Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Penguen Başbakan Erdoğan’ın ‘üniversiteler ücretsiz olacak’ açıklamasını kapağına taşıdı
Başbakan Erdoğan tarafından, AK Parti’nin son MYK toplantısında gündeme getirilen üniversite harç paraları kalkacak ve üniversitelerin ücretsiz olacağı haberi kamuoyunda geniş yankı buldu. Ünlü mizah dergisi Penguen Başbakan Erdoğan’ın açıklamasına gönderme yaparak konuyu kapağına taşıdı.(eğitimtercihi)
İşte O Kapak

Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Penguen Başbakan Erdoğan’ın ‘üniversiteler ücretsiz olacak’ açıklamasını kapağına taşıdı
Başbakan Erdoğan tarafından, AK Parti’nin son MYK toplantısında gündeme getirilen üniversite harç paraları kalkacak ve üniversitelerin ücretsiz olacağı haberi kamuoyunda geniş yankı buldu. Ünlü mizah dergisi Penguen Başbakan Erdoğan’ın açıklamasına gönderme yaparak konuyu kapağına taşıdı.(eğitimtercihi)
İşte O Kapak

Son Güncelleme: Perşembe, 26 Temmuz 2012 11:08
Gösterim: 3020
Başbakan Tayyip Erdoğan, One Love Müzik Festivali’nde getirilen alkol yasağından önce İstanbul Bilgi Üniversitesi yöneticilerini bizzat arayıp uyardığını açıkladı.
Erdoğan yöneticilere, “Üniversitenin içinde böyle bir şey nasıl olur? Öğrenci oraya gelip de alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak?” dediğini söyledi.
Erdoğan dün katıldığı televizyon programında şunları söyledi:
“Bu olay, bu üniversitede yapılacak olan bir toplantıyla ilgili bir çalışma. Fakat ilginç olan şey şu; ben o zamana kadar bilmiyordum, buradaki restoranlar tütün alkol kurulundan alkollü içki satışına yönelik izin almışlar. Yav Allah aşkına bir üniversitenin içinde restoranlarında alkollü içki satılmasına müsaade edilebilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Üniversitenin içinde böyle bir şey nasıl olur? Öğrenci oraya gelip de alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak? Üniversitenin dışında malum yerlerde gider alkolünü alır, bizim meyhane filan kapattığımız yok, hepsi ortada. Ben de üniversite yönetimini aradım, ‘Yahu nedir bu hal’ dedim, ‘Biz buna üzülüyoruz’ dedim. Bu Anayasa ortada dururken ben anlamıyorum kalkıyor bu köşe yazarları nasıl oluyor da bu işi savunuyor. Yani bizim gençliğimizin bunlar tamamen alkolik olmasını istiyor.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Tayyip Erdoğan, One Love Müzik Festivali’nde getirilen alkol yasağından önce İstanbul Bilgi Üniversitesi yöneticilerini bizzat arayıp uyardığını açıkladı.
Erdoğan yöneticilere, “Üniversitenin içinde böyle bir şey nasıl olur? Öğrenci oraya gelip de alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak?” dediğini söyledi.
Erdoğan dün katıldığı televizyon programında şunları söyledi:
“Bu olay, bu üniversitede yapılacak olan bir toplantıyla ilgili bir çalışma. Fakat ilginç olan şey şu; ben o zamana kadar bilmiyordum, buradaki restoranlar tütün alkol kurulundan alkollü içki satışına yönelik izin almışlar. Yav Allah aşkına bir üniversitenin içinde restoranlarında alkollü içki satılmasına müsaade edilebilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Üniversitenin içinde böyle bir şey nasıl olur? Öğrenci oraya gelip de alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak? Üniversitenin dışında malum yerlerde gider alkolünü alır, bizim meyhane filan kapattığımız yok, hepsi ortada. Ben de üniversite yönetimini aradım, ‘Yahu nedir bu hal’ dedim, ‘Biz buna üzülüyoruz’ dedim. Bu Anayasa ortada dururken ben anlamıyorum kalkıyor bu köşe yazarları nasıl oluyor da bu işi savunuyor. Yani bizim gençliğimizin bunlar tamamen alkolik olmasını istiyor.”
Son Güncelleme: Perşembe, 26 Temmuz 2012 10:40
Gösterim: 1781
Eğitim-İş üyesi bir grup öğretmen, 4+4+4 eğitim sistemi atama sürecini kalemlerini ve beyaz önlüklerini yere atarak protesto etti.
İzmir'de, Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) üyesi bir grup öğretmen, Konak'taki İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde kendileri için işkenceye döndüğünü öne sürdükleri 4+4+4 eğitim sistemi atama sürecini kalemlerin, beyaz önlüklerini yere atarak protesto etti.Konak'taki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan ve ellerinde “Sıcaklar değil Bakan bunalttı”, “Çocuğuna öğretmenine sahip çık”, “Okulları böldüler çocuklara kıydılar” yazılı dövizler taşıyıp sloganlar atan öğretmenler, 12 yıllık zorunlu eğitim yasasının her şeyi alt üst ettiğini öne sürdü. Basın açıklaması yapan Eğitim İş İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Ömer Lütfi Değirmenci, geçmiş yıllarda öğretmenlerin isteğe bağlı il içi yerleştirme atamalarının yönetmelik çerçevesinde her yıl mayıs ayı içerisinde tamamlandığı belirterek, “Ancak, 4+4+4 yasası olarak bilinen kesintili 12 yıllık zorunlu eğitim yasası herşeyi altüst etmiş, il içi yerleştirmeler bu yıl zamanında yapılamamıştır. Bu sene il içi yerleştirme takvimi ancak 18 Temmuz günü başlatılmış ve 25 Temmuz'da başvuruların tamamlanması planlanmıştır. Bu yıl yayımlanan İl İçi Yer Değiştirme Kılavuzu’nda, ‘İl içi yer değiştirme başvuru döneminde öğretmenlerimizin yaz tatilinde olduğu göz önünde bulundurularak, çalıştığı il ya da ilçe dışında bulunan ve il içi yer değiştirmelere başvuran öğretmenler, kadrolarının bulunduğu okul müdürlüğünü iletişim araçlarıyla (e-posta, faks, telefon) bilgilendirmek şartıyla, başvurularının onaylanmasını sağlayabileceklerdir’ denilerek güya öğretmenlerimize kolaylık sağlanmaktadır. Ancak gelinen noktada çok sayıda hukuki sorun doğmuş ve bu durum öğretmenlerimizin mağdur olmalarına, çalışma barışının bozulmasına yol açmıştır” dedi.
Değirmenci, il içi yer değiştirme atamalarını mayıs ayında yapamayan Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi yönetmeliğini uygulamakta aciz kaldığını öne sürerek, “Yönetmelik gereğince il içi yer değiştirme isteğinde bulunabilmek için kadrosunun bulunduğu kurumda üç yıl çalışmış olmak şartı vardır. Ancak kılavuza göre, norm kadro fazlası öğretmenler üç yıl çalışma süresini doldurmadan da yer değiştirme isteğinde bulunabilecektir. 4+4+4 eğitim sisteminin uygulamaya geçmesiyle çok sayıda öğretmen norm kadro fazlası durumuna düşmüştür. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı, okulların normlarını hala onaylamadığı için norm kadro fazlası durumuna düşen öğretmenlerin durumu belirsizdir. Dolayısıyla bu öğretmenler yer değiştirme isteğinde bulunamayacaktır. Binlerce sınıf öğretmeni norm dışı kalmıştır ve isteği dışında atamalar yapılarak emekliliğe zorlanmaktadır. Öğretmenlerin, alanlarındaki norm kadro açığı bulunan eğitim kurumları ilan edilmeden yer değiştirme tercihlerini yapmaya mecbur bırakılmaları, yönetmeliğe açıkça aykırıdır. iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı sırf ideolojik nedenlerle, öğretmenlerimizi, öğrenci ve velilerimizi böylesine büyük bir belirsizlik, karmaşa ve stres ortamına sokmuş, eğitim sistemimizi altüst etmiştir” diye konuştu.
Açıklamanın ardından öğretmenler kalemlerini, beyaz önlüklerini yere atarak bu durumu protesto etti.
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Eğitim-İş üyesi bir grup öğretmen, 4+4+4 eğitim sistemi atama sürecini kalemlerini ve beyaz önlüklerini yere atarak protesto etti.
İzmir'de, Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) üyesi bir grup öğretmen, Konak'taki İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde kendileri için işkenceye döndüğünü öne sürdükleri 4+4+4 eğitim sistemi atama sürecini kalemlerin, beyaz önlüklerini yere atarak protesto etti.Konak'taki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan ve ellerinde “Sıcaklar değil Bakan bunalttı”, “Çocuğuna öğretmenine sahip çık”, “Okulları böldüler çocuklara kıydılar” yazılı dövizler taşıyıp sloganlar atan öğretmenler, 12 yıllık zorunlu eğitim yasasının her şeyi alt üst ettiğini öne sürdü. Basın açıklaması yapan Eğitim İş İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Ömer Lütfi Değirmenci, geçmiş yıllarda öğretmenlerin isteğe bağlı il içi yerleştirme atamalarının yönetmelik çerçevesinde her yıl mayıs ayı içerisinde tamamlandığı belirterek, “Ancak, 4+4+4 yasası olarak bilinen kesintili 12 yıllık zorunlu eğitim yasası herşeyi altüst etmiş, il içi yerleştirmeler bu yıl zamanında yapılamamıştır. Bu sene il içi yerleştirme takvimi ancak 18 Temmuz günü başlatılmış ve 25 Temmuz'da başvuruların tamamlanması planlanmıştır. Bu yıl yayımlanan İl İçi Yer Değiştirme Kılavuzu’nda, ‘İl içi yer değiştirme başvuru döneminde öğretmenlerimizin yaz tatilinde olduğu göz önünde bulundurularak, çalıştığı il ya da ilçe dışında bulunan ve il içi yer değiştirmelere başvuran öğretmenler, kadrolarının bulunduğu okul müdürlüğünü iletişim araçlarıyla (e-posta, faks, telefon) bilgilendirmek şartıyla, başvurularının onaylanmasını sağlayabileceklerdir’ denilerek güya öğretmenlerimize kolaylık sağlanmaktadır. Ancak gelinen noktada çok sayıda hukuki sorun doğmuş ve bu durum öğretmenlerimizin mağdur olmalarına, çalışma barışının bozulmasına yol açmıştır” dedi.
Değirmenci, il içi yer değiştirme atamalarını mayıs ayında yapamayan Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi yönetmeliğini uygulamakta aciz kaldığını öne sürerek, “Yönetmelik gereğince il içi yer değiştirme isteğinde bulunabilmek için kadrosunun bulunduğu kurumda üç yıl çalışmış olmak şartı vardır. Ancak kılavuza göre, norm kadro fazlası öğretmenler üç yıl çalışma süresini doldurmadan da yer değiştirme isteğinde bulunabilecektir. 4+4+4 eğitim sisteminin uygulamaya geçmesiyle çok sayıda öğretmen norm kadro fazlası durumuna düşmüştür. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı, okulların normlarını hala onaylamadığı için norm kadro fazlası durumuna düşen öğretmenlerin durumu belirsizdir. Dolayısıyla bu öğretmenler yer değiştirme isteğinde bulunamayacaktır. Binlerce sınıf öğretmeni norm dışı kalmıştır ve isteği dışında atamalar yapılarak emekliliğe zorlanmaktadır. Öğretmenlerin, alanlarındaki norm kadro açığı bulunan eğitim kurumları ilan edilmeden yer değiştirme tercihlerini yapmaya mecbur bırakılmaları, yönetmeliğe açıkça aykırıdır. iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı sırf ideolojik nedenlerle, öğretmenlerimizi, öğrenci ve velilerimizi böylesine büyük bir belirsizlik, karmaşa ve stres ortamına sokmuş, eğitim sistemimizi altüst etmiştir” diye konuştu.
Açıklamanın ardından öğretmenler kalemlerini, beyaz önlüklerini yere atarak bu durumu protesto etti.
(hürriyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 26 Temmuz 2012 09:05
Gösterim: 2066
Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın derslik sayıları yetersiz. 1 milyondan fazla ek öğrenci için derslik yok, bir sıraya 5-6 öğrenci düşüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2012-2013 eğitim öğretim yılı için 2 milyon 313 bin 888 öğrenciyi okullara yerleştirdi. Okulların açılmasına yaklaşık 2 ay var, ancak bakanlık, önceki yıla göre 1 milyondan fazla ek öğrenci için derslik açığını kapatacak bir önlem almadı. Eğitim Sen, “Eğitimi bekleyen kaos derinleşiyor. Sınıf açığının kapanmasına imkân yok. Artık bir sırada 3-4 öğrenci değil, 5-6 öğrenci oturacak” açıklamasını yaptı.
MEB istatistiklerine göre, 2001-2002 eğitim öğretim döneminde ilköğretime 1 milyon 93 bin 503 öğrenci kayıt oldu. Bu rakam, 2011-2012 eğitim öğretim yılına gelindiğinde, 1 milyon 258 bin 839’a çıktı. Yani 10 yılda zorunlu eğitim çağı nüfusu 165 bin 336 arttı. Ancak 4+4+4 yasası ile okula başlama yaşı 6 ay geri çekilerek 66 ay olarak belirlendi. MEB 2012-2013 eğitim öğretim yılı için okula kayıt edilmesi zorunlu olmayan 60-66 yaş aralığındaki çocukları da bir okula yerleştirince bu yıl okula başlayacak öğrenci sayısı 2 milyon 313 bin 888’e çıktı. Ancak MEB, 1 milyon ek öğrenci için gerekli olan derslik açığının kapanması adına okul müdürlerinin makam odalarına standart getirmekten ve 80 okul müdürünün odasını dersliğe dönüştürmekten başka adım atmadı.
Sınıflar 5 ve 6 yaşa uygun değil
Eğitim Sen, 2 milyondan fazla öğrenciyi bir okula yerleştiren bakanlığın, bu öğrencileri hangi sınıfta okutacağını düşünmediğini açıkladı. Eğitim Sen’den yapılan açıklamada, mevcut yapının bile mevcut öğrenciler için uygun olmadığı belirtilerek “Mevcut okullar zaten sorunlu. 5, 6 ve 7 yaş grubu öğrenciler bir arada okuyacak. Ancak bunun için gerekli önlem alınmadı. Sınıflarda 5 ve 6 yaş çocukların boylarına uygun sıra, sandalye ve tahta yok. Okulların giriş çıkışları, merdiven basamakları bu çocuklara göre değil. Altyapı hazır değil” denildi.
1 milyondan fazla ek öğrenci için gerekli sınıf açığı ile ilgili olarak açıklamada, “Eğitimi bekleyen kaos derinleşiyor. Bu sınıf açığının kapanmasına imkân yok. Kapatmak gibi bir çalışma da yok zaten. İmam hatip ortaokulları açıldı. Ama var olan ilkokullara açıldı. 3 yıl içinde mevcut ilkokul öğrencileri kademeli olarak yan binaya taşınacak. Eğitimin temel sorunu olan kalabalık sınıflar daha da yoğunlaşacak. Artık bir sırada 3-4 öğrenci değil, 5-6 öğrenci oturacak” ifadeleri kullanıldı.
(cumhuriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın derslik sayıları yetersiz. 1 milyondan fazla ek öğrenci için derslik yok, bir sıraya 5-6 öğrenci düşüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2012-2013 eğitim öğretim yılı için 2 milyon 313 bin 888 öğrenciyi okullara yerleştirdi. Okulların açılmasına yaklaşık 2 ay var, ancak bakanlık, önceki yıla göre 1 milyondan fazla ek öğrenci için derslik açığını kapatacak bir önlem almadı. Eğitim Sen, “Eğitimi bekleyen kaos derinleşiyor. Sınıf açığının kapanmasına imkân yok. Artık bir sırada 3-4 öğrenci değil, 5-6 öğrenci oturacak” açıklamasını yaptı.
MEB istatistiklerine göre, 2001-2002 eğitim öğretim döneminde ilköğretime 1 milyon 93 bin 503 öğrenci kayıt oldu. Bu rakam, 2011-2012 eğitim öğretim yılına gelindiğinde, 1 milyon 258 bin 839’a çıktı. Yani 10 yılda zorunlu eğitim çağı nüfusu 165 bin 336 arttı. Ancak 4+4+4 yasası ile okula başlama yaşı 6 ay geri çekilerek 66 ay olarak belirlendi. MEB 2012-2013 eğitim öğretim yılı için okula kayıt edilmesi zorunlu olmayan 60-66 yaş aralığındaki çocukları da bir okula yerleştirince bu yıl okula başlayacak öğrenci sayısı 2 milyon 313 bin 888’e çıktı. Ancak MEB, 1 milyon ek öğrenci için gerekli olan derslik açığının kapanması adına okul müdürlerinin makam odalarına standart getirmekten ve 80 okul müdürünün odasını dersliğe dönüştürmekten başka adım atmadı.
Sınıflar 5 ve 6 yaşa uygun değil
Eğitim Sen, 2 milyondan fazla öğrenciyi bir okula yerleştiren bakanlığın, bu öğrencileri hangi sınıfta okutacağını düşünmediğini açıkladı. Eğitim Sen’den yapılan açıklamada, mevcut yapının bile mevcut öğrenciler için uygun olmadığı belirtilerek “Mevcut okullar zaten sorunlu. 5, 6 ve 7 yaş grubu öğrenciler bir arada okuyacak. Ancak bunun için gerekli önlem alınmadı. Sınıflarda 5 ve 6 yaş çocukların boylarına uygun sıra, sandalye ve tahta yok. Okulların giriş çıkışları, merdiven basamakları bu çocuklara göre değil. Altyapı hazır değil” denildi.
1 milyondan fazla ek öğrenci için gerekli sınıf açığı ile ilgili olarak açıklamada, “Eğitimi bekleyen kaos derinleşiyor. Bu sınıf açığının kapanmasına imkân yok. Kapatmak gibi bir çalışma da yok zaten. İmam hatip ortaokulları açıldı. Ama var olan ilkokullara açıldı. 3 yıl içinde mevcut ilkokul öğrencileri kademeli olarak yan binaya taşınacak. Eğitimin temel sorunu olan kalabalık sınıflar daha da yoğunlaşacak. Artık bir sırada 3-4 öğrenci değil, 5-6 öğrenci oturacak” ifadeleri kullanıldı.
(cumhuriyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 26 Temmuz 2012 09:16
Gösterim: 2269
YÖK’ün, “LYS barajını 180’den 165’e düşürülmesi gündemimizde yok” açıklaması vakıf üniversitelerinin tepkisine neden oldu. Vakıf Üniversiteleri Birliği’nin internet sitesinde açıklama yapılarak, “Üniversiteye giriş barajlarının hafifletilmesi, hatta kaldırılması” çağrısında bulunuldu.
“Gençlerimiz ve geleceğimizin yarınları açısından...” başlığıyla yayımlanan açıklamada, 4 yıllık bölümlerde yapılan kontenjan artışına dikkat çekildi. 2011’de 762 bin kişinin 4 yıllık bölümlerden tercih yapma hakkı kazandığı, 2012’de kontenjan artışlarına rağmen bu sayının 426 binde kaldığı belirtildi. “Üniversiteye giriş barajlarının hafifletilmesi, hatta kaldırılması” çağrısında bulunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi.
“2012 Lisans Yerleştirme Sınavı sonucunda 2011 yılına göre 4 yıllık bölümlerde kontenjan bakımından yüzde 23’lük artış olmuştur. 2012’de toplam 4 yıllık kontenjan sayısı 547 bine yükselmiştir.
Ancak, 2011’de 762 bin kişi 4 yıllık bölümlerden tercih yapmaya hak kazanmış iken, 2012’de kontenjan artışlarına rağmen tercih yapacak kişi sayısı 426 binde kalmıştır.
Daha açık ifade etmek gerekirse 2011 yılına göre 2012’de takriben 400 bin öğrenci açıkta kalacaktır.
Üniversiteler boş sıralara eğitim verecek
Bugünlerde oluşan kısır tartışmalarda; ÖSYM puanlamada hata yapıp yapmadığı yerine, bunca devlet ve vakıf üniversitesinin boş sıralara eğitim verecek olması gerçeğini gündeme getirmelidir. Çünkü aslında LYS sınavı bir puanlama sınavından çok bir sıralama sınavıdır. Yükseköğrenimi yönetenler bu gerçeği unutmaktadır.
Ortak amacımız, gençlerimizi üniversiteye alıp, nitelikli bilgiyle donatıp, topluma kazandırmak; bu vesile ile de ülkemizin gelişimine katkıda bulunmaktır. Üniversiteye giriş barajlarının hafifletilmesi, hatta kaldırılması nitelikli insan sayısında da artışı getirecekken tersine uygulama ülkemizin gelişmesine de engel teşkil edecektir.
Çağrımıza karşılık verilmez ise hem gençlerimizin en az bir yılı daha heba edilecek, insan gücü ve ekonomik değerler azalacak, hem de vakıf ve devlet üniversitelerinde yüz binlerce boş kontenjan ortaya çıkacak ve tüm bunlar ülke yükseköğrenimine telafisi olmayan zararlar verecektir.
Önümüzdeki dönemde de hem sistemden hem de diğer dışsal etkenlerden doğabilecek sorunlara karşı karar verici mekanizmaların acilen gerekeni yaparak sorunların üstesinden gelmesini umud ve arz ederiz.”
(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK’ün, “LYS barajını 180’den 165’e düşürülmesi gündemimizde yok” açıklaması vakıf üniversitelerinin tepkisine neden oldu. Vakıf Üniversiteleri Birliği’nin internet sitesinde açıklama yapılarak, “Üniversiteye giriş barajlarının hafifletilmesi, hatta kaldırılması” çağrısında bulunuldu.
“Gençlerimiz ve geleceğimizin yarınları açısından...” başlığıyla yayımlanan açıklamada, 4 yıllık bölümlerde yapılan kontenjan artışına dikkat çekildi. 2011’de 762 bin kişinin 4 yıllık bölümlerden tercih yapma hakkı kazandığı, 2012’de kontenjan artışlarına rağmen bu sayının 426 binde kaldığı belirtildi. “Üniversiteye giriş barajlarının hafifletilmesi, hatta kaldırılması” çağrısında bulunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi.
“2012 Lisans Yerleştirme Sınavı sonucunda 2011 yılına göre 4 yıllık bölümlerde kontenjan bakımından yüzde 23’lük artış olmuştur. 2012’de toplam 4 yıllık kontenjan sayısı 547 bine yükselmiştir.
Ancak, 2011’de 762 bin kişi 4 yıllık bölümlerden tercih yapmaya hak kazanmış iken, 2012’de kontenjan artışlarına rağmen tercih yapacak kişi sayısı 426 binde kalmıştır.
Daha açık ifade etmek gerekirse 2011 yılına göre 2012’de takriben 400 bin öğrenci açıkta kalacaktır.
Üniversiteler boş sıralara eğitim verecek
Bugünlerde oluşan kısır tartışmalarda; ÖSYM puanlamada hata yapıp yapmadığı yerine, bunca devlet ve vakıf üniversitesinin boş sıralara eğitim verecek olması gerçeğini gündeme getirmelidir. Çünkü aslında LYS sınavı bir puanlama sınavından çok bir sıralama sınavıdır. Yükseköğrenimi yönetenler bu gerçeği unutmaktadır.
Ortak amacımız, gençlerimizi üniversiteye alıp, nitelikli bilgiyle donatıp, topluma kazandırmak; bu vesile ile de ülkemizin gelişimine katkıda bulunmaktır. Üniversiteye giriş barajlarının hafifletilmesi, hatta kaldırılması nitelikli insan sayısında da artışı getirecekken tersine uygulama ülkemizin gelişmesine de engel teşkil edecektir.
Çağrımıza karşılık verilmez ise hem gençlerimizin en az bir yılı daha heba edilecek, insan gücü ve ekonomik değerler azalacak, hem de vakıf ve devlet üniversitelerinde yüz binlerce boş kontenjan ortaya çıkacak ve tüm bunlar ülke yükseköğrenimine telafisi olmayan zararlar verecektir.
Önümüzdeki dönemde de hem sistemden hem de diğer dışsal etkenlerden doğabilecek sorunlara karşı karar verici mekanizmaların acilen gerekeni yaparak sorunların üstesinden gelmesini umud ve arz ederiz.”
(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Temmuz 2012 15:19
Gösterim: 2592

