Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Elif Şinol - Sevinç Eğitim Kurumları Anaokulu ve İlkokul Koordinatörü
Merve Boy - Sevinç Eğitim Kurumları Marka Tanıtım Koordinatörü
Gülgün Özcan - Sevinç Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü
Simge Ertürk - Sevinç Eğitim Kurumları PDR Koordinatörü
Merve Boy: “Sevinç Eğitim Kurumları olarak kadınların eğitimdeki liderliğini ve katkılarını çok değerli buluyoruz. Çalışanlarımızın %70’ten fazlası kadınlardan oluşuyor ve birçok yönetim kademesinde kritik roller üstleniyorlar. Genel müdürlük kadromuzda akademik koordinasyon, rehberlik, pazarlama ve idari yönetim gibi alanlarda kadın yöneticilerimiz önemli sorumluluklar taşıyor.”
Bugün uygulanan eğitim modeli hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gülgün Özcan: Bilgi edinme, hedef belirleme, araştırma ve yaratıcı düşünce geliştirme süreçlerini içeren, düzenli ve planlı uygulamaları esas alan bir eğitim modeli ideal olsa da mevcut sistemin bu çerçevede eksiksiz ve kesintisiz bir uygulama sunduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir.
Öğrenci ve öğretmen gelişimini temel alan bir sistem, doğal olarak toplumsal gelişime de olumlu yansımalar sağlayacaktır. Bu nedenle, dünü, bugünü ve geleceği kapsayan yüksek standartlı yenilikler ve güncellemeler hayata geçirilmelidir. Eğitimde sürekli gelişim ve güncelleme, sistemin daha etkili ve kapsayıcı hale gelmesi için büyük önem taşımaktadır.
KALİTELİ EĞİTİME ERİŞİM GÜVENCE ALTINA ALINMALI
Eğitim politikalarında nelerin değişmesini istiyorsunuz?
Simge Etürk: Eğitimde eşitlik sağlanmalı; her çocuğun, yaşadığı yer veya ailesinin ekonomik durumu ne olursa olsun, kaliteli bir eğitime erişimi güvence altına alınmalıdır. Öğrenciler arasındaki sosyoekonomik eşitsizliklerin eğitimdeki etkilerini azaltacak politikalar geliştirilmelidir. Öğrencilere ilgi ve yeteneklerine göre farklılaşmış eğitim imkanları sunulmalıdır.
Ayrıca, öğrencilerin yalnızca bilgi düzeylerini değil, aynı zamanda beceri ve yeteneklerini de ölçen sınav sistemleri geliştirilmelidir. Hayat boyu öğrenme imkanları yaygınlaştırılmalı ve yetişkinlerin eğitim ihtiyaçlarına yönelik programlar oluşturulmalıdır.
Bu konular, eğitim politikalarında değişmesi gereken temel alanlardan sadece birkaçıdır. Eğitim politikalarının sürekli gözden geçirilmesi ve güncellenmesi, toplumun değişen ihtiyaçlarına yanıt verebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Geleceğin eğitiminde kadınların rolü nasıl olacak?
Gülgün Özcan: Geleceğin eğitiminde, öğretmenlik rolünün ötesinde kadınların nasıl bir yer alacağı sorusuna yanıt arandığında, düşünüldüğünden çok daha fazla olumlu, değerli ve anlamlı gelişmeler sıralamak mümkündür.
Zira, hiç de küçümsenmeyecek sayıda ve giderek artan eğitimli anneler, çalışan, üreten, düşünen, fikri olan, nitelikli, bilinçli ve kararlı kadınlar, geleceğin eğitiminde adil ve eşitlikçi nesiller yetiştirme sorumluluğunu üstlenmiş durumdadır. Geleceği beklemeyen, zamanı yakalayan ve fark yaratan kadınlar, eğitimin dönüşümünde kilit bir rol oynamaya devam edecektir.
KADINLAR EĞİTİM SÜREÇLERİNİ ZENGİNLEŞTİRİYOR
Kadınların değişim ve değiştirme gücünün eğitimde yarattığı farklılıklar neler?
Elif Şinol: Kadınların değişim ve dönüştürme gücü, eğitimin her alanında önemli katkılar sunmaktadır. Kadın öğretmenler, öğrencilere akademik bilginin yanı sıra empati, dayanışma ve toplumsal sorumluluk gibi insani değerleri de kazandırarak eğitim süreçlerini zenginleştirmektedir. Akademisyen kadınlar ise araştırmalarıyla eğitim sistemine yenilikçi yaklaşımlar sunarak, beceri temelli eğitim ve kapsayıcı politikaların gelişimine katkıda bulunmaktadır. Eğitimin her alanında kadınların daha fazla yer alması, toplumsal kalkınmayı desteklemekte ve gelecek nesillerin eğitimine olumlu yönde etki etmektedir.
Kadınlar eğitimde hangi alanlarda daha çok inisiyatif almalı?
Gülgün Özcan:Kadınların eğitimde daha fazla inisiyatif alması gereken birçok alan bulunmaktadır. Eğitim yönetimi ve liderlik pozisyonlarında daha fazla yer almaları, eğitim politikalarının daha adil ve kapsayıcı olmasına katkı sağlar. Kadınların eğitimde güçlenmesi, toplumun tamamı için daha iyi bir gelecek anlamına gelir. Bu nedenle, kadınların önündeki engellerin kaldırılması ve farklı alanlarda inisiyatif almalarının desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca, şirketlerin yönetim kademelerinde kadınların yer alması, farklı bakış açıları ve deneyimlerin iş süreçlerine dahil edilmesini sağlar. Kadınların inisiyatif alması yalnızca kadınlar için değil, toplumun tamamı için faydalıdır. Kadınların farklı alanlarda aktif rol üstlenmesi, daha adil, kapsayıcı ve gelişmiş bir toplumun oluşmasına katkı sağlar.
Teknolojik dönüşümün eğitimde yarattığı yeni durumun kadın yöneticilere etkileri neler?
Elif Şinol: Teknolojik dönüşüm, eğitimde yönetim anlayışını yeniden şekillendirirken, kadın yöneticilere de yeni fırsatlar ve sorumluluklar sunmaktadır. Dijitalleşme, veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirirken, kadın yöneticilerin katılımcı ve kapsayıcı liderlik anlayışlarını desteklemektedir. Uzaktan eğitim, yapay zeka destekli öğrenme sistemleri ve dijital okul yönetimi gibi yenilikler, esnek ve yenilikçi yaklaşımlar gerektirirken, kadın yöneticiler bu süreçleri etkin şekilde yöneterek eğitimde sürdürülebilir gelişime katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, teknoloji destekli iletişim araçları, liderlerin öğretmenler, öğrenciler ve velilerle daha güçlü bağlar kurmasına olanak tanımakta, böylece eğitimde iş birliğini ve etkileşimi artırmaktadır.
ÇALIŞANLARIMIZIN %70’TEN FAZLASI KADIN
Kurumunuzda kadınların yeri nedir? Kadınlar yönetim kademelerinde nasıl yer alıyorlar?
Merve Boy: Sevinç Eğitim Kurumları olarak kadınların eğitimdeki liderliğini ve katkılarını çok değerli buluyoruz. Çalışanlarımızın %70’ten fazlası kadınlardan oluşuyor ve birçok yönetim kademesinde kritik roller üstleniyorlar. Genel müdürlük kadromuzda akademik koordinasyon, rehberlik, pazarlama ve idari yönetim gibi alanlarda kadın yöneticilerimiz önemli sorumluluklar taşıyor. Kadınların analitik bakış açıları, iletişim becerileri ve detaycılıkları sayesinde eğitim süreçlerimizin kalitesini sürekli artırıyoruz. Eğitimin geleceği şekillendiren en kritik unsurlardan biri olduğuna inanıyor ve kadınların liderliğiyle daha güçlü ve sürdürülebilir bir eğitim modeli oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Kadınların eğitimin her aşamasında daha fazla yer almasını teşvik ederek, onların kariyer gelişimlerini destekleyen projeler yürütmeye devam ediyoruz.
Sektörde girişimci kadın sayısını artırmak için neler yapılmalı?
Merve Boy: Kadın girişimcileri genellikle bağımsız anaokulu kuruluşlarında görüyoruz, ancak onların eğitimin tüm kademelerinde daha fazla yer alması gerektiğine inanıyoruz. Doğaları gereği detaycı, titiz ve özverili olan kadınlar, yalnızca küçük yaş gruplarında değil, anaokulundan liseye kadar tüm yaş seviyelerinde başarıyla görev alabiliyorlar. Bunun yanı sıra işletme yönetimi, akademik planlama ve veli iletişimi gibi alanlarda da güçlü yetkinliklere sahipler. Kadınların iş dünyasında belirli alanlarla sınırlandırılmaması, onların büyük ölçekli eğitim kurumları kurarak veya yöneticilik pozisyonlarında daha fazla yer alarak sektöre yön vermesi çok önemli. Yönetim becerileri, organizasyon yetenekleri ve insan ilişkilerindeki güçleriyle başarılı bir eğitim ekosistemi oluşturabilecek potansiyele sahipler. Kadın girişimcilerin sektör içinde daha görünür hale gelmesi, onların başarılarını öne çıkaran platformların oluşturulması ve iş dünyasında daha fazla temsil edilmeleri, eğitimde kadın girişimci sayısının artmasını hızlandıracaktır.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlar neler? Bu engeller nasıl kaldırılır ve yaratacağı sonuçlar neler olur?
Merve Boy: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, bireylerin potansiyelini sınırlandırmanın ötesinde, ekonomik ve sosyal gelişimi de doğrudan etkileyen bir sorundur. Kadınların eğitim ve kariyer fırsatlarına erişiminde karşılaştıkları engeller, onların iş gücüne katılımını ve yönetim pozisyonlarına yükselmelerini zorlaştırıyor. Eğitim sektöründe kadın öğretmen oranı oldukça yüksek olmasına rağmen, yönetici pozisyonlarında erkekler daha fazla yer alabiliyor. Kadınların iş dünyasında ilerleyebilmesi için öncelikle eşit fırsatlara sahip olmaları, liderlik rollerine aday gösterilmeleri ve karar mekanizmalarında daha fazla temsil edilmeleri gerekiyor. Toplumda köklü bir dönüşüm sağlamak adına, eğitimden başlayarak cinsiyet eşitliği bilincinin artırılması büyük önem taşıyor. Kadınların eğitimde, yönetimde ve girişimcilikte daha fazla yer alması, kurumları ve toplumu daha üretken, yenilikçi ve adil hale getirecek, toplumsal refahı ve ekonomik büyümeyi de hızlandıracaktır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Elif Şinol - Sevinç Eğitim Kurumları Anaokulu ve İlkokul Koordinatörü
Merve Boy - Sevinç Eğitim Kurumları Marka Tanıtım Koordinatörü
Gülgün Özcan - Sevinç Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü
Simge Ertürk - Sevinç Eğitim Kurumları PDR Koordinatörü
Merve Boy: “Sevinç Eğitim Kurumları olarak kadınların eğitimdeki liderliğini ve katkılarını çok değerli buluyoruz. Çalışanlarımızın %70’ten fazlası kadınlardan oluşuyor ve birçok yönetim kademesinde kritik roller üstleniyorlar. Genel müdürlük kadromuzda akademik koordinasyon, rehberlik, pazarlama ve idari yönetim gibi alanlarda kadın yöneticilerimiz önemli sorumluluklar taşıyor.”
Bugün uygulanan eğitim modeli hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gülgün Özcan: Bilgi edinme, hedef belirleme, araştırma ve yaratıcı düşünce geliştirme süreçlerini içeren, düzenli ve planlı uygulamaları esas alan bir eğitim modeli ideal olsa da mevcut sistemin bu çerçevede eksiksiz ve kesintisiz bir uygulama sunduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir.
Öğrenci ve öğretmen gelişimini temel alan bir sistem, doğal olarak toplumsal gelişime de olumlu yansımalar sağlayacaktır. Bu nedenle, dünü, bugünü ve geleceği kapsayan yüksek standartlı yenilikler ve güncellemeler hayata geçirilmelidir. Eğitimde sürekli gelişim ve güncelleme, sistemin daha etkili ve kapsayıcı hale gelmesi için büyük önem taşımaktadır.
KALİTELİ EĞİTİME ERİŞİM GÜVENCE ALTINA ALINMALI
Eğitim politikalarında nelerin değişmesini istiyorsunuz?
Simge Etürk: Eğitimde eşitlik sağlanmalı; her çocuğun, yaşadığı yer veya ailesinin ekonomik durumu ne olursa olsun, kaliteli bir eğitime erişimi güvence altına alınmalıdır. Öğrenciler arasındaki sosyoekonomik eşitsizliklerin eğitimdeki etkilerini azaltacak politikalar geliştirilmelidir. Öğrencilere ilgi ve yeteneklerine göre farklılaşmış eğitim imkanları sunulmalıdır.
Ayrıca, öğrencilerin yalnızca bilgi düzeylerini değil, aynı zamanda beceri ve yeteneklerini de ölçen sınav sistemleri geliştirilmelidir. Hayat boyu öğrenme imkanları yaygınlaştırılmalı ve yetişkinlerin eğitim ihtiyaçlarına yönelik programlar oluşturulmalıdır.
Bu konular, eğitim politikalarında değişmesi gereken temel alanlardan sadece birkaçıdır. Eğitim politikalarının sürekli gözden geçirilmesi ve güncellenmesi, toplumun değişen ihtiyaçlarına yanıt verebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Geleceğin eğitiminde kadınların rolü nasıl olacak?
Gülgün Özcan: Geleceğin eğitiminde, öğretmenlik rolünün ötesinde kadınların nasıl bir yer alacağı sorusuna yanıt arandığında, düşünüldüğünden çok daha fazla olumlu, değerli ve anlamlı gelişmeler sıralamak mümkündür.
Zira, hiç de küçümsenmeyecek sayıda ve giderek artan eğitimli anneler, çalışan, üreten, düşünen, fikri olan, nitelikli, bilinçli ve kararlı kadınlar, geleceğin eğitiminde adil ve eşitlikçi nesiller yetiştirme sorumluluğunu üstlenmiş durumdadır. Geleceği beklemeyen, zamanı yakalayan ve fark yaratan kadınlar, eğitimin dönüşümünde kilit bir rol oynamaya devam edecektir.
KADINLAR EĞİTİM SÜREÇLERİNİ ZENGİNLEŞTİRİYOR
Kadınların değişim ve değiştirme gücünün eğitimde yarattığı farklılıklar neler?
Elif Şinol: Kadınların değişim ve dönüştürme gücü, eğitimin her alanında önemli katkılar sunmaktadır. Kadın öğretmenler, öğrencilere akademik bilginin yanı sıra empati, dayanışma ve toplumsal sorumluluk gibi insani değerleri de kazandırarak eğitim süreçlerini zenginleştirmektedir. Akademisyen kadınlar ise araştırmalarıyla eğitim sistemine yenilikçi yaklaşımlar sunarak, beceri temelli eğitim ve kapsayıcı politikaların gelişimine katkıda bulunmaktadır. Eğitimin her alanında kadınların daha fazla yer alması, toplumsal kalkınmayı desteklemekte ve gelecek nesillerin eğitimine olumlu yönde etki etmektedir.
Kadınlar eğitimde hangi alanlarda daha çok inisiyatif almalı?
Gülgün Özcan:Kadınların eğitimde daha fazla inisiyatif alması gereken birçok alan bulunmaktadır. Eğitim yönetimi ve liderlik pozisyonlarında daha fazla yer almaları, eğitim politikalarının daha adil ve kapsayıcı olmasına katkı sağlar. Kadınların eğitimde güçlenmesi, toplumun tamamı için daha iyi bir gelecek anlamına gelir. Bu nedenle, kadınların önündeki engellerin kaldırılması ve farklı alanlarda inisiyatif almalarının desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca, şirketlerin yönetim kademelerinde kadınların yer alması, farklı bakış açıları ve deneyimlerin iş süreçlerine dahil edilmesini sağlar. Kadınların inisiyatif alması yalnızca kadınlar için değil, toplumun tamamı için faydalıdır. Kadınların farklı alanlarda aktif rol üstlenmesi, daha adil, kapsayıcı ve gelişmiş bir toplumun oluşmasına katkı sağlar.
Teknolojik dönüşümün eğitimde yarattığı yeni durumun kadın yöneticilere etkileri neler?
Elif Şinol: Teknolojik dönüşüm, eğitimde yönetim anlayışını yeniden şekillendirirken, kadın yöneticilere de yeni fırsatlar ve sorumluluklar sunmaktadır. Dijitalleşme, veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirirken, kadın yöneticilerin katılımcı ve kapsayıcı liderlik anlayışlarını desteklemektedir. Uzaktan eğitim, yapay zeka destekli öğrenme sistemleri ve dijital okul yönetimi gibi yenilikler, esnek ve yenilikçi yaklaşımlar gerektirirken, kadın yöneticiler bu süreçleri etkin şekilde yöneterek eğitimde sürdürülebilir gelişime katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, teknoloji destekli iletişim araçları, liderlerin öğretmenler, öğrenciler ve velilerle daha güçlü bağlar kurmasına olanak tanımakta, böylece eğitimde iş birliğini ve etkileşimi artırmaktadır.
ÇALIŞANLARIMIZIN %70’TEN FAZLASI KADIN
Kurumunuzda kadınların yeri nedir? Kadınlar yönetim kademelerinde nasıl yer alıyorlar?
Merve Boy: Sevinç Eğitim Kurumları olarak kadınların eğitimdeki liderliğini ve katkılarını çok değerli buluyoruz. Çalışanlarımızın %70’ten fazlası kadınlardan oluşuyor ve birçok yönetim kademesinde kritik roller üstleniyorlar. Genel müdürlük kadromuzda akademik koordinasyon, rehberlik, pazarlama ve idari yönetim gibi alanlarda kadın yöneticilerimiz önemli sorumluluklar taşıyor. Kadınların analitik bakış açıları, iletişim becerileri ve detaycılıkları sayesinde eğitim süreçlerimizin kalitesini sürekli artırıyoruz. Eğitimin geleceği şekillendiren en kritik unsurlardan biri olduğuna inanıyor ve kadınların liderliğiyle daha güçlü ve sürdürülebilir bir eğitim modeli oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Kadınların eğitimin her aşamasında daha fazla yer almasını teşvik ederek, onların kariyer gelişimlerini destekleyen projeler yürütmeye devam ediyoruz.
Sektörde girişimci kadın sayısını artırmak için neler yapılmalı?
Merve Boy: Kadın girişimcileri genellikle bağımsız anaokulu kuruluşlarında görüyoruz, ancak onların eğitimin tüm kademelerinde daha fazla yer alması gerektiğine inanıyoruz. Doğaları gereği detaycı, titiz ve özverili olan kadınlar, yalnızca küçük yaş gruplarında değil, anaokulundan liseye kadar tüm yaş seviyelerinde başarıyla görev alabiliyorlar. Bunun yanı sıra işletme yönetimi, akademik planlama ve veli iletişimi gibi alanlarda da güçlü yetkinliklere sahipler. Kadınların iş dünyasında belirli alanlarla sınırlandırılmaması, onların büyük ölçekli eğitim kurumları kurarak veya yöneticilik pozisyonlarında daha fazla yer alarak sektöre yön vermesi çok önemli. Yönetim becerileri, organizasyon yetenekleri ve insan ilişkilerindeki güçleriyle başarılı bir eğitim ekosistemi oluşturabilecek potansiyele sahipler. Kadın girişimcilerin sektör içinde daha görünür hale gelmesi, onların başarılarını öne çıkaran platformların oluşturulması ve iş dünyasında daha fazla temsil edilmeleri, eğitimde kadın girişimci sayısının artmasını hızlandıracaktır.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlar neler? Bu engeller nasıl kaldırılır ve yaratacağı sonuçlar neler olur?
Merve Boy: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, bireylerin potansiyelini sınırlandırmanın ötesinde, ekonomik ve sosyal gelişimi de doğrudan etkileyen bir sorundur. Kadınların eğitim ve kariyer fırsatlarına erişiminde karşılaştıkları engeller, onların iş gücüne katılımını ve yönetim pozisyonlarına yükselmelerini zorlaştırıyor. Eğitim sektöründe kadın öğretmen oranı oldukça yüksek olmasına rağmen, yönetici pozisyonlarında erkekler daha fazla yer alabiliyor. Kadınların iş dünyasında ilerleyebilmesi için öncelikle eşit fırsatlara sahip olmaları, liderlik rollerine aday gösterilmeleri ve karar mekanizmalarında daha fazla temsil edilmeleri gerekiyor. Toplumda köklü bir dönüşüm sağlamak adına, eğitimden başlayarak cinsiyet eşitliği bilincinin artırılması büyük önem taşıyor. Kadınların eğitimde, yönetimde ve girişimcilikte daha fazla yer alması, kurumları ve toplumu daha üretken, yenilikçi ve adil hale getirecek, toplumsal refahı ve ekonomik büyümeyi de hızlandıracaktır.
Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Mart 2025 12:10
Gösterim: 507
Dilek CAMBAZOĞLU
Girne Koleji – CEO
“Girne Koleji olarak biz, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğini sadece bir prensip olarak değil, somut adımlarla desteklenen bir misyon olarak görüyoruz. Kadınların eğitimin her alanında daha görünür ve güçlü olduğu bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimi dönüştürmek, dünyayı dönüştürmektir.”
Bugün uygulanan eğitim modeli hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eğitim, içinde bulunduğumuz çağın ihtiyaçlarına hızla uyum sağlamak zorunda. Geleneksel eğitim modelleri, bilginin sadece aktarımına odaklanıyor; ancak artık bilgiye erişim sınırsız ve hızla değişen bir dünyada öğrencileri sadece akademik olarak yetiştirmek yetersiz kalıyor. Bugünün eğitim sisteminin en büyük açmazı, öğrencileri 21. yüzyılın gereksinimlerine uygun donanımlarla hazırlayamamak.
Geleceğin eğitim modeli, bireyselleştirilmiş, yapay zekâ destekli öğrenme süreçleriyle daha dinamik bir hale gelmeli. Eğitim artık sadece bir sınıfta verilen müfredat değil; analitik düşünme, yaratıcı problem çözme, iş birliği yapma, teknolojiye adapte olma ve sosyal-duygusal beceriler kazandırma süreci olmalı. Girne Koleji olarak, öğrencilerimizi geleceğin belirsizliğine karşı esneklikle donatıyor, onların küresel dünyada liderlik edebilecekleri bir vizyonla yetişmelerini sağlıyoruz. Eğitim, ezberlenmesi gereken bilgilerden çok, bireyin kendi öğrenme yolculuğunu inşa etmesini sağlayan bir deneyim olmalı.
EĞİTİMİ BİR EKOSİSTEM OLARAK ELE ALIYORUZ
Eğitim politikalarında nelerin değişmesini istiyorsunuz?
Eğitim politikaları artık sınırları aşmalı ve geleceği inşa edecek bireyleri yetiştirmek üzerine şekillenmeli. Öncelikli değişim ihtiyacı, eğitimin tamamen bireyselleştirilmiş, adaptif ve öğrenci merkezli hale gelmesi. Müfredatlar artık sadece bilgi aktarımına dayalı olmamalı; öğrencilerin gerçek dünya becerileri kazanmalarına, problem çözme yeteneklerini geliştirmelerine ve eleştirel düşünme pratiği yapmalarına imkân tanımalı.
Eğitim politikalarında teknolojik entegrasyonun daha derinleşmesi gerekiyor. Öğretmenler artık bilgiyi aktaran değil, öğrenme süreçlerini yöneten, rehberlik eden ve ilham veren mentorlar olmalı. Ayrıca, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı; her çocuğun, hangi coğrafyada doğmuş olursa olsun en iyi eğitime erişme hakkı olmalı.
Girne Koleji olarak biz, sadece okullar inşa etmiyoruz; aynı zamanda sürdürülebilir eğitim modelleri geliştirerek, eğitimi bir sistem değil, bir ekosistem olarak ele alıyoruz. Öğrencilerimizi sadece bugünün dünyasına değil, geleceğin bilinmeyen fırsatlarına da hazırlıyoruz.
Geleceğin eğitiminde kadınların rolü nasıl olacak?
Geleceğin eğitim modeli, kadın liderlerin katkısıyla dönüşecek ve evrim geçirecek. Kadınların eğitimdeki varlığı, empati, kapsayıcılık ve sürdürülebilir değişim gücünü beraberinde getiriyor. Eğitim sektöründe kadınların daha fazla liderlik rolü üstlenmesi, yönetimde farklı perspektiflerin bir araya gelmesini sağlayacak ve bu da eğitim sisteminin daha dinamik ve adil bir yapıya kavuşmasına öncülük edecek.
Özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında kadınların liderliği kritik bir öneme sahip. Yapay zekâ, biyoteknoloji, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir inovasyon gibi alanlarda daha fazla kadının var olması, geleceğin dünyasında eğitim sistemlerini de şekillendirecek. Kadınların karar alma süreçlerine daha fazla dahil olması, geleceğin eğitim sistemini çok daha güçlü kılacaktır.
Kadınların değişim ve değiştirme gücünün eğitimde yarattığı farklılıklar neler?
Kadın liderlerin eğitime kazandırdığı en büyük değer, eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, bireyin sosyal, duygusal ve yaratıcı gelişimini de kapsayan bütünsel bir deneyim olarak görmeleridir. Kadın yöneticiler, empatiyi ve iş birlikçi yönetimi merkeze alarak, eğitimde daha insancıl ve sürdürülebilir modeller inşa ediyor. Ayrıca, kadınların eğitimi dönüştürme gücü, yeni nesil öğrenciler için de büyük bir ilham kaynağı oluyor. Eğitim sisteminde kadın liderlerin varlığı arttıkça, kapsayıcı ve çeşitliliğe dayalı bir yönetim anlayışı daha da güçleniyor. Girne Koleji olarak, kadınların eğitimin geleceğini inşa eden aktörler olmasını destekliyoruz. Kadın liderlerin daha fazla yer aldığı bir eğitim ekosisteminin, geleceği daha adil, daha güçlü ve daha yenilikçi bir şekilde şekillendireceğine inanıyoruz.
KADIN LİDERLER YENİ PARADİGMALAR OLUŞTURACAK
Kadınlar eğitimde hangi alanlarda daha çok inisiyatif almalı?
Kadınların özellikle teknoloji, dijital dönüşüm, girişimcilik ve sürdürülebilir eğitim modelleri alanlarında daha fazla inisiyatif alması gerekiyor. Bilim ve teknoloji alanındaki kadın liderler, eğitimin geleceğini sadece yönlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni paradigmalar oluşturacak.
Özellikle, eğitimde yapay zekâ, veri analitiği ve inovasyon odaklı öğrenme modellerinin geliştirilmesinde kadın liderlerin aktif rol oynaması, eğitimin geleceğini inşa eden en kritik unsurlardan biri olacak.
Teknolojik dönüşümün eğitimde yarattığı yeni durumun kadın yöneticilere etkileri neler?
Teknolojik dönüşüm, eğitimde kadın liderlerin stratejik karar alma süreçlerini güçlendiriyor. Dijitalleşme, eğitimin sınırlarını genişletirken, kadın liderlerin bu sürecin mimarları haline gelmesini sağlıyor.
Yapay zekâ, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş öğrenme modelleri, eğitim yöneticilerinin daha bilinçli ve hızlı kararlar almasını sağlıyor. Bu da kadın liderlerin eğitimde daha etkili stratejiler geliştirmesine ve sürdürülebilir başarı modelleri oluşturmasına katkı sağlıyor. Girne Koleji olarak, teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, eğitimi dönüştüren bir vizyon olarak görüyoruz. Kadın liderlerin eğitimde teknolojiyle birlikte daha güçlü hale geleceğine inanıyoruz.
Kurumunuzda kadınların yeri nedir? Kadınlar yönetim kademelerinde nasıl yer alıyorlar?
Girne Koleji olarak, eğitimin geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden birinin kadın liderler olduğuna inanıyoruz. Eğitimde kadınların sadece öğretmen olarak değil, yönetici, stratejist ve karar alıcı olarak da güçlü bir şekilde var olmaları gerektiğini savunuyoruz.
Bugün, Girne Koleji’nin yönetim kadrosunda kadınlar sadece sayısal bir temsil ile değil, aynı zamanda stratejik karar süreçlerinin merkezinde yer alıyorlar. Kurum kültürümüz, liyakati, fırsat eşitliğini ve çeşitliliği destekleyen bir yapıya sahip. Kadın liderlerimiz; akademik yönetim, dijital dönüşüm, öğrenci gelişimi, uluslararası projeler ve eğitim inovasyonu gibi kritik alanlarda etkili roller üstlenerek eğitimi yeniden tanımlıyorlar.
Kadınların eğitimin geleceğini inşa etmede daha güçlü roller üstlenmesini destekleyen bir kurum olarak, onları sadece yönetimde konumlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kariyer gelişimlerini destekleyen eğitim ve mentörlük programlarıyla güçlendiriyoruz. Çünkü biz, eğitimi dönüştüren liderlerin cinsiyetle değil; vizyon, yetkinlik ve yaratıcılıkla tanımlandığına inanıyoruz.
Sektörde girişimci kadın sayısını artırmak için neler yapılmalı?
Girişimci kadınların sayısını artırmak için eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, aynı zamanda bir özgüven ve liderlik inşası süreci olarak ele almalıyız. Kadınların girişimcilik ekosistemine daha fazla katılım göstermesi için gereken en önemli adımlar; fırsat eşitliğinin sağlanması, finansal destek mekanizmalarının oluşturulması ve başarılı kadın girişimcilerin görünürlüğünün artırılmasıdır.
Özellikle eğitim sektöründe girişimci kadınların daha fazla yer alması, geleceğin öğrenme modellerinin çeşitlenmesine ve yenilikçi eğitim yaklaşımlarının gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadınların eğitim girişimciliğinde başarılı olabilmeleri için, STEM, teknoloji, finans yönetimi ve liderlik alanlarında erken yaşlardan itibaren desteklenmeleri kritik öneme sahiptir.
Girne Koleji olarak biz, sadece öğrencilerimize değil, kadın eğitimciler ve girişimcilere de ilham vermek için çalışıyoruz. Eğitimde inovasyonu teşvik eden projelerimizle, kadın girişimcilerin bilgiye, mentörlük ağlarına ve finansal kaynaklara erişimini kolaylaştırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimde kadın girişimciliği desteklemek, toplumsal dönüşümün en güçlü dinamiklerinden biridir.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlar neler? Bu engeller nasıl kaldırılır ve yaratacağı sonuçlar neler olur?
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun gelişimini engelleyen bir problem. Eğitimde ve iş dünyasında cinsiyet temelli ayrımcılığın devam etmesi, toplumun yarısının potansiyelini yeterince değerlendirememesi anlamına geliyor. Bu durum ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı doğrudan etkiliyor.
Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadığında, kadınların yeteneklerini ve becerilerini tam anlamıyla ortaya koymaları mümkün olmuyor. Bunun sonucunda hem bireysel kariyer yolları hem de toplumsal ilerleme sekteye uğruyor. Kadınların STEM alanlarında daha az temsil edilmesi, girişimcilik ekosistemine katılımlarının sınırlı olması ve yönetim pozisyonlarında daha az yer bulmaları, bu eşitsizliğin doğrudan yansımalarından sadece birkaçıdır.
Bu engelleri kaldırmak için eğitimin her seviyesinde cinsiyet eşitliği politikalarının uygulanması gerekiyor. Özellikle erken yaşlardan itibaren kız çocuklarının liderlik, teknoloji ve girişimcilik alanlarında teşvik edilmesi kritik öneme sahip. Bunun yanı sıra, kadınların iş gücüne katılımını artıran destek mekanizmaları (mentörlük programları, finansal teşvikler, iş-yaşam dengesi politikaları) oluşturulmalıdır.
Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, sadece kadınları değil, toplumun tamamını güçlendirecek. Eşit fırsatlar sunulduğunda, toplumlar daha yenilikçi, sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelir. Çünkü kadınların potansiyelinin tam anlamıyla açığa çıkması, küresel ölçekte ekonomik büyümeyi ve sosyal refahı artıran bir etkiye sahiptir.
Dilek CAMBAZOĞLU
Girne Koleji – CEO
‘Kadınların karar alma süreçlerine dahil olması
geleceğin eğitim sistemini daha güçlü kılacak’
“Girne Koleji olarak biz, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğini sadece bir prensip olarak değil, somut adımlarla desteklenen bir misyon olarak görüyoruz. Kadınların eğitimin her alanında daha görünür ve güçlü olduğu bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimi dönüştürmek, dünyayı dönüştürmektir.”
Bugün uygulanan eğitim modeli hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eğitim, içinde bulunduğumuz çağın ihtiyaçlarına hızla uyum sağlamak zorunda. Geleneksel eğitim modelleri, bilginin sadece aktarımına odaklanıyor; ancak artık bilgiye erişim sınırsız ve hızla değişen bir dünyada öğrencileri sadece akademik olarak yetiştirmek yetersiz kalıyor. Bugünün eğitim sisteminin en büyük açmazı, öğrencileri 21. yüzyılın gereksinimlerine uygun donanımlarla hazırlayamamak.
Geleceğin eğitim modeli, bireyselleştirilmiş, yapay zekâ destekli öğrenme süreçleriyle daha dinamik bir hale gelmeli. Eğitim artık sadece bir sınıfta verilen müfredat değil; analitik düşünme, yaratıcı problem çözme, iş birliği yapma, teknolojiye adapte olma ve sosyal-duygusal beceriler kazandırma süreci olmalı. Girne Koleji olarak, öğrencilerimizi geleceğin belirsizliğine karşı esneklikle donatıyor, onların küresel dünyada liderlik edebilecekleri bir vizyonla yetişmelerini sağlıyoruz. Eğitim, ezberlenmesi gereken bilgilerden çok, bireyin kendi öğrenme yolculuğunu inşa etmesini sağlayan bir deneyim olmalı.
EĞİTİMİ BİR EKOSİSTEM OLARAK ELE ALIYORUZ
Eğitim politikalarında nelerin değişmesini istiyorsunuz?
Eğitim politikaları artık sınırları aşmalı ve geleceği inşa edecek bireyleri yetiştirmek üzerine şekillenmeli. Öncelikli değişim ihtiyacı, eğitimin tamamen bireyselleştirilmiş, adaptif ve öğrenci merkezli hale gelmesi. Müfredatlar artık sadece bilgi aktarımına dayalı olmamalı; öğrencilerin gerçek dünya becerileri kazanmalarına, problem çözme yeteneklerini geliştirmelerine ve eleştirel düşünme pratiği yapmalarına imkân tanımalı.
Eğitim politikalarında teknolojik entegrasyonun daha derinleşmesi gerekiyor. Öğretmenler artık bilgiyi aktaran değil, öğrenme süreçlerini yöneten, rehberlik eden ve ilham veren mentorlar olmalı. Ayrıca, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı; her çocuğun, hangi coğrafyada doğmuş olursa olsun en iyi eğitime erişme hakkı olmalı.
Girne Koleji olarak biz, sadece okullar inşa etmiyoruz; aynı zamanda sürdürülebilir eğitim modelleri geliştirerek, eğitimi bir sistem değil, bir ekosistem olarak ele alıyoruz. Öğrencilerimizi sadece bugünün dünyasına değil, geleceğin bilinmeyen fırsatlarına da hazırlıyoruz.
Geleceğin eğitiminde kadınların rolü nasıl olacak?
Geleceğin eğitim modeli, kadın liderlerin katkısıyla dönüşecek ve evrim geçirecek. Kadınların eğitimdeki varlığı, empati, kapsayıcılık ve sürdürülebilir değişim gücünü beraberinde getiriyor. Eğitim sektöründe kadınların daha fazla liderlik rolü üstlenmesi, yönetimde farklı perspektiflerin bir araya gelmesini sağlayacak ve bu da eğitim sisteminin daha dinamik ve adil bir yapıya kavuşmasına öncülük edecek.
Özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında kadınların liderliği kritik bir öneme sahip. Yapay zekâ, biyoteknoloji, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir inovasyon gibi alanlarda daha fazla kadının var olması, geleceğin dünyasında eğitim sistemlerini de şekillendirecek. Kadınların karar alma süreçlerine daha fazla dahil olması, geleceğin eğitim sistemini çok daha güçlü kılacaktır.
Kadınların değişim ve değiştirme gücünün eğitimde yarattığı farklılıklar neler?
Kadın liderlerin eğitime kazandırdığı en büyük değer, eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, bireyin sosyal, duygusal ve yaratıcı gelişimini de kapsayan bütünsel bir deneyim olarak görmeleridir. Kadın yöneticiler, empatiyi ve iş birlikçi yönetimi merkeze alarak, eğitimde daha insancıl ve sürdürülebilir modeller inşa ediyor. Ayrıca, kadınların eğitimi dönüştürme gücü, yeni nesil öğrenciler için de büyük bir ilham kaynağı oluyor. Eğitim sisteminde kadın liderlerin varlığı arttıkça, kapsayıcı ve çeşitliliğe dayalı bir yönetim anlayışı daha da güçleniyor. Girne Koleji olarak, kadınların eğitimin geleceğini inşa eden aktörler olmasını destekliyoruz. Kadın liderlerin daha fazla yer aldığı bir eğitim ekosisteminin, geleceği daha adil, daha güçlü ve daha yenilikçi bir şekilde şekillendireceğine inanıyoruz.
KADIN LİDERLER YENİ PARADİGMALAR OLUŞTURACAK
Kadınlar eğitimde hangi alanlarda daha çok inisiyatif almalı?
Kadınların özellikle teknoloji, dijital dönüşüm, girişimcilik ve sürdürülebilir eğitim modelleri alanlarında daha fazla inisiyatif alması gerekiyor. Bilim ve teknoloji alanındaki kadın liderler, eğitimin geleceğini sadece yönlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni paradigmalar oluşturacak.
Özellikle, eğitimde yapay zekâ, veri analitiği ve inovasyon odaklı öğrenme modellerinin geliştirilmesinde kadın liderlerin aktif rol oynaması, eğitimin geleceğini inşa eden en kritik unsurlardan biri olacak.
Teknolojik dönüşümün eğitimde yarattığı yeni durumun kadın yöneticilere etkileri neler?
Teknolojik dönüşüm, eğitimde kadın liderlerin stratejik karar alma süreçlerini güçlendiriyor. Dijitalleşme, eğitimin sınırlarını genişletirken, kadın liderlerin bu sürecin mimarları haline gelmesini sağlıyor.
Yapay zekâ, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş öğrenme modelleri, eğitim yöneticilerinin daha bilinçli ve hızlı kararlar almasını sağlıyor. Bu da kadın liderlerin eğitimde daha etkili stratejiler geliştirmesine ve sürdürülebilir başarı modelleri oluşturmasına katkı sağlıyor. Girne Koleji olarak, teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, eğitimi dönüştüren bir vizyon olarak görüyoruz. Kadın liderlerin eğitimde teknolojiyle birlikte daha güçlü hale geleceğine inanıyoruz.
Kurumunuzda kadınların yeri nedir? Kadınlar yönetim kademelerinde nasıl yer alıyorlar?
Girne Koleji olarak, eğitimin geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden birinin kadın liderler olduğuna inanıyoruz. Eğitimde kadınların sadece öğretmen olarak değil, yönetici, stratejist ve karar alıcı olarak da güçlü bir şekilde var olmaları gerektiğini savunuyoruz.
Bugün, Girne Koleji’nin yönetim kadrosunda kadınlar sadece sayısal bir temsil ile değil, aynı zamanda stratejik karar süreçlerinin merkezinde yer alıyorlar. Kurum kültürümüz, liyakati, fırsat eşitliğini ve çeşitliliği destekleyen bir yapıya sahip. Kadın liderlerimiz; akademik yönetim, dijital dönüşüm, öğrenci gelişimi, uluslararası projeler ve eğitim inovasyonu gibi kritik alanlarda etkili roller üstlenerek eğitimi yeniden tanımlıyorlar.
Kadınların eğitimin geleceğini inşa etmede daha güçlü roller üstlenmesini destekleyen bir kurum olarak, onları sadece yönetimde konumlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kariyer gelişimlerini destekleyen eğitim ve mentörlük programlarıyla güçlendiriyoruz. Çünkü biz, eğitimi dönüştüren liderlerin cinsiyetle değil; vizyon, yetkinlik ve yaratıcılıkla tanımlandığına inanıyoruz.
Sektörde girişimci kadın sayısını artırmak için neler yapılmalı?
Girişimci kadınların sayısını artırmak için eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, aynı zamanda bir özgüven ve liderlik inşası süreci olarak ele almalıyız. Kadınların girişimcilik ekosistemine daha fazla katılım göstermesi için gereken en önemli adımlar; fırsat eşitliğinin sağlanması, finansal destek mekanizmalarının oluşturulması ve başarılı kadın girişimcilerin görünürlüğünün artırılmasıdır.
Özellikle eğitim sektöründe girişimci kadınların daha fazla yer alması, geleceğin öğrenme modellerinin çeşitlenmesine ve yenilikçi eğitim yaklaşımlarının gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadınların eğitim girişimciliğinde başarılı olabilmeleri için, STEM, teknoloji, finans yönetimi ve liderlik alanlarında erken yaşlardan itibaren desteklenmeleri kritik öneme sahiptir.
Girne Koleji olarak biz, sadece öğrencilerimize değil, kadın eğitimciler ve girişimcilere de ilham vermek için çalışıyoruz. Eğitimde inovasyonu teşvik eden projelerimizle, kadın girişimcilerin bilgiye, mentörlük ağlarına ve finansal kaynaklara erişimini kolaylaştırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimde kadın girişimciliği desteklemek, toplumsal dönüşümün en güçlü dinamiklerinden biridir.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlar neler? Bu engeller nasıl kaldırılır ve yaratacağı sonuçlar neler olur?
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun gelişimini engelleyen bir problem. Eğitimde ve iş dünyasında cinsiyet temelli ayrımcılığın devam etmesi, toplumun yarısının potansiyelini yeterince değerlendirememesi anlamına geliyor. Bu durum ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı doğrudan etkiliyor.
Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadığında, kadınların yeteneklerini ve becerilerini tam anlamıyla ortaya koymaları mümkün olmuyor. Bunun sonucunda hem bireysel kariyer yolları hem de toplumsal ilerleme sekteye uğruyor. Kadınların STEM alanlarında daha az temsil edilmesi, girişimcilik ekosistemine katılımlarının sınırlı olması ve yönetim pozisyonlarında daha az yer bulmaları, bu eşitsizliğin doğrudan yansımalarından sadece birkaçıdır.
Bu engelleri kaldırmak için eğitimin her seviyesinde cinsiyet eşitliği politikalarının uygulanması gerekiyor. Özellikle erken yaşlardan itibaren kız çocuklarının liderlik, teknoloji ve girişimcilik alanlarında teşvik edilmesi kritik öneme sahip. Bunun yanı sıra, kadınların iş gücüne katılımını artıran destek mekanizmaları (mentörlük programları, finansal teşvikler, iş-yaşam dengesi politikaları) oluşturulmalıdır.
Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, sadece kadınları değil, toplumun tamamını güçlendirecek. Eşit fırsatlar sunulduğunda, toplumlar daha yenilikçi, sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelir. Çünkü kadınların potansiyelinin tam anlamıyla açığa çıkması, küresel ölçekte ekonomik büyümeyi ve sosyal refahı artıran bir etkiye sahiptir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Dilek CAMBAZOĞLU
Girne Koleji – CEO
“Girne Koleji olarak biz, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğini sadece bir prensip olarak değil, somut adımlarla desteklenen bir misyon olarak görüyoruz. Kadınların eğitimin her alanında daha görünür ve güçlü olduğu bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimi dönüştürmek, dünyayı dönüştürmektir.”
Bugün uygulanan eğitim modeli hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eğitim, içinde bulunduğumuz çağın ihtiyaçlarına hızla uyum sağlamak zorunda. Geleneksel eğitim modelleri, bilginin sadece aktarımına odaklanıyor; ancak artık bilgiye erişim sınırsız ve hızla değişen bir dünyada öğrencileri sadece akademik olarak yetiştirmek yetersiz kalıyor. Bugünün eğitim sisteminin en büyük açmazı, öğrencileri 21. yüzyılın gereksinimlerine uygun donanımlarla hazırlayamamak.
Geleceğin eğitim modeli, bireyselleştirilmiş, yapay zekâ destekli öğrenme süreçleriyle daha dinamik bir hale gelmeli. Eğitim artık sadece bir sınıfta verilen müfredat değil; analitik düşünme, yaratıcı problem çözme, iş birliği yapma, teknolojiye adapte olma ve sosyal-duygusal beceriler kazandırma süreci olmalı. Girne Koleji olarak, öğrencilerimizi geleceğin belirsizliğine karşı esneklikle donatıyor, onların küresel dünyada liderlik edebilecekleri bir vizyonla yetişmelerini sağlıyoruz. Eğitim, ezberlenmesi gereken bilgilerden çok, bireyin kendi öğrenme yolculuğunu inşa etmesini sağlayan bir deneyim olmalı.
EĞİTİMİ BİR EKOSİSTEM OLARAK ELE ALIYORUZ
Eğitim politikalarında nelerin değişmesini istiyorsunuz?
Eğitim politikaları artık sınırları aşmalı ve geleceği inşa edecek bireyleri yetiştirmek üzerine şekillenmeli. Öncelikli değişim ihtiyacı, eğitimin tamamen bireyselleştirilmiş, adaptif ve öğrenci merkezli hale gelmesi. Müfredatlar artık sadece bilgi aktarımına dayalı olmamalı; öğrencilerin gerçek dünya becerileri kazanmalarına, problem çözme yeteneklerini geliştirmelerine ve eleştirel düşünme pratiği yapmalarına imkân tanımalı.
Eğitim politikalarında teknolojik entegrasyonun daha derinleşmesi gerekiyor. Öğretmenler artık bilgiyi aktaran değil, öğrenme süreçlerini yöneten, rehberlik eden ve ilham veren mentorlar olmalı. Ayrıca, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı; her çocuğun, hangi coğrafyada doğmuş olursa olsun en iyi eğitime erişme hakkı olmalı.
Girne Koleji olarak biz, sadece okullar inşa etmiyoruz; aynı zamanda sürdürülebilir eğitim modelleri geliştirerek, eğitimi bir sistem değil, bir ekosistem olarak ele alıyoruz. Öğrencilerimizi sadece bugünün dünyasına değil, geleceğin bilinmeyen fırsatlarına da hazırlıyoruz.
Geleceğin eğitiminde kadınların rolü nasıl olacak?
Geleceğin eğitim modeli, kadın liderlerin katkısıyla dönüşecek ve evrim geçirecek. Kadınların eğitimdeki varlığı, empati, kapsayıcılık ve sürdürülebilir değişim gücünü beraberinde getiriyor. Eğitim sektöründe kadınların daha fazla liderlik rolü üstlenmesi, yönetimde farklı perspektiflerin bir araya gelmesini sağlayacak ve bu da eğitim sisteminin daha dinamik ve adil bir yapıya kavuşmasına öncülük edecek.
Özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında kadınların liderliği kritik bir öneme sahip. Yapay zekâ, biyoteknoloji, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir inovasyon gibi alanlarda daha fazla kadının var olması, geleceğin dünyasında eğitim sistemlerini de şekillendirecek. Kadınların karar alma süreçlerine daha fazla dahil olması, geleceğin eğitim sistemini çok daha güçlü kılacaktır.
Kadınların değişim ve değiştirme gücünün eğitimde yarattığı farklılıklar neler?
Kadın liderlerin eğitime kazandırdığı en büyük değer, eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, bireyin sosyal, duygusal ve yaratıcı gelişimini de kapsayan bütünsel bir deneyim olarak görmeleridir. Kadın yöneticiler, empatiyi ve iş birlikçi yönetimi merkeze alarak, eğitimde daha insancıl ve sürdürülebilir modeller inşa ediyor. Ayrıca, kadınların eğitimi dönüştürme gücü, yeni nesil öğrenciler için de büyük bir ilham kaynağı oluyor. Eğitim sisteminde kadın liderlerin varlığı arttıkça, kapsayıcı ve çeşitliliğe dayalı bir yönetim anlayışı daha da güçleniyor. Girne Koleji olarak, kadınların eğitimin geleceğini inşa eden aktörler olmasını destekliyoruz. Kadın liderlerin daha fazla yer aldığı bir eğitim ekosisteminin, geleceği daha adil, daha güçlü ve daha yenilikçi bir şekilde şekillendireceğine inanıyoruz.
KADIN LİDERLER YENİ PARADİGMALAR OLUŞTURACAK
Kadınlar eğitimde hangi alanlarda daha çok inisiyatif almalı?
Kadınların özellikle teknoloji, dijital dönüşüm, girişimcilik ve sürdürülebilir eğitim modelleri alanlarında daha fazla inisiyatif alması gerekiyor. Bilim ve teknoloji alanındaki kadın liderler, eğitimin geleceğini sadece yönlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni paradigmalar oluşturacak.
Özellikle, eğitimde yapay zekâ, veri analitiği ve inovasyon odaklı öğrenme modellerinin geliştirilmesinde kadın liderlerin aktif rol oynaması, eğitimin geleceğini inşa eden en kritik unsurlardan biri olacak.
Teknolojik dönüşümün eğitimde yarattığı yeni durumun kadın yöneticilere etkileri neler?
Teknolojik dönüşüm, eğitimde kadın liderlerin stratejik karar alma süreçlerini güçlendiriyor. Dijitalleşme, eğitimin sınırlarını genişletirken, kadın liderlerin bu sürecin mimarları haline gelmesini sağlıyor.
Yapay zekâ, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş öğrenme modelleri, eğitim yöneticilerinin daha bilinçli ve hızlı kararlar almasını sağlıyor. Bu da kadın liderlerin eğitimde daha etkili stratejiler geliştirmesine ve sürdürülebilir başarı modelleri oluşturmasına katkı sağlıyor. Girne Koleji olarak, teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, eğitimi dönüştüren bir vizyon olarak görüyoruz. Kadın liderlerin eğitimde teknolojiyle birlikte daha güçlü hale geleceğine inanıyoruz.
Kurumunuzda kadınların yeri nedir? Kadınlar yönetim kademelerinde nasıl yer alıyorlar?
Girne Koleji olarak, eğitimin geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden birinin kadın liderler olduğuna inanıyoruz. Eğitimde kadınların sadece öğretmen olarak değil, yönetici, stratejist ve karar alıcı olarak da güçlü bir şekilde var olmaları gerektiğini savunuyoruz.
Bugün, Girne Koleji’nin yönetim kadrosunda kadınlar sadece sayısal bir temsil ile değil, aynı zamanda stratejik karar süreçlerinin merkezinde yer alıyorlar. Kurum kültürümüz, liyakati, fırsat eşitliğini ve çeşitliliği destekleyen bir yapıya sahip. Kadın liderlerimiz; akademik yönetim, dijital dönüşüm, öğrenci gelişimi, uluslararası projeler ve eğitim inovasyonu gibi kritik alanlarda etkili roller üstlenerek eğitimi yeniden tanımlıyorlar.
Kadınların eğitimin geleceğini inşa etmede daha güçlü roller üstlenmesini destekleyen bir kurum olarak, onları sadece yönetimde konumlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kariyer gelişimlerini destekleyen eğitim ve mentörlük programlarıyla güçlendiriyoruz. Çünkü biz, eğitimi dönüştüren liderlerin cinsiyetle değil; vizyon, yetkinlik ve yaratıcılıkla tanımlandığına inanıyoruz.
Sektörde girişimci kadın sayısını artırmak için neler yapılmalı?
Girişimci kadınların sayısını artırmak için eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, aynı zamanda bir özgüven ve liderlik inşası süreci olarak ele almalıyız. Kadınların girişimcilik ekosistemine daha fazla katılım göstermesi için gereken en önemli adımlar; fırsat eşitliğinin sağlanması, finansal destek mekanizmalarının oluşturulması ve başarılı kadın girişimcilerin görünürlüğünün artırılmasıdır.
Özellikle eğitim sektöründe girişimci kadınların daha fazla yer alması, geleceğin öğrenme modellerinin çeşitlenmesine ve yenilikçi eğitim yaklaşımlarının gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadınların eğitim girişimciliğinde başarılı olabilmeleri için, STEM, teknoloji, finans yönetimi ve liderlik alanlarında erken yaşlardan itibaren desteklenmeleri kritik öneme sahiptir.
Girne Koleji olarak biz, sadece öğrencilerimize değil, kadın eğitimciler ve girişimcilere de ilham vermek için çalışıyoruz. Eğitimde inovasyonu teşvik eden projelerimizle, kadın girişimcilerin bilgiye, mentörlük ağlarına ve finansal kaynaklara erişimini kolaylaştırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimde kadın girişimciliği desteklemek, toplumsal dönüşümün en güçlü dinamiklerinden biridir.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlar neler? Bu engeller nasıl kaldırılır ve yaratacağı sonuçlar neler olur?
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun gelişimini engelleyen bir problem. Eğitimde ve iş dünyasında cinsiyet temelli ayrımcılığın devam etmesi, toplumun yarısının potansiyelini yeterince değerlendirememesi anlamına geliyor. Bu durum ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı doğrudan etkiliyor.
Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadığında, kadınların yeteneklerini ve becerilerini tam anlamıyla ortaya koymaları mümkün olmuyor. Bunun sonucunda hem bireysel kariyer yolları hem de toplumsal ilerleme sekteye uğruyor. Kadınların STEM alanlarında daha az temsil edilmesi, girişimcilik ekosistemine katılımlarının sınırlı olması ve yönetim pozisyonlarında daha az yer bulmaları, bu eşitsizliğin doğrudan yansımalarından sadece birkaçıdır.
Bu engelleri kaldırmak için eğitimin her seviyesinde cinsiyet eşitliği politikalarının uygulanması gerekiyor. Özellikle erken yaşlardan itibaren kız çocuklarının liderlik, teknoloji ve girişimcilik alanlarında teşvik edilmesi kritik öneme sahip. Bunun yanı sıra, kadınların iş gücüne katılımını artıran destek mekanizmaları (mentörlük programları, finansal teşvikler, iş-yaşam dengesi politikaları) oluşturulmalıdır.
Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, sadece kadınları değil, toplumun tamamını güçlendirecek. Eşit fırsatlar sunulduğunda, toplumlar daha yenilikçi, sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelir. Çünkü kadınların potansiyelinin tam anlamıyla açığa çıkması, küresel ölçekte ekonomik büyümeyi ve sosyal refahı artıran bir etkiye sahiptir.
Dilek CAMBAZOĞLU
Girne Koleji – CEO
‘Kadınların karar alma süreçlerine dahil olması
geleceğin eğitim sistemini daha güçlü kılacak’
“Girne Koleji olarak biz, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğini sadece bir prensip olarak değil, somut adımlarla desteklenen bir misyon olarak görüyoruz. Kadınların eğitimin her alanında daha görünür ve güçlü olduğu bir gelecek inşa etmek için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimi dönüştürmek, dünyayı dönüştürmektir.”
Bugün uygulanan eğitim modeli hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eğitim, içinde bulunduğumuz çağın ihtiyaçlarına hızla uyum sağlamak zorunda. Geleneksel eğitim modelleri, bilginin sadece aktarımına odaklanıyor; ancak artık bilgiye erişim sınırsız ve hızla değişen bir dünyada öğrencileri sadece akademik olarak yetiştirmek yetersiz kalıyor. Bugünün eğitim sisteminin en büyük açmazı, öğrencileri 21. yüzyılın gereksinimlerine uygun donanımlarla hazırlayamamak.
Geleceğin eğitim modeli, bireyselleştirilmiş, yapay zekâ destekli öğrenme süreçleriyle daha dinamik bir hale gelmeli. Eğitim artık sadece bir sınıfta verilen müfredat değil; analitik düşünme, yaratıcı problem çözme, iş birliği yapma, teknolojiye adapte olma ve sosyal-duygusal beceriler kazandırma süreci olmalı. Girne Koleji olarak, öğrencilerimizi geleceğin belirsizliğine karşı esneklikle donatıyor, onların küresel dünyada liderlik edebilecekleri bir vizyonla yetişmelerini sağlıyoruz. Eğitim, ezberlenmesi gereken bilgilerden çok, bireyin kendi öğrenme yolculuğunu inşa etmesini sağlayan bir deneyim olmalı.
EĞİTİMİ BİR EKOSİSTEM OLARAK ELE ALIYORUZ
Eğitim politikalarında nelerin değişmesini istiyorsunuz?
Eğitim politikaları artık sınırları aşmalı ve geleceği inşa edecek bireyleri yetiştirmek üzerine şekillenmeli. Öncelikli değişim ihtiyacı, eğitimin tamamen bireyselleştirilmiş, adaptif ve öğrenci merkezli hale gelmesi. Müfredatlar artık sadece bilgi aktarımına dayalı olmamalı; öğrencilerin gerçek dünya becerileri kazanmalarına, problem çözme yeteneklerini geliştirmelerine ve eleştirel düşünme pratiği yapmalarına imkân tanımalı.
Eğitim politikalarında teknolojik entegrasyonun daha derinleşmesi gerekiyor. Öğretmenler artık bilgiyi aktaran değil, öğrenme süreçlerini yöneten, rehberlik eden ve ilham veren mentorlar olmalı. Ayrıca, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı; her çocuğun, hangi coğrafyada doğmuş olursa olsun en iyi eğitime erişme hakkı olmalı.
Girne Koleji olarak biz, sadece okullar inşa etmiyoruz; aynı zamanda sürdürülebilir eğitim modelleri geliştirerek, eğitimi bir sistem değil, bir ekosistem olarak ele alıyoruz. Öğrencilerimizi sadece bugünün dünyasına değil, geleceğin bilinmeyen fırsatlarına da hazırlıyoruz.
Geleceğin eğitiminde kadınların rolü nasıl olacak?
Geleceğin eğitim modeli, kadın liderlerin katkısıyla dönüşecek ve evrim geçirecek. Kadınların eğitimdeki varlığı, empati, kapsayıcılık ve sürdürülebilir değişim gücünü beraberinde getiriyor. Eğitim sektöründe kadınların daha fazla liderlik rolü üstlenmesi, yönetimde farklı perspektiflerin bir araya gelmesini sağlayacak ve bu da eğitim sisteminin daha dinamik ve adil bir yapıya kavuşmasına öncülük edecek.
Özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında kadınların liderliği kritik bir öneme sahip. Yapay zekâ, biyoteknoloji, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir inovasyon gibi alanlarda daha fazla kadının var olması, geleceğin dünyasında eğitim sistemlerini de şekillendirecek. Kadınların karar alma süreçlerine daha fazla dahil olması, geleceğin eğitim sistemini çok daha güçlü kılacaktır.
Kadınların değişim ve değiştirme gücünün eğitimde yarattığı farklılıklar neler?
Kadın liderlerin eğitime kazandırdığı en büyük değer, eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, bireyin sosyal, duygusal ve yaratıcı gelişimini de kapsayan bütünsel bir deneyim olarak görmeleridir. Kadın yöneticiler, empatiyi ve iş birlikçi yönetimi merkeze alarak, eğitimde daha insancıl ve sürdürülebilir modeller inşa ediyor. Ayrıca, kadınların eğitimi dönüştürme gücü, yeni nesil öğrenciler için de büyük bir ilham kaynağı oluyor. Eğitim sisteminde kadın liderlerin varlığı arttıkça, kapsayıcı ve çeşitliliğe dayalı bir yönetim anlayışı daha da güçleniyor. Girne Koleji olarak, kadınların eğitimin geleceğini inşa eden aktörler olmasını destekliyoruz. Kadın liderlerin daha fazla yer aldığı bir eğitim ekosisteminin, geleceği daha adil, daha güçlü ve daha yenilikçi bir şekilde şekillendireceğine inanıyoruz.
KADIN LİDERLER YENİ PARADİGMALAR OLUŞTURACAK
Kadınlar eğitimde hangi alanlarda daha çok inisiyatif almalı?
Kadınların özellikle teknoloji, dijital dönüşüm, girişimcilik ve sürdürülebilir eğitim modelleri alanlarında daha fazla inisiyatif alması gerekiyor. Bilim ve teknoloji alanındaki kadın liderler, eğitimin geleceğini sadece yönlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni paradigmalar oluşturacak.
Özellikle, eğitimde yapay zekâ, veri analitiği ve inovasyon odaklı öğrenme modellerinin geliştirilmesinde kadın liderlerin aktif rol oynaması, eğitimin geleceğini inşa eden en kritik unsurlardan biri olacak.
Teknolojik dönüşümün eğitimde yarattığı yeni durumun kadın yöneticilere etkileri neler?
Teknolojik dönüşüm, eğitimde kadın liderlerin stratejik karar alma süreçlerini güçlendiriyor. Dijitalleşme, eğitimin sınırlarını genişletirken, kadın liderlerin bu sürecin mimarları haline gelmesini sağlıyor.
Yapay zekâ, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş öğrenme modelleri, eğitim yöneticilerinin daha bilinçli ve hızlı kararlar almasını sağlıyor. Bu da kadın liderlerin eğitimde daha etkili stratejiler geliştirmesine ve sürdürülebilir başarı modelleri oluşturmasına katkı sağlıyor. Girne Koleji olarak, teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, eğitimi dönüştüren bir vizyon olarak görüyoruz. Kadın liderlerin eğitimde teknolojiyle birlikte daha güçlü hale geleceğine inanıyoruz.
Kurumunuzda kadınların yeri nedir? Kadınlar yönetim kademelerinde nasıl yer alıyorlar?
Girne Koleji olarak, eğitimin geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden birinin kadın liderler olduğuna inanıyoruz. Eğitimde kadınların sadece öğretmen olarak değil, yönetici, stratejist ve karar alıcı olarak da güçlü bir şekilde var olmaları gerektiğini savunuyoruz.
Bugün, Girne Koleji’nin yönetim kadrosunda kadınlar sadece sayısal bir temsil ile değil, aynı zamanda stratejik karar süreçlerinin merkezinde yer alıyorlar. Kurum kültürümüz, liyakati, fırsat eşitliğini ve çeşitliliği destekleyen bir yapıya sahip. Kadın liderlerimiz; akademik yönetim, dijital dönüşüm, öğrenci gelişimi, uluslararası projeler ve eğitim inovasyonu gibi kritik alanlarda etkili roller üstlenerek eğitimi yeniden tanımlıyorlar.
Kadınların eğitimin geleceğini inşa etmede daha güçlü roller üstlenmesini destekleyen bir kurum olarak, onları sadece yönetimde konumlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kariyer gelişimlerini destekleyen eğitim ve mentörlük programlarıyla güçlendiriyoruz. Çünkü biz, eğitimi dönüştüren liderlerin cinsiyetle değil; vizyon, yetkinlik ve yaratıcılıkla tanımlandığına inanıyoruz.
Sektörde girişimci kadın sayısını artırmak için neler yapılmalı?
Girişimci kadınların sayısını artırmak için eğitimi sadece akademik bir süreç olarak değil, aynı zamanda bir özgüven ve liderlik inşası süreci olarak ele almalıyız. Kadınların girişimcilik ekosistemine daha fazla katılım göstermesi için gereken en önemli adımlar; fırsat eşitliğinin sağlanması, finansal destek mekanizmalarının oluşturulması ve başarılı kadın girişimcilerin görünürlüğünün artırılmasıdır.
Özellikle eğitim sektöründe girişimci kadınların daha fazla yer alması, geleceğin öğrenme modellerinin çeşitlenmesine ve yenilikçi eğitim yaklaşımlarının gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadınların eğitim girişimciliğinde başarılı olabilmeleri için, STEM, teknoloji, finans yönetimi ve liderlik alanlarında erken yaşlardan itibaren desteklenmeleri kritik öneme sahiptir.
Girne Koleji olarak biz, sadece öğrencilerimize değil, kadın eğitimciler ve girişimcilere de ilham vermek için çalışıyoruz. Eğitimde inovasyonu teşvik eden projelerimizle, kadın girişimcilerin bilgiye, mentörlük ağlarına ve finansal kaynaklara erişimini kolaylaştırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, eğitimde kadın girişimciliği desteklemek, toplumsal dönüşümün en güçlü dinamiklerinden biridir.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlar neler? Bu engeller nasıl kaldırılır ve yaratacağı sonuçlar neler olur?
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun gelişimini engelleyen bir problem. Eğitimde ve iş dünyasında cinsiyet temelli ayrımcılığın devam etmesi, toplumun yarısının potansiyelini yeterince değerlendirememesi anlamına geliyor. Bu durum ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı doğrudan etkiliyor.
Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadığında, kadınların yeteneklerini ve becerilerini tam anlamıyla ortaya koymaları mümkün olmuyor. Bunun sonucunda hem bireysel kariyer yolları hem de toplumsal ilerleme sekteye uğruyor. Kadınların STEM alanlarında daha az temsil edilmesi, girişimcilik ekosistemine katılımlarının sınırlı olması ve yönetim pozisyonlarında daha az yer bulmaları, bu eşitsizliğin doğrudan yansımalarından sadece birkaçıdır.
Bu engelleri kaldırmak için eğitimin her seviyesinde cinsiyet eşitliği politikalarının uygulanması gerekiyor. Özellikle erken yaşlardan itibaren kız çocuklarının liderlik, teknoloji ve girişimcilik alanlarında teşvik edilmesi kritik öneme sahip. Bunun yanı sıra, kadınların iş gücüne katılımını artıran destek mekanizmaları (mentörlük programları, finansal teşvikler, iş-yaşam dengesi politikaları) oluşturulmalıdır.
Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, sadece kadınları değil, toplumun tamamını güçlendirecek. Eşit fırsatlar sunulduğunda, toplumlar daha yenilikçi, sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelir. Çünkü kadınların potansiyelinin tam anlamıyla açığa çıkması, küresel ölçekte ekonomik büyümeyi ve sosyal refahı artıran bir etkiye sahiptir.
Son Güncelleme: Salı, 18 Mart 2025 14:23
Gösterim: 762
Murat BOĞA
Doğru Cevap Eğitim Kurumları Genel Müdürü
“2025-2026 Eğitim Öğretim döneminde franchise sistemimizin olanaklarından faydalanmak isteyen Türkiye’nin her bölgesindeki il ve ilçelerde hizmet verme amacımız var. Bu amaçla gelen talepleri hassasiyetle değerlendirerek öğrencilerimize en iyi hizmet verecek şekilde seçimlerimizi yapmaya özen gösteriyoruz.”
2025-2026 eğitim-öğretim döneminde kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
2025-2026 Eğitim Öğretim döneminde teknolojiyle entegre olan eğitim sistemimiz ile ön plana çıkmış bulunuyoruz. Bu bağlamda veli ve öğrencilerimize teknolojinin faydalı kullanımı ile ilgili bilgiler vererek işe başladık. Köklü kurum kültürü ve marka gücünün sağladığı faydaları öğrenci ve velilerimize anlatıyoruz. Hem kaydoldukları kurumumuz hem de genel merkez ekibi olarak biz öğrencimizi yakından takip ederek gelişim raporları ve bu gelişim raporlarına bağlı olarak çözüm ve ilerleme yolları belirliyoruz. Bu sağladığımız imkânları öğrenci ve velilerimize anlatmak ve göstermek kayıt stratejimizin bel kemiğini oluşturmaktadır. İyi, etkili ve kaliteli hizmet anlayışımız zaten Doğru Cevap Eğitim Kurumlarının kuruluşundan beri velilerimiz ve öğrencilerimiz tarafından bilinmektedir.
Kayıt dönemi takviminizi nasıl oluşturdunuz?
4-5 Ocak 2025’te gerçekleştirdiğimiz “Doğru Cevap Kabul Sınavı” ile kayıt startımızı verdik. Bu sınavlara 30.000’nin üzerinde öğrencimiz 50’yi aşkın kurumumuzda katılım sağladı. Ancak biz bununla yetinmeyip, öğrencilerimiz kendilerini daha iyi görsün diye sınav grubu olacak 7 ve 11. Sınıf öğrencilerimize Türkiye Geneli sınavlar yaparak burs imkânlarımızı daha geniş bir kitleye yayacağımız sınavları da ilerleyen tarihlerde gerçekleştirmiş olacağız. Velilerimize erken kayıtta öğrencilerimizin başarılarını ödüllendirmek amacı ile burs imkânları, erken kayıtta uzun taksit imkanı gibi seçenekler sunuyoruz. Ayrıca okulların kapandığı haftadan itibaren “ücretsiz” yaz okullarımızla öğrencilerimiz kurumlarımızı ve sistemimizi daha yakından görme imkânı bulacak, ardından Ağustos ayında eğitim-öğretime yeni öğrencilerimizle başlayacağız.
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Veliler ilk önce çocuklarının emin ellerde olduğunu bildiği yerlere öğrencilerimizi yönlendirmelidir. Merdiven altı tabir ettiğimiz özel ders, etüt vb. isimlerle çalışan yerlere itibar etmemelidirler. Bu bağlamda “Doğru Cevap Eğitim Kurumları” gibi köklü ve kurallara bağlı bir şekilde hareket eden kurumları tercih etmelidirler.
Uzun soluklu bir eğitim yılı geçirecek olan öğrencinin sürekli yanında olan bir rehberlik servisi olması gerektiği çok çok önemli bir unsurdur. Kurumun öğrenci takip ve geliştirme yolunda neler yaptığı da velinin dikkat etmesi gereken önemli bir noktadır. Öğretmen kalitesi, tecrübesi zaten olması gereken ilk noktadır. Biz ayrıca her ay öğrencilerimizin sınav sonuçlarına göre Türkiye Genelinde karşılaştırmalar yaparak Genel Merkez olarak tavsiyelerde ve çözüm önerilerinde bulunuyoruz. Yani öğrencinin gelişiminin takibi de velinin dikkat etmesi gereken çok önemli bir noktadır.
Doğru kurs seçmenin kriterleri neler?
Kurs sistemi okullar gibi süreç odaklı değil, sonuç odaklıdır. Sınavlardan en yüksek puanı almayı hedefler. Bu süreç öğrenci için ve veli için yıpratıcı bir süreçtir. Bu nedenle bir kurstaki bence en önemli bölüm rehberlik ve ölçme değerlendirme birimidir. Biz kurumlarımızda buna çok hassasiyet göstermekteyiz. Ayrıca birlikte yol aldığımız öğretmen arkadaşlarımızla hem akademik hem de rehberlik yönü güçlü olan öğretmenlerdir. İkinci bir konuda kursun kullandığı kaynak kalitesi ve deneme sınavı bolluğu ve çeşitliliğidir. Bunu da biz denemebox adını verdiğimiz bir sistem ileri sürdürmekteyiz. Tabi ki olması gereken ve zaten yaptığımız bir diğer husus da fiziki koşulların öğrencilere uygun ve hijyene önem verilen bir kurum olmasıdır.
Bursluluk sınavlarına göre kayıt avantajlarınız neler olacak?
Bursluluk sınavlarında öğrencilerimize yüzde yüze varan burs imkânı, yarım dönem ücretsiz yararlanma imkânı sunuyoruz. Ayrıca her hafta uyguladığımız periyodik deneme sınavı ve bu deneme sonuçlarının ücretsiz bir şekilde öğrenciyle bire bir değerlendirme imkânı sunuyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Murat BOĞA
Doğru Cevap Eğitim Kurumları Genel Müdürü
“2025-2026 Eğitim Öğretim döneminde franchise sistemimizin olanaklarından faydalanmak isteyen Türkiye’nin her bölgesindeki il ve ilçelerde hizmet verme amacımız var. Bu amaçla gelen talepleri hassasiyetle değerlendirerek öğrencilerimize en iyi hizmet verecek şekilde seçimlerimizi yapmaya özen gösteriyoruz.”
2025-2026 eğitim-öğretim döneminde kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
2025-2026 Eğitim Öğretim döneminde teknolojiyle entegre olan eğitim sistemimiz ile ön plana çıkmış bulunuyoruz. Bu bağlamda veli ve öğrencilerimize teknolojinin faydalı kullanımı ile ilgili bilgiler vererek işe başladık. Köklü kurum kültürü ve marka gücünün sağladığı faydaları öğrenci ve velilerimize anlatıyoruz. Hem kaydoldukları kurumumuz hem de genel merkez ekibi olarak biz öğrencimizi yakından takip ederek gelişim raporları ve bu gelişim raporlarına bağlı olarak çözüm ve ilerleme yolları belirliyoruz. Bu sağladığımız imkânları öğrenci ve velilerimize anlatmak ve göstermek kayıt stratejimizin bel kemiğini oluşturmaktadır. İyi, etkili ve kaliteli hizmet anlayışımız zaten Doğru Cevap Eğitim Kurumlarının kuruluşundan beri velilerimiz ve öğrencilerimiz tarafından bilinmektedir.
Kayıt dönemi takviminizi nasıl oluşturdunuz?
4-5 Ocak 2025’te gerçekleştirdiğimiz “Doğru Cevap Kabul Sınavı” ile kayıt startımızı verdik. Bu sınavlara 30.000’nin üzerinde öğrencimiz 50’yi aşkın kurumumuzda katılım sağladı. Ancak biz bununla yetinmeyip, öğrencilerimiz kendilerini daha iyi görsün diye sınav grubu olacak 7 ve 11. Sınıf öğrencilerimize Türkiye Geneli sınavlar yaparak burs imkânlarımızı daha geniş bir kitleye yayacağımız sınavları da ilerleyen tarihlerde gerçekleştirmiş olacağız. Velilerimize erken kayıtta öğrencilerimizin başarılarını ödüllendirmek amacı ile burs imkânları, erken kayıtta uzun taksit imkanı gibi seçenekler sunuyoruz. Ayrıca okulların kapandığı haftadan itibaren “ücretsiz” yaz okullarımızla öğrencilerimiz kurumlarımızı ve sistemimizi daha yakından görme imkânı bulacak, ardından Ağustos ayında eğitim-öğretime yeni öğrencilerimizle başlayacağız.
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Veliler ilk önce çocuklarının emin ellerde olduğunu bildiği yerlere öğrencilerimizi yönlendirmelidir. Merdiven altı tabir ettiğimiz özel ders, etüt vb. isimlerle çalışan yerlere itibar etmemelidirler. Bu bağlamda “Doğru Cevap Eğitim Kurumları” gibi köklü ve kurallara bağlı bir şekilde hareket eden kurumları tercih etmelidirler.
Uzun soluklu bir eğitim yılı geçirecek olan öğrencinin sürekli yanında olan bir rehberlik servisi olması gerektiği çok çok önemli bir unsurdur. Kurumun öğrenci takip ve geliştirme yolunda neler yaptığı da velinin dikkat etmesi gereken önemli bir noktadır. Öğretmen kalitesi, tecrübesi zaten olması gereken ilk noktadır. Biz ayrıca her ay öğrencilerimizin sınav sonuçlarına göre Türkiye Genelinde karşılaştırmalar yaparak Genel Merkez olarak tavsiyelerde ve çözüm önerilerinde bulunuyoruz. Yani öğrencinin gelişiminin takibi de velinin dikkat etmesi gereken çok önemli bir noktadır.
Doğru kurs seçmenin kriterleri neler?
Kurs sistemi okullar gibi süreç odaklı değil, sonuç odaklıdır. Sınavlardan en yüksek puanı almayı hedefler. Bu süreç öğrenci için ve veli için yıpratıcı bir süreçtir. Bu nedenle bir kurstaki bence en önemli bölüm rehberlik ve ölçme değerlendirme birimidir. Biz kurumlarımızda buna çok hassasiyet göstermekteyiz. Ayrıca birlikte yol aldığımız öğretmen arkadaşlarımızla hem akademik hem de rehberlik yönü güçlü olan öğretmenlerdir. İkinci bir konuda kursun kullandığı kaynak kalitesi ve deneme sınavı bolluğu ve çeşitliliğidir. Bunu da biz denemebox adını verdiğimiz bir sistem ileri sürdürmekteyiz. Tabi ki olması gereken ve zaten yaptığımız bir diğer husus da fiziki koşulların öğrencilere uygun ve hijyene önem verilen bir kurum olmasıdır.
Bursluluk sınavlarına göre kayıt avantajlarınız neler olacak?
Bursluluk sınavlarında öğrencilerimize yüzde yüze varan burs imkânı, yarım dönem ücretsiz yararlanma imkânı sunuyoruz. Ayrıca her hafta uyguladığımız periyodik deneme sınavı ve bu deneme sonuçlarının ücretsiz bir şekilde öğrenciyle bire bir değerlendirme imkânı sunuyoruz.
Son Güncelleme: Çarşamba, 26 Şubat 2025 11:57
Gösterim: 557
Türkiye'nin köklü eğitim kurumlarından Eğitim Bilimleri'nin Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Özbey ile eğitimde yarım asrı aşan tecrübeleri ve gelecek vizyonları üzerine sorularımızı yanıtladı.
Eğitim Bilimleri'nin hikayesi nasıl başladı? Bize bu yolculuktan bahseder misiniz?
1969'da Fatih'te küçük bir dershane olarak başladık aslında. O günden bugüne eğitim kalitesi ve bilimsel yaklaşımı merkeze alan bir anlayışla büyüdük. Bugün 10 ilde 5 okul ve 21 kurs merkezi ile hizmet veriyoruz. Bu yolculukta en çok gurur duyduğumuz şey, binlerce öğrencimizin hayallerine ulaşmasına vesile olmak.
Peki bu başarının sırrı nedir? Eğitim Bilimleri'ni farklı kılan nedir?
Sır dediğiniz aslında çok basit: işinizi tutkuyla yapmak ve sürekli yenilenmek. Biz hiçbir zaman sadece sınav başarısına odaklanmadık. Öğrencilerimizin bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini bir bütün olarak ele aldık. Bugün de teknolojiyi etkin kullandığımız modern eğitim yaklaşımımızla bu anlayışı devam ettiriyoruz.
Xbas VE DİJİTAL AYNA YAZILIMI
Teknolojiden bahsettiniz, eğitimde teknoloji kullanımına nasıl yaklaşıyorsunuz?
Teknoloji artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Biz Xbase yazılım sistemimiz ve Dijital Ayna öğrenci takip sistemiyle hem öğrencilerimizin gelişimini yakından izliyor hem de kişiselleştirilmiş eğitim imkanı sunuyoruz. Bununla beraber teknolojiyi sadece kullanan değil, üreten bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz.
21. yüzyıl becerileri çok konuşuluyor. Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?
Bu bizim çok önem verdiğimiz bir konu. Biliyoruz ki yarının dünyasında yalnızca akademik başarı yeterli olmayacak. Bu nedenle okul müfredatımıza kodlama, finansal okuryazarlık, eleştirel düşünme gibi dersleri entegre ettik. Kurslarımızda ise öğrencilerimizi sınavlara hazırlarken, yapay zeka destekli yazılımlar ile takip ediyoruz.
Öğrencilerinizin gelişimini nasıl takip ediyorsunuz?
Her öğrencimiz bizim için özel. Kişiselleştirilmiş danışmanlık sistemimizle her öğrencimizin gelişimini yakından takip ediyoruz. Düzenli veli görüşmeleri ve öğrenci koçluğu sistemiyle hem akademik hem kişisel gelişimi destekliyoruz.
TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDA BÜYÜYECEĞİZ
Büyüme planlarınızdan bahseder misiniz?
Hedefimiz kaliteli eğitim anlayışımızı Türkiye'nin dört bir yanına yaymak. Franchise sistemimizle büyürken, en büyük hassasiyetimiz standartlarımızı ve kalitemizi korumak.
Sınav başarısı dışında öğrencilerinize neler katıyorsunuz?
Biz öğrencilerimizi sadece sınavlara değil, hayata hazırlıyoruz. Problem çözme becerileri, etkili iletişim, sosyal sorumluluk bilinci... Bunlar bizim için en az akademik başarı kadar önemli.
İYİ ÖĞRETMEN İYİ EĞİTİMİN TEMELİDİR
Öğretmen seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
Bizim için en önemli kriter, mesleğine tutkuyla bağlı olmak. Alanında uzman, deneyimli eğitimcilerle çalışıyoruz ve onların gelişimini hizmet içi eğitimlerle destekliyoruz. Çünkü iyi öğretmen, iyi eğitimin temelidir.
Son olarak gelecek hedefiniz nedir?
Vizyonumuz net: geleceğin liderlerini yetiştirmek. Yarım asrı aşkın tecrübemiz ve yenilikçi yaklaşımımızla Türkiye'nin eğitim alanındaki öncü kurumlarından biri olmaya devam edeceğiz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Türkiye'nin köklü eğitim kurumlarından Eğitim Bilimleri'nin Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Özbey ile eğitimde yarım asrı aşan tecrübeleri ve gelecek vizyonları üzerine sorularımızı yanıtladı.
Eğitim Bilimleri'nin hikayesi nasıl başladı? Bize bu yolculuktan bahseder misiniz?
1969'da Fatih'te küçük bir dershane olarak başladık aslında. O günden bugüne eğitim kalitesi ve bilimsel yaklaşımı merkeze alan bir anlayışla büyüdük. Bugün 10 ilde 5 okul ve 21 kurs merkezi ile hizmet veriyoruz. Bu yolculukta en çok gurur duyduğumuz şey, binlerce öğrencimizin hayallerine ulaşmasına vesile olmak.
Peki bu başarının sırrı nedir? Eğitim Bilimleri'ni farklı kılan nedir?
Sır dediğiniz aslında çok basit: işinizi tutkuyla yapmak ve sürekli yenilenmek. Biz hiçbir zaman sadece sınav başarısına odaklanmadık. Öğrencilerimizin bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini bir bütün olarak ele aldık. Bugün de teknolojiyi etkin kullandığımız modern eğitim yaklaşımımızla bu anlayışı devam ettiriyoruz.
Xbas VE DİJİTAL AYNA YAZILIMI
Teknolojiden bahsettiniz, eğitimde teknoloji kullanımına nasıl yaklaşıyorsunuz?
Teknoloji artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Biz Xbase yazılım sistemimiz ve Dijital Ayna öğrenci takip sistemiyle hem öğrencilerimizin gelişimini yakından izliyor hem de kişiselleştirilmiş eğitim imkanı sunuyoruz. Bununla beraber teknolojiyi sadece kullanan değil, üreten bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz.
21. yüzyıl becerileri çok konuşuluyor. Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?
Bu bizim çok önem verdiğimiz bir konu. Biliyoruz ki yarının dünyasında yalnızca akademik başarı yeterli olmayacak. Bu nedenle okul müfredatımıza kodlama, finansal okuryazarlık, eleştirel düşünme gibi dersleri entegre ettik. Kurslarımızda ise öğrencilerimizi sınavlara hazırlarken, yapay zeka destekli yazılımlar ile takip ediyoruz.
Öğrencilerinizin gelişimini nasıl takip ediyorsunuz?
Her öğrencimiz bizim için özel. Kişiselleştirilmiş danışmanlık sistemimizle her öğrencimizin gelişimini yakından takip ediyoruz. Düzenli veli görüşmeleri ve öğrenci koçluğu sistemiyle hem akademik hem kişisel gelişimi destekliyoruz.
TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDA BÜYÜYECEĞİZ
Büyüme planlarınızdan bahseder misiniz?
Hedefimiz kaliteli eğitim anlayışımızı Türkiye'nin dört bir yanına yaymak. Franchise sistemimizle büyürken, en büyük hassasiyetimiz standartlarımızı ve kalitemizi korumak.
Sınav başarısı dışında öğrencilerinize neler katıyorsunuz?
Biz öğrencilerimizi sadece sınavlara değil, hayata hazırlıyoruz. Problem çözme becerileri, etkili iletişim, sosyal sorumluluk bilinci... Bunlar bizim için en az akademik başarı kadar önemli.
İYİ ÖĞRETMEN İYİ EĞİTİMİN TEMELİDİR
Öğretmen seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
Bizim için en önemli kriter, mesleğine tutkuyla bağlı olmak. Alanında uzman, deneyimli eğitimcilerle çalışıyoruz ve onların gelişimini hizmet içi eğitimlerle destekliyoruz. Çünkü iyi öğretmen, iyi eğitimin temelidir.
Son olarak gelecek hedefiniz nedir?
Vizyonumuz net: geleceğin liderlerini yetiştirmek. Yarım asrı aşkın tecrübemiz ve yenilikçi yaklaşımımızla Türkiye'nin eğitim alanındaki öncü kurumlarından biri olmaya devam edeceğiz.
Son Güncelleme: Salı, 04 Mart 2025 13:50
Gösterim: 681
Ece MERGEN
Kavram Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü
“Sadece büyümeye değil, nitelikli eğitim standartlarımızı her lokasyonda en üst seviyede korumaya odaklanıyoruz. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarımızı, güçlü akademik kadromuzu ve modern eğitim teknolojilerini yeni kampüslerimizle daha geniş bir öğrenci kitlesine ulaştırmayı hedefliyoruz.”
2025-2026 eğitim-öğretim döneminde kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak hem okul hem de kurs tarafımızda ilerleyen bir sürecimiz bulunmakta. Öncelikle tüm veli ve öğrenci gruplarına hızlı, açıklayıcı ve etkili bir ulaşım sağlamak mühim. Peki, bunu nasıl sağlıyorsunuz derseniz insanların gündelik hayat telaşı içinde vakitlerinden en çok zaman ayırdıkları yer sosyal medya platformları oluyor. Tabi büyük şehirlerde bunun yanına uzun trafik bekleyişlerini de eklemeden olmaz ve orada da saha çalışmaları olukça mühim. Bu sebeple ki iyi hazırlanmış içerik stratejisi hedef kitleye göre hareket etmenizi sağlar. Hedef kitlenizi doğru analiz ettiğiniz zaman kullanılan platform ne olacak buna odaklanarak ardından da ilgi çekiciliği parlatmaktır. Etkileyici başlıkların dikkat çektiği platformlar olduğu gibi veli ve öğrencinin daha fazla ayrıntıya ulaşabildiği, uzun metinlerin yer aldığı platformlar da kayıt stratejisinde önem arz eder. Aslında ilk söylediğime dönmüş oluyor ve hedef kitlenin ihtiyacının doğru tespiti önem arz ediyor. Biz kimiz, öğrenci ve velilerimizle birlikte nasıl bir eğitim süreci yürütüyoruz? İlk etapta etkili ve doğru tanışıklık önceliğimiz olmuş oluyor.
VELİLERE HER KONUDA DESTEK SAĞLANIYOR
Kayıt dönemi takviminizi nasıl oluşturdunuz?
Bu sene 24 Ekim 2024 tarihi itibarıyla 2025-2026 Eğitim ve Öğretim yılı için kayıt dönemimiz resmi olarak başladı. Tabi kayıt sürecimiz başlamadan önce Genel Müdürlük olarak süreçte aldığımız veli ve sahadan gelen dönüşlere odaklanıyoruz. Öğrencilerimizin ve velilerimizin ihtiyaç duyduğu noktalar konusunda revizeler yapar ve süreci evriltiriz. Daha sonra da Türkiye’deki tüm yöneticilerimiz ile bölge toplantıları gerçekleştiriyoruz. Bunun sebebi şu; birçok coğrafi bölgemizde eğitim kurumlarımız var ve bölge farklılıkları farklı ihtiyaçlar doğuruyor. Yöneticilerimiz ile beraber kayıt süreci öncesi eğitim ve öğretim hususunda bir araya geliyoruz.
Bundan sonraki süreç müdürler ve velilerimiz arasında randevu ile başlıyor, görüşmede velilerimiz ve öğrencilerimizin eğitim süreci ile ilgili merak ettikleri her konuda yardımcı oluyoruz. Sonrası için her eğitim danışmanımız veli ile yaptığı görüşme sonrası bir raporlama hazırlıyor veli ile iş birliği ve takip süreci devam ediyor.
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Bu sorunun bir eğitimci olarak bendeki ve eminim ki çoğu velide de ilk cevabı aslında ‘‘Güvenilir ortam’’. Bunu özellikle tırnak içerisinde söylüyorum hatta yanına ‘‘Huzurlu bir ortam’’ kıstasını da eklemek isterim. Bir çocuğun veyahut bir gencin önceliği güvenli ve huzurlu bir ortamdır. Kendinizi rahat hissedebildiğiniz bir yer size öz güven aşılar, fikirlerinizi özgürce ifade ederken çekinmezsiniz ve yargılanmayacağınızı bilirsiniz. Böylece insan ilişkilerinizden tutun da öğrenme hızınıza kadar tüm süreçlerde hayata karşı bir lider duruşu esası ile ilerlersiniz.
Akademik kısımda ele aldığımızda velilerimiz öğrencilerinin eğitim süreçlerinde grup çalışmalarına önem veren bir modeli tercih etmeli. Genelde yabancı dil eğitimi hassas noktadır bilirsiniz. Şunu bir düşünün belki çokça karşınıza çıkmış da olabilir. İş görüşmelerinde inanılmaz üniversitelerden mezun, kariyeri şahane insanlar ile karşılaşırız ama mülakat süreci bir noktada eksiktir. Bizim önceliğimiz işte bu noktada ana dil eğitimi ile başlar. Bir birey olarak kendi diline hakim, diksiyonu ve hitabeti güçlü çocuklar yetiştirmek. Velilerimizin her ne kadar ders önemi bakımından kendilerince İngilizce, matematik gibi sıralamalar yapsalar da unutmayalım ki hayatın da aslında bir matematiği vardır. Adım adım önce ben olabilme, ana diline hakim olabilme, ifade gücünü kazanma ve sonrası eğitim sürecinde bir plan çerçevesine muhakkak verilecektir.
EKSİKLİKLER DEĞİL YETENEKLER ÖN PLANDA OLMALI
Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul, iyi okul veya çok iyi okul… Günümüzde okullar veya diğer kurumlar ile ilgili önlerine fazlaca sıfatlar ekliyoruz. İlk sorunuz aslında tüm konuşmamıza ışık tutar nitelikte bunun için ayrıca teşekkür etmek isterim çünkü o konuya geri döneceğim. Bir hedef kitle dediğimiz grup var diyoruz, kimisi sınav ağırlıklı ilerlemek ister, başka bir öğrencimiz yurt dışı programlarının fazla olduğu bir eğitim planı çizer, kimi aile önceliğim çocuğumun kurduğu ilişkiler der ve etkinlik temalı ilerler. Anne ve baba olarak çocuklarınızı neyin daha mutlu ettiğini ve gene çocuğunuzun uzmanlaşmak istediği nokta ne ise onları dinleyip okulunuzu buna göre seçmenizdir tekrar vurgulamanın önemi olduğunu düşünüyorum. Okul seçiminde çocuklarımızın eksiklikleri değil aksine hangi noktada yetenekliyse ve daha da güçlenmesini istiyorsanız, sizinle bu konuda iş birliği içinde çalışacak olan okul doğru okuldur.
Eğitim maliyetlerini belirlerken neleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Bu konuda velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Tarihsel sürece şöyle bir baktığımızda 1970’lerin sonlarına kadar geçen sürede eğitimin temel bir hak olarak devlet tarafından kamusal bir hizmet olarak sunulduğu bir gerçek. Değişen dünya düzeninde de Türkiye genelinde de bir öğrencinin kırtasiye, gıda, yol ve eğitim ücreti derken velilerimizin akıllarında ciddi bir hesaplama süreci başlıyor. Eğitim maliyetleri sınıflandırılırken temel olarak ekonomideki maliyet sınıflandırmaları esas alınmaktadır. Eğitimde fırsat eşitliği bizim en temel amacımız. Burada yaptığımız gerek erken kayıt süreçleri, gerek bursluluk sınavları ile velilerimizin maddi kaygılarını en aza indirecek şekilde bu mali süreci yürütmek. Öncelik, koşullar ne olursa olsun eğitim olduğu sürece bizler velilerimiz ile her anlamda iş birliği içinde çalışıyor ve sürecimizi devam ettiriyoruz.
AMACIMIZ EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAK
Bursluluk sınavlarına göre kayıt avantajlarınız neler olacak?
Kavram Eğitim Kurumları olarak bursluluk sınavlarımızı ülkemizin dört bir yanından on binlerce öğrencinin katılımıyla tamamladık. Hedefimiz hem kurs hem okul ayağında 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi için öğrencilerimize her anlamda nitelik kazanabilecekleri bir eğitim sunabilmek.
Burs kazanan öğrenciler, tam veya kısmi burslu kayıt avantajlarından faydalanabilecekler. Bunun yanı sıra: Erken kayıt indirimleri, kardeş indirimi, akademik başarıya dayalı ek avantajlar, sosyal ve kültürel başarılarıyla öne çıkan öğrencilere özel burs imkanları gibi çeşitli fırsatlar sunarak öğrencilerimizin eğitim hayatlarını daha destekleyici hale getirmeyi hedefliyoruz. Amacımız, başarılı ve potansiyeli yüksek öğrencileri destekleyerek eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak.
NİTELİKLİ BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ
2025-2026 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak, Türkiye genelindeki büyüme stratejimiz doğrultusunda 70'e yakın kurumumuzu güçlendirirken yeni lokasyonlarda da eğitim faaliyetlerimizi genişletiyoruz. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında büyükşehirler başta olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Gaziantep, Diyarbakır, Samsun gibi yoğun talep gören bölgelerde yeni kampüsler açtık ve açmayı planlıyoruz.
Yeni lokasyonlarımızı belirlerken şu kriterlere dikkat ediyoruz:
* Bölgedeki eğitim ihtiyacı ve öğrenci yoğunluğu,
* Velilerin eğitim kurumlarından beklentileri ve talepleri,
* Bölgenin ekonomik ve sosyokültürel yapısı,
* Ulaşım kolaylığı ve kampüs alanlarının fiziksel olanakları,
* Eğitimde kaliteyi sürdürebileceğimiz altyapının sağlanması.
Bu kapsamda, sadece büyümeye değil, nitelikli eğitim standartlarımızı her lokasyonda en üst seviyede korumaya odaklanıyoruz. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarımızı, güçlü akademik kadromuzu ve modern eğitim teknolojilerini yeni kampüslerimizle daha geniş bir öğrenci kitlesine ulaştırmayı hedefliyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Ece MERGEN
Kavram Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü
“Sadece büyümeye değil, nitelikli eğitim standartlarımızı her lokasyonda en üst seviyede korumaya odaklanıyoruz. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarımızı, güçlü akademik kadromuzu ve modern eğitim teknolojilerini yeni kampüslerimizle daha geniş bir öğrenci kitlesine ulaştırmayı hedefliyoruz.”
2025-2026 eğitim-öğretim döneminde kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak hem okul hem de kurs tarafımızda ilerleyen bir sürecimiz bulunmakta. Öncelikle tüm veli ve öğrenci gruplarına hızlı, açıklayıcı ve etkili bir ulaşım sağlamak mühim. Peki, bunu nasıl sağlıyorsunuz derseniz insanların gündelik hayat telaşı içinde vakitlerinden en çok zaman ayırdıkları yer sosyal medya platformları oluyor. Tabi büyük şehirlerde bunun yanına uzun trafik bekleyişlerini de eklemeden olmaz ve orada da saha çalışmaları olukça mühim. Bu sebeple ki iyi hazırlanmış içerik stratejisi hedef kitleye göre hareket etmenizi sağlar. Hedef kitlenizi doğru analiz ettiğiniz zaman kullanılan platform ne olacak buna odaklanarak ardından da ilgi çekiciliği parlatmaktır. Etkileyici başlıkların dikkat çektiği platformlar olduğu gibi veli ve öğrencinin daha fazla ayrıntıya ulaşabildiği, uzun metinlerin yer aldığı platformlar da kayıt stratejisinde önem arz eder. Aslında ilk söylediğime dönmüş oluyor ve hedef kitlenin ihtiyacının doğru tespiti önem arz ediyor. Biz kimiz, öğrenci ve velilerimizle birlikte nasıl bir eğitim süreci yürütüyoruz? İlk etapta etkili ve doğru tanışıklık önceliğimiz olmuş oluyor.
VELİLERE HER KONUDA DESTEK SAĞLANIYOR
Kayıt dönemi takviminizi nasıl oluşturdunuz?
Bu sene 24 Ekim 2024 tarihi itibarıyla 2025-2026 Eğitim ve Öğretim yılı için kayıt dönemimiz resmi olarak başladı. Tabi kayıt sürecimiz başlamadan önce Genel Müdürlük olarak süreçte aldığımız veli ve sahadan gelen dönüşlere odaklanıyoruz. Öğrencilerimizin ve velilerimizin ihtiyaç duyduğu noktalar konusunda revizeler yapar ve süreci evriltiriz. Daha sonra da Türkiye’deki tüm yöneticilerimiz ile bölge toplantıları gerçekleştiriyoruz. Bunun sebebi şu; birçok coğrafi bölgemizde eğitim kurumlarımız var ve bölge farklılıkları farklı ihtiyaçlar doğuruyor. Yöneticilerimiz ile beraber kayıt süreci öncesi eğitim ve öğretim hususunda bir araya geliyoruz.
Bundan sonraki süreç müdürler ve velilerimiz arasında randevu ile başlıyor, görüşmede velilerimiz ve öğrencilerimizin eğitim süreci ile ilgili merak ettikleri her konuda yardımcı oluyoruz. Sonrası için her eğitim danışmanımız veli ile yaptığı görüşme sonrası bir raporlama hazırlıyor veli ile iş birliği ve takip süreci devam ediyor.
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Bu sorunun bir eğitimci olarak bendeki ve eminim ki çoğu velide de ilk cevabı aslında ‘‘Güvenilir ortam’’. Bunu özellikle tırnak içerisinde söylüyorum hatta yanına ‘‘Huzurlu bir ortam’’ kıstasını da eklemek isterim. Bir çocuğun veyahut bir gencin önceliği güvenli ve huzurlu bir ortamdır. Kendinizi rahat hissedebildiğiniz bir yer size öz güven aşılar, fikirlerinizi özgürce ifade ederken çekinmezsiniz ve yargılanmayacağınızı bilirsiniz. Böylece insan ilişkilerinizden tutun da öğrenme hızınıza kadar tüm süreçlerde hayata karşı bir lider duruşu esası ile ilerlersiniz.
Akademik kısımda ele aldığımızda velilerimiz öğrencilerinin eğitim süreçlerinde grup çalışmalarına önem veren bir modeli tercih etmeli. Genelde yabancı dil eğitimi hassas noktadır bilirsiniz. Şunu bir düşünün belki çokça karşınıza çıkmış da olabilir. İş görüşmelerinde inanılmaz üniversitelerden mezun, kariyeri şahane insanlar ile karşılaşırız ama mülakat süreci bir noktada eksiktir. Bizim önceliğimiz işte bu noktada ana dil eğitimi ile başlar. Bir birey olarak kendi diline hakim, diksiyonu ve hitabeti güçlü çocuklar yetiştirmek. Velilerimizin her ne kadar ders önemi bakımından kendilerince İngilizce, matematik gibi sıralamalar yapsalar da unutmayalım ki hayatın da aslında bir matematiği vardır. Adım adım önce ben olabilme, ana diline hakim olabilme, ifade gücünü kazanma ve sonrası eğitim sürecinde bir plan çerçevesine muhakkak verilecektir.
EKSİKLİKLER DEĞİL YETENEKLER ÖN PLANDA OLMALI
Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul, iyi okul veya çok iyi okul… Günümüzde okullar veya diğer kurumlar ile ilgili önlerine fazlaca sıfatlar ekliyoruz. İlk sorunuz aslında tüm konuşmamıza ışık tutar nitelikte bunun için ayrıca teşekkür etmek isterim çünkü o konuya geri döneceğim. Bir hedef kitle dediğimiz grup var diyoruz, kimisi sınav ağırlıklı ilerlemek ister, başka bir öğrencimiz yurt dışı programlarının fazla olduğu bir eğitim planı çizer, kimi aile önceliğim çocuğumun kurduğu ilişkiler der ve etkinlik temalı ilerler. Anne ve baba olarak çocuklarınızı neyin daha mutlu ettiğini ve gene çocuğunuzun uzmanlaşmak istediği nokta ne ise onları dinleyip okulunuzu buna göre seçmenizdir tekrar vurgulamanın önemi olduğunu düşünüyorum. Okul seçiminde çocuklarımızın eksiklikleri değil aksine hangi noktada yetenekliyse ve daha da güçlenmesini istiyorsanız, sizinle bu konuda iş birliği içinde çalışacak olan okul doğru okuldur.
Eğitim maliyetlerini belirlerken neleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Bu konuda velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Tarihsel sürece şöyle bir baktığımızda 1970’lerin sonlarına kadar geçen sürede eğitimin temel bir hak olarak devlet tarafından kamusal bir hizmet olarak sunulduğu bir gerçek. Değişen dünya düzeninde de Türkiye genelinde de bir öğrencinin kırtasiye, gıda, yol ve eğitim ücreti derken velilerimizin akıllarında ciddi bir hesaplama süreci başlıyor. Eğitim maliyetleri sınıflandırılırken temel olarak ekonomideki maliyet sınıflandırmaları esas alınmaktadır. Eğitimde fırsat eşitliği bizim en temel amacımız. Burada yaptığımız gerek erken kayıt süreçleri, gerek bursluluk sınavları ile velilerimizin maddi kaygılarını en aza indirecek şekilde bu mali süreci yürütmek. Öncelik, koşullar ne olursa olsun eğitim olduğu sürece bizler velilerimiz ile her anlamda iş birliği içinde çalışıyor ve sürecimizi devam ettiriyoruz.
AMACIMIZ EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAK
Bursluluk sınavlarına göre kayıt avantajlarınız neler olacak?
Kavram Eğitim Kurumları olarak bursluluk sınavlarımızı ülkemizin dört bir yanından on binlerce öğrencinin katılımıyla tamamladık. Hedefimiz hem kurs hem okul ayağında 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi için öğrencilerimize her anlamda nitelik kazanabilecekleri bir eğitim sunabilmek.
Burs kazanan öğrenciler, tam veya kısmi burslu kayıt avantajlarından faydalanabilecekler. Bunun yanı sıra: Erken kayıt indirimleri, kardeş indirimi, akademik başarıya dayalı ek avantajlar, sosyal ve kültürel başarılarıyla öne çıkan öğrencilere özel burs imkanları gibi çeşitli fırsatlar sunarak öğrencilerimizin eğitim hayatlarını daha destekleyici hale getirmeyi hedefliyoruz. Amacımız, başarılı ve potansiyeli yüksek öğrencileri destekleyerek eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak.
NİTELİKLİ BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ
2025-2026 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak, Türkiye genelindeki büyüme stratejimiz doğrultusunda 70'e yakın kurumumuzu güçlendirirken yeni lokasyonlarda da eğitim faaliyetlerimizi genişletiyoruz. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında büyükşehirler başta olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Gaziantep, Diyarbakır, Samsun gibi yoğun talep gören bölgelerde yeni kampüsler açtık ve açmayı planlıyoruz.
Yeni lokasyonlarımızı belirlerken şu kriterlere dikkat ediyoruz:
* Bölgedeki eğitim ihtiyacı ve öğrenci yoğunluğu,
* Velilerin eğitim kurumlarından beklentileri ve talepleri,
* Bölgenin ekonomik ve sosyokültürel yapısı,
* Ulaşım kolaylığı ve kampüs alanlarının fiziksel olanakları,
* Eğitimde kaliteyi sürdürebileceğimiz altyapının sağlanması.
Bu kapsamda, sadece büyümeye değil, nitelikli eğitim standartlarımızı her lokasyonda en üst seviyede korumaya odaklanıyoruz. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarımızı, güçlü akademik kadromuzu ve modern eğitim teknolojilerini yeni kampüslerimizle daha geniş bir öğrenci kitlesine ulaştırmayı hedefliyoruz.
Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Şubat 2025 14:37
Gösterim: 544
Diğer Makaleler...
- ‘Akademik başarı ile bireysel gelişimi dengeleyen, yenilikçi ve çok yönlü bir eğitim modeli sunuyoruz’
- BİL yeni kayıt dönemine güçlü bir strateji ile giriyor
- ‘50 yıllık köklü mirasımızın bilinciyle eğitim yatırımlarımıza devam edeceğiz’
- Sevinç Eğitim Kurumlarının 2025 ajandasında 5 başlık öne çıkacak

