve özellikle 26-30 yaş arasındaki kişiler. En az geç kalanlarıysa ayda 2-3 kez olmak üzere 36-40 yaş arası çalışanlar oluşturuyor. Araştırmaya katılanların yarısı işe geç kalmadığını ifade ederken; yaklaşık her 5 çalışandan 1'i ise haftada en az bir kere işe gecikiyor. İşe en çok geç kalma nedenleri arasında uyuyakalmak yüzde 48'le başı çekiyor. Bunu yüzde 34'le yorgunluk takip ediyor. House of Human Koçluk kurucu ortağı Nuri Murat Avcı ise çalışanlara işe geç kalmamaları için şu önerilerde bulunuyor: "Yatmadan önce, ertesi gün size kendinizi iyi hissettirecek, heyecanlandıracak bir iş düşünün. Kendinize, 'Yarın kendimi iyi hissetmek için ne yapabilirim?' diye sorun. Yanıtı sizi rahatlatacaktır."
(takvim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Dinçer'in kulakları çınlasın. Araştırmaya göre; tüm meslek grupları içinde işe en az geç kalanlar öğretmenler.
Çalışma hayatındaki hemen herkes mutlaka bir şekilde işe geç kalırken; bu gecikmelerin ardındaki bahaneler saymakla bitmiyor... Uykusuzluktan, yorgunluktan dem vuran çalışanlar bir yana, bazı bahaneler var ki, fıkraları aratmıyor... Para dergisi, çalışanların işe geç kalma nedenleri ve öne sürdükleri bahaneleri araştırdı. Online araştırma şirketi DORinsight tarafından gerçekleştirilen çalışma sonuçlarına göre; 'Kahvaltılık almaya gittiğim yerdeki kuyruğun uzunluğu yüzünden geciktim' diye bahane uyduranlar bile bulunuyor. Kadın çalışanların gerekçeleri de dikkat çekiyor. Giyeceği kıyafete karar veremediği için işe geç kaldığını anlatan kadın çalışanların yanı sıra, günleri karıştırdığını, iş gününü cumartesi-pazar olarak düşündüğü için işe geciktiğini söyleyenler de bulunuyor. Komşusunun gürültüsünden uyuyamadığı için sabah uyanamadığını söyleyen çalışanlar bile mevcut.
En dakik öğretmenler
Araştırmaya göre; tüm meslek grupları içinde işe en az geç kalanlar öğretmenler. Kamu ya da özel sektörde üst ve orta düzey yöneticilik yapanlar ise işe en fazla geç kalan grubu oluşturuyor buy cheap kamagra uk. İşe geç kalan bir diğer grup ise iş hayatına yeni başlayanlar ve özellikle 26-30 yaş arasındaki kişiler. En az geç kalanlarıysa ayda 2-3 kez olmak üzere 36-40 yaş arası çalışanlar oluşturuyor. Araştırmaya katılanların yarısı işe geç kalmadığını ifade ederken; yaklaşık her 5 çalışandan 1'i ise haftada en az bir kere işe gecikiyor. İşe en çok geç kalma nedenleri arasında uyuyakalmak yüzde 48'le başı çekiyor. Bunu yüzde 34'le yorgunluk takip ediyor. House of Human Koçluk kurucu ortağı Nuri Murat Avcı ise çalışanlara işe geç kalmamaları için şu önerilerde bulunuyor: "Yatmadan önce, ertesi gün size kendinizi iyi hissettirecek, heyecanlandıracak bir iş düşünün. Kendinize, 'Yarın kendimi iyi hissetmek için ne yapabilirim?' diye sorun. Yanıtı sizi rahatlatacaktır."
(takvim)
Son Güncelleme: Salı, 21 Ağustos 2012 12:19
Gösterim: 4102

