Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Akşam Gazetesi'nin haberine göre, AK Partili vekiller, çok konuşulacak bir 'yerel yönetim' paketine imza attı. Öneriler arasında, doktor ve öğretmeni yerel yönetimin ataması, vergi-harç yetkisi, her ilin sadece tek bir belediye başkanı olması da var.
AK Parti , 'başkanlık' sisteminin ardından, yerel yönetimlerde reform konusunu da tartışmaya açmaya hazırlanıyor. Ortaya kritik öneriler çıktı. 'Eyalet' sistemini anımsatan çalışmada en dikkat çeken madde, il genel meclisi ve ilçe belediyelerinin kaldırılması ve her ilin sadece tek bir belediye başkanı ve tek bir yerel meclisle temsil edilmesi oldu. AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı bünyesinde oluşturulan 5 kişilik 'Yerel Yönetimler Çalışma Komisyonu' tarafından hazırlanan raporda yerel yönetimleri güçlendirecek öneriler var. Satırbaşları şöyle:
TEK BAŞKAN, TEK MECLİS OLMALI:
İl düzeyinde doğrudan seçilen, tek bir yerel meclis olmalı. İl meclis üyeleri, dar bölgeli, 2 turlu, doğrudan seçimle göreve gelmeli. Tek bir belediye başkanı ve vali olmalı. Valilik devletin ve hükümetin ildeki tek temsilcisi olarak yeniden tanımlanmalı. Uygulamadaki ilçe belediye başkanları doğrudan il meclisi üyesi olmalı. Her il sadece bir belediye başkanıyla temsil edilmeli.
'BONSERVİS' FORMÜLÜ:
Bir il ve ilçede işe alınan bir öğretmen, başka bir ile gitmeyi düşündüğünde, gitme talebiyle bonservisi kendisine takdim edilerek, işine son verilecek. Gittiği yerde işe alınmasıyla ilgili hiçbir sorumluluk olmayacaktır. İl içi tayini de boşluk varsa ve talep edenlerden kriteri en iyi olanın önceliği şartıyla köyler ve ilçeler öğretmensizlikten kurtulacaktır. Aynı uygulama doktor ve sağlık çalışanlarına da yayılarak ülkemizin iki kanayan yarası kesin olarak çözülür.
BAYINDIRLIK DA BIRAKILMALI:
Kültür-turizm, gençlik-spor, huzurevleri-çocuk esirgeme kurumu, bayındırlık hizmetleri gibi daha birçok hizmet, usul ve esasları bakanlıklarca belirlenerek, denetimi bakanlıklar tarafından yapılarak, yerel yönetimlere devredilmeli.
VERGİ VE HARÇ KOYABİLSİNLER:
Yerel meclislerin, sınırları kanunla belirlenmek şartıyla vergi ve harç koyma yetkileri olmalı. Yetkilerin bölgeler arası refah uçurumuna dönüşmeyecek şekilde uygulanabilmesi için 'denkleştirme' gibi düzenlemeler yapılmalı.
BAKAN GÖREVDEN ALAMASIN:
İçişleri bakanının görevden alma yetkisinin kaldırılarak bu yetkinin mahkeme ve seçimlerle yerel halkın iradesine bırakılması gereklidir.
İL ÖZEL İDARELERİ KALDIRILMALI:
Mevcut ve yeni kurulacak büyükşehir belediyelerinin sınırlarının il sınırı olması nedeniyle bu yerlerde il özel idareleri kaldırılmalıdır. Görev, yetki, teşkilat ve gelir kaynaklarının tamamı büyükşehir belediyelerine devredilmeli.
YETKİLER GEREKSİZ KISITLANMAMALI:
Yerel yönetimlerin yetkileri, kanundan daha düşük düzenlemelerle kısıtlanmamalı. Ülkemizde düzenleme yetkisini de kanundan almayan yönetmelik ve genelgelerle yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlandığı örneklerine sıkça rastlanmaktadır.
BÜTÇE PAYLARI İKİYE KATLANMALI:
Türkiye 'de yerel yönetimlerin genel bütçeden aldıkları pay mevcut yüzde 10.29'dur. Merkezi idareden yerel yönetimlere devredilecek görevlerle bu oran yüzde 20'ye çıkarılmalıdır.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI İKİYE AYRILMALI:
İçişleri Bakanlığı'ndan, emniyet ve jandarma birimlerini ayırarak bir İç Güvenlik Bakanlığı oluşturulması ve İçişleri Bakanlığı'nın doğrudan ve yalnızca yerel yönetimlerle ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Bir yerel yönetim bakanlığı veya başbakanlığa bağlı bir müsteşarlık kurulmalıdır.
ÖĞRETMEN VE DOKTORLARI İŞE ALSIN
Milli eğitim politikalarının ve öğretmenlerinin yine bakanlıkta belirlenmesi ancak tüm detaylarıyla belirlenen ve ödenekleri merkezi bütçeden gönderilen öğretmenlerin, bakanlığın kriterleriyle belirlenerek listeye konulan öğretmenleri yine bakanlığın belirleyeceği yöntem ve şartlar ile yerel yönetimlerce işe alınmasının sağlanması. Bu yöntem, ülkedeki öğretmen açığı ve tayin problemini çözecektir.
İŞTE O ÇALIŞMA GRUBU
Çarpıcı önerilerin yer aldığı raporu 5 milletvekilinden oluşan bir komisyon hazırladı. Rapor; yerel yönetimler konusunda da uzman olan Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi, Bursa Milletvekili Mustafa Kemal Şerbetçioğlu, Van Milletvekili Mustafa Bilici, Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Trabzon Milletvekili Aydın Bıyıklıoğlu'nun imzalarını taşıyor. (Akşam)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Akşam Gazetesi'nin haberine göre, AK Partili vekiller, çok konuşulacak bir 'yerel yönetim' paketine imza attı. Öneriler arasında, doktor ve öğretmeni yerel yönetimin ataması, vergi-harç yetkisi, her ilin sadece tek bir belediye başkanı olması da var.
AK Parti , 'başkanlık' sisteminin ardından, yerel yönetimlerde reform konusunu da tartışmaya açmaya hazırlanıyor. Ortaya kritik öneriler çıktı. 'Eyalet' sistemini anımsatan çalışmada en dikkat çeken madde, il genel meclisi ve ilçe belediyelerinin kaldırılması ve her ilin sadece tek bir belediye başkanı ve tek bir yerel meclisle temsil edilmesi oldu. AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı bünyesinde oluşturulan 5 kişilik 'Yerel Yönetimler Çalışma Komisyonu' tarafından hazırlanan raporda yerel yönetimleri güçlendirecek öneriler var. Satırbaşları şöyle:
TEK BAŞKAN, TEK MECLİS OLMALI:
İl düzeyinde doğrudan seçilen, tek bir yerel meclis olmalı. İl meclis üyeleri, dar bölgeli, 2 turlu, doğrudan seçimle göreve gelmeli. Tek bir belediye başkanı ve vali olmalı. Valilik devletin ve hükümetin ildeki tek temsilcisi olarak yeniden tanımlanmalı. Uygulamadaki ilçe belediye başkanları doğrudan il meclisi üyesi olmalı. Her il sadece bir belediye başkanıyla temsil edilmeli.
'BONSERVİS' FORMÜLÜ:
Bir il ve ilçede işe alınan bir öğretmen, başka bir ile gitmeyi düşündüğünde, gitme talebiyle bonservisi kendisine takdim edilerek, işine son verilecek. Gittiği yerde işe alınmasıyla ilgili hiçbir sorumluluk olmayacaktır. İl içi tayini de boşluk varsa ve talep edenlerden kriteri en iyi olanın önceliği şartıyla köyler ve ilçeler öğretmensizlikten kurtulacaktır. Aynı uygulama doktor ve sağlık çalışanlarına da yayılarak ülkemizin iki kanayan yarası kesin olarak çözülür.
BAYINDIRLIK DA BIRAKILMALI:
Kültür-turizm, gençlik-spor, huzurevleri-çocuk esirgeme kurumu, bayındırlık hizmetleri gibi daha birçok hizmet, usul ve esasları bakanlıklarca belirlenerek, denetimi bakanlıklar tarafından yapılarak, yerel yönetimlere devredilmeli.
VERGİ VE HARÇ KOYABİLSİNLER:
Yerel meclislerin, sınırları kanunla belirlenmek şartıyla vergi ve harç koyma yetkileri olmalı. Yetkilerin bölgeler arası refah uçurumuna dönüşmeyecek şekilde uygulanabilmesi için 'denkleştirme' gibi düzenlemeler yapılmalı.
BAKAN GÖREVDEN ALAMASIN:
İçişleri bakanının görevden alma yetkisinin kaldırılarak bu yetkinin mahkeme ve seçimlerle yerel halkın iradesine bırakılması gereklidir.
İL ÖZEL İDARELERİ KALDIRILMALI:
Mevcut ve yeni kurulacak büyükşehir belediyelerinin sınırlarının il sınırı olması nedeniyle bu yerlerde il özel idareleri kaldırılmalıdır. Görev, yetki, teşkilat ve gelir kaynaklarının tamamı büyükşehir belediyelerine devredilmeli.
YETKİLER GEREKSİZ KISITLANMAMALI:
Yerel yönetimlerin yetkileri, kanundan daha düşük düzenlemelerle kısıtlanmamalı. Ülkemizde düzenleme yetkisini de kanundan almayan yönetmelik ve genelgelerle yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlandığı örneklerine sıkça rastlanmaktadır.
BÜTÇE PAYLARI İKİYE KATLANMALI:
Türkiye 'de yerel yönetimlerin genel bütçeden aldıkları pay mevcut yüzde 10.29'dur. Merkezi idareden yerel yönetimlere devredilecek görevlerle bu oran yüzde 20'ye çıkarılmalıdır.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI İKİYE AYRILMALI:
İçişleri Bakanlığı'ndan, emniyet ve jandarma birimlerini ayırarak bir İç Güvenlik Bakanlığı oluşturulması ve İçişleri Bakanlığı'nın doğrudan ve yalnızca yerel yönetimlerle ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Bir yerel yönetim bakanlığı veya başbakanlığa bağlı bir müsteşarlık kurulmalıdır.
ÖĞRETMEN VE DOKTORLARI İŞE ALSIN
Milli eğitim politikalarının ve öğretmenlerinin yine bakanlıkta belirlenmesi ancak tüm detaylarıyla belirlenen ve ödenekleri merkezi bütçeden gönderilen öğretmenlerin, bakanlığın kriterleriyle belirlenerek listeye konulan öğretmenleri yine bakanlığın belirleyeceği yöntem ve şartlar ile yerel yönetimlerce işe alınmasının sağlanması. Bu yöntem, ülkedeki öğretmen açığı ve tayin problemini çözecektir.
İŞTE O ÇALIŞMA GRUBU
Çarpıcı önerilerin yer aldığı raporu 5 milletvekilinden oluşan bir komisyon hazırladı. Rapor; yerel yönetimler konusunda da uzman olan Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi, Bursa Milletvekili Mustafa Kemal Şerbetçioğlu, Van Milletvekili Mustafa Bilici, Karabük Milletvekili Osman Kahveci, Trabzon Milletvekili Aydın Bıyıklıoğlu'nun imzalarını taşıyor. (Akşam)
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Temmuz 2012 12:55
Gösterim: 2063
Oktay Aydın ÖSYM’nin LYS puan hesaplama hatasına açıklık getirdi
Umarim OSYM LYS'lerde puan hesaplama konusunda hata yapmamıştır. İlgili sınavlardan 1'ine de girse en az 2 testte 0,5'er net puan hesaplatır
MF için LYS 1 ya da 2'den herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
TM için LYS 1 ya da 3'ten herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
TS için LYS 3 ya da 4'ten herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
TS için LYS 3 ya da 4'ten herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
YGS için 4 testten herhangi 2'sinden 0,5'er net yapanın puanı hesaplanır.
Yani TM için LYS 1 ve 3'e girenlerden Mat ve Geo'dan 0,5'er neti olanların MF; Ed ve C1'den 0,5'er neti olanların TS puanı da hesaplanır.
Yani MF için LYS 1 ve 2'ye girenlerden Mat ve Geo'dan 0,5'er neti olanların TM puanı da hesaplanır.
Yani TS için LYS 3 ve 4'e girenlerden Ed ve C1'den 0,5'er neti olanların TM puanı da hesaplanır.
Puanı hesaplanır demek ayrı barem 180'I geçmek ayrı kavramlar gereklilikleri ayrı. 180 için tek sınavdaki düşük netler yeterli olmayabilir.
ÖSYM bu koşulu atladıysa, puan başarı sıraları yeniden düzenlenmesi gerekir.
Bu da tercih sürecini uzatır.
Eğitim Uzmanı Oktay Aydın
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Oktay Aydın ÖSYM’nin LYS puan hesaplama hatasına açıklık getirdi
Umarim OSYM LYS'lerde puan hesaplama konusunda hata yapmamıştır. İlgili sınavlardan 1'ine de girse en az 2 testte 0,5'er net puan hesaplatır
MF için LYS 1 ya da 2'den herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
TM için LYS 1 ya da 3'ten herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
TS için LYS 3 ya da 4'ten herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
TS için LYS 3 ya da 4'ten herhangi birine giren ve en az 2 testten 0,5 net yapanın puanı hesaplanır.
YGS için 4 testten herhangi 2'sinden 0,5'er net yapanın puanı hesaplanır.
Yani TM için LYS 1 ve 3'e girenlerden Mat ve Geo'dan 0,5'er neti olanların MF; Ed ve C1'den 0,5'er neti olanların TS puanı da hesaplanır.
Yani MF için LYS 1 ve 2'ye girenlerden Mat ve Geo'dan 0,5'er neti olanların TM puanı da hesaplanır.
Yani TS için LYS 3 ve 4'e girenlerden Ed ve C1'den 0,5'er neti olanların TM puanı da hesaplanır.
Puanı hesaplanır demek ayrı barem 180'I geçmek ayrı kavramlar gereklilikleri ayrı. 180 için tek sınavdaki düşük netler yeterli olmayabilir.
ÖSYM bu koşulu atladıysa, puan başarı sıraları yeniden düzenlenmesi gerekir.
Bu da tercih sürecini uzatır.
Eğitim Uzmanı Oktay Aydın
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Temmuz 2012 11:11
Gösterim: 3658
Cnntürk’ün haberine göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2012 KPSS sorularının çalındığı iddialarıyla ilgili olarak soruşturma başlattı. Alınan bilgiye göre soruşturma derinleştirilebilir.
Şüpheler soruların basıldığı METEKSAN Matbaası üzerine yoğunlaştı. Bilişim Suçlarıyla Mücadele Şubesi'nden polisler METEKSAN'a giderek tüm bilgisayar verilerini kopyaladı.
Bilgisayarların alınan imajları üzerinde mahkeme kararıyla inceleme yapılacak.
İncelemenin kesin sonuçlarına göre soruşturma derinleştirilebilecek.
Emniyette hazırlanan inceleme raporları, soruşturma savcısına gönderilerecek. Elde edilen bilgiler soruşturma dosyasına eklenecek.
Soruşturmanın yönlendiği METEKSAN firması ÖSYM'nin gerçekleştirdiği tüm sınavların sorularını basan tek matbaa. 2011 KPSS ve 2011 YGS skandallarında da gözler METEKSAN'a çevrilmişti.
ÖSYM'nin METEKSAN ile olan anlaşmasını sona erdirip kendi basımevini kurmak için çalışmaları olduğu basına yansımıştı.
(cnntürk)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Cnntürk’ün haberine göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2012 KPSS sorularının çalındığı iddialarıyla ilgili olarak soruşturma başlattı. Alınan bilgiye göre soruşturma derinleştirilebilir.
Şüpheler soruların basıldığı METEKSAN Matbaası üzerine yoğunlaştı. Bilişim Suçlarıyla Mücadele Şubesi'nden polisler METEKSAN'a giderek tüm bilgisayar verilerini kopyaladı.
Bilgisayarların alınan imajları üzerinde mahkeme kararıyla inceleme yapılacak.
İncelemenin kesin sonuçlarına göre soruşturma derinleştirilebilecek.
Emniyette hazırlanan inceleme raporları, soruşturma savcısına gönderilerecek. Elde edilen bilgiler soruşturma dosyasına eklenecek.
Soruşturmanın yönlendiği METEKSAN firması ÖSYM'nin gerçekleştirdiği tüm sınavların sorularını basan tek matbaa. 2011 KPSS ve 2011 YGS skandallarında da gözler METEKSAN'a çevrilmişti.
ÖSYM'nin METEKSAN ile olan anlaşmasını sona erdirip kendi basımevini kurmak için çalışmaları olduğu basına yansımıştı.
(cnntürk)
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Temmuz 2012 09:08
Gösterim: 2687
Milliyet Gazetesi Yazarı Mehmet Tezkan'ın bugünkü yazısı
Haber doğruysa, yalanlanmadığına göre doğru.. Başbakan üniversite harçlarının kaldırılmasını istemiş..Haber için tıklayın
Yani Başbakan..
Bu uğurda dayak yiyen çocuklarla, bu uğurda gaz bombasıyla tanışanlarla, bu uğurda okuldan uzaklaştırılanlarla, bu uğurda gözaltına alınanlarla, bu uğurda tutuklananlarla, bu uğurda 8 yıl hapiste mahkum olanlarla aynı şeyi söylemiş..
Parasız eğitime hayır..
Bir farkla..
Biber gazı sıkılan, okuldan uzaklaştırılan, gözaltına alınan, tutuklanan, hapis cezası yiyenler..
Slogan atmıştı..
Başbakan talimat verdi!..
*
Başbakan parasız eğitime geçilsin talimatı verdiği için alkışlanıyor..
Başbakan’dan parasız eğitime geçmesini talep edenler ise dayak yiyor..
Burası Türkiye diyeceksiniz..
Valla öyle..
*
Dayak yemekle kalmayıp, DHKP-C ağzıyla konuştukları için örgüt üyesi sayılıyor.. Hani o meşhur madde var ya..
Örgüt üyesi olmadığı halde örgütün amaçları doğrultusunda faaliyet göstermekten insanlara terörist muamelesi yapıldığı o meşhur madde..
O maddeden..
*
Eskişehir’de tutuklanan kızı hatırladınız mı? Türk ama Fransız vatandaşı olan kızı.. Fransa’da parasız okuyordu, Erasmus değişim programıyla bir yıllığına Eskişehir’e geldi.. Ülkesini tanımak istiyordu..
Parasız eğitim gösterilerine katıldı.. Okulda parasız eğitim istiyoruz yazılı afiş astı..
Onun için ayıp değildi, suç değildi..
Hak talebiydi..
Aslında kendini ilgilendiren bir şey de yoktu.. Fransa’da parasız okuyordu, arkadaşlarına destek vermek için afis astı..
DHKP-C’ye hizmet etmekten hapiste..
*
O çocuklar ne olacak şimdi? Çektikleri onca acı nasıl telafi edilecek..
Üstüne bir bardak su içecekler tabii..
Burası Türkiye..
*
Şu anlaşılsın artık.. Protesto etmek pankart açmak, haklı haksız, doğru yanlış bir talepte bulunmak demokrasinin olmazsa olmazı..
Hele üniversite gençliğinin..
Son dört, beş yıla bakın.. Fakülteler lise oldu, kampüsler de kışla.. Ağzını açan disipline!.
Başbakan harçları kaldırın talimatı verdi ya, daha geçenlerde üniversite harçlarına yapılan artışı protesto eden öğrencilere okuldan uzaklaştırma cezası verildi..
Zamlamayın dedikleri için!..
*
Polis müdürlerinin, savcıların, hakimlerin , dekanların, rektörlerin, görmesi gereken şudur..
14 Mart 2010’da Başbakan konuşurken parasız eğitim hakkımız diye pankart açan iki genç 19 ay hapis yattı..
8 yıl 5 ay hapis cezası yedi..
İki yıl dört ay sonra..
Başbakan parasız eğitim talimatı verdi..
*
(Not; şimdi birileri çıkıp de,öğrencilerin örgüt bağlantısından falan söz edecektir.. Bu ülkede en kolay şey bir insanı örgüte sokmak.. En basiti; Grup Yorum’un konserine gitmek bile yetiyor.)
*
Şu soru da akla geliyor..
Başbakan bu talimatı niye verdi?..
BİR: Tabandan gelen,öğrenciden gelen taleplere kulak verdi.. Açılan pankartları, atılan sloganları haklı buldu.. Kayıtsız kalamadı..
İKİ: 2014 için yatırıma başladı.. Bütçeye bir milyar liralık ek yük getirecek de olsa göze aldı.. Kesenin ağzını açtı.. Gönül almaya çalışacak..
CHP ‘Zamanın Ruhu’ndan uzak dursun
Son zamanlar da dillerden düşmeyen bir tanım var..
Zamanın ruhu..
Neredeyse herkes söze zamanın ruhuna dikkat çekerek başlıyor.. Biz de dikkat kesiliyoruz ama zamanın ruhu bir tane falan değil ki..
Herkese göre farklı...
Kavram Hegel’e ait..
Peki, ne demek?.
Çağın zihniyeti demek..
Çağın anlayışı..
Çağın olguları içinde ortaya çıkan durum demek...
*
CHP Lideri Kılıçdaroğlu kurultay konuşmasında zamanın ruhunun iyi okunması gerektiğini ifade etti..
Zenginlik ve refahın artık bilgi toplumuna endekslendiğini söyledi..
Yani..
Zamanın ruhu; bilgi toplumu..
*
Ve tabii muhafazakar kesinde tartışmada hemen başladı..
Soru şu; CHP zamanın ruhunu yakalayabilecek mi?
Çağın zihniyetine, çağın anlayışına ayak uyduracak mı?
Anladım ki ortada ters bir durum var..
Onların kastettiği zamanın ruhuyla Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği zamanın ruhu birbirini tutmuyor..
Ruh uyuşmazlığı var..
‘CHP?uyacak mı’ diye soranlara göre çağın zihniyeti, zamanın ruhu şu.. Muhafazakarlık, dindarlık.. 4+4+4 sistemi, ortaokulların imam hatipleştirilmesi, muhafazakar iklimin Türkiye’yi örtmesi, tek tip ahlak anlayışının yaygınlaştırması, Sünni hakimiyetinin kabul edilmesi..
*
Bilgi toplumu..
O zaten çoktan hallolmuş!.. 81 il, 170 üniversite.. Bazıları lise düzeyindeymiş ama olsun!..
Kısaca onlara göre AKP’nin 10 yıldır yaptıkları zamanın ruhuymuş!
Çağın anlayışıyla örtüşüyormuş..
CHP’de bu ruha uymalıymış..
*
İstedikleri şu..
CHP muhafazakarlaşsın, ülkenin üzerine serilmeye çalışan muhafazakar örtüye direnmesin..
Bunun adı çağın zihniyeti...
*
Ben derim ki; gerçekten çağın ruhu buysa..
CHP uymasın..
Zamanın ruhundan uzak dursun!
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milliyet Gazetesi Yazarı Mehmet Tezkan'ın bugünkü yazısı
Haber doğruysa, yalanlanmadığına göre doğru.. Başbakan üniversite harçlarının kaldırılmasını istemiş..Haber için tıklayın
Yani Başbakan..
Bu uğurda dayak yiyen çocuklarla, bu uğurda gaz bombasıyla tanışanlarla, bu uğurda okuldan uzaklaştırılanlarla, bu uğurda gözaltına alınanlarla, bu uğurda tutuklananlarla, bu uğurda 8 yıl hapiste mahkum olanlarla aynı şeyi söylemiş..
Parasız eğitime hayır..
Bir farkla..
Biber gazı sıkılan, okuldan uzaklaştırılan, gözaltına alınan, tutuklanan, hapis cezası yiyenler..
Slogan atmıştı..
Başbakan talimat verdi!..
*
Başbakan parasız eğitime geçilsin talimatı verdiği için alkışlanıyor..
Başbakan’dan parasız eğitime geçmesini talep edenler ise dayak yiyor..
Burası Türkiye diyeceksiniz..
Valla öyle..
*
Dayak yemekle kalmayıp, DHKP-C ağzıyla konuştukları için örgüt üyesi sayılıyor.. Hani o meşhur madde var ya..
Örgüt üyesi olmadığı halde örgütün amaçları doğrultusunda faaliyet göstermekten insanlara terörist muamelesi yapıldığı o meşhur madde..
O maddeden..
*
Eskişehir’de tutuklanan kızı hatırladınız mı? Türk ama Fransız vatandaşı olan kızı.. Fransa’da parasız okuyordu, Erasmus değişim programıyla bir yıllığına Eskişehir’e geldi.. Ülkesini tanımak istiyordu..
Parasız eğitim gösterilerine katıldı.. Okulda parasız eğitim istiyoruz yazılı afiş astı..
Onun için ayıp değildi, suç değildi..
Hak talebiydi..
Aslında kendini ilgilendiren bir şey de yoktu.. Fransa’da parasız okuyordu, arkadaşlarına destek vermek için afis astı..
DHKP-C’ye hizmet etmekten hapiste..
*
O çocuklar ne olacak şimdi? Çektikleri onca acı nasıl telafi edilecek..
Üstüne bir bardak su içecekler tabii..
Burası Türkiye..
*
Şu anlaşılsın artık.. Protesto etmek pankart açmak, haklı haksız, doğru yanlış bir talepte bulunmak demokrasinin olmazsa olmazı..
Hele üniversite gençliğinin..
Son dört, beş yıla bakın.. Fakülteler lise oldu, kampüsler de kışla.. Ağzını açan disipline!.
Başbakan harçları kaldırın talimatı verdi ya, daha geçenlerde üniversite harçlarına yapılan artışı protesto eden öğrencilere okuldan uzaklaştırma cezası verildi..
Zamlamayın dedikleri için!..
*
Polis müdürlerinin, savcıların, hakimlerin , dekanların, rektörlerin, görmesi gereken şudur..
14 Mart 2010’da Başbakan konuşurken parasız eğitim hakkımız diye pankart açan iki genç 19 ay hapis yattı..
8 yıl 5 ay hapis cezası yedi..
İki yıl dört ay sonra..
Başbakan parasız eğitim talimatı verdi..
*
(Not; şimdi birileri çıkıp de,öğrencilerin örgüt bağlantısından falan söz edecektir.. Bu ülkede en kolay şey bir insanı örgüte sokmak.. En basiti; Grup Yorum’un konserine gitmek bile yetiyor.)
*
Şu soru da akla geliyor..
Başbakan bu talimatı niye verdi?..
BİR: Tabandan gelen,öğrenciden gelen taleplere kulak verdi.. Açılan pankartları, atılan sloganları haklı buldu.. Kayıtsız kalamadı..
İKİ: 2014 için yatırıma başladı.. Bütçeye bir milyar liralık ek yük getirecek de olsa göze aldı.. Kesenin ağzını açtı.. Gönül almaya çalışacak..
CHP ‘Zamanın Ruhu’ndan uzak dursun
Son zamanlar da dillerden düşmeyen bir tanım var..
Zamanın ruhu..
Neredeyse herkes söze zamanın ruhuna dikkat çekerek başlıyor.. Biz de dikkat kesiliyoruz ama zamanın ruhu bir tane falan değil ki..
Herkese göre farklı...
Kavram Hegel’e ait..
Peki, ne demek?.
Çağın zihniyeti demek..
Çağın anlayışı..
Çağın olguları içinde ortaya çıkan durum demek...
*
CHP Lideri Kılıçdaroğlu kurultay konuşmasında zamanın ruhunun iyi okunması gerektiğini ifade etti..
Zenginlik ve refahın artık bilgi toplumuna endekslendiğini söyledi..
Yani..
Zamanın ruhu; bilgi toplumu..
*
Ve tabii muhafazakar kesinde tartışmada hemen başladı..
Soru şu; CHP zamanın ruhunu yakalayabilecek mi?
Çağın zihniyetine, çağın anlayışına ayak uyduracak mı?
Anladım ki ortada ters bir durum var..
Onların kastettiği zamanın ruhuyla Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği zamanın ruhu birbirini tutmuyor..
Ruh uyuşmazlığı var..
‘CHP?uyacak mı’ diye soranlara göre çağın zihniyeti, zamanın ruhu şu.. Muhafazakarlık, dindarlık.. 4+4+4 sistemi, ortaokulların imam hatipleştirilmesi, muhafazakar iklimin Türkiye’yi örtmesi, tek tip ahlak anlayışının yaygınlaştırması, Sünni hakimiyetinin kabul edilmesi..
*
Bilgi toplumu..
O zaten çoktan hallolmuş!.. 81 il, 170 üniversite.. Bazıları lise düzeyindeymiş ama olsun!..
Kısaca onlara göre AKP’nin 10 yıldır yaptıkları zamanın ruhuymuş!
Çağın anlayışıyla örtüşüyormuş..
CHP’de bu ruha uymalıymış..
*
İstedikleri şu..
CHP muhafazakarlaşsın, ülkenin üzerine serilmeye çalışan muhafazakar örtüye direnmesin..
Bunun adı çağın zihniyeti...
*
Ben derim ki; gerçekten çağın ruhu buysa..
CHP uymasın..
Zamanın ruhundan uzak dursun!
Son Güncelleme: Salı, 24 Temmuz 2012 12:30
Gösterim: 2051
Şifre ve KPSS'den sonra ÖSYM inanılmaz bir yanlışa daha imza attı. LYS'de yaklaşık 200 bin öğrencinin puan hesaplaması unutuldu.
LYS’lerde “puan hesaplamasıyla” ilgili iddia ortalığı karıştıracak. İddiaya göre liselerin Türkçe matematik bölümü öğrencilerinin Matematik Fen (MF), sosyal bölüm öğrencilerinin de Türkçe Matematik (TM) puanlarının hesaplanması unutuldu. Hesaplamanın düzeltilmesiyle LYS’lere giren 870 bin öğrencinin başarı sırası değişecek. Sınavda elendiği belirtilen 200 bin öğrencinin de yaklaşık 100 bini barajı aşarak tercih yapma hakkı kazanacak.
Habertürk'ten Pervin Kaplan'ın haberine göre geçen yıl şifre tartışmaları, bu yıl KPSS’de “soruların sızdırılması” iddialarıyla gündeme gelen ÖSYM’nin başı bu kez Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) katılan adayların “puan hesaplarındaki unutkanlıklarla” derde girecek.
İddialara göre liselerin Türkçematematik alanlarındanmezun olan öğrencilerinMatematik Fen (MF), sosyal bilimler bölümlerindenmezunların da Türkçe-Matematik (TM) puanlarının hesaplanması unutuldu. Hatanın düzeltilmesiyle 870 bin öğrencinin başarı sırası değişecek. LYS’de 180 puan barajını aşamadığı için elendiği belirtilen yaklaşık 200 bin öğrenciden 100 bini de barajı aşarak, tercih hakkına kavuşacak.
39 saatte hesapladı
18 Temmuz’da Danıştay’ın üniversite yerleştirme puanlarında bireysel başarının kullanılmasını durdurma kararı üzerine ÖSYM, aynı gün saat 17.30’da yerleştirme puanlarını yeniden hesaplamaya başladı. Bu kez puanlarda okul başarısını yansıtan Ağırlıklı OrtaöğretimBaşarı Puanı (AOBP) dikkate alındı. Yaklaşık 39 saat sonra 20 Temmuz Cuma günü saat 08.30’da da sonuçlar duyuruldu.
Dağılım ele verdi
ÖSYMyerleştirme sonuçlarıyla birlikte adayların puansal dağılımlarını da sitesinde ilan etti. Ancak bu tablolar incelendiğinde iki yıldır sınava giren öğrenci sayısının yaklaşık aynı olmasına rağmen barajı aşanların sayısında öğrencilerinmezuniyet alanlarına göre “çarpıcı değişiklikler” olduğu dikkat çekti.
ÖSYM’nin yayınladığı tablolara göre 180 ve üzerinde puan alan adayların okul türü ve alanlarına göre dağılımına bakıldığında en çarpıcı sonuçlardan biri MF puanları da hesaplanan Türkçematematik bölümlerindenmezun öğrencilerde görüldü. 2011 yılındaMF puan türlerinden biri olanMF-1’de Türkçematematik alanında baraj geçenlerin sayısı 139 bin 494. Ancak bu yıl sayıları 26 bin 711. Geçen yıl MF-2’de aynı gruptan barajı geçen sayısı 103 bin 448 iken, bu yıl sayıları 4 bin 726’ya düştü. Bu puan grubundaki gariplikMF-3 ve MF-4 puan türlerinde de sürdü. Geçen yılMF-3 puan türünde 104 bin 868 Türkçematematik alanından öğrenci barajı aşarken, sayıları bu yıl 4 bin 820 oldu.MF-4 puanında ise geçen yıl 132 bin 738 öğrenci barajı geçti, bu yıl ise sayıları yalnızca 12 bin 146.
TM’de de sürüyor
Çelişki liselerin sosyal bölümlerinden mezun olan ve Türkçe Sosyal (TS) puanlanlarıyla tercih yapacak öğrencilerin TMpuanlarında da görüldü. Geçen sene bu öğrencilerin sayısı TM-1 puan türünde 89 bin 78 iken, bu yıl sayı 7 bin 795 oldu. Geçen yıl TM-2 puanında 180 barajını aşan sosyal öğrencilerinin sayısı 100 bin 718 iken, bu yıl sayıları 9 bin 344’e düştü. TS-3 puan türünde ise geçen yıl 113 bin 107 olan sosyal öğrenci sayısı bu yıl 19 bin 539.
2011 puan tablosunda sayılar yüz binlerde
2011’de Türkçe matematik bölümü öğrencilerinden MF puanı hesaplananların sayısı 103 bin ile 139 bin arasında. Sosyal öğrencilerinden TM puanları hesaplananların sayısı da 89 bin ile 113 bin arasında.
2012 puan tablosunda sayılar binlerde
2012 yılında aynı öğrencilerden MF puanı hesaplananların sayısı 4 bin ile 26 bin arasında değişirken TM puanları hesaplananların sayısının ise 7 bin ile 19 bin arasında olduğu görülüyor
2010’da da TM öğrencilerinin MF-4 puanı unutulmuştu
2010 yılında yapılan LYS’nin ardından da liselerin Türkçe matematik alanlarından mezun olan öğrencilerin MF-4 puan türlerinin hesaplanmadığı ortaya çıkmıştı. Aynı yıl 32 üniversitede 49 programda görme engellilerin başarı sıraları ve puanları kılavuza konarak, hata yapılmıştı.
Tercih süreci bugün başlıyor
Hesaplamalarla ilgili iddialar tartışılırken Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) ve Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonucunda barajları aşan ve yerleştirme puanları hesaplanan adaylar için de tercih süreci bugün başlıyor. Tercih dönemi 3 Ağustos’ta son bulacak. Tercihler için kullanacağınız ancak yeniden hazırlanan 2012 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’na sahip olmanız gerekiyor. Bu kılavuzu ÖSYM’nin internet sitesinden edinmeniz gerekecek. Ancak dün henüz bu kılavuz ÖSYM’nin sitesine konmamıştı. ÖSYM kılavuzu başvuru merkezlerine de örnek olarak gönderecek. Kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacağı için asıl başvuru kaynağı da internette yayımlanan hali olacak.
İnternet kullanmayın
ÖSYM’nin yaptığı açıklamaya göre belirlenen süre içinde tercihlerinizi internet aracılığıyla kendiniz gönderebilirsiniz. Ancak internet kullanımında deneyimli değilseniz ya da yanlış yapmaktan endişe duyuyorsanız tercihinizi başvuru merkezleri yani ortaöğretim kurumları, ÖSYM Sınav Merkezi yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları aracılığıyla yapmanız gerekecek.
Bu kurumlardan randevu alarak, başvuru işleminizi gerçekleştirebilirsiniz. Tercih yapmak için bankaya ya da başka bir kuruma herhangi bir ücret yatırmayacaksınız.
30 üniversite yazabilirsiniz
Dikkat etmeniz gereken nokta başvurunuzu internet üzerinden yaptığınızda tüm sorumluğun da size ait olacağı. Bu nedenle internet üzerinden yapacağınız başvuruda hata yapmamanız gerekiyor aksi halde yaptığınız başvuru geçersiz sayılır. ÖSYM, tercihler için süreyi uzatmayacağını da açıkladı. Bu nedenle seçeceğiniz programları belirlemeniz ve belirlenen tarihler arasında başvurunuzu yapmanız gerekiyor. Eğer tercihlerinizi başvuru merkezi aracılığıyla yapacaksanız zamanında başvuru merkezlerine gitmelisiniz. Eğer internet üzerinden bireysel olarak tercihlerinizi gönderecekseniz de “Tercihleriniz sistem tarafından başarıyla kabul edilmiştir” uyarısını mutlaka görmeli ve yazıcıdan tercih listenizi almalısınız. Bu yıl da adayların 30 tercih yapma hakkı bulunuyor. Dilerseniz bu 30 tercihin tümünü kullanabilirsiniz. Ancak tüm tercih listesini kullanmak zorunda değilsiniz. Çünkü istemediğiniz bir programa yerleşebileceğiniz, gitmeseniz yani kayıt yaptırmasanız bile gelecek yıl sınava girdiğinizde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’nızın (AOBP) çarpılacağı katsayının yarıya düşeceğini unutmayın. O yüzden sadece girmek istediğiniz programları tercih listenize koymakta yarar var
"200 bin çocuk yok olmuş görünüyor"
Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Danışmanı Turgay Polat, LYS’lerde Türkçe matematik ve sosyal alanlardaki öğrencilerin TM ile TS puanlarının hesaplanmasında aynı çelişkiyi gördüklerini ve ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’e ilettiklerini, inceleyecekleri bilgisini aldıklarını söyledi. Polat’ın değerlendirmesi şöyle: “Bu durum ‘Bu yılın sınavı çok zordu’ denilerek açıklanamaz. Liselerde Türkçe sosyal bölümlerinden mezun olanların MF, sosyal bölümlerinden mezun olanların da TM puanlarının hesaplanmasının unutulduğunu düşünüyorum. Örneğin geçen sene Türkçe Matematik (TM) puanlarıyla tercih yapacak öğrenci sayısı 645 binlerin üzerine çıkarken bu yıl sayı 401 binler civarında. Yüzde 50 azalma var. 200 bin çocuk yok olmuş görünüyor.
TM puanıyla tercih yapacak çocuklar LYS’de matematik ve edebiyat coğrafya sınavlarına girdi. Matematik sınavına girdikleri için MF puanlarının da hesaplanması gerekiyordu. İşte bu TM grubu öğrencilerinden bir grubunun MF puanının hesaplanmadığını düşünüyorum. Bunu öğrencilerin eline geçen sınav sonuç belgelerinde de görüyoruz. Geçen yıl 390 ortalama puanla TM öğrencisi 100 bininciydi. Bu sene aynı puanla 40 bininci. Terslik var, tek açıklaması bazılarının puanları hesaplanmadı. Bir başka çelişki de liselerin Türkçe sosyal bölümlerinden mezunlar için geçerli. Onların da TM puanlarının hesaplanmaması söz konusu.
Çünkü bu öğrenciler de TS puan türü için edebiyat coğrafya ile sosyal bilgiler sınavlarına girdiler. Bu durumda edebiyat coğrafya sınavına girdiklerinden TM puanları hesaplanır. Onların bir grubunda da bu puan türü hesaplanmamış görünüyor. Bu durumu ÖSYM’ye anlattık. Bu hata ortaya çıkınca LYS’lere giren 870 bin adayın başarı sırası değişir. Barajın altında kaldığı belirtilen 200 bin öğrencinin yaklaşık 100 bini barajı aşar, tercih hakkı kazanır.”
"870 bin adayın sırası değişir"
İstanbul Kültür Üniversitesi AR-GE Bölümü Başkanı Burak Kılanç da tablolardaki dağılımlara baktığında “içinin rahat olmadığını” söyleyerek, “Bu rakamları anlayamadık. ÖSYM açıklama yapmalı ve adayların da bizim de içimiz rahat etmeli. Puanlar yeniden hesaplanırsa 870 bin adayın başarı sırası da değişir. Barajına altında kalanlar da barajı aşar, tercih hakkı alır” dedi.
"Algoritma hatası olabilir"
Kültür Dershaneleri Rehberlik Genel Koordinatörü Salim Ünsal, “Çok ciddi sorun görünüyor. Hesaplama algoritmasında bir hata olabilir. Yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu sonuçlar mantıklı ve makul değil. Yeniden hesaplanırsa barajı geçenlerin sayısı ve tüm öğrencilerin başarı sıraları değişir. Bu da her şeyin altüst olması demek. Geçen yıla göre 30-40 daha az neti olanın puanı fazla. Hesaplamanın doğru olmadığına ilişkin şüphe var” diye konuştu.
(habertürk)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Şifre ve KPSS'den sonra ÖSYM inanılmaz bir yanlışa daha imza attı. LYS'de yaklaşık 200 bin öğrencinin puan hesaplaması unutuldu.
LYS’lerde “puan hesaplamasıyla” ilgili iddia ortalığı karıştıracak. İddiaya göre liselerin Türkçe matematik bölümü öğrencilerinin Matematik Fen (MF), sosyal bölüm öğrencilerinin de Türkçe Matematik (TM) puanlarının hesaplanması unutuldu. Hesaplamanın düzeltilmesiyle LYS’lere giren 870 bin öğrencinin başarı sırası değişecek. Sınavda elendiği belirtilen 200 bin öğrencinin de yaklaşık 100 bini barajı aşarak tercih yapma hakkı kazanacak.
Habertürk'ten Pervin Kaplan'ın haberine göre geçen yıl şifre tartışmaları, bu yıl KPSS’de “soruların sızdırılması” iddialarıyla gündeme gelen ÖSYM’nin başı bu kez Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) katılan adayların “puan hesaplarındaki unutkanlıklarla” derde girecek.
İddialara göre liselerin Türkçematematik alanlarındanmezun olan öğrencilerinMatematik Fen (MF), sosyal bilimler bölümlerindenmezunların da Türkçe-Matematik (TM) puanlarının hesaplanması unutuldu. Hatanın düzeltilmesiyle 870 bin öğrencinin başarı sırası değişecek. LYS’de 180 puan barajını aşamadığı için elendiği belirtilen yaklaşık 200 bin öğrenciden 100 bini de barajı aşarak, tercih hakkına kavuşacak.
39 saatte hesapladı
18 Temmuz’da Danıştay’ın üniversite yerleştirme puanlarında bireysel başarının kullanılmasını durdurma kararı üzerine ÖSYM, aynı gün saat 17.30’da yerleştirme puanlarını yeniden hesaplamaya başladı. Bu kez puanlarda okul başarısını yansıtan Ağırlıklı OrtaöğretimBaşarı Puanı (AOBP) dikkate alındı. Yaklaşık 39 saat sonra 20 Temmuz Cuma günü saat 08.30’da da sonuçlar duyuruldu.
Dağılım ele verdi
ÖSYMyerleştirme sonuçlarıyla birlikte adayların puansal dağılımlarını da sitesinde ilan etti. Ancak bu tablolar incelendiğinde iki yıldır sınava giren öğrenci sayısının yaklaşık aynı olmasına rağmen barajı aşanların sayısında öğrencilerinmezuniyet alanlarına göre “çarpıcı değişiklikler” olduğu dikkat çekti.
ÖSYM’nin yayınladığı tablolara göre 180 ve üzerinde puan alan adayların okul türü ve alanlarına göre dağılımına bakıldığında en çarpıcı sonuçlardan biri MF puanları da hesaplanan Türkçematematik bölümlerindenmezun öğrencilerde görüldü. 2011 yılındaMF puan türlerinden biri olanMF-1’de Türkçematematik alanında baraj geçenlerin sayısı 139 bin 494. Ancak bu yıl sayıları 26 bin 711. Geçen yıl MF-2’de aynı gruptan barajı geçen sayısı 103 bin 448 iken, bu yıl sayıları 4 bin 726’ya düştü. Bu puan grubundaki gariplikMF-3 ve MF-4 puan türlerinde de sürdü. Geçen yılMF-3 puan türünde 104 bin 868 Türkçematematik alanından öğrenci barajı aşarken, sayıları bu yıl 4 bin 820 oldu.MF-4 puanında ise geçen yıl 132 bin 738 öğrenci barajı geçti, bu yıl ise sayıları yalnızca 12 bin 146.
TM’de de sürüyor
Çelişki liselerin sosyal bölümlerinden mezun olan ve Türkçe Sosyal (TS) puanlanlarıyla tercih yapacak öğrencilerin TMpuanlarında da görüldü. Geçen sene bu öğrencilerin sayısı TM-1 puan türünde 89 bin 78 iken, bu yıl sayı 7 bin 795 oldu. Geçen yıl TM-2 puanında 180 barajını aşan sosyal öğrencilerinin sayısı 100 bin 718 iken, bu yıl sayıları 9 bin 344’e düştü. TS-3 puan türünde ise geçen yıl 113 bin 107 olan sosyal öğrenci sayısı bu yıl 19 bin 539.
2011 puan tablosunda sayılar yüz binlerde
2011’de Türkçe matematik bölümü öğrencilerinden MF puanı hesaplananların sayısı 103 bin ile 139 bin arasında. Sosyal öğrencilerinden TM puanları hesaplananların sayısı da 89 bin ile 113 bin arasında.
2012 puan tablosunda sayılar binlerde
2012 yılında aynı öğrencilerden MF puanı hesaplananların sayısı 4 bin ile 26 bin arasında değişirken TM puanları hesaplananların sayısının ise 7 bin ile 19 bin arasında olduğu görülüyor
2010’da da TM öğrencilerinin MF-4 puanı unutulmuştu
2010 yılında yapılan LYS’nin ardından da liselerin Türkçe matematik alanlarından mezun olan öğrencilerin MF-4 puan türlerinin hesaplanmadığı ortaya çıkmıştı. Aynı yıl 32 üniversitede 49 programda görme engellilerin başarı sıraları ve puanları kılavuza konarak, hata yapılmıştı.
Tercih süreci bugün başlıyor
Hesaplamalarla ilgili iddialar tartışılırken Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) ve Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonucunda barajları aşan ve yerleştirme puanları hesaplanan adaylar için de tercih süreci bugün başlıyor. Tercih dönemi 3 Ağustos’ta son bulacak. Tercihler için kullanacağınız ancak yeniden hazırlanan 2012 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’na sahip olmanız gerekiyor. Bu kılavuzu ÖSYM’nin internet sitesinden edinmeniz gerekecek. Ancak dün henüz bu kılavuz ÖSYM’nin sitesine konmamıştı. ÖSYM kılavuzu başvuru merkezlerine de örnek olarak gönderecek. Kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacağı için asıl başvuru kaynağı da internette yayımlanan hali olacak.
İnternet kullanmayın
ÖSYM’nin yaptığı açıklamaya göre belirlenen süre içinde tercihlerinizi internet aracılığıyla kendiniz gönderebilirsiniz. Ancak internet kullanımında deneyimli değilseniz ya da yanlış yapmaktan endişe duyuyorsanız tercihinizi başvuru merkezleri yani ortaöğretim kurumları, ÖSYM Sınav Merkezi yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları aracılığıyla yapmanız gerekecek.
Bu kurumlardan randevu alarak, başvuru işleminizi gerçekleştirebilirsiniz. Tercih yapmak için bankaya ya da başka bir kuruma herhangi bir ücret yatırmayacaksınız.
30 üniversite yazabilirsiniz
Dikkat etmeniz gereken nokta başvurunuzu internet üzerinden yaptığınızda tüm sorumluğun da size ait olacağı. Bu nedenle internet üzerinden yapacağınız başvuruda hata yapmamanız gerekiyor aksi halde yaptığınız başvuru geçersiz sayılır. ÖSYM, tercihler için süreyi uzatmayacağını da açıkladı. Bu nedenle seçeceğiniz programları belirlemeniz ve belirlenen tarihler arasında başvurunuzu yapmanız gerekiyor. Eğer tercihlerinizi başvuru merkezi aracılığıyla yapacaksanız zamanında başvuru merkezlerine gitmelisiniz. Eğer internet üzerinden bireysel olarak tercihlerinizi gönderecekseniz de “Tercihleriniz sistem tarafından başarıyla kabul edilmiştir” uyarısını mutlaka görmeli ve yazıcıdan tercih listenizi almalısınız. Bu yıl da adayların 30 tercih yapma hakkı bulunuyor. Dilerseniz bu 30 tercihin tümünü kullanabilirsiniz. Ancak tüm tercih listesini kullanmak zorunda değilsiniz. Çünkü istemediğiniz bir programa yerleşebileceğiniz, gitmeseniz yani kayıt yaptırmasanız bile gelecek yıl sınava girdiğinizde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’nızın (AOBP) çarpılacağı katsayının yarıya düşeceğini unutmayın. O yüzden sadece girmek istediğiniz programları tercih listenize koymakta yarar var
"200 bin çocuk yok olmuş görünüyor"
Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Danışmanı Turgay Polat, LYS’lerde Türkçe matematik ve sosyal alanlardaki öğrencilerin TM ile TS puanlarının hesaplanmasında aynı çelişkiyi gördüklerini ve ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’e ilettiklerini, inceleyecekleri bilgisini aldıklarını söyledi. Polat’ın değerlendirmesi şöyle: “Bu durum ‘Bu yılın sınavı çok zordu’ denilerek açıklanamaz. Liselerde Türkçe sosyal bölümlerinden mezun olanların MF, sosyal bölümlerinden mezun olanların da TM puanlarının hesaplanmasının unutulduğunu düşünüyorum. Örneğin geçen sene Türkçe Matematik (TM) puanlarıyla tercih yapacak öğrenci sayısı 645 binlerin üzerine çıkarken bu yıl sayı 401 binler civarında. Yüzde 50 azalma var. 200 bin çocuk yok olmuş görünüyor.
TM puanıyla tercih yapacak çocuklar LYS’de matematik ve edebiyat coğrafya sınavlarına girdi. Matematik sınavına girdikleri için MF puanlarının da hesaplanması gerekiyordu. İşte bu TM grubu öğrencilerinden bir grubunun MF puanının hesaplanmadığını düşünüyorum. Bunu öğrencilerin eline geçen sınav sonuç belgelerinde de görüyoruz. Geçen yıl 390 ortalama puanla TM öğrencisi 100 bininciydi. Bu sene aynı puanla 40 bininci. Terslik var, tek açıklaması bazılarının puanları hesaplanmadı. Bir başka çelişki de liselerin Türkçe sosyal bölümlerinden mezunlar için geçerli. Onların da TM puanlarının hesaplanmaması söz konusu.
Çünkü bu öğrenciler de TS puan türü için edebiyat coğrafya ile sosyal bilgiler sınavlarına girdiler. Bu durumda edebiyat coğrafya sınavına girdiklerinden TM puanları hesaplanır. Onların bir grubunda da bu puan türü hesaplanmamış görünüyor. Bu durumu ÖSYM’ye anlattık. Bu hata ortaya çıkınca LYS’lere giren 870 bin adayın başarı sırası değişir. Barajın altında kaldığı belirtilen 200 bin öğrencinin yaklaşık 100 bini barajı aşar, tercih hakkı kazanır.”
"870 bin adayın sırası değişir"
İstanbul Kültür Üniversitesi AR-GE Bölümü Başkanı Burak Kılanç da tablolardaki dağılımlara baktığında “içinin rahat olmadığını” söyleyerek, “Bu rakamları anlayamadık. ÖSYM açıklama yapmalı ve adayların da bizim de içimiz rahat etmeli. Puanlar yeniden hesaplanırsa 870 bin adayın başarı sırası da değişir. Barajına altında kalanlar da barajı aşar, tercih hakkı alır” dedi.
"Algoritma hatası olabilir"
Kültür Dershaneleri Rehberlik Genel Koordinatörü Salim Ünsal, “Çok ciddi sorun görünüyor. Hesaplama algoritmasında bir hata olabilir. Yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu sonuçlar mantıklı ve makul değil. Yeniden hesaplanırsa barajı geçenlerin sayısı ve tüm öğrencilerin başarı sıraları değişir. Bu da her şeyin altüst olması demek. Geçen yıla göre 30-40 daha az neti olanın puanı fazla. Hesaplamanın doğru olmadığına ilişkin şüphe var” diye konuştu.
(habertürk)
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Temmuz 2012 09:45
Gösterim: 4673

