Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
TÖDER üyesi okullarda kılık kıyafet uygulaması için velilerin önüne sandık konulacak. Sandıklar okullarda yıl sonuna kadar kalacak ve çıkan sonuca göre yönetim kıyafet uygulamasına karar verilecek.
TÖDER (Türkiye Özel Öğretim Kurumları Derneği) okullarda 2013-2014 yılında uygulanacak ve Milli Eğitim Makanlığı tarafından yayınlanan kılık kıyafet genelgesi konusunda üye okullarına bir yazı göndererek yapılması gerekenleri bildirdi. TÖDER Başkanı Enver Yücel imzası ile gönderilen yazıda üyelerin bu konuda çıkarılmış yasa, yönetmelik ve genelgelere uygun davranması istendi. 2013-2014 yılında TÖDER üyesi okullarda kıyafetlerin serbest ya da forma olacağına karar verilmesi için üye okullarda velilerin önüne sandık konulacağı bildirildi. Yıl sonuna kadar sandıkların kalması ve çıkan sonuca göre yöntem belirlenmesi gerektiği belirtildi.
Mart ayından dönem sonuna kadar
Kılık kıyafet yönetmeliği konusunda TÖDER üyesi özel okulların yönetmelik ve kanunlar çerçevesinde hareket etmesi gerektiği ifade edilen yazıda üyelerin mart ayından dönem sonuna kadar okullara sandıklar koyması ve velilerin görüşlerinin alınacağı belirtildi. Daha sonra ortaya çıkacak sonuçların MEB ile paylaşılarak yönetmeliğin kendilerine verdiği haklara uygun çalışma yapılacağı ifade edildi.
TÖDER gönderdiği yazıda, üyesi olan özel okulların her zaman kanun ve yönetmeliklere uygun hareket ettiklerini bu konuda görüşlerini öncelikle ilgili birimlerle paylaştıkları ifade edildi. Açıklamada, “TÖDER ve üyeleri çıkarılmış kanun ve yönetmeliklere uygun hareket etmektedir. Türkiye bir hukuk bir devletidir hukuk kanunlardan oluşur kanunların bize tanıdığı sınırlarda ülkemiz için her türlü çalışmayı yapmaya devam edeceğiz” denildi.
TÖDER olarak kılık kıyafet konusunda da görüşlerini kanun çıkmadan önce bakanlıkla paylaştıklarını, hukukun üstünlüğüne inanan kurumlar olarak kanun çıktından sonra kanunun öngördüğü uygulamaları yapacakları belirtildi. Açıklamada, “TÖDER olarak üye okullarımızda mart ayından itibaren haziran ayının sonuna kadar okullarımıza sandık koyarak velilerimizin görüşlerini alacağız. Oradan çıkan görüşlere göre istikametimizi çizmek istiyoruz” denildi.
(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
TÖDER üyesi okullarda kılık kıyafet uygulaması için velilerin önüne sandık konulacak. Sandıklar okullarda yıl sonuna kadar kalacak ve çıkan sonuca göre yönetim kıyafet uygulamasına karar verilecek.
TÖDER (Türkiye Özel Öğretim Kurumları Derneği) okullarda 2013-2014 yılında uygulanacak ve Milli Eğitim Makanlığı tarafından yayınlanan kılık kıyafet genelgesi konusunda üye okullarına bir yazı göndererek yapılması gerekenleri bildirdi. TÖDER Başkanı Enver Yücel imzası ile gönderilen yazıda üyelerin bu konuda çıkarılmış yasa, yönetmelik ve genelgelere uygun davranması istendi. 2013-2014 yılında TÖDER üyesi okullarda kıyafetlerin serbest ya da forma olacağına karar verilmesi için üye okullarda velilerin önüne sandık konulacağı bildirildi. Yıl sonuna kadar sandıkların kalması ve çıkan sonuca göre yöntem belirlenmesi gerektiği belirtildi.
Mart ayından dönem sonuna kadar
Kılık kıyafet yönetmeliği konusunda TÖDER üyesi özel okulların yönetmelik ve kanunlar çerçevesinde hareket etmesi gerektiği ifade edilen yazıda üyelerin mart ayından dönem sonuna kadar okullara sandıklar koyması ve velilerin görüşlerinin alınacağı belirtildi. Daha sonra ortaya çıkacak sonuçların MEB ile paylaşılarak yönetmeliğin kendilerine verdiği haklara uygun çalışma yapılacağı ifade edildi.
TÖDER gönderdiği yazıda, üyesi olan özel okulların her zaman kanun ve yönetmeliklere uygun hareket ettiklerini bu konuda görüşlerini öncelikle ilgili birimlerle paylaştıkları ifade edildi. Açıklamada, “TÖDER ve üyeleri çıkarılmış kanun ve yönetmeliklere uygun hareket etmektedir. Türkiye bir hukuk bir devletidir hukuk kanunlardan oluşur kanunların bize tanıdığı sınırlarda ülkemiz için her türlü çalışmayı yapmaya devam edeceğiz” denildi.
TÖDER olarak kılık kıyafet konusunda da görüşlerini kanun çıkmadan önce bakanlıkla paylaştıklarını, hukukun üstünlüğüne inanan kurumlar olarak kanun çıktından sonra kanunun öngördüğü uygulamaları yapacakları belirtildi. Açıklamada, “TÖDER olarak üye okullarımızda mart ayından itibaren haziran ayının sonuna kadar okullarımıza sandık koyarak velilerimizin görüşlerini alacağız. Oradan çıkan görüşlere göre istikametimizi çizmek istiyoruz” denildi.
(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Pazar, 06 Ocak 2013 15:12
Gösterim: 1867
Bahçeşehir Üniversitesi'nin Berlin'den sonraki durağı Kanada oldu. Bu yıl Toronto'ya 20 hazırlık öğrencisi götürecek okul, Silikon Vadisi'nde iş imkânı yaratıyor
"Kampusum Dünya" sloganıyla öğrencilerine farklı ülkelerde eğitim fırsatı sunan Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), Silikon Vadisi ve Almanya'nın başkenti Berlin'e açtığı yerleşkelerin ardından rotasını Kanada'ya çevirdi. Toronto'da açılan BAU yerleşkesinde hazırlık eğitiminden mühendisliğe kadar farklı alanlarda program yürütülecek . Üniversite bu eğitim döneminde sadece hazırlık sınıfında okuyan 20 öğrenciyi Toronto'ya gönderecek. 2014'te Kanada'da farklı programlar da açmayı planlayan Bahçeşehir, yurtdışındaki açılımını da sürdürmeyi planlıyor. Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, "Öğrencilerimizin her dönem bir başka ülkede öğrenim görmesini sağlıyoruz. Öğrenci sayımız 14 bine ulaştı, bunların bin 200'ü yabancı" diyor. Amerika'da Silikon Vadisi olarak bilinen bölgede bu yıl kampus açan BAU Google, Facebook, Apple, Intel, Cisco, Oracle, HP, Yahoo, eBay gibi dünya devlerine de komşu oldu. Silikon Vadisi'ndeki kampus, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) öğrencileri tarafından teknoloji ve inovasyon merkezi olarak kullanılıyor. Öğrenciler yıl boyunca Silikon Vadisi'nde yer alan teknoloji lideri şirketlerde staj yapma ve çalışma imkânı bulacak.
725 şirketli ağ
Fakülte sayısını dokuza çıkaran BAU, öğrenciler iş hayatının kapılarını açan COOP Projesi'nin kapsamını sürekli genişletiyor. Türkiye'den 725 ve yurtdışından ise 75 şirket ile anlaşma yapan üniversite, öğrencilere bu şirketlerde yarı zamanlı iş ve staj olanağı yaratıyor. Ayrıca şirketlerin üniversite içerisinde açtığı markalı derslere de öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor.
71 milletten öğrenci var
Öğrencilerine tüm dünyayı kampus alanı olarak sunan Bahçeşehir Üniversitesi'nde bu yıl 71 ülkeden 450'ye yakın yabancı öğrenci eğitim görüyor. ABD'den gelen de var, Avrupa ülkelerinden de. Yabancı öğrenciler daha çok işletme, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler, uluslararası ticaret, mimarlık ve iç mimarlık bölümlerini tercih ediyor. Bahçeşehir Üniversitesi'nin uluslararası anlaşma sağladığı kurum sayısı bu yıl 200'e yaklaştı.
900 bin TL'lik kültür projesi
Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim görevlileri kültür alanında önemli bir başarıya imza attı. Ekibin hazırladığı "İstanbul Kültürel Mirasını Koruyor, İstanbul'un Müzeleri 3 Boyutla Canlanıyor" isimli proje İstanbul Kalkınma Ajansı Kültür Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı kapsamına alındı. 900 bin TL bütçeli proje, 12 ayda tamamlanacak. Tarihi ve kültürel yapısı itibarıyla birçok değerli tarihi ve kültürel binayı barındıran İstanbul, bu dev proje ile çağ atlamaya hazırlanıyor.
Beyaz Saray'a komşu oldu
İkili temaslar için Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, İstanbul'a oldukça önemli projelerle dönüyor. Yücel, Amerika Birleşik Devletleri Başkanları'na ev sahipliği yapan Washington'daki Beyaz Saray'ın yanında yeni bir kampus kuracak. Beyaz Saray'ın yanındaki bir binanın üç katını satın alan Bahçeşehir Üniversitesi, bahar döneminde yeni kumpusta eğitime başlayacak. İstanbul ve diğer ülkelerdeki kampuslardan öğrenciler burada yarım dönem ya da bir yıllığına eğitim görebilecek. Beyaz Saray ile aynı bahçede yer alan bu yeni yerleşkede BAU öğrencileri, ağırlıklı olarak siyaset ve uluslararası ilişkiler konularında düzenlenen programlara katılacak. Enver Yücel, burada öğrencilerin Georgtown ve Georg Washington gibi ülnü üniversitelerin öğretim görevlilerinden ders alacaklarını vurgulayarak, "Beyaz Saray'a sadece 100 metre mesafede kampus binası aldık. Üniversitemizin Fullbright adıyla 7 yıldır hizmet veren bölümünü de yeni kampusa taşıyacağız. Ancak sadece dil eğitimi vermeyeceğiz" diye konuştu.
(yaşar özay-sabah)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Bahçeşehir Üniversitesi'nin Berlin'den sonraki durağı Kanada oldu. Bu yıl Toronto'ya 20 hazırlık öğrencisi götürecek okul, Silikon Vadisi'nde iş imkânı yaratıyor
"Kampusum Dünya" sloganıyla öğrencilerine farklı ülkelerde eğitim fırsatı sunan Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), Silikon Vadisi ve Almanya'nın başkenti Berlin'e açtığı yerleşkelerin ardından rotasını Kanada'ya çevirdi. Toronto'da açılan BAU yerleşkesinde hazırlık eğitiminden mühendisliğe kadar farklı alanlarda program yürütülecek . Üniversite bu eğitim döneminde sadece hazırlık sınıfında okuyan 20 öğrenciyi Toronto'ya gönderecek. 2014'te Kanada'da farklı programlar da açmayı planlayan Bahçeşehir, yurtdışındaki açılımını da sürdürmeyi planlıyor. Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, "Öğrencilerimizin her dönem bir başka ülkede öğrenim görmesini sağlıyoruz. Öğrenci sayımız 14 bine ulaştı, bunların bin 200'ü yabancı" diyor. Amerika'da Silikon Vadisi olarak bilinen bölgede bu yıl kampus açan BAU Google, Facebook, Apple, Intel, Cisco, Oracle, HP, Yahoo, eBay gibi dünya devlerine de komşu oldu. Silikon Vadisi'ndeki kampus, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) öğrencileri tarafından teknoloji ve inovasyon merkezi olarak kullanılıyor. Öğrenciler yıl boyunca Silikon Vadisi'nde yer alan teknoloji lideri şirketlerde staj yapma ve çalışma imkânı bulacak.
725 şirketli ağ
Fakülte sayısını dokuza çıkaran BAU, öğrenciler iş hayatının kapılarını açan COOP Projesi'nin kapsamını sürekli genişletiyor. Türkiye'den 725 ve yurtdışından ise 75 şirket ile anlaşma yapan üniversite, öğrencilere bu şirketlerde yarı zamanlı iş ve staj olanağı yaratıyor. Ayrıca şirketlerin üniversite içerisinde açtığı markalı derslere de öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor.
71 milletten öğrenci var
Öğrencilerine tüm dünyayı kampus alanı olarak sunan Bahçeşehir Üniversitesi'nde bu yıl 71 ülkeden 450'ye yakın yabancı öğrenci eğitim görüyor. ABD'den gelen de var, Avrupa ülkelerinden de. Yabancı öğrenciler daha çok işletme, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler, uluslararası ticaret, mimarlık ve iç mimarlık bölümlerini tercih ediyor. Bahçeşehir Üniversitesi'nin uluslararası anlaşma sağladığı kurum sayısı bu yıl 200'e yaklaştı.
900 bin TL'lik kültür projesi
Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim görevlileri kültür alanında önemli bir başarıya imza attı. Ekibin hazırladığı "İstanbul Kültürel Mirasını Koruyor, İstanbul'un Müzeleri 3 Boyutla Canlanıyor" isimli proje İstanbul Kalkınma Ajansı Kültür Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı kapsamına alındı. 900 bin TL bütçeli proje, 12 ayda tamamlanacak. Tarihi ve kültürel yapısı itibarıyla birçok değerli tarihi ve kültürel binayı barındıran İstanbul, bu dev proje ile çağ atlamaya hazırlanıyor.
Beyaz Saray'a komşu oldu
İkili temaslar için Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, İstanbul'a oldukça önemli projelerle dönüyor. Yücel, Amerika Birleşik Devletleri Başkanları'na ev sahipliği yapan Washington'daki Beyaz Saray'ın yanında yeni bir kampus kuracak. Beyaz Saray'ın yanındaki bir binanın üç katını satın alan Bahçeşehir Üniversitesi, bahar döneminde yeni kumpusta eğitime başlayacak. İstanbul ve diğer ülkelerdeki kampuslardan öğrenciler burada yarım dönem ya da bir yıllığına eğitim görebilecek. Beyaz Saray ile aynı bahçede yer alan bu yeni yerleşkede BAU öğrencileri, ağırlıklı olarak siyaset ve uluslararası ilişkiler konularında düzenlenen programlara katılacak. Enver Yücel, burada öğrencilerin Georgtown ve Georg Washington gibi ülnü üniversitelerin öğretim görevlilerinden ders alacaklarını vurgulayarak, "Beyaz Saray'a sadece 100 metre mesafede kampus binası aldık. Üniversitemizin Fullbright adıyla 7 yıldır hizmet veren bölümünü de yeni kampusa taşıyacağız. Ancak sadece dil eğitimi vermeyeceğiz" diye konuştu.
(yaşar özay-sabah)
Son Güncelleme: Perşembe, 18 Ekim 2012 08:19
Gösterim: 3153
YESİDEF Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hakan Ay, özel okulların fahiş fiyatla yemek verdiğini ve yemekhane fiyatlarının denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye Yemek Sanayicileri Federasyonu (YESİDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hakan Ay, bazı özel okulların yarım gramajlı yemekleri fahiş fiyatla sattığını iddia ederek yemekhanelerin Maliye Bakanlığı tarafından denetlenmesini istedi.
Ay, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte birçok okulun yemekhanesinde öğrenciye yemek hizmeti de sunduğunu belirtti. Özel okullar ile devlet okullarındaki yemekhane sorunlarının farklı olduğunu ancak tüm yemekhanelerin ilgili bakanlıklar tarafından mercek altına alınması gerektiğini anlatan Ahmet Hakan Ay, "Bazı okullar velilerden günlük 10-12 lira yemek parası alıyor ama yemek yapan fabrikalara 5 lira veriyorlar. Okulların, yemekhanelerin üzerinden rant sağlama işine son vermesi gerekiyor. Federasyon olarak Maliye Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz. Özel okulların yemekhane fiyatlarının denetlenmesi gerekiyor" diye konuştu. Okul kayıt işlemleri sırasında veliden eğitim, servis ve yemek ücretinin birlikte alındığını belirten Ay, şöyle konuştu: "Özel okulların toplam ücretinin içinde ayrı giderler yer alıyor. Yemek ücreti de bunlardan biri. Dolayısıyla bazı okul yönetimleri veliye hoş görünmek için eğitim masrafını düşük gösteriyor ve yemekten aldığı parayla giderlerini karşılıyor. Ağır sektörlerde çalışan yetişkinlere tabldot yemek 5 liraya satılırken, 7-12 yaş arasındaki çocuklara yarım gramaj 10-12 liraya veriliyor. Türkiye Yemek Sanayicileri Federasyonu olarak İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerdeki özel okullarda verilen yemekhane hizmetini, kalitesini, ücretini araştırıyoruz. Bazı okulların yemekhane üzerinden rant sağlama işine son vermesi gerekiyor."
Kantinciler hangi fabrikalardan yemek alıyor
Devlet okullarında da öğrencilere sunulan yemek hizmetinin denetlenmesi gerektiğini söyleyen Ahmet Hakan Ay, bazı devlet okullarında yemek işinin kantincilere bırakıldığını vurguladı. Okullarda kantinlerin ihale sistemi ile devredildiğini anlatan Ay, şöyle devam etti: "Bazı okullar kendi yemeklerini yapıyor ancak bazıları da yemek fabrikalarından yemek alıyor. Okulların yüzde 70’i bu işi kantincilere bırakmış durumda. Kantinci fabrikayı buluyor, yemeği de satıyor. Ancak araya fark koyuyor. Kantinciler mutlaka korunmalı ama kantinci de kendi işini yapmalı. Yemekhaneler yemek sanayicilerine bırakılmalı. Biz kantincilerin hangi fabrikalardan yemek aldığını bilmiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı kantincilerin yemek satışını durdurmalı. Biz bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’na destek vermeye hazırız."(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
YESİDEF Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hakan Ay, özel okulların fahiş fiyatla yemek verdiğini ve yemekhane fiyatlarının denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye Yemek Sanayicileri Federasyonu (YESİDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hakan Ay, bazı özel okulların yarım gramajlı yemekleri fahiş fiyatla sattığını iddia ederek yemekhanelerin Maliye Bakanlığı tarafından denetlenmesini istedi.
Ay, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte birçok okulun yemekhanesinde öğrenciye yemek hizmeti de sunduğunu belirtti. Özel okullar ile devlet okullarındaki yemekhane sorunlarının farklı olduğunu ancak tüm yemekhanelerin ilgili bakanlıklar tarafından mercek altına alınması gerektiğini anlatan Ahmet Hakan Ay, "Bazı okullar velilerden günlük 10-12 lira yemek parası alıyor ama yemek yapan fabrikalara 5 lira veriyorlar. Okulların, yemekhanelerin üzerinden rant sağlama işine son vermesi gerekiyor. Federasyon olarak Maliye Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz. Özel okulların yemekhane fiyatlarının denetlenmesi gerekiyor" diye konuştu. Okul kayıt işlemleri sırasında veliden eğitim, servis ve yemek ücretinin birlikte alındığını belirten Ay, şöyle konuştu: "Özel okulların toplam ücretinin içinde ayrı giderler yer alıyor. Yemek ücreti de bunlardan biri. Dolayısıyla bazı okul yönetimleri veliye hoş görünmek için eğitim masrafını düşük gösteriyor ve yemekten aldığı parayla giderlerini karşılıyor. Ağır sektörlerde çalışan yetişkinlere tabldot yemek 5 liraya satılırken, 7-12 yaş arasındaki çocuklara yarım gramaj 10-12 liraya veriliyor. Türkiye Yemek Sanayicileri Federasyonu olarak İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerdeki özel okullarda verilen yemekhane hizmetini, kalitesini, ücretini araştırıyoruz. Bazı okulların yemekhane üzerinden rant sağlama işine son vermesi gerekiyor."
Kantinciler hangi fabrikalardan yemek alıyor
Devlet okullarında da öğrencilere sunulan yemek hizmetinin denetlenmesi gerektiğini söyleyen Ahmet Hakan Ay, bazı devlet okullarında yemek işinin kantincilere bırakıldığını vurguladı. Okullarda kantinlerin ihale sistemi ile devredildiğini anlatan Ay, şöyle devam etti: "Bazı okullar kendi yemeklerini yapıyor ancak bazıları da yemek fabrikalarından yemek alıyor. Okulların yüzde 70’i bu işi kantincilere bırakmış durumda. Kantinci fabrikayı buluyor, yemeği de satıyor. Ancak araya fark koyuyor. Kantinciler mutlaka korunmalı ama kantinci de kendi işini yapmalı. Yemekhaneler yemek sanayicilerine bırakılmalı. Biz kantincilerin hangi fabrikalardan yemek aldığını bilmiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı kantincilerin yemek satışını durdurmalı. Biz bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’na destek vermeye hazırız."(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Eylül 2012 15:16
Gösterim: 3933
Milli Eğitim Bakanlığı, Kur'an-ı Kerim ile Hz. Muhammed'in Hayatı derslerini, özel okullarda okutulacak seçmeli dersler arasına aldı.
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün teklifi üzerine değişikliğin 9. sınıflardan başlamak ve kademeli olarak uygulanması Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nca kararlaştırıldı.
Buna göre, özel Fransız liselerinde, Özel Alman Lisesi, Özel Amerikan Robert Lisesi, Özel Üsküdar Amerikan Lisesi, Özel İzmir Amerikan Koleji ile Özel Tarsus Amerikan Koleji'nin haftalık ders çizelgeleri değişti. Değişiklikle ikinci grup seçmeli dersler arasında yer alan Kur'an-ı Kerim ile Hazreti Muhammed'in Hayatı dersleri söz konusu okutulacak seçmeli dersler arasında yer aldı.
Söz konusu düzenleme hazırlık sınıflı özel Anadolu lisesi, özel Anadolu öğretmen lisesi ve özel fen liselerinin haftalık ders çizelgelerinde de yapıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Milli Eğitim Bakanlığı, Kur'an-ı Kerim ile Hz. Muhammed'in Hayatı derslerini, özel okullarda okutulacak seçmeli dersler arasına aldı.
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün teklifi üzerine değişikliğin 9. sınıflardan başlamak ve kademeli olarak uygulanması Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nca kararlaştırıldı.
Buna göre, özel Fransız liselerinde, Özel Alman Lisesi, Özel Amerikan Robert Lisesi, Özel Üsküdar Amerikan Lisesi, Özel İzmir Amerikan Koleji ile Özel Tarsus Amerikan Koleji'nin haftalık ders çizelgeleri değişti. Değişiklikle ikinci grup seçmeli dersler arasında yer alan Kur'an-ı Kerim ile Hazreti Muhammed'in Hayatı dersleri söz konusu okutulacak seçmeli dersler arasında yer aldı.
Söz konusu düzenleme hazırlık sınıflı özel Anadolu lisesi, özel Anadolu öğretmen lisesi ve özel fen liselerinin haftalık ders çizelgelerinde de yapıldı.
Son Güncelleme: Cuma, 12 Ekim 2012 12:58
Gösterim: 2915
Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, özel okulculuğun teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, bunun için devletin çocuğunu özel okulda okutacak veliye katkı sağlayabileceğini söyledi.
Yücel, Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrencilerin sayısının dünya ölçeğine göre düşük olduğunu belirterek, Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrenci oranının yüzde 2-3 civarında olduğunu ifade etti.
Gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 30 dolaylarında olduğunu, Japonya ve Güney Kore'de yüzde 60-70'e yükseldiğini anlatan Yücel, özel eğitim kurumlarının sayısının artırılması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Özel okulculuğun teşvik edilmesi gerekiyor. Bunun için de devlet, çocuğunu özel okulda okutacak veliye katkı sağlayabilir. Bu, dünyada da uygulanan bir yöntemdir. Devlet, bir öğrenci için yapacağı masrafı, çocuğunu özel okula gönderen veliye katkı payı olarak öder. Türkiye'de bu konu, 7 yıl önce gündeme geldi. Bugünkü hükümet, 'öğrencilerine özel okula gönderen velilere katkı payı verelim' dedi ama bu Anayasa Mahkemesi'nden geri döndü. Şu anda yine hükümetin bu konuda çalışması var. Çocuğunu özel okulda okutan veliye 3 bin lira civarında bir katkı payı sağlanabileceği belirtiliyor. Sayın başbakanımızın da bu konuda ifadeleri var. Bu da özel okulculuğun gelişiminde önemli bir atılım yapabilir.''
Devletin özel sağlık kurumlarından hizmet satın aldığı gibi özel okullardan da hizmet satın alabileceğine dikkati çeken Yücel, ''Bugün verilen sağlık hizmetinin yüzde 30'unu özel sektör karşılıyor. Devletin özel sektörden de eğitim hizmeti satın alması şarttır. Çünkü, dar gelirli aileler de çocuklarını özel okullara verebilmeliler. Bu sayede devlet okullarındaki öğrenci yoğunluğu azalır, daha kaliteli eğitim verilmeye başlanır'' diye konuştu.
''4 4 4 eğitim sistemi sağlıklı tartışılmadı''
Yücel, 4 4 4 eğitim sisteminin Türkiye'de sağlıklı bir şekilde tartışılmadığını ifade ederek, bazı Batı ülkelerinde çocukların iki yaşında okula gittiğini anlattı.
Burada tartışılacak konunun, çocuğun erken yaşta okula başlayıp başlamaması olmaması gerektiğini vurgulayan Yücel, çocuğun okula hazır olup olmamasının önemli olduğunu dile getirdi.
Yücel, çocuğun okula gittiği zaman hangi programın uygulanacağının önemli olduğunu anlatarak, ''Önemli olan, hangi fiziksel ortamda bu dersin verildiğidir. Bu dersleri verecek öğretmenlerin doyumunun yeterli olması gerekiyor. Yoksa 'çocuklarımızı bu yaşta okula veririz, bu yaşta vermeyiz' böyle bir şey olamaz. Bunun da yolu yöntemi var. Okula hazırlık testleri yapılabilir. Biz 3 profesörle öğrencinin akademik olarak okula hazır olup olmadığını ölçen test geliştirdik. Şu an bunu Türkiye'de isteyen her öğrenciye ücretsiz olarak uyguluyoruz. Bir de öğrencinin bedensel olarak okula hazır olup olmadığını ölçen bir test var. Bunları yaptığımızda çocukların okula hazır olup olmadığı ortaya çıkıyor'' ifadesini kullandı.
Yücel, bazı çocukların 7 yaşında bile okula hazır olmadıklarını, bazılarının ise 4 yaşında okula hazır hale gelebildiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
''Burada Türkiye'nin tartışacağı konu, hangi yaşta hangi eğitim müfredatının uygulanması gerektiğidir. Hangi ortamda, hangi öğretmenler tarafından bu müfredatın verilmesi gerektiğidir. 4 4 4 için hazır olan okullar vardır, hazır olmayan okullar vardır ama şu anda 400 bin yeni öğrencinin okula alınması söz konusudur. Türkiye, birkaç yıl içinde okullarını buna hazır hale getirmelidir. Çocukları da ne kadar erken yaşta okula kavuşturursak o kadar önemlidir. Çünkü bireyin beyinsel gelişimi, 4 ile 6 yaş arasındadır.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, özel okulculuğun teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, bunun için devletin çocuğunu özel okulda okutacak veliye katkı sağlayabileceğini söyledi.
Yücel, Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrencilerin sayısının dünya ölçeğine göre düşük olduğunu belirterek, Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrenci oranının yüzde 2-3 civarında olduğunu ifade etti.
Gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 30 dolaylarında olduğunu, Japonya ve Güney Kore'de yüzde 60-70'e yükseldiğini anlatan Yücel, özel eğitim kurumlarının sayısının artırılması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Özel okulculuğun teşvik edilmesi gerekiyor. Bunun için de devlet, çocuğunu özel okulda okutacak veliye katkı sağlayabilir. Bu, dünyada da uygulanan bir yöntemdir. Devlet, bir öğrenci için yapacağı masrafı, çocuğunu özel okula gönderen veliye katkı payı olarak öder. Türkiye'de bu konu, 7 yıl önce gündeme geldi. Bugünkü hükümet, 'öğrencilerine özel okula gönderen velilere katkı payı verelim' dedi ama bu Anayasa Mahkemesi'nden geri döndü. Şu anda yine hükümetin bu konuda çalışması var. Çocuğunu özel okulda okutan veliye 3 bin lira civarında bir katkı payı sağlanabileceği belirtiliyor. Sayın başbakanımızın da bu konuda ifadeleri var. Bu da özel okulculuğun gelişiminde önemli bir atılım yapabilir.''
Devletin özel sağlık kurumlarından hizmet satın aldığı gibi özel okullardan da hizmet satın alabileceğine dikkati çeken Yücel, ''Bugün verilen sağlık hizmetinin yüzde 30'unu özel sektör karşılıyor. Devletin özel sektörden de eğitim hizmeti satın alması şarttır. Çünkü, dar gelirli aileler de çocuklarını özel okullara verebilmeliler. Bu sayede devlet okullarındaki öğrenci yoğunluğu azalır, daha kaliteli eğitim verilmeye başlanır'' diye konuştu.
''4 4 4 eğitim sistemi sağlıklı tartışılmadı''
Yücel, 4 4 4 eğitim sisteminin Türkiye'de sağlıklı bir şekilde tartışılmadığını ifade ederek, bazı Batı ülkelerinde çocukların iki yaşında okula gittiğini anlattı.
Burada tartışılacak konunun, çocuğun erken yaşta okula başlayıp başlamaması olmaması gerektiğini vurgulayan Yücel, çocuğun okula hazır olup olmamasının önemli olduğunu dile getirdi.
Yücel, çocuğun okula gittiği zaman hangi programın uygulanacağının önemli olduğunu anlatarak, ''Önemli olan, hangi fiziksel ortamda bu dersin verildiğidir. Bu dersleri verecek öğretmenlerin doyumunun yeterli olması gerekiyor. Yoksa 'çocuklarımızı bu yaşta okula veririz, bu yaşta vermeyiz' böyle bir şey olamaz. Bunun da yolu yöntemi var. Okula hazırlık testleri yapılabilir. Biz 3 profesörle öğrencinin akademik olarak okula hazır olup olmadığını ölçen test geliştirdik. Şu an bunu Türkiye'de isteyen her öğrenciye ücretsiz olarak uyguluyoruz. Bir de öğrencinin bedensel olarak okula hazır olup olmadığını ölçen bir test var. Bunları yaptığımızda çocukların okula hazır olup olmadığı ortaya çıkıyor'' ifadesini kullandı.
Yücel, bazı çocukların 7 yaşında bile okula hazır olmadıklarını, bazılarının ise 4 yaşında okula hazır hale gelebildiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
''Burada Türkiye'nin tartışacağı konu, hangi yaşta hangi eğitim müfredatının uygulanması gerektiğidir. Hangi ortamda, hangi öğretmenler tarafından bu müfredatın verilmesi gerektiğidir. 4 4 4 için hazır olan okullar vardır, hazır olmayan okullar vardır ama şu anda 400 bin yeni öğrencinin okula alınması söz konusudur. Türkiye, birkaç yıl içinde okullarını buna hazır hale getirmelidir. Çocukları da ne kadar erken yaşta okula kavuşturursak o kadar önemlidir. Çünkü bireyin beyinsel gelişimi, 4 ile 6 yaş arasındadır.''
Son Güncelleme: Cuma, 14 Eylül 2012 15:12
Gösterim: 2868

